Abdest alırken enseye mesh var mı?

Genel

Sahih Hadis

3567 – Abdullah İbnu Zeyd İbni Asım İbni’l-Ensâri (R.a)’ın anlattığına göre, kendisine:”Bizim için, Resülullah (S.a.v)’ın abdestiyle bir abdest al (da görelim)!” diye talepte bulunuldu. O, hemen bir kap (su) isteyip, önceki hadiste anlatılan şekilde abdest aldı. Abdest alışını anlatan rivâyette şu farklı açıklama var:”Başını meshettikte ellerini (saçları üstünde) ileri ve geri doğru yürüttü. (şöyle ki: Mesh ameliyesine başın ön kısmından başladı ellerini enseye doğru götürdü. Sonra, başladığı yere kadar geri getirdi. Sonra ayaklarını yıkadı.”  Buhari, Vudü 38; Müslim, Tahâret 18, 19, (235, 236); Muvatta, Tahret 1, (1, 18); Ebu Dâvud, Tahâret 50, (118,119,120);

Enseyi meshin bidat olduğunu belirtildiği yerler:   .: Elbani Daife(69) Daifu Süneni Ebu Davud(15) Nevevi el Mecmu(1/465) İbni Teymiye Fetava(21/127)

BU KONUDAKİ ZAYIF HADİSLER:

Ebû Nuaym : İbn Ömer (r.a.)’in her abdestten sonra boynunu meshedip: “Rasûlullah (s.a.); kim boynunu abdestten sonra meshederse kıyamet gününde boynana bukağı takılmıyacaktır; derdi” dediğini nakletmektedir. Lakin bu rivayetin senedinde bulunan Muhammed b. Amr, zaiftir.

bukağı denen halkanın boyna geçirilen bir halka olmasıyla sadece enseye meshedilmenin bir ilgisinin olmamasıdır. bukağı enseye geçirilmiyor ki. boyna takılıyor. yani bir mesh olsaydı bukağıdan kurtulmak için boynun tamamına mesh edilmesi gerekirdi.
Ensenin meshi (cehennemde) zincirlemeden korur
Hadis uydurmadır en-Nevevî[52] bu rivayetin uydurma olup Peygamber (sas)’in sözlerinden olmadığını söyler es-Suyûtî[53] de bu sözü en-Nevevi’den naklederek ona katılır
Her kim abdest alırda ensesini meshederse kıyâmet günü zincirlenmez
Ravilerinden olan Muhammed b Amr’ın zayıflığı hakkında ittifak edilmiştir Nitekim Muhammed b Ahmed Ebu Bekr Mufîd de, Hâfız el-Irakî’nin de ifade ettiği gibi rivayetin mevzû sayılmasına sebebtir Aynı şekilde ez-Zehebî ve İbn Hacer’de bu raviyi suçlarlar

Kaldı ki bu rivayetler münker sayılır, çünkü Resûl (sas)’in abdestinin sıfatına dair gelen hadislerin hepsine muhaliftir Hiç birinde ensenin meshedilmesi zikredilmemiştir
Ancak Talha b Musarraf’ın babasın’dan onun da dedesinden gelen rivayette: ( Resulullah (sas)’i başını bir kere meshederken gördüm, ensenin başlangıcına kadar ulaştı)

Diğer bir rivayette : ( Başını önden başlayarak arkaya kadar meshetti, öyleki elini kulaklarının altından çıkarttı)

Rivayeti Ebû Davûd ve başkaları tahrîç etmiştir Muhaddisler, zaaf, cehâlet ve râvi Musarraf’ın babasının sahabe olup olmadığı hakkında ki ihtilafla birlikte üç tane illet zikrederler Dolayısıyla başta en-Nevevî, İbn Teymiyye ve Askalânî olmak üzere muhaddisler, hadisin zayıf olduğunu belirtmişlerdir
i’LÂÜ’S-SÜNEN HADİS KİTABI DEĞİL:
Zafer Ahmed et-Tehânevî’nîn (ö. 1974) Hanefî mezhebinin görüşlerini destekleyen hadisleri derleyip şerhettiği eseridir.

İslam Fıkhı Ansiklopedisi Prof Dr Vehbe Zuhayli


Fakihlerin cumhuru ,Boynun meshedilmesi mendup değil mekruhtur, çünkü böyle bir davranış dinde aşırı gitmek türünden bir şeydir demişlerdir

Menhel sahibi Mahmud Muhammed Hattab-el-Sübki , boynu meshetmekle ilgili haberin bir delil niteliği taşımadığını söylemektedir. İbn Kayyım de Zad-ül-mead isimli eserinde boynun meshedilmesiyle ilgili olarak Rasulullah’dan (s.a.) kesinlikle sahih bir hadis bulunmadığını savunur.