Anne hakkı – Zafer Günal

Genel

Lokmanın nasihatları hem ebeveynlere hem de çocuklara yönelik bir fikir vermektedir.

وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

Lokman 13.

Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.

Oğulcuğum ifadesinin yumuşaklığı.(baba 80, oğlu 50 de olsa oğluna yavrucuğum diyebilir)

Babanın oğluna ilk görevi tevhiddir.

Şirk ehlinin cehennem bileti expres’tir DİREK GİDER.

Lokman 14.

Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır.

Anneyi öne alarak hamilelik dönemi hatırlatılıyor.

Allah kendisinden hemen sonra ana-babasına teşekkürü hatırlatıyor.

Bunun hesabını da Allaha vereceğinizi unutmayın.

“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi yaşlanırsa, kendilerine “öf!”bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onlara şefkat, tevâzu ile kol kanat ger ve şöyle diyerek dua et “Ya Rabbi! Küçüklüğümde onlar beni nasıl özenle yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!”(İsra, 7/23-24)

***Peygamberimiz (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurur:  “Burnu yerde sürtülsün; burnu yerde sürtülsün; burnu yerde sürtülsün.”  “Kimin yâ Rasûlallah?” denildi. Hz. Peygamber: “Yaşlandıklarında ana babasına, onlardan birine, yahut her ikisine de yetişen, fakat onlara iyilik etmediği için cennete giremeyen kimsenin… Müslim, Birr 10.

***Bir adam, resule : ‘…Sana, hicret ve cihad etmek, ecrini de Allah’tan istemek şartı üzerine biat ediyorum’ der. Rasûlullah (s.a.s.): ‘Anne ve babandan sağ olan var mı?” diye sorar. Adam: ‘Evet, her ikisi de sağ’ deyince: “Yani sen Allah’tan ecir istiyorsun?” der. Adamın ‘evet’i üzerine: “Öyleyse vâlideynin (ana-babanın) yanına dön. Onlara iyi bak, (Allah’ın rızâsı ondadır)” diye emreder.  Muslim

Ebû Dâvud ve Nesâî’den gelen bir diğer rivâyette adam: ‘Ağlamakta olan ebeveynimi de geride bıraktım’ der. Rasûlullah (s.a.s.): “Öyleyse onların yanına dön, onları nasıl ağlattıysan öyle güldür, (Allah’ın rızâsı bundadır)” buyurur. K. Sitte, 2/485

*** Abdullah bin Mes’ud (r.a.) diyor ki: Allah’ın Elçisine sordum:‘Hangi eylem (Allah katında) daha üstündür?’

“Vaktinde kılınan namaz” dedi. ‘Sonra hangisi?’ dedim. “Ana babaya ihsan/iyilik” dedi. ‘Sonra hangisi?’ dedim.

“Allah yolunda cihad” buyurdu. Allah’ın Rasûlü bunları bana söyledi. Eğer sormağa devam etseydim, daha da söyleyecekti.’ Buhârî, Mevâkît 5, Edeb 1; Müslim, Müsâfirîn 216

Lokman 15.

Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.

Anne-baba hukukuna ihtimam diye, Allahın hukukunu çiğneyemeyiz.

***Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ (r.a.) anlatıyor: ‘Henüz müşrik olan annem yanıma geldi. (Nasıl davranmam gerekeceği hususunda) Hz. Peygamber (s.a.s.)’den sorarak: ‘Annem yanıma geldi, benimle (görüşüp konuşmak) arzu ediyor, anneme iyi davranayım mı?” dedim. ‘Evet’ dedi, “ona gereken hürmeti göster. Buhârî, Hîbe 28, Edeb 8; Müslim, Zekât 50

Lokman 16.

(Lokman, öğütlerine devamla şöyle demişti:) Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir zerre ağırlığı bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

Hayır-şer, küçük-büyük, saklı-aleni hepsinin hesabı tutuluyor.

Lokman 17.

Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.

Namazı daha önceden öğretmelisin. Kendinde onun yanında kıldığını göstermelisin. Camide namaz kılanların içine sokmalısın. 7-10 yaş aralığında bunu sistematiğe bağlamalısın

Ankebut 45 te de denildiği gibi: (Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.

İyiliği emir, kötülükten nehiy namazdan sonra geliyor. Namazın önemi!

Çocuğa daha küçük yaşta iyi ve kötü öğretilmeli sonra bunu yayması istenir.

İyiliği emir-kötülükten nehiy bazı şeylerin sana isabet etmesine yol açacaktır. Bu mutlak bir çileyi beraberinde getirir. Sen sabret. Bugün Davetine karşı çıkan birisi, yarın yanında yer alabilir.

Bu sabırda herkesin becerebildiği bir iş değil. Rasul bu konuda en güzel örnek.

Lokman 18.

Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.

Rasulullah insanların yüzüne bakarak konuşurdu.

İnsanlara karşı mutevazi ol,caka atma. Tevazu elbiseni üstünden hiç çıkarma.

Fetih 29…Muhammed Allah’ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler.

Lokman 19. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.

Yürüyüşün normal standartlarda olmalı. Buda kibre dönüşebilir.

Sesini kıs, ayette öğütlenen “öf bile dememek” buna girer.Konuşmaman yerde ve konuda konuşmaman hep bunun içinde.

Bülbül sesiyle eşek sesi kıyas dahi edilmez. Telefonuna eşek sesi koyanı henüz görmedik.