Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Cennete giden yol

1 = CENNET ASLA TEMENNİLERLE KAZANILMAZ … 

          Değerli kardeşlerim … ! bu gün İnşaAllah sizlere – birkaç başlıkta – Cennete giden yoldan ve o yolun işaret levhalarından bahsetmeye çalışacağım.
Rabbimden niyazım bu mevzuyu sizlere güzelce ifade edebilmem için bana yardım ve sizlere de güzel bir anlayış ihsan etsin.

         Değerli Müslümanlar … ! hepinizinde bildiği gibi herkes cenneti ve onun mükemmel nimetlerini ister ve onları arzu eder… Ama tabii ki bu bir temennidir sadece… Ve bildiğiniz gibi sadece temennilerle Cennet kazanılmaz. Cennet ancak ona giden yolu adımlamayla kazanılır.

“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Ümmetimin hepsi cennete girecektir. Ancak imtina edenler giremeyecektir. Sahabiler : 
– Ya rasulallah ! cennete girmekten kim imtina eder ki ? dediler. Allah Rasulü :

– Kim bana itaat ederse o cennete girecektir, kim de bana asi olursa o da imtina etmiş olur – ve cennete giremez – buyurdu. “

Buhari : 15.c.7143.s

           Ey Allah’ın kulları … ! unutmayalım ki Cennet, derecesi yüksek ve değeri çok pahalı olan bir mevkidir. Eğer bu değerli şeye talibseniz, Allah’a takdim ettiğiniz her şeyin de değerli olması gerekir. Çünkü, değersiz şeylerle değerli mevkiler elde edilemez ve ucuz kahramanlıklarla da pahalı şeyler asla satın alınamaz. Değerli ve kıymetli şeyler, değerli ve kıymetli şeylerin harcanması ile elde edilir.

         Diğer bir ifadeyle ; basit heveslerle ve küçücük hesaplarla yüce mevkiler asla elde edilemez… Büyük kazançlar arzu edenler, büyük yatırımlar yapmalıdırlar. Yine aynen, büyük gayeleri olanlar, büyük atılımlar ve büyük fedakarlıklar yapmalıdırlar.                            
         Ve yine unutmayın ki, insanın değeri ve derecesi gayreti ölçüsündedir. Gayreti ve hizmeti ise niyetiyle değerledirilir… Niyeti halis olanlar kazanacak olanlar, bozuk olanlar ise kaybedecek olanlardır.

         Öyleyse bu yolun başında her şeyden önce kul, samimi bir niyet taşımalı ve Cennete giden yolun her taşına, samimi adımlarla basmalıdır. 

2 = CENNETİN YOLU ÇİLELİDİR …

Ey Allah’ın kulu … ! Unutmaki bu yol çilelidir… Bu yol cennete varmayı engelleyen bir çok manilerle doludur… Ve bu yol uzun ve meşakkatli bir yoldur…  

“ … Ebu Hureyre’den. Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdular : ” Allah’u Teâlâ   cenneti yaratınca Cebrail’e : ” Git de ona bir bak ! “ buyurdu. Bunun üzerine Cebrail a.s gidip ona baktı, sonra gelip : ” Ey Rabbim, senin izzetine andolsun ki onu işitip de ora­ya girmeyen bir kimse kalmaz ” dedi. Sonra Allah onun etrafını zor­luklarla kuşattı ve : ” Ey Cebrail, git ona bir daha bak “ dedi. Cebra­il gidip ona bir daha bakıp geldi ve :

” Ey Rabbim, senin izzetin hakkı için söylüyorum ki ben oraya ikinci kez baktıktan sonra oraya hiç kimsenin giremeyeceğinden korkmaya başladım ” dedi. Sonra Allah, cehennemi yaratınca : ” Ey Cebrail git de ona bir bak “ buyurdu. Bunun üzerine Cebrail gidip bir de ona baktı. Sonra gelip : ” Ey Rabbim, senin izzetin hakkı için söylüyorum ki, onu işiten hiç bîr kimse oraya girmez. ” dedi. Bunun üzerine yüce Allah orayı şehvetlerle kuşattı. Sonra da :

” Ey Cebrail git de ona bir daha bak “ buyurdu. Bunun üzerine Ceb­rail gidip oraya bir daha baktı, sonra gelip : ” Ey Rabbim izzetin hakkı için söylüyorum ki ben orayı tekrar görünce bir kimse dahi kalmadan herkesin oraya girmesinden korkmaya başladım ” dedi. “

Ebu Davud : 5.c.4744.n – Tirmizi : 4.c.2685.n

= Değerli kardeşlerim … ! Cennetin zorluklarla kuşatılmış olması demek, oraya girmenin ancak dini emirlere uymakla, nehyedilen şeylerden kaçınmakla, nefsin baskılarına karşı koymakla ve bu noktada karşılaşı­lacak bütün zorluklara katlanıp tahammül etmekle ancak mümkün olması demektir.

Bunları hakkıyla yerine getirmek o kadar kolay olmadığından dolayı, Cebrail aleyhisselam insanların oraya giremeyeceğinden korkmuştur.

= Cehennemin, nefsin istekleri ve şehvanî arzularla çevrili olması demek ise,  insanları cehenneme sürükleyen vesilelerin her zaman insan nefsinin hoşuna giden şeyler olmasındandır… 

Çünkü nefisler devamlı şehevi arzu ve isteklere meyyal oldukları için,  Cebrail aleyhisselam insanların büyük çoğunluğunun cehenneme girmekten  kurtula­mayacağından korkmuştur.

“ Rabbim cümlemizi cehennem azabından korusun “  diyoruz ve konumuz olan “ cennete giden yolun “  adresini ve o adrese giderken yoldaki işaretler nelerdir, onları araştırıp öğrenmeye çalışalım inşaAllah …

3 = CENNETE  GİDEN  YOLDA  İLK ADIM … İLİM ÖĞRENMEKTİR …

        Değerli kardeşlerim … ! sohbetimizin başında da ifade ettiğimiz gibi ; bu yolun başında her şeyden önce samimi bir niyet ve ciddi adımlar gerekir. Ve bu yolda atmanız gereken en ciddi ve önemli ilk adım da, ilim öğrenme yolunda atılacak adımdır …

        Unutmayınız ki İlim olmadan hiçbir şey olmaz. İlim, yapılacak olan her doğru işin başıdır. O olmadan cennete giden yol asla bilinmez ve bulunmaz… İlim, tıpkı bir adres gibidir. Onu elinize alın ki cennete giden yolu kolayca bulabilesiniz… Değilse eğri büğrü yollarda yalpalar durursunuz … 

        Her şeyden  önce şunu peşinen kabul etmemiz gerekir ki ilim öğrenmek – kadın olsun erkek olsun – hepimizin üzerine farz bir görevdir.

        Bunun içindir ki Allah Rasulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde :

قَالَ رَسُول اللّه صَلى اللّه عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: طلب العلم فريضة عَلَى كُلّ مسل

“ İlim öğrenmek, – kadın ve erkek –  bütün Müslümanların üzerine farzdır. “

İbni Mace : 1.c.224.n – Camiu’s Sahih : 3808.n – Mişkatu’l Mesabih : 218.n

“ … Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bu konuda şöyle buyurur : ” Kim ilim aramak üzere bir yola koyulursa Allah da buna karşılık, ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler ilim tahsil edenlerden memnun olduklarından dolayı kanatlarını – o ilim tahsil edenlerin üzerlerine – indirirler… }

Tirmizi : 4.c.2822.n – Ebu Davud : 4.c.3641.n – İbni Mace : 1.c.223.n 

{ … Muaz ibn Cebel r.a şöyle der : Ey insanlar ! ilim öğreniniz. Allah için ilim öğrenmek, ilahi haşyeti kazandırır. İlim taleb etmek ibadettir, müzakeresi tesbih, ondan bahsetmek – onu başkalarına anlatmak – cihad’tır. Bilmeyene öğretilmesi sadaka, ehline verilmesi ilahi yakınlıktır. O, yalnızlıkta bir dost, kimsesiz yerde bir arkadaş, dini işlerde bir yol gösterici, darlık ve genişlikte bir yardımcı, işler karıştığı zaman güzel bir danışman, akrabalar yanında sadık bir yakın ve cennet yolunun ışığıdır…… “

Ebu Nuaym Hilye : 1/239 – Camiu’l Beyani’l ilm : 1/70 

        Öğleyse bu konuda sözü daha fazla uzatmaya gerek yoktur. Kim cennet istiyorsa, öncelikle ve  özellikle bu yolun ilmini öğrenmek mecburiyetindedir.

4 = CENNETE GİRMENİN EN ÖNEMLİ ŞARTI … SAHİH BİR AKİDEYE SAHİP OLMAKTIR …

        Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki Cennete girmenin en önemli şartlarından birisi sahih bir akideye sahip olmaktır…

Yani bu yolun en ciddi ve en önemli temel taşı diyebileceğimiz şey, sahih ve sağlam bir inanca sahip olmaktır… Dolayısıyle müslümanın evvel emirde öğrenmesi gereken ilk şey de, sahih va sağlam bir akide sahibi nasıl olunur, bu olmalıdır…  Çünkü inanan bir kimsenin hayatındaki sağlam bir akidenin önemi, tıpkı başın vücuttaki önemi gibidir… 

Öyleyse bir Müslüman hiç vakit kaybetmeden, akidenin tarifini ve islamın bir müslümandan istediği sağlıklı bir akide nasıl olmalıdır, bunları öğrenmesi gerekir …   

Dolayısıyla bu işe, öncelikle akidenin gerek lugavi ve gerekse ıstılahi manalarını öğrenmekle başlayalım…

Akide : sözlük anlamı olarak akada kelimesinden müştak – yani türemiş – rabtetmek, bağlamak, sağlamlaştırmak, iyice bağlamak, güçlü bir şekilde bağlamak, birbirine kenetlemek anlamına gelmektedir…

Akd, aynı zamanda çözmenin zıttıdır… Mesela ukdetu’l-yemin ile ukdetu’n nikâh – yani yemin akdinikâh akdi – denilen ifadeler buradan gelmektedir.

        Nitekim yüce Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

” Allah sizi yeminlerinizdeki lağv’den dolayı sorumlu tutmaz. Fakat bağlamış olduğunuz yeminlerinizden dolayı sorumlu tutar.”

Maide : 89

Akîde ıstılahi anlamda : İtikad edilen şeyin hak mı batıl mı olduğuna bakmaksızın, ona bağlanma ve ona inanmak demektir. Diğer bir ifadeyle : insanın şüpheye düşmeden kalbinin bağlandığı her şeydir… Bu, hak ta olabilir, batıl da olabilir…

İslam akidesi ise : Allah’u Azze ve Celle’nin Rububiyeti, isim ve sıfatları ve Uluhiyeti ile alakalı kalbin doğrulaması, nefsin huzur ile kabul etmesi ve istenildiği manada onlara sıkı sıkıya bağlanılması gereken hususlardır. Bunlar, en ufak bir şüphenin dahi yer almadığı ve herhangi bir tereddüdün karışmadığı sapasağlam kesin bir bağlılıkla inanılması gereken şeylerdir…

Daha tafsili bir ifadeyle İslam Akidesi : Yüce Allah’a, Meleklerine, Kitaplarına, Rasûllerine, Ahiret Gününe, Hayrı ve Şerri ile Kadere, Gaybi olarak haber verilmiş ve sabit olmuş bütün hususlara, Dinin esaslarına kesin olarak inanmak ve hükümleri, emirleri ve nehiyleri konusunda Yüce Allah’a tam teslimiyet ve Rasûlüne de ittiba etmek demektir…

İslam akidesi mutlak olarak kullanıldığı zaman, ehl-i sünnet ve’l-cemaat’in akidesi anlaşılır… Çünkü Allah’ın kulları için din olarak beğenip seçtiği İslam odur…

Sahabenin, Tabiinin ve onlara güzel bir şekilde tabi olan kimselerin  oluşturdukları sahih ve sağlam akide işte bu akidedir. Dolayısıyla, fazilet sahibi bu üç neslin kabul ettiği ve kendisine sıkı sıkıya bağlandıkları gibi sağlam bir akide sahibi olmadığı sürece, Cenneti kazanmakmümkün değildir…

Bundan dolaydırki Allah’u Teala bir Ayeti celilesinde şöyle buyurur :

فَإِنْ آمَنُواْ بِمِثْلِ مَا آمَنتُم بِهِ فَقَدِ اهْتَدَواْ وَّإِن تَوَلَّوْاْ فَإِنَّمَا هُمْ فِي شِقَاقٍ …..

“ Eğer sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yolu bulurlar. Yok eğer bundan yüz çevirirlerse onlar mutlaka anlaşmazlık içerisine düşerler ……“

                                                                                                             Bakara : 137.Ay

Unutmayınızki bu Ayeti celilede bahsi edilen kimseler, Kur’anın ve Sünnetin ilk muhatabı olan kimselerdir… Yani Sahabedir.

Dolayısıyla onların inandığı gibi bir inanca – yani İmana ve akideye – sahip olmadığımız sürece kurtuluş asla mümkün değildir… Onun içindir ki onlar nasıl inandı, nasıl bir akideye sahiptiler ve nelere sıkı sıkıya bağlı idiler, bunları öğrenmek zorundayız…

Ve şunu da asla unutmayınız ki ; sahih ve sağlam bir akidesi olmayanın mutlaka şaibeli bir inancı ve bozuk bir akidesi var demektir… İnancında Şaibesi ve akidesinde de bozukluk olan kimse ise, şirk içerinde olan kimse demektir… Çünkü bir kulun inancına veya akidesine bulaşan şaibe, o akideyi berbat eder ve insanı ( Allah korusun )müşrik yapar …  Ve bilindiği gibi de Allah’u Teala şirki gibi çirkin bir günahı asla bağışlamayacaktır…

Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

  إِنَّ اللّهَ لاَ يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِ

“ Muhakkak ki Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz …… “

                                                                                             Nisa : 116.AY.

لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ وَقَالَ الْمَسِيحُ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اعْبُدُواْ اللّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ إِنَّهُ مَن يُشْرِكْ بِاللّهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّهُ عَلَيهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوَاهُ النَّارُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

“ Şüphesiz ki kim Allah’a ortak koşarsa, Allah ona cenneti haram kılmıştır. Ve barınacağı yer de cehennemdir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. “

                                                                                          Maide : 72.AY.

        Öyleyse bu konuda sözü daha fazla uzatmaya gerek yoktur… Kim Cennet ve Cemalullahı istiyor ise, henüz hayat sermayesi elinde iken hiç vakit kaybetmeden, kendilerinden istenen sahih akideyi Kur’an ve Sünnet ışığında öğrenmesi ve ona uygun bir hayat sürdürmesi gerekir… 

        Teknolojinin göz boyadığı ve kafa bulandırdığı içerisinde bulunduğumuz   şu hayal çağında, inanın Müslümanların en önemli noksanları ve en önemli sorunları akidevi noksanlıklar, akidevi sorunlar ve akidevi kirliliklerdir… 

        Dolayısıyla Müslümanlar, İslam akidesini istenildiği mana ve mahiyette öğrenip ona uygun bir hayat yaşamadıkları sürece, içinde bulundukları zilletten, kargaşadan, fitneden, ihtilaflardan ve bölünmüşlükten kurtulmaları asla mümkün olmayacağı gibi, Cenneti kazanmaları da mümkün değildir…

        Rabbimden niyazım ; bizlere, İslam akidesini hakkıyla öğrenen, ona uygun bir hayat yaşayan ve sonra da o akideyi etrafındaki insanlara hakkıyla anlatan kullarından olmamızı nasip eylesin…

5 = CENNETE GÖTÜREN VESİLELERİN EN ÖNEMLİLERİNDEN BİRİSİ DE … SAHİH VE SALİH AMELLERDİR …

Değerli kardeşlerim … ! Cenneti kazanma yolunda atacağımız en  önemli adımlardan bir tanesi de, Sahih ve salih ameller işlemektir…

        Çünkü Allah’u Azze ve Celle kullarından ancak Sahih ve salih olan amelleri kabul edecektir… Bundan dolayıdır ki bir Ayeti celilesinde :

“ O, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini denemek için hayatı ve ölümü yarattı ……. “

Mülk : 2

buyurmaktadır… Ayeti celilede bahsi edilen güzel amel, sahih ve Salih ameldir… Bir amelin Sahih ve Salih olması için de, kendisinde iki şartı yan yana bulundurması gerekir ; 

Birincisi : Yapılacak olan ibadetin sahih bir niyet ve ihlaslı bir şekilde sadece Allah için yapılması…

İkincisi   : İse ; O ibadetin sünnete uygun olmasıdır… Yani, Rasulullah s.a.v’in tarifi üzere olmalıdır…

        İşte Allah’u Teala’ya takdim edilen bir amelin Sahih ve Salih olabilmesi için, bu şartları kendisinde bulundurması gerekir. 

        Dolayisiyle şunu kesinlikle bilmeliyiz ki ;  hiç kimse ibadetlerinde gayri islami bir niyet taşımaya yetkisi olmadığı gibi, aynı şekilde Allah Rasulü s.a.v’in gösterdiği şeklin dışında da – vacip veya müstehab olarak – ibadet etmek hakkına sahib değildir…

        Unutmayalım ki, İslam’da Sahih bir niyetin ne kadar önemi varsa, Sahih bir amelin de bir o kadar önemi vardır… İslam’a ait bir amelin halis bir niyet olmadan kabul görmeyeceği gibi, halis bir niyetle yapılan amellerde, sünnet’e uymadığı müddetçe kabul görmeyecektir…

        Öyleyse bütün inanıyorum diyenlerin bu iki önemli noktayı çok iyi kavramaları ve her konuda olduğu gibi bu konuda da ” Kitaba ve Sünnete ” uygun ameller işlemeleri gerekir… İşte insanı cennete sokacak Sahih ve Salih amelden kasıt budur…

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

“….. Ey insanlar ! sizi bize yaklaştaracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır. Ancak iman eden ve Salih amel işleyen kimseler için durum böyle değildir. Onlar için, yaptıklarına karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet odalarında güven içindedirler…..”

Sebe : 37

” Erkek veya kadın, mümin olarak kim salih amel işlerse, onu mutlaka – gerek dünyada gerekse ahirette – güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını da elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz. “

Nahl : 97 

فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَداً

“ … Kim Rabb’iyle – O’nun razı olacağı şekilde  karşılaşmayı – ve O’nun Cennetini – arzu ediyor ise, Salih amel işlesin. Ve ibadetlerinde de Rabb’ine hiçbir şeyi ortak koşmasın.”     Kehf : 110.AY. 

Öyleyse bu konuda da söylenecek son söz ; kim Cennet ve Cemalullahı istiyor ise, Allah’a takdim ettiği ibadetlerinin Sahih ve Salih olmasına dikkat etsin…

6 = CENNETE GÖTÜREN EN GÜZEL VESİLELERDEN BİRİSİ DE … GÜZEL AHLAKTIR …

         Allah’ın kendisini Tevhitle şereflendirdiği bir Müslüman, islamın belirlediği ahlaki değerlere sahip olan bir kimse olmalıdır…

        Çünkü bir müslümana bahşedilen Tevhid nimetiyle beraber ahlaki değerlerin de yan yana gelmesi,  o kimse için mükemmel bir lütuf demektir…

“ … Allah Rasulü s.a.v’e bir gün sahabe sorar :

– Ey Allah’ın resulü ! insana ihsan edilen şeylerin en hayırlısı hangisidir ? Resulullah s.a.v şöyle buyurur : “ Güzel ahlaktır “ “

İbni Mace : 9.c.3436.n – E.Müfred : 1.c.291.n

        Öyleyse, cennete girme yolunda bir müslümanın Tevhit’ten sonra gayret edeceği en önemli şey ; islamın ahlaki değerlerini araştırıp, onlara uygun hareket etmesidir… Bu        da en azından Tevhid kadar onun için vazgeçilmez bir vazife olmalıdır…

        Bilinen bir gerçek ki ; her birimizin farklı farklı şekillerde bir cahiliye geçmişi vardır… Ve her birimizde de az veya çok cahiliye kalıntıları söz konusudur… Eğer Allah bizi islamla şereflendirdi ise, biz islama ters düşen çirkin hallerimizi bu potada eritmek mecburiyetindeyiz…

“ … Abdullah ibn Mes’ud r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Her kim islama girer ve islamın da  güzel hareket ederse geçmişinden de geleceğinden de muaheze edilmez. Her kim de islama girer ve islamını güzelleştirmez ise, geçmişinden de geleceğinden de hesaba çekilir. “

Buhari : 15.c.6785.s – Müslim : 1.c.120.n – İbni Mace : 10.c.4242.n 

        Tevhid ehli bir Müslüman, her konuda olduğu gibi bu konudada – örnek ve önderimiz  olan – Rasulullah s.a.v’i  kendisine örnek edinmesi gerekir. Çünkü Rabbimizin kerim kitabında buyurduğu gibi o :

“   Çok yüce ve değerli  bir  ahlaka  sahip olan  şahsiyet  idi   “

                                                                                                            Kalem : 4

Kendisinin de  – s.a.v – bir hadisi şeriflerinde buyurduğu gibi :

“  Muhakkak  ki  ben  güzel  ahlakı  tamamlamak  için  gönderildim   “

                                              Ahmed : 2 . 381- 8729. n – E.Müfred : 1 . C . 273 . n

        Demek ki Allah Rasulü s.a.v’in gönderiliş gayesi içerisinde, insanların güzel ahlaka sahib olmaları için, onları eğitmeleri görevi de vardı…

        İşte, o güzel öğreticinin bu konudaki nasihatlerinden bazıları :

“ … Abdullah  İbn  Amr r.a’danRasulullah s.a.v buyurdularki : “  sizin en hayırlınız, ahlakı en güzel olanınızdır . “

                                                                                                  Buhari : 13.C. 6017.s

“ … Ebu’d Derda r.a’dan.Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Kıyamet günü mü’minin terazisinde, güzel ahlaktan daha ağır basan bir şey yoktur……. “

Tirmizi  : 3 .C . 2070 . n – E.  Müfred : 1.C.270.n – Ebu Davud : 5.C.4799.n

“ … Ebu Hureyre r.a’dan ; Rasulullah s.a.v’e sordular : “ Ey Allah’ın resulü ! insanları en fazla cennete sokacak olan amel nedir ? Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Allah’a karşı takva ve güzel ahlaktır…… “

                                                             Tirmizi  :  3. C. 2072. n – E . Müfred  : 1.C.294.n

( … Nevvas İbn Sem’an el-Ensari r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v’den birr’i ve ismi – yani iyilik ve kötülüğü – sordum. Rasulullah s.a.v : İyilik, ahlakın güzelliğidir. Kötülük ve şer ise, vicdanını tırmalayan ve halkın muttali olmasından hoşlanmadığın şeydir, buyurdular.  )

Müslim  : 8  C. 2553. n – Tirmizi  : 4. C . 2497.n – E.Müfred: 1 . C.295.n

        İslam, güzel ahlaka bu kadar değer verdiğine göre, öyleyse Tevhid ehli bir müslümanın mutlaka güzel ahlak sahibi olaması gerekir…

7 = CENNETE GÖTÜREN  EN  GÜZEL  VESİLELERDEN BİRİSİ DE … ALLAH  YOLUNDA  CİHAD’TIR …

        Değerli kardeşlerim … ! şunu asla unutmayınız ki, insana cenneti kazandıracak en güzel yollardan birisi de ; Allah yolunda cihad’tır.

         el-Cihad :  Istılahi anlamda : Allah’ın sevdiğinin zuhuru, sevmediğinin de def’i için sarfedilen bütün çaba ve gayretin adıdır. 

Bu şumullü tarif İbni Teymiye r.h dır.

Diğer bir ifedeyle : Kelimetullahın yücelmesi için yapılan bütün gayret ve çabaların adıdır, Cihad .

İslam, gerek mal ile, gerek dil ile ve gerekse can ile verilen bütün mücadelenin adını cihad olarak isimlendirmiştir… Onun içindir ki bir hadisi şeriflerinde Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmuşlardır :

  ” جاهدوا المشر كين  بأموا لكم وأنفسكم   وألسنتكم ”     

“  Müşriklerle, mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin. “

Ebu Davud : 3.C.2504.n – Nesei  : 6.C.3082.n 

        Rabbimizde bir Ayeti celilesinde şöyle buyurur : 

  جَاهِدُواْ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ فِي سَبِيلِ اللّهِ   

“ …… Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin ……. “

                                                                                                                Tevbe : 41

Dolasıyla cennet isteyen bir Müslüman, elindeki imkanlar mucibince Allah yolunda gerek malıyla, gerek canıyla ve gerekse diliylemücadele etmek zorundadır… Bunsuz cennet ve cemalullah mümkün değildir…

Rabbimiz kerim kitabında yine şöyle buyurur :

” Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenlerle etmeyenleri belli etmeden  cennete gireceğinizi mi sandınız ? “

Ali İmran : 142

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَابْتَغُواْ إِلَيهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُواْ فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

“ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun, O’na – yakınlık için – vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz  “

                                                                                                                       Maide : 35.AY 

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ  آمَنُوا بِاللَّهِ  وَرَسُولِهِ ثُمَّ  لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ  فِي سَبِيلِ اللَّهِ  أُوْلَئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ

“ Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Rasulüne iman ettikten sonra şüpheye düşmeden Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler. İşte imanlarında sadık olanlar onlardır. “

                                                                                                   Hucurat  : 15.AY.

” … Allah Rasulü s.a.v yine bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurdular : “ ….. Unutmayınız ki cennet kılıçların gölgesi altındadır. “

Buhari : 6.c.2664.s 

        Öyleyse cenneti arzu edenler, onun sahibi olan Rahmanın yolunda mücadele etmelidirler…

7 = İNSANI CENNETE SOKACAK EN GÜZEL VESİLELERDEN BİRİSİ DE DÜRÜSTLÜK’TÜR …

        Değerli kardeşlerim … ! İnsanı cennete sokacak en önemli değerlerden birisi de doğruluktur, dürüstlüktür.

        Müslümanlar, doğruluk düsturuna uymadıkları sürece, cenneti kazanamayacakları gibi, asla huzurlu ve sağlıklı bir toplum da oluşturamazlar.

        Dolayısıyla dürüst olmayan Ahlaksız bir toplumda da zina, fuhuş, aldatma, kandırma, çalma, kabalık, haysiyetsizlik, şerefsizlik ve daha bir çok çirkin meziyetler eksik olmayacaktır…

        Bir sahabi  Peygamber s.a.v ‘e : ” Ya Rasûlullah ! bana İslâm’ı öyle tanıt ki, senden başka birine sorma ihtiyacını duymayayım ” deyince,

“ … Rasûlullah şöyle buyurmuştur : ” Allah’a iman ettim de, sonra da dosdoğru ol. “

Müslim : 1.c.38.n – Ahmed : 3 / 413

Başka bir hadis-i şerifte de : Doğru dürüst olunuz… ” buyurmaktadır.

İbn Mâce : 1.c.277.n – Dârimî : 2.c.661.n 

“ … Abdullah İbn Mes’ud r.a’dan gelen bir rivayette Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Unutmayınki doğruluk insanı halis iyiliğe götürür, halis iyilik de cennete kılavuzluk eder…… Yalancılık da insanı şerre ve fucura götürür. Şerr de insanı cehenneme götürür. İnsan yalan söyleye söyleye nihayet Allah katında yalancı olarak yazılır.  “

                                                                                                    Buhari : 13.C.6070.S

9 = İNSANI CENNETE SOKACAK EN GÜZEL VESİLELERDEN BİRİSİ DE DİLİNE HAKİM OLMASIDIR … 

        Değerli kardeşlerim … ! Şunu asla unutmayınız ki insanı cennete ve cehenneme sokan en etkili uzuv dildir… Bundan dolayıdırki kim cehennemden uzak kalıp cennet istiyorsa diline hakim olmalıdır.

        Allah Rasulü s.a.v birçok hadisi şeriflerinde Müslümanlara dilin afetlerinden bahsetmiş ve onları sık sık bu konuda uyarmıştır…

( … Ebu Said el-Hudri r.a’dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : İnsan oğlu sabaha vardığı zaman bütün uzuvlar dil’e yalvararak şöyle derler : Bizim hakkımızda Allah’tan kork ; çünkü biz ancak seninle kaimiz, doğru olursan doğru oluruz, eğri olursan eğri oluruz. )

                                                                                                                            TİRMİZİ : 4.C.2518.N 

        Allah Rasulü s.a.v, kendisinden kurtuluş için fetva isteyen bir kimseye bakınız ne buyururlar.

( … Ukbe b.Amr r.a’dan.Dedi ki : Rasulullah s.a.v’e, Ya Rasulallah ! Kutruluş nedir ? . s.a.v buyurdular ki :  Diline hakim ol …)

                                                                                                                            TİRMİZİ : 4.C.2517.N

        Yani kurtuluş ve cennet için en önemli vesilelerden bir tanesi de insanın diline hakim olmasıdır… Çünkü dil, kullandığı sözlerle sahibini cennete sokacağı gibi cehennemin dibine kadar da yuvarlayabilir.

( … Muaz İbn Cebel r.a’dan. Dedi ki : Ben bir seferde Peygamber s.a.v ile beraberdim.Yürümekte iken Rasulü erkeme yakın bulundum … Bunun üzerine Rasulü Ekrem dilini tuttu ve bana : Kendi selametin için şuna sahip ol, buyurdu … )

                                                                                                                            TİRMİZİ : 4.C.2749.N

( … Sehl bin Sa’d r.a’dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Kim bana iki çenesi arasındaki ile, iki bacağı arasındaki hakkında teminat verirse, ben de ona cenneti teminat ederim.  )

                                                                                                                             TİRMİZİ : 4.C.2520.N

( … Ebu Hureyre r.a’dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah her kimi iki çenesi arasındakinin şerri ve iki bacağı arasındakinin şerrinden korursa, şüphesiz o kimse cennete girer.  )

                                                                                                                            TİRMİZİ : 4.C.2521.N 

        Rabbim bizleri dilimizin şerrinden emineylesin … Amin …

10 = İNSANI CENNETE SOKACAK EN GÜZEL VESİLELERDEN BİRİSİ DE KAVGADAN, GÜRÜLTÜDEN VE MUNAKAŞALARDAN UZAK DURMAKTIR …   

“ …. Ebu Umame r.a’dan, Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Haklı olduğu halde munakaşayı terk edene cennetin kenarında bir makam, şaka da olsa yalanı terk edene cennetin ortasında bir makam, ahlakını güzelleştirene de cennetin en yüksek yerinde bir makama – Allah’ın izniyle – söz veriyorum. “

                                                                         Ebu  Davud : 5.C.4800.n – S . Sahiha   :  1.C.273.n

11 = İNSANI CENNETE SOKACAK EN GÜZEL VESİLELERDEN BİRKAÇI DA YALANDAN UZAK KALMAK … AHDE VEFA GÖSTERMEK … İHANET ETMEMEK … HARAMA BAKMAMAK … VE … İFFETİ KORUMAKTIR …   

“ … Enes r.a’dan, Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Şu altı şeyi kabul edin, ben de cennete girmenize vesile olmayı kabul edeyim :

1- Konuştuğunuz zaman yalan söylemeyin.

2- Söz verdiğiniz zaman, sözünüzden dönmeyin.
3- Size güvenildiğinde, hiyanet etmeyin.
4- Gözünüzü harama dikmeğin.
5- Elinizi harama uzatmayın.
6- Ve iffetinizi koruyun . “

                                                                                                  Camiu’s  Sağir : 2.C. 1798.n

“ … Zübeyr İbn Avam r.a’dan, Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : İman, verilen sözden dönmemek için bir bağdır. Dolayısıyle Mü’min sözünden dönmez.  “

Ahmed : 1.166.1429.n – Camiu’s  Sağir  : 2.C. 1679.n

        İşte bunlar cenneti isteyen müslümanın kendisinde bulundurması gereken güzel değerlerdir… Yani cenneti isteyen bir Müslüman ; Yalandan uzak durmalıdır … dürüst olmalıdır … Doğru sözlü olmalıdır … Söz verdiği zaman, sözünde durmalıdır … İffetli olmalıdır … ve … Emanete hiyanet etmemelidir…

12 = İNSANI CENNETE SOKACAK EN GÜZEL VESİLELERDEN BİRİSİ DE  ALLAH YOLUNDA SIKINTILARA SABRETMEKTİR … 

        Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

“ Yoksa siz, sizden öncekilerin durumu başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız ? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki …  “

                                                                                                                 BAKARA : 214.AY.

“ Andolsun ki sizi korku, açlık, mallarınızdan, canlarınızdan ve ürünlerinizden eksiltmek gibi şeylerle imtihan ederiz ; sabredenleri müjdele. “

                                                                                                                 BAKARA : 155.Ay. 

“ Andolsun, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan edileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden de bir çok eziyet verici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız bu azme değer şeylerdendir.”                                                                                                    

                                                                                                        ALİ İMRAN : 186.AY.

{ … Suheyb r.a dedi ki : Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mü’minin işine hayret ederim ! Çünkü onun her işinde hayır vardır. Bu mü’minden başkası için geçerli değildir. Ona bir iyilik isabet eder, o buna şükreder bu onun için bir hayır olur. Ona bir darlık ve sıkıntı isabet eder, o buna sabreder bu da onun için bir hayır olur. }

                                                                                                             MÜSLİM : 8.C.2999.N

{ …Enes r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mukafatın büyüklüğü, belanın büyüklüğüne bağlıdır. Allah bir kavmi severse onları imtihan eder ; rıza gösteren rıza bulur, kızgınlık gösteren de kızgınlık bulur. }

TİRMİZİ :  4.C.2507. N – İBNİ MACE  : 10.C.4031.N

         İşte bu kural, Allah’u Teala’nın taa öteden beri kulları üzerindeki sabit kuralıdır… O mutlaka cennete talip olan kullarını bu sayılan vesilelerle imtihan eder. Kimilerini en yakını olan hanımı ve çoluk çocuğu ile, kimilerini hısım ve akrabaları ile, kimilerini sair insanlarla, kimilerini kazandığı malıyla mülküyle, kimilerini de ticaret ortamları ile imtihan eder… Ama insan için önemli olan,   imtihan edildiğini anlayıpta, onu kazanmaya çalışmasıdır…

        Rabbimden niyazım ; Tüm Müslüman kardeşlerimin ayaklarını dininde sabit kılması ve bizi çekemeyeceğimiz şeylerle de imtihan etmemesidir…

13 = KULU CENNETE SOKACAK VESİLELERDEN BİRİSİ DE … CEMAATE ÖNEM VERMEK … İHTİLAFLARDAN UZAK DURMAK … VE … CEMAATCE YAŞAMAKTIR …

         Ey inanalar … ! Unutmayınız ki Cennet isteyen bir Müslüman, ihtilaflardan uzak duran, kendisi gibi iman eden kardeşleriyle yan yana gelen, onları arayıp soran, onlarla beraber hareket eden, onların dertleriyle dertleşen ve mutluklarını paylaşan kimse olmalıdır…   

         Çünkü onlara, kendisi örnek aldığı Peygamberleri şunları öğretmektedir :

“ … S.a.v buyurdular ki : Yedi sınıf kimse var ki, Allah onları kendi gölgesinden başka gölge bulunmayan o günde, gölgesi altında gölgelendirecektir. Bunlardan birisi de : Allah yolunda bir birleri ile sevişen ve yan yana gelişleri ve ayrılışları Allah için olan kimselerdir … “

Buhari : 2.C.693. s – Tirmizi : 4.C.2500.n

“ … Ömer İbnu’l Hattab r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ … Sizin üzerinize cemaati iltizam vardır. Cemaate yapışın ve tefrikadan uzak durun. Şeytan tek kişiyle beraberdir, iki kişiden daha uzaktır. Her kim cennet’in en güzel yerini istiyor ise, Cemaati iltizam etsin, ona yapışsın …… “

Tirmizi : 4.C.2254.n – El Kenz  : 8 / 207.s

“… İbni Ömer r.a’dan ; Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Allah benim ümmetimi – veya Muhammed ümmetini – dalalet üzerinde bir araya getirmez. Allah’ın eli cemaatin üzerindedir. Her kim, cemaatten ayrılırsa şüphesiz ki cehenneme ayrılır. “

Tirmizi : 4.C.2255.n

“  … Usame b.Şerik r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah’ın eli cemaatin üzerindedir. “

                                                                                                      Es Sünne  : 1.C.81.n

“ … s.a.v yine bir hadislerinde şöyle buyuruyor : Yedi sınıf kimse var ki, Allah onları kendi gölgesinden başka gölge bulunmayan o günde, gölgesi altında gölgelendirecektir. Bunlardan birisi de : Allah yolunda bir birleri ile sevişen ve yan yana gelişleri ve ayrılışları Allah için olan kimselerdir …….”

Buhari : 2.C.693. S – Tirmizi : 4.C.2500.N

         Değerli kardeşlerim … ! şüphesiz ki cenneti kazandıran daha bir çok vesileler vardır… Ben burada ana hatlarıyla sizlere en önemlilerini sunmaya çalıştım…

         Sohbetimi bitirmeden önce, Allah’u Azze ve Celle den niyazım ;  öncelikle bizlere Kur’an ve Sünnet çizgisinde ilim öğrenmeyi … edindiğimiz o ilim sayesinde sağlıklı bir akide sahibi olmayı … Sahih ve salih ameller işlemeyi …  elimize dilimize sahip olmayı … edepli, ahlaklı, dürüst kimseler olmayı … ve … bu değerli meziyetleri kendisinde bulunduran kardeşlerle sağlıklı bir cemaatleşmeyi bizlere nasibi müyesser eylesin …

                                                                        Amin  

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                Tacuddin el Bayburdi