Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Davet önce Tevhid ile başlamalı

Şuurlu ve basiretli bi dava adamı, davette önce nerden başlanacağını, neye öncelik vereceğini bilen biri olmalıdır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da örnek ve önderi olan Allah Rasulü s.a.v’in metoduna bakmalıdır. O bu konuda ne yapmış, nerden başlamış, neye öncelik vermiş ise, bunu kendine örnek edinen birisi olmalıdır. 

Değerli kardeşlerim … ! Şunu asla unutmayınız ki Allah Rasulü s.a.v gönderildiği kavmine öncelikle akideden başlamış ve onların imanlarına bulaştırmış oldukları batıl inançları temizlemiştir… Bununla beraber bir yerlere davetçi yolladığı zaman, onlara da gittikleri yerde ilk önce Tevhidi anlatmalarını emretmiştir.

Nitekim bilindiği üzere Ali, Muaz ve Ebu Musa’yı çeşitli dönemlerde Yemen’e göndermiştir. Onlara ilk önce, dinin en önemli kısmı olan akideyi anlatmalarını emretmiştir.

Çünkü akide, bütün rasûllerin insanları kendisine davet ettiği ilk şey olduğu gibi, onlara hakkıyla tabi olan davetçilerinde anlattıkları ilk şey olmuştur. 

“ … Rasulullah s.a.v Muaz b. Cebel’i Yemene yollarken ona şunları söylemişti : ” Sen kitab ehli olan bir kavmin yanına gideceksin. Onları kendisine ilk davet edeceğin şey yüce Allah’a ibadet olsun. ( Bir başka rivayette : Onları Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet getirmeye çağır denilmektedir.) Allah’ı bilip kabul ettikleri takdirde Allah’ın kendilerine beş vakit namazı farz kılmış olduğunu haber ver…”

Buhari : 16.c. 7247.s – Müslim : 1.c.19.n

Bu ve emsali delilleri çoğaltmak mümkündür. Muaz hadisinde de görüldüğü üzere Rasulullah s.a.v, ona ve diğer davet için yolladığı kimselere herşeyden önce tevhid akidesini insanlara tebliğ etmelerini ve yüce Allah’ı onlara hakkıyla tanıtmalarını öğretmiştir.

Öyleyse basiretli bir davetçi işe buradan başlaması gerektiğini asla unutmayan birisi olmalıdır. Akidesi bozuk insanların amelleriyle uğraşması, namazı olmayan bir kimseye namazın tarifini yapması veya sakaldan bahsetmesi hiç de şuurlu bir davetçinin yapacağı iş değildir… Hulasa olgun bir davetçi rabbisinin yoluna basiretle davet eden birisi olmalıdır.

Rabbimizin kerim kitabında buyurduğu gibi :

“ Deki : İşte  bu  benim  yolumdur. Ben, bana tabi olanlarla birlikte basiretle – yani, bilinçli ve şuurlu bir şekilde – Allah’a davet ediyorum. ”  Yusuf : 108.Ay

Allah’u Azze ve Celle bizlere kendi yolunda şuurlu ve basiretli bir şekilde davet eden, bu yolda yorulmayan ve davetin ardından gelen sıkıntılara sabreden birileri olmamızı nasibeylesin.

                                                                                                 Amin.

Vel hamdu lillahi rabbil alemin
 

                                                      Tacuddin el Bayburdi