Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+09 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Dünya ve Mal sevgisi

Dünya ve Mal sevgisi

Bilindiği gibi bu dünya hayatı, ahiretin iki konaklama yerinden birisini kazanmak için insanoğluna verilen geçici bir sermayedir.

Sınırlı olan bu sermaye her geçen gün  insanoğlunun elinden yavaş yavaş alınmakta ve hesaplarının görüleceği gün de yaklaşmaktadır. Ama ne yazık ki, Kur’an’ın ve Sünnet’in ifade buyurduğu gibi :

اقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِي غَفْلَةٍ مَّعْرِضُونَ

“ İnsanların  hesaba çekilecekleri  gün  yaklaşmasına  rağmen, onlar  hala – Allah’a itaatten – yüz çevirmiş olarak gaflet içerisindedirler  “

ENBİYA : 1. AY.

( … İbn Mes’ud r.a’dan gelen bir hadislerinde ise Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadırlar : Kıyamet günü yaklaştı. Halbuki insanlar dünya ya karşı ancak hırslarını artırıyorlar ve Allah’tan da uzaklaşıyorlar.  )                              

                                                                                                                  CAMİU’S  SAĞİR : 1.C. 773.N

Yani, kendilerine verilen bu hayat sermayesini nasıl ve ne şekilde kullandıklarının hesabını verecekleri kıyamet günü yaklaşmasına rağmen, insanlar hala gaflette ve hala vurdum duymaz  tavırlar içerisindedirler.

Onların bu gaflet içerisinde olmalarını sağlayan en büyük etken ise, dünya ve onun içerisinde olanların cazibesidir.

İşte bundan dolayıdır ki bu sohbetimde sizlere, dünya ve mal sevgisinin fitne ve fesadından bahsetmeye çalışacağım.

Değerli kardeşlerim … ! şu bir gerçektir ki, insanların fıtratlarında  Dünya’ya ve mala mülke karşı büyük bir arzu ve istek vardır. Bu arzu ve istek ölünceye kadar da ondan ayrılmaz.

( … Allah Rasulü s.a.v’in bir hadisi şeriflerinde ifade buyurduğu gibi : Adem oğlu büyür, ama onunla beraber şu iki şey de büyür : mal sevgisi ve uzun ömür temennisi . )

                                                                                         BUHARİ : 14.C.6362.S

( … Enes İbni Malik r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : İnsan oğlu ihtiyarladıkça onun iki huyu gençleşir ; ömür hırsı ve mal hırsı. )

                                                                                      TİRMİZİ : 4.C.2442.N 

( … Abbas İbnu Sehl İbni Sa’d şöyle demiştir : Ben Abdullah İbni Zübeyr’den Mekke’de minber üzerinde hutbe yaparken işittim, şöyle diyordu :

– Ey insanlar ! Peygamber s.a.v şöyle buyurdu : Eğer Ademoğluna altın ile dolu bir vadi verilseydi o, kendisine ikinci bir vadinin verilmesini arzu ederdi. Şayet kendisine ikinci bir vadi verilse idi üçüncüsünü isterdi. Ademoğlunun bu boşluğunu ancak toprak doldurur. ) 

                                                                                       BUHARİ : 14.C.6374.S

İşte insanoğlunda bulunan bu haslet, bu arzu ve bu istek var ya, ne yazık ki bunlar kendisini bir çok hayır ve hasenattan alıkoyan şeyler olmuştur. Çünkü, fıtratında bulunan bu hırstan dolayı mal mülk peşinde koşar durur da ahireti, hesap gününü veya hayır hasenat yapmayı aklının ucundan bile geçirmez. Ve yine o yolda koşar yorulur da, bir gün ölümün kendisini yakalayacağını hayaline bile getirmez.

Halbu ki ey gafil insan, dünya hayatı ve onun içerisinde olanlar fanidir, geçici birer süstür. Rabbimiz kerim kitabında bakınız ne buyuruyor :

زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَاء وَالْبَنِينَ وَالْقَنَاطِيرِ الْمُقَنطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالأَنْعَامِ وَالْحَرْثِ ذَلِكَ مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَاللّهُ عِندَهُ حُسْنُ الْمَآبِ

“ Kadınladan, oğullardan, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşten, salınmış atlardan – bineklerden – davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü gösterildi. Bunlar sadece dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak yer ise Allah’ın yanındadır “

                                                                                            ALİ İMRAN : 14.AY.

“  Şunu iyi ilin ki ; dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olmak isteğinden ibarettir… ”   HADİT : 20.AY.                                                                                     

“ – Ey Muhammed – Onlara dünya hayatının tıpkı şöyle olduğunu anlat : Dünya hayatı gökten indirdiğimiz bir su gibidir, yerin bitkisi onunla karıştı ve sonunda bitkiler, rüzgarların savurduğu çöp kırıntıları haline geliverdi. Allah her şeye muktedirdir. Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Kalıcı olan ise iyi amellerdir. – unutmayın ki – İyi ameller rabbinin katında sevap yönünden de ümit yönünden de daha hayırlıdır. “

                                                                                              KEHF : 45.46.AY.

Evet değerli kardeşlerim … ! Rabbimiz bu ve emsali Ayeti kerimeleri ile dünya hayatının bir gün zeval bulacağını, onun yıkılıp gideceğini, – dolayısıyla – onun uğrunda fazla tasalanmaya, yorulmaya ve çırpınmaya gerek olmadığını zikretmektedir.

Diğer bir ifadeyle, ona kazık çakarcasına ve  taparcasına sarılmaya gerek olmadığını haber vermektedir.

Eğer ikinci olarak zikrettiğimiz Ayeti kerimeye dikkat ettiyseniz, Rabbimiz burada mal mülk hususunda çok çarpıcı bir misal vererek buyuruyorki :

“ Sizin şu yığıp biriktirdiğiniz malınız mülkünüz var ya, bunlar yağmurun bitirdiği ve ekincilerinde hoşuna giden bir bitki gibidir. Ama onların sonra sararıp solduğunu görürsün. Ve daha sonra da çör çöp olur gider “

MAL  MÜLK  EDİNME  HIRSI  MANEVİ  ZARARDIR

Ne acıdır ki insanoğlu sevine sevine, yorula yorula mal mülk edinme, kasayı keseyi doldurma peşinde koşar durur… Ama her ne kadar mal mülk edinse de, kasayı keseyi doldursa da, o malı mülkü eninde sonunda çer çöp olmaya müstehaktır… Geriye kalan ise, dinine olan zarardan başka bir şey değildir.

( … Ka’b İbni Malik den gelen bir hadislerinde Allah Rasulü s.a.v şöyle buyur-maktadır : Bir koyun sürüsünün üzerine salıverilen iki aç kurdun o sürüye zararı, kişinin mal ve şeref hırsının dinine olan zararından daha ağır değildir. )

TİRMİZİ : 4.C.2482.N – DARİMİ  : 6.C.2733.N – AHMED  :  3 .  460 – S. CAMİ  : 5496.N 

( … Allah Rasulü s.a.v yine şöyle buyurmaktadır : “ …… Vallahi ben, benden sonra sizin müşrikliğe döneceğinizden hiç korkmuyorum. Lakin ben sizin ihtiras ile dünya hazineleri hususunda birbirinizle nefsaniyet yarışına düşüp didişmenizden korkuyorum. “ )

                                                                                         BUHARİ : 3.C.1266.S

( … Yine bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır : Ben sizin için fakirlikten değil, mal çoğaltma yarışından korkuyorum. Ve yine ben sizin için hata yapmanızdan değil, bilerek isyan etmenizden korkuyorum. ) 

                                                                                            C.SAĞİR : 3.C.3362.N

Evet değerli kardeşlerim … ! bu ve emsali delilleri çoğaltmak mümkündür… Bu deliller gösteriyorki, insanın mala mülke karşı aşırı hırs göstermesi, onun peşinden koşup yorulması, gerçekten de dinine imanına zarardan başka bir şey değildir.

Zaten olayın pıratikte yaşanan şekli de bunu göstermektedir. Yani bakın sağınıza solunuza ;

“ … Ne zaman ki bir kimse mal mülk edinme hırsı içerisine dalmış ve o yolda koşup yorulmaktadır, inanın o kimsenin bu gayreti ve hırsı derecesinde dinine imanına zararı görülmektedir … ”

 En askarilikte bile bunu kendi aramızda yakinen müşahade edebiliriz. Örneğin ;

= Ticaret ortamlarımızda bizleri yalana dolana veya birtakım gayri islami söz ve tavırlar sergilemeye sürükleyen şey, para pul kazanma hırsı değil midir ?

= Çevremizdeki insanlara, bildiğimiz hak ve gerçekleri anlatmama arızası, bir daha yanımıza uğramazlar, ticaretimiz aksar korkusu değil midir … ?

= Allah yolunda yapmamız gereken harcamalarımıza mani olan şey, paramız pulumuz noksanlaşır korkusu değil midir ?

= Ve yine, dinimizi imanımızı öğrenmek için oluşturulan ders ortamlarından bizleri uzaklaştıran şey, işimiz gücümüz vaya para pul kazanma hırsı değil midir … ?

= Kendisinden dinimizi imanımızı öğreneceğimiz kitapları alma konusunda gevşek davranmamız, paramız pulumuz eksilecek korkusu değil mi … ? … El cevap :

Elbetteki bizlerden sudur eden bu çirkin manzaranın sebebi ; Dünya hırsıdır.Yani, para pul kazanma ve mal mülk edinme hırsıdır.

Halbu ki İslam, bu yönlü  arızaların çok çirkin bir hastalık olduğunu dile getirmektedir 

( … Allah Rasulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : İnsanda bulunan en şerli şey, aşırı cimrilikle  beraber olan şiddetli korkaklıktır.  )

EBU DAVUD : 3.C.2511.N – AHMED :  2.302.7950.N

( … Enes İbni Malik r.a dan gelen bir başka hadislerinde ise Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Üç şey insanı helaka sürükleyen şeylerdendir :

– İtaat edilen cimrilik.
– Dizginlenemeyip peşi sıra gidilen heva ve arzular.
– Kişinin kendisini beyenmesi. )

                                       BEYHAKİ. Ş.İMAN : 2.BAB – S.SAHİHA  :   1802.N

İşte bu ve emsali deliller bizlere açıkça şunu anlatmaktadır ; kim dünyaya rağbet edip onun geçici meta’ına meylederse bu, geçmiş ümmetleri helak ettiği gibi onu da helak eder…

Kim hırslı davranıp sadece mal mülk peşinde koşar yorulursa, bununla sadece dinine imanına zarar vermiş olur…

Ve yine kim, Allah’ın kendisine ihsan ettiği mal mülk hususunda cimri davranır, fakirin hakkını hukukunu gözetmezse,o kimse şifasını zor bulacağı çirkin bir hastalığa kapılmış demektir.

Öyleyse basiretli bir müslümanın bu konuda çok uyanık olması gerekir. Çünkü insanı Allah’a yaklaştıracak olan şey ne yığıp biriktirdiği malı mülkü ve ne de evletları olacaktır. Onu Allah’a yaklaştıracak olan şey, Allah yolundaki harcamaları olacaktır.

       Bakınız rabbimiz kerim kitabında ne buyuruyor :

 يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ   إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ  

“ O gün ki ne mal ve ne de evlatlar yarar sağlamaz. Ancak Allah’a  sağlam ve temiz bir kalple gelen kurtulur “

                                                                                            ŞUARA : 88.89.AY.

DÜNYA YA   RAĞBET  AHİRETİ   UNUTTURUR

Değerli kardeşlerim … ! unutmayalım ki, kim dünyasına rağbet edip ona ağırlık verirse ahiretini askıya almış demektir. Kim de ahiretine önem verip ona rağbet ederse o da dünyasını askıya almış demektir. Yani,aynen bir terazi misali hangi tarafa ağırlık verir ise diğer tarafı mutlaka askıya almış demektir. 

( … Amr İbni Avf r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ ……… Vallahi ben  sizin  için  fakirlikten  korkmuyorum. Sizin  için korktuğum şey, sizden önceki  ümmetlerin  önüne  dünya  nimetlerinin yayıldığı gibi sizin önünüze de yayılmasından, onların bir birlerine haset ettikleri gibi sizinde bir birinize haset etmenizden ve dünya malının onları ahiret işlerinden alıkoyduğu gibi sizi de ahiret işlerinden alıkoymasından korkuyorum. )

                                                                                       BUHARİ : 14.C.6365.S

( … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Kim dünyasını severse ahiretine zarar verir. Ahiretini seven de dünyasına zarar verir. Öyleyse baki olanı fani olana tercih edin. )

                                                                                 AHMED  :  HAKİM   :

DÜNYA  KAYGISI  ZİLLETE  VESİLEDİR

Bu hususta müslümanın unutmaması gereken önemli noktalardan birisi de; dünya kaygısının insanı zillete düşüren bir vesile olduğudur.

( … Enes ibn Malik r.a’dan.Allah resulü s.a.v şöyle buyurdular : Her kimin kaygısı ahiret olursa Allah onun zenginliğini kalbinde kılar, işlerini dağınık olmaktan kurtarır ve dünya da ona boyun eğerek gelir. Her kimin kaygısı da dünya olursa, Allah onun fakirliğini iki gözü arasında kılar, kendisini derbeder eder ve dünyadan da kendisine ancak mukadder olan gelir. )

                                                                                         TİRMİZİ : 4.C.2583.N

( … Ve yine bir hadisi şeriflerinde Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Veresiye pahalı satıp aynı malı peşin olarak daha ucuz geriye satın almak sureti ile alış veriş yaptığınız ve cihadı terk edip öküzlerin kuyruğuna tutunarak ziraatla geçinmeye razı olduğunuz vakit, Allah size öyle bir perişanlık musallat eder ki, artık dininize dönünceye kadar bu zilletten sizi kurtarmaz )

EBU DAVUD : 4.C.3462.N – S. SAHİHA  : 1.C.  11.N

DÜNYASI  REFAH  İÇERİSİNDE  OLANIN  AHİRETİ  SIKINTILIDIR

Ey Müslüman … ! unutma ki mal mülk hususunda dünyası refah içerisinde olanlar ahirette sıkıntı içerisindedirler. Dünyada karnı tok olanlar ahirette açlık içerisindedirler. Ve yine, Dünyada malı mülkü çok olanlar ahirette sevapları az olanlardırlar .

        Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

“ Kim dünya hayatını ve onun ziynetini arzu ederse, onların bu amellerinin  karşılığını tastamam öderiz. – yani bu isteklerini yerine getiririz – Onlar bu hususta  bir  eksikliğe  de  uğratılmazlar. Ama  bunlar  öyle   kimselerdir ki, ahirette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur. Dünya da yaptıkları işler boşa gitmiş ve amelleri batıl olmuştur. ”

                                                                                              HUD : 15.16.AY.

( … Ebu Zerr r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “…… Dünya da malları çok olanlar ahirette sevapları az olanlardır … )

                                                                                                                           BUHARİ : 14.C.6381.S

( … İbni Ömer r.a dan. Dedi ki : Bir adam Allah resulü s.a.v in yanında geğirdi. Bunun üzerine Resulullah s.a.v o adama : “ geyirmeği kes “ , Çünkü dünyada en çok doymuş olanlar, kıyamet günü en uzun müddet aç kalacak olanlardır, buyurdular. )                                                                                 

                                                                                                    TİRMİZİ : 4.C.2596.N

İNSANIN  RIZKI  ELDE ETME  HUSUSUNDAKİ  İMTİHANI

Para pul kazanma hırsının getirdiği bela ve musibetlerden birisi de, Allah’a isyan olsa bile maddeyi tercih etme hastalığıdır.

Yani, Allah’ın haram kıldığı bir iş veya bir ticaret şekli olmasına rağmen, yine de para pul kazanmayı tercih etme  hastalığı.

Halbuki imtihanda  olduğunun bilincini kaybeden zavallı insan şunu bilmez ki, hangi işi tercih ederse etsin, hangi işi yaparsa yapsın rızkı kesinlikle değişmeyecektir.

( … Ka’b bin İyad r.a’dan.Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Her ümmetin bir imtihan vesilesi vardır, bu ümmetin imtihanı ise mal iledir. )

TİRMİZİ : 4.C.2439.N – C.SAĞİR : 2.C.1340.N – AHMED  :  4 . 160

( … Cabir İbni Abdillah r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ey insanlar ! Allah’tan korkunuz ve – rızık talebinde – mu’tedil olunuz. Çünkü rızkı gecikse  bile  tamamını  elde  etmedikçe  hiçbir nefis ölmeyecektir. O halde – rızkı elde etme hususunda – Allah dan korkun ve istemekte ölçülü davranın. Helal olanı alın, haram olanı bırakın. )

                                                                                      İBNİ MACE : 6.C.2144.N

( … Ebi Umame r.a dan.Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Cibrili emin bana, rızkını tamamlamadan hiç kimse ölmeyecektir diye haber verdi. O halde Allah’tan korkun, rızık konusunda mutedil olun. Sakın rızık endişesi sizi, Allah’u Taala ya isyan etmeğe sevketmesin. Çünkü Allah katındaki hayırlara, ancak Allah’a itaatle ulaşılır. )

                                       TABERANİ KEBİR :  7694.N – M. ZEVAİD  : 4.72.6293.N

( … İbni Amr r.a dan.Resulullah s.a.v buyurdular ki : Dünya – ve onun içerisindekiler – tatlıdır, caziptir. Kim onu helal yoldan elde ederse, Allah onu kendisine mubarek kılar. – Unutmayın ki, helal yolu tercih etmeyipte – Nefsinin arzuları içinde yüzen nice kimseler vardır ki kıyamet günü ateşten başka nasipleri yoktur. )

CAMİU’S  SAĞİR : 2.C.2196.N – TABERANİ  KEBİR :

( … Ve yine bir hadisi şeriflerinde Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Bir kula ………. Malını nereden kazanıp nereye harcadığı …… sorulmadıkça o kulun ayakları  – Allah’ın huzurundan – ayrılmaz. )

                                                                                         TİRMİZİ : 4.C.2532.N

Öyleyse şuurlu bir müslümanın bu konuda Allah dan korkup, O’nun haram kıldığı uğraşlardan uzak durup meşru olan vesilelere sarılması gerekir.

MESELENİN  OLUMLU  YÖNÜ

Değerli kardeşlerim … ! buraya kadar anlatmaya çalıştıklarımız şeyler, elbetteki işin menfi yönleri idi. Yani, mal mülk edinme hırsının maneviyata zararı, zillete vesile olması, ahireti unutturması ve orada bir çok eziyet ve sıkıntılara vesile olması gibi meselenin çirkin yönleri idi.

Ama bu işin birde olumlu yönü vardır. Yani, kişinin malını mülkünü helal yoldan elde etmesi, onunla fakir fukaranın hakkını gözetmesi, zekatını vermesi ve onu Allah yolunda harcaması gibi şeyler işin olumlu yönüdür.

İşte İslam, bu şekildeki bir zenginliği övmüştür. Yani ” malım mülküm olsun da, ben de Allah yolunda harcayayım ” hırs ve arzusunu mubah görmüştür.

Burdan da anlaşılıyor ki ; İslama uygun hareket edildiği müddetçe zenginliğin zararı değil faydası vardır.

( … Yesar b.Ubeyd r.a dan.O şöyle dedi : Resulullah s.a.v’in yanında zenginlikten konuşuldu da o şöyle buyurdular : Allah’ın emir ve yasaklarına uyduktan sonra zenginliğin bir zararı yoktur. Takva sahibi olanlar için sağlık zenginlikten daha hayırlıdır. Gönül ferahlığı ise nimettendir. ” 

İBNİ MACE : 6. C.2141.N – AHMED:5.373.381  – C.SAĞİR  : 3.C.3850.  

( … İbni Mes’ud r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : İki kimseden başkasına hased edilmez. Bunlardan birisi şu kimsedir ki : Allah ona bol mal vermiş, hem de o malı hak yolunda harcayıp tüketmeye yetecek kadar da kudret bahşetmiştir…… ) 

                                                                                         BUHARİ : 3.C.1334.S

( … Ebu Said el Hudri r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : ……….. Bu dünya malını hakkıyla alan ve onu Allah yoluna, yetimlere,fakirlere tahsis eden zengin Müslüman ne hayırlı kişidir. Dünya malını haklı olarak almayan kişi de daima yiyen, bir türlü doymayan obur gibidir. Kıyamet gününde bu mal, kendi sahibinin cimriliğine bir şahid olacaktır. )

                                                                                          BUHARİ : 6.C.2682.S 

ASIL  ZENGİNLİK  GÖNÜL  ZENGİNLİĞİ  TAKVA  VE  KANAATTİR

Değerli Müslümanlar … ! Unutmayalım ki Allah’ın değer verdiği asıl zenginlik gönül zenginliği, takva saibi olmak ve kanaattir.

  عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم:  الْحَسَبُ الْمَالُ. وَالْكَرَمُ التَّقْوَى                                                           

( … Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Haseb –yani insanlar arasında kişiyi yücelten şey – maldır. Kerem’de – yani Allah indinde insanı yücelten şeyde – takvadır. )

                                                                                    İBNİ MACE : 10.C.4219.N

( … Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Zenginlik, malın mülkün çokluğu değildir ; asıl zenginlik gönül zenginliğidir.)

                                                                                         TİRMİZİ : 4.C.2479.N

( … Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Cenabu Hak buyurdu ki : ey insan oğlu ! kendini bana ibadete ver ki, gönlünü zenginlikle doldurup ihtiyacını kapatayım. Şayet bunu yapmazsan ellerini meşkale ile doldurur, ihtiyacını da kapatmam. “

İBNİ MACE : 10.C.4107.N – TİRMİZİ : 4.C.2584.N

( … Abdullah İbni Amr r.a dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Allah’ın emrine boyun eğen, yaşayacak kadar rızkı bulunan ve Allah tarafından kanaat sahibi kılınan kimse kurtuluşa ermiştir. )

                                                                                           TİRMİZİ : 4.C.2452.N

( … Fedale b.Ubeyd r.a dan.Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Ne mutlu İslama hidayet edilipte rızkı geçimine yetecek kadar olan ve kanaat eden kimseye. )                                                                                                  

                                                                                          TİRMİZİ : 4.C.2453.N 

Hulasa, bu konuda zikredilmesi gereken daha bir çok deliller mevcuttur. Ama ben sözü daha fazla uzatmadan konuyla ilgili özlü ifadelere tekrar işaret ederek meseleyi sonlandırmak istiyorum.

= Ey insanlar ! unutmayın ki Allah’u Taala sizi imtihan etmek için  fıtratınıza, mala mülke karşı meyletme hasleti koymuştur.

= Ve bu haslet gözünüze toprak doluncaya kadar da sizden ayrılmayacaktır Yani, bir vadi dolusu altınınız dahi olsa ikincisini isteyeceksinizdir.

= Ey insanlar ! unutmayın ki, her ne kadar vadiler dolusu altın,mal mülk ve uzun ömür hırsınızda olsa, Allah’ın sizin için takdir ettiği sınırın dışına çıkamayacaksınızdır.

= Yine unutmayın ki, ne kadar malınız mülkünüz ve uzun ömrünüzde olsa, bunların zekatını vermediğiniz, fakir fukaranın hakkını gözetmediğiniz ve bunlardan Allah yolunda harcamadığınız müddetçe, o edindiğiniz mal mülk , hesabını çetin vereceğiniz yükten başka bir şey değildir.

= Ve hele şunu hiç unutmayın ki, dünyada malı mülkü çok olalar ahirette sevapları az olanlar, dünyada karnı tok olanlar, ahirette karnı aç olanlardır.

Allah’u Taala bizlere ; hakkı hak bilip ona itaat etmeyi ve batılı da batıl bilip ondan ictinab etmeyi nasip eylesin.

Ve yine bizlere ;  maddeye kulluk etmeği değil de, maddeyi kendisine kulluk etmek için kullanmamızı nasip eylesin.                                                                    

                                                                         Amin

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                      Tacuddin el Bayburdi