<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk Eğitimi -</title>
	<atom:link href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/</link>
	<description>İyilik Ve Takva Üzere Yardımlaşın (Maide 2)</description>
	<lastBuildDate>Sun, 09 Oct 2022 14:05:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2015/02/cropped-51672204_2230637893625247_7710222773204811776_n-e1624197862879.jpg?fit=32%2C25&#038;ssl=1</url>
	<title>Çocuk Eğitimi -</title>
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">117739964</site>	<item>
		<title>Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Oct 2022 12:33:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ? Biraz geriden başlayacağız. Kainatta yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bu maksat üzere yaratılmış olmasın yani kulluk üzere. Sadece insanoğlu değil yaratılmış ne varsa her şeyin yaratılış gayesi kulluk. Böyle bir cümle kullandığınızda aynı paralellikte kullandığımız daha önceki cümleleri de etrafına toplar. İnsan kainatın merkezindedir dediğimizde hemen...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/">Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8534" class="elementor elementor-8534">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-13a932c elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="13a932c" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b06fa82" data-id="b06fa82" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-2dcff2e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2dcff2e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-23ee46a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="23ee46a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-fd04920" data-id="fd04920" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-0c20ee9" data-id="0c20ee9" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ef4910d elementor-widget elementor-widget-video" data-id="ef4910d" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/ixkjHf6eJDg&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1ad586b" data-id="1ad586b" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-ffbac2a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="ffbac2a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-94bd248" data-id="94bd248" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-64d58a3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="64d58a3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Biraz geriden başlayacağız. <strong>Kainatta yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bu maksat üzere yaratılmış olmasın yani kulluk üzere.</strong> Sadece insanoğlu değil yaratılmış ne varsa her şeyin yaratılış gayesi kulluk.</p><p>Böyle bir cümle kullandığınızda aynı paralellikte kullandığımız daha önceki cümleleri de etrafına toplar. İnsan kainatın merkezindedir dediğimizde hemen etrafını sair yaratılmışlar ile örüyoruz.</p><p>Bunu bizim üzerimizden verilen örnek ile yani insanoğlu kulluk için yaratılmıştır. Hiçbir harekatı, sekenatı yoktur ki kulluk olmasın veyahut kulluğun dışında kalsın. Aynı anda insanın etrafında ne varsa her şeyin yaratılış gayesi bu maksattır yani kulluk üzeredir. Buna sebep dün hafif bir geçiş ile ele aldık ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم ۗ مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p> <strong>Kendi kendilerine Allah’ın gökleri yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak yaratmış ve muayyen bir süreye yani bir ecele kadar, vakte kadar yarattığını hiç düşünmediler mi?</strong></p><p>Bu gösteriyor ki insanoğlu şu ayet inmeden bile şu istenilenleri yapabilecek istidat üzere yaratılmışlardır zaten.</p><p>Allah Resulü nübüvvetini söyleyerek geliyor bedevi, daha öncekileri düşünebilen algılayan  bedevi Allah Resulüne seni yeri göğü hiç yoktan yaratan mı yolladı diyor. Bakın ne ile alaka kuruyor. Muhatabı olan kişinin de onun ile alakası var, bunu soran kişinin de alakası var. Çünkü nübüvvetini kabul edebilmesi için evet o yolladı, garip zaten böyle bir iddiada bulunan yalancı her zaman yalan söylemeye hazırdır değil mi? Nasıl onun yalan söylemeyeceğinden emin ki bedevi böyle bir soru soruyor.</p><p>Bu ihtimal üzere söz edersek daha önceden resul o toplumda tanınmış birisidir. Hiç yalan söylemediğine hepsi şahitlik ettiğinden dolayı emindir yalan söylemeyeceğine dair.</p><p>Ayrıca o toplumda demek ki böyle bir olgu oturmuş yalan söylemek o toplum tarafından zemmedilen bir fiil değil mi? Yalan söylemesi mümkün değil çünkü o toplumdan dışlanırdı, her halükarda nasıl yalan söylerse söylesin.</p><p>Şimdi sizi düşünün, sizin söylediklerinizin, konuştuklarınızın, yaptıklarınızın yüzde doksanın doğru olduğunu düşünelim her söylediğinizi yalan söylemiyorsunuz değil mi? Veyahut yüzde doksan dokuz söyledikleriniz hep doğru olsa iddialarını doğru olsa o yüzde bir kalan yüzde bir sizin yalanınıza şahit olsam ben görsem bir daha size inanmam. Söylediğiniz doğrulardan da şüphe etmem normal değil mi? İnanmam, ve şüphe etmem doğru.</p><p>O zaman biz hassaten buna dikkat ederek ne olursa olsun doğruluk, dürüstlük önce insan olmanın vasfıdır. Eğer insan olarak böyle bir değere sahipsek yalancılığın cirit attığı bu ortamda hakimlerden yalancılar vardır sahtekarlar vardır, siyasilerden yalancı sahtekar vardır, tüccar, ticaret ehlinden sahtekar yalancılar vardır. Hepsi yalancıdır. Ama herkes şahit ister. Neden? Birbirlerine güvenmiyorlar. Halbuki başkasının yalancılığından mağdur olan birisi kendisine yalan söylenildiğinde de rahatsız olan kendisi de başkasına yalan söylüyordur.</p><p>Bu cümleyi büyüklerin anlamadığını düşünüyorum. Sizin de nasıl anlayacağınızı pek merak etmiyorum şuan. Başkasının yalanına göz yuman birisi, başkasının sahtekarlığına göz yuman birisi kendisini yalan söylemeye hazırlıyor demektir. Bu ortam tabii seyrinde böyle gider.</p><p>Onun için<strong> başkasının yalanına, başkasının şerrine katiyetle sükut etmeyin. Sükut ettiğiniz şeye siz de müptela olursunuz</strong>. Ona seyirci kalmayın. Bunun için Allah azze ve celle kendi kendilerine Allah’ın semada yarattığı, yerde yarattığı, bunun ikisinin arasında yarattığı, veyahut bu kainatta yarattıklarını bir hak üzere yaratmışsa önceden yani hiçbir şey abes değil, yaratılmamıştır. Hak üzere ise o yaratığın üzerinde hakikati yaratılış biçimde mülahaza edip, görerek geliyoruz. Çünkü mücerreden bize bakmamızı söylüyor değil mi?</p><p><span style="color: #008000;">فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ</span>  <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Allah’ın rahmet eserlerine bak diyor, deveye bak diyor, göğe bak diyor, yere bak diyor her yere bak diyor. Eğer bakacağımız şeyi ismen zikredip yani yönümüzü bulmak içindir o söz değil mi? Yani semaya bak dediğinde sen her halde şöyle bakacak değilsin ya, yere bak dediğinde oraya bakarsın. Arkasından başka bir kelime zikretmese,</p><p><span style="color: #008000;">وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ</span> <strong>onlar yer yüzüne bakmıyorlar mı nasıl dümdüz kılınmış</strong>. Bir eyleme bakıyorsun ne var orada göze çarpan ne var. İlk akla gelen düzlüğüdür her halde yani sadece bize bak desen ki öyle de diyor arkasından bir de çelişki yaşamayalım yani şuraya baktığında ne görüyorsunuz desem herkes her halde fayans görüyorum diyecek. Yer yüzüne de öyle bakacak. Ama açıklama yaparak,</p><p><span style="color: #008000;">فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ <strong>A</strong></span><strong>llah’ın rahmet eserlerine bakın arkasından</strong></p><p><span style="color: #008000;"> كَيْفَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ</span> <strong>koskocaman yer yüzünü öldürdükten sonra tekrar ona nasıl hayat verdi. Eğer biraz çalıştırıyorsak hayat verdiği şeylere baktığımızda binlercesi var bir şey değil.</strong></p><p> Bu ise düşünemeyen, akıl edemeyen, muhakeme edemeyen veyahut merak duygusunun tamamen öldüğü kimseler olarak hiçbir şey görmüyorlar, görmedikleri de belli.</p><p>Ama dünkü söylediğimiz bir ayette, onlar yer yüzünü hiç gezip dolaşmadılar mı? Gezip dolaşsalardı, gören gözleri, işiten kulakları, akıl eden kalpleri olurdu diyor. Neden bu ayeti biz ilk önce ele aldık? <strong>Yaratılış gayemizin bir hedefi olduğu, sahip olduğumuz duygular ile bunlar ile ilişki kurduğumuz.</strong> <strong>Göz olmasaydı ilk ilişkiyi kuramayız, temas etmesek ilişkiyi kuramayız değil mi? Akabinde de bu değerlerin farkında olmak.</strong> Dünkü geldiğimiz yer o idi. Önce kendinizin değerinin farkına varmanız gerekir burada da diyor ki ;</p><p> <span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُواْ فِىٓ أَنفُسِهِم ۗ</span> <a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a>  <strong>önce kendi kendilerinde</strong></p><p><span style="color: #008000;">وفي أنفسكم أفلا تبصرون</span> <a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> <strong>sizin kendinizde de ibret alacağınız, size öğüt verecek, aklınızı başınıza getirecek çok örnekler var diyor</strong>. Ama biz toptan kendimizin farkında değiliz<strong>. </strong>Bir bütünün farkında olmayan o bütündeki cüzlerin hiçbirisinin de farkında olmaz.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Rum 8</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Rum 50</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Rum 8</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Zariyat 21</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-9db7b19 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="9db7b19" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2cfbdba" data-id="2cfbdba" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-031a656 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="031a656" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-76cce50 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="76cce50" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-f85476a" data-id="f85476a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ce2ca4c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ce2ca4c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Onlar kendi kendilerine düşünmüyorlar mı? yerde gökte yaratılan her şey madem hak, çünkü ayakta oturarak yapanlar da öyle diyor.</p><p><span style="color: #008000;">ما خلقت هذا باطلا</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a>  yere göğe bakarak, arasındakilere bakarak bu sözü koymalısınız yani sizin varlığınızda bir batıllık olmadığı gibi etrafınızda gördüklerinizde de bir batıllık yok. Abeslik yok. O zaman devamlı suphanallah dediğimizde yani noksanlıktan tenzih etmek için. Veyahut Allah’ı ululamak suphanallah diyoruz. O zaman biz din adına öğrendiğimiz ne varsa o öğrendiğimiz şeyi anlayan, bilen hangi maksat ile söylenildiğini düşünen bir kişiliğe sahip olmamız gerekir. Ve bu sefer etrafımızda gezinirken de anlayalım. Şimdi Allah bu sözü, <strong>onlar yer yüzünü hiç gezip dolaşmadılar mı?</strong> G<strong>ezip dolaşsalardı gören gözleri, işiten kulakları akıl eden kalpleri olurdu derken kime diyor bunu? Çünkü baktığı halde görmeyen, işittiği halde dinlemeyene ne diyor? Hayvanlar gibi</strong>. Hayvan dağa salındığında, araziye obaya meraya salındığında hep yerdeki yiyebileceği yeşilliklere bakar, o başka bir şey görmez.</p><p>O zaman bizim varlığımızın farkına varma, ondan sonra onun ile ne yapacağımızı düşünerek ve bunu düşünemeyenler akıl edemeyenler için de ;</p><p><span style="color: #008000;">وَإِنَّ كَثِيرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ</span> rabbine kavuşmayı cidden insanların çoğu rablerine kavuşmayı, ona geri döndürülmeyi inkar ediyorlar.</p><p>Bunun ile kuracağımız bağ ne olur? Yerde gökte ikisi arasında yaratılmışları müşahede bizim ahirete imanımızı da arttırıyor.</p><p><span style="text-decoration: underline;">Hiç aklına getirmeyenlerin yani ölümü ölüm bir yok oluş değil, bir yokluğa gitmiyorsun. Başka bir hayatın başlangıcı. İmtihana tabii tutulduktan, denendikten sınandıktan sonra başka bir hayata geçiş.</span> <span style="text-decoration: underline;">Biz buna ahiret hayatı diyoruz bir yok oluş değil.</span> <strong>Tekrar farklı bir yaratılış çünkü insanoğlu yaratılmış olduğu tabiatı üzere, fıtratı üzere burada tabiat kelimesini fıtrata eş anlamda kullandık</strong>. Çünkü bundan sonra kullanacağımız cümlelerin içerisinde fıtrat veyahut fıtratın yerine tabiatı, eşyanın tabiatı diyoruz bu eşyanın fıtratı mesela yılanın tabiatı desek nedir? Isırıp sokmak. Onun tabiatı yani o fıtri onun için o bir değer ama bizim için o bize zarar veren bir şey. Ama biz bunu akıllı telakki ettiğimizde geçen gün hani su ile akrepten misal verdim ya, veyahut aslanın bir ceylanı parçalamasını ilk bakışta vahşi görürüz ama kendimizi koyun boğazlayıp yerken hiç bunu göz önünde bulundurmayız. Düşünmeyiz bu da öldürme farklı bir biçimde. Aslan ise bıçak taşımıyor tırnakları ile ağzı ile işi bitiriyor.</p><p><strong>O zaman biz kendimizi sair varlıklar ile kıyaslarken her şeyin tabiatına uygun sahip olduğu hasleti onun penceresinden bakarak, onun menfezinden bakarak değerlendirmemiz gerekiyor.</strong> Ama biz insanız biz hep aynı yerden birbirimize bakabiliriz çünkü aynı değerlere sahibiz.</p><p>Çünkü insanoğlu yaratılmış olduğu tabiatı üzere her zaman devamlı gördüğü, işittiği şeylere neden, ne için ifadesi ile onun künhünü mahiyetini araştırır, merak eder. O zaman insanda sahip olduğu bu değerler mesela bakacaksınız şimdi Kurana bize göz verdiğini, kulak verdiğini, iki dudak bir dil verdiğini bir kalp verdiğini devamlı zikrediyor.</p><p>Bu sahip olduğumuz haslet değerlerde kalbe geldiğimizde hepsini şöyle okuduğunuzda müstakil müstakil değerleri yaptıkları işlere dönüktür. Bütün eşyayı görebilmen için değil mi bu olması lazım. Düşünebilmen için akli ehliyetin olması gerekiyor. Tefekkür edebilmen için, bütün bunları değerlendirme merkezi, algılama kendisine ait olan değeri..</p><p>Merak merkezde o zaman merak etme duygusu ölmüş mesela meraka bunun ile bağlı olan bunun ile eş anlamda bir kelime zikredin merak dediğimizde, ilgi zaten ilgiye sebep merak oluşur. Seni çeken bir şey vardır ilgi ve merak edersin. Arkasından neden, nasıl, taacup ettiğin hayret ettiğin şeyler gündeme gelir. O zaman bizde merak duygusu çok unutulmuyor, yanlış noktalarda geliştiriliyor. Mesela tecessüs de bir merak neticesidir. <strong>Tecessüs ne demek? Birisinin ayıbını aramak.</strong> <strong>Dikkat edin birisinin iyiliklerini mi daha çok gündeme getiririz kötülüklerini mi? Şimdi değişir.</strong> Adamı kötülemek istiyorsan hep kötülüklerini, adama aşırı sevgin var ayıbını kapıyorum diye kötülüklerini örtüyorsan, nasihat etmiyorsan ki başta budur. Ayıbını çıkarmama onun kötülüğünü örtme değildir. Bir insan bir yerden geçerken bir evin duvarlarının koruluğun veyahut tahtaların aralığından bakması nedir? Tecessüs. Haramini görme. Karşı tarafında onun gözünü çıkarma hakkı vardır. Merak başına çorap örer. Merak güzel ha buğuz etmek nedir dediğimizde anlayamazsınız, Allah düşmanın buğuz etmek hayırdır, bir ibadet eylemidir vera ve’l bera dandır. Ama bir Müslümana buğuz etmek beladır musibettir. Buğuz etmenin kökünü diyelim neyden gıdalandığını, nemalandığını öğrenmek isterseniz sebepler çok basit şeylerdendir. Şimdi kendimizi bir silkeliyoruz. Veyahut kendimizi tanımaya çalışıyoruz. Yoğun bir gözetim altında tutulursanız hep yaptığınız arızalar gündeme gelirse kendi kendinizi ikna etmeye başlarsınız ben cidden kötü birisiyim. İyi yanlarınız da söylenirse ha benim kötülüğüm söylendiği gibi yanlışlarım iyiliğim de söyleniyor. Biz bir hata yüzünden birisini toptan yok saymayız iyi bir yönü ile de onu alıp herkesin üzerinde iyi bir insan da demeyiz.</p><p>Hatalı insan, insan hatalıdır insan nisyan ile malumdur <strong>insan hata eder. Ha hata etmesi gerekiyor, yanlış yapması gerekiyor, bir kusur işlemesi gerekiyor mutlak neden? Allah’a devamlı tevbe edebilmenin kapısının açık kalması gerekiyor.</strong> Eğer insanlar hiç günah hata işlemez olsalardı Allah günah işleyen bir topluluk yaratır, onlar günah işler Allah’tan tevbe mağfiret talep ederler Allah da onları affederdi.</p><p>Şimdi bunu anladınız değil mi? Fark etmenin istife ettiği unsurlar merak bunlardan birisidir ama dikkat edin merak edin katiyetle tecessüs gibi bir istikamete yönelmeyin, veyahut birilerinin ayıplarını araştırma onu kötüleyebilmek için bunu yapmayın. Peki hem ayıbını görecen susmayacaksın hem de arkadaşını satmayacaksın. Peki hem tecessüs etmeyeceksin hem de ayıbını yaymayacaksın. Yani susmayacaksın. Hepsini bir arada siz becerir misiniz? Mümkün değil ya.</p><p>Ufak bir kötülük yaparsın sana yapıldığında bu sana dokunuyor sen başkasına yaptığında hiçbir şey hissetmiyorsun. Daha biz insan olarak oturmamışız.</p><p>O zaman ilk tanımamız gereken niteliğimiz, sıfatımız kimlik vasıflarımız ne imiş? Kuranda bize insan olarak verdiği vasıflar.</p><h2><strong><span style="color: #000000; font-size: 19px;">Gören, işiten, kalbi olan kalp de bizim hayatımızın merkezindedir.</span></strong></h2><p><strong>Çünkü insan vücudunda bir et parçası vardır ki diyor ;</strong></p><p><span style="color: #008000;">إذا صَلَحَتْ، صَلَحَ الجَسَدُ كُلُّهُ </span> o salah buldu mu, bütün ceset salah bulur. Şimdi senin dilindeki diyelim ki biriniz fuhuş bir söz söylüyor, fuhuş bir söz ne anladınız mı? Fuhuş müstehcen bir söz, münker bir söz desen Allah’ın ve Resulünün sevmediği deriz. Hemen senin nerenin kötülüğüne bakarım önce, bunun neresi bozuk derim? Merkez santral. <strong>O et parçası salah buldu mu bütün ceset salah bulur. O et parçası ifsat a uğradı mı, ifsat oldu mu bütün ceset ifsat olur.</strong> <span style="color: #008000;"><strong>أ</strong>لا وهي القَلْبُ</span> işte o kalptir diyor o et parçası.<strong> Kalp nasıl kirlenir? İşlediği her günah her kötü şey ne olursa olsun günah deriz o günahın cürmü kadar kalpte siyah bir leke yapar.<span style="text-decoration: underline;"> Çoğaldıkça da o siyah leke söz verirsin sözünde durmazsın, arkadaşını ispiyonlarsın, yalan söylersin, tecessüs edersin, yaramazlık yaparsın, zarar verirsin kalp ne oluyor? Kasvet dediğimiz kasavete bürünüyor. Öyle oluyor ki sertleşiyor.</span></strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Ali imran 191</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-38a882b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="38a882b" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8382c2e" data-id="8382c2e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-8970ff4 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="8970ff4" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-5004eb7 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="5004eb7" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-da4ba20" data-id="da4ba20" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-fd28fef elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="fd28fef" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Öyle sertleşiyor ki taştan da daha sert oluyor. Şimdi kalbimizi kontrol altına almadıysak sizin burada dersi dinle dememiz, mesela bugün Cihan abiniz size bir ders yaptı, anaya babaya karşı bizim hissetmemiz gereken duygular. Bu duygu canlı değilse ana ile çocuk arasında iyi bir bağ kurulmadıysa, Anadolu&#8217;da kadınların Allah’ın mesela Kuranı kerimde kendi hukukuna riayetten sonra ana babanın hukuku ve hemen ananın dokuz ay karnında taşıması ve bir de iki sene süt emzirmesini gündeme getirir. Bir bağ var bunda. Anadolu&#8217;da analar çocuklarına kızdıklarında ne derler, yaptırım olarak neyi kullanırlar? Sütüm haram olsun. Çocuğuna bir iftira olsa o zaman çocuğunu ne ile müdafaa eder? Ben ona haram süt emzirmedim der.</p><p>Demek ki bir etkinliği var bunun. Gerçi hoş şimdiki analar bunu da diyemezler gayrı çocuklarına süt vermiyorlar ya. Bu deme hakları da yok. Sütümü haram ederim de diyemez, ben ona helal süt emdirdim de diyemez.</p><p>Yani sana süt olarak içirdiyse Hollanda dan getirdikleri bir mondafonun melezin sütünü içirtmişlerdir o da bir sürü su karıştırarak.</p><p>O zaman biz kendimize dönüp baktığımızda dikkat etmeliyiz. O zaman bizler diyelim çünkü insanoğlu yaratılmış olduğu tabiatı üzere her zaman devamlı gördüğü, işittiği şeylere neden niçin ifadesi ile onun künhünü mahiyetini araştırır. İster istemez sebebini sorar.</p><p>Ama biz bunu katiyetle hikmetçi mantığı ile yani yaklaşım sözünü kullanırız bunu yapmamalıyız. <strong>Bir Avrupalı da eşyanın bu denli mahiyetini araştırır ama o farklı bir şey bulabilmeyi düşünür. Biz önce o şeyin yaratıcısını buluruz.</strong> <strong>Onların yaptığı en büyük hata nedir? Araştırdıkları şeyin yaratıcısını araştırmıyorlar.</strong> Halbuki Kuranın yönlendirdiği yol işareti gibi oku çizmiş, yaratıcıya götürür. Her mahluk halıkın oradaki izidir. Çölde kumda iz belli eden bir yerde bir deve izi görürseniz ne anlarsınız? Oradan deve geçmiş. İspata ihtiyacı var mı bunun? O iz zaten ispatı ama o iz ile öyle hassaslar vardır ki bu deve yüklü, bu deve yüksüz diyebilecek anlayanlar var. Nasıl anlıyor? İzin normalin üstünde derinliğe inmesi. Ha neyi bilemez o deve tek hörgüçlü müydü çift hörgüçlü müydü bilemez. Boz muydu kızıl mıydı bunu bilemez. Ama bir tüyünün düştüğünü görse orada boz bir tüy a bu boz bir deve imiş derler. Devenin erkek mi dişi mi olduğunu anlayabilir mi anlayamaz.</p><p>Halbuki kainatta yaratılmışların üzerindeki bütün izler bir yaratıcının varlığına delalet eder, inkara delalet eden yokluğuna hiçbir eser yok. Ve bunun için küfrün ispatı yoktur diyoruz. Eğer Allah bizi tabiatı müşahedeye yönlendiriyorsa bakmaya görmeye o zaman dikkat edin birbirinize adam olmak istiyorsan insan olmak istiyorsan gez dolaş. Keskin bir göz basiret sahibi olmak istiyorsan gez dolaş. İyi işiten algılayan biri olmak istiyorsan gez dolaş. İyi bir akıl eden kalbe sahip olmak istiyorsan gez dolaş.</p><p>O zaman göreceksiniz ki bu gezmenin dolaşmanın ne denli tavsiye edildiğini mutlak bunun tabi hemen size hitap ettiğim bir şey değil, felsefi dinlerde yani batıl dediğimiz dinlerde eğer onlar geçmişte kendilerine indirilen ilahi bir dinin kalıntısı ise bazen bunu bulmak mümkün. Çünkü gezip dolaşma emredilmişse bakıyorsunuz Brahmilerde, Enduizmde Brahmi diye bir mezhep vardır gezip dolaşmak seyahat ibadettir. Felsefe de buda böyledir. Halbuki bu bizim kitabımızda zikredilmişse biz şimdi gezip dolaşma dediğimizde asalaklık, avarelikten şimdikiler de gezip dolaşmayı bu mevsimde gördüğünüz üç dört ay turistler gelip gider ama o da fena değil Kuranda da azap edilmiş, cezalandırılmış toplulukların yerlerinin gezilip dolaşılması, ibret alınması gerektiğini de söylüyor. Nasıl helak oldu? Şimdi onların binalarına dikkatimizi çeviriyor. Neden binalar acaba? Onları ev yapmış iki bin üç bin beş bin senedir ayakta bizdeki yirmi senelik evlere eski bina diyorlar.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-d5b08d3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="d5b08d3" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-fbd3910" data-id="fbd3910" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-6bd2588 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="6bd2588" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a4ca221 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a4ca221" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b80031c" data-id="b80031c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ade3948 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ade3948" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</a></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.youtube.com/channel/UCy4dEe2x35IsGIkZTgfEkVA">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p><p style="text-align: center;"> </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/">Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8534</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2022 12:27:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8518</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2 Dünkü sohbette kaldığımız yerden bizim meseleleri telakkimiz meselelere bakış açımız algılamamız çünkü telakkimiz algılamamız ile nasıl algıladığımız ile alakalı. Algılamamız istikametinde insanın kul olduğunun farkına varışlığı vardır. Yani biz bütün bu sohbetlerimizde hedef aldığımız gaye ne imiş? Kul olduğumuzun farkına varmak. Her eylemimizde kul olarak bir kulluk...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8518" class="elementor elementor-8518">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-5479d94 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="5479d94" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-db22002" data-id="db22002" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-c98d5ca elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c98d5ca" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a515d93 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a515d93" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-26cc3f8" data-id="26cc3f8" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e80c3dc" data-id="e80c3dc" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b6c0caa elementor-widget elementor-widget-video" data-id="b6c0caa" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/SMZmR_veY7I&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6d8d46d" data-id="6d8d46d" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4169cfd elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4169cfd" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2f4ac1e" data-id="2f4ac1e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-574422b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="574422b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Dünkü sohbette kaldığımız yerden bizim meseleleri telakkimiz meselelere bakış açımız algılamamız çünkü telakkimiz algılamamız ile nasıl algıladığımız ile alakalı.</p><p>Algılamamız istikametinde insanın kul olduğunun farkına varışlığı vardır. Yani biz bütün bu sohbetlerimizde <strong>hedef aldığımız gaye ne imiş?</strong> <strong>Kul olduğumuzun farkına varmak.</strong> <strong>Her eylemimizde kul olarak bir kulluk eyleminin faili olarak bulunduğumuzu fark etme.</strong> Oynarken dahi bir kulluk eylemi üzere olduğumuzu fark etme. Şakalaşırken, dersteki bütün gayemiz kul olduğumuzun farkına varmak. Her hareketimizde madem ki bir kulluk eylemi üzereyiz onun, o fiilin, o hareketin, o tasarrufun bizden rast gele çıkmadığını, boş bir iş angarya olmadığını, onun yaratıcımıza bir kulluk takdimi olduğunu fark etmek, farkına varmak fark ettirmektir.</p><p>Benim vazifem nasıl fark ettirmek ise sizin de vazifeniz fark etmek. Bu farkı yakaladığın an aynı anda arkadaşlarına kendini fark ettirmek istiyorsun ya, ilgi çekmek istiyorsun, becerdiğin bir iş ile arkadaşlarının yanında onlardan farklı olduğunu, mesela bu gün Seydişehir&#8217;den çıkarken küpe mescidinin yanında bir amca gördük, sakallı cübbe sarık öyle havalı havalı yürüyor ki Allah’ın farklı kulu, ama bunu şekle yüklemiş. Şekil ile bunu göstermek istiyor. Eğer şekil ile bir İslam&#8217;ı arz etme, gösterme varsa namaz kılmak bunların en önde geleni beş vakit namazda camide bulunmaktır. Yolda sokakta gezerken tozarken mütevazi, halim selim ahlaklı, insanlara zarar vermeyen. Bence öyle hava atarak hüleyaen gezerken kendini ispat etmeye çalışmaktan öte yolda insanlara eziyet veren bir taş, çöp, pisliği alıp kenara koymak bundan daha hayırlıdır. O kişi o hadisi bildiğini gösteriyor, fiili ile de ispat ediyor. Şimdi buraya bakıyorsun derse oturmuşuz hala derse oturmanın adabını o arkadaşlarınızdan birisi pıs pıs kulağına konuşuyor.</p><p>Pür dikkat konuşan kişiye yoğunlaşırsanız belli ki o dersi algılamaya hazırsınız. Burada da bizim bu derslerdeki maksadımız yani dersin içinde telaffuz etmediğimiz bir cümle ile ne yapmak istiyoruz?</p><h2 style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000; font-size: 19px;">Kul Olduğumuzun Farkına Varmak.</span></strong></h2><p>Ancak kendisinin her halükarda kul olduğunun farkına varamayan kişiler yani bunca eğitimden, dersten, sohbetten sonra bir sene iki sene üçüncü sene buraya gelip gitmiş hala kul olduğunun farkına varmadıysa ya anlatımda bir sorun var, ya da anlamada algılamada bir sorun var. Yani bu ya bende bir sorun olduğunu gösterir ya da sizde bir sorun olduğunu gösterir. Ben anlatamıyorum demektir. Bu sefer ben kendimi gözden geçirmek zorundayım ama şuradaki yazanlar benim yazılarım ise ben size  bir şeyler vermek istiyorum yani bir şeylerin farkına varmanızı istiyorum. Siz de bunun farkına varabilmek için nelere dikkat etmeniz gerektiğine bakmanız gerekir. Ha belki küçüklüğünüze sebep hemen fark etme, hemen o işi düzeltme belki istenilmeyebilir ama düzelmeye doğru gittiği görülmeli değil mi? Geçen seneye nispeten bu sene farklı olmalıydınız? Kim geçen seneye göre bugün farklı, kim geçen seneye göre aynı yerde kalmış, kim geçen seneye göre arka vites yapmış, geriye gitmiş? Ben şimdi bunu bazı gözlemler ile fark ediyorum. Büyüyen diyorum, aynı kalmış, geriye gitmiş arka vites daha önce sahip olduğu değerlerde zayiat var yani erezyon var. Hiç kimse de bunu şuan düşünmüyor çünkü birisi ikaz etmemiş. Bazılarınız geliyor hocam ben diyor yılışık mıyım diyor bu soru doğru yanlış hiç önemli değil bu soruyu sorması da güzel.</p><p>Veyahut ben size desem siz ne kadar orada imtihan sorularının en altında yazmış, ben onu size soru şeklinde şöyle sorsam, kendi kendinize sordunuz mu? Siz bu sohbetleri ne kadar algıladınız, farkına vardınız?  Ve değiştiniz, değiştirdiniz.</p><p>Dünkü birleştirdiğim yerde iki cümleyi bir <strong>neden fıtrat dediğimizde neden kulluk</strong> bugün herhalde biriniz güzel yazmış yani <strong>dünyaya gelirken sahip olduğumuz fıtri değerler bizim ile beraber geliyor tabi ki onlardan konuşacağız.</strong></p><p><strong>Fıtri değerler ile insanın ilişkisi ondan bir parça gibidir</strong> tanır, o uzvun kendisinden olduğunu tanır bunu bilir. Mesela hepinizin küçük kardeşi vardır, bebeğiniz vardır evde. O dünyaya gelir gelmez annesi kucağına alsın hemen annesinin memesini arar bulur, hiç klavuza ihtiyaç yoktur. Kuzular da böyle. Yere düşer düşmez kuzu ne yapar gider annesinin memesine yapışır. Bir klavuz bak meme burada senin yiyeceğin burada demedi. Fıtri değerler ile bizim ilişkimiz ne imiş? Bire bir bizden bir parça gibi ama hala on dört on beş on altı yaşına gelmiş bu fıtri değerler ile ilişkiyi kuramadıysa o kişinin merkezi ile merkezi neresi? Göz ile ilişkisi yoktur gözü ile. Kulağı ile de ilişkisi yoktur. Ağzı ile de ilişkisi yoktur rast gele geldi. Mesela bunu nerede anladınız? Geçen sene Ankaralılardan birisi açlıktan ölüyoruz demişti ya, ben merak ettim kendini çağırdım ya Allah aşkına nasıl açlıktan ölüyorsun yavrum? Ya hocam diyor o an aklıma o geldi diyor. Bu ne demek? Dili ile ilişki yok. Dili şöyle tutup çırpılmış bir yağ gibi ilişki yok. Bir bakın şimdi eliniz ile ilişkiniz var mı, gözünüz ile ilişkiniz var mı, kulağınız ile ilişkiniz var mı? Bütün bunların hepsi yarın aleyhinizde şahitlik yapacak. Aleyhinde yani seni suçlu gösterecek bir şekilde şahitlik yapacak.</p><p><strong>Farkında olmak ne imiş? Elinle bir iş yaparken, o iş hayır mı şer mi? Düşünürken o iş hayır mı şer mi? Yürürken hayra mı gidiyorsun şerre mi gidiyorsun? Yerken haramdan mı helalden mi? Ne için yiyorsun yaramazlık yapmak için mi yiyorsun yoksa hayra vesile olacak bir şey için mi? O zaman ilişkilere dikkat etmek gerekiyor.</strong> İşte bunun farkına vardırmak bütün gayemiz, hedefimiz bu yapacağınız işin farkına varmak.</p><p>Ha bunu anlık temasta iletişim sağlanmayabilir. Temasta iletişim sağlanmayabilir derken hepiniz baktığım kadarı ile bunu anlayabilecek konumdasınız. Ama büyüklerden birisi bunu anlamazsa onu makul karşılarım. O daha çok yıpranmıştır bu değerler yönü ile . internete giriyorsun internet bağınıza bakın diyor bağlı mısınız? İletişime geçmek istiyorsun bağlantı yok. Bu şimdi benim ile sizin aranızda da olabilir. Çok eskilerde internete girmek için yoğun çaba sarf ederdik. Temas etti mi, biraz devam ederdi hızlana da bilirdi. Hala sizle bu teması sağlayamadık yani iletişim kopuyor, değmiyor. Eskiden bir yıldırım düşerdi burada o tel parça parça olurdu bizim görmeyeceğimiz şekilde ve iletişimi zorlaştırırdı. Veyahut iki şey arasında o usb ile bağlantı arasında bir şey olurdu bir dil kalkmış noksan, kendinizi şimdi böyle düşünün ben getirip usb yi takmaya çalışıyorum ama temas yok. Sağlanmıyor, iletişim de kurulamıyor.</p><p>Onun için kuran okuduğunuzda sanki usb yi takıyorsunuz teması sağlıyorsunuz ondan sonra iletişim başlıyor. Fikir alış verişi kuran size düşüncelerini fikirlerini sunmaya başlıyor. Bunu ya birisi aktarır bizim yaptığımız gibi ya da siz almaya başlarsınız.</p><p>Babalarınız çok kötü bir yöntem ile bunu seçiyor. İşte yarpuza gider, bir ay kalırsan sana bir telefon alıcam. Yarpuz hakkında da kötü zannı var onun, sizin hakkınızda da kötü zannı var. Sanki yarpuzda sihirli bir değnek var, çocuğun ensesine dokunur dokunmaz çocuk dört dörtlük adam oluyor. Yok böyle beleş kazanç. Yarpuzun böyle bir niteliği de yok. Ha çocuğun bir telefon ile aldatarak hedefini, gayesini ona yönlendirmek. Niyeti onu kazanmak.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e3d8759 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e3d8759" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-f5e1138" data-id="f5e1138" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-47af1fd elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="47af1fd" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-153120d elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="153120d" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-26a4a2e" data-id="26a4a2e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b421745 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b421745" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Mesela geçen gün rebi yazdırdı hat dersinde size;</p><p><span style="color: #008000;">إنما الأعمال بالنيات</span>  hadisi diye bir hadis yazdırdı. Ameller niyetlere göre değer alır. Amel ne olursa olsun o amelin üzerinde yani asıl olan niyettir. Herkes Mekke&#8217;den medineye hicret ediyor. Kimin için? Orada diyor ya</p><p><span style="color: #008000;">فمن كانت هجرته إلى الله ورسوله</span> kimin hicreti Allah’a ve resulüne ise,</p><p><span style="color: #008000;">فهجرته إلى الله ورسوله</span> onun hicreti Allah’a ve Resulünedir. Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye gidiş ne içindi? Allah için. Resulüne tabii olmak için. Onun için memleketini, doğup büyüdüğü yurdunu terk ediyor Medine&#8217;ye gidiyor. Bunların içinden birisi, <span style="color: #008000;">محاجر ام قيس</span> dedikleri birisi Müslüman olup Medine&#8217;ye hicret eden bir kadını seviyormuş. O da o kadından ayrılmamak, ulaşabilmek için arkasından o da Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye gidiyor. Görünürde hicret Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye değil mi? Aynı yolu kat ediyor beş yük kilo metre, aynı meşakkate düçar oluyor, değil mi aynı eziyeti meşakkati yorgunluğu çekiyor, Medine&#8217;ye gidiyor. Ama onun kalbinde ne vardı? O Ümmü Kays denilen kadına sahip olmak.</p><p><span style="color: #008000;">ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها أو امرأة ينكحها</span> ya dünyalık ya da nikahlanacağı kadın ise, <span style="color: #008000;">فهجرته إلى ما هاجر إليه</span> ve onun hicreti de hicret ettiğinedir.</p><p>Bir kere siz baştan burada kaldığınız müddet öğreneceğiniz faydalı şeyleri bir telefona satıyorsunuz çünkü sizin gayeniz o telefonu elde etmekti buradaki bilgiyi değil. Babalarınız sizin niyetinizi düzelteceği yerde sizin niyetinizi bozuyor. Ha onun da gönlünde şu var, çocuğu bir şeyler öğrensin bu vesile ile. Ama bu öğrendiğinin hayrı olmaz ona.</p><p>Her sene katkıda bulunduğumuz yönde ziyadelik görülceğine geriye gidiyor. Geçen sene ahlaklı dediğimiz birisi bu sene aynı vaziyette değil.</p><p>Geçen sene amme cüzünün ezberleyip gelmiş, geri gelmiş hepsini unutmuş. Mutlak bunları okumadı değil mi? Namaz da kılmadı sayılır. Veyahut babasından çekindiği için camiiye gitti orada durdu ayakta, çekti geldi.</p><p>Burada derste bu denli lakayıt duran birisi namazda anlattığımız şekli ile duramaz. Dün mü size anlattık namazın yani Müslümanlar nezdindeki önemini. Bizim namazımız bütün yaratılmışların ibadetlerinin cem edildiği eylemdir. Nasıl ki tatlı bir şeyden haz alıyorsunuz, haz alırsınız değil mi tatlı şeylerden. <strong>İmanınızdan da haz almalısınız, bunun farkına varmalısınız. Az önceki fark ettirmekten kasıt iman etmekten haz almalısın.</strong></p><p>Şimdi sizi geçmişteki o kadar küçük böyle yaşı küçük sahabe, insan müminler var ki öyle kıssaları aktarılıyor ki bize yani on iki yaşında on üç yaşında ama adam gibi adam.</p><p>Şimdi böyle birisinden bu gibi sözler, hareketler gördüğümüzde çok şaşırıyoruz maşallah diyoruz. Ama bir bakıyorsun ifrit mi ifrit bizdekiler. Şeytanlığa süper zeka, ama hayra ise hantal ölü bir beyin var. O zaman biz bu fark etmeyi yaptığımız işin farkına varmamız lazım. Ancak kendisinin her halükarda kul olduğunun farkına varamayan kişiler bazı sözlerinin, hareketlerinin, kasıtlarının kulluk eylemi dışında cereyan ettiğini düşünerek, dünkü sözü bu günkünü biraz daha açtık.</p><p>Çünkü bu farkındalığı yakalayamayan birisi kendisinden sudur eden bazı sözlerini hareketlerini kasıtlarının kulluk eylemi dışında tezahür ettiğini cereyan ettiğini düşünerek kulluktan müstağni kaldığını söyleyebiliyor. Bu büyük bir gaflettir. Ayette diyor ki şimdi,</p><p><span style="color: #008000;">أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ  </span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><span style="color: #008000;">[</span>1]</a> <strong>onlar hiç yer yüzünü gezip dolaşmadılar mı diyor.</strong> Şimdi kuranda açtınız bu sayfayı böyle bir ayet ile karşılaştınız, onlar hiç yer yüzünü gezip dolaşmadılar mı dolaşsalardı, tamam mı yani bunu, <span style="color: #008000;">سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ</span> <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> yeryüzünü dolaşın, bu sözün söylendiği ortamı düşünerek bu ayeti anlamaya çalışırsanız, o imkansızlık ile yaya, deve gidemiyorsun yer yüzünü dolaşın diyor. Bulunduğunuz köyü gezin demiyor değil mi? <strong>Gezin dolaşın diyor. Bir şey vurgulamak istiyor. Önce ilahi kelamın mucizesi hikmeti nedir?</strong> Zamanından kıyamete kadar bütün toplumu kendisine muhatap edinen bir söz bu. Herkese bir anlam vermeli. Aynı anlam ama dolu dolu. Birisine yürüyerek gez demek anlamını taşır, hatta eşeğe deveye binerek gez, birisine arabaya binerek belli bir zamanda birisine gemiye binerek gezin, birisine uçağa binin değil mi trene binin gezin. Arkasından eğer gezip dolaşmış olsalardı, okulda sekiz ay müddetince sizi bir kere iki kere bazen pikniğe götürürler değil mi gezin dolaşın diye. O da bir hava değişimi yapasınız diyedir.</p><p><strong>Eğer gezip dolaşsalardı gören gözleri olurdu. İşiten kulakları olurdu. Akleden kalpleri olurdu. Demek ki yer yüzünü gezip dolaşmazsan ne doğru dürüst gören gözlerin olur, ne işiten bir kulağın ne de akleden bir kalbin olur. Bunu okuyarak elde etmiyorsun. Kuranın eğitim sistemi gez, toz.</strong></p><p>Eğer hava biraz daha makul olsaydı daha önce gelenler bilir biz her yemekten sonra araziye çıkıyorduk değil mi? Ha bu kısa mesafe bu da bunun içinde neden? Gören gözlerimize görme kabiliyetini yakalatmak bakmak değil.</p><p>Neden? Bakıyorsun ama görmüyorsun. O zaman bakmadaki maksat ne imiş? Görmek. Duymadaki maksat ne? Algılamak. Sen eşeğin sesini bir aii ile anlarsın ama o bir şeyler anlatıyor. Biz en azından aciz kaldığımız yerde bu yabancı dili biz bilmiyoruz diyoruz.</p><p>Kalp te bu sefer göz görmeyince, kulak algılamayınca, dinlemeyince kalp ne yapmıyor? Akledemiyorsun. Geçen gün size bir cümle kurdum, bu dünyanın kainatın evrenin rast gele yaratıldığını söyleyenler kim? İlk sınıftaki öğretmenimiz, onun kitaplarını okudukları hocalar, profesörler güya fizikçiler, kimyacılar, matematikçiler bu tip adamlar evrenin rast gele yaratıldığını söylüyor. Ama bir kibrit çöpü ile girdiğinde bunun rast gele olamayacağını düşünüyor. Şu yazıyı bir katip yazdı.</p><p>Ha neden, onlar baktıklarında görmeyen ses işitiyorlar algılamayan bir eşek sesi ile kedi sesini, köpek sesini, hayvanların sesini veyahut hareketlerini siz şimdi şu ağaçları böyle görürsünüz bunlarda mesela bizim meyvelerini yediğimiz ağaçlara baktığınızda bunlar da insanlar gibi eşli yaratılmış biliyor musunuz? Erkek dişi. Çiftleştiklerini biliyor musunuz değilse döllenmezler. Bakıyorsunuz bunların döllenmesinde en müesser olan rüzgardır, veyahut hayvanların ayaklarında taşıdıkları polenleridir. Bunlar da öyle bir konum içerisindeler ki hiç kimse sen onun hiç umrunda değilsin. Kendi aleminde.</p><p>O zaman bunu nereye doğru itiyoruz? <strong>Kainatın merkezinde insan vardır derken bir de <em><span style="text-decoration: underline;">insanın varlığını hissetmesi</span></em></strong>, kaç kilo, neredesin veyahut neden oradasın veyahut bu hayat sürecinde nereye doğru gidiyorsun veyahut nereye doğru gitmen gerekir? Yine ayette bize iki noktayı vermiş, hiç yoktan yaratılıp bir menideki nutfe olarak dünyaya geliyorsun, ondan sonra ne yapıyorsun? Bir hayat yürüyüşü var.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Hac 46</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Ankebut 20</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-0fe12a1 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="0fe12a1" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-27025b3" data-id="27025b3" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-e0e60d9 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="e0e60d9" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-ddc0534 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="ddc0534" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-7777349" data-id="7777349" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-c9cba4c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c9cba4c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>gidiyorsun, yolun sonu geldiğin yere geri dönüş gibi. Yani hesap gününe gidiyorsun. Yaratıcının huzuruna, neden? <strong>Seni rast gele yaratmadı, başı boş ta bırakmadı ama sen hep başı boş köpek gibi, eşek gibi, hayvan gibi dolandın.</strong> <strong>Normalde onların da başı boş değil ha.</strong> <span style="text-decoration: underline;">Şu boyunlarında yular görmediğimiz dağda gezen vahşi hayvan boş değil. Bir hayvanı takip edin anne ise yavrularına yiyecek aramaya çıkmıştır. O yiyeceği alır götürür. Hepsinin götürüşü farklıdır, hepsi bir eylem içerisinde. Aslanın kurdun yavrularına götürdüğü başka ha bunlar yerler süt olarak yerler. Kuşları gördünüz mü yavrularına nasıl yem götürürler, yiyecek? Ağzı ile götürüyor sanki yutuyor kursağa yavrunun yanına geldiği zaman çıkarıyor parça parça yumuşatmış şekilde yavruya veriyor.</span> <strong>Hiçbir şey başıboş değil.</strong></p><p><strong>Hepsi bir düzen içerisinde ama düzensiz sizsiniz yani biziz insanlar.</strong> Ne yapar insan? Yer, hemen o kağıdı buraya atar çünkü hayatımızda düzen yok. Biz her şeyi doğduktan sonra öğrenmeye muhtaç varlıklarız. Her şeyi öğrenmenin, çekirdeği var bizde ama biz onun farkında değiliz. Şöyle diyelim bir çok değeri içinde taşıyan ama bu değerin kıymetini bilmeyen. Doğan bir çocuğu alın hiçbir dilden anlamaz değil mi? Ama o çocuk önce ana dilini sonra başka dilleri farklı öğrenebilir. Bunu yapar. Siz biraz gayret gösterseniz burada her gün bu gibi dersler ile hem Türkçeyi düzeltirsiniz hem Arapçayı da öğrenirsiniz. Bak yazıyı da öğrenmeye başladınız ama bir dil öğrenmenin ne demek olduğunu siz bilmiyorsunuz. <strong>Bırak yeni bir dil öğrenmeyi bizim dedelerimiz bize bizim dilimizi unutturmuşlar. Ondan sonra düşman güç buluyor okuma yazmada kullandığımız harfleri almışlar.</strong> Türkler yani bu dünyada bu alemde ilk belki harfi kullananlardır. Uygur harflerine baktığınız zaman Uygur yazısına ilk kullanan topluluktur. Batılılar daha rakamları bilmezken romen rakamlarını biliyor musunuz nedir? Romen rakamlarını gördünüz mü okulda? Sıfır var mıydı? Öküz bir topluluktu sıfırdan ne anlar. Yazı yazar gibi rakam yazıyorlar. Harfler ile simgeliyorlardı onu. <strong>Ama biz sıfırı kullanan bir toplumuz. Harfleri kullanan bir toplumuz.</strong> <strong>Ama bizim dedelerimiz bize okuma yazmayı unutturmuş ondan sonra düşman da bunun fırsatını biliyor harf inkılabı yapıyor hem de haklılığı iddia ede ede. Haklı da.</strong> Senin baban sana senin yazını öğretmediyse. Öbürküsü de okumayı bilmediğin yazıyı kaldırmanın bir sorunu olur mu? <strong>Okumasını bilmediğin yazmasını bilmediğin yazıyı neden benim yazımı kaldırdın diyebilir misin? Sen zaten baştan terk etmişsin onu. Ondan sonra kaldırana laf atacaksın, yok.</strong> Sen o yazıyı öğrenmemişsin o yazı ile yazmıyorsun yüzde doksan dokuz cahil okuma yazma bilmeyen bir topluluk birisi geliyor bu harfleri kaldırıyor kendisince geçerli sebepler ile adama laf edemezsin. Sen zaten kabul etmemişsin bu harfi, tutup kaldırandan şikayetçisin. Yok öyle dava. O zaman biz bu farkındalığı. Onun için bu cümlenin üzerinde hasseten duruyoruz, neden buradasınız? Neden varsınız?</p><h3><span style="color: #000000; font-size: 17px;"><strong>Yaratılış gayemiz kulluk.</strong></span></h3><p>Hiçbir hareketimiz sekenatımız ne olursa olsun kulluktan müstağni olmadığına göre bence varlığımızın farkına varmamız gerekir önce. Öyle ki bunu düşünmek istemeyen insanlar var. Mesela bir kahveye gidin, şöyle merakla bir sorun amca, abi hangi yaşta görüyorsanız burada ne yapıyorsunuz deyin bir ne derler? Onlar vakit geçiriyoruz derler halbuki vakit harcıyoruz dese cümle tam oturur. Çünkü o vakti kullanacağı başka işi yok. Farkına varmak. İşte son cümleyi tutun,</p><p>kendisinin her halükarda kul olduğunun farkına varamayan kişiler bazı sözlerini hareketlerini kasıtlarının kulluk eylemi dışında cereyan ettiğini düşünerek kulluktan müstağni kaldıklarını zannediyorlar. Kainatta, yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bir biz değiliz bu yani <strong>kainatta, yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bu maksat üzere yaratılmış olmasın</strong> ama farkına varmak neyi getiriyor ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم ۗ مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p><strong>Kendi kendilerine Allah’ın gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak olarak, ne anlamda hak? Bir gaye üzere ve muayyen bir süre için ömürle yarattığını hiç düşünmediler mi?</strong></p><p>Zaten şu ağaca baksa birkaç ay her gün gelip baksa kupkuru iken kışın, baharın girişine yakın tomurcuklanıyor, ağaç canlanıyor yaprak açıyor, çiçek açıyor, meyveye duruyor yeşilleniyor meyve vermeye başlıyor. Belli bir dönem ne oluyor eceli bitiyor vakti geliyor. Bunları hiç düşünmediler mi? İşte bu düşünmeyenler ;</p><p><span style="color: #008000;">وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ</span> bunlar rableri ile karşılaşacakları günü inkar eden kimseler diyor. Kabul etmeyenler reddedenler. Çünkü o ağaca baktığın zaman kendini düşün, dünyaya gelmişin büyüyorsun bir süreç yaşıyorsun, ondan sonra meyve veriyorsun yaşlanıyorsun bitiyor oraya gidiyorsun. Onun için sık sık devamlı Allah bize döndürüleceğinizi düşünmüyor musunuz? Sonunda gideceğiniz yer yine orası bunun farkına varmak.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Rum 8</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3878051 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3878051" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-046f8de" data-id="046f8de" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-1bfebe5 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1bfebe5" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin</span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</a></span></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://twitter.com/ilmedavetist?ref_src=twsrc%5Egoogle%7Ctwcamp%5Eserp%7Ctwgr%5Eauthor">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8518</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2022 09:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8508</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir Bu başlığı size verildiği gibi alın kafada tutun, hiç değiştirmeyin çünkü böyle bunun üzerinde daha farklı başlıklar üretme, cümle kurma imkanın tanır size çünkü başı belli, nihayeti belli değil istediğini içine alabilirsin. Şimdi mesela buraya alacağımız ister istemez kulluk, onun ile daha çok alakalı olan bir başlık var...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8508" class="elementor elementor-8508">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7f558b5 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7f558b5" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8abb56a" data-id="8abb56a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-520c853 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="520c853" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-536642b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="536642b" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4cb1d3c" data-id="4cb1d3c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1711cb0" data-id="1711cb0" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3fe1bc5 elementor-widget elementor-widget-video" data-id="3fe1bc5" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/bkhDUpHHAg0&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-ebceaaa" data-id="ebceaaa" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-cb58530 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="cb58530" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8cd9f00" data-id="8cd9f00" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-6503df0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6503df0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bu başlığı size verildiği gibi alın kafada tutun, hiç değiştirmeyin çünkü böyle bunun üzerinde daha farklı başlıklar üretme, cümle kurma imkanın tanır size çünkü başı belli, nihayeti belli değil istediğini içine alabilirsin.</p><p>Şimdi mesela buraya alacağımız ister istemez kulluk, onun ile daha çok alakalı olan bir başlık var şimdi buraya koyacağımız, neden fıtrat dediğimizde neden fıtrat eşit, bunun uçtaki açılımı neden kulluk ?</p><p>Şimdi bu cümleyi ilk defa duyacaksınız,</p><h2><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Neden Kulluk ?</strong></span></h2><p><strong>Çünkü fıtratta bahsettiğimiz her şey, her biri zaten kulluk eylemidir.</strong> İlk yaptığımız kulluk tarifinde herhalde onu size Gazi yaptı en son.</p><p>İnsandan düşünce, söz, kasıt ve fiil olarak sudur eden her şeydir diyoruz. Arada şey kelimesini size kısa bir izahını yaptım. Normal Türkçede bizim dilimizde şey, bulamadığımız bir kelimenin yerine kullanılan bir kelime. Yani anlamsız. O an konuşmadaki boşluğu yani cümledeki boşluğu doldurmak için konmuş. Normal resim de olsa ona aksesuar deriz bir mana ifade etmiyor.</p><p>Biz şey derken içini doldura doldura ister bunun müfredini kullanalım şey diyelim ister eşya diyelim ne olursa olsun. Ha eşya kelimesi bizde meta anlamında kullanılmış. Böyle de değildir. Tabi bu yanlış aktarımlar, yanlış anlam yüklemeler esas anlattığımız meselede kullanılmaktan uzaklaşmış gitmiş, anlamını yitirmiş diyebiliriz.</p><p><strong>Neden kulluk ? çünkü yaratılış gayemiz o</strong>. Her zaman, her yerde mesela memleket sathını bir mektep haline getirmek gerekir derken neyi murad ediyoruz biz? Her halükarda eğitimin yaygınlaştırılmasını istiyoruz.</p><p>Eğitim sadece Milli Eğitim Bakanlığının uhtesinde olan bir iş değildir. Her ana baba çocuğunun eğitiminden sorumludur. Çünkü Allah azze ve celle, Kur’an da veyahut Resulüne kullandırttığı kelimelere baktığınız zaman diyelim ki,</p><p><span style="color: #008000;">كُلُّ مَوْلُودٍ يُولَدُ عَلَى الفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ، أَوْ يُنَصِّرَانِهِ</span> devam ederken <strong>her doğan insan fıtrat üzere doğar</strong> anası babası onu hep kullandığımız kelimeyi kullanmayacaksınız, şimdi burada buna münasip anlık bir kelime. <strong>Anası babası onu eğiterek, ya hidayet üzere kalmasını sağlıyor ya da dalalete düşmesini sağlıyor.</strong> Ana baba eğitiyor demektir. Ve ifsat niteliğinde kullanılıyor. Yani menfi olarak, Yahudileştiriyor, Hristiyanlaştırıyor derken Müslim&#8217;deki hadisi şerifte ne diyor? Müslüman ise Müslümanlaştırıyor. Yani eğiten kim imiş? Anne baba.</p><p>Neden fıtrattan konuşuyoruz? Neden kulluktan konuşuyoruz? Çünkü yaratılış gayemiz o. Ondan konuşmayalım da neyden konuşalım? Kulluktan konuşacağız. Alakayı yakaladınız mı? Neden kulluktan ?</p><p>Neden kulluktan kelimesini kullandığımda açılımı yani buradan bir pencere açtık, bir de buradan bakacağız şimdi.</p><p>Aynı şeyleri göreceğiz, ama farklı bir menfezden. Yani şöyle diyelim, gözlük camı değiştirdiğinizi düşünün, hangi renk cam korsanız her şeyi o renkte görürsünüz, ama kırmızı koyarsanız her şeyi kırmızı görürsünüz, bu şekilde değil oradaki onun aldığı tavır, bulunduğu konum ve bir de bizim bu kelimeleri kullanırken nerede nasıl, bunu nerede diyordum size? Öyle olmalı ki biz iman dediğimizde, İslam dediğimizde veyahut tevhid dediğimizde o kelimeyi orada cümlenin içinde hangi anlamda kullandığımızı önce biz bilmeliyiz. Ben bunu bilmezsem hitap ettiğim kimselere hangi anlamda kullandığımı nasıl hissettiririm ben? Hissetmediğin şeyi hissettiremezsin. Buna sebep işte yani ;</p><p><span style="color: #008000;">ان في البيان لسحرا</span> derken hadisi şerifte sözün müessirliği bu yönlüdür yani o an insanın bunu şöyle düşünün, bir meseleyi anlatırken hitap ettiğimiz topluma seçtiğimiz kelime, üslup, ses tonu, vurgulama aynen bir insanı bir çalgı aletindeki tele vurduğu gibidir. Rast gele vurursan karşıdakinde hiçbir yansıma olmaz ama doğru yere dokunduysan yani nota uygunsa ses tonun da, Kuran&#8217;ın en büyük mucizesi bu. Anlamayanın bile yani Arapça bilmeyenin bile iyi bir kari cidden Kuranı bilinçli bir şekilde okusun bir zaman İspanya&#8217;da marketi olan bir Mağrip&#8217;li Müslüman her gün ikindi vakti dükkanının önüne gelip şöyle sekiye oturan bir İspanyol dikkatini çekiyor o da o Mağrip&#8217;li kardeş de o saatlerde kuran dinliyor sesli. Adam iyice öğrenmiş, o saatte içeriden bu ses geliyor. Dikkatini çekiyor birkaç gün takip ediyor, aynı saatte geliyor, oraya oturuyor bu da Kuran açık bu da ufka bakarak bunu dinliyor. Çünkü böyle dönüşünden kulak hareketinden daha iyi duymak istediği bu yaşlılarda belli olur gençlerde pek belli olmaz. Yani nereyi dinlediğine dair oraya hafif bir meğil eğilme hissedersin. Ondan sonra adamın yanına gidiyor bunu görünce neden yaptığını her gün diyor sen aynı şeyi çalıyorsun diyor Kuranı. Anlamıyorum ne dediğini bilmiyorum ama diyor sanki içime böyle bir kemanın sazın falan onun bunun tellerine dokunur gibi dokunduğunu hissediyorum diyor yani ister istemez cazibesini alıyor. Çünkü sözdeki yani beyandaki sihir karşıdakini nüfusa alma bu Kuran&#8217;ın mucizesidir.</p><p>Veyahut Allah’ın dininin anlatan insanların Allah azze ve celle’nin onun diline koyduğu cazibe, güzelliktir. Çünkü Mekkelilerin bile ebu Bekir’in Kuran okuyuşuna, Müslümanların Kuran okuyuşuna karşı gelişlerindeki öncelikli sesli okumasınlar. Çünkü onu sesli dinledikleri zaman ister istemez cazibesine kapılıyorlar. Hitabı bir üstünlük sağlıyor orada.</p><p>Eğitimde biz Milli Eğitimin uhtesinde değil. Eğer Milli Eğitimin uhtesine verirsek adına milli denir. Ha başlığı ne koyarsa koysun dini, milli falan hiç önemli değil o o zaman kendi düşüncesinde, kendi mezkuresinde şeyleri oraya yansıtır. Mesele <strong>Türkiye deki eğitimin bakmayın başında milli olmasına katiyetle milli değildir tamamen yabancıdır. İlk okuldan alın üniversiteye kadar okuttukları her şey Avrupa&#8217;daki eğitimde kullandıkları malzemenin bire bir tercümesidir.</strong></p><p>Biz, her şeyimiz ile orta doğu insanıyız. Ve inanan kimseleriz. Veyahut inananların çocuklarıyız. Neden inananların çocukları dedi? Biz İslam&#8217;ı doğru dürüst yaşamasak bile babalarımız Müslümandı. Onların da geçmişe göre iyi yaşamadıklarını düşünün ama Allah azze ve celle, subhanehu ve teala’nın bu ümmete büyük bir ihsanıdır, inancımızı dinimizi yenileyecek kaynaklarımız bizde sabit gelmiş. Bir hoca yanlış söylese gidip Kurana bakıyoruz, birisi yanlış söz etse gidip hadise bakıyoruz değil mi? Bu sefer bunu bilen kimseleri azaltmışlar. Zaten ilim toptan ortadan kaldırılmıyor, Allah azze ve celle ilim ehlinin ruhunu kabzediyor ortada cahiller kalıyor. O zaman biz bu dengeyi kurmamız için ilim ehlinin yetişmesi gerekiyor. Devamlı geriye dönüp yanlışlarımızı düzeltebilecek kaynağı döndüğümüzde sağımızda solumuzda önümüzde bulabilelim. Hatta biz yaptığımız yanlışın farkına bile varmasak, bu toplum öyle bir toplum. Şuan ki yaşadığı İslam&#8217;ı doğru İslam olarak düşünüyor. Yaptığı yanlışın farkında değil. Bizim kendimizin anlayıp gidip düzeltmeye çalışmamızın yerine biz farkına varmadan bile yaptığımız yanlışları görüp gelip bize ikaz eden, bize tebliğ eden, bize İslam&#8217;ı anlatan yani marufu emreden münkerden alıkoyan bir zümrenin olması gerekiyor.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-6db96bc elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="6db96bc" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-7975de4" data-id="7975de4" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4316868 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="4316868" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-f744969 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="f744969" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e7fa1ea" data-id="e7fa1ea" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-bab0fbb elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bab0fbb" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Onun için eğitimi biz belli bir müesseseye, Milli Eğitime veyahut belli kişilerin inhisarına tekeline bırakmayız.</strong> <strong>Herkesin münferiten teker teker ananın, babanın yakındakilerin hepsinin bunda bir sorumluluğu vardır.</strong> Hatta size anası babası onu Yahudileştirir, Hristiyanlaştırır kısmını anlatırken ne diyoruz biz? Toplumu oluşturan unsur üçtür, ana baba çocuk başka var mı ? o zaman biz anası babası Hristiyanlaştırır derken nasıl anlamalıyız? Evde komşuda etrafta bulunduğun ortam bu topluluktur eğiten. Yani senin Yahudileşmene, Hristiyanlaşmana sebep olan ana baba olduğu gibi bu toplum şuan mesela evdeki çocuğu Hristiyanlaştırmayı, Yahudileştirmeyi fitnenin fesadın yüzdelik bir payı ile tasnif etsen yüzde beştir evde, okulda yüzde kırktır. Akrabalarda yüzde kırktır. Sağda solda yüzde kırktır. Televizyonu medyayı bunu da bunun içine kattığın zaman ananın babanın çocuğu İslam&#8217;dan uzaklaştırması Hristiyanlaştırması veyahut sapık bir akide üzere eğitmesi yüzde beşte kalır. Hatta hiç yoktur. Tutuyor daha çocuğu nerdeyse doğar doğmaz kreşe götürüyor, ana okuluna götürüyor ilk okula götürüyor. Çocuk ana elinde eğitilmiyor. Ha ana elinde eğitilmeyince, baba elinde eğitilmeyince bırakın kültür yönünü insan olarak bile eğitilmiyor. Çünkü burada eğitimde bu çocukları eline verdiği elif diye bir kadın çıkmıştı hatırladınız mı? Kocası askerde iken üç yüz elli kere kocasını aldattığı söylüyor medyada, medyada onu ön sayfadan paylaşıyor. Bu ilk okul öğretmeniydi. Düşünün insan olarak bile eğitemiyor. Bir köpek bile yani cins köpekler hakkında daha çok bunu mevzu bahis ederler çünkü eğitilmiş bir köpek elde edebilmek için katiyetle dört beş aydan önce anasından ayrılmaz o. E çocuğa da mı böyle düşünüyorsun dört beş aylık. Çocuk baliğ olana kadar anasından babasından ayrılmamalıdır.</p><p><strong>Evet neden kulluk dediğimizden bu kısmına girişte eğitim ile bir alaka kurduk biz.</strong> <strong>Eğitim. Neden kulluk, çünkü eğitimde kulluğu öne koyacağız yaratılış gayemiz bu.</strong> Nereye gidersek gidelim, hangi sohbeti yaparsak yapalım yemek yerken bile kulluktan anlatmalıyız. Çünkü yaratılış gayemiz bu. O kadar hırslı bir şekilde gündemimize bunu oturtmamız gerekiyor ki, sorun bu olmalı, konuşman bu olmalı, ilk gündeme gelmesi gereken bu olmalı yani kulluk nasıl kulluk yaparım, kulluk nedir? Benden istenilen nedir kulluk adı altında biz de bütün hayatımızın her safhasını içine alan bir tarif koyduk.</p><p>O da</p><h3><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>İnsandan Düşünce, Söz, Kasıt Ve Fiil Olarak Sudur Eden Her Şeydir.</strong></span></h3><p>Dedik. Bunu senelerce sohbetlerimizde tekrarlaya tekrarlaya geldik. Bir ağ örer gibi, yani arının peteğini örer gibi, öre öre geldik etrafında ve burada da bizim koyduğumuz başlık,</p><p><strong>İnsan oğlunun hayatının her safhası eğitildiğimiz, eğittiğimiz değil mi? Bir eğitilmemiz var bir de eğitmemiz var.</strong> Annemiz babamız bizi eğittiği gibi biz çoluk çocuğumuzu eğiteceğiz. Ondan sonra insanları eğiteceğiz.</p><p><strong>İnsan oğlunun hayatının hiçbir safhası yaratılmış olduğu gaye olan kulluk eylemi ile kuşatılmıştır.</strong> Bu az önceki yaptığımız tarifin başka bir açılımı. Çünkü insanda eylem olarak gündeme taşınan ne varsa değil mi? Tebessümden tut, düşünmekten tut, ağzından çıkan bir kelimeyi tut, kasıt niyetin, el hareketin ayak hareketin ne olursa olsun bunları biz cümleten kulluk eylemi tarifinde ama her birinin anlık eyleminin adı bir anlık sevgi olur değil mi? Bunun etrafında dönen merhamet olur, affetme olabilir değil mi? İnsanlara acıma. Allah Resulüne baktığınız zaman, siz ateşin kenarındasınız düşmek üzeresiniz ben ise sizin eteğinizden tutuyorum düşmeyesiniz diye siz ise benim elime vuruyorsunuz diyor.</p><p>Kaldı ki Allah azze ve celle’nin merhamet ölçülmeyecek şekilde, onun için biz eylemleri imanda anlattığımız zaman, ne diyoruz biz imanın tarifinde kalbi gündeme koyuyoruz, dili gündeme koyuyoruz, azaları bir yetimin ensesini okşamayı, tebessüm, attığımız adımlar hayra dönük ne yaparsak yapalım ameller farklıdır.</p><p>Mesela ilk elde biz devamlı amelleri cevarihin amelleri olarak gündeme getiririz. Kalbi bir tasdik veyahut itikat boyutunda ele alırız. Ama kalbin amellerine geçtiğimiz zaman bu kadar eylemi olması gerekir değil mi? Tevekkül kalbi bir ameldir. El ile yapılan bir şey değildir. Söz ile de bize yeter değildir. Tevekkül kalbi bir ameldir. Allah’a itimat kalbi bir ameldir.</p><p>İnsanlara söz ile güven verdiğinde eğer bu senin eylemin ile amelin ile örtüşmüyorsa sen nesin? Yalancılık yerine üç kağıtçı, hain sıfatını alırsın. Sözünde durmayan insana eylemi ile durmamıştır orada. Ama söz gelimi sözünü tutmadı deriz. Yani söz tutmanın eylemini yapmamıştır, vefa göstermemiştir onun için <strong>insanoğlunun hayatının her safhası yaratılmış olduğu gaye olan kulluk eylemi ile donatılmıştır.</strong> Bu az önceki tarifin farklı bir açılımıdır bu. Bunu şimdi kısa bir paragraf ile yani bir giriş ile açmak istediğimiz zaman başlık ile paragrafa girişi aynıdır yani başlığın tekrarı sayılır o. Hem başlık yani mevzuya giriş kapısıdır bu.</p><p><strong>İnsan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın.</strong> Yukarıdaki kuşatılmış yerine insan<strong> hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın. Benim şu eylemim, elden kalpten nereden sudur ederse etsin bu kulluk değildir. Kulluk anlamının dışında kalması mümkün değildir. Kendini ondan geri tutman mümkün değildir. İstesen de istemesen de.</strong> İlk başta attığımız başlık bu. Sen bu üzere yaratıldın. Tek bir kapı açık bulduk, kullukta muhayyerliğin yok ama ilah seçmede var.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-07a019a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="07a019a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-0f6fab6" data-id="0f6fab6" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-500fc98 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="500fc98" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7a0a951 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7a0a951" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-12ddc87" data-id="12ddc87" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-7cc9747 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7cc9747" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>İlahını kendin seçiyorsun. Kendin ilah ediniyorsun. Biz sana ilahlık dayatan ile ilahlık dayatan ile yani tağut niteliği taşıyan, sana ilahlığını dayatan ile senin ilah seçimin arasındaki tehlikeye işaret ettiğimizde hangisi tehlikelidir? Senin kendi isteğin ile ilah edinmendir. Gördüğünüz gibi biz tehlikeyi tasnif edersek kendi iraden ile edindiğin ilah yöntemi daha tehlikeli. Tasavvuf ehlinin pisliğini biz bunun ile ifade ediyoruz. Çünkü dayatanda bir zorlama vardır. Mazeretin geçerli olabilir. Ama kendi isteğin ile seçtiğin, edindiğin ilahta bu daha tehlikeli boyuttadır. O zaman biz burada insan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın. Neden yukarıdaki ile burada müstağni kalsını biz böyle tercih ettik? Farklı bir şey mi anlatıyor diyebilir dinleyen. Değil. Zaten seni kuşatmış o zaman ondan müstağni kalamazsın. Onu anlatan ek bir kelime, ona ters düşen bir kelime değil.</p><p>Bir hatip konuşurken önce kendisi kullandığı kelimelerin anlamını bilmeli. Sonra hitap ettiği kimselere bunu anlatabilmeli, zemini hazırlamalı. Ondan sonra anlatacağını anlatmaya geçmeli. Yani ağzından rast gele kelimeler çıkıp, ondan sonra da onu düzeltmeye çalışmamalıdır. Konuşmadan evvel bizzat kullanılacak kelimeler seçilmeli ve de yanlış anlamaya sebep olup sonra da telafi etme gibi bir zorluğa düşmemesi için. Yani önceden düzgün cümle kuracak sonra düzeltmeye çalışmayacak.</p><p>Bütün şimdi tekrar açılımı ta önceki tarife de giriyor, <strong>bütün harekat ve sekenatı düşünce ve sözleri, kasıt ve fiilleri ne varsa her halükarda ister istemez yaratıcısına kulluktur.</strong> Şimdi ilk ders ile  birleşen bir yer oldu değil mi? Onu anladıysa çocuk o derste tabi iyi dinlemişse, bu sefer bunun ile puzzle nin parçalarını oturtacak, ikisini beraber düşünecek.</p><p>Hayatımızda hiçbir safha yoktur ki kulluk ile çevrilmemiş olsun. Bundan müstağni kalmak mümkün değil.</p><p>Hani son zamanlarda medyada da çıktı, mahalle baskısı diye bir şey kullanıyorlar ya bak bu baskı ama tatlı bir baskı. Gönle nahoş gelen bir baskı değil, fıtrata uygun bir baskı. Seni senin sahibin ile tanıştırıyor.</p><p>Mesela Muhammed ibn Abdulvahhab’ın da Keşfu Şubuhat’ın başında dediği gibi, ilk şey marifetullah diyor ya <strong>Allah’ı bilmeden öte tanımak. Çünkü burada bilme, tanıma ile iç içe.</strong></p><p>Allah’ın rablığını yaratıcılığını yarattıkları ile tanıyorsun. Sen o müşahede ettiğin binlerce yaratılanın içinden bir tanesin. Sen bir tanesin. O kadar yaratılmışın yaratılış ihtişamını gördükten sonra kendinin de kadrini biliyorsun.</p><p>Ben olsam mesela tasavvufun batıla ilhata kullandığı sözü farklı bir anlam ile yani, <span style="color: #008000;">من عرف نفسه فقد عرف ربه</span>  diyorlar ya bunu Allah göstermesin yani kendi rablığını anlama şeklinde konuşuyorlar ama cidden kendini tanıyan yaratıcısını tanır. Yaratılmışları tanıyan yaratıcıyı tanır. Çünkü yaratılmışlardaki ihtişam seni ona yönlendiriyor, Allah’ın şanını farklı bir şekilde sana göstermek isterken ;</p><p><span style="color: #008000;">ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> <strong>sizin mi yaratılışınız daha muhteşem, ihtişamlı yoksa sen yerin göğün semanın mı yaratılışı diyor. Onun için biz kendimizi tanıdığımızda bizi yaratan gücün ne olduğunu biliyoruz.</strong></p><p>O zaman bu cümleleri düşünmeye başladığınızda<strong>, insan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın.</strong> <strong>Bütün harekat ve sekenatınız yani düşünce ve söz kasıt ve fiiller ne varsa her halükarda ister istemez yaratıcısına kulluktur.</strong> Şimdi ister istemez sözünü tevhid dersinin yine fıtrat derslerinde bir bölümde anlattık. Mesela ben size namazdan örnek  verdim. Namaza baktığınız zaman, kainattaki mevcut bütün varlığın mevcudatın her birinin yaratıcısına kulluk eylemi bizim namaz ibadetimizde toplanmış, bize kulluk eylemi olarak sunulmuş bu bile kadrimizi değerimizi anlamaya yeter. Şimdi bu bile kadrimizi anlamaya yeter yani melekler ile bile bunu kıyaslasak her <span style="text-decoration: underline;">melek bir taife vardır ki meleklerden yaratıldıkları günden kıyamete kadar Allah’a kıyamda ibadet ediyorlar. Yaptıkları iş sadece kıyamda durmak. Bir kısmı da yaratıldıkları günden kıyamete kadar ruku halinde Allah’a ibadet ediyorlar. Bir kısmı da yaratıldıkları günden kıyamete kadar secde halinde Allah’a kulluk ediyorlar. Bu ise bizim namazımızda var mı? Üçünü birden toplamış namazımızda bir kıyam var, bir rüku var, bir secde var.</span> Ha namazın dışında bir ibadet ;</p><p><span style="color: #008000;">ألا تَصُفُّونَ كما تَصُفُّ الملائِكةُ عندَ ربِّها</span> safa bile geliyor, safları meleklerin rableri huzurunda saf tuttukları gibi saf tutmayacak mısınız diyor. Kuşların bile namazından bahsederken saf saf diyor. Tesbih etmeleri, Allah’ı  noksanlıktan tenzih etmeleri, secde etmeleri, hamd etmeleri bütün mahlukatın ibadetini bizim namaz ibadetimizde tekbir ve selam arası, hatta saflar ve temizlik bile.</p><p>Temizlik ibadetteki temizlik, hasseten ibadetteki temizlik ona,</p><p><span style="color: #008000;">الطهور شطر الإيمان</span> temizlik imanın yarısı.</p><p><span style="text-decoration: underline;">Ha biz istemediğimizde bu ibadetleri yapmıyoruz. Namazı terk ettiğimizde ama bakın namazdaki bütün fiilleri teker teker Allah’tan gayrılarına takdim ediyoruz.</span></p><p><span style="text-decoration: underline;">Şimdi askere gidiyorsun subay senden kıyam istiyor, hafif bir yan dön tokadı yersin, tekmeyi yersin. Selam vermeni istiyor.</span> <span style="text-decoration: underline;">Her hareketimizdeki eğilip kalkarken, doğrulurken getirdiğimiz tekmili düşünün sadece onu büyükleme, ululama eylemi. Bunu teker teker başkasına yapıyorsun bak.</span> <span style="text-decoration: underline;">Rükuyu başkasına yaparsın, secdeyi başkasına, kıyamı başkasına, teşekkürü bile yaratıcıya takdiri unutuyorsun, çok basit şeyleri takdir eden akıllı bir görünüm vermeye çalışıyorsun. Bunların hepsi birileri takdim edilir.</span></p><p><strong>Onun için bir tek Allah’a yani namaz kılmaktan, namazı sunmaktan imtina edersen namaz gibi bir ibadeti bile onlarca ilaha takdim eder konuma düşersin.</strong></p><p>Onun için ta başta <span style="color: #993300;"><strong>bir tek ilaha kulluktan yüksünen bir çok ilaha kul olmaya kendisini mahkum eder.</strong></span> <strong>Şimdi siz istediğiniz kadar Allah’a kulluktan kaçın, Allah’a kulluktan kaçıyorsunuz, kulluktan kaçamıyorsunuz. Allah’a kulluktan imtina ediyorsunuz ama kulluktan kaçamıyorsunuz. O hareketiniz var. O fiili bir başkasına takdim ediyorsunuz.</strong> O zaman aptallık değil mi bu? <strong>Madem ki o işten kaçamıyorsak bunu neden Allah için yapar olmayalım.</strong></p><p><strong>Allah’a kulluktan imtina etmemek için yaptığımız her şeyin yani bizden sudur eden harekatımız sekenatımız ne varsa onun bir kulluk eylemi olduğunu bilirsek onu Allah’tan başkasına takdimden kaçarız.</strong> Onu kulluk cümlesinden görmediğimiz için biz Allah’tan gayrına kulluğu takdimimiz çok basit oluyor. Basit bir harekette satıveriyorsun.</p><p>Şimdi düşünün bunu farklı bir boyutta gündeme getirdiğimiz için her halde anlatmaya çalışıyoruz, yakalayamıyorsunuz kadın kadar aptal bir tüccar yoktur derken şöyle bir düşünün şimdi anlattıklarım ile kadının evindeki hizmeti, eşine olan hizmeti bir kulluk eylemi mantığında yapsa ki öyle zaten eşine bir tebessümü bile sadaka. Ondan illa bir teşekkür karşılığı değil, teşekkür bunun sorunu erkeğin. Bir teşekkür ediyor, o günkü yorgunluk her şey bitiyor ama ben bunu rabbim için yaptım dese o evde huzur dolar huzur. Yani iblis’in Adem’e secdesi yanlış düşündüğü için tekebbüre sebep oldu. Halbuki Adem’e secdesi Allah’a itaat duygusu ile olsaydı aynen Abdullah ibn Abbas’ın dediği gibi, i<strong>blisin Adem’e secdesi Allah’a itaatti. Ama o kendinden daha düşük kalitede birisine bu secdeyi yaptığı için gurur sebebi yaptı.</strong> Kadın şimdi bunu çok basit bir teşekküre satıyor. Ama ben bunu Allah için yaptım dese o işin kadri büyüyor mu? Bereket ve huzur getiriyor o eve. Kadının akşamleyin eşi işten geldiğinde onu huzur ile karşılaması nedir? Kadının bir ibadet eylemidir ama Allah’a takdim ettiği bir ibadet o.</p><p>Nasıl ki bizim birbirimize yardımımız Allah içindir değil mi? O bizim minnetimiz altında kalsın bize teşekkür etsin diye değil. Gördüğünüz gibi biz ibadetlerimizi Allah’a kulluğumuzu iddia ede ede Allah’tan başkasına takdim edebiliyoruz. Veya riya bir nevi bundan birisidir. Ama gördüğü nedir riyada küçük şirk olaraktır.</p><p>Evet, binaenaleyh cümlenin devamı yani insan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın. Bütün harekat ve sekenatı düşünce ve sözleri kasıt ve fiilleri ne varsa her halükarda ister istemez yaratıcısına kulluktur. Binaenaleyh hiçbir şekilde <strong>insan kulluktan müstağni olmayacağı gibi hayatında da hiçbir şey yoktur ki kulluktan bir cüz olmasın</strong>. Çünkü seni kündelemiş. Kündelemeyi anladınız mı? Güreşte kullanılır, bir güreşçi rakibini kündeledi mi işi bitmiştir onun. <strong>Yani zaten kulluk bizi kündelemiş ama bunu iyi bir şekilde burada neden</strong> <strong>Allah’a kulluktan kaçarsanız şeklinde kullanayım ama kulluk bize bir unvan.</strong></p><p>Mesela burada bu çocuklara teçhiz edebileceğiniz şey nedir? Bak, çünkü kulluk bir unvan bize, bir rütbe. Kündelemiş derken dikkatli olman için. Seni devamlı yere çalar. Kulluk diye yapıyorsun ama Allahtan gayrısına zerre kadar ondan nasip ayırıverdin mi işin bitmiştir. Ha bunu anlamazsan tevhidi de anlayamıyorsun. Eğer sevgiyi fıtri bazda anlayamazsan, imani bazda anlayamadıysan sevgiyi tevhidi bazda da mümkün değil gerçekleştirebilirsin.</p><p>Bunun için de senelerce tekrarladığımız cümlelerden birisi ne?</p><p><strong>Selim bir fıtrat olmadan sahih bir imanı gerçekleştirmemiz mümkün değil. Sahih bir iman olmadan da halis bir tevhide sahip olmamız mümkün değildir</strong>. Bu birbiri ile iç içedir. Binaenaleyh diyoruz önceki cümleye atıf yaparak hiçbir şekilde insan kulluktan müstağni olamayacağı gibi hayatında hiçbir şey yoktu ki kulluktan bir cüz olmasın. Zerre kadar bir amelden dahi hesap vereceğiz. Yani zerre miskal de olsa. Hiçbir şekilde kendimizi bir lahza da olsa yani göz açıp kapama kadar bir zaman içinde dahi istesek de istemesek de kendi irademiz ile de olsa irademiz dışında da olsa mutlak kulluk eylemi üzerindeyiz. O anki bulunduğumuz hal bir kulluk eylemi üzeredir. Düşünce ile yönlenir, söz ile yönlenir, bakışlar ile yönlenir, işitme ile yönlenir yürüyerek gideriz değil mi? O an bir kulluk hali üzereyizdir. O zaman işte biz insanı biz sadece bize kulluk yapsın diye yarattık derken her lahzası kulluğa dönüşen bir hayat oluyor. <strong>Bu kulluk, Allah’a takdim edilen bir kulluk oluyor.</strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Naziat 27</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7802e66 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7802e66" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-3400105" data-id="3400105" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-348e1d1 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="348e1d1" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4516e70 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4516e70" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-db31499" data-id="db31499" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-09786ee elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="09786ee" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi</span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin</span> </p><p class="hero-title" style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/">İster İstemez Kulluk</a></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.facebook.com/ilmedavetdernegiistanbul/">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8508</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İster İstemez Kulluk</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2022 15:03:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8493</guid>

					<description><![CDATA[<p>https://youtu.be/xhtPowdtY_A İster İstemez Kulluk  İkinci ders başlığı olarak yaratılışta tesadüf yok, yaşamda da başıboşluluk yok demiştik. Üçüncü olarak da neden fıtrattan konuşuyoruz ? Geçen derslerde kısa kısa başlıklar ile neden fıtrattan konuştuğumuza dair geçişler yapmıştık. Kime ? ne zaman ? nerede ? nasıl başlarsak başlayalım mutlak fıtrattan başlamamız gerekir. Hatta Allah Resulü sallallahu aleyhi ve...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/">İster İstemez Kulluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8493" class="elementor elementor-8493">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-015b333 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="015b333" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6e238ef" data-id="6e238ef" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5013332" data-id="5013332" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-dc0e46d elementor-widget elementor-widget-video" data-id="dc0e46d" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/xhtPowdtY_A&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-7124ae5" data-id="7124ae5" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7bac5d3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7bac5d3" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-d6d5403" data-id="d6d5403" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-46a039b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="46a039b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">İster İstemez Kulluk </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-824ec4a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="824ec4a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-c1fcb60" data-id="c1fcb60" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-423ece6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="423ece6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>İkinci ders başlığı olarak yaratılışta tesadüf yok, yaşamda da başıboşluluk yok demiştik. Üçüncü olarak da neden fıtrattan konuşuyoruz ?</p><p>Geçen derslerde kısa kısa başlıklar ile neden fıtrattan konuştuğumuza dair geçişler yapmıştık.</p><p>Kime ? ne zaman ? nerede ? nasıl başlarsak başlayalım mutlak fıtrattan başlamamız gerekir. Hatta Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hasseten Mekkelilere dönük tebliğsinde yani İslam&#8217;ı anlatmasında, vahiy tebliğinde ufak başlıklar halinde geçişler yaparak ,</p><p><span style="color: #008000;">وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ </span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><span style="color: #008000;">[</span>1]</a> eğer onlara kendilerini kimin yarattığını sorsanız,</p><p><span style="color: #008000;">لَيَقُولُنَّ ٱللَّه</span> Allah diyecekler diyor. Yani fıtrata dönük bazı başlıklar zikrediyor. Yoklama yapıyor. Bu mevzuda sorunları var mı şeklinde.</p><p>Allah dedikten sonra, <span style="color: #008000;">فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ</span> peki bütün bunları bilmenize rağmen nasıl saptırılıyorsunuz siz ? yaratıcının Allah olduğunu biliyorsunuz, yeri göğü yaratanın o olduğunu biliyorsunuz ama yaptığınız işler bu inancınıza ters der gibi.</p><p>Şimdi neden üçüncü sıraya koyduğumuzu yani önce <strong>ister istemez kulluk</strong>. <strong>Varlığın rast gele olmadığı.</strong> Var oluşumuz, varlığımız bundan sonraki gelecek bir başlık da “<strong>kainatın merkezinde insan var</strong>” <strong>her şey ona hitap ediyor sanki her şey onun için olmuş, buna sebep biz kainatın merkezinde insan var diyoruz.</strong></p><p>Çünkü insanın etrafında var olan ne varsa her şey onun yaratılmış. Onun için sözünü ilerideki bölümlerde her halde daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.</p><p>İnsanın beslenmesi için, insanın istifade etmesi için, insanın göz zevki için, yani insan ile mutlak bir alakası var. Onun için kainatın merkezinde insan vardır dedik. <strong>İnsan ve kendi varlığı diye bir ara başlık var. </strong>Göreceksiniz. Sonra <strong>insan ve etrafındakiler diyoruz.</strong></p><p><strong>Kainatın merkezinde insan vardır. İnsan ve kendi varlığı, sonra insan ve etrafındakiler diyoruz.</strong></p><p>Mesela yaratılışta tesadüf yoktur derken anlamlarını önce sunuyoruz, daha sonra delilini peş peşe gelecek. Mesela ayette ;</p><p><span style="color: #008000;">أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَٰكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ</span> <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> sizi boş yere, gayesiz, hedefsiz yarattığımızı mı düşünüyorsunuz. Ve bize geri getirilmeyeceğinizi mi zannediyorsunuz ?</p><p><strong>Yani yollanışınız, yaratılışınız, var oluşunuz bir gaye ile olduğu gibi dönüşünüz de bir gayeye sebep.</strong></p><p>Buradaki varlığınız imtihan sürecidir.</p><p><span style="color: #008000;">ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا</span> <a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p>Hayatın ve ölümün yaratılışı bizim imtihan edilmemiz hangimiz daha iyi ameller işleyeceğiz diye bir sınavdan geçirilmemiz içindir. Geri dönüş de rast gele değil çünkü ;</p><p><span style="color: #008000;">أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَٰكُمْ عَبَثًا</span> sizi gayesiz, boş yere mi yarattığımızı düşünüyorsunuz ?</p><p>Hatta akleden insanlardan bahsederken ayakta, oturarak, yan gelmiş yatarak Allah’ı zikredenler yerin ve göğün yaratılışını düşünerek derler ki;</p><p><span style="color: #008000;">رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَٰذَا بَٰطِلًا</span> <a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> bunlar bunu derler ama bir tesadüf olduğunu söyleyenler, diyor ya  <span style="color: #008000;">ذَٰلِكَ ظَنُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۚ</span> <a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> tesadüf yaratıldığını düşünenler küfredenler, inkar edenlerdir. Bu sadece onların bir zannı yani hakikati ifade eden bir söz değil.</p><p>Şimdi toparlana toparlana geliyoruz, arkasından da bu zikrettiğim ayet Muminun suresi 115 numaralı ayet. Arkasından ;</p><p><span style="color: #008000;">أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى</span> <a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a></p><h2 style="text-align: left;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>İnsan Kendinin Yaratıldıktan Sonra Varlığı Sürecince Başı Boş Bırakılacağını mı Zanneder.</strong> </span></h2><p>Yani yularsız, gemsiz, ipsiz bir şekilde istediğin gibi oyna gez, toz bunun için mi yollanıldığını zannediyor ? bu iki ayetin arasında biz o cümleleri kurduk.</p><p>Yaratılışta tesadüf yoktur, yaşamda da başı boşluluk yoktur. Ama sen istediğin gibi at gibi, eşşek gibi, beygir gibi hopla zıpla hiç sorulmayacakmış gibi mesela bu bizim eğitim sürecimizde sağa dönüyorsunuz, ebu Said, gel ne yapıyorsun diyor. Kalkıveriyor bir bakmışsın ebu Said’in kellesi ile karşılaşıyor camın arkasında. Hemen duruyor ne yapıyorsun diyor. Bu belki sizdeki şu duyguyu uyarmak için, dikkat edin zaten yedi yirmi dört takip ediliyorsunuz. Onun farkına varmanız için. Eğer birileri bizim burada sağ edişimiz, sol edişimizi soruyorsa ne yapıyorsun ne ediyorsun diye, bu hayat zaten böyle.</p><p>Hani bir zaman programlar varmış yirmi dört saat gözetleniyorsunuz bu ifadeleri biz yani bizim gözetlenmemiz bu zikredilen zamana münhasır değil. Ölümümüze kadar gözetleniyoruz, takip ediliyoruz, neden ? bu ayette dediği gibi,<span style="color: #008000;"> وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ</span> döndürülmeyeceğinizi mi zannediyorsunuz bize. <strong>Devamlı döneceğin duygusu ile hareket etmemiz gerekir. Yani hesap vereceğiz.</strong> Ne yaptıysak biz birbirimizden gizleyebiliriz, saklayabiliriz ama bizim iki tarafımızdaki bulunan melekler yazıyor. Ne yaptıysan, ne ettiysen, ne düşünüyorsan hepsi kaydediliyor hesabını vereceksin.</p><p>İşte birisi, insan kendisini abes yere yarattığımızı mı zannediyor. Öbürküsü de,<span style="color: #008000;"> آيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى</span> bu dünyaya geldikten sonra başı boş bırakılacağını mı düşünüyor diyor. Geri döneceğiz.</p><p>O zaman yaşam süreci içerisinde bizim her şeyi geri döndürüleceğimiz duygusu ile yapmamız gerektiğiniz siz bıksanız bile eğer ben inancımı bu ayetler üzere bina ettiysem, sizin sorgulanacağınız, geri döndürüleceğiniz hesap vereceğiniz duygusunu canlı tutmam gerekiyor zihninizde.</p><p>Anneniz babanız bunu size devamlı şuur altı değil, meseleye müdrik yani meselenin ne demek olduğunu anlar bir şekilde bunu uyarmamız lazım. Bir refleks şeyinde değil.</p><p>Çünkü bir şeye refleks ile verilen tepki şuur dışıdır biraz. Ama müdrik bir şekilde olursa hesap vereceğin. Tutuyor burada Allah azze ve celle ;</p><p><span style="color: #008000;">أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِىٍّ يُمْنَىٰ</span> <a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a> seni aslına tasavvur olarak döndürerek diyor ki, o meniden insanın rahimlere bıraktığı meniden bir nutfe değil miydi? Yani burada yaratılışında ki ihtişamı bırak varlık olarak zaten bir şey değildin sen. Bu iki ayetin arasına başlığımızı sıkıştırarak böyle etrafında oluşturarak,</p><p>Üçüncü bab’a atladığımızda yani neden fıtrattan konuşuyoruz ? dediğimizde başlığı bu yine geçen derslerde girişler değil, temaslar yaparak yani birincisi düşünürken rahat algılaman için arkasından gelen babı bilirsen</p><p><strong>ister istemez kulluk, yaratılışta tesadüf yok, yaşamda başı boşluluk yok, ondan sonra neden fıtrat.</strong></p><p>Bunun belki münasebetine göre birini öne birisini bir öbürküsünün arkasına alma, öncelikli sonralıklı tertibe koyma gibi bir durum olabilir. Eğer meseleyi iyi anlatacaksa o şekilde birisi önde zikredilmiş birisi arkada pek önemli değil. Eğer meseleyi daha iyi anlatacaksa.</p><p>Neden fıtrat dersini öne aldığımızı geçen derslerde birkaç başlık ile zikrettik. Şuan biriniz on yaşında birinizi otuz bir yaşında kırk yaşında da olsa elli atmış yetmiş yaşında da olsa inanan inanmayan kim olursa olsun şu ders herkes için başa alınması gereken bir ders olduğundan. Bunu anladınız mı ?</p><p>Şöyle diyelim, okuma yazma bilmeyen bir topluluk var ama yaş farkı çok çeşitli. Beş yaşından aynen sizin hat yazı dersinde gördüğünüz gibi altmış yaşında da var ama yazı bilmiyor. Hoca, başlarken herkese elif ten yani hemzeden başlar değil mi? Veyahut harfleri gösterir neden? Ben altmış yaşındayım bunu mu okuyacağım diyemezsin. Beş yaşındakinin işi değil o illa. Okuma yazma bilmeyen herkes oradan başlayacak.</p><p><span style="text-decoration: underline;">Bizim fıtrat derslerinin öne almamızın hedefi de bu. Öyle bir hengame kargaşa yani bilgi kirliliği ses kirliliği, görünüm kirliliği, bilgi kirliliği iç içe girmiş ki, ifadeler çok doğru yani İslam tevhid, iman, akide bu başlıklar muhteşem başlıklar ama bazen içleri yanlış doldurulmuş.</span></p><p><span style="text-decoration: underline;">Bu toplumdaki kirliliğin başlıcası şu, birincisi sanki aynı manaya delalet eden kelimeler gibi zikrediliyor. İslam akidesi diyor, islam tevhid dinidir diyor ama o kadar kargaşa var ki bu karma karışık şeyleri bir bir birbirinden ayırt etme yerine doğru olanı sunarsan vaktini, zamanını, enerjisini onun ile harcarsa öyle de olması gerekiyor çünkü Allah Resulü ümmetinin yetmiş üç fırkaya ayrılcağını söylüyor.</span> Akabinde de diyor ki, yani</p><p><span style="color: #008000;">ستفترق أمتي على ثلاث وسبعين فرقة، كلها في النار إلا واحدة</span> ümmetin yetmiş üç fırkaya ayrılacak tabi bu ümmetin ön kısmı da var. Geçmiş ümmetlerin de parçalandığını. Hepsi ateşte biri müstesna diyor. Yani yetmiş üç fırkaya ayrılacak diyor, bir bir şu şu değil. Toplu kastediyor. Kurtulan da bir tane.</p><p>Şimdi yetmiş iki sapık fırkanın özelliklerini öğrenmeye kalkarsak önce batılı öğrenelim dersek yetmiş iki bölüm ona ayıracağım. Ama biri öğrenmeye kalkarsan çünkü sahabe, arkasından hemen,</p><p><span style="color: #008000;">و ما هي يا رسول الله</span> o bir tanesi hangisidir diyor bak yetmiş ikiyi sormuyor. Çünkü yetmiş iki sapık fırkayı öğreneceğim sonra aradan bir doğru çıkacak. Böyle yapmıyor. O bir fırka hangisidir diyor o bir doğruyu. <strong>Biz şimdi imanda tevhitte, İslam da herkes tevhid diyor.</strong></p><p><strong>Biz tevhid diyoruz, şialar da tevhid diyor, sofiler de tevhid diyor bütün fırkalar tevhid diyor. Şimdi hak bir söz toplumun sapıtmasına sebep olarak kullanılıyor.</strong> Bunu anladınız mı ? doğru bir söz, hak bir söz tevhid yaratıcıyı birlemedir.</p><p>Bunu bile anlatırken zatında birleme diye algılamışlar. Halbuki onun vahdaniyetini kabul etme, dünkü derste dediğimiz gibi her insanın fıtri bir eğilimidir. Firavun bile rabbini inkar etmiyordu. Ediyor muydu? Firavuna gavur diyoruz kafir diyoruz neden ? Allah’ın yani yaratıcıyı inkar ettiğinden değil biz Firavunun küfrüne ne diyoruz? Cuhudi yani bile bile inkar var onda. Aynen Musa’nın da dediği gibi aleyhisselatu ve sellam Kur’an da ;</p><p><span style="color: #008000;">لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ</span> <a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a> sen bunu yeri ve göğü yaratının yaratan rabbin indirdiğini çok iyi biliyorsun diyor.</p><p>Peki firavunun inkarı neydi ? biz ona muğalata diyoruz. Gerçeği yansıtan bir şey değil. İman derslerinde ne diyoruz ? küfrün ispatı yoktur diyoruz. Ha firavun esas içindekini denizde sular üstüne kapanırken ne dedi? Ben işte şimdi beni israil’in ve Musa’nın rabbine inandım. Allah da şimdi mi? Dedi.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Zümer 38</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Müminun 115</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Mülk 2</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Ali imran 191</p><p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Sad 27</p><p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Kıyamet 36</p><p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Kıyamet 37</p><p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> İsra 102</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a9dac88 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a9dac88" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-47d329f" data-id="47d329f" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3d9d258 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="3d9d258" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-d558726 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="d558726" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-cac28a4" data-id="cac28a4" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-07c747e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="07c747e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Firavunu küfre düşüren inkarı değil, bile bile inkarı. Onun için küfrün ispatı yok diyoruz.</p><p>Burada bizim neden fıtrat dersleri dediğimiz dün, daha önceki derslerde de dediğimiz gibi bunun özleştirilmiş başlığı cümle halinde zihinde kalması kolay, ezberlemek kolay, anlamlarını hazmede ede zaman içerisinde aynen sığırların yem yemesini hiç gördünüz mü? Durmadan yer. Toplar sonra ne yapar? Oturur geviş getirir. Ne yapıyor işte o zaman onun tadını almaya başlıyor.</p><p>Şimdi size başlık olarak verince ondan sonra otururken, gezerken, kitap okurken onu düşünmeye başlıyorsun. Neden fıtrattan ?</p><p><strong>Diyoruz ki var olan, görülen dedik. Var olan, var olan şeyin inkarı mümkün değildir.</strong> <strong>Bütün insanlar bunda müşterektirler.</strong> Ha bunun adına bilimsel ne derlerse desinler önemli değil. Var olan şey. Arkasından görünen. <strong>Görülmeyen ile anlaşılması biraz daha zaman alan mesele üzerinde biz durmayız. Bu uslubu da bize öğreten Kuran.</strong> İbrahim aleyhisselam ile birisi münazara ediyor. İbrahim diyor ki benim rabbim öldürür ve diriltir. O gavur ne diyor? Ben de öldürür diriltirim diyor. Yapamazsın edemezsin diye münazaraya girmiyor İbrahim. Ne diyor ? benim rabbim güneşi doğudan doğurur batıdan batırır diyor.</p><p><span style="color: #008000;">فبهت الذي كفر</span> kafir ne yaptı? Kafayı büküyor. Onun için biz görülmeyen üzerinde şeye gitmeyiz. Görülene. Görüleni görmeyen kör olana Allah öyle diyor ya, baktığı halde görmeyen, işittiği halde dinlemeyen, kalpleri olduğu halde akletmeyenlere ne diyor ? kör diyor. Görüneni görmeyen kör ile görülmeyen konuşulmaz.</p><p>O zaman biz var olan ve görülen. Varlığının da inkarı mümkün olmayan. Varlığının da inkarı mümkün olmayan şeylerden konuşacağız.</p><p>Çünkü bizim dinimiz yani İslam iman küfrün ispatı yoktur dedik ama imanın ispatı var. İspat var, itminan var değil mi? Akabinde de ne var? Yakin. Bunun üçünü de İbrahim’in kıssasında aleyhisselatu ve sellam görüyoruz. Üçünü de İbrahim’in kıssasında görüyoruz. Neden ? rububiyet tevhidinde mesela Nuh aleyhisselam’ın kıssasını alsak, uluhiyet tevhidinden bahseder, Muhammed aleyhisselatu ve selam’ın daveti de uluhiyet tevhidi merkezli. Ama İbrahim aleyhiselam’a baktığımız zaman onun daveti kavmi ile rububiyet tevhidi merkezli. İbrahim’in kıssalarını ben ayrıyeten onu 2003’de toplamıştım içerde. İbrahim aleyhisselam’ın hakkındaki bütün kıssaları ayeti, hadisleri çünkü İbrahim bile bizim nebimiz Muhammed aleyhisselatu vesselam için ne diyor ? onda senin için örnekler var diyor. Çünkü İbrahim nebilerin babası olarak kabul edilir. Ondaki örnekler bizim nebimiz için, bizim için de örnektir. Çünkü o yani Allah Resulü İbrahim’in duasıdır. Aynen Musa aleyhiselam’ın da daveti hele hele Musa aleyhiselam’ın davetini bir Firavuna karşı bir daveti var bir de kendi kavmine dönük bir daveti var değil mi ? Rububiyet iddia eden Firavuna karşı bir de kavmine karşı mücadelesi var. Bu iki nebiden bizim alacağımız çok örnekler var.</p><p>Onun için biz neden fıtrattan dediğimizde az önceki kullandığım ifadeyi iyi bilin herkese nerede nasıl neyden başlaman gerekiyorsa gereksin fıtrattan başlayacaksın. Biliyorsa ne ala onu doğru yola ulaştırır. Mesela Allah Resulü geliyor davetinde bedevinin birisi çıkıyor, Muhammed yeri göğü hiç yoktan yaratan mı seni nebi olarak yolladı diyor. Allah Resulünün nübüvvetini kabul etmek için adam sorguluyor. Allah Resulü evet diyor. Ondan sonra o mu sana bunu emretti o mu emretti gidiyor adam.</p><p>Gördüğünüz gibi var olan bilgiler, yeni duyduğun işittiğin bir şeyi kabulde, iman da sana kolaylık, var olan bilgiler yeni öğrendiğin şeyleri kabulde sana klavuzluk eder. Şimdi siz bu vaziyette küçüklükten boş bir kova, sandık gibi gidin on beş yaşında, yirmi yaşında, otuz yaşında İslam&#8217;ı size sunduklarında zihnininiz çakışacak. <strong>Çünkü o kadar olumsuz şeyler dolmuş ki zihne hakkı kabul etmeye yardımcı değil, aksine itici.</strong></p><p><strong>Şüphe yumağı oluşturmuş. Fıtrattan o denli uzaklaşmışsınız, uzaklaşmışız.</strong></p><p>Bil mecburiye yani kabul ettiğimiz şeyler bile eğreti durur bizde. Camiye gider gelir. Altını arayın, neden camiye gider ? pavyona gidemez, bara gidemiyor, sinemaya oraya buraya gidemiyor kötü iş yapamıyor. Yer bulduğu tek yer camiinin kıraathanesinde bir iki yaşlı. Oraya gidip geliyor. Veyahut isyan ile geçen ömrünü tatmin etmek için çok kolay bir pazarlık ile ne yapıyor şimdi? Her kimin son sözü la ilahe illallah olursa cennete girer, doğru bir söz. Bakın bu toplumun, bu sapık <strong>toplumun sapıtmasına en çok sebep olarak kullanılan doğru sözlerdi ha ama yanlış kullanımdan.</strong> İlla yanlış yaparak insanlar sapıklığa düşmüyor. Bazen doğru şey kullanarak da sapıklığa düşüyor.</p><p>Az önceki okuduğum kıssada anladıysanız firavun da sonunda la ilahe illallah diyor değil mi ? ama Allah şimdi mi? Diyor. <strong>O zaman son sözü yani</strong></p><p><span style="color: #008000;">من كان اخر كلامه لااله الا الله دخل الجنه</span>  <strong>hadisini kullanan için ömrün buna muvafık geçmeli.</strong> Şimdi küçükken en temiz anında kötü şeyler yükleniyorsun. İman geldiğinde aha bak bu toplumun hali, güvenmeyeceksin bundan doksanlı seneleri düşün, yetmiş, seksen, doksan yani <strong>İslami mücadelenin gündeme geldiği ortamı düşün, o ortamda mücadele vererek Müslüman olanların şuan İslam&#8217;a zara verir noktaya geldiklerine bir bakın.</strong></p><p>Neden başında doğru başladığı gibi doğru geliştirerek doğru bir süreç gitmiyor ? çünkü son nefes yani <span style="color: #008000;">حسن الخاتمة</span> dediğimiz an bizim için çok önemli.</p><p>Buna da getirdiğimiz delil, fıtrat yani neden fıtrattan konuşuyoruz derken Yasin suresindeki bölümü alıyoruz biz. Diyor ki ;</p><p><span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَرَ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p><strong>İnsan görmezmi ki biz onu bir meniden yarattık. Bir de bakıyorsun bize yaratıcısına yani hasım, düşman olmuş</strong>. <strong>Hem de mücadele eden bir düşman</strong>. Ne garip değil mi ? yaratılmışsın yaratıcını inkar ediyorsun. Varsın, seni var edeni varlığını inkar ediyorsun bu mümkün mü ya ?<strong> var olan bir şeyin inkarı varlığını inkar etmek gibidir ki bu akla münhaldir.</strong> Şimdi Allah devam ediyor ;</p><p><span style="color: #008000;">وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلْقَهُ</span> <strong>kendi yaratılışını unutup bize misaller veriyor, örnekler veriyor.</strong> İnsana bakın. Hani bazen birinize diyorum ki sen kendini çok akıllı zannediyon. İnsan böyle düşünmeden konuşursa, akletmeden konuşuyor. Varlığını inkar ediyor kendini akıllı zannediyor. Kendi yaratılışı unutuyor.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلْقَهُۥ ۖ قَالَ مَن يُحْىِ ٱلْعِظَٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ</span></p><p><strong>Bu kemikler toz toprak olduktan sonra, fosilleştikten sonra kim onlara hayat verecek ? aptalca bir soru.</strong> Kendi varlığı ile kendi yaratılışı unutuyor, o çürümüş fosilleşmiş kemiklere tekrar kim hayat verecek diyor. Bunu ne yapıyor rabbine soruyor. Rabbine soruyor bunu.</p><p>Şimdi Allah, tertibe dikkat edin, Allah azze ve celle de ;</p><p><span style="color: #008000;">قُلْ يُحْيِيهَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ ۖ</span> şimdi bu kemiklere tekrar kim hayat verecek diye sorulduğunda normal bir cevap ne olur ? Allah ben demesi gerekti değil mi? Ama öyle demiyor Allah. Ben deseydi doğru bir cevap olurdu değil mi ? neden ben demiyor da onları <strong>ilk yaratan kim ise ona hayatı verecek olan da odur diyor.</strong> <strong>İnsanı kendi uslubu ile vuruyor.</strong> Sen varsan, seni şu hale kim getirdiyse ona hayatı verecek olan da odur. Bak ben demiyor, <strong>insanı düşünmeye sevk ediyor. Sen varken zaten böyle bir inkar mümkün mü ya ?</strong> ha varlığını inkar etse daha mantıklı olurdu yani yaratılışı inkar etse daha mantıklı olurdu değil mi ? ama inkar etmesi mümkün mü? Çünkü var. Biz neden fıtrattan konuşuyoruz dediğimizde, neden konuşuyor muşuz ? var olan, görünen, inkarı mümkün olmayan şeylerden konuşuyoruz. Ha biz, ben diyelim on yedi yaşımdan beri böyle bir davanın içindeyim yani altmış beşten altmış yediden bu yana de, biz anlatana kadar bazıları ateizm ile boğuştu. Aslında çok mantıksız bir teori ateizm. Ama ateizmi kabul edecek aptalların yoğunlukta olduğu bir toplumda yaşıyorduk. Düşünün. Şimdi bakın deistler, ateizmden deizme geçmiş değiller, inandıkları halde deist olanlar. Belki inandıkları değil Müslüman oldukları halde deist olanlar. Farklı bir karmaşa gündeme geliyor.</p><p>Onun için bizim yani <strong>bu ortamda topluma dini fıkhettirebilmemiz için, dini anlatabilmemiz için her şeyin elimizdeki malzeme olan Allah’ın Kitabı, Resulün sözleri</strong> muhatabımız olan insanlar her halükarda insan değil mi? Herkes aynı fıtri değere sahip. Bu var, eşitsizlik yok. Yani muhatabımız da aynı, hitabımızdaki malzeme olan değerler de aynı, hatip, hitap edecek olanlar da aynı varlıklardır. İnsanlar ile ilişki bunu herkes bilir, yakınlık müşterek değerler ile daha kolaydır. İnsanlar ile ilişki müşterek değerler ile daha kolaydır. İnsanlar ile ilişki, yakınlık müşterek değerler ile. Şimdi ben Amerika da yaşıyorum. Bir Türk görsem ona karşı ilgim nedir ? eskisi gibi bir gemi batsa okyanusta ben bir adaya çıksam yalnız başıma, orda bir insan görsem müşterek değer insan olma. Ben İstanbul&#8217;dayım yarpuzlu birisini gördüm, daha farklı. Akraba birisini gördüm daha başka, iman eden birisi gördüm daha farklı. Yüzlerce Türkün içinde ben bir tane Çinli görsem Müslüman o bana daha yakın çünkü dünyamda insan olarak müşterekiz, o da Müslüman ahirette de onun ile müşterekliğimiz var. Ama inanmayan benim anne babam ile ahirette müşterekliğim yoktur.</p><h2><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Neden fıtrattan derken müşterek değerleri gündeme getirmek için.</strong></span></h2><p><strong>Çünkü o birlikteliği sağlar.</strong> Bazen örnek veriyorum size bir karga ile köpeğin arkadaş olduğunu görmüşler. Allah Allah karga ile köpek nasıl arkadaş olur ? baksalar ki ikisinin de ayağı topal. Topallık onları bir araya getirmiş. Bizim insan olarak çok müşterek değerlerimiz var, mümin olarak çok müşterek değerlerimiz var bizim. ,</p><p>Fıtri değerler de asıl müşterek değerlerimizdir. Onun için biz önce fıtrat derken kastımız bu. Yani var olan, görünen, varlığının inkarı mümkün olmayan değerlerden bahsediyoruz.</p><p>Bazen insan bu müşterek değerleri paylaşmak için çarpışır. Müşterek değerleri için çarpışır. Mesela Avrupa&#8217;nın bize hazırladığı diyelim Müslümanların da aptalca yuttuğu petrol  bizim değerimiz bundan kim istifade ediyor ? Avrupalılar, batılılar, kafirler. Biz değil. Su, mesela ileride bize gösterdikleri yer, hedef orta doğunun gelecekti en büyük felaketi, sorunu su harbi olacaktır. Hem de çok da jeopolitik dediğimiz bir yapıya sahip. Dicle, Fırat bizden çıkıyor, kestiğimizde ondan istifade eden herkes zarar ediyor. Biz Müslümanlardan keseceğiz İsrail’e vereceğiz. Ak parti gelmeden evvel Manavgat çayını satın almışlardı biliyor musunuz Yahudiler.</p><p>Şu yangının çıktığı taa yukarılara kadar sağ sol on kilometrede sanki gasp ediliyordu su havzasını korumak için. <strong>Müşterek değerler için kavga edecek hale geliyor. Ya o değerler kullanıldığı zaman herkese yeter.</strong> Mesela Amerika&#8217;da orta doğu kadar petrol var. Amerika neden çıkarmıyor ? çıkarmıyor ama bizimkini alıyor. İleriye doğru göreceksiniz şimdi Türkiye de burada petrol yok. Ya Kerkük de olur da Türkiye de olmaz mı ? Kerkük&#8217;te olur da Suriye de olmaz mı? Bu mümkün değil. Şimdi en mantıklı yöntemi düşünün Müslümanların gavur Kürtler ile gavur Türklerin sorunu var mı Türkiye de ? yok. Chp ile Hdp. Ama Müslümanların Müslüman Türkler ile Müslüman Kürtler aptal olduğu için. Gavur Araplar ile de gavurların sorunu yok. <strong>Sorun bizim. Biz değerlerimizde buluşacağımız yerde değerlerimizde ayrılıyoruz. Küçükken bu sizin kafanıza girmeli. Bizim müşterek değerimiz İslam, fıtri değerler ve fıtri değerlerdeki bağı güçlendiren İslam.</strong> <strong>Biz İslam ile değer kazanan bir toplumuz. Onun için müşterek değerler insani olarak başlıyor ondan sonra bu fıtri değerler imani değerleri gündeme getiriyor, ondan sonra tevhidi gündeme getirir. Hiç kimsenin yıkamayacağı, kötüye kullanamayacağı değer oluyor.</strong> Ne oluyor şimdi ? biz domates ile hıyarı çakıştırabilir miyiz? Bir araya gelmemeleri için bütün mücadeleyi vermemiz mi gerekir ikisinden salata yapmamız mı ?</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Yasin 77</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-904ad18 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="904ad18" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-3fdfd27" data-id="3fdfd27" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b67c149 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b67c149" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan: Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/tevekkul/tevekkul-3/">Tevekkül</a></span></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.instagram.com/ilmedavetdernegi/">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/">İster İstemez Kulluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8493</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
