Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+09 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Halkı değil Hakkı razı etmeye çalışın

Halkı değil Hakkı razı etmeye çalışın

Değerli kardeşlerim … ! unutmaki davetçi, her zaman hakkın rızasını göz önünde bulunduran biri olmalıdır… Karşılaştığı her meselede halkı değil hakkı memnun etmenin yollarını aramalıdır… Çünkü Rabbimiz şöyle buyurur :

“ ……… eğer onlar hakkıyla iman eden kimseler olmuş olsalardı, bilirlerdi ki, Allah ve Rasulü hoşnud edilmeye daha layıktır. “  Tevbe : 62.Ay

Dolayısıyla basiretli bir Müslüman kendisine haksızlıkta etseler, zulümde etseler, anlattıklarından dolayı kendisini kınasalar da, hakkı söylemekten asla imtina etmemelidir

Çünkü – akidesi sağlam bir davetçi –  zalimlerin karşısında hakkı söylemekten dolayı ne rızkının kesileceğine inanır, ne ecelinin yaklaşacağına inanır ve ne de Allah’ın dilediğinden başka bir şeyin başına geleceğine inanır.

Şuurlu bir davetçi, Allah Rasulü s.a.v’in şu hadisi şeriflerini aklından asla çıkarmaz :

“… Ebu Said el Hudri r.a. dan ; Rasulullah s.a.v bir hutbesinde şöyle buyurdu : Sakın bir insanı, hakkın söylemesi gerektiği bir yerde hakkı söylemekten insanlara olan korkusu engellemesin.”

İbni Mace : 10.c.4007.n

“… Ebu Said el Hudri r.a’dan ; Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Dikkat edin insanların korkusu, sizden birinizin söylemesi gereken bir söze veya sahip olduğu bir hakka mani olmasın. Çünkü hakkı söylemek veya önemli bir şeyi hatırlatmak ne kişinin rızkını uzaklaştırır ve ne de ecelini yaklaştırır. “

Ahmed : 3 / 19 – İbni Kesir : 5.c.2386.s

“… Ebu Said el-Hudri r.a dan ; Rasulullah s.a.v şöyle dedi : Cihadın en faziletlisi, zâlim sultanın karşısında hakkı söylemektir.”

İbni Mace : 10.c.4011.n

“ … Aişe r.a’dan. Allah Rasûlü s.a.v şöyle buyurdu : Her kim insanların gücenmesine mukabil Allah’ın rızasını ararsa, Allah onu insanların zahmetinden kurtarır. Ama her kim de Allah’ın gücenmesine mukabil insanların rızasını ararsa, Allah’da onu insanlara havale eder. “

Tirmizi : 4.c.2527.n – İbni Hibban : 1.c.276.n

İşte bu ve emsali deliller bir davetçiye şunu anlatıyor ;  hakkın anlatılması gerektiği bir yerde halktan değil hak’tan kork … İnsanların kınamasından değil, hakkın kınamasından kork… Halkı değil hakkı razı et …

Dolayısıyla Rasulullah s.a.v’in metod ve menhecini kendisine şiâr edinen şuurlu bir davetçi, batıl karşısında asla susmayan ve hakka yardımdan da geri durmayan birisi olmalıdır.

Bu şuurda olan bir davetçi, toplumunda zulmün yayılmasına razı olmayacağı gibi, dininin kabul etmediği çirkin şeylerin yayılmasınada asla razı olmaz. O her zaman münkerleri değiştirmeye gayret gösteren birisi olmaktan geri durmaz.

Çünkü o, bu görevi terk eden korkaklara ilahi belaların isabet edeceğinden korkar. Ve yine o çok iyi bilir ki, Allah’u Azze ve Celle bir topluma belâ indirdimi, o belâ onların iyisini de kötüsünü de içine alır… Rabbimiz şöyle buyurur :

“ Öyle bir fitneden sakının ki aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmaz. – iyileri de içine alır – İyi bilin ki Allah’ın azabı çok çetindir. “  Enfal : 25.Ay

“ … Abdullah ibn Ömer r.a’dan. Aişe r.a der ki : Bir gün Allah Rasulü s.a.v’e : Ey Allah’ın resûlü ! Allah’u tealâ bir topluma azabı indirince iyi kimselerde onlarla beraber helak olur mu ? diye sordum. Allah Rasûlü s.a.v buyurdu ki :
– Ya Aişe ! Allah’u Teala günahkârlar üzerine azabını indirince onlarla beraber iyilerde felakete uğrarlar. Sonra ahirette niyetlerine göre cezalandırılır veya ödüllendirilirler. “

Müslim : 8.c.2879.n

Öyleyse ey Müslüman akıllı ol ve davetten sakın geri durma… “ Nasıl olsa ben doğru yoldayım, başkalarının yaptığından bana neki “ deme … Çünkü, gücün yettiği halde onların münkerlerine mani olmaz isen, onlara isabet edecek musibet ve beladan seninde nasibin olabir…

Rabbim cümlemizin ayaklarını dininde sabit kılsın…

                                                Amin

                                                      Tacuddin el Bayburdi