Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+09 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Haricilik ve tekfir fitnesi

Haricilik ve tekfir fitnesi

Değerli Müslümanlar…  ! bilindiği gibi bu ümmetin içerisinde bulunduğu bazı fitne ve fesadın kökleri taa ilk asırlara kadar uzanır. Raşid halife Ömer bin Hattab r.a nun bir Mecusi tarafından öldürülmesi ile başlayan, sonra  Osman zinnureyn r.a nun alçakça katledilmesi, daha sonra da kaderin nefyi görüşü derken bir çok fitne ve fesat arzı endam etmiştır…  

Müslümanlar arasında fitne ateşi tutuşturulmuş, aralarında korkunç savaşlar olmuş ve  bu sefer de, Hariciler çirkin bir görüşle ortaya çıkmışlardır. Bu yetmemiş gibi Şiilik meydana gelmiş ve taraftarları dinden inhiraf ederek çok çirkin aşırılıklar sergilemişlerdir…

Dolayısıyla bu çirkin hastalıklar İslam aleminin çeşitli yerlerine yayıldı. Ama Allah’a hamdolsun ki her defasında bu sapıklıkların karşısında ilim ehli insanlar dikildi ve İslam’ın berrak atmosferini bu tür sapmalardan temizlemeye çalıştılar…

Ne yazık ki bugün aynı hastalıklara ve onların çirkin tahribatlarına yeniden rastlamak mümkündür. Bu hastalıkların en çirkinlerinden birisi de haricilik zihniyetiyle yoğrulmuş tekfir hastalığıdır…

Tekfir konusu bu ümmete bulaşan en çirkin hastalıklardan birisidir desek mubalağa etmiş  olmayız…

Cehaletin meyvesi olan bu çirkin hastalık, – biraz önce de ifade ettiğimiz gibi – dün olduğu gibi bu gün de bir çok inananın birbirlerine sırt çevirmesine, birbirlerini terk etmesine ve birbirlerini hak etmedikleri bir takım çirkin vasıflarla itham etmelerine vesile olmuştur…

Hatta bu akıntıya kendilerini kaptıranlar, içerisine düştükleri bu çirkin musibet ve bela yüzünden, kendi aralarındaki kısa bir sohbet neticesinde dahi, birbirlerini rahatlıkla tekfir edecek bir aşırılığa sahip olmuşlardır…

Halbuki Kur’an’ın ve sünnetin tertemiz sayfalarında bu insafsız, kuralsız ve acımasız metodun, menhecin ve mantığın tam tersine yığınlarla deliller mevcuttur…

Allah Rasulü s.a.v bizlere bu çirki hastalığı ve bu hastalığı üzerinde bulunduranların vasıfları şöyle anlatır …

1 – Bu tür hastalığa kapılanların genelde yaşları gençtir :

” … Ali r.a’dan. Şöyle dedi : Ben Allah Rasulü s.a.v’den işittim şöyle buyurdular : Ahir zamanda yaşları genç ve kafalarında ham hayaller besleyen bir grup  ortaya çıkacaktır. Onlar mahlukata verilen sözlerin en hayırlısını – yani Kur’anı ve Hadisleri –  konuşurlar. Ama okudukları Kur’an onların hançerlerinden öteye geçmez…….. “

Buhari : 15.c.6796.s – Muslim : 3.c.1066.n

“ … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdu : “ Yaşları küçük, akılları nakısdır. ”  

Buhari : 11.c.5151.s

2 – Cuma namazı kılmazlar, cemaati terk ederler :

“ … Ukbe b. Amir el-Cuheni r.a’dan rivayete göre ; RAsulAllah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur : ” Ümmetimden iki taife helak olur : Ehli Kitab ve Ehli Liben !

Ehli Kitab ; Allah’ın Kitabını Allah’ın indirdiğinden başkasıyla tevil ederek müslümanların alimleriyle mücadele edecekler.

Ehli Liben ise ; Cuma ve Cemaatleri terk edecekler, bedevileşeceklerdir.”
                                        
Ahmed 4/155 Taberani 17/297 Hakim 2/374 Ebu Ya’la 1746 Mecmauz Zevaid 2/194 Maksadul-Ali 372 Buhari Halku Ef’ali’l-İbad 615 Herevi Zemmu’l-Kelam 2/28 el Albani S.Sahiha 6/647 ; 2778

3 – Harici ( tekfirciler ) Kur’an Ayet’lerini aceleci ve yüzeysel bir şekilde ele alırlar : 

Değerli kardeşlerim … !
 Haricilerin çıktıkları döneme bakarsanız, Kur’an Ayetlerini hastalıklı bir şekilde anlayarak sapıklığa düştüklerini açıkca göreceksinizdir…

Bunun en önemli sebepleri ise şunlardır :

 a – Acele ederek, yüzeysel ve basit bir şekilde Ayetlerin maksadlarını dikkate almadan ve derinlemesine onları incelemeden  yorumlamak. 

b – Delillerin yalnızca bir kısmını göz önünde bulundurarak, parçacı bir yaklaşımla tek bir nassı ele alıp diğer nasları düşünmeksizin onunla hüküm vermek …

c – Makadusu’ş şeriayı bilmemek. Yani, bir meselede tek delile dayanarak,  konu ile alakalı diğer açıklayıcı delillerle şeriatin maksadının ne olduğunu anlayamamak …

Halbuki bir meseleyi doğru anlamanın en güzel yolu, aynı konudaki diğer delilleri de göz önünde bulundurmakla mümkündür …

İmam Şatibi’nin de dediği gibi ; Haricilerin sapıklıklarının sebebi Müslümanlardan bir çok taifenin de sapıklık sebebi olmuştur. Bu sapıklıklarının asıl nedeni ise ; makasıdı şeria’yı bilmemek, manalarda ispatsız bir zanla yanılmak, ya da ilk beliren zanna göre hareket etmektir. İşte böyleleri ilimde derinleşemezler …

 el-İ’tisam : 2/182

Şimdi düşünün değerli kardeşlerim … ! zamanımızda da aynı şeyler yapılmıyor mu … ? Allah’ın kitabından tek bir Ayet alarak inananlar tekfir edilmiyor mu … ?

  وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ فَأ ُوْلَـئِكَ هُمُ لْكَافِرُونَ   

“ ….. Her kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendisidirler. “    “  Maide : 44 “

Ayeti okunarak bir çok Müslüman tekfir edilmiyor mu ? Bununla beraber :

ٍ……” إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ لِلّهِ “…………..      

“ ….. Hüküm yalnız Allah’ındır….. “

Yusuf : 40

diyerek, Müslümanların ufak tefek yanlışlıkları şirk ve küfür kabul edilmiyor mu … ?

Halbuki, biraz önce de ifade edildiği gibi ; bu mevzularda çok acele ediliyor, şeriatın maksadı anlaşılmıyor ve konuyla ilgili diğer deliller göz önünde bulundurulmuyor.

Örneğin ; Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyenler hakkında sadece kafir ifadesi kullanılmıyor Kur’an’da… Konuyla alakalı üç Ayeti celile vardır. Yani, Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler hakkında kafir, zalim ve fasık ifadeleri kullanılmıştır. Dolayısıyla, haricilerin yaptığı gibi tek bir Ayeti ele alarak insanları hemen tekfir etmek cehalettir…

“ … Abdullah İbn Ebi Rafi’nin hadisinde, hariciler Ali r.a’ya : “ Hüküm ancak Allah’ındır ” diyorlardi, Ali radiyallahu anhu da : “ Kendisinden batıl kasd edilen dogru söz ”, diyordu. 

Müslim : 1066

Şeyh’ül-Islâm İbn Teymiyye r.h buyurdu ki :

” Allah’ın indirdigi ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendisidir “   Miada : 44

Hâriciler bu Ayeti, Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyen yöneticileri tekfir etmek için delil olarak kullanıyorlar, sonra onlar bu yaptıklarının Allah’ın hükmü olduğunu sanıyorlar…

Minhâc-us-Sünnet : 5/131

İbni teymiyye yine bir yerde şöyle der ; “ Hariciler Kur’an Ayetlerini kendi inançlarına göre te’vil ettiler ve buna muhalefet edenleri de  TEKFİR ettiler. “

Mecmau’l feteva : 20/164

4 – Hariciler kafirler hakkında inmiş olan bir takım Ayetleri Müslümanlar üzerine te’vil ederler. “

“ … İbni Ömer r.a bu Haricileri Allah’ın Müslüman halkının en şerlileri olarak görürdü ve şöyle derdi : Onlar kafirler hakkında inmiş olan bir takım Ayetlere daldılar da bunları Müslümanlar üzerine te’vil ettiler. “

Buhari : 15.c.6795.s

5- Hariciler görünüşte çokca ibedet eden insanlardır : 

Hatta Allah Rasulü s.a.v onlarla alakalı bir hadislerinde şöyle buyurmuştu :

“ Siz onların namazlarını görünce kendi namazınızı, oruçlarını görünce kendi oruçunuzu küçümseyeceksiniz. Onlar Kur’an okuyacaklar ama o Kur’an onların köprücük kemiklerinden aşağıya inmeyecektir…….. “

Buhari : 7.c.3381.s – 15.c.6798.s 

Hatırlaycak olursanız İbni abbas r.a yanlarına tebliğe gittiğinde onları şöyle vasfediyordu : ibadette onlardan daha şiddetli gayret gösterenini görmedim. Ellerinde  deve izleri gibi izler ve yüzlerinde de secde izleri görülüyordu. Üzerlerinde yıkanmış gömlekler vardı. Yüzleri uykusuzluktan zayıflamıştı.

         Görüldüğü gibi bu delillerde, onların ibadete nasıl önem verdikleri anlatılmaktadır. Ama bütün bunlara rağmen çok tehlikeli bir bid’atle ortaya çıktılar ve Müslümanların arasına ayrılık tohumları serptiler…

6 – Allah Rasulü s.a.v haricileri cehennemin köpekleri olarak vasıflandırmıştır :

“ … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdu : Hariciler, cehennemin köpekleridirler. “

Ahmed : 4 /355 – el Albani Sahihu’l Cami’ : 3347.n  ….. “ SAHİH “ der.

“ … Ezarika ( haricilerden bir firka )’nın kafaları kesilip Dimeşke asıldığında Ebu Umame r.a geldi ve dediki :

“ Cehennemin köpekleri, cehennemin köpekleri, bunlar semanın altında öldürülenlerin en şerlileridir, semanın altında öldürülenlerin en hayırlıları da bu haricilerin öldürdükleri şahıslardır ”. Bunun üzerine Ebu Umame’ye :

“ Bunlar cehennemin köpekleridir sözü senin mi, yoksa Rasulullah’danmi işittin ? ” Ebu Umame’de : “ Bilakis Rasulullah’dan bir değil, iki değil, üç degil birçok defa isittim ”

Ahmed Müsned : 

Meşhur islam alimlerinden olan el-Münavi ” Feydul Kadir “ kitabında :

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin Hariciler hakkında cehennem köpekleri vasfını şöyle açıklamıştır :

”… Köpeklerin havladığı gibi Hariciler de cehennemde havlayacaklar, yani köpeğin diğer hayvanlara nisbetde en aşağı hayvan olduğu gibi, onlar da Cehennem ehlinin en aşağılık varlıklarıdırlar ”

Münavi Feyzu’l Kadir : 1080.n

Münavi yine ” Feydul Kadir “ adlı kitabında 4148.ci hadisi izah ederken şöyle demistir :

“ Mümin merhametlidir, bağışlanma ve rahmet diliyor, ama fitnekar Harici ise Allah’ın rahmetinden ümidini kesmiştir, tecavüzkardır, başkalarına hücum eder ve bu da köpeklerin özelliğidir. Hariciler, Allah’ın kullarına tecavüz etdiklerine ve onlara düşman gibi bakdıkları için cehenneme dahil oldular. Yaptıkları amelleri ile köpeğe benziyorlar …”

7 – Allah Rasulü s.a.v haricilerin öldürülmesinden bahsetmiş ve bunun çok sevap olduğunu anlatmıştır :

“ … Ali r.a’dan. Allah Rasulu s.a.v şöyle dedi : “ Onlarla nerde karşılaşırsanız onları katledin. Çünkü onları katledene kıyamet günü ecir vardir ”. Buna binaen Ali  r.a : “ Eger onlari katletmekte ne kadar ecir oldugunu bilseydiniz, onlari öldürdükten sonra amel etmeye ihtiyac duymama hissine kapılırdınız ”, der. 

Müslim : 1066 

8 – Haricilerin çirkin vasıflarından biri de, Müslümanlara saldırmalarıdır :

“ … Hariciler Ali r.a’dan biatı geri çekip yeryüzünde ifsada başladıklarında, Ali r.a müslümanları onlara karşı savaşa teşvik edip : “ Ey insanlar ! Bunları bırakıp zürriyet ve mallarınızla oynamalarına razımısınız ? … Vallahi umut ediyorumki bunlar Rasulullahın haber verdigi kavimdir, çünkü bunlar haram kanları akıttılar ve mü’minlere saldırdılar, Allah’ın ismi ile sereyaan edin.  ”

Müslim : 1066 

9 – Hariciler, yaptıkları işlerin iyi olduğunu zanneden kimselerdir :

“ Deki : Size, ( yaptıkları ) işler bakımından en cok ziyana uğrayanları haber vereyim mi ? ( bunlar ) iyi işler yaptıklarını zannettikleri halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir. “     Kehf : 103-104.Ay

Hafiz İbn Kesir derki : “ Ali İbn Talib, Dahhak ve digerleri : “ Bu Ayet haruriyye ( yani havaric ) hakkındadır, yani nasılki bu Ayet yahudi ve hiristiyanlari içine alıyorsa aynı şekilde havaricide icine aliyor 

10 –  Haricilerin çirkin ahlaklarından birisi de, Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri kullanmalarından dolayı inananları kınamalarıdır :

Evet ne yazık ki Haricilerin çirkin ahlaklarından birisi de. İnananların giymelerini, yemelerini, içmelerini, edindikleri evlerini veya bineklerini göz önünde tutularak onları bu nimetlerden dolayı kınamalarıdır.   Hatırlayacağınız gibi İbni Abbas onlara nasihat etmeye gittiğinde, onun üzerindeki güzel elbiseyi dillerine dolamışlardı…  

“ ……… Abbas dedi ki : Yemaniyye’den güzel bir kumaş giydim ve yanlarına geldim………. bana dediler ki :
–  Bu üzerindeki elbisede ne ? . İbni Abbas :
– Beni bununlamı ayıplıyorsunuz ? Ben Resulullah s.a.v’in üzerinde bundan daha güzelini görmüştüm. Ve bilindiği gibi bu konuda da şu Ayet inmişti.

“ De ki : Allah’ın kulları için yarattığı ziynet ve temiz rızıkları haram kılan kimdir ? …“    A’raf : 32

Aynı şekilde bizim Türkiye ortamındaki bu aşırı zihniyete sahip olan kimselerden duyduğumuz ifadeler de bu kabildendir.  Hatta bizim sahillerde otel kiralayıpta, insanlara hem tebliğ hem de onların tatil yapmalarını sağladığımız çalışmalarımız, bu kimseler tarafından şiddetli bir dille kınanıyor ve bu tür şeyleri bahane ederek bizleri tekfir etmişlerdir…

İşte bu aşırılık aynen onların yaptığı bir aşırılık cinsindendir. Dolayısıyla bu konuda basiretli Müslümanlara düşen şey, inananları – aşırı bir israf içerisinde görmedikleri sürece – onların Allah’ın güzel nimetlerinden faydalanmalarını asla kınamamalarıdır…

Sözü daha fazla uzatmaya ve sizleri usandırmaya gerek yoktur. Son söz olarak bizim her samimi Müslümana tavsiyemiz odur ki, kendisini temel konularda sağlamlaştırsın, her konuda şer’i delilleri araştırsın, onları doğru bir metodla anlasın, onları inandığı ve davet ettiği fikirlerden bağımsız olarak incelesin, asıl mıdır yoksa bir tesirden veya rağbetten ötürü mü kabul ediyor, buna dikkatlice baksın…

 Rabbimden niyazım ; bizlere şuurlu ve basiretli bir şekilde dinimizi yaşamayı nasip etsin ve yine bizlere, hakkı hak bilip ona ittibayı ve batılı da batıl bilip ondan uzak durmayı nasip etsin…

                                                         Vel hamdu lillahi rabbil alemin 

                           Tacuddin el Bayburdi