Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

İmanı Arttırmanın Ve Muhafaza Etmenin Yolları

Değerli kardeşlerim … ! şüphesiz ki elde edilen bir şeyin kaybolup    gitmemesi için, alınması gereken bir çok önlemler vardır… Bu önlemler ki, elde edilen o şeyin unutulmamasına, sağlam kalmasına, kaybolmamasına ve yaşanmasına sebeb olan en güzel vesilelerdir… 

Bilindiği gibi Müslüman için en değerli şey elde ettiği İmanı’dır. Onun da unutulmaması, sağlam kalması, kaybolmaması ve yaşanması için bir çok vesileler vardır…

İnşaAllah bu paylaşım serisinde sizlere imanı artırmanın ve onu muhafaza etmenin yollarından bahsetmeye çalışacağım… Rabbimden niyazım ; konuyu sizlere güzelce anlatabilmek için bana kudret ve kuvvet, sizler için de güzel bir anlayış nasibetsin…

Değerli kardeşlerim … !
  İmanı muhafaza eden ve artıran en güzel vesilelerden birisi :

1 = Dinî ilimleri öğrenmek, öğretmek ve ilim halkalarına katılmaktır.

“ …
 Ebu Hureyre r.a’dan : Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Her kim kendisinde ilim arayacağı bir yola giderse, Allah ona cennetin yolunu kolaylaştırır. Herhangi bir topluluk Allah’ın evlerinden bir evde toplanıpta, Allah’ın kitabını tilavet ederler ve onu aralarında karşılıklı okuyup ders yaparlarsa muhakkak üzerlerine sekinet iner. Kendilerini rahmet kaplar. Melekler onların etrafını çepeçevre ihata edip kuşatırlar. Allah’ta onları, yanında bulunan – melekler – içinde anar. – unutmayın ki – ameli eksik olanı, nesebi, amel sahiplerinin mertebesine kavuşturamaz. ”  Müslim : 8.c.2699.n

“ … 
Muâz ibn Cebel bir zâta : “ Bizimle otur da ( dîni konulardan bahsederek ) bir saat îmânı artıralım, dedi “    Buhari : 1.c.İman babı : 1

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
2 = Kur’anı ve Sünneti, manasını düşünerek okumaktır…Yani, onları tedebbür ve tefekkür ile okumak… Çünkü bu şekilde okunursa Kur’an ve Sünnet, inananların imanları artıcaktır…

Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor :

أَفَلاَ يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِندِ غَيْرِ اللّهِ لَوَجَدُواْ فِيهِ اخْتِلاَفاً كَثِيراً

“ Onlar Kur’anı hiç düşünmüyorlar mı ? Eğer o Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda birbirine muhalif çok şeyler olurdu. “   Nisa : 82.Ay

Yani ; bu kitabın üzerinde iyi düşünün, iyi tedebbür edin… Bu kitap her şeyi bilen, ezeli ve ebedi ilmi olan Allah tarafından indirilmiştir. Onun içerisinde ne birbirine muhalif herhangi bir şey, ne ihmal edilmiş bir mesele ve ne de fuzuli bahsedilen bir konu yoktur… Dolayısiyle rabbinizin mesajını iyi okuyun, onları iyi düşünün ve iyi anlayın…

Rabbimiz buyruyor ki :

“ Müminler ancak o kimselerdir ki ; Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri ürperir. Allah’ın ayetleri onlara okunduğu zaman imanlarını artırır ve sadece Rablerine güvenirler. “   
 Enfal : 2.Ay.

“ Bir sûre indirildiğinde onlardan bazısı : ” Bu, hanginizin imanını arttırdı ? ” der. Ancak iman edenlere gelince ; onların imanını arttırmıştır ve bunu birbirlerine müjdelerler. “   Tevbe : 124.Ay.

“ … 
Ömer İbnu Abdulaziz Adiy İbnu Adiy’e yazmış olduğu bir mektupta şunları yazmıştı : “ Muhakkak ki imanın bir takım farızaları, akideleri, men edilmiş şeyleri ve mendupları vardır. Kim bunları tam yaparsa imanı tamamlamış olur, kim de bu işleri tam yapmazsa imanı kemale erdirmemiş olur…. ”   Buhari : 1.c. 163.s

Değerli kardeşlerim … ! bu ve emsali delilleri çoğaltmak mümkündür… Bu delillerde haber verildiği gibi, imanı artırmanın ve onu muhafaza etmenin en güzel yollarından biri de, Kur’an ve Sünneti tefekkür ve tedebbür ile okumaktır …

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
3 = Allah’u Azze ve Celle’yi, Rasulullah s.a.v’in tarifi üzere çokça zikretmek.

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

“ Kötülüklerden temizlenen, Rabbi’nin ismini zikreden ve namazı kılan felaha ermiştir…. ”  
A’la : 14 – 15.Ay

“ Müminler ancak o kimselerdir ki ;  Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri ürperir. Allah’ın ayetleri onlara okunduğu zaman imanlarını artırır ve sadece Rablerine güvenirler. ”   
Enfal : 2.y.

“ … Allah’ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya ; işte Allah bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır …. ”   Ahzab : 35.Ay

“ Ey iman edenler ! … Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz. ”  
Enfal : 45.Ay

“ …… işte onlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikri ile mutmain olanlardır. Şunu iyi bilin ki kalpler ancak Allah’ın zikri ile mutmain olur… ”  
Rad : 28.Ay.


“ …
 Ummu’d derda r.a‘dan. O dedi ki : Allah’u Azze ve Celle‘nin :  Allah’ı zikretmek çok büyüktür…. Ayeti celilesi delalet ediyor ki : namaz kılmak, Allah’ı zikretmektendir. – hatta – öğrettiğin her iyilik Allah’ı zikirdendir. Kötülüklerden kaçınman Allah’ı zikirdendir. Oruç tutman da Allah’ı zikretmektendir ….. “

Buhari ef’alil ibad : 569.n – Beyhaki Ş.İman : 1.376 –Taberi Tefsir : 6.c.380.c

 “ … Allah Rasulü s.a.v buyurdular ki : Dilin Allah’u Azze ve Celle’nin zikri ile devamlı ıslak kalsın …. “    İbni Mace : 9.c.3793.n – Tirmizi : 6.c.3597.n

“ … 
Ebu Musa el-Eşari r.a’dan : Peygamber s.a.v şöyle buyurdu : Rabbi’ni zikreden kimse ile zikretmeyen kimsenin misali diri ile ölü gibidir. ”  Buhari : 14.c.6344.s

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
4 = Vaktini Allah’a itaatle, O’na yaklaşmakla ve O’nun farz kıldığı amelleri yapmakla geçirmek…

 Rabbimiz yine kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

“……….. Ey insanlar ! sizi bize yaklaştaracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır. Ancak iman eden ve Salih amel işleyen kimseler için durum böyle değildir. Onlar için, yaptıklarına karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet odalarında güven içindedirler….. ”    
Sebe : 37.Ay.

Rabbimiz yine kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَابْتَغُواْ إِلَيهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُواْ فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

“ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun, O’na – yakınlık için – vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz. “    Maide : 25.Ay.

“ … 
Ebu Hureyre r.a’dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Allah şöyle buyurdu : “ … Kulum bana, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevgili olan bir şeyle yaklaşamaz. Kulum bana nafile ibadetlerle de yaklaşmaya devam eder. Nihayet ben onu severim ……. “   Buhari : 14.c.6424.s

Bu ve bunun gibi delillerde anlatıldığı gibi, kulun imanını muhafaza edecek, onu artıracak ve kendisini Allah’a yaklaştıracak olan vesileler ; Salih amelleridir. Diğer bir ifadeyle ; üzerine farz kılınan şeyleri gücü nisbetinde tatbik etmesidir.

Yani kulun namazı, onun imanını muhafaza edecek, onu artıracak ve kendisini Allah’a yaklaştıracak bir vesiledir.

Gücü yettiğinde zekat vermesi, onun imanını muhafaza edecek, onu artıracak ve kendisini Allah’a yaklaştıran bir vesiledir.

Oruc tutması, onun imanını muhafaza edecek, onu artıracak ve kendisini   Allah’a yaklaştıracak bir vesiledir.

Hacc yapması, onun imanını muhafaza edecek, onu artıracak ve kendisini Allah’a yaklaştıracak bir vesiledir.

Hulasa bu meyanda kulun üzerine farz olan her ne varsa bunlar, onun imanını muhafaza edecek, onu artıracak ve kendisini Allah’a yaklaştıracak bir vesiledir.

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
5 = Kalbi temizleyen ve onu yumuşatan amelleri öğrenmek, onlara uygun hareket etmek, vijdanı rahatsız eden işlerden uzak durmak ve şüpheli şeylerden de sakınmak …   

“ … 
Nevvas İbn Sem’an el-Ensari r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v’den birr’i ve ismi – yani iyilik ve kötülüğü – sordum. Rasulullah s.a.v : İyilik, ahlakın güzelliğidir. Kötülük ve şer ise, vicdanını tırmalayan ve halkın muttali olmasından hoşlanmadığın şeydir, buyurdular.  “   Müslim : 8.c.2553.n – Tirmizi : 4 / 2497.n

“ … 
Rasulullah s.a.v buyurdularki : Kalbini tırmalayan şeyi yapma. “  C.sağir : 3 / 3376.n

“ 
… Rasulullah s.a.v buyurdularki : Ebu umame r.a . s.a.v : bir şey seni tereddüte sevkedip içini tırmaladığı zaman onu terk et. “   Ahmed : 2 / 252 – 256 – C.sağir : 1 / 315.n

“ 
… Rasulullah s.a.v buyurdularki :  İyilikler seni sevindirir, kötülükler de seni üzerse sen mü’minsin. “  Ahmed : 1 / 18 – 26 – C.sağir : 1 / 379.n

“ … 
Rasulullah s.a.v buyurdularki : Sana şüphe veren şeyi bırak, vermeyenini al. “    Tirmizi : 4 / 2637.n

”  
… Rasulullah s.a.v buyurdularki : İğilik, yapıldığında nefsin rahata erdiği ve kalbir huzur duyduğu şeydir. Günah ise, alimler fetva verseler bile nefsin hoşlanmadığı ve kalbin ısınmadığı şeydir. “

 Ahmed : 4 / 194 – 228 – Darimi büyü : 2 – C.sağir : 2 / 1737.n

 “ … Abdullah bin Amr bin el-As r.a Şöyle demiştir : Rasûlullah s.a.v’e : Yâ Rasûlallah ! İnsanların hangisi daha faziletlidir ? diye soruldu.O :
– Kalbi mahmûm pâk ve dili çok doğru olan her mü’min kişi, buyurdu. Sahâbîler : Yâ Rasûlallah ! Dili çok doğru olanın ne demek olduğunu biliriz. Mahmûm kalb nedir ? diye sordular. O :
– Mahmûm kalb, Allah’tan korkan, tertemiz, içinde ne günah, ne zulüm ile yaratıklara kötülük etmek, ne kin, ne de hased ( çekememezlik ) olan kalb dir, buyurdu. ”  İbnu Mâce : 10. 4216.n

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
6 = Allah’a boyun eğerek, O’nun karşısında acziyetini itiraf etmek, küçüklüğünü göstermek, O’na dua etmek, ihtiçaların için O’na yalvarıp yakarmaktır…

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

“ Kullarım eğer sana beni sorarlarsa, onlara de ki : muhakkak ki ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiklerinde dua edenlerin duasına karşılık verir ve onu kabul ederim. O halde onlar da davetime icabet edip bana iman etsinler. Umulur ki doğru yola ulaşırlar. ”   
 Bakara : 186.Ay.

“ Rabbiniz buyurdu ki : Bana dua edin, ben de duanızı kabul edeyim. Şüphesiz ki bana ibadet etmeye tenezzül etmeyenler, yakında hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir. ”   
Mü’min : 60.Ay.

“ … 
Rasulullah s.a.v şöyle buyurur : Kim Allah’tan istemez ise, Allah o kimseye gazap edTirmizi : 6.c.3595.n

“ … 
Ebu Hureyre r.a dan gelen bir hadisi şeriflerinde Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Sizler, duanıza icabet olunacağına inanarak Allah’a dua edin. Bilinizki Allah, ğaflet içerisindeki bir kalbin duasını kabul etmez. “

                                                                    Tirmizi : 6.c.3707.n – S.Sahiha  : 594.n

Değerli kardeşlerim … ! İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerdebirisi de ;
7 = Mü’minlere dostluk beslemek, kafirlere de düşmanlık beslemektir …

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır :

 Ey inananlar … ! Sizin dostunuz ancak Allah, O’nun Resûlü ve Allah’ın emrine boyun eğerek namazlarını kılan ve zekâtlarını veren mü’minlerdir. Her kim Allah’ı, Rasûlünü ve îmân edenleri dost edinirse, bilsin ki gâlip gelecek olanlar, şüphesiz ki Allah’ın dostlarıdır. ”   Maide : 55.56.Ay

“ Ey îmân edenler … ! Benim de sizin de düşmanınız olan kimseleri   dostlar edinmeyin.”  
 Mümtehine : 1.Ay.

“ Ey inananlar … ! mü’minleri bırakıpta kafirleri dost edinmeyim. Allah’a aleyhinizde olacak açık bir delil vemek mi istiyorsunuz ”  
 Nisa : 144.Ay.

“ Ey îmân edenler … ! Küfrü îmâna tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dostlar edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar
 zâlimlerin tâ kendileridir. ”   Tevbe : 23.Ay

“ Allah’a ve âhiret gününe îmân eden bir topluluğun babaları, oğulları, kardeşleri veyahut akrabaları da olsa, Allah’a ve Rasûlüne karşı haddi aşanlarla dostluk ettiğini göremezsizin. ”  Mücadele : 22.Ay.

“ … 
Abdullah İbni Abbas r.a buyurdular ki : Allah için seven, Allah için buğzeden, Allah için dostluk eden ve Allah için düşmanlık eden kimse, ancak bu şekilde Allah’ın dostluğunu kazanabilir. İnsanların çoğunun dostluğu, dünyalık şeylerde olmuştur. Bu ise sahibine hiçbir fayda sağlamaz. ”  İbni  Cerir  et-Taberi

Değerli kardeşlerim … ! İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
8 = Dünyanın aldatıcı sevgisinden ve süsünden uzak durmak …

Bilindiği gibi bu dünya hayatı, ahiretin iki konaklama yerinden birisini kazanmak için insanoğluna verilen geçici bir sermayedir. Bu sermayeyi en güzel şekilde kullanmak demek, Dünya sevgisinden ve süsünden uzak durmakla mümkündür.

Değerli kardeşlerim … !
 şu bir gerçektir ki, insanların fıtratlarında  Dünya’ya ve mala mülke karşı büyük bir arzu ve istek vardır. Bu arzu ve istek ölünceye kadar da ondan ayrılmaz.

“ … 
Allah Rasulü s.a.v’in bir hadisi şeriflerinde ifade buyurduğu gibi : Adem oğlu büyür, ama onunla beraber şu iki şey de büyür : mal sevgisi ve uzun ömür temennisi. ”  Buhari : 14.c.6362.s

“ … 
Enes İbni Malik r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : İnsan oğlu ihtiyarladıkça onun iki huyu gençleşir ; ömür hırsı ve mal hırsı. ”  Tirmizi : 4.c.2442.n

“ … 
Ka’b İbni Malik den gelen bir hadislerinde Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Bir koyun sürüsünün üzerine salıverilen iki aç kurdun o sürüye zararı, kişinin mal ve şeref hırsının dinine olan zararından daha ağır değildir. “

 Tirmizi : 4.C.2482.N – Darimi  : 6.C.2733.n – Ahmed  :  3 .  460 – S. Cami’  : 5496.n

 “ … Enes ibn Malik r.a’dan.Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular : Her kimin kaygısı ahiret olursa Allah onun zenginliğini kalbinde kılar, işlerini dağınık olmaktan kurtarır ve dünya da ona boyun eğerek gelir. Her kimin kaygısı da dünya olursa, Allah onun fakirliğini iki gözü arasında kılar, kendisini derbeder eder ve dünyadan da kendisine ancak mukadder olan gelir. ”  Tirmiz : 4.c.2583.n

Dolayısiyla İmanı elde etme ve onu muhafaza konusunda en güzel vesileler, dünyaya karşı hırslı olmaktan, onun cazibesine aldanmaktan uzak durmaktır.

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;

9 = Kendisi gibi iman eden Mü’minlere karşı sevgi beslemek, onlara karşı alçak gönüllü olmak, onların dertleriyle dertlenmek, kederleriyle kederlenmek ve kendisi için istemediği bir şeyi onlar içinde istememektir.

 “ … Ebu Musa el-Eş’ari r.a’dan ; Peygamberimiz s.a.v dedi ki : ” mü’minin mü’minle dayanışması – yani bir birlerine olan bağlılığı – parçaları bir birine bağlanıp kenetlenmiş bir bina gibidir. Bunu göstermek için Allah Rasulü, parmaklarını birbirine kenetledi. “

Buhari : 5.c.2264. s – Müslim : 8.c.2585.n – Nesei : 5.c.2550.n

Ve yine, Nu’man İbn Beşir r.a’dan gelen bir hadislerinde Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır :

” Bütün mü’minlerin, bir birlerini sevme, bir birlerine merhamet etme, bir birlerine şevkat ve lütuf gösterme hususundaki misali, bir vücut misali gibidir. O vucuttan bir uzuv hastalanınca,vücudun diğer azaları bir birlerini hasta azanın elemine, uykusuzlukla ve hararetle iştirake çağırırlar – yani, hasta olan organın elemini paylaşırlar – “  
Buhari : 13.c.6005.s  Müslim : 8.c. 2586.n

 “ … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : “ Bütün Müslümanlar bir tek kimse gibidir. O müslümanın gözü ağrıdığı zaman diğer bütün azalar hastalanır, başı ağrıdığı zaman yine diğer bütün azalar hastalanır. “  Müslim : 8.c. 2586/67.n

Bu ve emsali delilleri çoğaltmak mümkündür… İslam’ın bu güzel mesajları gösteriyor ki ; bir Müslüman  dost ve kardeşlerine sevgi gösterdikçe, onlarla beraber oldukça, kalbini onlara açtıkça, onların dertleriyle dertlenip kederleriyle kaderlendikçe, kendisi için sevdiği bir şeyi kardeşi için de sevdikçe, sevmediği bir şeyi kardeşi için de sevmedikçe Allah o kulunun elde ettiği imanını muhafaza etmesine ve artmasına yardımcı olacaktır…

Çünkü bu işler Allah’u Azze ve Celle’nin sevdiği işlerdir… O’nun rızasını kazanacağı işlerdir… Dolayısıyla bu güzel ahlaki değerleri bir Müslüman kardeşine karşı sergiledikçe, imanı artacaktık…

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
10 = İmanı azaltan ve Allah’a itaatten alıkoyan işlerden uzak durmaktır.

Bilindiği gibi İslamın en özlü kurallarından birisi de ; İyilikler nasıl kötülükleri siliyor ise, kötülükler de aynen iyilikleri siler ve yok eder.

Başka bir ifadeyle denilecek olursa ; Allah’a ve Rasulüne itaat etmek kulun imanının artmasına sebeb olduğu gibi, muhalefet edip isyan etmesi de, imanının azalmasına sebep olur…

Dolayısıyla basiretli bir Müslüman gücü yettiğince Allah’a ve Rasulüne boyun eğmelidir… Bildikleriyle amel etmelidir… Eğer bile bile Muhalefet ederse, unutmasınki muhalefetinin keyfiyetine göre imanı zayıflayacaktır… 

Rabbimiz bir Ayeti celilesinde şöyle buyurur :

 “ Biriniz ister mi ki ; hurmalardan ve üzümler­den bir bahçesi olsun, altından ırmaklar aksın, içinde her çeşit meyve bulunsun da ; kendisi ihtiyarlamış, çocukları da güçsüz kalmışken bahçesi ateşli bir kasırga ile yanıversin. Düşünesiniz diye Allah size âyetlerini böyle açıklar. “  Bakara : 266.Ay.

Bu Ayetin tefsirinde Buhârî der ki : Bize İbrahim İbn Musa’nın… Übeyd İbn Umeyr’den rivayetine göre o şöyle demiştir : Ömer İbn Hattâb bir gün Rasulullah s.a.v’in ashabına :  “ Biriniz ister mi ki ; hurma­lardan ve üzümlerden bir bahçesi olsun….. “

Ayet-i kerîme’si kimin hak­kında nazil olmuştur biliyor musunuz ? “ diye sordu. Onlar : Allah en iyi bilir, dediler. Ömer kızdı ve : Ya biliyoruz, ya da bilmiyoruz deyin, dedi.

İbn Abbâs şöyle konuştu : Ey mü’minlerin emîri, bende bu konu hakkında bir bilgi var. Ömer : Ey kardeşimin oğlu ; söyle ve kendini küçük görme, dedi. Bunun üzerine İbn Abbâs şöyle konuştu : Bu Ayet bir amel için misâl olarak getirildi. Ömer sordu : Hangi amel ? İbn Abbâs :

“ Zengin bir adam vardı ; Allah’a itaat eden birisi idi. Sonra Allah ona şeytânı gönder­di de adam günâhlar işlemeye başladı. O kadar ki eski amellerini tümüyle batırdı. İşte bu Ayetteki misal, o adamın ameli hakkındadır. “ diye cevap verdi.  Buhari : 9.c.4233.s

Ey Müslümanlar … !
 unutmayınızki iman ettikten sonra isyanlarına aldırış etmeyenler de – Allah korusun – böyle bir akibeti boylayabilirler.

Bu aynen Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in haber verdiği şu kimselerin durumuna benzer.

 “ … Bir gün Allah Rasulü s.a.v sahabesine sordu : “ Bilir misiniz, müflis kimdir ? ” Dediler ki : “ Bizim aramızda müflis, parası ve malı mülkü olmayandır. ” Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur : – hayır ! o sizin sandığınız gibi değil – “ Şüphesiz ki ümmetimden müflis olan o kimsedir ki ; Kıyamet günü namazla, oruçla ve zekatla Allah’ın huzuruna gelir. Ama şuna sövmüş, buna iftira etmiş, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve buna vurmuştur. Hakkı yenen bu kimselere onun sevaplarından alınıp verilir ve üzerinde olan – haklar – ödenmeden önce sevapları biter. Bu sefer onların günahlarından alınır ve bu kimsenin üzerine konulur ; sonra da bu kimse cehenneme atılır. – İşte asıl müflis budur ”  Müslim : 8.c.2581.n – Tirmizi : 4.c.2533.n

“ … Abdullah İbn Mes’ud r.a şöyle der : Doğrusu ben, insanın işlediği günah sebebiyle ilmi unutacağına inanıyorum …… “   İbni Abdil Berr Muhtasaru Kitabu’l İlm : 96

Öyleyse imanını muhafaza etmen ve onu artırman için, Allah’a ve Rasulüne isyan olan işlerden uzak durmalısın.

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
11 = Bir gün tadına bakacağımız Ölümü sık sık  hatırlamaktır.

 “ … Allah Rasûlü s.a.v şöyle buyurdu : “ … Şüphesiz ki ölüm çok korkunç bir şeydin …. ”   Müslim : 3.c.960. N


“ … 
Yine bir hadislerinde  : “ Ağızların tadını  tarumar eden o ölümü sık sık anın … ”  Tirmizi : 4.c.2409.n

Yani, bir gün tadına bakacağınız o ölümü aklınızdan sakın çıkarmayın. Onu hiç unutmayın… Unutmayın ki, kendinize çeki düzen veresiniz. Ve yine onu sürekli hatırlayınız ki Allah’a ve Rasulüne isyan etmekten korkasınız.

Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki ölümü sık sık hatırlamak, Allah’ı ve O’nun hesap gününü unutmamak için en etkili bir vesiledir.

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

{  Onlar ki ; görmedikleri halde rablerinden korkarlar. Ve Kıyamet saatinden de titrerler. }  
Enbiya : 49

{  O Allah’tan korkan insanlar ki ;  ne ticaret ve ne de alış veriş, onları Allah’ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği kıyamet saatinden korkarlar. }  
Nur : 37.Ay

Hulasa ölümü sık sık hatırlayan kimse ;  Allah’tan korkan, O’nun hesap gününü unutmayan kimse demektir. Dolayısiyla böyle biri imanını zedeleyecek isyanlara dikkat eder… Bunlara dikkat eden de imanını korur…

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;

12 = Sık sık hasta ziyareti yapmak.

Unutmayınız ki hasta ziyareti kula sağlık nimetini hatırlatır … ölümü hatırlatır … yiyip içtiği nimetlerin değerini hatırlatır … Dolayısiyla bu şekildeki bir kul duyarlı davranır, rabbine şükreder-hamdeder.

İmanı muhafaza eden ve artıran en güzel vesilelerden birisi de ;

13 = Az gülmek çok ağlalamak.

“ … Ebu Hureyre r.a’dan. Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Çok gülmeyiniz, çünkü çok gülmek kalbi öldürür. “

Ahmed : 2 / 310 – İbn Mace : 10.c.4193.n Tirmizi : 4.c.2407.n – el-Albani S.Sahiha : 506.n –  S.Camiu’s sağir : 99.n – Buhari Edebu’l Müfred : 1.c.252.n

“ … Enes ibn Malik r.a’dan. ” …… Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, eğer benim gördüklerimi görmüş olsaydınız, az güler çok ağlardınız. Sahabeler dediler ki :
– Gördükleriniz nedir ? ey Allah’ın resulü !. Allah resulü : Cenneti ve ateşi gördüm, buyurdu. “  Müslim : 2.c.426.n

“ … Enes ibni Malik r.a şöyle demiştir : Resulullah s.a.v daha önce bir benzerini asla duymadığım pek etkili bir konuşma yaptı ve şöyle buyurdu : “ Eğer siz benim bildiklerimi bilseydiniz mutlaka az güler çok ağlardınız.”

Enes diyor ki : Bunun üzerine Peygamberin ashabı ellerini yüzlerine kapatarak hıçkıra hıçkıra ağlamışlardı. “

Buhari Küsuf : 2  Müslim Salat : 112 İbn Mace : 10.c.4191.n – Tirmizi : 4.c.2415.n – Buhari Edebu’l Müfred : 1.c.254.n

İbni Hacer der ki : Hadisteki bilgiden maksad Allah’ın azameti, günahkarlardan intikam alması, ruhun alındığı andaki korkunç durum, kabirde ve kıyamet gününde duyulacak ve görülecek dehşetli hallerle ilgili bilgidir.

Dolayısiyla bunlardan haberdar olan bir kimse, az güler çok ağlar. İmanını zedeleyecekAllah’a ve Resulüne isyan olan işlerden uzak durur.

İmanı muhafaza eden ve artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
14 =  Salih insanlarla arkadaşlık etmek, onlarla birlikte olmak, onları ziyaret etmek, meclislerine katılmak ve nasihatlerine kulak vermek.

Şuurlu ve basiretli bir müslüman, – ister sanal ortamda olsun ister real ortamda olsun – edindiği arkadaşlarına dikkat eden birisi olmalıdır. Çünkü arkadaş, sevdiği, saydığı, kendisiyle uyuştuğu,  nasihatını dinlediği ve el ele olduğu kimse demektir. Bu dinin en güzel örnek ve önderi Muhammed s.a.v şöyle buyurmaktad :  

“ … Unutmayın ki kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse kim kiminle arkadaşlık ettiğine iyi baksın. ”  
Ebu Davud : 5.c.4833.n

“ … Yine bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır : “ ……… İyi arkadaşın misali, güzel koku satan kokucunun misali gibidir. Eğer o sana bir şey vermese bile, en azından sattığı o şeylerin kokusu sana sirayet eder. Kötü arkadaşın misali de, demirci körükcüsünün misali gibidir. Onun karasından, hisinden, pasından bir şey bulaşmasa bile, en azından kokusu sana sirayet eder. ”  Ebu Davud : 5.c.4829.n

İşte iyi ve kötü arkadaşın misali böyledir. Onun içindir ki akıllı ve şuurlu bir müslüman edindiği arkadaşlara çok dikkat eden kimsedir… Çünkü eninde sonunda o edindiği arkadışından mutlaka – müsbet veya menfi anlamda – kendisine bir şeyler bulaşacaktır.

Değerli kardeşlerim … !
 İmanı muhafaza eden ve onu artıran en güzel vesilelerden birisi de ;
15 = Emri bi’l ma’ruf ve nehy’i anil münker yapmaktır.

Değerli kardeşlerim … !
 unutmayınız ki basiretli bir müslümanın imanını muhafaza etme konusunda kendisiyle uğraşacağı en güzel vesilelerden birisi de ; insanlara iyiliği emredip kötülüklerden de onları nehyetmesidir.

Allah’u Azze ve Celle’nin en çok istediği ve sevdiği şey, tevhid dini islam’ın yeryüzüne hakim olmasıdır. Bu da kendiliğinden olmayacağına göre, herhalde bunu sağlamanın tek yolu davet ve tebliğdir. İşte bunun içindir ki Allah’u Teala daveti  böyle bir oluşuma vesile kılmıştır.

Allah’u Teala kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلاً مِّمَّن دَعَا إِلَى اللَّهِ وَعَمِلَ صَالِحاً وَقَالَ إِنَّنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ

“ İnsanları Allah’a davet eden, Salih amel işleyen ve ben müslümanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki ”   Fussilet : 33.AY.

“ … Huzeyfe bin el-Yeman Radiyallahu Anh şöyle dedi : Nebi Sallallahu Aleyhi ve Selem buyurdular ki : Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarsınız. Ya da Allah Kendi indinden bir azap gönderir ki, sonra o azabı kaldırması için Allah’a dua edersiniz de size icabet olunmaz…”
  Ahmed : 5.388 – Tirmizi : 2259 – Beğavi : 4154 – Albânî Sahihu’l-Cami :7070

” … Rasulullah s.a.v ise hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : “ Allah’ın senin vasıtanla bir kişiye hidayet vermesi, senin için üzerine güneşin doğup battığı her şeyden hayırlıdır. ”   C. Sağir : 3.c.3203.n

Değerli kardeşlerim … !
 unutmayalım ki Emri bi’l ma’ruf ve nehy’i anil münkerin imanı artırmada ve onu muhafaza etmede çok etkin bir tesiri vardır… Bunu anlamanın en güzel yolu, insanlara güzel şeyler anlatmak ve ardından da o anki kalbinizi, imanınızı kontrol etmektir… İnanın bunu açıkca hissedeceksinizdir… 

Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurur :

وَالْعَصْرِ  إِنَّ الْإِنسَا نَ لَفِي خُسْر  إِلَّا الَّذِينَ  آمَنُوا  وَعَمِلُوا  الصَّا لِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ  وَتَوَا صَوْا بِا لصَّبْرِ

“ Asra andolsun ki, insan hüsrandadır. Ancak iman edenler, Salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır. ”   Asr : 1. 2 . 3 . Ay.

” … Allah Rasulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurur : “ Sizden her kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin. Eğer eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Eğer buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. İşte bu, imanın en zayıf olanıdır. ”  Müslim : 1.c.49.n

Rabbimiz bizlere şaibesiz bir iman ve onu muhafaza etmek için de Salih ameller nasibet …  

            Amin …

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                        Tacuddin el Bayburdi