Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Mahremi olan kimselerle tokalaşma ve musafaha

Değerli Müslümanlar … ! İslam, fitneyi kaldırmak ve ona vesile olacak bütün vasıtalarını da yok etmek için, kadınla tokalaşılmasını ve onunla kucaklaşılmasını da yasaklamıştır. 

Yani erkek için, yabancı kadının bir uzvunu veya bedeninden bir bölgeyi ellemesi ve tutması kesinlikle helal değildir. Tabi ki aynı şekilde kadına da karşı cinsi olan erkek yasaktır. Onun da tedbirli olması ve   – şer’i bir özür bulunmaksızın – erkeğin vücudundan her hangi bir bölgeyi ellemesi – ona da haram dır.

Şer’i bir özür ise ; Zaruri olarak tedavi ve benzeri gibi şeylerdir ki,  bunlar müstesnadır.  Çünkü ; “ zaruretin hükmü, iradeye bağlı olanın hilafınadır. “ Ama aynı işi görecek kendi cinsi varsa, bu ona helal olmaz.

Unutulmamalıdır ki, karşı cinslerin birbirini ellemesi, bakıştan daha tehlikelidir. Yani bakıştan sonra gelen ikinci tehlikeli adımdır… İslam buna el zinası olarak isim vermiştir.

İslam, bu yasak ve çirkin davranışa karşı ciddi bir savaş açmıştır. Hedefi ise, şehveti kamçılayıp insanı şeytanın peşinden sürükleyen bu hali önlemektir… 

Resulullah s.a.v’in ümmetine öğrettiği şey de zaten ; kadınlarla musafahanın yapılmayacağıdır. Onun gösterdiği yol, bütün insanlık için en yüce örnek ve esas alınacak tutumdur. Çünkü doğruluğun, faziletin ve ahlakın ölçüsü ondadır.

{ … Aişe r.anha – beyatlaşma hadisesi ile alakalı – şöyle buyurur : “ Vallahi onun eli beyatta asla bir kadının eline değmedi. Onlar onunla sözle beyatlaşırlardı. Siz de beyatınızı böyle yapın.” }

Buhari : 6.c.2536.s – Müslim : 13/10-11

{ … Aişe r.anhayine : “ Resulullah’ın eli kendi mahremi olmayan bir kadının eline asla değmedi ” buyurdular. }

  Buhari : 15.c.7068.s Müslim ve bu lafızla da Ahmed de var.

{ … Ümeyme binti Rakika r.anha dan gelen rivayette şöyle diyor : Resulullah s.a.v’e   Ensardan bir grup kadınla birlikte beyat etmeğe geldik. Dedik ki ; Seninle, Allah’a ortak koşmayacağımıza, hırsızlık yapmayacağımıza, zina etmeyeceğimize, önümüzde arkamızda iftira ile bühtanla gelmeyeceğimize, sana maruf olanda asi olmayacağımıza,  beyata geldik. Resulullah s.a.v duyurdu ki : “ Yani gücünüzün yettiği ve başaracağınız şeyde.” Biz de : Allah ve Resulü bize merhametlidir. Hadi bizimle beyatleş ya Resulullah, deyince Resulullah : “ Ben kadınlarla tokalaşmam. Ama yüz kadına sözüm bir kadına sözüm gibidir.” buyurdu. }

Ahmed : 6/356 – Tirmizi : 2/395 – Nesei : 6/134

İşte Resulullah s.a.v’in gösterdiği yol budur. Unutmayın ki onun rehberliği her konuda olduğu gibi bu konuda da bereketlidir. Biz ona uyarız. Frenklerin adetlerine, örflerine ve geleneklerine uymayız.

Kadınla musafaha, kucaklaşma, öpüşme veya ona dokunma konusunun şiddetinden dolayıdır ki bakın Allah Resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde ne buyurmaktadır :

{ … Ma’kil bin Yesar r.a’dan : Resulullah s.a.v buyurdu ki : “ Bir erkeğin, helalı olmayan bir kadına dokunacağına, kafasına demir iğne çakılması ondan daha hayırlıdır…” }

Terğib ve Terhib : 3799 – Taberani : 20/212 – Sahihu’l Cami’ : 4921 – Camiu’s Sağir : 3.c.3201.n

İşte bu tehdidi duyan samimi bir erkek veya bir kadın, kesinlikle karşıtı olan cinsle asla musafaha etmez. Çünkü bu olay öyle sıradan ve basit bir olay olmuş olsaydı, Allah resulü s.a.v bu kadar sert ifadeler kullanmazdı.

Bilinen bir gerçektir ki, Allah resulü s.a.v bu ümmetin en ahlaklısı, en faziletlisi ve en fazla nefsine hakim olan bir kimse idi. Ama buna rağmen hiçbir kadınla tokalaşmamıştır. Öyleyse o yapmadıysa, başkasının hiç yapmaması gerekir.

                              Tacuddin el Bayburdi