Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Regayip kandili diye bir kutlama var mı … ?

Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki Bid’atlerin İslâm  alemine yayılmasının en önemli sebebi ; inananların dinleri hususundaki cahaletleridir.

Bu cehaletleri yüzündendir ki, bir çok itikadi ve ameli çirkinlikleri islama sokuşturmuşlar ve bunların da güzel şeyler olduğunu savunmuşlardır.

Hatta inananların çoğu, icadettikleri bu şeylere  Bid’at’ı hasene  diye bir isim takarak, bunların caiz ve makbul olduğunu ileri sürmüşlerdir. 

Acaba bu insanların dediği gibi gerçekten ;   bid’at’ı hasene ” – yani güzel bid’at – diye bir şey varmıdır … ?  … Diğer bir ifadeyle ; acaba bid’atın güzeli olur mu … ?

Ben, konunun bu kısmı ile alakalı çok kısa bir iki cümle kuracağım ve daha sonra da esas mevzumuza geçeceğim inşaAllah…

BİRİNCİ OLARAK … : Her şeyden önce Allah Rasulü s.a.v’in şu sözü gereği hiç kimse  güzel bid’at “ kavramından bahsetmeye hakkı ve imkânı yoktur… Çünkü Allah Rasulü s.a.v : “ Kullu bid’atin dalaleh “ … “ Bütün bid’atler dalâlettir “  buyurmuştur … Ve bu söz, konu ile alakalı keskin bir kılıç gibidir ki, hiçbir bid’atı güzel görmez…

İKİNCİ OLARAK … : insanların güzel gördükleri şey illa da güzeldir anlamında ele alınmaz… Çünkü insanların nice güzel gördüğü şeyler var ki bunlar, Allah’u Azze ve Celle’nin katında çirkin olan şeylerdir…

Allâh Teâlâ böylelerinin durumunu kerim kitabında şöyle nitelendirir : 

“ Kötü işi kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse ”   Fatır : 8.Ay 

{ … Abdullah ibn Ömer r.a ise şunları buyurur : insanlar güzel görseler bile bütün bid’atler dalâlettir. }

 İbni Batta el İbane : 1.C.339.S – Lalekai  Şerhu Usulü’s Sünne : 1.C.92.S

ÜÇÜNCÜ OLARAK … :  en hayırlı nesil olan ve bizler için de her konuda örnek gösterilen sahabe toplumunda bahsini edeceğimiz bu gibi kutlamalar – yani gerek Regaip kandili kutlaması ve gerekse diğer gecelerle alakalı kutlamalar – asla yoktu…

Bizler biliyoruz ki bu insanlar dinleri husunda en çok gayret sarfeden, Allah ve Rasulünün emirlerine harfiyen uyan ve dinden olmayan şeylerden de en fazla uzak duran kimselerdi…

İşte onlardan bazılarının bu konudaki güzel sözleri :

{ … Abdullah b. Ukeym, Ömer r.a’nun şöyle dediğini rivayet etmektedir : Sözlerin en güzeli Allâh’ın kelâmıdır, yolların en hayırlısı da Muhammed s.a.v’in yoludur. İşlerin en şerlisi de sonradan icâd edilen şeylerdir. Her yeni şey bid’attir, her bid’at dalâlettir ve her dalâlet de ateştedir. }

İbn Vaddah el Bid’a : 31.S – Lalekai  Şerhu Usulü’s Sünne :  1.C.84.S

{ … Abdullah ibn Mesud r.a da şöyle der : Sizden öncekilere tâbi olun, – dinde – yeni şeyler icad etmeyin, bu size yeter, zira bütün bid’atler dalâlettir. }

İbni Batta el İbane : 1.C.327-328.S – Lalekai  Şerhu Usulü’s Sünne : 1.C.86.S – Muhammed bin Nasır es Sünne : 65 – Tabenari Kebir : 8636.N – Darimi : 1.C.211.N – Heysemi M.Zevaid 1/181.853.N

Sözün özü ; unutmayalım ki şeriat va’zeden, kanun koyan, ibadet şekli şemali belirleyen, günlerin ve gecelerin hangisinin daha hayırlı olduğunu bilen ve o gün ve gecenin kutlanmasını gerekli gören sadece ve sadece Allah’u Azze ve Celle’dir… Bu konuda O’na ortak olacak hiçbir varlık yoktur…

Dolayısıyla Allah’tan ve Rasulünden bu gibi konularla alakalı bir delil olmadığı sürece, hiç kimse ne kendi kafasına göre, ne şeyhinin fetvasına göre, ne sevdiği saydığı imamının içtihadına göre ve de mezhebine-meşrebine göre söz söylemeye hakkı yoktur … Kendisine güvendiği kişi ve kimselerin makamı ve mevkisi ne olursa olsun, – delil olmadığı sürece – durum aynıdır… 

Şuurlu ve basiretli bir kula yakışan, tamamlanıp kemale ermiş olan bu dine sımsıkı sarılması ve ona hiçbir şey ilave etmemesidir… Eğer bununla yetinmeyip de bir şeyler ihdas edecek olursa, unutmasın ki  icadettiği o ameli – kendisi güzel de görse – ondan asla kabul edilmeyecektir…

        Çünkü Allah Rasulü s.a.v bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır :

  مَنْ أَحْدَثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ 

“ Kim bu işimizde – yani bu dinimizde – onda olmayan bir şey icad ederse, o şey reddolunur “

Müslim : 5.C.1718.N – Dare Kutni : 3.C.4454.N 

REGAİP KANDİLİ

Şimdi gelelim asıl konumuza… Yani bugün Müslümanların iyi niyetle ve büyük bir zevkle ve şevkle kutlamaya çalıştıkları Regaip kandili veya Regaip gecesi olayına…

Değerli kardeşlerim … ! Bilindiği gibi Regaip gecesi, Recep ayının ilk Cuma gecesidir.  – yani bu gece – … Ne yazık ki Müslümanlar bu geceyi kutlamak için camileri doldururlar ve korkunç kalabalıklar oluştururlar…

Recep ayının bahsi edilen bu gecesinde, Akşam’la Yatsı arasında da on iki rekat Namaz kılarlar… Bu gecenin ve kılınan on iki rek’atlık Namazın fazileti hakkında bir de rivayetten bahsederler ki, rivayet  şudur :

“ … Enes İbn Malik  r.a dan. Allah Rasulu s.a.v şöyle buyurdular : ” Recep ayında bulunan İlk Cuma gecesinden gafil olmayın. Çünkü o gece, meleklerin regaip diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim recep ayının ilk Perşembe gününü oruç tutar ve o günün, akşamla yatsı arası on İki rekat namaz kılarsa, Allah’u Teala o kimsenin günahlarını bağışlar. “

Ebu Şame  el- Baisu Ala inkari’l – Bida’i ve’l-Havadisi s. 39 – 40

         Halbuki zikri geçen bu hadis sahih bir hadis değildir.

İbnu’l-Cevzi bu hadis hakkında şunları söyler : ” Bu hadis Allah Rasulü s.a.v  üzerine uydurmadır. Ali İbn Abdullah İbn Cahdami bu rivayetiyle ilim ehli tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır. Şeyhimiz hafız Abdulvahhab’ı şöyle derken işittim : Bu hadisin ravileri meçhuldür. Ravilerle ilgili bilgiyi bütün kitaplarda aradım ve bulamadım “…

Ebu Şame el-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi s.40 İbnu’l-Cevzi, el-Mevdu’at c.2 s. 125-126

İbnu’l-Cevzi sözüne şöyle devam eder ve der ki :  Bu hadisi uyduran kimse bid’atında çok aşırı gitmiştir. Çünkü bu Namazı kılan kimse önce gündüz oruç tutacaktır. Belki de o günün gündüzü çok sıcaktır. Oruçlu olunca da akşam Namazına kadar haliyle yemek yeme imkanı bulamayacak ve akşam Namazından sonra da bu Namaz için uzun tesbihat sebebiyle kıyamda ve secdelerde durarak eziyet çekmiş olacaktır. Ben doğrusu Ramazan ve Teravih Namazlarına nazaran insanların bu Namaz konusunda, nasıl izdihamlaştıklarını kıskandım. Bilakis bu Namaz halk indinde diğerinden daha büyük ve değerlidir. Çünkü bu Namazda diğer beş vakit namaza gelmeyenler bile hazır bulunuyor. “

Ebu Şame el-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi s.30. İbnu’l-Cevzi. el-Mevdu’at c.2s. 127

Gerçekten de İbnu’l Cevzi r.h ın dediği gibi ; uydurulan bu gibi kandil gecelerinde insanların huşusu, şevki ve kalabalıkları diğer meşru olan cemaatleşmelerden daha büyük … Hemen hemen hepinizinde şahit olduğu gibi bu gecelerde Mevlid için yan yana gelen kalabalıklar korkunç sayılara ulaşmaktadır …

Hafız Ebu’l-Hitab ise bu konuda şunu söyler : Regaib Namazını uydurmakla ittiham edilen kimse Ali İbn Abdillah İbn Cahdami’dir. Bu rivayeti Meçhul olan raviler üzerine uydurmuştur. Ki bunlar, kitapların hiçbirinde mevcut değildir.

Ebu Şame el-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi s.40

Hafız el-irakı ise bu konuda şöyle der : ” Rezin, kitabında bunu irad etmiştir. O uydurma bir hadistir. “

Şukayri, Es-Sunenu ve’l-Mubîede’at s. 140

İmam Tartuşi ise şu sözünü ekler : ” Receb ayındaki Regaip Namazı ise, Beyti’l-Makdis’de bizim bulunduğumuz yerde ancak h.448 senesinde ihdas   edilmiştir. Bundan Önce bu Namazı ne gördük ve ne de duyduk “

Tartuşi, El-Havadisu ve’l-Bid’a. S.133

İbn Hacer r.h  Tebyini’l-Aceb-11.Say. adlı eserinde şöyle demiştir : ” Recep ayının fazileti, onda oruç tutmak, belli günleri oruca has kılmak, belli gecelerde özel namaz kılmak hakkında delil kabul edilecek sahih bir hadis yoktur. “

Görüldüğü gibi gerek bahsi edilen bu gecenin fazileti ile alakalı anlatılan hadis ve gerekse bu gecede kılınan Namaz hakkındaki hadis, sahih bir hadis değildir… Dolayısıyla sahih olmayan bir hadisle amel etmek ve bu konuda sevap beklemek – velevki iyi niyetle de yapılsa – bizlere bir fayda sağlamayacaktır … Çünkü az önce zikretmiş olduğumuz sahih bir Hadisi şerifte anlatıldığı gibi :

{ … Kim bizim şu işimizin – yani dinimizin – içinde ondan olmayan bir şeyi ihdas ederse, o merdutdur. }  diğer bir rivayette ise :

{ Her kim bizim emrimize uymayan bir amel işlerse o amel merdutdur. }

               Müslim : 5.c.1718.n

Değerli Müslümanlar … ! unutmayınız ki Müslümana sevap kazandıracak şeyler, Kitab’ın ve Sünnet’in meşru gördüğü şeylerdir… Çünkü Allah Rasulü s.a.v bizlere Cennete yaklaştıracak her şeyi anlatmıştır. Ve yine bizlere, Cehennemden uzaklaştıracak ne var sa onları da anlatmıştır…   

“ … Allah Rasulü s.a.v bu konuda şöyle buyurdular : Size cennet’e yaklaştıracak ne var ise onu açıklamışımdır. Ve yine size, cehennem’den uzaklaştıracak ne var ise onları da açıklamışımdır. “

       M. Zevaid : 8. 264 – S.Sahiha : 4.C.1803.N – Hakim : 2.C.4.s

Bununla beraber Kitabı ve Sünneti en iyi şekliyle anlayan ve yaşayan  sahabenin inancı ve uygulamaları da bizim için çok önemlidir… Çünkü az önce dediğimiz gibi :

“ En hayırlı nesil ve bizler için de her konuda örnek gösterilen toplum sahabe toplumuydu … Bizler biliyoruz ki bu insanlar dinleri husunda en çok gayret sarfeden, Allah ve Rasulünün emirlerine harfiyen uyan ve dinden olmayan şeylerden de en fazla uzak duran kimselerdi.  Öyleyse onlarda olmayan şeyler bizde de olmamalı “

ABDULLAH İBN MESUD R.A ŞÖYLE DER :

“ … Sizden kim bir sünnet izleyecek olursa, ölmüş olanların sünnetini takip etsin. çünkü hayatta olanın fitneye düşmeyeceğinden emin olamazsınız. Sözünü ettiğim bu ölmüş kimseler ise Muhammed sav’in ashabıdır. Onlar bu ümmetin en faziletlileri, en iyi kalplileri, en derin bilgilileri ve yapmacığa saparak kendilerini külfetlere sokmaktan en uzak olanlarıydı. Bunlar Allah’ın, peygamberine arkadaş olmaları ve dinini dimdik ayakta tutmaları için seçtiği bir topluluktu.Onların faziletlerini bilip kabul ediniz ve onların izlerinden gidiniz. Elinizden geldiği kadar onların ahlakları ile ahlakınız ve onların dinlerine sarıldıkları gibi siz de dininize sarılınız. Çünkü onlar dosdoğru hidayet üzere idiler. 

Ebu Nuaym Hilye : 1.305 – el Albani İrva : 2445

Öyleyse bu konuda söylenecek en güzel söz ; Onların yapmadığı şeyi biz de yapmamalıyız… Çünkü onlarda böyle bir kutlama yoktu… Onlar Regaib kandili diye bir gece kutlamamışlardır…

Değerli kardeşlerim … ! Belki bu küçücük çalışmamıza bazı Müslüman kardeşlerimiz kızabilirler, burada anlatılanlara belki karşı da gelebilirler veya da bu tip çalışmalarımızla onların hayırlarına mani olduğumuzu da zannedebilirler.

Ama şunu asla unutmayınız ki ; ben bu ve emsali çalışmalarımla ne birilerini kızdırmak istiyorum, ne onları karşıma almayı murad ediyorum ve ne de onların hayırlarına mani olmayı kasdediyorum …

Bilakiz ben bu gibi çalışmalarımla, Müslüman kardeşlerimin iyi niyetle de olsa yaptıkları bazı yanlışlıkları düzeltmelerini, kendisinden sevap kazanılacak bir amelin ancak ve ancak sünnete uygun ameller olduğunu hatirlatmayı ve ona uygun ameller yapmalarını istiyorum…

Çünkü sohbetimizin içerisinde de – sık sık – geçtiği üzere, yapılan bir amel eğer sünnete uygun değilse, o amel kabul görmeyecektir.

        Peygamberimiz s.a.v şöyle buyurmaktadır :

  مَنْ أَحْدَثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ 

“ Kim bu işimizde – yani bu dinimizde – onda olmayan bir şey icad ederse, o şey reddolunur “

Müslim : 5.c.1718.n – Dare Kutni : 3.c.4454.n

Ben bu konuda sözü daha fazla uzatmadan Cenabı Hakka niyaz ediyor ve diyorum ki ;   Ya Rabb … ! bizlere hakkı hak bilip ona ittiba etmeyi, batılı da batıl görüp ondan ictinab etmeyi nasibeyle …                                   

                                                 Amin

                                   Vel hamdu lillahi rabbil alemin
 

                           Tacudin el Bayburdi