Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Saidi Nursi’nin akidesi ve İslam ile çelişen yönleri

Değerli Müslümanlar … ! unutmayalım ki insanları tanıma husunda iki yol vardır ; birincisi ya muassırımız olur öyle tanırız, ya da geçmişte yaşamış ise geriye bıraktığı eserleriyle tanırız.

Bediü’z Zaman olarak tanınan Saidi Nursiyi de eğer tanımak istiyorsak, şüphesiz ki aynı kurallar çerçevesinde ancak tanınır. Yani karşımızda ve hayatta olmadığı için, onu ancak geriye bıraktığı eserleriyle tanıyabiliriz.

Bilindiği gibi Saidi Nursi denilince akla hemen onun Risaleleri gelir. Dolayısiyle eğer ölçümüz Kur’an ve Sünnet, bahsi edilen bu kitaplar da eğer bu kimseye ait ise, inanın bu risalelerin içerisinde İslam akidesine ve ameline ters birçok şeyler göreceksinizdir. Allah için bu kitabları ön yargıdan uzak bir şekilde okuyalım.

“… Saidi Nursi’nin en ciddi arızalarından biri ; risalelerin ilham’la yazıldığını, kendisine gayb’den haberler ve yardım geldiğini anlatmasıdır.

1 = “… Ey Said, sen zamanın Abdulkadiri ol, ihlası tam kazan, fakrinle beraber maişetini düşünme, insanlardan minnet olma, ismin ” Said ” olduğu gibi maişette de mes’ud olacaksın. Muhabbetimde sadık olduğundan ve ihlasa çalıştığından, Hulusi gibi muhlis talebeler ve yardımcılar Süleyman, Bekir gibi sadık hizmetkarlar ve Sabrı tam takdir edici ve ciddi müştak talebeler size verilmiş ….”   SİKKEYİ TASDİKİ GAYBİ : 123. S. 

2 = “ … Risaleyi Nur bir mucize durumundadır. Onda öyle parçalar vardır ki, kimisini 6 saatte, kimisini 2 saatte atte, kimisini 1 saatte, hatta kimisini 10 dakikada yazıp meydana getiremiyorum… Ve 6 saatte yazılmış olan otuzuncu sözü ben de, en yeterli dindar fiiozollan da çalışsak 6 günde yazamayız…Ve kimse de yazamaz … “  BEDİU’Z ZAMAN CEVAP VERİYOR RİSALESİ : 122 

3 = “ … Ama, onda yazılı olanlar Kur’an’ın malıdır, Allah tandır.. ”  S.NURSİ : HİZMET REHBERİ : 92.S. 

4 = “… Risale’i nur, bu çağda, bu tarihde bir urvetu’l uska – yani kopmayan kulptur – Kopmaz bir zincirdir, Bir Allah ipidir. Bu Allah’ın ipine elini atıp tutunan kurtulur… “  HİZMET REHBERİ : 31.S – MEYVE RİSALESİ : 150 .S

5 = “ Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemiz ve etrafında ahali Nakşî tarikatinde ve oraca meşhur Gavs-ı Hizan namıyla bir zattan istimdat ederken ( yardım isterken), ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak ” Yâ Gavs-ı Geylânî ! “ derdim. Çocukluk itibarıyla elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa, ” Yâ Şeyh ! Sana bir Fatiha, sen benim bu şeyimi buldur. ” Acayiptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş. “

Risale-i Nur-Lem’alar- sf.77,78-Sekizinci Lem’a-Beşinci Vecih-Yeni Asya Neşriyat

6 =  “ … Ebu Bekir r.a güya şöyle demiş : “ Cehennem de vücudum o kadar büyüsün ki, ehli imana yer kalmasın “   Sözler : 711.s

Şüphesiz ki bu söz Kur’ana ve Sünnete ters bir sözdür. İlim Ehli hiç kimse böyle bir söz rivayet etmemiş ve hiçbir hadis kaynağında da mevcut değildir. Ebu Bekr r.a Kur’an okurken, Allah’ın azabının korkusundan gözleri yaşla dolardı, Cehenneme girmemek için tüm malını ve canını Allah adına ortaya koymuştur. Nasıl olur da Cehenneme girmeyi Allah tan ister ki.

Ve yine bilindiği gibi Rasulullah s.a.v Cehennem azabından Allah’a sığındığı gibi ashabına da Cehennem azabından Allah’a sığının diye nasihatte bulunurdu. Dolayısıyla Ebu Bekr r.a nun böyle bir söz söylemesi hem akli hem de nakli olarak islamla taba tabana terstir.

7 =  “ … Allah Rasulü s.a.v güya demiş ki : “ Allah’ın ilk yarattığı şey, benim nurumdur “   Mesnevi Nuriye : 194

Said Nursi bu uydurma hadisi kainatın Muhammed s.a.v’in nurundan yaratıldığı iddaasına bir dayanak olması için risalelerinde nakletmiştir. Halbuki bu tip sözler aslında temel olarak Hristiyanların inancına dayanmaktadır. Bu tarz uydurmalar daha önce İsa a.s için yapılmış ve tahrife uğramış İncil de geçer.  Örneğin :

“ Tanrı her şeyi O nun aracılığıyla oluşturdu “   İncil Yuhanna :  1- 3

’’ Görünmez Tanrı nın görünümü bütün yaratılışın ilk doğanı O dur “  İncil : Kolisiklere Mektup : 1

8 = “ Sen Olmasaydın ( Sen Olmasaydın ) Alemleri Yaratmazdım ”  M. Nuriye : 511.s

Said Nursi bu uydurma hadisi, kainatın Muhammed s.a.v’in yüzü suyu hurmetine yaratıldığını isbat için kullanır.

Bu sözün iki rivayeti vardır. Birinde levlake lafzı iki kere kullanılmıştır. İkisi de uydurmadır.

Şevkani Fevaid : 326.s.n : 18 – Acluni Keşfül hafa : 214.s.hd.no : 2124 – Aliyyul Kari Mevduat : 150.s.255.n – Sağani Risaletul Mevduat : 7.s

Sağani : Bu söz uydurmadır, demiştir ( Halk arasında meşhur hadislerden biri olan bu sözün uydurma olduğu konusunda âlimler arasında görüş birliği bulunmaktadır.

İmam Sağanî, el-Ehadîsü’h Mevzûa … kitabında s.7 ” Bu hadis uydurmadır “, demiştir.

İmam İbn Asakir : bu hadisi benzer bir ifade ile merfû olarak rivayet etmiş ; İbn Asakir’in naklettiği bu rivayeti, İbnü’l-Cevzî el-Mevzûatü’I-Kübra’da 1/288 ” Bu hadis, hiç şüphesiz uydurma bir hadistir. Sene­dinde meçhul ve zayıf raviler bulunmaktadır”, diye reddetmiş ve hadisin senedindeki raviler hakkındaki muhaddis imam­ların görüşlerini nakletmiştir.

Dara kutni : Bu raviler arasında yer alan ( Yahya el-Basrî ) hakkında Metruk ( yani terk edilmiştir ) ifadesini kullanmış ; Amr el-Fellas ; Bu kişi yalancı idi, uydurma hadisler naklediyordu, demiştir.

Ahmed b. Hanbel ise Biz, Yahya el’Basrî’nin hadislerini yaktık, demiştir.

İmam Süyûtî de el-Leâli’l Masnûa kitabında 1/272 Ibnü’l Cevzî’nin bu ha­dis hakkındaki görüşüne katılmıştır.

Aliyyü’l-Karî el Esrar’ul’ Merfûa kitabında s.288 Hadis No : 385 de İmam Saganî’nin bu ifadesini aynen nakletmiş ve bu uydurma hadis hakkında ” Fa­kat manası doğrudur “, demiştir.

Aclûnî, bunu Keşfu’l-Hafâ ve Muzîlu’l-İlbâs amma İştehere mine’l-Ehâdîsi ala Elsineti’n-Nâs isimli eserinde zikretmiş ve şöyle demiştir : “es-Sağânî şöyle der : Bu rivâyet uydurmadır.”

9 =  “ Nerede türk varsa müslümandır. Müslümanlıktan çıkan Türkler, türklükten dahi çıkmışlardır “   Nur Tarihçeyi Hayat :360.s

Saidi Nursiye ait olan bu sözün ne İslami ve de İlmi bir dayanağı yoktur. Bu söz ırkcı kimselerin kullandığı basit sözlerdendir.

Bu aynen, Müslümanlıktan çıkan bir erkek, erkeklikten de çıkmıştır demek kadar tutarsız ve saçma bir sözdür. Bir ırka mensup olmak imanı bir mesele değildir.

10 = “ … Said Nursi nin talebeleri, Isparta da kuraklığın olduğu bir dönemde “ Üstadların Isparta ya teşrifleriyle nebatatı yeniden hayata kavuşturacak şekilde yağmurun yağdığını, böyle bir yağmurun bir de doksan üç tarihinde yağmış olduğunu, bu tarihin de üstadlarının doğum tarihi olduğunu’’ söylemektedirler.

Görüldüğü üzere Saidi nursinin talebeleri yağmurun yağmış olması gerekçesini, Said Nursi nin Ispartaya ayak basmasına bağlamaktadırlar.

Oysa bu ve emsali tabiat hadiselerinin vukuunu, önemli kişilerin doğumuna, ölümüne, gelişine, gidişine  bağlamak inancı, İslam Öncesi Cahiliye inancındandır.

Halbuki bu konuda Rasulullah s.a.v şöyle buyurur : “ Allah ; Kullarımdan kimi bana mumin, kimi de kafir olarak sabaha erişti. Her kim Allah ın fadl ve rahmetiyle üzerimize yağmur yağdı dedi ise, işte o, bana iman etmiştir. Her kim de fulan ve fulan yıldızın batıp doğmasıyla üzerimize yağmur yağdı dediyse, işte o, bana iman etmemiş, yıldıza iman etmiştir.     Buhari : 2.c.831 / 988.say.

Bu hadisi şeriften de anlaşıldığı gibi ; Yağmurun yağış sebebi sadece Allah’ın rahmetindendir. Kim bunu başka sebebe bağlarsa imanı zedeleyecek çirkin bir iş yapmış olur. Ama ne yazık ki Risaleyi NurTaleberi bu işi üstadlarının gelişine bağlamaktadırlar.

Yine bilindiği gibi Peygamber s.a.v’in oğlu İbrahim’ın öldüğü gün güneş tutulunca, insanların güneşin İbrahim in ölümünden ötürü tutulduğunu söylemeri üzerine Resulullah s.a.v onlara şunu dedi : “ Şüphesiz güneş ile ay kimsenin ölümü ve de hayatı için tutulmazlar “   Buhari : 3.c.1015.s

11 = “ … Said Nursi’nin en ciddi sıkıntılarından biri de ;  İslam Alimlerinin icmaı ile kafir saydıkları Tasavvufçu – ve vahdet’i vücutcu – İbn Arabiye  övgüler yağdırması ve onu Allah dostu olarak anlatmasıdır. “    Nurun kudsi kaynakları : 791

Halbuki bu zat ; “ vahdet’i vücut “ inancının başta gelen savunucularındandır. Zaten tasavvuf denildiği zaman ilk önce bu isim akla gelir. Bu kimse Din adına öyle şeyler zırvalamıştır ki, inanın kendisinden önce bu şekilde Allah’a karşı küfreden hiç kimseyi göremezsiniz. Gelin hep beraber bu küfür önderinin – ki, aslında kendisine şeyhu’l ekber denilmesine rağmen şeyhu’l ekfer’dir – bunun çirkin ve pislik kokan inancını ve sözlerini okuyalım… Bakın neler zırvalıyor :

“ …. Hak ile halk arasını ayıramazsın. Şu halde her varlık hak’tır, yahut her şey halk’tır dersin. Yahutta, o bir bakımdan hak’tır,bir bakımdan da halk’tır diyebilirsin … “   FİSUS UL- HİKEM : 99.S – İST- KİTABEVİ  1981

“ Yaratan, yaratılan, halık, mahluk, hep O’dur. O’nun dışında, O’nun varlığı haricinde hiçbir varlık tassavur edilemez. Çünkü Vücut birdir. “

FİSUS UL- HİKEM : 13.S M.E.B YAYINLARI İST-1992

“  Ey nefsinde varlıkları yaratan, sen yarattığın şeylerin hepsisin. Varlığı nihayetsiz olan şeyi sen vücudunda yaratırsın. Şu halde sen hem dar hem de genişsin. ”  FİSUS UL-HİKEM : 55.S – İST- KİTABEVİ  1981

“  Bir vakit olurki kul şüphesiz rabb olur. Başka bir vakitte de iftirasız kulluk derecesine iner … ”   FİSUSU’L- HİKEM : 57.S – İST- KİTABEVİ  1981

“  Allah beni över, ben de Onu. O bana kulluk eder, ben de Ona,Bir halde ben Onu ikrar eder ve eşyadaki çokluk ve değişikliği görünce de inkâr ederim… ”  FİSUSUL HİKEM : 48.S İSTANBUL- KİTABEVİ 1981 – FİSUS UL-HİKEM : 13.S M.E.B YAY. İST-1992                                      
12 = “ … Saidi Nursi’nin islama ters düşen sözlerinden birisi de ; “ Risalei Nur dairesi içine girenlerin, tehlikede olan imanlarını kurtaracaklarını ve bu imanla kabre ve Cennete gireceklerini anlatmasıdır. “   Tarihçei hayat : 444.S

SubhanAllah … ! Bu ne garip bir sözdür. Halbuki insanın imanlı bir şekilde ölmesi ve Cenneti kazanması, ancak ve ancak Kur’ana ve Sünnete bağlanmasıyla mümkündür.

Değerli kardeşlerim … ! Saidi Nursi risalelerinin bir çok yerinde bu kitaplara o kadar garip değerler biçmiş ve bu kitaplar hakkında o kadar abartılı şeyler anlatmış ki, inanın okudukça şaşıracaksınızdır… Buyurun bazılarını beraber okuyalım ;

A = “ … Risalei Nur bereket sebebiymiş … “   Sikkei tasdiki gaybi : 40.s

B = “ … Risalei Nurun dışında iman aramaya gerek yokmuş … “    Barla lahikası : 588.s – Lemalar : 631.s

C = “ … İmanı kurtaran Risalei Nur’muş … “ …  “ İmanı harika bürhanlarla kurtaran, başta Risalei Nur’ muş … “   Barla Lahikası : 580.s 

Ç = “ … Risalei Nur belaları defediyormuş … “    Emirdağ Lahikası : 493

D = “ … Risalei Nur Musa a.s’ın asası gibiymiş … “   Tarihçei hayat : 213.s

E = “ … Risalei Nur’un bir harfine dokunmak büyük günahmış … “ Barla Lahikası : 56

F = “ … Risalei Nur eksiksizmiş … “    Barla Lahikası : 54

Değerli kardeşlerim … ! şüphesiz ki benim bu küçük çalışmam, hissi nefsi davranarak birilerini rencide etmek, karalamak veya da onları tekfir etmek için değildir.

Ben bu çalışmamla bazı Müslüman kardeşlerimizin koyu grubsal taassuptan kurtulmaları ve kendilerine veda haccında örnek ve önderimiz Muhammed s.a.v tarafından bırakılan Kitaba ve Sünnete sarılmalarını sağlamak içindir… Çünkü bu ümmetin sapıtmamaları için kendisine sarılmaları gereken tek ölçü Kur’an ve Sünnet tir…

Rabbim bizleri Kur’anın ve Sünnetin ışığından ayırma … Ayaklarımızı dinimizde sabit kıl … ve canımızı Tevhid üzere al …

                                             Amin …

                            Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                              Tacuddin  el Bayburdi