NAMAZ’DA  HUŞU (Tacuddin Bayburdi)

Genel

الخشوع في الصلاة

 

 

    Değerli kardeşlerim ! Bildiğiniz gibi Kur’an’ı Kerim bir çok Ayet’i celilesinde Mü’min-lerin değerinden,onların güzel fasıflarından ve bu güzel vasıflarından  dolayı da felah bulacaklarından bahseder.

 

Allah’u Azze ve Celle Kerim kitabında, Mü’minleri felaha ulaştıracak özelliklerden bahsederken bunlardan bir tanesinin de, onların  “ namazlarında huşulu olma-larıdır “   buyurmaktadır :

 

{ قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ هُمْ فِي صَلاتِهِمْ خَاشِعُونَ }

 

{  Mü’minler gerçekten felah bulmuşlardır. Onlar ki,namazlarında huşu içerisin-dedirler. }

                                                                                                           MU’MİNUN  : 1. 2 . AY.

 

Değerli kardeşlerim ! madem ki inananların huşulu bir şekilde kıldıkları namazları onların felah bulmasına vesile olacaktır,öyleyse huşu’dan kasıt nedir ve bunu sağla-yacak vesileler nelerdir,bunları çok iyi bilmemiz gerekir.

  • معنى الخشوع

والوقار والتواضع والحامل عليه الخوف من الله ومراقبته  – هو السكون

 

HUŞUNUN  MANASI:

 :  O sukunet’tir …. vakar’dır …. tevazu’dur …. Allah korkusu taşımaktır ve  Murakabe’dir. Yani,insanın Allah’ın gözetimi altında bulunduğunu idrak etmesidir.

 

İBNİ KESİR  R.H :

الَّذِينَ هُمْ فِي صَلاتِهِمْ خَاشِعُونَ

 

“ Onlar ki,namazlarında huşu içerisindedirler “

 

Ayet’i celilesi ile alakalı şunları zikreder :  { …. İbni Abbas’tan rivayetle Ali ibni Ebu Talha der ki : “ Huşu içinde olanlar ; korkanlar ve sukunet içinde olanlardır “ }

 

Mücahid,Hasan,Katade ve Zühri den de böyle rivayet edilmiştir.

 

{ … Ali İbni Ebi Talib r.a dan rivayete göre ; Huşu ; kalbin huşusudur. Der. }

 

{ …. Hasan el-Basri r.h – Sahabe’yi kasdederek – der ki : Onların huşuları kalplerinde idi de,bununla gözlerini kapadılar ve mütevazi oldular. }

 

{ … Muhammed İbni Sirin der ki : Allah resulü s.a.v’in ashabı namazda gözlerini göğe kaldırırlardı.Mü’minler gerçekten felah bulmuşlardır. Onlar ki, namazlarında huşu içerisindedirler “ Ayetleri nazil olunca gözlerini secde yerlerine indirdiler. }

 

                                                                                                       İBNİ  KESİR : 10.C.5545.S

Demek ki huşu ; İnanan bir kimsenin,Allah’ın her an kendisini gözettiğini düşü-nerek O’nun önünde korku, tazim, muhabbet, tevazu, tezellül ve sukunet içerisinde boyun bükmesidir.

 

Dolayısıyla, namazda huşu denildiği zaman da bunun manası şudur ; Namaz kılan bir kimsenin, Allah’ın her an kendisini gözettiğini düşünerek O’nun önünde korku, tazim, muhabbet, tevazu, tezellül ve sukunet içerisinde boyun bükmesidir.

 

İşte  insanı felaha erdirecek ve gözünü aydınlatacak namaz,bu kıvamda olan bir namazdır.

 

Değerli kardeşlerim ! şunu çok iyi bilmemiz gerekir ki huşu denilen olay , önce   hakkıyla kalbe yerleşmesi gerekir. Eğer huşu denilen bu hava kalbe  istenildiği mana da yerleşirse,daha sonra bu ister istemez azalara da sirayet edecektir….. Yani, “ Her kab kendi içerisinde olanı dışarıya sızdırır “  gerçeğinde olduğu gibi, kalp eğer huşu içerisinde olur ise, azalar da mutlaka huşu içerisinde olacaktır.

 

“….. رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول :”………. إلا وإن في الجسد مضغة، إذا صلحت صلح الجسد كله وإذا فسدت، فسد الجسد كله. ألا وهي القلب

 

{ …. Allah Resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : “ …… Biliniz ki, vücutta küçük bir et parçası vardır.Bu sağlıklı olduğu sürece,bütün vücut sağ-lıklıdır. Bu et parçası ifsad olduğunda da, vücut fesada uğrar. Dikkat ! bu et parçası kalb’tir. }

                                                                                                            MÜSLİM  : 5.C.1599.N

 

{ …. Rivayet edildiğine göre Resulullah s.a.v namaz esnasında sakalı ile oynayan birini görmüş ve : Bu zatın kalbi huşu içerisinde olsaydı azaları da huşu içeri-sinde bulunurdu, buyurmuştur. }

                                                                                                         FETHU’L KADİR : 5. 319

 

İşte bu delillerde açıkça ifade edildiği gibi aza’lar kalbe tabidirler. Dolayısıyla kalbin iyi oluşuyla iyi, kötü oluşuyla da kötü olurlar. Kalb kulluğunu hakkıyla yaparsa organlar da hakkıyla yaparlar,yapmazsa organlarda yapmazlar….

 

Diğer bir ifadeyle ; Kalb eğer huşu içerisinde olursa azalar da huşu içerisinde olular. Eğer kalb gaflet veya vesvese ile fasit olursa, onun halkı ve askerleri konumunda olan azaların ibadeti de fasit olur…

 

İşte bundan dolayıdır ki Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmak-tadır : “ Allah,ğaflet içerisindeki bir kalbin duasını kabul etmez “

                                                                                                              TİRMİZİ : 6.C.3707.N

 

Değerli Müslümanlar ! madem ki Allah’u Azze ve Celle namaz’da huşulu olmayı Müslümanların felahına vesile kılmıştır,öyleyse bir müslümanın bu hususa önem vermesi,onu güzel araştırması ve namazda huşuyu yakalamak için nelere dikkat edilmesi lazım,bunların üzerinde ciddi bir şekilde durması gerekir.

 

ALLAH’IN  MURAKABESİ  ALTINDA  OLDUĞUNUN  BİLİNCİNDE  OLUNMASI

 

 

     Değerli Müslümanlar ! Namaz’da huşunun yakalanması için her şeyden önce kişi-nin, Allah’ın huzurunda olduğunun ve O’nun her an kendisini görüp gözettiğinin şu-urunda olması gerekir….

Allah resulü s.a.v ashabını, namazda huşulu olmaları için uyarmış ve onlardan bu hususta çok dikkatli olmalarını istemiştir. Hatta bunu sağlayabilmek için de onlara Cibril Hadisinde bahsedilen ihsan makamını anlatmıştır.

 

   Bildiğiniz gibi Cibril aleyhisselam Allah resulü s.a.v’e ;  Bana ihsan’dan haber ver, dediğinde Allah resulü s.a.v  şöyle buyurdular :

 

“ Allah’ı görüyormuş gibi O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen Allah’ı görmü-yorsan da, O mutlaka seni görüyor “

                                                                                                              MÜSLİM : 1. C. 8 . N

 

İşte bu duyguyla hareket eden bir Müslüman,mutlaka namazına dikkat edecektir. Çünkü Allah’ı murakabe ederek kılınan bir namaz,mutlaka huşunun yakalandığı riya’dan,gösterişten uzak bir namaz olacaktır.

 

NAMAZDAKİ DUA VE ZİKİRLERİN MANASINDAN HABERDAR OLMA

 

Namaz’da  huşu’yu yakalamak için en güzel vesilelerden bir tanesi de, okunan Ayet’lerin,duaların ve zikirlerin manasını bilmektir.

 

Değerli kardeşlerim ! şunu asla unutmamamız gerekir ki, namazın içerisinde oku-nan Ayet’lerin,duaların ve zikirlerin manasını bilmek ve onların üzerinde tefekkür etmek,kılınan o namazın ruhu ve özüdür. Dolayısıyla,bir Müslümanın Allah’a takdim ettiği namazında neler dediğini,O’ndan neler istediğinin bilincinde olması gerekir.

 

Müslümanın kılmış olduğu namazından ğafil olması, – diğer bir ifadeyle – nama-zında ne yapıp ne dediğinin bilincinde ve şuurunda olmaması onun, namazının fesada uğramasına sebeb olacaktır.

 

Bunun içindir ki Allah’u Azze ve Celle Kerim kitabında, namaz kılıpta namazlarını zayi edenleri veya ondan ğaflet içerisinde bulunanları şiddetle kınamış ve onların sonunun çok kötü olacağını haber vermektedir.

 

Rabbimiz Maun ve Meryem surelerinde şöyle buyurmaktadır :

 

الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ  فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ

 

“ Vay o namaz kılanların haline. Ki, onlar namazlarında gaflet içerisindedirler “

 

                                                                                                                MAUN  : 4 . 5 . AY.

 

فَخَلَفَ مِن بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا الصَّلَاةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيّاً

 

“ Onlardan sonra öyle bir nesil geldiki, namazı zayi ettiler ve şehvetlerine uy-dular. Onlar ğayya vadisini boylayacaklardır. “

                                                                                                                 MERYEM : 59.AY.

 

Şüphesiz ki namaz kılıpta namazında ne yaptığını ve ne dediğini bilmemek de, namazı zayi etmek ve ondan gafil olmak demektir. Çünkü Ayet’i kerimelerde kulla-nılan ifadeler bunları da içerisine alan ifadelerdir.

 

Öyleyse bir Müslümanın felah bulmasına vesile olacak huşulu bir namazı yaka-laması için, onun içerisinde okuduğu Kur’an’ın manasını bilmesi gerekir….Dile getir-diği duaların ve zikirlerin manasını bilmesi gerekir.

 

NAMAZ’DA  ÖLÜMÜ  HATIRLAMA

 

Namaz’da  huşuyu yakalamak için en güzel vesilelerden bir tanesi de ölümü hatır-lamaktır…..  İnsan, – tahkim edilmiş kaleler içerisinde dahi olsa –  bir gün mutlaka ölümün kendisini yakalayacağını hatırladıkça, şüphesiz ki namazına biraz daha çeki düzen verecektir.

İşte bundan dolayıdır ki Allah Resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmak-tadır :

 

“  Ağızların tadını kesen o ölümü sık sık anın  “

                                                                                                             TİRMİZİ  : 4.C.2409.N

 

Allah Resulü s.a.v bu hadisi şeriflerinde namaz’da veya namazın dışında diye bir ayırım yapmadığı gibi, bilakis namazın içerisinde ölümü hatırlamanın insanın nama-zını güzelleştireceğini haber vermektedir.

 

{ …… Resulullah s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar : Namazınızda ölümü hatırlayın. Muhakkakki kişi namazında ölümü hatırladıkça, onun namazı güzelleşir…………….. }

                                                                                       DEYLEMİ . MÜSNED  : 1 / 431 – 1855.N

                                                                                                                  EL-ALBANİ  :   HADİS  “ HASEN “  DER

                                                                                       

Öyleyse bir Müslümanın felah bulmasına vesile olacak huşulu bir namazı yaka-laması için, onu eda ederken ölümü sık sık   hatırlaması gerekir….

 

 

NAMAZIN  DİĞER  AMELLERİ   ETKİLEYECEĞİNİN  ŞUURUNDA  OLUNMASI

 

 

Huşulu ve şuurlu bir namazı yakalamak için en güzel vesilelerden bir tanesi de, kılınan namazın diğer ibadetleri olumlu veya olumsuz manada etkilediğinin şuurunda olunmasıdır.

 

Yani, sağlıklı kılınan bir namazın diğer amellerin sağlıklı olmasına vesile olacağı gibi, sağlıksız kılınan bir namazın da diğer amellerin sağlıksız olacağına vesile olacağı  düşüncesi ile insanın namaz kılmasıdır…..

 

“….. عن عبد الله  بن قرْط رضي الله عنه قال :  قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : أول ما يحاسب عليه  العبد  يوم القيامة  الصلاة ، فإن صلحت صلح سائر عمله وإن فسدت فسد سائر عمله

 

 

{ …… Resulullah s.a.v şöyle buyurdular :  Kulun, kıyamet gününde ilk hesabını vereceği ameli  “ namazıdır “ . Eğer namazından salah bulursa, sair amellerin-den de salah bulur. Eğer namazı ifsad olmuş ise, sair amelleri de ifsad olur. }                                                                                                                                        

                                                                                                  TABERANİ . KEBİR :  10435.N

AHMED . MÜSNED :     4 / 103

S . SAHİHA     : 1358 – 1748.N

SAHİH’İ  TERĞİB      :     376.N

 

İşte insanın bu düşünceyle namaza durması da,mutlaka huşuyu yakalamak için bir  vesile olacaktır….

 

ORGANLARIN  SUKUNET  VE  VAKAR  ÜZERE  OLMASI

 

Namazdaki huşunun tesisi için en güzel vesilelerden bir tanesi de, azaların sukunet ve vakar üzere olmasıdır.

Yani her aza, namaz içerisinde kendisine tahsis edilen yeri meşkul ederek orada sukunet üzere olmasıdır.

 

Baş, kıyam’da kendisini yaradanın önünde büyük bir sukunetle öne eğilmiş, ruku halinde yere yaklaşmış ve secde halinde de yere yapışmış olmalıdır…. Tıpkı şu duamızda dediğimiz gibi :

 

سَجَدَ وَجْهِيَ لِلَّذِي خَلَقَهُ ، وَشَقَّ سَمْعَهُ وَ بَصَرَهُ بِحَوْلِهِ  و َقُوَّتِهِ

 

{  Yüzüm, yaratanına,kudret ve kuvveti ile onda görme ve işitme hassesi vere-nine secde etti. }

                                                                                                        TİRMİZİ         :   1.C.577.N

EBU DAVUD : 2.C.1414.N

 

     Göz, kendisine tarif edilen yerle meşkul olmalı ve tilki gibi oraya buraya bakmama-lıdır…. Onun namaz anında meşkul olacağı yer kıyam’da,ruku’da secde yerine bakmak, Teşehhüd esnasında ise parmağı takip etmektir.

 

عن أبي هريرة رضي الله عنه  قال :  أوصاني خليلي صلى الله عليه وسلم  بثلاث ونهاني عن  ثلاث  نهاني عن  نُقرة  كنقرة الديك  وإقعاء  كإقعا ء الكلب  و التفات كالتفات الثعلب

 

{ ….. Ebu Hureyre r.a dan. Dedi ki : Dostum s.a.v beni üç şeyden nehyetti : Na-maz’da tavuk gibi yeri gagalamaktan, – kolları – köpeğin ayaklarını yaydığı gibi yay-maktan ve tilki gibi oraya buraya bakmaktan. }

                                                                                             AHMED MÜSNED : 2 / 311.8044.N

EBU  YA’LA           :  5 / 30 . 2619.N

BEYHAKİ . KÜBRA    :          2 / 120

SAHİHU’T TERĞİB    :    1.C. 555.N

 

     Eller, kıyam’da hiçbir varlığı olmayan bir dilenci edası ile bağlı durmalıdır….. Ruku’da kendisine boyun eymiş,bel bükmüş aza’ya yardım etmek için dizler üzerinde olmalıdır….. Secde’de yere yapışmış ve teşehhüd’de ise yaradanına diz çöken aza-ların üzerinde olmalıdır.

 

Hulasa, her aza büyük bir sukunet ve vakar içerisinde,delillerin belirlediği yerlerde i’tidal ve itmi’nan üzere olmalıdır.

 

    İbni Hacer  r.h  :  Fethu’l Bari’de der ki : Alimlerden birisi huşu’yu tarif ederken şöyle demiştir :

 

“ Huşu,kişinin iç dünyasında var olan manevi bir özelliktir. Bu özellik sayesinde kulun bedeninde – yani azalarında – ibadetin maksat ve tabiatına uygun bir sukunet ve vakar hakim olur. “

 

Beyhaki de sahih bir senedle Mücahid’in : “ Abdullah İbni Zübeyr namaza durduğu zaman adeta yere çakılmış bir kazık gibi hareketsiz kalırdı “ dediğini nakletmiş ve Ebu Bekir r.a’nun da aynı şekil de namaz kıldığını aktarmıştır.

FETHU’L BARİ  : 2.C.292.S

 

İşte ilim ehli bu ve emsali rivayetlerle huşu’nun, azaların kımıldamadan sukunet ve vakar üzere olmasıyla elde edileceğine işaret etmiş ve kişinin davranışları ve görü-nen hareketleri, iç dünyasının tercümanı ve yansımasıdır demişlerdir.

 

Ki zaten, konunun baş tarafında zikretmiş olduğumuz delilde de açıkça ifade edil-diği gibi organlar kalbe tabidirler. Dolayısıyla kalbin iyi oluşuyla iyi, kötü oluşuyla da kötü olurlar.

 

VESVESELERDEN  ALLAH’A  SIĞINMAK

 

 

Namaz’da huşu’yu yakalamak için yapılması gereken en güzel şeylerden bir tanesi de,kalbe doğan vesveselerden Allah’a sığınmaktır.

 

Çünkü, – biraz önce de ifade edildiği gibi –  Kalbin ibadeti gaflet veya vesvese ile fasit olursa, onun halkı ve askerleri konumunda olan azaların ibadeti de fasit ola-caktır. İşte bundan dolayı şeytan, kalbin fesada uğraması için var gücüyle çalışa-caktır. Yani, ona vesvese atarak kalbin en güzel ameli olan huşu’yu ortadan kaldır-maya uğraşacaktır.

 

Öyleyse namaz kılan bir Müslüman,huşu’yu yakalamak için bu hususa çok dikkat etmeli ve kalbine doğan vesveselerden dolayı da Allah’a sığınmalıdır.

 

{ ….. Ebu Hureyre r.a’dan. Allah resulü s.a.v  şöyle buyurdu : Namaz için nida edil-diği vakit şeytan ezanı işitmemek için arkasını dönüp yellene yellene kaçar. Ezan bitince yine gelir,namaz için kamet edilince yine arkasını dönüp kaçar. Kamet bitince yine gelir ve insan ile nefsi arasına sokulur.Fulan şeyi hatırla, falan şeyi hatırla,diyerek namazdan evvel insanın hiç de aklında olmayan şeyleri hatırına getirir durur. Ta ki insan kaç rekat kıldığını bilmez oluncaya kadar onunla uğraşır. }

                                                                                                         MÜSLİM : 2.C.389 / 19.N

 

{ ….. Osman ibn Ebi’l As r.a dan. Dedim ki : Ya Rasulallah ! şeytan benimle namazım ve kıraatımın arasına perde oldu. Namaz ve kıraatımı karıştırıp beni onlarda şüpheye düşürüyor. Resulullah s.a.v :

– Bu Hınzeb denilen bir şeytandır.Onu hissettiğin zaman,hemen ondan Allah’a sığın ve sol tarafına üç defa tükür, buyurdu.

Osman ibn Ebi’l As dedi ki : Ben bu tavsiyeyi yaptım da Allah o şeytanı benden giderdi. }

                                                                                                             MÜSLİM : 7.C.2203.N

 

Bununla beraber,namaz içerisinde esnemelere de bir müslümanın mani olması ge-rekir. Çünkü bu da namazın huşusunu bozmak için şeytandan olan bir şeydir….Bun-dan dolayıdır ki ;

 

{ … Allah Resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Esnemek şeytan-dandır.Binaenaleyh sizden herhangi biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar ona mani olsun. }

                                                                                                             MÜSLİM : 8.C.2994.N

 

VELHAMDULİLLAHİ  RABBİL ALEMİN

 

TACUDDİN  EL – BAYBURDİ