<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eğitimin Ehemiyyeti -</title>
	<atom:link href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cihan-elmas/egitimin-ehemiyyeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cihan-elmas/egitimin-ehemiyyeti/</link>
	<description>İyilik Ve Takva Üzere Yardımlaşın (Maide 2)</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Apr 2024 14:29:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2015/02/cropped-51672204_2230637893625247_7710222773204811776_n-e1624197862879.jpg?fit=32%2C25&#038;ssl=1</url>
	<title>Eğitimin Ehemiyyeti -</title>
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cihan-elmas/egitimin-ehemiyyeti/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">117739964</site>	<item>
		<title>İslami Davette Medreselerin Konumu</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/islami-davette-medreselerin-konumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Mar 2024 12:19:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=11935</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslami Davette Medreselerin Konumu Allah azze ve celle’nin Nebisi Muhammed’e inzal buyurduğu İslam dini ferdi bazda yaşanmakla iktifa edilecek bir din değildir. Bu din yaşamayı ve yaşatmayı müntesiblerine emreden bir dindir. Yine bu din her zaman her yerde tebliğ edilebilen bir dindir. Muallimlikte kamil bir noktada olan Muhammed (as)’ın hayatına baktığımız zaman O’nun her anının...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/islami-davette-medreselerin-konumu/">İslami Davette Medreselerin Konumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>İslami Davette Medreselerin Konumu</strong></p>



<p>Allah azze ve celle’nin Nebisi Muhammed’e inzal buyurduğu İslam dini ferdi bazda yaşanmakla iktifa edilecek bir din değildir.<strong> Bu din yaşamayı ve yaşatmayı müntesiblerine emreden bir dindir.</strong></p>



<p>Yine bu din her zaman her yerde tebliğ edilebilen bir dindir. Muallimlikte kamil bir noktada olan Muhammed (as)’ın hayatına baktığımız zaman O’nun her anının bu dini tebliğ etmekle geçtiği görüyoruz.</p>



<p>Ailesi ile, arkadaşlarıyla, çocuklarla birlikteyken, mukimken, seferdeyken, muharebedeyken, güneş ve ay tutulduğu zamanlarda, bineğinin üzerinde seyir halinde terkisinde olanlara bile hatta sıcak bir havada serin bir su içtiğinde dahi… velhasılı O (s.a.v ), her hali ile ve her ortamda İslam dinini tebliğ ediyordu. O’nun bu tutumu İslam’ın her zaman her yerde, her fırsatta tebliğ edilebileceğini gösteriyordu.</p>



<p>Ancak buna rağmen Rasulullah (s.a.v) İslam dininin tedrisatı için muayyen mekanlar inşa etmeyi tercih etti. Mekke’de imkan bulamayan Rasulullah (s.a.v) Medine’ye hicret edip orada Mescid-i Nebevi’yi inşa edince mescit de bulunduğu her an ashabına İslam’ı tebliğ ediyordu.</p>



<p>Ancak daha sonra <strong>Mescid-i Nebevi’nin hemen yanına İslam’ın ilk medresesi olarak kabul edilen Suffa inşa edildi.</strong> Orada ilim talebi için kalanlara da Ashabı Suffa denildi.</p>



<p>Daha sonraki asırlarda da İslam alimleri medreseye azami derecede ehemmiyet verdiler ve feth edilmiş tüm beldelere olabildiğine medreseler inşa ettiler.</p>



<p>&nbsp;Bu medreseler Kur’an ve Hadis hafızları, muhaddis, muhakkik, müfessirler yetiştirdiler. Yetişen ulema İslam davetini yüklendi ve Rasulullah’ın varisliği gibi zor bir görevde nice meşakkatlere katlandılar.</p>



<p>Aslında İslam’ın intişarından medreselerin inşasına, medreselerin inşasından talebelerin yetişmesine kadar her şey bir hayli zorluklara karşı gelerek teşekkülünü tamamlıyordu.</p>



<p>Medreselerin te’sis edilmesi hususunda Müslümanların gösterdiği iltizam bundan birkaç yüzyıl önce önemini bir hayli yitirdi.</p>



<p>Müslümanlar artık İslami tedrisatın görüldüğü medreselere teveccüh göstermek yerine batılıların okullarında modern ilimlere iltizam etmeye başladılar.</p>



<p>Modern ilimlere iltizam etmeleri asıl itibarı ile sorun teşkil etmiyordu ancak Müslümanların modern ilimlere sarılırken şer’i ilimlere sırt çevirmeye başlamaları onları hem şer’i hem de modern ilimde başarısızlığa itmişti.</p>



<p>Binaenaleyh Müslümanlar birazdan bahsedeceğimiz önemli bir kaideyi göz ardı edince İslami davet büyük ölçüde darbe almaya başladı.</p>



<p>ما لا يتم الواجب إلا به فهو واجب&nbsp;“<strong>Vacibin Ancak Kendisi İle Tamam Olduğu Şey de Vaciptir”</strong>&nbsp;kaidesi bize, <strong>ilmin tahsili için ilim yuvaları olan medreseleri gerekli kılar.</strong></p>



<p>Rasulullah (s.a.v):</p>



<p>طلب العلم فريضة على كل مسلم&nbsp;&nbsp;<strong>“İlim talebi her Müslümana farzdır.” Buyurmaktadır.</strong></p>



<p>Madem ki ilim talep etmek her Müslümana vaciptir o zaman ilmin tahsil edileceği mekanları inşa etmekte vacip olmuş olur.&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Binaenaleyh İslam’ın hakimiyetini arzulayan herkes bu kaide gereği medreselerin inşasına katkı sağlamakla me’murdur.</strong></p>



<p><strong>CİHAN ELMAS</strong></p>



<p><strong>22.07.2020 / BURSA</strong></p>



<p><strong>İslami Davette Medreselerin Konumu</strong>. cihanelmass.blogspot.com dan alınmıştır.</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/islami-davette-medreselerin-konumu/">İslami Davette Medreselerin Konumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11935</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Medrese Ve Mescidlerimiz Temizliğe Muhtaç</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cihan-elmas/egitimin-ehemiyyeti/medrese-ve-mescidlerimiz-temizlige-muhtac/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Mar 2024 12:16:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=11933</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medrese Ve Mescidlerimiz Temizliğe Muhtaç ÖNEMLİ ! Mescidlerin temiz tutulması veya temizlenmesi büyük bir ecirdir. Ancak mescid temizliğinde en öncelikli olan, mescidlerin içerisinde veya etrafında oluşacak şirkten mescidi temiz tutmaktır. Etrafında kabir olmaması, içinde Allah&#8217;dan gayrına dua edilmemesi mescidin temizliğindendir. وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَداًۙ &#8220;Mescidler şüphesiz Allah&#8217;ındır. O halde, Allah ile...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cihan-elmas/egitimin-ehemiyyeti/medrese-ve-mescidlerimiz-temizlige-muhtac/">Medrese Ve Mescidlerimiz Temizliğe Muhtaç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Medrese Ve Mescidlerimiz Temizliğe Muhtaç</p>



<p>ÖNEMLİ !</p>



<p><strong>Mescidlerin temiz tutulması</strong> veya temizlenmesi büyük bir ecirdir. Ancak mescid temizliğinde en öncelikli olan, mescidlerin içerisinde veya etrafında oluşacak şirkten mescidi temiz tutmaktır.</p>



<p>Etrafında kabir olmaması, içinde Allah&#8217;dan gayrına dua edilmemesi mescidin temizliğindendir.</p>



<p>وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَداًۙ</p>



<p>&#8220;<strong>Mescidler şüphesiz Allah&#8217;ındır.</strong> O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın&#8221; (Cin suresi 18)</p>



<p>10.06.2020</p>



<p>Cihan Elmas</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cihan-elmas/egitimin-ehemiyyeti/medrese-ve-mescidlerimiz-temizlige-muhtac/">Medrese Ve Mescidlerimiz Temizliğe Muhtaç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11933</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuga-guzel-bir-isim-secmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Oct 2023 18:25:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=2111</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek Bu, çocuğun ana baba üzerindeki haklarındandır. Bu nedenle ona, kendisini sıkıntıya sokacak bir isim vermemek veya kendisini incitecek ve insanların ayıplayacağı bir lakap takmamak gerekir. Aksine ona Müslüman isimlerinden güzel bir isim koymak gerekir. Çünkü isimler hayra yorulur ve onlarla sevinç duyulur. Hatta güzel isim, rüyada bile güzele yorumlanır. Müslim&#8217;in...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuga-guzel-bir-isim-secmek/">Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek</strong> Bu, çocuğun ana baba üzerindeki haklarındandır. Bu nedenle ona, kendisini sıkıntıya sokacak bir isim vermemek veya kendisini incitecek ve insanların ayıplayacağı bir lakap takmamak gerekir. Aksine ona Müslüman isimlerinden güzel bir isim koymak gerekir. Çünkü isimler hayra yorulur ve onlarla sevinç duyulur. Hatta <strong>güzel isim</strong>, rüyada bile güzele yorumlanır.</p>



<p>Müslim&#8217;in Sahîh&#8217;i ve Ebû Dâvud&#8217;un Sunen&#8217;inde Enes b. Mâlik(r.a)&#8217;dan Rasûlüllâh(s.a.v)&#8217;in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:</p>



<p class="has-text-align-right">رَأَيْتُ ذَاتَ لَيْلَةٍ فِيمَا يَرَى النَّائِمُ كَأَنَّا فِي دَارِ عُقْبَةَ بْنِ رَافِعٍ، فَأُتِينَا بِرُطَبٍ مِنْ رُطَبٍ ابْنِ طاب، فَأَوَّلْتُ الرّفْعَةَ لَنَا فِي الدُّنْيَا، وَالْعَاقِبَةَ فِي الآخِرَةِ، وَأَنَّ دِينَنَا قَدْ طَابَ</p>



<p>&#8216;Bir gece rüyamda şunu gördüm: Sanki ben, &#8216;Ukbe b. Râfi&#8221;in evindeyim. Bu sırada bize Medine&#8217;nin kaliteli hurmalarından olan ve İbn Tâb⁵⁵ denen hurmadan getirildi. İşte bu rüyayı, dünyada yükseleceğimize, ahirette sonumuzun iyi olacağına ve dini hayatımızın güzelleştiğine yorumladım.&#8221;⁵⁶</p>



<p>Bir de Buhârî&#8217;de Sa&#8217;îd b. el-Museyyib yoluyla rivayet edilen hadise bakmak gerekir.</p>



<p>&#8220;Sa&#8217;îd&#8217;in, babası Rasûlüllâh(s.a.v)&#8217;e geldi. Rasûlüllâh(s.a.v)</p>



<p>&#8216;Adın ne?&#8217; dedi. Baba:</p>



<p>&#8216;Hazin (huysuz)&#8217; dedi. Rasûlüllâh(s.a.v)</p>



<p class="has-text-align-right">أَنْتَ سَهْل</p>



<p>&#8216;Sen Sehl&#8217;sin (güzel huylusun)&#8217; dedi. Adam:</p>



<p>&#8216;Babamın bana verdiği ismi değiştirmem&#8217; dedi.</p>



<p>İbnu&#8217;l-Museyyîb der ki:</p>



<p>&#8216;Hala huysuzluk bizde var olmaya devam ediyor.&#8221;&#8221;⁵⁷</p>



<p>Ayrıca Rasûlüllâh(s.a.v) şöyle buyurmuştur:</p>



<p class="has-text-align-right">أَسْلَمُ سَالَمَهَا اللهُ، وَغِفَارٌ غَفَرَ اللهُ لَهَا، وَعُصَيَّةُ عَضَتِ اللهَ وَرَسُولَهُ</p>



<p>&#8216;Eslem kabilesine Allah selâmet versin. Gifâr kabilesini Allah bağışlasın. &#8216;Usayye kabilesi ise, Allah&#8217;a ve Rasûlüne asi olmuştur.&#8217;⁵⁸</p>



<p>Buhârî&#8217;nin Sahih&#8217;inde ise İkrime&#8217;nin, kendisinden mürsel senedle yapılan rivayette şöyle dediği yer almıştır:</p>



<p>&#8220;Suheyl b. &#8216;Amr gelince Rasûlüllâh(s.a.v) :</p>



<p class="has-text-align-right">قَدْ سُهَلَ لَكُمْ مِنْ أَمْرِكُمْ</p>



<p>&#8216;İşiniz kolaylaştı&#8217; buyurdu.&#8221;</p>



<p>Bu itibarla çocuklarına erdemli ve iyi insanların adlarını vermeye özen gösteren kimse, hiçbir zaman çocuklarına isim koyarken kâfir erkek ve kadınlar ile ahlâk dışı yaşayan kadınların adlarına özenen kimse gibi değildir. Nitekim birincisi sevap kazanırken ikincisi kötü niyetinin karşılığını bulur. Zira <strong>çocuğuna isim koymak</strong> için peygamberler, sahâbeler ve onlara güzellikle uyan tâbî&#8217;inin adlarını vermeye özen gösteren kimse ile çocuklarına adlarını vermek amacıyla raksçı kadınların ve günahkâr erkeklerin adlarını özenti haline getiren kimse arasında çok büyük bir fark vardır.</p>



<p>Kaldı ki kişi, çoğunlukla adını taşıdığı kimseye yakınlık duyar. Örneğin adı Muhammed olanın, Muhammed adı taşıyanları, adı Yahyâ olanın da Yahyâ adını taşıyanları sevdiğini görürsün. Diğer isimler için de durum aynıdır. O halde Müslüman&#8217;a yakışan, erdemli, hayırlı ve yararlı insanların adlarını seçmesidir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img data-recalc-dims="1" fetchpriority="high" decoding="async" width="360" height="296" src="https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/10/Cocuga-Guzel-Bir-Isim-Secmek-2.webp?resize=360%2C296&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-2114" srcset="https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/10/Cocuga-Guzel-Bir-Isim-Secmek-2.webp?w=360&amp;ssl=1 360w, https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/10/Cocuga-Guzel-Bir-Isim-Secmek-2.webp?resize=300%2C247&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></figure>
</div>


<p><strong>Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek</strong></p>



<p>Bilindiği üzere, Meryem (&#8216;aleyha selam) &#8216;İmrân(a.s)&#8217;ın kızı olup kardeşi de Harun(a.s) &#8216;dır. Mûsâ(a.s) da, &#8216;İmrân(a.s)&#8217;ın oğludur ve onun da kardeşi Harun(a.s) &#8216;dır. Ancak Meryem (&#8216;aleyha selam), Mûsâ(a.s)&#8217;in kardeşi olmayıp aralarına uzun yüzyıllar girmiştir. İşte bu durum Rasûlüllâh(s.a.v)&#8217;a sorulmuş, o da:</p>



<p class="has-text-align-right">أَنَّهُمْ كَانُوا يُسَمُّونَ بِالأَنْبِيَاءِ وَالصَّالِحِينَ قَبْلَهُمْ</p>



<p>&#8216;<strong>Onlar, kendilerinden önceki peygamberler ve sâlih kimselerin adlarıyla adlandırılırlardı</strong>&#8216; şeklinde cevap vermiştir. Bu cevap, Müslim&#8217;de Mugîre b. Şu&#8217;be(r.a)&#8217;dan rivayet edilen şu hadiste yer almıştır:</p>



<p>&#8220;Ben Necrân&#8217;a geldiğimde bana:</p>



<p>&#8216;Siz Kur&#8217;ân&#8217;da Meryem (&#8216;aleyha selam) hakkında: &#8216;Ey Harun&#8217;un kız kardeşi&#8217; şeklinde bir ayet okuyorsunuz. Halbuki Mûsâ(a.s), &#8216;Îsâ(a.s) &#8216;dan şu kadar zaman öncedir&#8217; diye sordular. Ben Rasûlüllâh(s.a.v)&#8217;e geldiğimde bunu kendisine sordum. O da:</p>



<p>&#8216;Onlar, kendilerinden önceki peygamberler ve sâlih kimselerin adlarıyla adlandırılırlardı&#8217; buyurdu.&#8221;⁶⁰</p>



<p>İşte bu nedenle bize yakışan, oğlumuz ve kızımıza iyi kimselerin adlarından bir ad vermemizdir. Nitekim Rasûlüllâh(s.a.v) şöyle buyurmuştur:</p>



<p class="has-text-align-right">إِنَّ أَحَبَّ أَسْمَائِكُمْ إِلَى اللَّهِ عَبْدُ اللَّهِ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ</p>



<p>&#8216;<strong>İsimlerinizin Allah katında en sevimli olanı Abdullah ve Abdurrahmân&#8217;dır.</strong>&#8220;⁶¹</p>



<p></p>



<p>Bir hadiste de Rasûlüllâh(s.a.v):</p>



<p class="has-text-align-right">سَمُّوا بِاسْمِي وَلَا تَكْتَنُوا بِكُنْيَتِي</p>



<p>&#8216;<strong>Benim adımı alın, fakat künyemi almayın&#8217; buyurmuştur.</strong>⁶²</p>



<p>Bu hadis, Müslim&#8217;in kimi rivayetlerinde şu ifadelerle yer almıştır:</p>



<p>&#8220;Ensâr(r.a)&#8217;dan bir adamın bir erkek çocuğu oldu. Adam, çocuğa Muhammed adını vermek istediğinden Rasûlüllâh(s.a.v)&#8217;e gelip bunu kendisine sordu. Bunun üzerine Rasûlüllâh(s.a.v):</p>



<p class="has-text-align-right">أَحْسَنَتِ الأَنْصَارُ، سَمُّوا بِاسْمِي وَلَا تَكْتَنُوا بِكُنْيَتِي</p>



<p>&#8216;Ensâr iyisini yapmıştır. Benim adımı alın, fakat künyemi almayın&#8217; buyurdu.&#8221;⁶³</p>



<p>Nitekim <strong>Rasûlüllâh(s.a.v) de çocuğuna İbrahim adını vermiştir.</strong>⁶⁴</p>



<p>Öte yandan Buhârî ve Müslim&#8217;de Ebû Mûsâ(r.a)&#8217;dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:</p>



<p>&#8216;Bir oğlum oldu, onu Rasûlüllâh(s.a.v) &#8216;e getirdim. Rasûlüllâh(s.a.v) de, ona İbrahim adını verdi.&#8217;⁶⁵</p>



<p>Şeyh Bekr b. &#8216;Abdullah b. Ebû Zeyd(r.h), Tesmiyetu&#8217;l-Mevlud adlı eserinde şöyle der:</p>



<p>&#8220;Ey Müslüman, ben hakkı hatırlatmak üzere tekrar şunu vurgulamak isterim: <strong>İsim, sahibinin unvanıdır</strong>. Nasıl ki kitap başlığından hareketle okunuyorsa aynı şekilde çocuk da, inanç ve eğilimi bakımından adıyla tanınır. Hatta ona bu adı seçenin inancı, basiret ve düşünce kapasitesinin sınırı da bununla bilinir. Bu itibarla çocuğun adı, onun çerçevesi ve tanıtıcı göstergesidir. O bu isme bağlıdır ve ismin gösterdiği anlama göre kendisi, babası, milletinin durumu ve onlara ait idealler, ahlâk ve değerler değerlendirilir. İsim, sahibiyle arasındaki sıkı münase- betten dolayı çocuğun göstergesi olmaktadır. Bu, üstün kudret ve sınırsız ilim sahibi Allah&#8217;ın takdir ve kullarının ruh dünyalarına ilham ettiği ve kalplerine yerleştirdiği bir husustur.</p>



<p>Herhangi bir lakap, büyük ölçüde sahibiyle uyumlu olur.</p>



<p>Nitekim halkın dilinde şu söz ünlüdür:</p>



<p>&#8216;Lakaplar gökten iner. O yüzden neredeyse her kaba ve iğrenç ismin, kendisine uyan birine, iyi bir ismin de iyi bir kimseye denk düştüğünü görürsün.&#8217;</p>



<p>Bu konudaki yaygın sözlerden biri de şudur:</p>



<p>&#8216;Herkes, adından nasibini alır.&#8221;</p>



<p>Bir şiirde de şöyle denilir:</p>



<p>Görürse eğer gözlerin bir lakap sahibini</p>



<p>Görür mutlaka karakterini isminde veya lakabında</p>



<p>İsimler, aynı zamanda anlamların kalıpları ve anlatıcılarıdır. Bu nedenle Arapların dil kurallarından biri de, anlamın kelimenin yapısından alınıp anlaşıldığıdır.</p>



<p>İbnu&#8217;l-Kayyım el-Cevziyye &#8216;nun da dediği gibi yine aynı nedenle hem sıradan <strong>insanların hem de seviyeli insanların çoğunun isimleri sahiplerine uygun düşmektedir.</strong></p>



<p>Nitekim insanların bazısı, gördüğü kişinin adını tahmin etmiş, tahmini doğru çıkmış ve bu kimse, neredeyse hiç yanılmaz hale gelmiştir.</p>



<p>Gerçekten de isimlerin, güzellik, çirkinlik, hafiflik, ağırlık, incelik ve yoğunluk bakımından sahiplerinde etkileri vardır.</p>



<p>O halde ey Müslüman! Allah sana verdiği çocukları mübarek kılsın, hem lâfzı hem de manası bakımından güzel olan adı seçmek sûretiyle, çocuğuna, kendine ve ümmetine iyilikte bulun.</p>



<p><strong>Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek</strong></p>



<p>Bir de güzel seçimin birden fazla anlamı vardır. Şöyle ki bu, Müslüman babanın Rasûlüllâh(s.a.v)&#8217;in yoluna olan bağlılığının delilidir. Müslümanın düşüncesinin, onu doğruluktan, istikametten ve çocuğuna güzel isim vermek suretiyle iyilikte bulunma yolundan saptıracak olan etkilerden ne ölçüde uzak kaldığını göstermektedir.</p>



<p>Kısacası isim, onu seçenin kimliğini dile getiren sembol ve kültürel düzeyinin duyarlı bir ölçüsüdür.</p>



<p>Halk arasında yaygın olan sözlerden biri de:</p>



<p>&#8216;Babanı senin adından tanırım&#8217; şeklindedir.</p>



<p>İsim, aynı zamanda çocuğu dinin yoluna ve ilkelerine bağlamakta ve bereketli kılmaktadır. Böylece çocuğun adı, örnek alınan bir peygamber veya sâlih bir kulu hatırlatmış olur. Bu sayede duanın ve ilk kuşak Müslümanların yolunu izlemenin fazileti gerçekleşir.</p>



<p>Onların adları korunmuş, meziyet ve durumları hatırlanmış ve ümmetin yeni neslinde iyileştirici zincir süreklilik kazanmış olur.</p>



<p>Bu, aynı zamanda çocuğun iç dünyasını üstün ve değerli kişilik duygularıyla donatır. Zira çocukluk süreci ilerleyip beş altı yaş arasında çevresini fark ettiği ve sorgulama yaşı olan yedi yaşına geldiği zaman şu soruları soracaktır:</p>



<p></p>



<p>Babacığım, bana kimin adını verdin? Benim için neden bu adı seçtin? Bu ad, ne anlama gelmektedir? Bu çerçevede eğer baba, güzel seçim yapmışsa sevince boğulur. Aksi takdirde, henüz erginlik çağına gelmemiş olan çocuğu karşısında çıkmaza girerek zayıflığı ve akıl yetersizliği ortaya çıkmış olur. Aynı zamanda baba, çocuğuna yönelik eğitim faaliyetinin ilk aşamalarından itibaren ona, yabancısı olduğu bir elbise giydirmiş ve kendisini, uyumsuz bir kalıba sokmuş olur. Bu ise, doğruluk yolundan sapmadır.</p>



<p>Rasûlüllâh(s.a.v), şu hadisinde bu gerçeği ifade eder:</p>



<p class="has-text-align-right"> ما مِنْ مَوْلُودِ إِلا يُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يَهُودَانِهِ</p>



<p>&#8216;Her çocuk mutlaka fıtrat üzere doğar. Ardından ana babası onu Yahudîleştirirler&#8230;&#8221;⁶⁶</p>



<p>Kısacası <strong>isim, çocuğun kapsamında konumlandığı bir kalıptır.</strong> Mesela üç isimden oluşan (kendi, baba ve dede) adını tam olarak duyduktan sonra onunla ilgili olarak ilk tasavvura sahip olursun ve bu insanı şekillendirip değerlendirmek üzere, zihnine bu tür isimlerin ifade ettiği anlamlar akın etmeye başlar.</p>



<p>Bunlar, ismin çocuk ve babası üzerindeki etkilerden olduğuna göre, bunun ötesinde bir takım din dışı isimlerin, özellikle de batı menşeli olanlarının sıkça kullanılmasından ümmetin başına gelecek olanları gözden kaçırmamak gerekir. Bu itibarla Rasûlüllâh(s.a.v)&#8217; in:</p>



<p class="has-text-align-right">مَنْ سَنَّ فِي الْإِسْلَامِ سُنَّةً حَسَنَةً فَلَهُ أَجْرُهَا وَأَجْرُ مَنْ عَمِلَ بهَا</p>



<p>&#8216;Her kim, İslâm&#8217;da güzel bir çığır açarsa, hem o çığırın sevabını hem de ona göre davranan kimsenin kazandığı kadar sevap kazanır&#8217;⁶⁷ şeklindeki hadisinde işaret edildiği üzere ismin, ümmetin üzerinde gidişatı ve ahlâkî yapılanması bakımından etkisi bulunmaktadır. Aynı zamanda bu, fikir ve itikat dalgalanmalarının ümmet üzerindeki etkisinin ve ahlâk ve edep ilkelerinden sapmasının boyutu hakkında açık bir fikir de vermektedir.</p>



<p>Bu durumda yabancılaşmanın onu istila etmesi ve dış kültürlerin karışmasına ne demeli!</p>



<p>Aynı şekilde dine uygun isimlerde sembolleşen İslâmî karakterden el çekildiğinde neslin omurgasındaki bağlayıcı ana unsurun kopuşuna ne demeli!</p>



<p>Sonra bu, yetersizlik ve istilaya uğramış olma karmaşasına yenik düşmüş ümmetin niteliklerindendir. Çünkü nefis, tıpkı kölenin efendisine uyması gibi, sürekli kendisine üstün gelene ayak uydurma tutkusu taşımaktadır.</p>



<p>Yine bu, aynı zamanda ümmetin ipinin pazara çıkarıldığını, ümmetin içinde fertlerinin ruh dünyasında büyüyen bu alçak despotun durumunun yaktığı ateşi söndürecek kimselerin bulunmadığını gösterir.</p>



<p>Yapılan bu açıklamalara binaen çocuğun adını güzel seçmek, dinin gereklerinden biri olmaktadır.</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek</strong></p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuga-guzel-bir-isim-secmek/">Çocuğa Güzel Bir İsim Seçmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2111</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuk Doğunca Yapılması Gerekenler</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuk-dogunca-yapilmasi-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 14:17:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=2105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Doğunca Yapılması Gerekenler Ey Allah&#8217;ın kulu! İster erkek ister kız olsun, Allah&#8217;ın sana verdiği bir rızık olarak çocuğa razı olmalısın. Zira rızkı veren ve çocuğu bahşeden Allah&#8217;tır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: يَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ اِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ * اَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَٓاءُ عَق۪يمًاۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ &#8216;(Allah) dilediğine kız...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuk-dogunca-yapilmasi-gerekenler/">Çocuk Doğunca Yapılması Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center"><strong>Çocuk Doğunca Yapılması Gerekenler</strong></p>



<p>Ey Allah&#8217;ın kulu! İster erkek ister kız olsun, Allah&#8217;ın sana verdiği bir rızık olarak çocuğa razı olmalısın. Zira rızkı veren ve çocuğu bahşeden Allah&#8217;tır.</p>



<p>Yüce Allah şöyle buyurmuştur:</p>



<p class="has-text-align-right">يَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ اِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ * اَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَٓاءُ عَق۪يمًاۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ</p>



<p>&#8216;(Allah) dilediğine kız çocukları, dilediğine de erkek çocukları bahşeder. Yahut onları, hem erkek hem de kız çocukları olmak üzere çift olarak verir. Dilediğini de kısır kılar. O, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir.&#8217;</p>



<p>(Şura 42/49-50)</p>



<p>Sonra sen hangisinde hayır bulunduğunu bilemezsin.</p>



<p>Yüce Allah şöyle buyurur:</p>



<p class="has-text-align-right">اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْۚ لَا تَدْرُونَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًاۚ</p>



<p>Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz.</p>



<p>(Nisa&#8217; 4/11)</p>



<p class="has-text-align-right">وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟</p>



<p>&#8216;Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.&#8217;</p>



<p>(Bakara 2/216)</p>



<p>Nitekim nice kız çocuğu, hem dünya hem de ahirette ebeveyninin ve yakınlarının mutluluğuna neden olurken, nice erkek çocuğu da, Allah korusun, onların mutsuzluğuna neden olmaktadır.</p>



<p>Mesela, dürüstlüğün sembolü Meryem aleyhisselam ve Rasulallah sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in kızı Fatıma radıyalllahu anh böyledirler.</p>



<p>Meryem aleyhisselam, salihlerden bir Rasul, Fatıma radıyalllahu anh da cennet ehli gençlerin iki efendisini dünyaya getirdi.</p>



<p>Şimdi acaba Fatıma radıyalllahu anh veya Meryem aleyhisselam ile Nuh Aleyhisselam&#8217;ın küfür ve inat üzere ısrarda bulunan ve kafir olarak ölen oğlu arasında karşılaştırma yapılabilir mi?!!</p>



<p>Şüphesiz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in kızı Fatıma radıyalllahu anh, cennet ehli kadınların efendileri sen biridir.</p>



<p>Meryem aleyhisselam ise dürüstlük sembolü hanımlardan biridir.</p>



<p>O halde bu ikisinden biriyle Nuh Aleyhisselam&#8217;ın oğlu arasında mukayese olur mu?!!</p>



<p>İşte yaşaması halinde azgınlık ve küfürle ana babasını perişan edecek olan bir erkek çocuğu hakkındaki ayette Allah şöyle buyurur:</p>



<p class="has-text-align-right">وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ</p>



<p>&#8216;Erkek çocuğa gelince, onun ana-babası, mümin kimselerdi. Bu nedenle (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk.&#8217;</p>



<p>(Kehf18/80)</p>



<p>Sonra kız çocuklarını eğitip onlara iyilikte bulunmada büyük bir ecir vardır.</p>



<p>Buhari ve Müslim&#8217;de , Aişe radıyalllahu anh &#8216;dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:</p>



<p>&#8220;Beraberinde iki kız çocuğu bulunan bir kadın yanıma gelip benden bir şeyler istedi. Ancak bir tek hurmadan başka yanımda bir şey bulamadı. Ben de o hurmayı kendisine verdim. Kadın onu alıp iki kızı arasında paylaştırdı ve ondan bir şey yemedi. Sonra kızlarıyla birlikte kalkıp gitti. Ardından Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem yanıma geldi ve kendisine kadının hikayesini anlattım. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:</p>



<p class="has-text-align-right">مَنِ ابْتُلِيَ مِنَ الْبَنَاتِ بِشَىْءٍ فَأَحْسَنَ إِلَيْهِنَّ كُنَّ لَهُ سِتْرًا مِنَ النَّارِ</p>



<p>&#8216;Her kim, kız çocuklarından ötürü bir zorlukla sınanır da onlara iyilikte bulunursa, onlar kendisi için ateşe karşı bir engel olurlar&#8217; buyurdu.&#8221;</p>



<p>(Buhari 5995 ve Müslim 2629)</p>



<p>Yine Müslim&#8217;de Aişe radıyalllahu anh &#8216;dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:</p>



<p>&#8220;Yoksul bir kadın taşımakta olduğu iki kız çocuğuyla birlikte bana geldi. Kendisine üç tane hurma verdim. Kadın çocukların her birine birer hurma verip üçüncüyü ağzına götürürken tam bu sırada kızları arasında paylaştırdı. Kadının bu hareketi benim çok hoşuma gitti ve yaptığını Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;e anlattım. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:</p>



<p class="has-text-align-right">إِنَّ اللَّهَ أَوْجَبَ لَهَا بِهَا الْجَنَّةَ أَوْ أَعْتَقَهَا بِهَا مِنَ النَّارِ</p>



<p>&#8216;Kuşkusuz Allah, bundan dolayı o kadına cenneti vacip kılmış ya da onu bu iş sebebiyle cehennemden azad etmiştir&#8217; buyurdu.&#8221;</p>



<p>(Müslim 2630)</p>



<p>Bir de Müslim &#8216;in Sahih&#8217;inde Enes b. Malik radıyalllahu anh &#8216;dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:</p>



<p>&#8220;Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:</p>



<p class="has-text-align-right">مَنْ عَالَ جَارِيَتَيْنِ حَتَّى تَبْلُغَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَنَا وَهُوَ ‏&#8221;‏ ‏.‏ وَضَمَّ أَصَابِعَهُ ‏.‏</p>



<p>&#8216;Her kim erginlik çağına gelinceye kadar iki kız çocuğunun bakımlarını, nafakalarını, terbiye ve yetişmelerini üzerine alırsa, kıyamet günü ben ve o kimse, su parmaklar gibi yan yana oluruz&#8217; buyurdu ve parmaklarını yanaştırdı.&#8221;</p>



<p>(Müslim 2631)</p>



<p>Bu arada kız çocukları dünyaya getirmek, Allah&#8217;a karşı itaate, yaratılanlara karşı da alçak gönüllülüğe vesile olur ve kişinin, kıyamet günü bu sayede dereceleri yükselmiş olur.</p>



<p>Buna karşılık erkek çocukları dünyaya getirmek, hem yaratılanlara hem yaratana karşı gurur, kibir, böbürlenme ve büyüklük taslamaya yol açabilir ve bu nedenle kişi cehennemi boylamış olur.</p>



<p>Ne de kötüdür kibirlenenlerin boyladıkları yer!</p>



<p>Bu arada bazı nebiler ve diğer iyi insanların erkek çocuklarının varlığından bahsedilmiş ama kız çocuklarının varlığından</p>



<p>söz edilmemiştir. Bazılarının ise ne erkek ne de kız çocuğundan söz edilmiştir.</p>



<p>Mesela, Allah&#8217;in Nebisi İbrahim Aleyhisselam&#8217;a kız çocuğu verildiğinden söz edilmemiştir.</p>



<p>Allah&#8217;in Nebisi Lût alehisselam&#8217;ın ise erkek çocuğundan hiç söz edilmemiş, aksine o şöyle demiştir:</p>



<p>&#8216;Ey kavmim, işte şunlar kızlarımdır, (onlarla evlenin) Onlar sizin için daha temizdir.&#8217; (Hûd 11/78)</p>



<p>Rasulullah Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;e gelince, onun erkek çocukları küçükken vefat etmişler ve büyüyünceye kadar sadece kızları yaşamışlardır.</p>



<p>Yahya aleyhisselam ise:</p>



<p class="has-text-align-right">وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ</p>



<p>Efendi, iffetli ve sâlihlerden bir nebi idi.&#8217; (Al-i İmrân 3/39)</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-center"><strong>Çocuklarımızı Dualar İle Korumak</strong></h2>



<p>Şimdi yeterli, doyurucu ve sevindirici olacağı ümidiyle şu hadise yer veriyorum:</p>



<p>Buhârî ve Müslim, Ebû Hureyre radıyalllahu anh&#8217;dan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in şöyle</p>



<p>buyurduğunu rivayet etmişlerdir:</p>



<p>&#8220;Sadece üç kişi beşikte konuşmuştur&#8230; Bir çocuk, annesini emmekte iken yanlarından çevik ve güzel yapılı bir ata binmiş bir adam geçti. Çocuğun annesi:</p>



<p>&#8216;Allah&#8217;ım, oğlumu bunun gibi yap&#8217; dedi. Bunun üzerine çocuk, emmeyi bırakarak adama dönüp baktı ve:</p>



<p>&#8216;Allah&#8217;ım, beni onun gibi yapma&#8217; dedikten sonra dönüp emmeye devam etti.&#8221; Ebû Hureyre radıyalllahu anh diyor ki:</p>



<p>&#8216;Ben hala Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in, çocuğun emişini, işaret parmağını ağzına koyup emmek sûretiyle, anlatışına bakar gibiyim.&#8217;</p>



<p>&#8220;Bir kadının yanından geçen bazı kimseler, onu dövüyor ve kendisine:</p>



<p>&#8216;Sen zina yaptın, sen hırsızlık yaptın&#8217; diyorlardı. Kadın ise:</p>



<p>&#8216;Allah bana yeter ve O ne güzel vekildir diyordu. Bunun üzerine aynı çocuğun annesi:</p>



<p>&#8216;Allah&#8217;ım, oğlumu onun gibi yapma&#8217; dedi. Bunun üzerine çocuk emmeyi bırakarak kadına baktı ve ardından da:</p>



<p>&#8216;Allah&#8217;ım, beni onun gibi yap&#8221; dedi. Bu esnada annesi çocuğuna dönerek şöyle dedi:</p>



<p>Vay başıma gelenler! Güzel yapılı bir adam geçti ve ben:</p>



<p>Allah&#8217;ım oğlumu onun gibi yap, dedim. Sen ise:</p>



<p>Allah&#8217;ım, beni onun gibi yapma, dedin. Zina yaptın, hırsızlık yaptın diyerek kadını dövüyorlardı. Ben:</p>



<p>Allah&#8217;ım, oğlumu onun gibi yapma, dedim. Sen ise:</p>



<p>Allah&#8217;ım, beni onun gibi yap, dedin. Bunun üzerine çocuk şöyle dedi:</p>



<p>O adam bir zorbaydı. Bu nedenle ben:</p>



<p>Allah&#8217;ım, beni onun gibi yapma, dedim. Zina ve hırsızlık yaptığını söyledikleri kadın ise zina ve hırsızlık yapmamıştı. Bu nedenle de ben:</p>



<p>Allah&#8217;ım, beni onun gibi yap, (yani, beni de onun gibi günah ve masiyetten beri eyle) dedim.&#8221;</p>



<p>Buhari 3466</p>



<p>Aynı zamanda senden daha iyi durumda olanlara değil, daha kötü durumda olanlara bakmalısın! Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:</p>



<p>Biriniz, mal ve yaratılış bakımından kendisinden daha üstün durumda olana baktığı zaman, kendisinden daha düşük durumda olan üstün kılındığı kimseye de baksın!</p>



<p>Buhari 6490</p>



<p>Diğer bir rivayet de şöyledir:</p>



<p class="has-text-align-right">انْظُرُوا إلى منْ هَوَ أَسفَلُ منْكُمْ وَلا تَنْظُرُوا إلى مَنْ فَوقَكُم فهُوَ أَجْدرُ أَن لا تَزْدَرُوا نعمةَ اللَّه. وفي رواية :عَليْكُمْ</p>



<p></p>



<p>&#8216;Sizden üstün olanlara değil, sizden daha aşağıda olanlara bakınız. Bu, Allah&#8217;ın (bir rivayette: üzerinizdeki) nimetini küçümsememeniz açısından daha uygundur.&#8217;</p>



<p>Zira şayet sana kız çocuğu verilmişse, bir diğerine erkek ve kız çocuk verilmemiş olabilir.</p>



<p>Sayet sana vücudu düzgün ve sağlıklı bir kız Çocuğu verilmişse, bir başkasına vücutça sakat ve doktorları da çare aramaktan bitap</p>



<p>düşüren, ancak yine çare bulunamayan bir erkek veya kız çocuğu verilmiş olabilir.</p>



<p>Nitekim Süleymân aleyhisselama yarım insan yapısında bir çocuk verilmektedir.</p>



<p>Hayret verici bir durum! Subhânallâh! Allah&#8217;ın, kendisinden sonra hiç kimseye nasip olmayacak büyüklükte bir hükümdarlik verdiği Süleymân aleyhisselama yarım insan yapısında bir evlat verilmektedir.</p>



<p>O Süleymân aleyhisselam ki cinler, şeytânlar, fırtınalı ve yumuşak rüzgârlar her yerde ve zamanda onun arzusuna göre hareket etmek üzere emrine verilmiş, insanlara hükümdarlık yapmış ve kuşlar emrine amade kılınmıştır. Bütün bunlarla birlikte ve yanı sıra nebiliği, bilgisi ve kavrayışına rağmen kendisine, yarım insan yapısında bir evlat verilmiştir.</p>



<p>Akıl ermez Allah&#8217;ın işine! Hiç kimse, O&#8217;nun işlerinde bir yetkiye sahip değildir. Rızıkları, yegâne rızk verici olan Allah taksim eder ve her şeyi bahşeden de odur.</p>



<p>İşte Süleymân ile ilgili hadis!</p>



<p>Müslim&#8217;in Sahîh&#8217;inde Ebû Hureyre radıyalllahu anh&#8217;dan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:</p>



<p>&#8220;Davud oğlu Süleymân: Yemin ederim ki ben, bu gece doksan kadınla&nbsp; cinsel ilişkide bulunacağım ve her biri, Allah yolunda savaşacak olan birer savaşçı doğuracaktır&#8217; dedi. Bunun üzerine veziri ona: &#8216;inşâ&#8217;allâh de&#8217; dedi, ancak o: &#8216;İnşa&#8217;allâh&#8217; demedi. Sonra hepsiyle cinsel ilişkide bulundu, ancak onlardan sadece biri hamile kaldı ve yarım insan doğurdu. Muhammed&#8217;in nefsi elinde olan Allah&#8217;a yemin ederim ki eğer Süleymân: &#8216;İnşâ&#8217;allâh&#8217; demiş olsaydı, doğacak çocukların hepsi, savaşçılar olarak Allah yolunda cihad edeceklerdir.</p>



<p>Müslim 1654 nolu hadisten sonra</p>



<p>Sonra dünya hayatı, içindeki erkek ve kız çocukları, makam, nimet, saltanat, mal ve mülk ile birlikte hepsi gidicidir ve sonunda yok olacaktır. Ahiret ise şuracıkta gelmekte ve kıyamet yaklaşmış bulunmaktadır. Vakit yaklaşmıştır. O halde kendini uzaklara taşıma ve her durumda Allah&#8217;ın takdirine rıza göster, bolluk ve nimetlere karşı ona hamd ve şükret, her türlü hayır ve musibet karşısında da</p>



<p>sabırlı ol. Böylece Allah&#8217;in, haklarında şöyle dediği cahillerden olma:</p>



<p class="has-text-align-right">وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌۚ</p>



<p class="has-text-align-right">يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ</p>



<p>Onlardan birine bir kız çocuğu müjdelendiği zaman, öfkeli bir halde yüzü simsiyah kesilir. Müjdelendiği şeyin kötülüğünden dolayı kavminden</p>



<p>saklanırken, bu rezalete katlanarak onu yanında mı tutar yoksa toprağa mi gömer, diye düşünmektedir. Bakın ki verdikleri hüküm ne kadar da kötüdür.&#8217; (Nahl 16/58-59)</p>



<p>Öyleyse sana bir kız çocuğu verildiği zaman, canın sıkılmasın, tasalanma, üzülme ve öfkelenme! Çünkü dünya ve ahirette senin için</p>



<p>bunda bir hayır olabilir. Aksine her durumda, nimetleri, lütfu ve iyiliğine karşılık Allah&#8217;a hamd ve şükret!</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Çocuk Doğunca Yapılması Gerekenler</strong></p>



<p></p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuk-dogunca-yapilmasi-gerekenler/">Çocuk Doğunca Yapılması Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11536</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nebiler Dahi Bir Kimseyi Hidayete Erdirme Gücüne Sahip Değildir</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/nebiler-dahi-bir-kimseyi-hidayete-erdirme-gucune-sahip-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Oct 2023 11:38:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=2076</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nebiler Dahi Bir Kimseyi Hidayete Erdirme Gücüne Sahip Değildir. Allah karşı koyan amcası Ebu talip kelime-i tevhidi söylemeye ikna etmeye çalışan Rasulü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;e şöyle hitap eder: انك لا يهدي من احببتة ولكن الله بعدين من يشاء و هو اعلم بالمهتدين &#8221; Kuşkusuz sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin, lakin Allah dilediğini hidayete erdirir...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/nebiler-dahi-bir-kimseyi-hidayete-erdirme-gucune-sahip-degildir/">Nebiler Dahi Bir Kimseyi Hidayete Erdirme Gücüne Sahip Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Nebiler Dahi Bir Kimseyi Hidayete Erdirme Gücüne Sahip Değildir.</p>



<p>Allah karşı koyan amcası Ebu talip kelime-i tevhidi söylemeye ikna etmeye çalışan Rasulü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;e şöyle hitap eder:</p>



<p class="has-text-align-right">انك لا يهدي من احببتة ولكن الله بعدين من يشاء و هو اعلم بالمهتدين</p>



<p>&#8221; <strong>Kuşkusuz sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin</strong>, lakin <strong>Allah dilediğini hidayete erdirir ve hidayete erenleri en iyi bilen de odur.</strong> &#8220;</p>



<p><strong>Kasas 56.</strong></p>



<p>Ve işte buna dair hadis Buhari ve Müslim&#8217;dedir .Sa&#8217;id b. el- Museyyib babasının şöyle dediği söylemiştir:</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &#8221; Ebu talip ölüm yatağına düşünce Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona geldi ve Ebu Cehil ile Abdullah b. Ebi Umeyye b. el- Mugire&#8217;yi yanında bulundu ardından kendisine şöyle dedi:</p>



<p>&nbsp;&#8220;Ey amca Allah&#8217;tan başka hiçbir ilah yoktur de bu Allah katında senin için şahitlik edeceğim bir sözdür.&#8221; Bunun üzerine Ebu Cehil ve Abdullah b. Ebi Umeyye el- Mugire :</p>



<p>&#8220;Ey Ebu Salih Abdulmuttalib&#8217;in dininden mi vazgeçiyorsun? dediler. Bu arada Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem Ebu Talib&#8217;e Kelime-i Tevhid&#8217;i telkin etmeye ve bu sözü tekrarlamaya devam etti nihayet Ebu Talip onlara Abdulmuttalib&#8217;in dini üzere olduğunu söyledi ve kelime-i tevhidi söylemeyi kabul etmedi. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:</p>



<p>&#8221; Allah&#8217;a yemin ederim ki Allah konulmadığı sürece senin için bağışlanma dilemeye devam edeceğim.&#8221; Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi:</p>



<p>&#8220;Nebi ve iman edenler yakınları da olsalar. Cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşriklere mağfiret dileyemezler.&#8221;</p>



<p>Tevbe 113.</p>



<p>Yine Allah Ebu talip hakkında indirdiği ayetler Rasulullah&#8217;a hitaben şöyle buyurmuştur:</p>



<p>&#8220;<strong>Kuşkusuz sen sevdiğini Hidayet erdiremezsin lakin Allah dilediğini hidayete erdirir daveti erenlere en iyi bilen de odur .</strong>&#8220;</p>



<p><strong>Kasas 56.</strong></p>



<p>Nebiler Dahi Bir Kimseyi Hidayete Erdirme Gücüne Sahip Değildir.</p>



<p>İşte Allah&#8217;ım Rasulü Nuh Aleyhisselam, çocuğuna ısrar ederek:</p>



<p class="has-text-align-right">&nbsp; يَا بُنَيَّ ارْكَبْۭ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِرٖينَ&nbsp;</p>



<p>&#8221; Ey yavrucuğum sen de bizimle beraber gemiye bin ve kafirlerle beraber olma&#8221; ( Hud 42) Ancak Allah, bu çocuk için hidayet dilemediği için o :</p>



<p class="has-text-align-right">قَالَ سَاٰوٖٓي اِلٰى جَبَلٍ يَعْصِمُنٖي مِنَ الْمَٓاءِؕ&nbsp;</p>



<p>&#8221; Beni sudan koruyacak olan bir daha sığınacağım dedi&#8221;</p>



<p>Hud 43.</p>



<p>Bunun üzerine babası kendisine:</p>



<p class="has-text-align-right">قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقٖينَ.</p>



<p>&#8221; Bugün Allah&#8217;ın emrinden merhamet sahibi Allah&#8217;tan başka koruyacak hiç kimse yoktur &#8216; dedi aralarına dalga girdi böylece o da boğulanlardan oldu.&#8221;</p>



<p>Hud 43.</p>



<p></p>



<p>Bu esnada Nuh Aleyhisselam&#8217;ın şefkat duyguları kabarır ve Allah&#8217;a şöyle dua eder:</p>



<p class="has-text-align-right">رَبِّ اِنَّ ابْنٖي مِنْ اَهْلٖي وَاِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَاَنْتَ</p>



<p class="has-text-align-right">&nbsp;اَحْكَمُ الْحَاكِمٖينَ&nbsp;</p>



<p>&#8220;&#8216;Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vaadin ise elbet-te haktir. Sen hâkimler hâkimisin.&#8217; (Hûd 11/45)</p>



<p>Bunun zerine Allah , Nûh &#8216;u azarlayarak söyle buyurdu:</p>



<p class="has-text-align-right">يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍࣗ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهٖ عِلْمٌؕ اِنّٖٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِلٖينَ</p>



<p>&#8216;Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü</p>



<p>bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben, sana cahillerden olmaman tavsiye ederim.&#8217; (Hûd, 11/46)</p>



<p>Bu azar üzerine Nûh Allah&#8217;a özür dileyerek söyle dedi:</p>



<p class="has-text-align-right">قَالَ رَبِّ اِنّٖٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ لٖي بِهٖ عِلْمٌؕ وَاِلَّا تَغْفِرْ لٖي وَتَرْحَمْنٖٓي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِرٖينَ</p>



<p>&#8216;Rabbim! Senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum.&#8217; (Hûd 11/47)</p>



<p>Nebiler Dahi Bir Kimseyi Hidayete Erdirme Gücüne Sahip Değildir.</p>



<p>İşte İbrahim! Babasından istekte bulunarak kendisine söyle der:</p>



<p class="has-text-align-right">يَٓا اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنٖي عَنْكَ شَيْـٔاً&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-right">(٤٢)</p>



<p class="has-text-align-right">يَٓا اَبَتِ اِنّٖي قَدْ جَٓاءَنٖي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْنٖٓي اَهْدِكَ صِرَاطاً سَوِياًّ&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-right">(٤٣)</p>



<p class="has-text-align-right">يَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَؕ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِياًّ&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-right">(٤٤)</p>



<p class="has-text-align-right">يَٓا اَبَتِ اِنّٖٓي اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِي</p>



<p>&#8220;Ey babacıgım! işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun? Ey babacığım! Su bir gerçektir ki sana gelmeyen ilim bana geldi. Bu sebeple bana tabi ol ki seni doğru yola hidâyet edeyim ey babacığım şeytana ibadet etme zira şeytanın rahmana asi olmuştu ey babacığım ben Rahman&#8217;dan gelecek Bir azabın da sana dokunmasından korkuyorum bu takdirde cehennemde de şeytana dost olursun. &#8220;</p>



<p>Meryem 42- 45.</p>



<p></p>



<p>Şimdi acaba İbrahim Halil Aleyhisselam&#8217;ın ısrarla çağrıda bulunarak:</p>



<p>Babacığım ! Babacığım! babacığım!&nbsp; Babacığım! Diye seslendiği bu baba ne cevap verdi?</p>



<p>Sonuna kadar bu çağrıya karşı çıktı ve onu şiddetle reddetti. Hatta çocuğunu şu sözlerle tehdit bile etti:</p>



<p class="has-text-align-right">قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَت۪ي يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْن۪ي مَلِيًّا</p>



<p>&#8220;Benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun ey İbrâhim? Eğer bundan vazgeçmeden seni muhakkak taşlarım. Benden ebediyyen uzaklaş.&#8221;</p>



<p>Meryem 46.</p>



<p>Subhanallah! Gerçekten hidayete erdiren sadece Allah&#8217;tır.</p>



<p>Bu babaya bak ve onu İbrahim a.s&#8217;ın oğlu İsmail a.s ile karşılaştır! Sözüne bağlı İsmail a.s&#8217;a babası şöyle diyordu:</p>



<p class="has-text-align-right">يَا بُنَيَّ اِنّٖٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّٖٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىؕ</p>



<p>&#8221; Yavrucuğum rüyamda seni boğazladığımı görüyorum ,bir düşün, ne dersin? dedi.&#8221;</p>



<p>Saffat 102</p>



<p>Şu an ne yücedir hidayete erdiren Allah&#8217;ın ! şanı ne yücedir kalplere metanet veren Allah&#8217;ın!</p>



<p>İsmail a.s şöyle diyor:</p>



<p class="has-text-align-right">يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُؗ سَتَجِدُنٖٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِرٖينَ.</p>



<p>&#8221; Ey babacığım!&nbsp; Sana emredileni yap! İnşallah beni sabredenlerden bulursun.&#8221;</p>



<p>Saffat 102</p>



<p></p>



<p>Gerçekten de Allah dilemediği zaman o sabredenlerden olamayacaktı.</p>



<p class="has-text-align-right">يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ</p>



<p>&#8220;Diriyi ölüden, ölüyü de diriden çıkartan&#8221;</p>



<p>Rûm 30/19</p>



<p>Allah&#8217;ın şanı ne yücedir!</p>



<p>Tevhid önderi</p>



<p>İbrahim aleykümselam &#8216;ı kâfir bir adamın sulbünden çıkartan&nbsp; Allah&#8217;ın şanı ne yücedir! O halde yaratma ve takdir Allah&#8217;ın dır. Her şeyde son varış da Rabbimizedir.</p>



<p class="has-text-align-right">وَاَنَّ&nbsp;اِلٰى&nbsp;رَبِّكَ&nbsp;الْمُنْتَهٰىۙ</p>



<p>&#8220;Ve son varış Rabbinedir:&#8221;</p>



<p>Necm, 53/42</p>



<p>Baba ve anne, ne olurlarsa olsunlar ve hangi düzeye erişirlerse erişsinler, çocukların hidâyeti konusunda hiçbir gerçek etkiye sahip olamayacaklardır. Yapabilecekleri ise sadece başvurulacak sebepler, izlenecek yollar ve aranacak yöntemlerden ibarettir. Hatta</p>



<p>onlar, gerçek bir Nebi veya krallardan bir kral yahut efendilerden bir efendi ya da büyüklerden bir büyük de olsalar durum yine</p>



<p>değişmeyecektir. Allah&#8217;ın İbrahim aleyhisselam ve İshak aleykümselam&#8217;ın durumlarıyla</p>



<p>ilgili şu sözünü okumak gerekir:</p>



<p class="has-text-align-right">وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِهٖ مُبٖينٌ</p>



<p>&nbsp;&#8220;İkisinin de soyundan hem iyi olanlar gelmişti, hem de kendisine apaçık zulmedenler gelmişti! &#8220;</p>



<p>Sâffât 37/113</p>



<p>Ayrıca Yusuf Aleykümselam hakkında aklımız ve kalbimizle iyi bakıp düşünmeliyiz! O yakışıklı ve güzel yüzlü birisi idi. Hatta beşer türünden Allah&#8217;ın yarattığı en güzel kişiydi.</p>



<p>Rasûlullâh s.a.v in buyurduğu gibi&nbsp; bütün güzelliğin yarısı kendisine verilmişti. İste bu Yusuf aleyhisselam,</p>



<p>kuyunun derinliklerine atılıyor, onu bir kervan bulup alıyor, köle pazarlarında satılıyor, fitnenin bulunduğu kralların saraylarına götürülüyor, Mısır valisinin karısı onu arzuluyor, o ise karşı çıkarak bunu reddediyor, sonra üç ila dokuz yıl arasında zindana; içkiciler, hırsızlar ve suçluların ortasına atılıyor. Zaten canilerin zindanları çoğunlukla böyle olur.</p>



<p>Yûsuf aleyhisselam , bu ortamlara atılırken acaba onu kim korudu?!</p>



<p>Acaba kim kötülerin kötülüğünü ve yoldan çıkmışların komplosunu üzerinden savdı ?</p>



<p>Acaba Yusuf aleyhisselam, yalnız, yabancı, kovulmuş, babasız, anasız, kardeşsiz, amcasız, daysız, akrabasız ve atasız olduğu halde, ona güzellikle birlikte ilim ve halimliği kim verdi? O&#8217;na kim ilim öğretti? O&#8217;nu kötülüklerden kim arındırdı? Kim yetiştirdi O&#8217;nu? Kim kolladı O&#8217;nu?! Kuşkusuz bunu yapan Allah&#8217;tır.</p>



<p class="has-text-align-right">خَيْرٌ حَافِظاًࣕ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِمٖينَ</p>



<p>&#8220;Allah en iyi koruyucudur ve merhamet sahiplerinin en merhametlisidir.&#8221;</p>



<p>Yûsuf 12/64</p>



<p>İşte Mûsa aleyhisselam ! Henüz bir süt çocuğu iken yüregi yanan şefkatli, merhamet sahibi ve saygi değer annesi, ondan ayrlıp kendisini sandiğin içine koymakta, sonra sandık denize atılmakta, sonra onu zalim, azgın, katil ve düşman kimseler; Firavun hanedanının fertleri bulup götürmektedir. Ne büyük facia ve ne büyük musibet bu!</p>



<p></p>



<p>Buna rağmen onu, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annesine geri döndüren kim? Ve bu zulüm ve azgın yuvasında kendisini kötülükten ve arzulanmayan durumlardan kim korudu?</p>



<p>Bu yuvalarda kan akıtmayı, çocukları boğazlayıp kadınları sağ bırakmayı öğrenmekten onu kim esirgedi?</p>



<p>Kuşku yok ki, onu esirgeyen, koruyan ve kollayan, bütün eksikliklerden uzak ve şanı yüce olan Allah&#8217;tır. Hamd edilmeye layık olan da O&#8217; dur.</p>



<p>Ve işte ergenlik çağında bir diğer erkek çocuğu! Babası ve anası mümin ancak kendisi, Rasûlüllâh&#8217;ın buyurduğu gibi kâfir</p>



<p>olarak yaratıldı. Bu durumda onlar, kâfir olarak yaratılmış olan bu çocukla birlikte ne yapabilirlerdi?</p>



<p>Onu Hizir&nbsp; aleyhisselam öldürdü. Musa aleyhisselam ise bunu tepkiyle karşıladı ancak Hızır aleyhisselam kendisine sitemde bulundu ve Allah&#8217;in bu olay hakkindaki hikmetini ona açıkladı.</p>



<p>Konuyla ilgili ayetler şöyledir:</p>



<p class="has-text-align-right">فَانْطَلَقَاࣞ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَاماً فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْساً زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍؕ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً نُكْراً</p>



<p class="has-text-align-right">قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَطٖيعَ مَعِيَ صَبْراً&nbsp;</p>



<p>&#8220;Böylece ikisi yola koyuldular. Sonunda bir çocukla karşılaştılar. Hızır hemen onu öldürüverdi. Mûsa dedi ki: &#8216;Bir cana karşılık olmaksızın tertemiz bir canı mı öldürdün?! Doğrusu kötü bir şey yaptin!&#8217;</p>



<p>Hızır şöyle dedi:&nbsp; Benimle beraber olma sabrını gösteremeyeceğini sana söylemedim mi?..&#8221;</p>



<p>Kehf 18/74-75</p>



<p class="has-text-align-right">وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ</p>



<p class="has-text-align-right">فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْمًا .</p>



<p>&#8216;Çocuğa gelince, onun anne ve babası mümin kimselerdi. Bu nedenle onları azgınlık ve küfürle perişan etmesinden kaygılandık. İstedik ki, Rableri onlara din ve iman yönünden daha hayırlısını ve merhametçe onlara daha yakınını versin.&#8221;</p>



<p>Kehf 18/80-81</p>



<p>Çok uzağa gitmeyelim, habibimiz ve Âdem oğullarının efendisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem babasız ve annesiz bir öksüz,</p>



<p>aynı zamanda da bir yoksul olarak yetişti. O halde onu kim korudu, kalbine imân kim saldı ve kendisine Kur&#8217;anı kim vahyetti? Kuşku yok ki bunlar yapan Allah&#8217; tan başkası değildir. Zira nimet, lütuf ve güzel övgü ona mahsustur.</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/nebiler-dahi-bir-kimseyi-hidayete-erdirme-gucune-sahip-degildir/">Nebiler Dahi Bir Kimseyi Hidayete Erdirme Gücüne Sahip Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2076</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ailenin Yaşadığı Ülkenin Doğası Ve Sakinlerinin Yaşantısının Çocuk Eğitiminde Etkisi</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ailenin-yasadigi-ulkenin-dogasi-ve-sakinlerinin-yasantisinin-cocuk-egitiminde-etkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selefi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2023 16:13:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=1663</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ailenin Yaşadığı Ülkenin Doğası Ve Sakinlerinin Yaşantısının Çocuk Eğitiminde Etkisi Ailenin içinde yaşadığı ülkenin doğasının ve halkının çocukların eğitimine etkisi bulunmaktadır. Şöyle ki; Kötülerin ve bozguncuların yaşadıkları ülkeler iyilik ve fazilet ehli kimselerin yaşadıkları ülkeler gibi değildir. Zira kötülerin kötülüğü ailelere ve çocuklara da yansır, iyilerle arkadaşlık edenler ise kötü olmazlar. Bu nedenledir ki hicretin,...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ailenin-yasadigi-ulkenin-dogasi-ve-sakinlerinin-yasantisinin-cocuk-egitiminde-etkisi/">Ailenin Yaşadığı Ülkenin Doğası Ve Sakinlerinin Yaşantısının Çocuk Eğitiminde Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center">Ailenin Yaşadığı Ülkenin Doğası Ve Sakinlerinin Yaşantısının Çocuk Eğitiminde Etkisi</p>


<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Ailenin içinde yaşadığı ülkenin doğasının ve halkının çocukların eğitimine etkisi bulunmaktadır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Şöyle ki; Kötülerin ve bozguncuların yaşadıkları ülkeler iyilik ve fazilet ehli kimselerin yaşadıkları ülkeler gibi değildir. Zira kötülerin kötülüğü ailelere ve çocuklara da yansır, iyilerle arkadaşlık edenler ise kötü olmazlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu nedenledir ki hicretin, bozgunculuğun olduğu topraktan iyilerin toprağına doğru olması öngörülmüştür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ayrıca 99 kişiyi öldürdükten sonra bir de rahip öldürerek sayıyı 100&#8217;e tamamlayan adama da bu durumda memleketini terk edip, halkı Allah&#8217;a ibadet eden bir memlekete gitmesi ve onlarla birlikte Allah&#8217;a ibadet etmesi emredilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Buhari 3470.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bir çocuk evden çıktığında sokaklardaki çocukların video, televizyon, sinema ekranlarındaki kötü görüntüleri seyrettiklerini görünce nefsi hemen aynı görüntüleri izlemeyi arzu edecek ve onlardan kötülük öğrenmiş olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Aynı şekilde evinden çıkan çocuk çocukların kötü ve zararlı oyunlar oynadıklarını görür ve bunları onlardan kapar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Evden çıkan kız çocuğu da evden çıktığında akranlarının açık saçık giyindiklerini gördüğünde bunu onlardan hemen öğrenmiş olur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ondan dolayı Bir baba, sakinleri kötü ve bozguncu kimselerden oluşan bir apartmanda, semtte veya köyde yahut da halkı yoldan çıkan ve küfre düşen bir ülkede ikamet ettiği zaman bu kötülükler hem ona hem de çocuklarına sirayet eder.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Öyleyse böyle bir yerden iyiliğin yaygın olduğu bir yere taşınması gerekir. Korunan ise Allah&#8217;ın koruduğu kimsedir.&#8221;</span></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt;">Mustafa ADEVİ / Çocuğumu nasıl terbiye ederim?</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.youtube.com/@uluder-uludagislamiegitimv234">Bizleri Takip Edin</a></p><p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ailenin-yasadigi-ulkenin-dogasi-ve-sakinlerinin-yasantisinin-cocuk-egitiminde-etkisi/">Ailenin Yaşadığı Ülkenin Doğası Ve Sakinlerinin Yaşantısının Çocuk Eğitiminde Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1663</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Esefle İfade Ediyorum / Gençlik</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/esefle-ifade-ediyorum-genclik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2022 16:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=1508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Esefle İfade Ediyorum / Gençlik Fıtratı bozuk, enaniyet sahibi, bencil, duygusuz, ne ilim ne de bilimle uzaktan yakından alakası olmayan, kimseye zerre kadar faydası dokunmayan, mantalitesi &#8216;nerede gece orada sabah&#8217; olan, tüm insanlığı kendisinin hademesi zanneden, büyüğüne karşı saygı küçüğüne karşı sevgi hukukundan zerre miskal anlamayan, insanlığa külfet üstüne külfet getiren bir gençlik (!) yetişiyor....</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/esefle-ifade-ediyorum-genclik/">Esefle İfade Ediyorum / Gençlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Esefle İfade Ediyorum / Gençlik</p>
<p>Fıtratı bozuk, enaniyet sahibi, bencil, duygusuz, ne ilim ne de bilimle uzaktan yakından alakası olmayan, kimseye zerre kadar faydası dokunmayan, mantalitesi &#8216;nerede gece orada sabah&#8217; olan, tüm insanlığı kendisinin hademesi zanneden, büyüğüne karşı saygı küçüğüne karşı sevgi hukukundan zerre miskal anlamayan, insanlığa külfet üstüne külfet getiren bir gençlik (!) yetişiyor.</p>
<p>ÖZÜR DİLERİM ! GENÇLİK YETİŞMİYOR.</p>
<p>Esefle ifade ediyorum KAN KAYBEDİYORUZ.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cihan Elmas&#8217;ı Uluder Youtube kanalından <a href="https://www.youtube.com/@uluder-uludagislamiegitimv234">takip edin&nbsp;</a></p>
<p>07.07.2020</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/esefle-ifade-ediyorum-genclik/">Esefle İfade Ediyorum / Gençlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1508</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gençler !</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/gencler-fedakarlik-zamani-gelmedi-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2022 05:26:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=1492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençler ! Fedakarlık Zamanı Gelmedi Mi? . Allah için yorulmanın vakti gelmedi mi ? Allah Rasul’unun gençlere olan nasihatleri bize ulaşmadı mı ? Bizler geleceğin üzerimize bina edildiği iki kuşağın arasında bir bağ değil miyiz ! Gavurun icadımı meşkul etmeli  bizi, yoksa Allah’ın dini mi ? ne zaman oku emrini tebliğ fiili ile birleştireceğiz. Allah’ın...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/gencler-fedakarlik-zamani-gelmedi-mi/">Gençler !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Gençler ! Fedakarlık Zamanı Gelmedi Mi?</strong> . Allah için yorulmanın vakti gelmedi mi ? Allah Rasul’unun gençlere olan nasihatleri bize ulaşmadı mı ? Bizler geleceğin üzerimize bina edildiği iki kuşağın arasında bir bağ değil miyiz ! Gavurun icadımı meşkul etmeli  bizi, yoksa Allah’ın dini mi ? ne zaman oku emrini tebliğ fiili ile birleştireceğiz. Allah’ın “  Eğer Siz Allah’a yardım ederseniz O’da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar ” vaadinden mi şüphe ediyoruz. Biz O’na nasıl yardım edebilirdik ki ? Haşa O’nun yardıma ihtiyacımı vardı ? Yoksa O  yine bize merhamet ve yardımını göndermek için bize bir nimet mi bahşetmişti. Bize okuyun, amel edin ve öğretin mi demek mi  istemişti yoksa. “Sizin en hayırlınız Kuranı öğrenen ve öğretendir” diyen Rasul’un ümmeti Kuranı öğrenemedi ki öğretsin gerçeği  içimizi acıtmıyor mu hiç!</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dünya bizi daha ne kadar oyalayacak ! Allah Rasul’u s.a.v in ashabına verdiği şu örnek bizlerin dünyaya olan meylini hiç  azaltmadı mı  ! O (s.a.v)  iki taş alıp birini uzağa birini yakına atıp “Uzaktaki sizin emellerinizdir yakında ki ise ecelinizdir” dedi.  <strong>Gençler!  emeller çok ama ecel yakın değil mi !</strong> en hayırlı amel ilim değil mi !</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Allah azze ve celle Rasul’une nasihatle “ De ki Allah’ım ilmimi arttır” diye nasihat etmedi mi ! <strong>Rasul bile Allah’ım senden faydalı ilim isterim demedi mi ?</strong> Allah Rasulu her kim benden bir söz işitir de onu olduğu gibi ezberler ve anlatırsa Allah onun yüzünü ak etsin diye dua etmedi mi ? O’nun duası müstecab değil mi ?</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Gençler  ! tevekkülümüz mü az yoksa Haşa Allah ve Rasul’unün sözünde durmayacağından mı endişe ediyoruz !</strong> Allah bizlere mağfiret buyursun.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;">سبحانك اللهم و بحمدك استغفرك و اتوب الي</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;">Cihan ELMAS</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;">ابو ياسير</span></p>
<p>Bizleri Youtube Kanalımızdan <a href="https://www.youtube.com/channel/UCOuSO9S4AxiBzATeYOVVsKg/videos">Takip Edebilirsiniz</a></p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/gencler-fedakarlik-zamani-gelmedi-mi/">Gençler !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1492</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kim Baba Kim Evlat</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/kim-baba-kim-evlat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2022 10:45:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=1485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kim Baba Kim Evlat Bugün çocuklar ve gençler anne babalarına öyle çirkin bir uslub ile hitab etmektedirler ki, şayet biri bu hitaba gözleri ile değil de kulakları ile şahitlik etse kimin anne baba kimin evlat olduğunu anlayabilmesi imkansız denecek kadar zordur. Anne babalarına emreden, uff bile dememesi gereken anne babalarına beddua eden bir neslin yetişmesi...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/kim-baba-kim-evlat/">Kim Baba Kim Evlat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kim Baba Kim Evlat</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bugün çocuklar ve gençler anne babalarına öyle çirkin bir uslub ile hitab etmektedirler ki, şayet biri bu hitaba gözleri ile değil de kulakları ile şahitlik etse kimin anne baba kimin evlat olduğunu anlayabilmesi imkansız denecek kadar zordur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Anne babalarına emreden, uff bile dememesi gereken anne babalarına beddua eden bir neslin yetişmesi bizleri ciddi manada tedirgin etmekte, Allah’ın indireceği toplu musibetler hususunda gerçekten endişelendirmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Anne babasına lanet eden evlatlar, onlara fiziki müdahalede bulunanlar, onları mahkemelere şikayet eden evlatlar ve daha bir çok sui edeb sahibi, evlat demeye dilimizin varmadığı bir topluluk yetişmekte/<u>yetişememektedir.</u></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Vakanın en üzücü kısmı ise mütedeyyin olduğunu düşündüğümüz kişilerin dahi anne babaya karşı olan tavırlarında kafirlere, müşriklere ve mücrimlere benzemiş olmasıdır. Kendilerine, anne babalarına karşı saygılı olmaları tavsiye edildiği zaman : <strong>“Ama onlarda şu konuda haksız”</strong> cümlelerinin arkasına sığınan gençler, şunu iyi bilmelidirler ki zaten anne baba haklı ise evladın tavrının ne olması gerektiği malumdur. İsra Suresi 23 ve 15. Ayetler, Ankebut 8, Lokman 14-15. Ayetler ve Ahkaf suresi 15. Ayet evladın anne babasına nasıl davranması gerektiğini en güzel şekilde öğretmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"> Anne baba hata ederse işte imtihan buradadır. O zaman evladın üzerine düşen imtihanı kazanmaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Rabbimizin  Lokman Suresi 15. Ayette</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: 14pt;">وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًاۘ وَاتَّبِعْ سَب۪يلَ مَنْ اَنَابَ اِلَيَّۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">“Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. <strong>Onlarla dünyada iyi geçin.</strong> Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.” Buyruğuna itaat etmektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Görüldüğü üzere anne baba Allah’a isyanı evladına zorlarsa evlat itaat etmemelidir. Yani evladın itaat etmeyeceği tek husus burasıdır. Ancak bunun dışında evlad daima itaat etmeli ve iyi geçinmelidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">“Bana yönelenlerin yoluna uy” yani anne babası ile iyi geçinenlerin yoluna. İbrahim (as) babasına dini konuda itaat etmeyip ancak yine de “Babacığım” ifadesini kullandığı gibi.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">          Ancak bu gün gençler zaten dinlerini önemsememekte, dünyalık hususlarda da anne babaları ile edepsizce mücadele etmekte, anne babalarını terbiye etmeye yani kendi fikirlerine boyun eğdirmeye çalışmaktadırlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Oyasaki Rasulullah (s.a.v) şöyle dua ederdi:</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: 14pt;">اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ جَارِ السُّوءِ، وَمِنْ زَوْجٍ تُشَيِّبُنِي قَبْلَ الْمَشِيبِ، وَمِنْ وَلَدٍ يَكُونُ عَلَيَّ رَبًّا، وَمِنْ مَالٍ يَكُونُ عَلَيَّ عَذَابًا، وَمِنْ خَلِيلٍ مَاكِرٍ عَيْنَهُ تَرَانِي وَقَلْبُهُ يرْعَانِي إِنْ رَأَى حَسَنَةً دَفَنَهَا، وَإِذَا رَأَى سَيِّئَةً أَذَاعَهَا</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">“Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben kötü komşudan, gençliğimde beni yaşlandıran eşten, <strong>beni terbiye etmeye çalışan evlattan</strong>, benim üzerime azab olacak maldan ve bana tuzak kuran arkadaştan Sana sığınırım. O arkadaş ki, gözleri bana yakın ama kalbi benden uzaktır! Bende bir fayda görse yanıma gelir ve bende bir kötülük görse, onu hemen ifşa etmeye çalışır!”</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">(Taberani Dua 1339, 1425, Deylemi Musnedi Firdevs 1/183, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 3137)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yani anne babasına itaat etmesi gerekirken, anne babasını kendisine itaate zorlayan evlattan Allah’a sığınmalı her anne baba.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tüm bunlardan sonra şu da iyi bilinmelidir ki <strong>anne babasının üzerine terbiyeci olan evlatların birçoğunu o konuma yine anne baba getirmiştir.</strong> Çocuk eğitiminde Nebevi menhece muhalefet eden, vahyi esas almayan her ebeveyn bu hazin sona hazırlanmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Fıtraten sahip oldukları sevgi, merhamet, adalet gibi değerleri iman ile terbiye edemeyen her anne baba, evladını başına terbiyeci yapmaya adaydır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Şunu da iyi biliyoruz ki en kolay şey çocuk eğitimi hakkında konuşmak, en zor olan ise çocuğu eğitmektir. Ancak inanan her anne baba zoru başarmak zorundadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Rabbim Müslüman ebeveynleri nebevi menhece ittiba edenlerden kılsın. Evlatlarını salih ve Salihalardan ve sadaka-ı cariye kılsın.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bizden öncekilerin dedikleri gibi :</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: 14pt;">وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَامًا</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir. (Furkan 74)</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: 14pt;">رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">“Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de Sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet menasiklerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.” (Bakara 128)</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;">سبحانك اللهم وبحمدك أشهد أن لا إله إلا أنت أستغفرك وأتوب إليك</span></p>
<p><strong>20.11.2022 / Bursa</strong></p>
<p><strong>Ebu Yasir el-Yarbuzi Cihan Elmas</strong></p>
<p>Bizi Youtube Kanalımızdan <a href="https://www.youtube.com/@uluder-uludagislamiegitimv234">Takip Edin</a></p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/kim-baba-kim-evlat/">Kim Baba Kim Evlat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11497</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuklara Kelime-i Şehadeti Telkin Etmek</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuklara-kelime-i-sehadeti-telkin-etmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Aug 2022 10:02:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitimin Ehemiyyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selefilik.com/?p=1349</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklara Kelime-i Şehadeti Telkin Etmek &#8220;Çocuklara: &#8220;La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah&#8221; : &#8216;Allah&#8217;tan başka hiçbir ilah yoktur Muhammed O&#8217;nun Rasulüdür&#8217; şeklindeki kelime-i şehadeti, anlamını ve Allah&#8217;tan başka hiçbir ilah olmamasının, O&#8217;ndan başka gerçekte ibadete layık bir varlığın bulunmadığı anlamına geldiğini öğretmek gerekir. Ayrıca onları kelime-i şehadeti söylemeye özendirmek, sevabının büyüklüğünü, anlamını ve faziletini açıklamak gerekir.&#8221;...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuklara-kelime-i-sehadeti-telkin-etmek/">Çocuklara Kelime-i Şehadeti Telkin Etmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Çocuklara Kelime-i Şehadeti Telkin Etmek</strong></p>
<p>&#8220;Çocuklara: &#8220;La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah&#8221; : &#8216;Allah&#8217;tan başka hiçbir ilah yoktur Muhammed O&#8217;nun Rasulüdür&#8217; şeklindeki kelime-i şehadeti, anlamını ve Allah&#8217;tan başka hiçbir ilah olmamasının, O&#8217;ndan başka gerçekte ibadete layık bir varlığın bulunmadığı anlamına geldiğini öğretmek gerekir.</p>
<p>Ayrıca onları kelime-i şehadeti söylemeye özendirmek, sevabının büyüklüğünü, anlamını ve faziletini açıklamak gerekir.&#8221;</p>
<p>Mustafa el-Adevi</p>
<p><strong>Çocuklara Kelime-i Şehadeti Telkin Etmek</strong> cihanelmass.blogspot.com dan alınmıştır.</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/cocuklara-kelime-i-sehadeti-telkin-etmek/">Çocuklara Kelime-i Şehadeti Telkin Etmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11492</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
