<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kader -</title>
	<atom:link href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/</link>
	<description>İyilik Ve Takva Üzere Yardımlaşın (Maide 2)</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Sep 2022 12:09:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2015/02/cropped-51672204_2230637893625247_7710222773204811776_n-e1624197862879.jpg?fit=32%2C25&#038;ssl=1</url>
	<title>Kader -</title>
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">117739964</site>	<item>
		<title>Kader Mevzusu İkinci Kısım Yazı</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/kader-mevzusu-ikinci-kisim-yazi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Sep 2022 11:14:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kader]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8391</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kader Mevzusu İkinci Kısım Yazı&#160; Kaderin ikinci rüknü yazıdır. Yani Allah azze ve celle’nin yazısı, yazmasıdır. Her rükünde dediğimiz gibi bu rükün de anlaşılmadan kader mevzusunda konuşma veyahut dinleme veyahut yazılı bir şey okuma şüphesiz kişiyi bu meseleyi yanlış anlamaya sevk edecektir. Tabi ki kader hakkında bilgi edinme veyahut kader hakkında konuşmak isteyen kişinin sadece...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/kader-mevzusu-ikinci-kisim-yazi/">Kader Mevzusu İkinci Kısım Yazı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8391" class="elementor elementor-8391">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-295d78d elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="295d78d" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-64fd9ae" data-id="64fd9ae" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-d2e30f3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d2e30f3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">Kader Mevzusu İkinci Kısım Yazı </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4c915a1 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4c915a1" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2dafd7f" data-id="2dafd7f" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-631c93a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="631c93a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Kaderin ikinci rüknü yazıdır.</strong> <strong>Yani Allah azze ve celle’nin yazısı, yazmasıdır.</strong> Her rükünde dediğimiz gibi bu rükün de anlaşılmadan kader mevzusunda konuşma veyahut dinleme veyahut yazılı bir şey okuma şüphesiz kişiyi bu meseleyi yanlış anlamaya sevk edecektir.</p><p>Tabi ki kader hakkında bilgi edinme veyahut kader hakkında konuşmak isteyen kişinin sadece bu dört rüknü bilmesinden öte kader meselesini yani iyi anlayıp buna iyi vakıf olması gerekiyor.</p><p><strong>Sadece bu dört rüknü bilme değil, bu dört rüknü birbiri ile ilişkilendirme önemlidir.</strong> Zira kader mevzusunda yanlış anlaşılacak veya yanlış anlatılacak herhangi bir mesele dinleyeni, öğreneni ister istemez yanlış yönlendirecektir. Hele bir de toplumun konumunu buna eklerseniz. Yani bizim toplumumuz herhangi bir ders, sohbet dinlerken bunun yüzde altmışı dalgınlık içindedir. Meseleyi başından pür dikkat ele alıp sonuna kadar dinleme gibi bir alışkanlıkları yok.</p><p>Dinlese bile lügat yönü ile çok düşük bir seviyede. Meseleyi anlatmak için kullanılan kelimeleri iyi anlaması gerekiyor. Kullanan da bu kelimeleri iyi kullanmış olması gerekiyor. Hem konuşan hem dinleyen o kelimelere yüklenen anlamı, o dildeki anlamı bire bir iyi vurgulamaları.</p><p>Bazen mesela şu anki toplum televizyondan o denli etkileniyor ki, gelene hoş geldin diyeceğine güle güle geldin diyor. Bunun aksini söylüyor.</p><p>O zaman kaderdeki herhangi bir hata imanın sair meselelerinde de yanlış tatbike sebep olacaktır. Mesela kader en çok yanlış anlaşılacak yeri hidayettir, cüzleridir diyelim ki cihattır. Veyahut hüsnü zandır Allah hakkında. Bütün bunların yanlış anlaşılmasına sebep olacaktır. Veyahut bize isabet eden musibetleri haksızlık görecek. Ne yaptığı bir hatanın karşılığı, ceza olarak görecek ne de bir imtihan sebebi olduğunu düşünecek. Ve bu sefer haşa Allah azze ve celle’yi adaletsizlik ile itham edecektir.</p><p>Yani Allah’a iman mevzusunda onun sahip olduğu bütün isim ve sıfatların kemali serdetmesinin yanında sözleri ile tatbikleri ile onu nakşeder bir duruma düşecektir.</p><p>Yani<strong> bu dört rükünden birisinde yanlış anlama kader mevzusunda sorun olduğu gibi sair iman meselelerinde de imanı geçersiz kılabilir.</strong> Yani bizatihi kendisi arıza olarak kalmaz, doğru olanları da iptale sebep olabilir. İleride yeri geldikçe misaller ile arzımı yapmaya çalışacağım.</p><p>Tağus, <span style="color: #008000;">سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ</span> ben ebu Hureyre&#8217;yi işittim,</p><p><span style="color: #008000;">يَقُولُ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</span> Allah Resulünün şöyle dediğini işittiğini haber verdi diyor.</p><p><span style="color: #008000;">احْتَجَّ آدَمُ وَمُوسَى</span> <strong>Adem Musa ya delilleri ile konuştu. Yani deliller ile hüccet ikame etti ona.</strong></p><p><span style="color: #008000;">فَقَالَ مُوسَى: يَا آدَمُ أَنْتَ أَبُونَا خَيَّبْتَنَا وَأَخْرَجْتَنَا مِنَ الْجَنَّةِ</span> <strong>bizi cennetten çıkardın. Hazır girmişken.</strong></p><p><span style="color: #008000;">فَقَالَ لَهُ آدَمُ: أَنْتَ مُوسَى، اصْطَفَاكَ اللهُ بِكَلَامِهِ، وَخَطَّ لَكَ بِيَدِهِ</span> diyor ki <strong>Allah seni seçti, kelamı ile yani seninle konuştu bizatihi. Ve kendi eli ile sana Tevratı yazdı.</strong></p><p><span style="color: #008000;">أَتَلُومُنِي عَلَى أَمْرٍ قَدَّرَهُ اللهُ</span> <strong>Allah’ın takdir ettiği bir şeyde mi beni itham ediyorsun ? yani bu ne demektir ? Allah’ı ithamdır.</strong></p><p><span style="color: #008000;">قَدَّرَهُ اللهُ عَلَيَّ قَبْلَ أَنْ يَخْلُقَنِي بِأَرْبَعِينَ سَنَةً؟</span> <strong>daha ben yaratılmazdan kırk sene önce hakkımdaki yazılan bu şey ile mi itham ediyorsun ?</strong></p><p><span style="color: #008000;">فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «فَحَجَّ آدَمُ مُوسَى، فَحَجَّ آدَمُ مُوسَى</span> yani <strong>Adem Musa’ya hüccet ile galip geldi. Adem hüccet ile Musa&#8217;ya galip geldi diyor.</strong></p><p>Bu Müslim’in.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى جَاعِلٌ فِى ٱلْأَرْضِ خَلِيفَةً ۖ </span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>Allah meleklere dedi ki, ben yeryüzünde bir halife yaratacağım. Onlar da diyorlar ki,</p><p><span style="color: #008000;">قَالُوٓا۟ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ ٱلدِّمَآءَ</span> <span style="text-decoration: underline;">sen orada yeryüzünü ifsat edecek, kan dökecek birilerini mi yaratacaksın ?</span></p><p><span style="color: #008000;">وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ ۖ</span> <span style="text-decoration: underline;">halbuki biz seni tesbih ediyoruz ve sana hamt ediyoruz ve seni takdis ediyoruz. Allah da diyor ki ;</span></p><p><span style="color: #008000;">قَالَ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ</span> <strong>ben sizin bilmediklerinizi biliyorum.</strong></p><p><strong>Yani bizim için takdir edilen ne varsa hayır ve şer bizim bunu gördüğümüz yanı bildiğimiz yanı değil illa Allah’ın bildiği ve gördüğü yanı var onun.</strong></p><p><span style="color: #008000;">وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا</span> Adem’e yarattığı bütün eşyanın adını öğretti.</p><p><span style="color: #008000;"> ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ</span> sonra meleklere arz ederek,</p><p><span style="color: #008000;">فَقَالَ أَنۢبِـُٔونِى بِأَسْمَآءِ هَٰٓؤُلَآءِ</span> bunların adını söyleyin dedi bana meleklere.</p><p><span style="color: #008000;">إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ</span> eğer iddianızda doğru iseniz.</p><p>Neyin iddiasında? Yani bunun görünmeyen tarafını da biliyorsanız eğer söyleyin.</p><p><span style="color: #008000;">قَالُوا۟ سُبْحَٰنَكَ</span> ey rabbim biz seni tenzih ederiz.</p><p><span style="color: #008000;">لَا عِلْمَ لَنَآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَآ ۖ</span><strong> senin bize öğrettiğinden başka bir şeyi biz bilmeyiz.</strong> <span style="color: #008000;">إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ</span> <strong>sen en iyi bilensin ve hükmedensin.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ أَنۢبِئْهُم بِأَسْمَآئِهِمْ ۖ فَلَمَّآ أَنۢبَأَهُم بِأَسْمَآئِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّىٓ أَعْلَمُ غَيْبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ</span></p><p>Adem’e dedi ki söyle bunların ismini, çünkü öğretti. Adem onların isimlerini teker teker söyleyince meleklere dönüp dedi ki ben size demedim mi <strong>ben sizin bilmediklerinizi bilirim. Yerde ve gökte aşikar ve gaybi ne varsa bilirim. Gizlediklerinizi de bilirim gizlemediklerinizi de.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ وَٱسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ</span></p><p>Bunu geç şimdi yani meleklere Adem’e secde etmelerini emrediyor. Hepsi secde ediyor sadece iblis müstesna o imtina ediyor yani kibirleniyor ve kafirlerden oluyor.</p><p><span style="color: #008000;">وَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ</span> şimdi belli ki yaratma olmuş çünkü yukarıda yaratacağım diyor. Yarattıktan sonra Adem’e bunları öğretiyor isimleri. Bu olaylar geçiyor. Akabinde de Adem’e, Adem sen ve eşin gidin cennette iskan edin,</p><p><span style="color: #008000;">وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا</span> iştihanızın çektiği arzu ettiğiniz her şeyden yiyip içebilirsiniz.</p><p><span style="color: #008000;">وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ</span> sadece bu ağaca yaklaşmayın.</p><p><span style="color: #008000;">فَتَكُونَا</span> eğer yaklaşırsanız <span style="color: #008000;">مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ</span> zalimlerden yani nefsinize zulmedenlerden olursunuz.</p><p><span style="color: #008000;">فَأَزَلَّهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ ۖ</span> ve oraya girdikten sonra şeytan onların ayaklarını kaydırmak için elinden geleni yaptı.</p><p>Ve o ağaca yaklaştı. O zaman bizde dedik ki, birbirinizin düşmanları olarak yeryüzüne inin. Yani insanlık arasında beşeriyet içinde birbirine bir düşmanlık, kin, öldürme bunların olmasıdır.</p><p>O zaman sizin için yer yüzünde olmak yer yüzünde kalmak ve orada gömülmek ölmek sonra oradan haşr için çıkarılmak takdir edilmiştir.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Bakara 30</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1690e68 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1690e68" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-26e758a" data-id="26e758a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ad2e33a elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="ad2e33a" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ace2d elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ace2d" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-93ba025" data-id="93ba025" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-f593980 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f593980" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Ve sonra birden bire,</p><p><span style="color: #008000;">فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ ۚ</span> rabbinden bazı kelimeler öğrendi,<span style="color: #008000;"> فَتَابَ عَلَيْهِ</span> tevbe istiğfar etti. Arafta&#8217;ki geçen kelimeler. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve merhametli olandır.</p><p>Evet, şimdi burayı biz görünen ve görünmeyen kısmı görünen kısmı bize çirkin görünebilir. Bize hoş görünmeyebilir görünmeyen kısmı buna sebep,</p><p style="text-align: right;"> <span style="color: #008000;">لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا ۚ</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>Eğer yeryüzünde birçok ilahlar olsaydı Allahtan başka, yer yüzü ifsat olurdu diyor.</p><p> <span style="color: #008000;">فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ</span> eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar bulunsaydı yer gök fesada uğrardı.</p><p>Demek ki arşın sahibi olan Allah. Onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir. Ya sıfatı noksan görme zulüm gibi görme bütün bunlara sebep.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ </span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><p><strong>Allah yaptığı hiçbir şeyden sorumlu değildir. Ama onlar yani biz sorumluyuz.</strong></p><p><strong>Yani biz ona neden böyle yaptın diyemeyiz ama biz bunu sorarsak neden sorduk diye sorumluyuz.</strong></p><p>Burada Adem’in durumu ise ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَآ أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ</span><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p>Adem dedi ki, ey rabbim biz eşi ile kendisini kastediyor nefsimize zulmettik. Eğer bizi affedip bağışlamazsan yani merhamet etmezsen mutlak biz hüsrana uğrayanlardan oluruz.</p><p>Cennete koydu, istediğinizden yiyip içebilirsiniz ama sadece bu ağaca yaklaşmayın değilse hüsrana uğrayanlardan olursunuz diyor.</p><p><strong>Adem, neden böyle yaptın demiyor. Musa Adem’e sormaya kalkıyor.</strong> <strong>Adem de daha ben yaratılmazdan önce hakkımda Allah&#8217;ın takdir ettiği bir şey ile mi beni itham ediyorsun diyor. Allah Resulünün dediği gibi Adem hüccet ikame etti ve ona galip geldi diyor.</strong></p><p>Şimdi burada adem aleyhisselam’ı yeryüzünde yaratacağı yaratmadan önce söylediği bir söz.</p><p>Akabinde imtihan meleklerin imtihanı arkasından Adem’in kaybedip yeryüzüne konması önceden haber verilmişti yer yüzünde olacak diye. Demek ki bu bir imtihan süreci yaşandı. Bu imtihanın bizzat kendisine bizim ibret almamız mesela melekler de imtihan oldu bu önce şunu gösteriyor, <strong>meleklere bir kere irade verildi secde edip, etmeme. İradesini de yanlış kullanan tek kişi oldu o da iblis. Etmedi. Öbürküler de etmeyebilirdi.</strong></p><p>Şimdi melekler hemen avdet ediyorlar Adem söylüyor sonra Adem’e şu ağaca cennete girin yaklaşmayın diyor. Secdeyi emrediyor. Hepsi, meleklere ediyor hepsi şimdi burada bunu derken aynen doktorların anlamadıkları hastalığa araştırmamız gerekir diye bırakıp sözler üretmesine benzer. Anlamadığımız bir yer var, o anlamadığımız yerde durmamız gerekir çünkü bu kader ile alakalı.</p><p>Aynı anda melekler secdeye etti, iblis kaybetti. Adem de imtihan edildi ama,</p><p><span style="color: #008000;">فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍ</span> Ademe bazı kelimeler öğretti yani bu neden? Tevbe fırsatı verdi. İşlediği günaha sebep ve duayı da öğretti. Öğrettiği dua da az önceki zikrettiğimiz ayeti kerimedir.</p><p>Adem’in kıssası ile bunu İblis’in de böyle olacağını biliyordu. Ama iblis için takdir ettiği günahı ve günahından kibirlendi diyor, öbür tarafı seçmedi. Bunları bilmesi ile olayın vukuu başka bir olay.</p><p>Ondan sonra ve onlardan bir tanesini kendine yani kul olarak bulamayacaksın hepsini sapıtacağım Allah da diyor ki serbestsin. Ama senin ihlaslı kullarıma hiçbir tesirin, nüfusun olmaz diyor.</p><p>Burada yan çabalar burada meleklerin anlayamadığımız bir yer var. Ama bunu eften püften dayanaklar ile değil.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Enbiya 22 </p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Enbiya 23</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Araf 23</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7150c43 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7150c43" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-c35396c" data-id="c35396c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-69b15a9 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="69b15a9" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan: Ankaralı Mehmet Şahin</span> </p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/kader-mevzusu-birinci-kisim-ilim/">Kader Mevzusu Birinci Kısım İlim</a></span></p><p style="text-align: center;"><a href="https://www.instagram.com/ilmedavetdernegi/"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;">Bizleri Takip Edin</span></span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/kader-mevzusu-ikinci-kisim-yazi/">Kader Mevzusu İkinci Kısım Yazı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8391</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kader Mevzusu Birinci Kısım İlim</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/kader-mevzusu-birinci-kisim-ilim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2022 12:47:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kader]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8379</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kader Mevzusu Birinci Kısım İlim Evet Allah’ın ilmi. هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ [1] O öyle bir Allah&#8217;tır ki ondan başka bir ilah yoktur. Yani gaybı, görülmeyeni görüleni bilendir. Görüleni de görülmeyeni de. Var olanı da olmayanı da demiştim ya şimdi ayeti tek tek kelime kelime o kendisinden başka...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/kader-mevzusu-birinci-kisim-ilim/">Kader Mevzusu Birinci Kısım İlim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8379" class="elementor elementor-8379">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-9c528f8 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="9c528f8" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-639da02" data-id="639da02" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-a6293e2 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a6293e2" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>Kader Mevzusu Birinci Kısım İlim</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-65c01d7 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="65c01d7" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-bf1cc4f" data-id="bf1cc4f" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-a5dd5a6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a5dd5a6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Evet Allah’ın ilmi.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p><strong>O öyle bir Allah&#8217;tır ki ondan başka bir ilah yoktur.</strong> <span style="text-decoration: underline;">Yani gaybı, görülmeyeni görüleni bilendir. Görüleni de görülmeyeni de. Var olanı da olmayanı da demiştim ya şimdi ayeti tek tek kelime kelime o kendisinden başka gaybı, görüleni görülmeyeni bilen bir ilah yoktur. O öyle bir Allah.</span></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ</span> <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><p><span style="text-decoration: underline;">Bu da o kullarının arkalarındakileri yaptıklarını da ve önlerindekileri de yani yapacaklarını da bilendir.</span></p><p>Bunlar zaten birkaç tane örneği geçmeyen ayetlerdir.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ</span> <a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p><span style="text-decoration: underline;">Şüphesiz kıyametin vakti onun yanındadır. Yani sadece o bilir.</span></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَيُنَزِّلُ ٱلْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْأَرْحَامِ ۖ</span></p><p><span style="text-decoration: underline;">Yağmuru indiren o. Rahimlerdekini de bilen o.</span></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَمَا تَدْرِى نَفْسٌ مَّاذَا تَكْسِبُ غَدًا ۖ</span></p><p><span style="text-decoration: underline;">Hiçbir nefis yarın ne elde edeceğini bilmez.</span></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَمَا تَدْرِى نَفْسٌۢ بِأَىِّ أَرْضٍ تَمُوتُ ۚ</span></p><p><span style="text-decoration: underline;">Hiçbir nefis nerede öleceğini de bilmez.</span></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌۢ</span></p><p><strong>Allah bilen ve her şeyden haberi olandır.</strong></p><p><span style="color: #008000;">أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ جُبَيْرٍ، قَالَ: قُلْتُ لِابْنِ عَبَّاسٍ</span> diyor ki ibn Abbas’a şöyle dedim;</p><p><span style="color: #008000;">إِنَّ نَوْفًا البَكَالِيَّ يَزْعُمُ أَنَّ مُوسَى لَيْسَ بِمُوسَى بَنِي إِسْرَائِيلَ، إِنَّمَا هُوَ مُوسَى آخَرُ؟</span> <a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Haşr 22</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Bakara 255</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Lokman 34</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Buhari 122</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #ff0000;">-122</span></p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَمْرٌو، قَالَ: أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ جُبَيْرٍ، قَالَ: قُلْتُ لِابْنِ عَبَّاسٍ:<span style="color: #ff0000;"> إِنَّ نَوْفًا البَكَالِيَّ</span> يَزْعُمُ أَنَّ مُوسَى لَيْسَ بِمُوسَى بَنِي إِسْرَائِيلَ، إِنَّمَا هُوَ مُوسَى آخَرُ؟ فَقَالَ: كَذَبَ عَدُوُّ اللَّهِ حَدَّثَنَا أُبَيُّ بْنُ كَعْبٍ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: قَامَ مُوسَى النَّبِيُّ خَطِيبًا فِي بَنِي إِسْرَائِيلَ فَسُئِلَ أَيُّ النَّاسِ أَعْلَمُ؟ فَقَالَ: أَنَا أَعْلَمُ، فَعَتَبَ اللَّهُ عَلَيْهِ، إِذْ لَمْ يَرُدَّ العِلْمَ [ص:36] إِلَيْهِ، فَأَوْحَى اللَّهُ إِلَيْهِ: أَنَّ عَبْدًا مِنْ عِبَادِي بِمَجْمَعِ البَحْرَيْنِ، هُوَ أَعْلَمُ مِنْكَ. قَالَ: يَا رَبِّ، وَكَيْفَ بِهِ؟ فَقِيلَ لَهُ: احْمِلْ حُوتًا فِي مِكْتَلٍ، فَإِذَا فَقَدْتَهُ فَهُوَ ثَمَّ، فَانْطَلَقَ وَانْطَلَقَ بِفَتَاهُ يُوشَعَ بْنِ نُونٍ، وَحَمَلاَ حُوتًا فِي مِكْتَلٍ، حَتَّى كَانَا عِنْدَ الصَّخْرَةِ وَضَعَا رُءُوسَهُمَا وَنَامَا، فَانْسَلَّ الحُوتُ مِنَ المِكْتَلِ فَاتَّخَذَ سَبِيلَهُ فِي البَحْرِ سَرَبًا، وَكَانَ لِمُوسَى وَفَتَاهُ عَجَبًا، فَانْطَلَقَا بَقِيَّةَ لَيْلَتِهِمَا وَيَوْمَهُمَا، فَلَمَّا أَصْبَحَ قَالَ مُوسَى لِفَتَاهُ: آتِنَا غَدَاءَنَا، لَقَدْ لَقِينَا مِنْ سَفَرِنَا هَذَا نَصَبًا، وَلَمْ يَجِدْ مُوسَى مَسًّا مِنَ النَّصَبِ حَتَّى جَاوَزَ المَكَانَ الَّذِي أُمِرَ بِهِ، فَقَالَ لَهُ فَتَاهُ: (أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الحُوتَ وَمَا أَنْسَانِيهِ إِلَّا الشَّيْطَانُ) قَالَ مُوسَى: (ذَلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِي فَارْتَدَّا عَلَى آثَارِهِمَا قَصَصًا) فَلَمَّا انْتَهَيَا إِلَى الصَّخْرَةِ، إِذَا رَجُلٌ مُسَجًّى بِثَوْبٍ، أَوْ قَالَ تَسَجَّى بِثَوْبِهِ، فَسَلَّمَ مُوسَى، فَقَالَ الخَضِرُ: وَأَنَّى بِأَرْضِكَ السَّلاَمُ؟ فَقَالَ: أَنَا مُوسَى، فَقَالَ: مُوسَى بَنِي إِسْرَائِيلَ؟ قَالَ: نَعَمْ، قَالَ: هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَى أَنْ تُعَلِّمَنِي مِمَّا عُلِّمْتَ رَشَدًا قَالَ: إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا، يَا مُوسَى إِنِّي عَلَى عِلْمٍ مِنْ عِلْمِ اللَّهِ عَلَّمَنِيهِ لاَ تَعْلَمُهُ أَنْتَ، وَأَنْتَ عَلَى عِلْمٍ عَلَّمَكَهُ لاَ أَعْلَمُهُ، قَالَ: سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ صَابِرًا، وَلاَ أَعْصِي لَكَ أَمْرًا، فَانْطَلَقَا يَمْشِيَانِ عَلَى سَاحِلِ البَحْرِ، لَيْسَ لَهُمَا سَفِينَةٌ، فَمَرَّتْ بِهِمَا سَفِينَةٌ، فَكَلَّمُوهُمْ أَنْ يَحْمِلُوهُمَا، فَعُرِفَ الخَضِرُ فَحَمَلُوهُمَا بِغَيْرِ نَوْلٍ، فَجَاءَ عُصْفُورٌ، فَوَقَعَ عَلَى حَرْفِ السَّفِينَةِ، فَنَقَرَ نَقْرَةً أَوْ نَقْرَتَيْنِ فِي البَحْرِ، فَقَالَ الخَضِرُ: يَا مُوسَى مَا نَقَصَ عِلْمِي وَعِلْمُكَ مِنْ عِلْمِ اللَّهِ إِلَّا كَنَقْرَةِ هَذَا العُصْفُورِ فِي البَحْرِ، فَعَمَدَ الخَضِرُ إِلَى لَوْحٍ مِنْ أَلْوَاحِ السَّفِينَةِ، فَنَزَعَهُ، فَقَالَ مُوسَى: قَوْمٌ حَمَلُونَا بِغَيْرِ نَوْلٍ عَمَدْتَ إِلَى سَفِينَتِهِمْ فَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ أَهْلَهَا؟ قَالَ: أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا؟ قَالَ: لاَ تُؤَاخِذْنِي بِمَا نَسِيتُ وَلاَ تُرْهِقْنِي مِنْ أَمْرِي عُسْرًا &#8211; فَكَانَتِ الأُولَى مِنْ مُوسَى نِسْيَانًا -، فَانْطَلَقَا، فَإِذَا غُلاَمٌ يَلْعَبُ مَعَ الغِلْمَانِ، فَأَخَذَ الخَضِرُ بِرَأْسِهِ مِنْ أَعْلاَهُ فَاقْتَلَعَ رَأْسَهُ بِيَدِهِ، فَقَالَ مُوسَى: أَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍ؟ قَالَ: أَلَمْ أَقُلْ لَكَ إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا؟ &#8211; قَالَ ابْنُ عُيَيْنَةَ: وَهَذَا أَوْكَدُ &#8211; فَانْطَلَقَا، حَتَّى إِذَا أَتَيَا أَهْلَ قَرْيَةٍ اسْتَطْعَمَا أَهْلَهَا، فَأَبَوْا أَنْ يُضَيِّفُوهُمَا، فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارًا يُرِيدُ أَنْ يَنْقَضَّ فَأَقَامَهُ، قَالَ الخَضِرُ: بِيَدِهِ فَأَقَامَهُ، فَقَالَ لَهُ مُوسَى: لَوْ شِئْتَ لاَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ أَجْرًا، قَالَ: هَذَا فِرَاقُ بَيْنِي وَبَيْنِكَ &#8221; قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «<span style="color: #0000ff;">يَرْحَمُ اللَّهُ مُوسَى، لَوَدِدْنَا لَوْ صَبَرَ حَتَّى يُقَصَّ عَلَيْنَا مِنْ أَمْرِهِمَا</span></p><p style="text-align: right;">__________ </p><p style="text-align: right;"><span style="color: #993300;">[تعليق مصطفى البغا]</span></p><p style="text-align: right;">]- (56/1)122</p><p style="text-align: right;">  ش أخرجه مسلم في الفضائل باب من فضائل الخضر عليه السلام رقم 2380</p><p style="text-align: right;">(نوف البكالي) هو تابعي من أهل دمشق فاضل عالم لا سيما بالإسرائيليات وكان ابن امرأة كعب الأحبار ويل غير ذلك. [فتح]</p><p> </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-b384372 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="b384372" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5090873" data-id="5090873" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-28c24e8 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="28c24e8" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-6b82d37 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="6b82d37" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-0435008" data-id="0435008" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-0ed1f50 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0ed1f50" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>O bahsedilen Musa beni israilin Musa’sı değil başka bir Musa diyor. nevful bekali böyle diyor dedim. <span style="color: #008000;">فَقَالَ: كَذَبَ عَدُوُّ اللَّهِ </span> Allah’ın düşmanı yalan söylemiş diyor. <span style="color: #008000;"> حَدَّثَنَا أُبَيُّ بْنُ كَعْبٍ</span> ibn Abbas diyor.</p><p><span style="color: #008000;">عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ</span> ibn Abbas sahabe ama başka bir sahabeden naklediyor Ubeyb bin kaab’dan naklediyor bunu. Bazen bunları ekseriyetler zikretmezler ama zikrettikleri yerler de oluyor.</p><p><span style="color: #008000;">قَامَ مُوسَى النَّبِيُّ خَطِيبًا فِي بَنِي إِسْرَائِيلَ</span> beni israil’e hutbe vermek için ayağa kalktı konuşuyor, <span style="color: #008000;">فَسُئِلَ أَيُّ النَّاسِ أَعْلَمُ؟</span> insanların en bilgilisi kimdir diye soruldu.</p><p><span style="color: #008000;">فَقَالَ: أَنَا أَعْلَمُ</span>  en bilgilileri benim. Şimdi Musa’nın bunu demesi vahiy alan bir nebi olması hasebi ile. Normal. <span style="color: #008000;">فَعَتَبَ اللَّهُ عَلَيْهِ</span> Allahu alem demediği için Allah onu yani bir ders vermek istedi. <span style="color: #008000;">فَأَوْحَى اللَّهُ إِلَيْهِ</span> ona vahyederek dedi ki;</p><p><span style="color: #008000;">أَنَّ عَبْدًا مِنْ عِبَادِي بِمَجْمَعِ البَحْرَيْنِ</span> <strong>iki denizin birleştiği yerde kullarımdan birisi var.</strong> <span style="color: #008000;">هُوَ أَعْلَمُ مِنْكَ o</span> <strong>senden daha bilgili.</strong></p><p><span style="color: #008000;">قَالَ: يَا رَبِّ، وَكَيْفَ بِهِ؟ فَقِيلَ لَهُ: احْمِلْ حُوتًا فِي مِكْتَلٍ</span> zembiline bir balık al. Yola çık. <span style="color: #008000;">فَإِذَا فَقَدْتَهُ فَهُوَ ثَمَّ، فَانْطَلَقَ</span>  işte onu kaybettiğin yerde o.</p><hr /><p style="text-align: right;">(كذب عدو الله)</p><p style="text-align: right;">أي أخبر بما هو خلاف الواقع. ومراد ابن عباس رضي الله عنهما الزجر والتحذير لا المعنى الحقيقي لهذه العبارة. (فعتب) لم يرض منه بذلك وأصل العتب المؤاخذة. (بمجمع البحرين) ملتقى البحرين وفي تسمية البحرين أقوال. (مكتل) وعاء يسع خمسة عشر صاعا. (فانسل) خرج برفق وخفة. (سربا) مسلكا يسلك فيه. (نصبا) تعبا. (مسا) أثرا وفي رواية (شيئا). (مسجى) مغطى. (وأنى بأرضك السلام) كيف تسلم وأنت في أرض لا يعرف فيها السلام. (نول) أجر. (فعمد) قصد. (الأولى) المسألة الأولى. (زكية) طاهرة لم تذنب. (وهذا أوكد) أي قوله. (ألم أقل لك) لزيادة لك فهذا أوكد في العتاب. (استطعما) طلبا طعاما. (ينقض) يكاد يسقط. (قال الخضر بيده) أشار بها. (من أمرهما) ممن الأعاجيب والغرائب</p><p> </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-8962af8 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="8962af8" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-f195c57" data-id="f195c57" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5e1ec60 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="5e1ec60" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-59b413a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="59b413a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b5deeb6" data-id="b5deeb6" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-974ed9b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="974ed9b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Sonra yola çıktı. <span style="color: #008000;">وَانْطَلَقَ بِفَتَاهُ يُوشَعَ بْنِ نُونٍ</span> Yuşa bin nun ile beraber yani hizmetçisi olan birisi ile çıktı. <span style="color: #008000;">وَحَمَلاَ حُوتًا فِي مِكْتَلٍ</span> zembillerine de bir tane balık koydular. <span style="color: #008000;">حَتَّى كَانَا عِنْدَ الصَّخْرَةِ وَضَعَا رُءُوسَهُمَا وَنَامَا</span> bir taşın olduğu yere geldiler sahrada. Oraya başlarını koyup yattılar ikisi de. <span style="color: #008000;">وَنَامَا</span> ikisi de uyudu.</p><p><span style="color: #008000;">فَانْسَلَّ الحُوتُ مِنَ المِكْتَلِ</span> balık orada zembilden çıktı, gitti.<span style="color: #008000;"> فَاتَّخَذَ سَبِيلَهُ</span> yolunu aldı <span style="color: #008000;">فِي البَحْرِ سَرَبًا</span> yani denizde kayboldu gitti.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَكَانَ لِمُوسَى وَفَتَاهُ عَجَبًا، فَانْطَلَقَا بَقِيَّةَ لَيْلَتِهِمَا وَيَوْمَهُمَا، فَلَمَّا أَصْبَحَ قَالَ مُوسَى لِفَتَاهُ: آتِنَا غَدَاءَنَا</span></p><p>Böyle yola çıktılar, bir yerde durdular tekrar yemek yemek istediklerinde. Hizmetçisine dedi ki şu yiyeceğimizi getir.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">لَقَدْ لَقِينَا مِنْ سَفَرِنَا هَذَا نَصَبًا، وَلَمْ يَجِدْ مُوسَى مَسًّا مِنَ النَّصَبِ حَتَّى جَاوَزَ المَكَانَ الَّذِي أُمِرَ بِهِ، فَقَالَ لَهُ فَتَاهُ: (أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الحُوتَ وَمَا أَنْسَانِيهِ إِلَّا الشَّيْطَانُ</span></p><p>Tabi balığı bulamayınca zannedersem bunu biz orada unuttuk o yattığımız yere geri dönelim diyorlar. <span style="color: #008000;">فَارْتَدَّا عَلَى آثَارِهِمَا قَصَصًا</span> ve oraya geri döndüler.</p><p><span style="color: #008000;">فَلَمَّا انْتَهَيَا إِلَى الصَّخْرَةِ</span> o yattıkları yere gelince, taşın şeyine <span style="color: #008000;">إِذَا رَجُلٌ مُسَجًّى بِثَوْبٍ</span>  orada birisi elbisesi ile uğraşıyor. <span style="color: #008000;">فَسَلَّمَ مُوسَى، فَقَالَ الخَضِرُ</span> Musa selam verdi, Hızır da aldı.<span style="color: #008000;"> وَأَنَّى بِأَرْضِكَ</span> <span style="color: #008000;">السَّلاَمُ؟ فَقَالَ: أَنَا مُوسَى</span> Hızır diyor ki sen nerelerdesin, o da diyor ki ben Musa’yım. <span style="color: #008000;">فَقَالَ: مُوسَى بَنِي إِسْرَائِيلَ؟</span> beni israil’in Musa&#8217;sı mı? ن<span style="color: #008000;">عم</span> evet. <span style="color: #008000;">هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَى أَنْ تُعَلِّمَنِي مِمَّا عُلِّمْتَ رَشَدًا</span> seninle beraber gelebilir miyim? Seni takip edebilir miyim? Sana öğretilenden bana da öğret. <span style="color: #008000;">قَالَ: إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا</span> sen benimle sabredemezsin diyor. ayette geçtiği gibi. <span style="color: #008000;">يَا مُوسَى إِنِّي عَلَى عِلْمٍ مِنْ عِلْمِ اللَّهِ عَلَّمَنِيهِ لاَ تَعْلَمُهُ أَنْتَ</span> <strong>senin bilmediğin bir çok şey öğretti rabbim bana. Sen benimle sabredemezsin.</strong></p><p><span style="color: #008000;">وَأَنْتَ عَلَى عِلْمٍ عَلَّمَكَهُ لاَ أَعْلَمُهُ، قَالَ: سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ صَابِرًا</span> seninkini de bana öğretmedi. Musa diyor ki inşallah beni sabredenlerden bulacaksın diyor.</p><p><span style="color: #008000;">وَلاَ أَعْصِي لَكَ أَمْرًا</span> sana isyan etmeyeceğim, sen ne istersen onu yapacağım.</p><p><span style="color: #008000;">فَانْطَلَقَا يَمْشِيَانِ</span> yürüyerek devam ettiler. <span style="color: #008000;">عَلَى سَاحِلِ البَحْرِ</span> yani sahilde.</p><p><span style="color: #008000;">لَيْسَ لَهُمَا سَفِينَةٌ، فَمَرَّتْ بِهِمَا سَفِينَةٌ</span> hiçbir gemiye rastlamadılar sonra bir gemi geçti.</p><p><span style="color: #008000;">فَكَلَّمُوهُمْ أَنْ يَحْمِلُوهُمَا</span> onları gemiye alması için kaptanla konuştular.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">، فَعُرِفَ الخَضِرُ فَحَمَلُوهُمَا بِغَيْرِ نَوْلٍ، فَجَاءَ عُصْفُورٌ، فَوَقَعَ عَلَى حَرْفِ السَّفِينَةِ، فَنَقَرَ نَقْرَةً أَوْ نَقْرَتَيْنِ فِي البَحْرِ، فَقَالَ الخَضِرُ: يَا مُوسَى مَا نَقَصَ عِلْمِي وَعِلْمُكَ مِنْ عِلْمِ اللَّهِ إِلَّا كَنَقْرَةِ هَذَا العُصْفُورِ</span></p><p><span style="color: #008000;">Benim bildiklerim, senin bildiklerin, orada bir kuş geliyor birkaç kere inip dokunuyor su için. Benim ilmim senin ilmin işte şu denizdeki bir iki damlaya benzer. Bundan öte geçmez bize öğretilen.</span></p><p>O sıra Hıdır geminin tahtalarından bir tahtayı çekerek bir delik açtı.</p><p><span style="color: #008000;"> فَقَالَ مُوسَى: قَوْمٌ حَمَلُونَا بِغَيْرِ نَوْلٍ</span> Musa dedi ki bize hiç zorluk çıkarmadan bizi gemiye bindiren kimselere böyle bir ihanet mi yapıyorsun?</p><p><span style="color: #008000;">عَمَدْتَ إِلَى سَفِينَتِهِمْ فَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ أَهْلَهَا؟</span> yani sanki sen bunların batmasını, helak olmasını istedin.</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ: أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا؟</span> sana sen benimle olmaya sabredemezsin demedim mi diyor. <span style="color: #008000;">قَالَ: لاَ تُؤَاخِذْنِي بِمَا نَسِيتُ</span> unuttuğum bir şeyden dolayı beni muaheze etme.</p><p><span style="color: #008000;">وَلاَ تُرْهِقْنِي مِنْ أَمْرِي عُسْرًا</span> bundan sonra sana zorluk çıkarmayacağım. </p><p><span style="color: #008000;">فَكَانَتِ الأُولَى مِنْ مُوسَى نِسْيَانًا</span> birincisi hadi Musa&#8217;nın unutmasına hamledildi.</p><p><span style="color: #008000;">فَانْطَلَقَا، فَإِذَا غُلاَمٌ يَلْعَبُ مَعَ الغِلْمَانِ</span> yolda çocuklar ile oynayan bir çocuğa rastladılar.</p><p><span style="color: #008000;">فَأَخَذَ الخَضِرُ بِرَأْسِهِ مِنْ أَعْلاَهُ فَاقْتَلَعَ رَأْسَهُ بِيَدِهِ، فَقَالَ مُوسَى: أَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍ؟</span> o çocuğu alıp kafasını burkarak sen hiçbir günah işlememiş bir çocuğu mu öldürdün?</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ: أَلَمْ أَقُلْ لَكَ إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا؟</span> dememiş miydim sen benimle sabredemezsin.</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ ابْنُ عُيَيْنَةَ: وَهَذَا أَوْكَدُ</span> ibn Uyeyne diyor ki rivayetinde bu daha tekitli</p><p><span style="color: #008000;">فَانْطَلَقَا، حَتَّى إِذَا أَتَيَا أَهْلَ قَرْيَةٍ اسْتَطْعَمَا أَهْلَهَا، فَأَبَوْا أَنْ يُضَيِّفُوهُمَا</span> onlardan kendilerini doyurmalarını istediler ama onlar bunları misafir etmekten imtina etti yani uğradıkları köy.</p><p><span style="color: #008000;">فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارًا يُرِيدُ أَنْ يَنْقَضَّ فَأَقَامَهُ</span> yıkılmak üzere olan bir duvar gördü. Hızır o duvarı tamir etti elleri ile. <span style="color: #008000;">فَقَالَ لَهُ مُوسَى</span> Musa dedi ki, <span style="color: #008000;">لَوْ شِئْتَ لاَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ</span> istersen bunlardan buna karşılık ecir alabilirdin.</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ: هَذَا فِرَاقُ بَيْنِي وَبَيْنِكَ</span> işte bu benim ile senin arandaki ayrılık diyor. bu sefer duruyor,</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «يَرْحَمُ اللَّهُ مُوسَى، لَوَدِدْنَا لَوْ صَبَرَ</span> Nebi sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki Allah Musa ya rahmet etsin eğer sabretmiş olsaydı</p><p><span style="color: #008000;">حَتَّى يُقَصَّ عَلَيْنَا مِنْ أَمْرِهِمَا</span> bu ikisini bize anlatmasına müsaade etseydi.</p><p>Bunu Buhari Müslim ve Tirmizi en yakın olan. Öbürkülere gitmediğim için.</p><p>Bunu neden buraya koyduk şimdi?</p><p><strong>Musa ya senden yani bu yeryüzünde en bilgili kim deyince demesi gereken şey Allahu alem di.</strong> <strong>Ama bunu demedi ben dedi kendisine dönük. Ve Allah da onu terbiye etmek istedi Hızır ile.</strong></p><p><strong>Ve burada ilimde sabrın çok büyük bir asıl olduğu bu delil de geliyor.</strong> Ha bakıyorsun bir çocuğu öldürüyor hiçbir günah işlemeden.</p><p>Bu hadiste geldiği için teferruatını anlatmıyor ama ayette veyahut ayetin dışında başka hadisler ile yine gelen nakilde bu isyan edecekti böyle olacaktı diye izah babası salihti o duvarın altında bir şey vardı bunları anlatmıyor.</p><p>Burada aynen ibn Abbas’tan <span style="color: #008000;">قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: هُوَ خَضِرٌ</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> ibn Abbas bunun Hızır olduğunu hem Muaz bin cebel den naklediyor, Musa&#8217;nın arkadaşı Hızır&#8217;ın kendisiydi diyor.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Buhari 74</p><p style="text-align: right;">-74 </p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ غُرَيْرٍ الزُّهْرِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ: حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ أَخْبَرَهُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُ تَمَارَى هُوَ وَالحُرُّ بْنُ قَيْسِ بْنِ حِصْنٍ الفَزَارِيُّ فِي صَاحِبِ مُوسَى، قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: <span style="color: #ff0000;">هُوَ خَضِرٌ</span>، فَمَرَّ بِهِمَا أُبَيُّ بْنُ كَعْبٍ، فَدَعَاهُ ابْنُ عَبَّاسٍ فَقَالَ: إِنِّي تَمَارَيْتُ أَنَا وَصَاحِبِي هَذَا فِي صَاحِبِ مُوسَى، الَّذِي سَأَلَ مُوسَى السَّبِيلَ إِلَى لُقِيِّهِ، هَلْ سَمِعْتَ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَذْكُرُ شَأْنَهُ؟ قَالَ: نَعَمْ، سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: &#8221; بَيْنَمَا مُوسَى فِي مَلَإٍ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ جَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ: <span style="color: #0000ff;">هَلْ تَعْلَمُ أَحَدًا أَعْلَمَ مِنْكَ؟ &#8221; قَالَ مُوسَى: لاَ، فَأَوْحَى اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَى مُوسَى: بَلَى، عَبْدُنَا خَضِرٌ، فَسَأَلَ</span> مُوسَى السَّبِيلَ إِلَيْهِ، فَجَعَلَ اللَّهُ لَهُ الحُوتَ آيَةً، وَقِيلَ لَهُ: إِذَا فَقَدْتَ الحُوتَ فَارْجِعْ، فَإِنَّكَ سَتَلْقَاهُ، وَكَانَ يَتَّبِعُ أَثَرَ الحُوتِ فِي البَحْرِ، فَقَالَ لِمُوسَى فَتَاهُ: (أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الحُوتَ وَمَا أَنْسَانِيهِ إِلَّا الشَّيْطَانُ أَنْ أَذْكُرَهُ)، قَالَ: (ذَلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِي فَارْتَدَّا عَلَى آثَارِهِمَا قَصَصًا)، فَوَجَدَا خَضِرًا، فَكَانَ مِنْ شَأْنِهِمَا الَّذِي قَصَّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ فِي كِتَابِهِ &#8220;</p><p>__________ </p><p> </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-297923a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="297923a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-fdafbff" data-id="fdafbff" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-51e6b0d elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="51e6b0d" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-f57b20f elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="f57b20f" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-333f9a7" data-id="333f9a7" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-2c03c47 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2c03c47" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">فَمَرَّ بِهِمَا أُبَيُّ بْنُ كَعْبٍ، فَدَعَاهُ ابْنُ عَبَّاسٍ فَقَالَ: إِنِّي تَمَارَيْتُ أَنَا وَصَاحِبِي هَذَا فِي صَاحِبِ مُوسَى، الَّذِي سَأَلَ مُوسَى السَّبِيلَ إِلَى لُقِيِّهِ، هَلْ سَمِعْتَ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَذْكُرُ شَأْنَهُ؟</span></p><p>Sen Allah Resulünün bu konuda bir şeyler zikrettiğini duydun mu? Evet diyor. Allah Resulünden şöyle işittim</p><p><span style="color: #008000;">يَقُولُ: &#8221; بَيْنَمَا مُوسَى فِي مَلَإٍ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ جَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ </span> diyor ki, beni israilden bir topluluğa konuşurken birisi geldi,</p><p><span style="color: #008000;"> هَلْ تَعْلَمُ أَحَدًا أَعْلَمَ مِنْكَ؟</span> senden daha bilgili birisini biliyor musun? </p><p><span style="color: #008000;">قَالَ مُوسَى: لاَ</span> Musa dedi ki, hayır.</p><p><span style="color: #008000;">فَأَوْحَى اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَى مُوسَى: بَلَى، عَبْدُنَا خَضِرٌ</span> yani bizim bir kulumuz var Hızır diye.  <span style="color: #008000;">فَسَأَلَ مُوسَى</span> <span style="color: #008000;">السَّبِيلَ إِلَيْهِ</span> Musa Allah’a ona nasıl ulaşacağını sordu.</p><p><span style="color: #008000;">فَجَعَلَ اللَّهُ لَهُ الحُوتَ آيَةً</span> balık onların arasında bir alamet oldu. Yukarıda anlattığı.</p><p><span style="color: #008000;"> وَقِيلَ لَهُ: إِذَا فَقَدْتَ الحُوتَ فَارْجِعْ، فَإِنَّكَ سَتَلْقَاهُ</span> balığı kaybettin mi o kaybettiğin yere dön. Onu bulursun. <span style="color: #008000;">وَكَانَ يَتَّبِعُ أَثَرَ الحُوتِ</span> aynı şey oldu. Ve balığın izlerini takip ettiler vardıklarında,</p><p><span style="color: #008000;">فَقَالَ لِمُوسَى فَتَاهُ: (أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الحُوتَ</span> o taşın olduğu yere gidelim o yattığımız yere çünkü ben orada unuttuğumu</p><p><span style="color: #008000;">وَمَا أَنْسَانِيهِ إِلَّا الشَّيْطَانُ</span> bunu bana unutturan ancak şeytan oldu diyor.</p><p><span style="color: #008000;">ذَلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِي</span> zaten biz de bunu istiyorduk.  <span style="color: #008000;"> فَارْتَدَّا عَلَى آثَارِهِمَا قَصَصًا </span></p><p><span style="color: #008000;">فَوَجَدَا خَضِرًا</span> ve orada Hızır ile karşılaştılar.</p><p><span style="color: #008000;">فَكَانَ مِنْ شَأْنِهِمَا الَّذِي قَصَّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ فِي كِتَابِهِ</span> kıssa aynen Allah’ın kitabında zikrettiği gibi diyor.</p><p>Bu da Buhari de tekrar. Birkaç tane baya almışız.</p><p>Evet ayete geliyoruz şimdi ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">فَوَجَدَا عَبْدًا مِّنْ عِبَادِنَآ ءَاتَيْنَٰهُ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَعَلَّمْنَٰهُ مِن لَّدُنَّا عِلْمًا</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p><strong>Derken kullarımızdan bir kula rastladı buldu. Ona katımızdan bir rahmet vermiş yine ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.</strong></p><p>Ledün ilmi diyor ya tasavvuf ehli buna nispet ederek.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰ هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَىٰٓ أَن تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا</span></p><p>Ayette diyor ki ;</p><p> Senin ile beraber olayım mı? Beraber gidelim mi? Takip edeyim mi? Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğretirsin diyor.</p><p>Yani ilim öğrenmek için.</p><p>Hızır da diyor ki;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا</span></p><p>Sen benimle sabredemezsin.</p><p> Dedi ki doğrusu sen benimle beraber sabredemezsin.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلَىٰ مَا لَمْ تُحِطْ بِهِۦ خُبْرًا</span></p><p>İç yüzünü kavramadığın bir bilgiye nasıl sabredersin?</p><p>Sen sadece görünüşü algılıyorsun. Algıladığın şey de sana yanlış gelir.</p><p><strong>Şimdi tasavvuf bunu dolu dolu mesela şeyhlerin vahdetil vücut hakkında küfüre varan sözlerini bunun arkasına gizlemeye çalışırlar.</strong></p><p><strong>Sizin gördüğünüz yanlış olabilir ama şeyh bunun farklısını bilir gibi.</strong></p><p>Ve bu sefer ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ صَابِرًا وَلَآ أَعْصِى لَكَ أَمْرًا</span></p><p>Musa inşallah dedi sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ فَإِنِ ٱتَّبَعْتَنِى فَلَا تَسْـَٔلْنِى عَن شَىْءٍ حَتَّىٰٓ أُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا</span></p><p>O zaman gördüğün, taaccüp ettiğin hiçbir şeyi bana sorma. Ta ki ben onu sana anlatana kadar diyor.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَا رَكِبَا فِى ٱلسَّفِينَةِ خَرَقَهَا ۖ قَالَ أَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ أَهْلَهَا لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا إِمْرًا</span></p><p>Demin yukarıda hadiste dediği gibi işte gemi bekliyorlar gemi geliyor, gemiye biniyorlar. Gemiye bindiklerinde Hızır o gemiyi deldi. Yani tahtanın birisini çıkararak deldi. Musa halkını boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen ziyanı büyük bir iş yaptın yani bu yaptığın doğru değil.</p><p>Hadiste dediği gibi bizden ücret almadılar, zorlamadılar sizi almayız falan gibi ama sen bu hainliği yaptın. Böyle demek istiyor.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا</span></p><p>Ben sana benimle beraberliğe sabredemezsin demedim mi? Diyor.</p><p>( hocaya soru soruluyor ; )</p><p>Hocam bu Musa aleyhisselam’ın bu olaylar karşısında müdahale etmesi yani olaylarda yanlış olarak görülen şeylere müdahale etmesi mesela belki bunun da arkasında gizli bir şey vardır diye susmayıp tekrar müdahale etmesinin bir sebebi de nebilik vasfından dolayı yani hata olarak gördüğü şeylere müdahale ?</p><p>Cevap ;</p><p>Şimdi neyden olursa olsun şunu kabul etmesi gerekir Allah’ın kendisine bildirdiğinden başkasını bilemez. Melekler bile ta baştan ben yer yüzünde bir halife yaratacağım dediğinde,</p><p><strong>ey rabbim kan dökecek, yer yüzünü ifsat edecek birilerini mi yaratacaksın? Halbuki biz seni tesbih ediyoruz, sana hamd ediyoruz.</strong></p><p><strong>Melekler bu sefer Allah dedi ki ben sizin bilmediklerinizi bilirim</strong>. Adem’e isimleri öğrettikten sonra bunlara sayın dedi. Yapamayınca ne dediler? <strong>Ey rabbim senin bize öğrettiğinden başkasını biz bilmeyiz. Yani senin bize öğrettiğinden başkasını bilmeyiz. En azından bunu.</strong> Baştan da bir ikaz alıyor ama sen benim ile sabredemezsin. O da söz veriyor sabredicem diyor. Buna rağmen sabredemiyor ikazdan sonra.</p><p>(hocaya, “ama hocam yine o yolculukta bir şey öğreniyor” deniyor.)</p><p>Şimdi öğrenmiyor. Musa imtihanı kaybediyor. Ha bir tecrübe ediniyor.</p><p>Halbuki sussaydı, Allah Resulü de diyor ki yukarıdaki hadisin sonunda, Allah rahmet etsin Musa’ya sussaydı, daha onun arkasındaki bir çok şey açıklanabilirdi.</p><p>Şimdi burada bilgi hakkında bilirim, daha çok bilirim. Şimdi ilim ehli bu mevzuda, geçmişteki ilim ehli zaten kendisine ondan sorduk ya hiç merak etmiyor musun? Allah Resulü, sahabe bu ayet hakkında ne demiş?</p><p>Adam bin dört yüz seneyi sildi. Şimdi bunu anlamayacak kadar aptalsa o adam, ulan bin dört senede bir çok yanlış olabilir. Ama bin dört sene sonra senin bunu bilmen daha garip.</p><p>Evet, ve bu sefer Musa diyor ki;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ لَا تُؤَاخِذْنِى بِمَا نَسِيتُ وَلَا تُرْهِقْنِى مِنْ أَمْرِى عُسْرًا</span></p><p>Musa unuttuğum şeyden dolayı beni muaheze etme dedi. İşim de bana güçlük çıkarma yani bana biraz müsamahalı davran.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَا لَقِيَا غُلَٰمًا فَقَتَلَهُۥ</span></p><p>Bir çocuğa rastladılar,</p><p>Yukarıda hadiste diyor ya çocuklar ile oynayan bir çocuğa rastladılar ve onu öldürdü. Teferruatı anlatmıyor.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ أَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةًۢ بِغَيْرِ نَفْسٍ</span></p><p>Yine yürüdüler bir erkek çocuğuna rastladılar Hızır onu öldürdü. Musa dedi ki, tertemiz bir canı yani kastı burada günah işlememiş küçük veyahut işlediği günahlardan sorumlu tutulmayacak yaşta.</p><p>Bir can karşılığı olmaksızın kısasa da bedel değil yani hiçbir kimseyi öldürmediği halde katlettin ha? Gerçekten yani</p><p><span style="color: #008000;">لَّقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُّكْرًا</span> yani gerçekten sen fena bir iş yaptın.</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا</span></p><p>Hızır tekrar ediyor, ben sana benim ile beraber  olacaklara sabredemezsin demedim mi?</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ إِن سَأَلْتُكَ عَن شَىْءٍۭ بَعْدَهَا فَلَا تُصَٰحِبْنِى ۖ قَدْ بَلَغْتَ مِن لَّدُنِّى عُذْرًا</span></p><p>Musa bu sefer diyor ki, eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benim ile arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan ileri sürülecek mazeretin sonuna ulaştın. Yani benim için en son fırsat. Musa da kabul ediyor bu sefer.</p><p> Burada şimdi Musa’nın ;</p><p><span style="color: #008000;">فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهْلَ قَرْيَةٍ ٱسْتَطْعَمَآ أَهْلَهَا</span></p><p>Bir köy halkına varıp oradan yiyecek istediler yani doyurulmalarını istediler ama,</p><p><span style="color: #008000;">فَأَبَوْا۟ أَن يُضَيِّفُوهُمَا</span> ama onlar onları misafir etmekten kaçındılar, imtina ettiler. Ve burada,</p><p><span style="color: #008000;">فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارًا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ</span> yani yıkılmak üzere olan bir duvar ile karşılaştılar. O zaman Hızır, <span style="color: #008000;">فَأَقَامَهُ </span> o duvarı tamir etti. Ondan sonra bu sefer Musa diyor ki yine tam dolu dolu öncekiler gibi bir itiraz değil ama,</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ أَجْرًا</span></p><p>İstersen buna karşılık onlardan ücret alma hakkın vardı. Hızır da diyor ki;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قَالَ هَٰذَا فِرَاقُ بَيْنِى وَبَيْنِكَ</span></p><p>İşte bu benim ile senin aramızın ayrılmasıdır.</p><p>Şimdi sana <span style="color: #008000;">سَأُنَبِّئُكَ بِتَأْوِيلِ مَا لَمْ تَسْتَطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا</span> bu sabredemediğin şeyleri açıklayacağım, beyan edeceğim, tevilini söyleyeceğim diyor.</p><p><span style="color: #008000;">أَمَّا ٱلسَّفِينَةُ</span> gemiye gelince, neden onu deldim?</p><p><strong>Buraya baktığımız zaman ayetler sanki burada hadislerden daha fazla tafsilat veriyor. Yani hadisin vermediğini ayet veriyor.</strong> Ayette olmayanı orada görebiliyoruz. Gemi var ya o denizde yoksul kimselerindi. O denizde çalışan yoksul kimselerin di. Onu kusurlu kılmak istedim delerek. Neden?</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;"> فَأَرَدتُّ أَنْ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَآءَهُم مَّلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا</span></p><p>Bir kral vardı bütün gemilere el koyuyordu ama sağlam olan gemiyi, ayıplı gemiyi değil. Ben onun ayıbını göstermek istedim ki onu gasp etmesin diye, ellerinden almasın. Çünkü onlar fakir kimselerdi. Gemide çalışıyorlardı öyle paralarını kazanıyorlardı.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَأَمَّا ٱلْغُلَٰمُ فَكَانَ أَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ</span></p><p>O rastladığımız çocuğa gelince, öldürdüğü ikincisini kastediyor. Onun anası babası mümin kimselerdi bunun için çocuğun onları azgınlığa ve nankörlüğe boğmasından korktuk. Yani bundan korktuk. Onun için öldürdüm.</p><p>İbn Abbas diyor ki,</p><p><span style="color: #008000;">الغلام الذي قتله الخضر طبع يوم طبع كافرا</span>  Tirmizideki bir açıklamada ibn Abbas tan geliyor, şeyh Elbani de sahih diyor. Çünkü o daha ruhlar aleminde iken kafirlerden olarak yazıldı.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">فَأَرَدْنَآ أَن يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِّنْهُ زَكَوٰةً وَأَقْرَبَ رُحْمًا</span></p><p>Böylece istedi ki rableri onun yerine kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametli bir çocuk versin.</p><p><span style="color: #008000;">وَأَمَّا ٱلْجِدَارُ </span> o tamir ettiğim duvara gelince,</p><p><span style="color: #008000;">فَكَانَ لِغُلَٰمَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِى ٱلْمَدِينَةِ</span> o duvara gelince şehirde iki yetim çocuğun idi. Altında da onlara ait bir hazine vardı babalarının bıraktığı. Babaları ise iyi bir kimseydi. Salih bir kimseydi.</p><p><span style="color: #008000;">فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبْلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنزَهُمَا</span> rabbim onlara rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar yani rüşt çağlarına, güçlü çağlarına ersinler, o zaman çıkarsınlar diye bunu da kendiliğinden yapmadım yani o duvar yıkılsaydı altındaki hazine çıkıp başkaları alacaktı ve onu da bunun için yaptım diyor.</p><p>Şimdi bu ayet. Fıtratta zikrettiğimiz meseleye bakın, ben insanlardan ve cinlerden bir çoğunu cehennem için yarattım derken bu Kehf suresindeki başka ayette, ki hadiste de zikrediyor daha o günden kalbi mühürlenen, isyan edeceği için kafirlerden olacağı için bunun öldürülmesi, Allah onlara daha hayırlı bir çocuk yani günah işleyip annesine babasına günah kazandırabilirdi. Burada Hızır’ın bilmediği yerler var, görülen o. Ve bu sefer onlara daha salih kimseler versin diye ibn Abbas bunu hadiste açıklıyor.</p><p>Evet bunlar önceden dinlediyseniz öbürküleri ilim bahsini geçerken sadece birkaç ayetin zikri ile geçiyorduk, bu kadar teferruata girmiyorduk. Ama burada Adem aleyhisselam’ın kıssasını da alacağız. Çünkü Adem nerenin yaratılmadan önce yazıldığını, nerenin kendi günahı olduğunu ayırt ederek getirilen örnekte bu çok rahat söylenilmekte mesela dünyada yaratılmak ezelden takdir edilen bir şeydi. Cennetten çıkarılma bir imtihanı kaybetmekti. Ha birisi imtihanı kaybetti kafir oldu iblis ona tevbe hakkı da verilmedi ama Adem bir günah işledi cennetten çıkarıldı ama tevbe hakkı verildi.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Kehf 65</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #993300;">[تعليق مصطفى البغا]</span></p><p style="text-align: right;">]- (40/1) 74</p><p style="text-align: right;"> ش (تمارى) تجادل. (سأل موسى السبيل إلى لقيه) طلب من الله تعالى أن يدله على طريقة لقائه. (ملأ) جماعة. (بلى عبدنا خضر) أي بلى يوجد من هو أعلم منك وهو عبدنا خضر. (الحوت آية) علامة على مكان وجوده والحوت السمكة الكبيرة. (يتبع أثر الحوت) ينتظر فقده. (فتاه) صاحبه الذي يخدمه ويتبعه. (اوينا) نزلنا والتجأنا. (نبغي) نطلب. (فارتدا على آثارهما قصصا) رجعا من الطريق الذي سلكاه يقصان الأثر أي يتبعانه. (شأنهما) خبرهما وما جرى بينهما. (الذي قص) أي ما ذكره في سورة الكهف]</p><p style="text-align: right;">[7040,6295، 4450- 4448، 3220 3219، 3104، 2578 &#8211; 2147، 122، 78]</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-2f3bb02 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="2f3bb02" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-74e1566" data-id="74e1566" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-efb663d elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="efb663d" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a2d2f40 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a2d2f40" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-48a1be0" data-id="48a1be0" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-c94fcdc elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c94fcdc" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p> </p><p><span style="color: #008000;">عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ: كُنَّا فِي جَنَازَةٍ فِي بَقِيعِ الْغَرْقَدِ</span> biz bakiye mezarlığında idik bir gün.</p><p><span style="color: #008000;">فَأَتَانَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَعَدَ وَقَعَدْنَا</span> Allah Resulü geldi oturdu biz de etrafında toplanarak oturduk.</p><p><span style="color: #008000;">مَعَهُ مِخْصَرَةٌ</span> onun yanında ucunda demir olan bir sopası da vardı. Devamlı baston gibi bir şey.</p><p><span style="color: #008000;">فَنَكَّسَ فَجَعَلَ يَنْكُتُ بِمِخْصَرَتِهِ</span> onu yere vurdu sonra kazımaya başladı.</p><p><span style="color: #008000;">مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ</span> sizden hiçbiriniz yoktur ki, yani genel olarak getiriyor ifadeyi,</p><p><span style="color: #008000;">مَا مِنْ نَفْسٍ مَنْفُوسَةٍ</span> misak vermiş nefis olarak yaratılmış,</p><p><span style="color: #008000;">  إِلَّا وَقَدْ كَتَبَ اللهُ مَكَانَهَا مِنَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ </span>onun cennetteki veyahut cehennemdeki yeri yazılmıştır diyor. Hiçbir nefis yoktur ki yani her nefsin cennetteki veyahut cehennemdeki mekanı yazılmış olmasın diyor.</p><p><span style="color: #008000;">وَإِلَّا وَقَدْ كُتِبَتْ شَقِيَّةً أَوْ سَعِيدَةً</span> o ya sait veyahut şaki olarak yazılmıştır.</p><p><span style="color: #008000;">قَالَ فَقَالَ رَجَلٌ: يَا رَسُولَ اللهِ أَفَلَا نَمْكُثُ عَلَى كِتَابِنَا، وَنَدَعُ الْعَمَلَ؟</span> aynen araftaki geçen ayette Ömer’in Allah Resulüne sorulan soruyu ona sorup cevap vermesi peki o zaman amel niye ey Allah’ın Resulü diyorlar ya, burada da diyor ki ey Allah’ın Resulü biz yazı yazılan şeyin üzerine kalalım mı? Ameli bırakalım.</p><p><span style="color: #008000;">فَقَالَ: «مَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ السَّعَادَةِ، فَسَيَصِيرُ إِلَى عَمَلِ أَهْلِ السَّعَادَةِ</span> yani her kim saadet ehlinden yazılmışsa o amelleri işleyecek,    </p><p><span style="color: #008000;">وَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الشَّقَاوَةِ</span> kim şaki yazılmışsa,<span style="color: #008000;"> فَسَيَصِيرُ إِلَى عَمَلِ أَهْلِ الشَّقَاوَةِ</span> yani şaki ehlinden yazılanlar da o amelleri işleyecek.</p><p><span style="color: #008000;">أَمَّا أَهْلُ السَّعَادَةِ فَيُيَسَّرُونَ لِعَمَلِ أَهْلِ السَّعَادَةِ، وَأَمَّا أَهْلُ الشَّقَاوَةِ فَيُيَسَّرُونَ لِعَمَلِ أَهْلِ الشَّقَاوَةِ</span></p><p><span style="color: #008000;">كُلٌّ مُيَسَّرٌ لما خلق له</span> kısmını herkese kendi ameli kolaylaşıcak.</p><p><span style="color: #008000;">ثُمَّ قَرَأَ</span> sonra şu ayeti okudu, <span style="color: #008000;">فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى، وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى</span></p><p>Buhari Müslim gibi.</p><p>Şimdi kader mevzusundaki ayetler olsun hadisler olsun mutlak bize kapalı olan yerleri olur. Anlamadığımızda anlayamadığımızda. Hemen inkar yolunu seçmek değil. Veyahut bunun ile sapıtanları birileri kendisini ateş ehli olduğunu düşünüp bildiğimiz menheçte inkara gidecek. Ya onların bu yaptığı yazık değil mi onlara böyle oluyor. Aslında mesele böyle değil, böyle bir şey yoktur. Herkes yaptığına karşılık kendisi yapmalıdır gibi sözler ile zihin daha çok bulandırılacağına biz bunu anlamadık ama rabbimden bize hidayet vermesini istiyoruz deyip bu tarafa sığınması gerekir en azından. Ha bilen, bizden önceki bilen bizden öncekilerin yazdıkları bu mevzudaki insanlara Allah’ın lütfettiği bilgiye dönük açıklık, tereddüt ü olanları izale edecek şekilde bir izah getirebiliriz. Ama bu katiyetle Kuran ve Sünnetin dışında olmamalıdır.</p><p>Yani ilim ehli kendiliğinden o meseleyi açan değil mesela soru sorarak diyelim ki bazen <strong>Allah istediğini istediğine hidayet verir istediğini sapıtır derken biz hemen karşısında neyi okuyoruz, isteyen inansın, isteyen küfretsin. İstediğine hidayet veriri, istediğini sapıtır arkasından fasıklardan başkasını sapıtmaz diyor. Müşrikler ne diyor aynen bunların sözü, Allah istemeseydi hiçbirimiz müşrik olmazdık diyor. Bu bir imtihan en azında. O zaman imtihanı kazanmanın en güzel yolu, neden ilim üçtür diyor sahabe? Kitap, Sünnet ve bilmiyorum. Bu bilmiyorum da ilimdir. Herkes için bilmemek cahillik değildir illa.</strong></p><p>Bu da Buhari Müslim ve Ebu Davut da.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ ۖ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَآ أَصْغَرُ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرُ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><span style="color: #0000ff;">[1]</span></a></p><p><strong>O gaybı bilendir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz.</strong></p><p><strong>Yani biz külli de biliyor, cüzzi de biliyoruz ya küçükten daha küçük büyükten daha büyüğü de bilir. Buna ne diyoruz? İlmi sonsuz her şeyi kuşatmıştır. O şey her şey bu ifadeyi net açıklar. Ama buna rağmen bu cümleler üzerinde kalınmamış. Her şey diyor bir yerde yaprak dahi Allah’tan izinsiz yani daldan kopup yere düşmez diyor.</strong> Tek tek örnekler ile müşahhaslaştırdığı da vardır bu şekilde.</p><p>Ondan sonra her şeyin canlı olması canlının çok küçük bir varlık da olması, <strong>düşün atomu düşünün, molekülleri düşünün zerreleri hepsi canlı mı? Şuan ki ilim ile. O zaman ona hayat veren var. Onun hayatını idame ettirmede unsurlar var. O da nedir? Hayat veren. El-muhyi dediğimiz.</strong></p><p>Sonra tekrar</p><p style="text-align: right;"> <span style="color: #008000;">ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُ</span> <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><p> Allah risaletini kime vereceğini daha iyi bilir.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ</span><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p>Doğrusu rabbin kendi yolundan sapan kişiyi en iyi bilendir. Hidayete erenleri de en iyi bilendir.</p><p>Şimdi burada merkezleştiğimiz hep bilgisi ve bir de bildiği şeyler ile bağdaştırma.</p><p style="text-align: right;">۞ <span style="color: #008000;">وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ ۚ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ ۚ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ</span><a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p><p>Ve diyor ki burada,</p><p><strong>Gaybın anahtarları onun yanında, onları ondan başkası bilmez.</strong> <strong>O karada da denizde de ne varsa bilir. Onun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez dalından. O yerlerde yerin karanlıkları içinde tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitapta yani levhi mahfuzu kastediyor hepsi yazılmıştır.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلَىٰ غَيْبِهِۦٓ أَحَدًا إِلَّا مَنِ ٱرْتَضَىٰ مِن رَّسُولٍ فَإِنَّهُۥ يَسْلُكُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ رَصَدًا</span><a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a></p><p>O gaybı bilendir. Gaybına da kimseyi müttali kılmaz. Ancak bildirmeyi dilediği resullere. O resuller bunun dışındadır. <strong>Çünkü resullerin bize bildirdikleri resullerin bildiği değil, Allah’ın bildirdiği bize bildirdikleri bu neyin önünü keser e şeyhe bildiremez mi? Hayır. Resullerden başka vahiy gelenin dışında kimseye bildirmez. O bu sınırı koyuyor. Bunun önünden ve arkasından gözcüler salar.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قُل لَّآ أَمْلِكُ لِنَفْسِى نَفْعًا وَلَا ضَرًّا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ وَلَوْ كُنتُ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ لَٱسْتَكْثَرْتُ مِنَ ٱلْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِىَ ٱلسُّوٓءُ ۚ إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ</span><a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a></p><p>De ki ben Allah’ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim. Ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için uyarıcı ve müjdeciyim diyor.</p><p>Yani resule bile gaybı bilir gibi nitelikler veremeyiz. Hatta bir gün <strong>Aişe validemizin yanında genç kızlar, cariyeler varmış ona kaside söylüyorlarmış birisi aramızda yarın ne olacağını bilen nebi var, Allah Resulü diyor ki burayı kesin bunu bir daha demeyin diyor.</strong> Allah Resulüne bu denli nitelik ve sıfatlar veremezsek başka kime verebiliriz? Hiç kimseye.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">لَوْ خَرَجُوا۟ فِيكُم مَّا زَادُوكُمْ إِلَّا خَبَالًا وَلَأَوْضَعُوا۟ خِلَٰلَكُمْ يَبْغُونَكُمُ ٱلْفِتْنَةَ وَفِيكُمْ سَمَّٰعُونَ لَهُمْ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ</span><a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a></p><p>Eğer beraberinizde onlar da savaşa çıksalardı tebuk olayını söylüyor size bozgunculuktan başka katkıları olmazdı. Ve mutlaka fitne çıkarmak isteyerek aranızda koşuştururlardı. İçinizde onlara iyice kulak verecekler de vardır. Yani onların gelmemesi de hayır ama senin onlara izin vermen de doğru olmadı. Gelselerdi sadece fitne çıkaracaklardı.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُوا۟ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ ۖ وَلَوْ رُدُّوا۟ لَعَادُوا۟ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ</span><a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a></p><p>Hayır daha önce gizlemekte oldukları şeyler günahlar kendilerine görüldü. Eğer dünyaya geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdi. Zira onlar gerçekten yalancılardır.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَّأَسْمَعَهُمْ ۖ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ</span><a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a></p><p>Eğer Allah onlarda hayır görseydi yani hayır yok. Elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ، قَالَ: سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ أَوْلاَدِ المُشْرِكِينَ</span></p><p>Allah Resulüne müşrik çocuklarından soruldu,</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">فَقَالَ: «اللَّهُ إِذْ خَلَقَهُمْ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ»</span><a href="#_ftn10" name="_ftnref10">[10]</a></p><p>Yarın onların ibn Abbas diyor <strong>Allah Resulüne küçük iken ölen müşrik çocuklarından soruldu. Nasıl bir amel üzere öleceklerini Allah en iyi bilendir.</strong> Dedi.</p><p><strong>Şimdi hadi ayetleri anlamadı bunca farklı sahabeden gelen bunlar</strong> <strong>Allah yarın ne yapacağını bilmez dedirtir mi? Bu mümkün değil.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا مِنْ مَوْلُودٍ إِلَّا يُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ وَيُنَصِّرَانِهِ وَيُشَرِّكَانِهِ» فَقَالَ رَجُلٌ: يَا رَسُولَ اللهِ أَرَأَيْتَ لَوْ مَاتَ قَبْلَ ذَلِكَ؟ قَالَ: «اللهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ»</span><a href="#_ftn11" name="_ftnref11">[11]</a></p><p><strong>Allah Resulü her doğan fıtrat üzere doğar anası babası onu Yahudileştirir, Hristiyanlaştırır, Müşrikleştirir, Mecusileştirir diyoruz ya birisi diyor ki ey Allah’ın Resulü küçükken ölenlere ne dersin? Ne gibi amel işleyeceklerini Allah en iyi bilendir. Nasıl muamele edeceği de ona kalmış</strong>.</p><p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Burada susman gerekir.</strong></span> Şimdi ne yaparsın bunu Hızır&#8217;ın şeyi ile çocuk daha günah işlemeden işlemeden ölmesi daha hayır oldu değil mi? Ondan sonra kendisi istediği gibi muamele eder.</p><p>Şirk koşmadıysa bütün günahlar affedilmeye müstahaktır.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، ذَرَارِيُّ الْمُؤْمِنِينَ؟ فَقَالَ: «هُمْ مِنْ آبَائِهِمْ» فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ بِلَا عَمَلٍ؟ قَالَ: «اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ» قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ فَذَرَارِيُّ الْمُشْرِكِينَ؟ قَالَ: «مِنْ آبَائِهِمْ» قُلْتُ: بِلَا عَمَلٍ؟ قَالَ: «اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ»</span><a href="#_ftn12" name="_ftnref12">[12]</a></p><p>Ey Allah’ın Resulü mümin küçükken ölen mümin çocuklarına onlar babalarından, hiçbir amelsiz mi? Allah yarın nasıl amel edeceklerini en iyi bilendir. Müşrik çocukları için de soruyor, onlar babalarından. Hiçbir amel işlemeden mi? Onların yarın nasıl amel edeceklerini Allah en iyi bilendir.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Sebe 3</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Enam 124</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Kalem 7</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Enam 59</p><p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Cin 26-27</p><p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Araf 188</p><p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Tevbe 47</p><p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> Enam 28</p><p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> Enfal 23</p><p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10">[10]</a> Sahihi buhari 1383</p><p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11">[11]</a> Sahihi müslim 2658</p><p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12">[12]</a> Sünen ebu davud 4712</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e93fa72 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e93fa72" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-d2d7cfd" data-id="d2d7cfd" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-c1560b2 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="c1560b2" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-f882b67 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="f882b67" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-43f60f4" data-id="43f60f4" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-aa757ea elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="aa757ea" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader-meselesine-giris/"><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;">Kader Meselesine Giriş</span></span></a> </p><p style="text-align: center;"><a href="https://www.facebook.com/ilmedavetdernegiistanbul/"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;">Bizleri Takip Edin</span></span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader/kader-mevzusu-birinci-kisim-ilim/">Kader Mevzusu Birinci Kısım İlim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8379</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kader Meselesine Giriş</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader-meselesine-giris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Sep 2022 09:13:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kader]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu Said]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kader Meselesine Giriş&#160; Kader ehli sünnette imanın cüzlerinden bir cüz sayılır. Kabul edilir. Kader daha sahabe hayatta iken hakkında ihtilafların çıktığı bir meseledir. Geçmiş ümmetlerin de kader mevzusundaki sorunları ciddi sorunlardır. Hatta İslam&#8217;daki kader mevzusundaki sorunlara baktığımızda o bölgelerden Müslüman olan taifeler ile beraber İslam’a giren sorunlardır kader mevzusundaki sorunlar. Sebepleri bir çok olmasına rağmen...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader-meselesine-giris/">Kader Meselesine Giriş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8363" class="elementor elementor-8363">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-cb5bd58 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="cb5bd58" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-08fac2e" data-id="08fac2e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-7f4d400 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7f4d400" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">Kader Meselesine Giriş </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-cb4a88a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="cb4a88a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1a0dd35" data-id="1a0dd35" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-47aff33 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="47aff33" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Kader ehli sünnette imanın cüzlerinden bir cüz sayılır.</strong> Kabul edilir.</p><p>Kader daha sahabe hayatta iken hakkında ihtilafların çıktığı bir meseledir. Geçmiş ümmetlerin de kader mevzusundaki sorunları ciddi sorunlardır. Hatta İslam&#8217;daki kader mevzusundaki sorunlara baktığımızda o bölgelerden Müslüman olan taifeler ile beraber İslam’a giren sorunlardır kader mevzusundaki sorunlar.</p><p>Sebepleri bir çok olmasına rağmen yani kaderin üzerinde hakkı ile inanmak tam olmuş olmasına rağmen bunu çıkabilecek sorunlara karşı ümmeti eğitme gibi bir eğilime hem müşkilat olarak uzaklarda, farklı yerlerde çıkması hem de bu denli sorunun olmayışı mesela <span style="text-decoration: underline;">her şey Allah’ın ilmindedir denildiğinde o toplum bunu olduğu gibi kabul ediyordu. Akıl ile vahye müdahale devri başlayınca ki kader sair meseleler de böyle imtihan içeriği taşıdığı için teşviş, şüpheleri de beraberinde getirebiliyor.</span></p><p>Yani iman ettikten sonra siz öylece bırakılacağınızı mı zannedersiniz denenmeden, sınanmadan aynı sizden öncekilerin denenip sınandığı gibi diyor.</p><p><strong>Sınanma nedir?</strong> <strong>Sana müphem kalan bazı yerlerde doğruyu seçme gibi bir irade hürriyeti veriyor.</strong> <strong>İmtihan bu.</strong> Doğruluğuna nispeten onun hakkındaki sahip olduğun doğru bilgiye nispeten bir tercih vardır. Şimdi hırsızlık ile hırsızlık yapmama arasında tercih çok açık değil mi? Hırsızlık hakkın olmayan bir başkasının malını elde etmendir. Ama bunu yaparsan ateşe gideceğin de bildirilmiş, şimdi bunu tercihte bir sorun yok. Neyi tercih edeceğin açık ama senin meylin yani Allah bu günahı affeder. Hırsızlıkta yapsan cennete girersin diyor ya bizim malzememiz çok.</p><p>Bu denli şüpheli teviller ile buna da biz şeytanın güzel göstermesi hatta daha temelden sorun nerede? Bizim insanımızın gafur ve rahim ismini Allah’ın gafur ismini isyan etmeye vesile kıldıkları gibi.</p><p><span style="text-decoration: underline;">Allah gafur rahimdir affeder bağışlar diyor. Bu doğru ama yaptığın günahı mı bunu bilerek yapacağın günahı mı? Belli ki bu yaptığın günahlar için yapacaklarına kullandıklarında onları cesaretlendiriyor nasıl olsa affeder diyor.</span> <span style="text-decoration: underline;">Ve bu sefer bile bile günah işlemeye seni sevk ediyor.</span> Onun için bazı sorunlar çıktıktan sonra gündeme taşınır. Sebepler gibi dünde dediğim gibi o gündeme düşer düşmez insanlar o ayeti, ona benzeyen ondan konuşan ayetleri düşünüp algılamaya başlarlar. İşte selef o zaman birçok müşkilata cevap verme yoluna gitmiştir.</p><p>Ama bu kader mevzusu bizde hasseten Türkler arasında acemler de diyebiliriz en çok sorunun yaşandığı meselelerden birisidir. En çok sorunun yaşandığı meselelerden birisidir <span style="text-decoration: underline;">hatta cidden cidden İslam&#8217;a bağlı inandığını söyleyen kimselerde dahi bu kader mevzusunda sorunlar vardır. <strong>En uç noktası kaderde susması gereken yerlerde susmayı beceremeyen.</strong></span></p><p>Benim bu mevzuda daha evvel kaynak olarak iman kitaplarını bu mevzudaki hadisleri toplayanlara baktığımızda hepsinde kader bahsi diye bir bahis bulursunuz. Rivayetler doğrudan doğruya kurandan nakiller, sünnetten olduğu için herkesin rahatlıkla anlayabileceği seviyede değil yine bir ilim ehlinin nezaretinde anlatılması gerektiğini gösterir. Ama buna rağmen ya böyle iman kitaplarında bir bahis ayırmışlardır veyahut müstakillen kitaplar telif etmişlerdir kitabu’l kader adı altında. Bunların başında gelen Abdullah ibn vehb’in Kitabu’l kader’i vardır. Hasen el basri’nin bir cüzü var maalesef ya tamamen Mürsel hükmündeki nakiller, zayıf olan nakiller o ortamdaki Basralı ya kendisi o cihetteki çıkan fitnelere söylenilen sözler yani sadra şifa bir bilgi bulamazsın.</p><p>Hatta oradaki bazı sorunlar İ. Oğlunun işine yaradığı için nereden bulduysa mesela Hasan el basri’nin Kitabu’l kader’i bende mahtut olarak var. Bastırmışlar ki eline geçmiş bunu tercüme ediyor, bundan nakiller veriyor. İşine yarayan şeyler gördüğü için burada.</p><p>Onun dışında Feryabinin Kitabu’l kader’i vardır,<strong> Beyhakinin Kitabu’l kaderi vardır</strong> müstakil olarak hem de kaynak bunlar her ne kadar her seviyede insanın okuyup anlayabileceği derecede olmasa bile <strong>ilim ehline kaynaklık teşkil edecek rivayetler var mesela Mukbil’in Kitabu’l kader diye bir kitabı var bu mevzudaki toplayabildiği bütün hadisleri toplamış takriben iki yüz sayfaya yakın bir eser.</strong> Ve tahkik etmiş. Yani ileride bunu iyi düşünmüş Allah rahmet etsin, ileride bu mevzuda bir şeyler yazmak, konuşmak isteyen bu yönlü istifade etsin şeklinde cidden müfit, istifade edilecek bir kitaptır.</p><p>Ondan sonra <strong>bu mevzuda özlü, ama emsallerine göre hacimli İbn Kayyım’ın şifau’l alil isimli kitabıdır. Cidden bu kitap sadra şifa bir kitaptır.</strong> En azından öncelikli başlık halinde bizim anlamamız gereken çünkü kader meselesi sair meseleler gibi yüzeysel okunup ele alınıp dinlenip hemen anlaşılacak düşünmeden, hemen anlaşılacak bir mesele değildir.</p><p>Ama imandan bir meseledir. Bizim toplumumuzun takındığı tavır devamlı kaderden konuşmaktan sakındırılmıştır. Şimdi kaderde rastgele konuşmadan sakındırıla bilinir. Delilsiz konuşmaktan sakındırıla bilinir. Kelamcıların menheci ile hareket etmekten sakındırıla bilinir. Ama mutlak bir şekilde kaderden sakındırma imandan bir meseleyi öğrenmenin önünde engeldir. Çünkü imandan bir mesele ise bu konuşmak gerekir. Okumak gerekir. Dinlemek gerekir. Anlatmak gerekir değil mi insanlara yazmak gerekir. <strong>Katiyetle kaderden konuşmayı yasaklamayacaksın. Belki delilsiz lüzumsuz konuşmayı yasaklayacaksın.</strong></p><p>Kaderde bir de şu var, susulması gereken yerde mesela kıssanın tümü buna rağmen böyle ama Hızır’ın Musa ya verdiği bir ders var. Musa ya soruluyor ayette geçtiği gibi, senden daha bilgili var mı yeryüzünde? Musa şimdi kendisine vahiy gelen birisi olarak yok diyor.</p><p>Bu söze bedel Allah azze ve celle falan yerde birisi ile karşılaşacaksın diye Hızır ile buluşmaya yollar. Musa beraberliğinde yolculuğa çıkmak ister, sen benim ile sabredemezsin diyor. Ederim, işte edemezsen böyle olur böyle olur. İlk olayda gördüğünüz gibi o gemi olayında çünkü yaptığı iş gemiyi deliyor. Hemen Musa itiraz ediyor. Mesela o olay öncelikle neyi öğretir ? susmayı.</p><p>Onun ile arkadaş olmayı Allah istedi. Ondan daha bilgili olduğu söyleniliyor. Makul öğrenmemiz gereken şeyleri, ibret almamız gereken şeyleri bırakıyoruz, <strong>tasavvuf ehli ilk bu ayeti ifsat eden onlardır, demek ki nebi olmadığı halde nebiden de bilgili kimseler olabilir.</strong> Ve öyle bir fitne olmuş ki mesela Necmi’nin bile bu mevzuda bir risalesi var. Hızır nebi miydi, değil miydi diye.</p><p>Şimdi bunu istimbat ile isbata nefyetmeye kalkmadan önce ya <strong>Kurandaki kıssayı oku ne olursa olsun Musa dan daha bilgili. Ama tasavvufun yaptığı gibi nebilerden daha bilgili kimseler de olabilir deyip bunu kendi evliyalarına yüklememek gerekirdi.</strong></p><p>Ha şimdi de birisi çıkıyor ondan evvel bu kadar açık fahiş bir reddiye Kurana karşı adam bu ayetler şuan anlaşılmaz, böyle anlaşılmaz diyor. Özütürk mü o, ne karın ağrısı bir şerefsiz var. Öyle bir yani adi herif var.</p><p>Ama oraya baktığımızda hepsi susması gereken şeyler. Hele gemi neyse. Babalarından kalan mirasın korunması neyse. Mesela Receb el hanbeli diyor ki, babaları salih bir kimseydi derken babalarının bıraktığı bir hazine vardı o duvarın altında. Salih bir babaya sebep Allah onun çocuğunu koruyabiliyor. Ama en sonuna gelince bu cidden bir kader meselesi. İşlemediği halde yani suçu işlemediği halde işleyebileceği ihtimali ile ki olacak Allah diyorsa onun öldürülmesi bu da başka bir şey. Nasıl ceza verilir ona? Suçu işlemeden. İşlemediği halde böyle yapacak da diyemezsin bunu diyemediğin gibi ona ceza da vermezsin. Ha burada susmak gerekiyor. Allah genelde ne diyor? <strong>Allah yaptıklarından sorulmaz. Ama siz sorulursunuz diyor. Demek ki Allah’a yaptıklarından soru sorduk mu haşa biz insanı Allah’a insan gibi davranmış oluruz.</strong> İnsan yaptıklarından sual edilir Allah edilmez. Ve bizde kader mevzusunda konuşmak, ayağın kayar diye yani iyi bir niyet ile diyelim ayağın kayar, kader mevzusunda sapıtmak kolaydır diyerek konuşmaktan yasaklayan, konuşturmadan insanları sapıttıran bir zihniyet oluyor. Bu sefer tamamen bilgisiz oluyorsun.</p><p>Mesela üniversiteler açıldığında bu modern tipteki üniversiteler o zaman da Avrupa&#8217;dan hocalar getiriliyordu. Kaliteli kimseler denilerek<strong>. Ve onlar vasıtası ile gençliğinin imanını alın yazısı soruları ile mahvettiler.</strong> <strong>Gençler bunlara cevap veremiyor. Onlar nezlinde babalarının kutsadığı büyük büyük kimseler gördükleri hocalar camii imamları, adam bir namaz kıldırmaktan her gün aynı sureleri okuyor, cenaze yıkamaktan cenaze namazı kıldırmaktan, mevlüt okumaktan başka bildikleri olmayan insanlara bu meseleleri sordular. Onlar da cevapsız, çaresiz kalınca sen imansız mı oldun diye çocukları imansızlık ile kader mevzusunda soru sordukları için.</strong></p><p><strong>Ve birçok gencin böyle haktan uzaklaşmasına sebep oldular. O süreç içerisinde kader mevzusunu ele alan bazı kimseler olmuştur.</strong></p><p>Bakın şimdiTalat koçyiğit’in hadis müdafaası mıydı kitabının adı, bakın güya hadisçileri müdafaa ediyor, o kitabın sonunda kader sorunu var.</p><p><strong>Akif, edebiyatta ki Arapça bilen birisi Kuran tercüme etmiş, adamın kaderde sorunu var. Mustafa sabri’nin kaderde sorunu var. Muhammed zahid el kevseri nin kaderde sorunu var. Said nursi’nin kader mevzusunda bir cevabı var üstüne üstlük.</strong></p><p><strong>Asrın getirdiği problemler diye o zamanlarda Feto&#8217;nun bir yazısı vardı o da üstüne üstlük yani bir önceki kaderi yanlış bulup cevap veren de güya düzeltmek için onun da bir sapıklığı gündeme çıkıyordu. Herkes kader mevzusunda konuşan çok cürretli dalıyor.</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-177005d elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="177005d" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b0b9de3" data-id="b0b9de3" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-cc2c007 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="cc2c007" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-2f5ee70 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="2f5ee70" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1c83bbf" data-id="1c83bbf" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-6e5164a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6e5164a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Halbuki kader meselesi imandan bir mesele öğrenmen gerekir delilleri ile ama nereye kadar konuşacağını hangi sorunun neresine ne kadar cevap vereceğini de bilme zorundasın.</strong></p><p>Ve İbn kayyım bence ki ilim ehlinin de ehli sünnetin kendisinden sonra gelenlerin takdirini almış, itibarını kazanmış bir kitap telif ederek ana meseleleri yani bir araya getirmiş. Sorunların aslen neye muhalefetten kaynaklandığını.</p><h2 style="text-align: center;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Kader, iman kadere iman dört erkan üzere kaimdir</strong></span> </h2><p><strong>Bunlara kaderin mertebeleri yani meratibul kader veyahut erkanul kader diyoruz</strong>. <strong>Bu rükünleri bu dört rükün, dört esasa ters düşülmemeli, muhalefet edilmemeli.</strong> <span style="text-decoration: underline;">Nerede kader mevzusunda konuşuyorsan, bir şeyler dinliyorsan yani yazıyorsan, konuşuyorsan onlara temas ettiği an, ters düştüğü an orada durmalısın. Ha buna kırmızı çizgi denilir. Kırmızı çizgi buradadır.</span></p><p><strong>Bunun için kader meselesi bu dört rüknü bilme kaderi anlamada malzemedir.</strong> Giriştir. <strong>Bu esasları bilmeden, anlamadan kadere iman</strong> <strong>Allah’a iman şartlarından olan bu azim meseleyi eyleme dönüştürme mümkün değildir.</strong> <strong>Yani o imanın kulluk yönünü takdim edemezsin.</strong></p><p><strong>Bu dört rüknün her birisi birbirine mutabık yani birbirine bağlı, bağlantılı ve birbirinin mütelazımıdırlar.</strong> Her kim bu rükünleri gereği üzere anlarsa kadere imanı ikmal eder. Binaenaleyh Allah’a iman da tamam olur. Çünkü imanın cüzlerinden olan her meselenin ikmali Allah’a imanın ikmalidir.<strong> Yani Allah’a iman kadere iman, onun cüzlerinden birisi ise kadere doğru dürüst imanın da kendi içerisinde rükünleri vardır, mesaili.</strong></p><p><strong>Namaz bunlardan birisi, namazın da kendi içerisinde rükünleri var. Namazı olmayanın imanda sorunu vardır. Namazı kıldığı halde namazın rükünleri, fatiha okumazsa yani secde etmezse, belini doğrultmazsa, rüku etmezse gibi o namazı da sahih kılan rükünler vardır. İmanın cüzlerini biz bu şekilde düşünmeliyiz.</strong></p><p>Her kim de bu rükünlerden birisini veya birkaçını noksan bırakırsa kadere imanı noksan olur. Hatta öyle olur ki, o yanlış olanlar doğru olanları da geçersiz kılar.</p><p>Çünkü imanda da aynen şirkte olduğu gibi mesela, <span style="color: #008000;">لا ترفعوا اصواتكم عند صوت النبي</span> bu mesele işlenirken bilmeden amellerinizi de iptal edersiniz diyor.</p><ul><li>Allah’ın İlmi, yani <span style="color: #008000;">عِلْمُ اللهِ</span> dediğimiz <strong>Allah’ın ilmi.</strong></li><li><span style="color: #008000;">الكِتابةُ</span> <strong>Allah’ın yazısı.</strong></li><li><span style="color: #008000;">المشيىة</span> (el meşiyetu ) <strong>Allah’ın dilemesi.</strong></li><li><span style="color: #008000;">الخلق</span> <strong>Allah’ın yaratması.</strong></li></ul><p><strong>Allah her şeyi bilir, her şeyi yazmıştır, her şey onun dilemesi ile olur ve her şeyi de yaratan odur.</strong></p><p><strong>Baktığınız zaman ilmi her şeyi kuşatmıştır. Her şeyi yazmıştır. Her şey onun dilemesi ile olur. Yarın sakın ha şunu yapacağım deme, Allah isterse yapacağım de.</strong></p><p><span style="color: #008000;">لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> <strong>her kim doğru yolu bulmak isterse, ama</strong></p><p><span style="color: #008000;">وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ</span> <strong>Allah istemeden de siz dileyemezsiniz.</strong></p><p><span style="color: #008000;">ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ</span> ۖ <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> <strong>Allah her şeyin yaratıcısıdır. Sizi de yaptıklarınızı da yaratan o dur.</strong></p><p>Kaderden konuş ama bu dört muvafık, ters düşmemelisin. Allah genel anlamda her şeyi yaratan o dediyse mesela bizim kul fiilinin halıkıdır dememiz nedir? Mutezilenin kaderdeki sorunu, <strong>Abdulaziz bayındır yarın senin ne yapacağını bilmez çünkü kul yaptıktan sonra Allah bilir derler</strong>. <strong><span style="text-decoration: underline;">Onun için kul fiilinin halıkıdır derler. Bu akidede Zerdüştlerden geçmedir. Ve Türklerde de bu bulaşık vardır Şamanizm den gelme.</span></strong></p><p><span style="text-decoration: underline;">Şimdi Allah’ın ilmi biz bunu neden öne alıyoruz? Çünkü Allah’ın ilmi ezeli, ebedi diyoruz. Yani Allah ne olmuşsa olmamışsa ne olacaksa ne de olmayacaksa hepsini bilendir.</span> Doğru mu? Hiçbir şeyi bunun bilgisinden müstesna kılmayız. Bir cüz de olsa Allah yarın senin ne yapacağını bilmez, şimdi Hızır’a bakıyorsun Allah’ın bildirmesi ile Hızır o çocuğun yarın ileride büyüdüğünde ne yapacağını biliyor muydu? Allah birisine bildiriyor, o ne yapacağını bilmiyor haşa.</p><p>Ama şunu iyi bilin bu nasları ezbere de bilse aynen Mehmet okuyan gibi hafız da olsa bilmiyor demektir bak okuyor, anlamıyor. Çünkü bunları anlamak için ayriyeten bir de izan lazım. Aklına ilk takılan ayet ne ise kafaları orada kalıyor. Ondan sonrakilerin hepsi buna ters düşse bile tevil etme zorunda kalıyor.</p><p>İnancına ters düştüğü için tevil ediyor.</p><p>O zaman biz kitabeti öne alamayız. İlmi öne alırız. Bildiği için yazdı. İstediği için oldu, ve yarattığı için var etti. Allah yarattıklarını da yaratmadıklarını da biliyor. Onun için biz onun ilmine iki niteliği birden koyarız hem ezeli, ezeli ne demek? İlmi onunla beraberdir. Ezeli sonsuza kadar. Çünkü o el evvelu ve’l ahiru bunu anlayabilir miyiz? Ne demek ilk o ? şimdi ama insan anlayamadığı, tıkandığı bir yer var mı? <strong>Mesela imam Tahavi Allah’â kadim sıfatı veriyordu, şeyh Elbani bunu reddediyor. Biz desek desek onun Kuranda dediği gibi, el evvelu ve’l ahiru deriz.</strong></p><p>Şimdi bu sıfatlar aynen Kuran&#8217;da var mı ? var. Onun için seleften Allah’ın ilmi yazısını geçtiği için bazen şöyle deriz şimdi biz, Allah her şeyi ezelden yazmış mıdır? Peki Musa ey rabbim bize dünyada ve ahirette iyilik yaz diyor. Her şey yazılmışsa Musa’nın yaz ey rabbim bize dünyada ve ahirette demesi ne demek olur?</p><p>Mesela Kuranda her şeyin ezelden yazıldığını hadiste adem ile Musa’nın münakaşasını da okuduktan sonra ki <strong>İbn Teymiyye bunu kulluk risalesinde güzel anlatıyor. Musa’nın hayatta iken ey rabbim bize dünyada ve ahirette iyilik yaz demesi ne olur? Öyle diyeceğini Allah bildiği için yazmıştır.</strong></p><p>Aynen diyor ya ateşe atıldıkça derler ki o azabın karşısında ey rabbim bizi dünyaya geri gönder bu sefer salih ameller işleyerek geleceğiz. Kuran da böyle diyor mu? Allah ne diyor devamında, yine aynı şeyler yapar gelirler. <strong>Bu ne demek? Biliyor. Onları yollamaması zulüm değil, yollamıştı, imtihan etmişti nebiler yollamıştı, kitaplar indirmişti, uyarıcılar yollamıştı onlara. Onun için bu dört rükün bizim önceden anlayıp, bilmemiz.</strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Tekvir 28</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Zümer 62</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-b88a048 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="b88a048" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-13d9c00" data-id="13d9c00" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-091f4ab elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="091f4ab" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-319d07f elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="319d07f" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-3006c41" data-id="3006c41" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-541613b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="541613b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="color: #008000;">العلم</span> yani <span style="color: #008000;">علم الله</span>  Allah’ın ilmi dediğimizde birinci rükün</p><p>Allah azze ve celle’nin cümleten ve tafsilen cümleten ve tafsilen sözünü neden <strong>zikrettik yani külli de bilir cüzi de. Bu geçmiştekilerin küfürlerinden birisidir Sokratın. Abdulaziz bayındır’ın küfrü de bu. <span style="text-decoration: underline;">Yağmuru yağdırır kaç damla yağdığını bilmez dediği gibi</span>.</strong> Cümleten ve tafsilen yani ezeli ve ebedi her şeyi bildiğine Allah’ın ilmini tarif ediyor dikkat ederseniz şimdi bu paragrafta her cümle bir ayetin anlamı, bunu biz normalde ayet olarak sıralasak şu kurulan cümleler paragraf şeklinde verdiğini herkes anlayamazdı. Biz burada takılar ile yani <strong>Allah azze ve celle’nin cümleten ve tafsilen ezeli ve ebedi her şeyi bildiğine, kendi fiillerine veyahut kullarının fiillerine mutaallık olanı, olmayanı, olacağı, olmayacağı, ne şekilde olursa olsun ilmi her şeyi ihata ettiğine mevcut, var, madul, yok, mümkün olan, mümkün olmayanı da bilir.</strong> <strong>Yerde ve gökte zerre kadar hiçbir şey ilminin dışında kalmadığına tüm mahlukatını yaratmadan evvel rızıklarını, ecellerini, sözlerini, amellerini, cemi harekat ve sekeratlarını cennet mi cehennem ehli mi olduklarını bildiğine inanmak</strong>.</p><p>Şimdi biz insanlardan birçoğunu cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık diyor. Şimdi Allah kimin cennetlik, kimin cehennemlik olduğunu biliyor muydu? Allah’ın bilgisi, hükmü değil. Buna rağmen hidayet bu demiş değil mi? Bir kısmı böyle bir kısmı böyle. İnsanlar cennetlik mi demeliydi veyahut toptan cehennemlik mi demeliydi? Ha bir kısmı böyle deyince zihninde bulanık olanlar yalvarıp yakaracağına hemen kendilerine cehennemliklerden kabul edip itirazlar üretmeye başlıyorlar kendiliklerinden. Halbuki şu cennetlik şu cehennemlik demiyor değil mi? O cehennemliklerden bahsederken ne diyor? Gözleri olduğu halde görmeyen, kulakları olduğu halde işitmeyen, kalpleri olduğu halde akletmeyen onlar hayvanlar gibidir hayvanlardan da daha aşağıdır diyor. Ahmet, Mehmet cehennemlik demiyor. Kaldı ki fıtrat derslerinde okuduğumuz gibi herkesi kendi ismi ile yani isimleri ile tesmiye etti.</p><p>Yani kaybedene zulüm kazananı kayırma değildir.</p><p><strong>Yaratmadan evvel rızıklarını, ecerlerini, sözlerini, amellerini cemii hareket ve sekenatlarını cennet mi cehennem ehli  mi olduklarını bildiğine inanmak işte bu mertebe ilmu’s sabık, Allah’ın ilminin öne geçmesidir. İlmini anlayamadan yazıyı anlayamıyorsun. İlmini bil ki yazıyı anlıyasın.</strong> Beni cehennem ehli yazdı demeyesin. Senin yapacaklarına sebep seni öyle yazdı. Anlayamazsan en azından sükut etmen gerekiyor, yalvarıp yakarman gerekir. Bunu burada söyledim mi hiç? Biz bunu doğru dürüst kendi zemininde söylemeyince tasavvuf ehli hatta bir şeyh ile mürit arasındaki geçen sözü şey yapmıştım yani bir gün şeyhe bakışları değişiyor şeyh anlıyor güya o yazıyı mı gördün? Diyor, evet diyor. Ben kırk senedir görüyorum ama başka gidecek kapı yok ben o kapıda yalvarıyorum.</p><p>Tasavvuf ehli bunu idrak ediyor ama safsata şeklinde bunu gündeme getiriyor. Lehvi mahfuzu gördüğünü. Halbuki bunu bizim kendi zemininde seslendirmemiz gerekir.</p><p>İşte bu mertebe ilmu’s sabık yani subkatu’l ilim. İlmin öne geçmesi. Resullerin evveli  ve ahiri, sahabe ve ümmetten olanlara tabii olanların cemisi bu meselede ittifak ve icma etmişlerdir. Normalde buna örnek getirile bilinecek mesela <strong>Musa ile Adem aleyhisselam’ın Buhari de Müslim de geçen olaydır.</strong></p><p><strong>Yani sen kimsin falan deyince bizi işlediği günaha sebep cennetten çıkartan mı diyor. Musa bunu ne görüyor? Adem’in günahına sebep bizim cennetten çıkarıldığımızı. O da diyor ki, sen daha ben yaratılmazdan kırk bin sene önce yazılan bir şeyle mi beni itham ediyorsun hatta sen bunu Tevrat&#8217;ta görmedin mi diyor.</strong> Şimdi bunlara baktığınız zaman demek ki Musa&#8217;nın da anlamadığı bir şeyler vardı kaderde. <strong>Ve Allah Resulü bu hadisi zikrettikten sonra ne diyor? Adem Musa ya galip geldi diyor.</strong></p><p><strong>Adem Musa ya galip geldi. Adem cennetten çıkarılması yazı olarak dedi. Halbuki Adem’in işleyeceği günah yazılıydı değil mi biliyordu Allah. </strong>Onu bildiği gibi onu da biliyordu. Adem cennetten çıkarılmayı çünkü</p><p><span style="color: #008000;">إِنِّى جَاعِلٌ فِى ٱلْأَرْضِ خَلِيفَةً</span> ۖ<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> <strong>ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, Ademi yani sonra Adem’e;</strong></p><p><span style="color: #008000;">يَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ </span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><span style="color: #008000;">[</span>2]</a> <strong>ey Adem sen ve eşin git cennette ikamet et diyor yarattıktan sonra. İbn Abbas da diyor ki zaten onlar yaratılmadan önce onlar dünyaya konulmuştur diyor</strong>. Bunları da birleştirdiğinde ha bu mesele.</p><p> Bakın şimdi bizim ümmetimize biz bunlara baktığımız zaman bunu çok rahat anlıyoruz. Adem aleyhisselam ise günahı için ne yapıyor? Tevbe istiğfar ediyor. Hem de kendi adına değil, eşini de, ey rabbim biz nefsimize zulmettik diyor.</p><p><strong>İşte bu mertebe ilmu sabık Resullerin evveli ve ahiri sahabe ve bu ümmetin onlara tabii olanların cemisi bu meselede ittifak ve icma etmişlerdir. Sadece bu ümmetin Mecusileri ğulatu kaderiyye kaderiyye taifesinin aşırı gidenleri muhalefet etmişlerdir.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «الْقَدَرِيَّةُ مَجُوسُ هَذِهِ الْأُمَّةِ</span><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p><strong>Kaderiyye bu ümmetin Mecusileridir.</strong></p><p><span style="color: #008000;">إِنْ مَرِضُوا فَلَا تَعُودُوهُمْ</span> <strong>hastalandıklarında onları ziyarete gitmeyin.</strong></p><p><span style="color: #008000;">وَإِنْ مَاتُوا فَلَا تَشْهَدُوهُمْ</span> <strong>öldüklerinde de namazlarına gitmeyin yani şahitlikte bulunmayın.</strong> Yani namazlarına gitmeyin. Bunu şeyh Elbani Ebu Davut da en yakın tahriç ediyor, Taberi, Hakim müstedrek te, Beyhaki sünenu kübra, da. Elbani ise tahaviyenin tahricinde, Mişkatta, Zilalda, Sahiha da 2748 de naklediyor.</p><p>Başka bir rivayette yine Abdullah İbn Ömer den ;</p><p><span style="color: #008000;">لكل أمة مجوس</span> <strong>her ümmetin bir mecusisi vardır.</strong> <span style="color: #008000;">ومجوس أمتي</span> <strong>ümmetimin Mecusileri</strong><span style="color: #008000;">الذين</span> <span style="color: #008000;">يقولون لأقدر</span> <strong>kader yoktur diyenlerdir.</strong></p><p><span style="color: #008000;">أن مرضوا فلا تعودوهم</span> <strong>hastalandıklarında ziyarete gitmeyin,</strong></p><p><span style="color: #008000;">وإن ماتوا فلا تشهدوهم</span>  <strong>bu Ahmet de, İbn Batta da şeyh Elbani hasen diyor.</strong></p><p>Yine Cabir İbn Abdullah’tan ;</p><p><span style="color: #008000;">إِنَّ مَجُوسَ هَذِهِ الْأُمَّةِ الْمُكَذِّبُونَ بِأَقْدَارِ اللَّهِ</span> <strong>bu ümmetin Mecusileri Allah’ın takdirini inkar edenler, yalanlayanlardır.</strong></p><p><span style="color: #008000;">إِنْ مَرِضُوا فَلَا تَعُودُوهُمْ، وَإِنْ مَاتُوا فَلَا تَشْهَدُوهُمْ</span> <strong>hastalandıklarında ziyarete gitmeyin, öldüklerinde cenazelerinde bulunmayın.</strong></p><p><span style="color: #008000;">وَإِنْ لَقِيتُمُوهُمْ فَلَا تُسَلِّمُوا عَلَيْهِمْ</span> <strong>onlara rastladığınızda da selam vermeyin. Şeyh Elbani buna da hasen diyor ama <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #993300; text-decoration: underline;">selam vermeyin lafzının dışında.</span> <span style="color: #993300; text-decoration: underline;">Selam vermeyin lafzı zayıf burada.</span></span></strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Bakara 30</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Bakara 35</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Müstedrek 286</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-f680eee elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="f680eee" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2528044" data-id="2528044" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-898bfef elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="898bfef" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi</span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan: Ankaralı Mehmet Şahin</span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/iyi-zanda-bulunmak-husnu-zan/"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;">İyi Zanda Bulunmak (Hüsnü Zan)</span></a></span></p><p style="text-align: center;"><a href="https://twitter.com/ilmedavetist?ref_src=twsrc%5Egoogle%7Ctwcamp%5Eserp%7Ctwgr%5Eauthor"><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;">Bizleri Takip Edin</span></span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/kader-meselesine-giris/">Kader Meselesine Giriş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8363</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
