<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ebu Said -</title>
	<atom:link href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/</link>
	<description>İyilik Ve Takva Üzere Yardımlaşın (Maide 2)</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2023 05:27:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2015/02/cropped-51672204_2230637893625247_7710222773204811776_n-e1624197862879.jpg?fit=32%2C25&#038;ssl=1</url>
	<title>Ebu Said -</title>
	<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">117739964</site>	<item>
		<title>Cismin Temizliği</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cismin-temizligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2023 05:27:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Said]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=9800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çünkü önce cismin temizliği bakımı yani beslenmesi ve sonra korunması gelir. Bu vesileler araçlar beş yöntemi teşmil eder içerir, Allah Rasulü SAV Cismin Bakımında Beslenmesinde Ashabını Kolladığı Yollar Şimdi dikkat ederseniz bunlar dini bağlantılı ele alınmazsa insan fıtratının tabiatının gereği başka bir isim altında bunu insanlar gündeme taşırlar.Mesela dengeli ve tam beslenmeyi şuan dini eğitim...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cismin-temizligi/">Cismin Temizliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çünkü önce cismin temizliği bakımı yani beslenmesi ve sonra korunması gelir. Bu vesileler araçlar beş yöntemi teşmil eder içerir,</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading">Allah Rasulü SAV Cismin Bakımında Beslenmesinde Ashabını Kolladığı Yollar</h2>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Dengeli ve tam beslenme</strong></li>



<li><strong>Cismin temizliği</strong> <strong>yani bedenin temizliği</strong></li>



<li><strong>Bedenin eğitimi</strong></li>



<li><strong>Muhafaza korunma</strong></li>



<li><strong>Tıbbi ilaç tedavisi.</strong></li>
</ol>



<p>Şimdi dikkat ederseniz bunlar dini bağlantılı ele alınmazsa insan fıtratının tabiatının gereği başka bir isim altında bunu insanlar gündeme taşırlar.<br>Mesela dengeli ve tam beslenmeyi şuan dini eğitim ile meşgul olanlardan değil icabında üniversitelerde diyet dedikleri bir bölüm açtılar beslenme mühendisleri yetiştiriyorlar neden dengeli ve tam beslenme, ihtiyaç kadar. Bize burada mesela dördüncüsü muhafaza korunma hastalanmamak için alınan tedbirin adıdır. Ama tıbbi ilaç tedavisi en son. Yani öncekiler dengesiz tam beslenme olmamışsa mesela adamlar dengeli ve tam beslenmeyi Afrika&#8217;ya yardım ediyorlar, kıtlık sebebi ile oradaki açlığı gidermek için. Ne yapıyorlar? Tek yardımları un. Ama bu sefer una kırkın üzerine katkıda bulunuyorlar. Conservatör diyorlar. Normal mesela bir unu burada öğütün değirmende unu ambara koyun belli bir zaman sonra üstünün güvelendiğini görürsünüz neden koruma maddesi olmadığı için. Onu elerler, eleyerek za-ten unu her ekmek yaptıklarında elerler.<br>Afrika&#8217;ya yardımda kırkın üzerinde katkı maddesi var, farklı gıdalar ile mesela kasaplardan kemikleri topluyorlarmış bu kemikleri kaynatıyorlar ondan sonra suyunu unun içine koyuyorlarmış kurutarak yani aynı anda et protein alsınlar diyerek. </p>



<p>Bunları koyunca tabi böyle bir yağ ile kemik suyu ile karışan un ne oluyor? Çabuk bozulur. Bozulmasını süratlendirir. Bu sefer koruyucu conservatör dedikleri madde koyuyorlar. Şimdi burada dengeli ve tam beslenme cismin temizliği mesela bunlar cismin temizliği derken banyoya önem vermiyorlar. Dişin temizliğine dişlerin temizliğine ne kadar orada burada doktorların gündeme getirdiğini biliyorsunuz ama cismin temizliği önemli değil losyon ile telafi ediyorlar bunu onlar. Gusül abdesti alma gibi bir ihtiyaçları yok. Allah Resulünün dediği gibi, en az haftada bir kere banyoyu. Ondan sonra abdeste devamlı dışımızdaki şeyler ile temas eden şeyler, elimiz yüzümüz ağzımız, nefes alıp veren burnumuz falan bunlardandır. Hatta kulakların bile ne kadar temizlendiğini normal bir ortamda hissetmiyorsun. Ama kulaklıktan ben bu kulaklığın içi tıkanıyor biliyor musunuz? O üfletme şeyi ile açtırıyorsun ses duyuluyor. Bunun ile fark edebiliyorum ben.<br>Burada eğer biz din ile bağlantı kurmadan rastgele alırsak hep tıbbi müdahale beden eğitimi mesela spor ne kadar tavsiye ediliyor? Allah resulü bütün bunları hadislerde ayette ifade ederek topluma telkin etmiş hem de belki o ortamda en ilkel topluluk kabul edilen bedevilerin içinde.<br>En son tıbbi ilaç tedavisi hatta tıbbi ilaç tedavisi bizde önlem olarak öne alınmış muhafaza koruma. Nasıl? Allah Resulü Cibril her geldiğinde bana hacamattan bahsederdi diyor. bu bir çok hastalıklardan korunma yöntemidir. Tedavi değil korunma yöntemidir. Sonra tıbbi ilaç müdahalesi bunu bile önlem olarak alabiliyor. Aynen çörek otunu tavsiye ettiği gibi. Tekrar bunları okuyalım,<br>Allah Resulü sav cismin bakımında yani beslenmesinde ashabını terbiyede kullandığı yollar, bu vesileler beş yöntemi teşmil eder dedik,</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading">Dengeli Ve Tam Beslenme</h2>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-full"><img data-recalc-dims="1" fetchpriority="high" decoding="async" width="320" height="219" src="https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/01/Cismin-Temizligi-Beslenme.jpg?resize=320%2C219&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-9808" srcset="https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/01/Cismin-Temizligi-Beslenme.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w, https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/01/Cismin-Temizligi-Beslenme.jpg?resize=300%2C205&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></figure>
</div>


<p>Birincisi mütekâmil ve <strong>dengeli beslenme.</strong> Burada dengeli ve tam mütekamil ve dengeli beslenme.<br>Beslenme cismi ve sıhhati korumada en önemli bir vesiledir. Çünkü dördüncüde zikrettiğimiz muhafaza koruma var ya aslında beslenme cismi ve sıhhati korumada en önemli vesiledir hasseten miktar. Mesela miktar denildiğinde Allah Resulünden hatırlanacak ilk hadis nedir?Bağırsakları doldurmama var Şimdi durup dururken o ortamda bir nevi açlık kıtlık çeken bir toplum normal bağırsağı dolduramıyor ki lüzumundan fazla doldursun ama buna rağmen neden böyle bir talimat veriyor? Hatta Mekkelilerin bazılarından anlatan ölmüş hayvanların derilerini sıyırıyorlarmış. Kıyamete kadar geçerli olduğu için. Hasseten o topluma değil. Çünkü Allah Resulünden kısa bir zaman sonra Ömer’in devrinde de zaten bollaştı imkanlar. Şimdi hasseten miktarı sonra miktar ve besin içeriği mesela iftarı hurma ile açma veya bir tek hurma protein olarak mesela harp anında bile sahabe bir tek hurmayı akşama kadar emme zorunda kaldığı. Çünkü bir hurma yeme gündüzün kaybettiğin proteini telafi edebilecek nitelikte diyor. Sahip oldukları yiyecekler de bu yönü ile çok zengin. Mesela yaygın yiyecek onlarda tahıl buğday arpa. O gibi şeylerin içeriği olan madde nedir? B vitamini. B vitamini de vücuda en yararlı olan karaciğerin sıhhatini korumadır. Ama şimdiki unlarda b vitamini tamamen ölmüş gibi. Gıdanın nevi miktar ve vitamin içeriği mükemmel ise cismin dahili ve harici binasında büyük bir tesiri vardır.<br>Yani cismin binası dediğinde el ayak cisim ve bir de içeriği, iç organları. Hatta şuan bunların sıhhati ile önemi anlaşıldıkça teferruatı çoğalıyor. Şimdi siz bevliye uzmanının tek ne ile meşgul olduğunu bilirsiniz? Böbrek ve idrar. Ondan sonra kalp için başka akciğer için başka karaciğer için başka bağırsaklar için başka çünkü buna gastroloji diyorlar sadece mide ile ilgili ağız ile başlar bağırsaklara kadar yani çıkış yoluna kadar bu uzmanlık dahilindedir. Hatta tansiyon bunun dışında yani insan dışındaki mikroplar mikrobiyoloji bölümü ile gider. Bunları eğer biz bu bilgileri bu önlemleri dini yani asıl ile ilişkilendirmezsek ama ister istemez tıbben bunlar çıkıyor. Tesiri vardır. Bunun içindir ki Allah telala temiz olanları yiyip içtiklerimiz adına temiz olanlar habisler diye ayırmış. Şimdi habis <strong>pis olanları haram kılmış temiz olanları helal kılmıştır</strong>. Bunun içindir ki Allah temiz olanları helal rızık olarak takdir etmiştir. Ondan sonra pisleri de haram. Cismin binasında ve sıhhatin muhafazasında tedavisinde bir çok hastalıktan korunma şimdi mütekamil bir beslenme derken ; Biz insana anasına babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Her birini bir öncekinden daha meşakkatli bir şekilde taşıdı. Yani hamilelik müddeti birinci ay ikinci ay üçüncü ay diye çıkarken o yükte ağırlaşıyor en son doğum anına kadar. Buradan neyi kast ediyor? <strong>Onu sütten kesme emzirme müddeti iki yıldır diyor.</strong> hem de bunu burada bıraktıktan sonra neden iki yıl? Burada müddet tayin ediyor. Gıdanın önemi hakkında konuşulmuyor. Ama bunun beslenme müddeti iki yıllık derken zaten kendiliğinden önemi vurgulanıyor. Bilgi olarak da iki yıldan önce de zaten çocuğa dışarıdan bir gıda telafisi yapamıyorsun zor çünkü. Hazmedemediği yutamadığı.</p>



<p>Mesela inek sütünü eğer annesi rahatsız süt anne falan yok ise inek sütünü nasıl vermeyi tavsiye ediyorlar? Su karıştırarak hafifleterek. Ama ana sütü için böyle bir şeye ihtiyaç yok. Çünkü dışarıdan verilen gıda o an çocuğun yapısına müsait değil. Zaten bu ayette böyle zikretmesi<br>Bir, çocuğa insana annesine babasına iyi davranmasını tavsiye ettik çünkü annesi onu ana babadan bahsediyor, sonra annesinin onu meşakkat üzere meşakkat ile emdirme müddeti iki sene dördüncüsü yani bana ve anana banana şükret. Yani minnettarlığını su anlamında diyor. bu ayette dört esas zikrediliyor burada. Şuan bizim ile alakalı olan beslenme müddeti iki sene.</p>



<p class="has-text-align-right">يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ</p>



<p><strong>Ey iman edenler! Allah&#8217;ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın.</strong> <strong>Allah sınırı aşanları sevmez.</strong> Şimdi Allah’ın size tertemiz helal kıldıklarını haram etmeyin diyor. nasıl haram eder? Mesela bu bal yeme olayında, kokuya sebep Allah Resulü bir daha yemeyeceğini söylüyor. Haram ediyor mu? Etmiyor. Ama tehdit nasıl? <strong>Allah’ın helal ettiğini neden haram kılıyorsun</strong>. Resulün konumu nedir? O bir şeyi yemediğinde biz haram ettiğini düşünebiliriz. Hatta bu dab olayında ise biz alışık değiliz diyor yemeğe ama haram etmiyorum içi alan yesin demektir. Şahsen kendisi yemeyebilir ama haram etmiyor. Ama hiçbir söz söylemeden bir daha ben bal yemeyeceğim derken bunu neden Allah’ın helal ettiğini haram kılıyorsun diyor.<br>Halbuki sözlü bir şekilde yazılı haram ettiğin cima dahi eden bir söz söylememiştir Allah Resulü.<br>Arkasından ne alaka, ey iman edenler,</p>



<p class="has-text-align-right">يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ ا</p>



<p>Yani haddi sınırı aşmayın. Çünkü ;</p>



<p class="has-text-align-right">اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ</p>



<p>Allah haddi aşanları katiyetle sevmez yani sana konulan bir sınır. Burada sınırda haddi aşmayın sınırı aşmayın derken aklınıza ilk gelen ne olur? İyi bilin ki vücutta bir et parçası vardır rivayeti var ya إنَّ الحلالَ بيِّنٌ وإنَّ الحرامَ بيِّنٌ <strong>helal açık, haram da açık.</strong> Şimdi cümlelere dikkat edin, وبينهما أمورٌ مُشتبِهاتٌ şimdi helal açıksa haram acıksa, bu usul Şüpheli kalan olur mu? Olmaz. Neden وبينهما أمورٌ مُشتبِهاتٌ diyor. İkisi arasında, Birincisi yanlış nereden başlıyor? Şüpheli şeyler vardır demek yanlıştır. Çünkü <strong>helal açıklanmışsa haram açıklanmışsa şüphe yoktur.</strong> Ama Allah Resulünün sözü. Rastgele reddedilebilecek sözlerden değildir. Bunu şimdi bazıları işte haramlılığı helalliliği belli olmayanlar diye giriyor. Bunu Buharide ebu Hureyreden gelen hadis ile açıklıyoruz. O da nedir? Allah Resulü yolda giderken bir hurma buluyor. Şimdi hurma helal mi? Helal. <strong>Allah Resulü diyor ki eğer bunun zekattan olmadığını bilseydim yerdim diyor</strong>. Neden zekat? Çünkü zekat Allah Resulüne ve ehli beyte haram idi.</p>



<p>Aslının şüpheli olması ile alakası yok bunun. وبينهما أمورٌ مُشتبِهاتٌ derken misal. Demek ki aslı ile alakası yok. Burada hurmayı örnek veriyoruz eğer zekattan olmadığını bilseydim diyor. Peki o yolda bulunan hurmanın zekattan olma ihtimali ne kadardır? Yüzde bir. Ama zekattan olmadığını bilseydim yerdim diyor. bu hadise <strong>vera hadisi</strong> diyoruz. <strong>Vera şüpheli şeylerden sakınmaktır.</strong><br>Şimdi devamında diyor ki, Her kralın bir merası hudutları vardır Allah’ın hudutları ise haramlarıdır. وَلَا تَعْتَدُواۜ derken kasıt bu. Onun koyduğu sınırları hudutları aşmayın. Sonra geliyor,<br><strong>İyi bilin vücutta bir et parçası vardır derken o salah buldu mu bütün ceset salah bulur.</strong> Ne anlama geliyor? <strong>O et parçası salah buldu mu bütün ceset salah buluyor. O et parçası ifsat oldu mu bütün ceset ifsat olur. İşte o kalptir.</strong> Şimdi kalbin salah bulması mesela bunu en iyi anlatan ibn Kayyım, kalp hastalıkları adı altında bir bab açıyor. Teker teker zikrediyor. Hatta كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ hadiste anlatırken bunu insanoğlu her isyanda harama irtikapta kalbe bir leke gelir diyor.<br>Bu çoğaldıkça kalp kararır ve kasveti artar kalbin. Duyarsızlaşmaya başlar. Haram ile çünkü <strong>bedenin korunması önce mütekamil bir tam bir dengeli beslenme bir de haramdan uzak durmak.</strong><br>Alaka nerede şimdi? Resule bakın, yani <strong>yediğin gıdalı olacağı gibi temiz de olması gerekiyor.</strong><br>Müslim&#8217;deki hac bahsinde Allah Resulü şöyle bir kişiden bahseder, Çok uzaktan geliyor üstü başı toz toprak içinde yırtık gelip ellerini kaldırıp dua ediyor. <strong>Nasıl kabul edilsin diyor. yediği haram içtiği haram giydiği haram diyor.</strong> Şimdi yediği haramı içtiği haramı anlarız giydiği de bunun içinde.<br>Bunun duası nasıl kabul edilsin diyor. Yine şeyh Elbanin tahriç ettiği hadislerin birisinde, hücreleri haram gıda ile beslenen bazen yaramaz haylaz çocuklara haramzade denilir. Aynen besmelesiz peydahlanma dediği gibi haramzade. Nedir? Ben ona haram süt emzirmedim diyor kadın, adam ben haram yedirmedim çocuklarıma diyor. Onun için burada beslenme ele alınırken, Allah’ın temiz size rızık olarak ihsan ettiği şeyleri haram kılarak haddi aşmayın diyor.</p>



<p class="has-text-align-right">وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالاً طَيِّباًۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّـذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ</p>



<p>Allah’ın size helal ve temiz, temizler helaldir helal kılınan her şey bizim için temizdir.<br>Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin için.<br>وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّـذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ kendisine iman etmiş olduğunuz Allah dan korkun haram kılmayın. Yine,</p>



<p class="has-text-align-right">يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟</p>



<p>Her mescide gittiğinizde namaz anlamı da yüklenir <strong>camiye güzel elbiselerinizi giyin. Yiyin için. Ama israf etmeyin.</strong> Burada yiyecek içeceğin elbisenin veyahut giyeceğin sorunlarından birisi nedir israf etmemektir. Şüphesiz o israf edenleri sevmez diyor. Şimdi devam ederek,</p>



<p>قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ</p>



<p>De ki Allah’ın kulları için yarattığı süsü, burada biraz garip tercüme etmiş. Zinet insanın giyim kuşam için kullandığı her şey. Ve temiz rızıkları kim haram kılar? De ki onlar dünya hayatında özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz diyor.<br>Şimdi burada bedenin korunması gıda ile değildir. Yiyecek ile değildir. <strong>Gözün kulağın ağzın da korunması gerekir.</strong> Yani beslenme ile hastalıklardan korunduğu gibi güçlü kılınmasın için.<br>Ayrıyeten, قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ deki rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri yani sözlü fiili günahı ve haksız yere sınırı aşmayı,وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَاناً <strong>hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.</strong> Yani وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ bilmeden konuşmanız Allah hakkında.<br>يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ Demin yukarıda böyle bir ayette ان كنتم مومنين ey iman edenler size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin. Eğer siz Allah’a kulluk ediyorsanız. Gördüğünüz gibi yemek kulluktur. Temiz olanlardan helal kıldıklarından yemek Allah’a kulluktur. Eğer ona ibadet ediyorsanız. Aksi ondan başkasına ibadet sayılır. Onun için ilim ehlini Allah dan gayrı rabler edinme meselesi neden bu denli tehlikeli bir söz ile tehdit ediliyor?<br>Allah’ın haram kıldığını helal kılanlar helali haram kılanlar onların sözlerine tabii olma, bu onları rab kabul etme olduğu için. Ve Cismin Temizliği</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-full"><img data-recalc-dims="1" decoding="async" width="320" height="213" src="https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/01/Cismin-Temizligi-Bedenin-Temizligi.jpg?resize=320%2C213&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-9809" srcset="https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/01/Cismin-Temizligi-Bedenin-Temizligi.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w, https://i0.wp.com/www.ilmedavetdernegi.org/wp-content/uploads/2023/01/Cismin-Temizligi-Bedenin-Temizligi.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></figure>
</div>


<p>Cismin temizliği ve etrafın. <strong>Yani cismin temizliği kadar etrafın temizliği de.</strong> Cismin temizliği derken tek başına düşünülmüyor. إِنَّ اللهَ نَظِيفٌ يُحِبُّ النَّظَافَةَ، <strong>Allah naziftir ve temizleri sever.</strong> جَوَادٌ يُحِبُّ الجُودَ cevat ne demek? Yani ikramda bulunandır.</p>



<p class="has-text-align-right">كَرِيمٌ يُحِبُّ الكَرَمَ طَيِّبٌ يُحِبُّ الطَّيِّبَ</p>



<p class="has-text-align-right">فَنَظِّفُوا أَفْنِيَتَكُمْ وَلَا تَشَبَّهُوا بِاليَهُودِ تجمع الأكباء في دورهم</p>



<p>Bunu anlatırken nasıl anlatıyoruz? Sakın Yahudilere benzemeyin evlerinizi temizlerken her köşe bucağı da temizleyin. Çünkü onlar ne yaparlarmış? Burayı süpürüyorlar ya pisliği evin bir köşesinde topluyorlarmış. Hatta buna sebep evin içinde çöp kutusu kullanmayı hoş değil evin içerisinde diyorlar. Dışarı çıkarmak gerekir. Çünkü getirdiği izah tevil makul. Çünkü cinler şeytanlar hep orada dolaşır. Bunu Dulabi El Esmau Ve Kuna isimli kitabında kullanıyor şeyh Elbani de buna hasen diyor. Hicabu Mer’etil Müslime adlı kitabında tahric ediyor. Ben bunu ilk okuduğum yer o kitaptı. Ayriyeten Mişkatta nakleder. Şimdi önce bedenin temizliği derken neden etrafın temizliğinden başladık? Şimdi mevzu olarak bedenin kişinin kendisinden temizlik etrafın temizliği bebeğin çocuğu annesi babası tarafından işletilen yani çocuğa temiz bir yerde bakması gerekir. Çünkü çocuğun bedeninin inşasındaki beslenme temizlik annenin babanın tekeffülündedir. Hatta bunu onlara bırakmamış. Çocuk dünyaya gelir gelmez kadının göğsünden süt geliyor.</p>



<p class="has-text-align-center"><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</a></p>



<p class="has-text-align-center">Yazıya Döken: Ankaralı Mehmet Şahin</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cismin-temizligi/">Cismin Temizliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9800</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kulun İlk Sorumluluğu Nedir</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/fitrat/kulun-ilk-sorumlulugu-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2022 11:47:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fıtrat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8560</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulun İlk Sorumluluğu Nedir Doğumu ile başlayıp ölümü ile dünyadaki hayatı son bulan insan pek çok görev sorumluluk yüklenmektedir. Peki insanın fani olan şu dünya hayatında önem vermesi ve öne alması gereken ilk ve en önemli sorumluluğu nedir..? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Muaz b. Cebel radıyallah anh’ı Yemen’e, oranın halkını İslam’a davet etmesi için...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/fitrat/kulun-ilk-sorumlulugu-nedir/">Kulun İlk Sorumluluğu Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8560" class="elementor elementor-8560">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-2698e75 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="2698e75" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-a71bdcd" data-id="a71bdcd" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-46496e8 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="46496e8" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>Kulun İlk Sorumluluğu Nedir</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4a39a7c elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4a39a7c" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-371223c" data-id="371223c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-1318dd8 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1318dd8" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Doğumu ile başlayıp ölümü ile dünyadaki hayatı son bulan insan pek çok görev sorumluluk yüklenmektedir. <strong>Peki insanın fani olan şu dünya hayatında önem vermesi ve öne alması gereken ilk ve en önemli sorumluluğu</strong> nedir..?</p><p>Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Muaz b. Cebel radıyallah anh’ı Yemen’e, oranın halkını İslam’a davet etmesi için gönderdiğini İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle haber vermiştir:</p><p> </p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">لَمَّا بَعَثَ مُعَاذًا رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَلَى الْيَمَنِ قَالَ إِنَّكَ تَقْدَمُ عَلَى قَوْمٍ أَهْلِ كِتَابٍ فَلْيَكُنْ أَوَّلَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ عِبَادَةُ اللَّهِ</span></p><p> </p><p>“<b>Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Muaz’ı Yemen’e gönderirken şöyle buyurdu: &#8211; Şüphesiz sen, Kitap ehli olan bir kavme gidiyorsun. Onları kendisine ilk davet edeceğin şey Allah’a ibadet etmek olsun…”</b></p><p>Bu hadisten çıkaracağımız derslerden iki tanesi şunlardır:</p><p>1-Kulların üzerine vacip olan ilk şey onların, Allah’ın bir ve tek olduğu anlamına gelen TEVHİD ile Allah için şehadette bulunmalarıdır…</p><p>2-insanların kendisine davet edileceği ilk şey; Allah’ı birlemek/tevhittir.</p><p>İbn Ebi’l İz el-Hanefî –Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:</p><p>“İyi bil ki tevhid; peygamberlerin ilk davetidir, yolun ilk varış yeri ve bu Allah yoluna giren kimsenin uğrayacağı ilk makamdır.</p><p>Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:</p><p>“<b>An dolsun, Nuh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.”</b> (A’râf Sûresi 59. Ayet)</p><p>Hûd aleyhisselam şöyle demiştir:</p><p><strong>“Ey kavmim, Allah´a kulluk edin, sizin, O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur! Hâlâ sakınmayacak mısınız?”</strong> (A’râf Sûresi 65. Ayet)</p><p>Sâlih aleyhisselam şöyle demiştir:</p><p>“(Ey kavmim) <strong>Sizin için kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah&#8217;a ibadet edin.”</strong> (A’râf Sûresi 73. Ayet)</p><p>Sâlih aleyhisselam şöyle demiştir:</p><p>“(Ey kavmim) <strong>Sizin için kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah&#8217;a ibadet edin.”</strong> (A’râf Sûresi 85. Ayet)</p><p>Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:</p><p><strong>“Biz her ümmete, yalnız Allah&#8217;a ibadet etmeleri ve tağuttan/şeytandan da sakınmaları için bir peygamber gönderdik.” </strong>(Nahl Sûresi: 36. Ayet)</p><p>Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:</p><p><strong>“Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona, &#8220;benden başka (hak) ilâh yoktur; bu itibarla (sadece) bana ibadet edin&#8221; diye vahyetmiş olmayalım.” </strong>(Enbiyâ Sûresi: 25. Ayet)</p><p>Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ise şöyle buyurmuştur:</p><p><strong>“Ben, Allah’tan başka bir ilâh bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet edinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum.”</strong></p><p><em>(Buhârî, Îmân 17, 28, Salât 28, Zekât 1, İ’tisâm 2, 28; Müslim, Îmân 32-36. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 95; Tirmizî, Tefsîru sûre (88); Nesâî, Zekât 3; İbni Mâce, Fiten 1-3)</em></p><p>Bundan dolayı dinen sorumlu olan bir kulun üzerine vacip olan şey onun, Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah olmadığına şehadet/şahitlik etmesidir. <em>(Tahavi Şerhi shf:77)</em></p><p><em> </em></p><h2 style="text-align: center;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong><em>Kul ne ile Müslüman olur?</em></strong></span></h2><p style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong></p><p><em>Kulların üzerine vacip olan ilk şey onların iki şehadet ile şahitlik etmesidir bu kelimeler eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne muhammeden rasulullah’tır.</em></p><p><strong><u>Eşhedu (şehadet/şahitlik ederim)in anlamı</u></strong><em>:</em></p><p><em>tereddütsüz bir şekilde itikat edip inandığın şeyi haber veriyorum, demektir.</em></p><p><strong><u>Lâ ilâhe illallâh’ın anlamı</u></strong><em>:</em></p><p><em> Allah’tan başka kendisine ibadet edilen başka hak ilah yoktur.</em></p><p><em>Bunun delili şu ayettir:</em></p><p><strong>“</strong><strong>Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir.</strong><em>” (İsrâ Sûresi: . ayet)</em></p><p><strong><u>Muhammedun Rasûlullah’ın anlamı</u></strong><em>: </em></p><p><em>Allah Têalâ, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e İslam dinini vahyetmiş ve onu bu din ile bütün insanlara göndermiştir. Bundan dolayı onu tasdik etmek/doğrulamak ve ona itaat etmek gerekir.</em></p><p><em>Bunun delili şu ayettir:</em></p><p><em> </em><b>“Muhammed; Allah’ın Resulüdür.” </b>(Fetih Sûresi: 29. Ayet)</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-fc599de elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="fc599de" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-178b863" data-id="178b863" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-f99c563 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="f99c563" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-8f4c4ad elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="8f4c4ad" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2712cd6" data-id="2712cd6" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-cf949e4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cf949e4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/fitrat/fitrat-insanin-secme-hakki/">Fıtrat İnsanın Seçme Hakkı</a></span></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.instagram.com/ilmedavetdernegi/">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/fitrat/kulun-ilk-sorumlulugu-nedir/">Kulun İlk Sorumluluğu Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8560</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Fıtrat İnsanın Seçme Hakkı</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/fitrat/fitrat-insanin-secme-hakki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2022 11:43:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fıtrat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fıtrat İnsanın Seçme Hakkı&#160; Kulluğun tarifinde olsun, genel tarifinde veyahut kulluğun cüzlerinin herhangi birisinin tarifinde mesela kulluğu genelde tarif ederken dediğim şekliyle tarif ediyoruz : İnsandan düşünce, söz, kasıt ve fiil olarak sudur eden her şey diyoruz. Burada genelin tarifi ama cüzlere girdiğimizde mesela takdir diyoruz, bu sefer takdirin nasıl olduğunu anlatıyoruz ve ondan sonra...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/fitrat/fitrat-insanin-secme-hakki/">Fıtrat İnsanın Seçme Hakkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8552" class="elementor elementor-8552">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e9a8994 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e9a8994" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-669903f" data-id="669903f" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-edc2585 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="edc2585" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #000000;">Fıtrat İnsanın Seçme Hakkı </span></strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-0368b26 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="0368b26" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-86f31af" data-id="86f31af" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-529b1ea elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="529b1ea" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Kulluğun tarifinde olsun, genel tarifinde veyahut kulluğun cüzlerinin herhangi birisinin tarifinde mesela kulluğu genelde tarif ederken dediğim şekliyle tarif ediyoruz :</p><p><strong>İnsandan düşünce, söz, kasıt ve fiil olarak sudur eden her şey diyoruz.</strong></p><p>Burada genelin tarifi ama cüzlere girdiğimizde mesela takdir diyoruz, bu sefer takdirin nasıl olduğunu anlatıyoruz ve ondan sonra da insanoğlunun en büyük özelliklerinden, <strong>dünya ahiret hayatına istikamet veren özelliklerinden biriside ihtiyar yani tercih seçme hakkıdır.</strong></p><p>İnsanoğlu fıtraten iki şeyden birini tercih etme mecburiyetindedir. Tercih veyahut ihtiyar bunun içini iyi dolduramamakla beraber irade-i cüziye derler buna Maturidiler biz böyle demiyoruz insana verilen ihtiyar, seçme hakkı cüz-i irade diye ifade etmiyoruz, insanoğlunun seçme hakkı yani tercihi.</p><p><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> <span style="color: #008000;">لِمَن شَاءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ</span> “Sizden hanginiz doğru yolu bulmak isterse” veyahut <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a><span style="color: #008000;">فَمَن شَاء فَلْيُؤْمِن وَمَن شَاء فَلْيَكْفُر</span> “İsteyen inansın, isteyen küfretsin.” Diyor.</p><p>Zaten tercihin en kötüsü, en büyüğü burada. Ya hakkı seçiyorsun saadet ehli oluyorsun, ya batılı seçip dalalet ehli oluyorsun. Bu tercihin meydanı ise dünya hayatıdır. Dünyaya isteğimizle gelmedik, isteğimizle insan olmadık, isteğimizle erkek veya kadın olarak yaratılmadık. <strong>Hepsi külli irade sahibi Allah’ın iradesi ile oldu. O zaten bizim bu hayatımızı ve ölümümüzü bir imtihan için yaratıyor.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلً</span><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p><strong>“ Hayatı ve ölümü o sizin için yani hanginiz daha güzel ameller işleyecek diye ( yani güzel amel işlemeyi tercih edecek diye)yarattı.</strong></p><p>Tercihler isteyerek tercih ediliyor değil mi? Onun için tercih (ihtiyar) fiili eğer bazı fillerle beraber zikredilirse ki zikredilir her kim doğru yol bulmak isterse, her kim isteyerek doğru yolu seçerse önce istemelisin çünkü Allah insanoğlunun bütün yani hayrı ve şerri bu isim altında ikiye ayırırsak :</p><p style="text-align: right;">  <span style="color: #008000;">فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَا</span><a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p><p><strong>“</strong><strong>Allah her nefse itaatini ve isyanını ilham etmiştir.”</strong></p><p>Yani iyiliği ve fücuru ilham etmiştir. Yani ikisinden birisini tercih zorunda.</p><p>Hiçbir zaman kötüyü kendisi seçmiş olmasına rağmen bir başkasını itham etmemelidir.</p><p>Bazen fetva sorarlarken bile kendilerinin fetvasını verme zorunda oldukları bir meseleyi dahi nasıl yapayım? Nasıl yapacağını sen bilirsin. Ben bunu doğrusunu yanlışını sana  anlatırım sen ikisinden birisini seçersin. E şöyle yapsam olmaz mı? Ben sana söyledim nasıl yapacağın senin iradende.</p><p>İstemeliyiz, temenni etmeliyiz. <strong>Düşünün insanın tercihlerinden en büyük olan iki şey Hidayet ve Delalet. Bir irade, tercih, meyil mevzuu bahistir.</strong> İradeyi biz <span style="color: #008000;">من اراد</span> her kim isterse sözünü biz irade-i cüzziye şeklinde irade yanlış bir mana yüklenerek bu toplum tarafından anlaşılıyor, ama bir tercih iyiyi kötüyü seçme desek insanlar daha net anlıyorlar.</p><p><strong> Kendi seçtiği kötülüğün ayıbını kadere yükleyemez.</strong> Kaderde ilk anlamamız gereken şey bu. Bazen size diyorum ya mesela ben bu sefer İbrahim’e dedim; benim nasihatim farklı olur ama senin tercih edeceğin şey senden olmalı, bununla ne o tarafı yani senin okumayı terk etmeni isteyenlerin siz beni sapıttınız desen yarın sen mazeret bulamayacaksın çünkü Araf suresinde cehennem ehli her ateşe atıldıklarında <strong>“Ey rabbim bizi bunlar sapıttı, onlara iki kat azap ver.”</strong> Diyecekler. Allah da diyecek ki; <strong>size de onlara da iki kat azap.</strong> Doğru onlar saptırtmalarının cezasını çekerler ama sen mazur sayılmazsın. Bu ifadeyi anladınız mı? Yani, baban seni saptırtır, annen saptırtabilir, bir başkası senin sapmana sebep olabilir onlar bu sorumluluğun yükümlülüğünü yüklenirler cezasını çekerler ama sen bunu mazeret olarak gösteremezsin beni bunlar sapıttı diyemezsin çünkü ayette dediği gibi; Ey rabbim bizi bunlar saptırdı bunlara iki kata azap ver.” Dediklerinde Allah size de onlara da iki kat azap, <strong>Allah size hakkı beyan etti siz yanlışın doğrunun ne olduğunu anlayabilecek bir kabiliyet ve istidat üzere yaratıldınız diyor.</strong> Düşünün şimdi “Ben cinleri ve insanları sadece bana kulluk etmeleri için yarattım” derken arkasından gelen ayet <span style="color: #008000;">مَا أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ</span>  ben onlardan kulluk etmelerini istiyorum bana beni rızıklandırmalarını istemiyorum, yedirip içirmelerini de istemiyorum.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Tekvir 28</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Kehf 29</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Mülk 2</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Şems 8</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e723698 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e723698" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-9438347" data-id="9438347" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-abea58e elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="abea58e" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-b97fc1c elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="b97fc1c" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-87f04b2" data-id="87f04b2" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-f136ffe elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f136ffe" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">مَا اُريدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَا اُريدُ اَنْ يُطْعِمُونِ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتينُ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>Zira Rezzak rızkı veren güç sahibi Allah’tır diyor. Bunu tasavvuf ehli güzel ifade etmiş batıla da kullansalar, müridin şeyhe, hocaya teslimiyetini anlatırken meyyitin ğassala teslimiyeti gibi teslim olmalı diyorlar.</p><p>Halbuki biz teslimiyette Allah’a böyle teslim olmalıyız. O esbaba tevessülün vacip olduğu yerleri bize söylemiş zaten değil mi? Siz seçeceksiniz onun için en azından her gün namazda biz <span style="color: #008000;">ٱهْدِنَا</span> ey rabbim bize hidayet et, doğru yolu ver, doğru yola bizi ulaştır diye dua ediyoruz.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعينُ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقيمَ</span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> </p><p>“Doğru yolda olanların yolunu.” Biz hidayeti isteyeceğiz hidayeti tercih edeceğiz dalaleti değil. O bize hidayet edecek. İstemeyene meylini belli etmeyene (meyil; eğilimini) bakıyorsun insanlar diyelim ki kadın karşı bir meyli var onunla olan bütün gayrı meşru ilişkiler zinadır değil mi? İnsan gözle zina eder, el ile zina eder, dil ile zina eder, ayak ile zina eder diyor. Yani kadınla olan bütün gayri meşru ilişkiler zinadır. Bakacaksın şimdi tercihin neye</p><p>Nefis sana devamlı isyanı emreder halbuki bunun isyan olduğunu da bilirsin, buna rağmen tercih ettiğinde sen tercihinin neticesini yaşıyorsun. Haramdan sakındığında Allah seni koruyor. Neredeyse Yusuf bile eğiliyordu. Yani o kadar nefsini koruyan. Kaldı ki nefsini taciz altında bırakacak ki anlatıldığı gibi Yusuf çok yakışıklı bir erkek idi yani bu kadınlar cezbediyor. Buna rağmen kendisini korumaya çalışmasına rağmen neredeyse meylediyordu diyor. Ve hemen silkinip Allah’a sığındı. Çünkü ona sığınmasaydı kendi iradesiyle koruyamayabilirdi kendisini. Onun için her şeyde biz yani ibadeti tercih de etsek iyiliği tercih etsek genel adıyla mutlak Allah’a sığınmalıyız. Yani oradaki muvaffakiyeti, başarıyı Allah’ın vermesine bağlamamız gerekir. Onun inayetiyle ancak o tercihimizi gerçekleştirebileceğimizi düşünmemiz gerekir. Şuan düşünün insanoğlu çok güzel şeklide yapılmış bir makinedir, çalıştırılmayınca şeklini kullanır ama makine olarak hiçbir iş yapmaz. Bununla ne demek istediğimi anladınız mı? Mesela muhteşem bir Porsche arabasının motorunu düşünün veyahut Ferrari dediğimiz bir arabayı düşünün dünyanın en pahalı arabaları bunların motorları el ile yapılıyor. Ama sadece motor olarak şöyle koysan kenara ne işe yarar? Allah da işte kuluna:</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبِّى لَوْلَا دُعَاؤُكُم</span><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p><strong>  “Eğer sizin ibadetiniz olmasa siz ne işe yararsınız?”</strong></p><p>Diyelim şimdi Mehmet, Muhammet, Alperen böyle bir motor ama hiçbir işe yaramayan bir motor. İsterse uçak motoru olsun. Bunula neyi kastediyoruz <strong>kişi ancak o tercihleri ile Allah’a kul olur.</strong> O zaman Allah ona değer veriyor. Veyahut ona itibar ediyor. Onu kaale alıyor. Kaale almayı anladınız mı ne demek? Sizi kaale alıyor size değer veriyor. Size kulum diyor. Bunu anlamak istediğinizde İbn Teyymiyye’nin kulluk risalesin de orada bunu görürsünüz çünkü kulluk Resulüne bile   <span style="color: #008000;">عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ</span> diyor.</p><p>Cibril yanında bir melek ile geliyor Allah Resulüne selam veriyor. Cibril diyor ki Muhammed bu vazifeli olarak ilk defa yer yüzüne indi. Melek selam veriyor Allah beni şununla görevlendirdi; bir kral nebi olarak mı ömür sürmek istersin yoksa bir kul nebi mi? Cibril işaret ediyor rabbine karşı mütevazı ol diyor. <strong>Allah Resulü diyor ki kul ve Resul.</strong> Onun için biz <span style="color: #008000;">عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ</span> deriz. Bunun dışında hiçbir kelime taltif kabul edilmez. (Taltif: iltifat) en güzel iltifat kul demektir. Onun için<span style="color: #008000;"> عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ</span> kulu ve Resulü deriz.</p><p>Buna sebep eşleri, sahabe hep benim eşim, kocam dememiştir Allah Resulünün hanımları. Hepsi Allah’ın kulu ve Resulü demişlerdir.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Zariyat 56-57</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Fatiha 5-6</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Furkan 77</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-dbbef4d elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="dbbef4d" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-bd75526" data-id="bd75526" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4aa6f6d elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="4aa6f6d" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-0cc5673 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="0cc5673" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-a96bd8a" data-id="a96bd8a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-d02790d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d02790d" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>Fıtrat İnsanın Seçme Hakkı 2</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-940398e elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="940398e" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8b63ac5" data-id="8b63ac5" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3cb9da2 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3cb9da2" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Her insanda tercih dediğimiz bir duygu var.</strong></span></h2><p>Bunu eş anlamlarıyla eş anlamlarını anladınız değil mi? Örtüştürmüştük yani ihtiyar seçme hakkı. <strong>İsteyerek seçme zoraki değil.</strong> Mesela biz insan olarak yaratılırken bize sorulmadı, kadın erkek olarak yaratırken sorulmadı, Türk mü? Arap mı? diye sorulmadı. Bazı şeylerimiz vardır ki bize hiç sorulmadı, bizim tercihimiz değildi. Ama insan dünyaya gelirken ömür boyu yaşamında bir tercih seçme, bunun da odaklandığı en önemli nokta hayrı ve şerri seçme. Nasıl ki insana sevme duygusunu verdi o duyguyla insan sev denildiğinde sever, sevmeyi bilir, sevmenin ne olduğunu, neleri seveceğini kendisine göre bilir, seçme duygusu da bu. Bunun duygu yönü hangisidir?</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>“<strong>Her nefse iyiyi, kötüyü, hayrı, şerri itaatini ve isyanını ilham etti.</strong>”</p><p>İlham ne demek? Fıtratında derç etti, mayası bu. Vahyin bir çeşididir ilham. Anladınız mı? Yani insanın yapısında bu var. Hiçbir zaman iyiyi ve kötüyü tercihte insanoğlu yanılmaz fıtri olanda. Bunu anladınız mı? Neden çünkü insanoğlunun fıtratını buna mülhem kılmış. Mülhem ne? İlham olunmuş kılmıştır. <strong>İyiyi kötüyü birbirinden ayırt eder.</strong> Genel anlamdaki fıtri boyuttaki. Mesela hırsızlığı kim iyi bir şey olarak tarif eder? Hiç kimse değil mi? Birisiyle alay etmeyi kim iyi düşünür? Kendisine yapıldığında hoşlanmaz değil mi? Profesyonel hırsız bile başkasından çalarak geçinmesine rağmen kendinden çalınmasından hoşlanmaz.</p><p>Onun için insan bunda tercihi yanlış yapmıyor bilerek yapıyor. <strong>Ancak fıtri boyuttaki ölçülerle, şeri boyuttaki ölçüler. Mesela şeri boyuttaki olan ölçüler nedir?</strong></p><p>Fıtraten insanda sevgi var. Birinci misaktan sorumlu olduğu. Ama ikinci misakta sevgi emir olarak geliyor. Bizdeki olan bu fıtrata dönük bir hitap olarak geliyor. Tercih de isteyen inansın, isteyen küfretsin diyorsa bu ne demektir? İstediğini seçecek. Çünkü seçme duygusu var onda. Fıtri boyuttaki iyiyi ve kötüyü ayırt edebilecek haldedir. Onun için isteyen diyor.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ</span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><span style="color: #008000;">[</span>2]</a> </p><p><strong>“Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?”</strong></p><p><strong>Biz iki yolu da ona gösterdik. İyiliğini, kötülüğünü. Ya şükreden bir kul olur, ya da nankör bir kul olur. Bu kişinin kendi tercihidir.</strong></p><p>Onun için insana çocukluktan buyana tercih duygusunu geliştirecek bilgileri yüklemek ve hareketlerle eğitmek gerekir.</p><p>Bizim en yatkın olduğumuz tercihimiz nedir? Çocuk devamlı sobaya yaklaşır, yanacağından korkarız. En son baş edemeyenler ne yapar biliyor musun? Elini tutar cız diye bir yakar. Bir daha sobanın başına yanaşmaz, dört metreden cız der sobayı gördü mü. Yani bu yakar bak yaklaşma tipinde.</p><p>Çocukta bu duyguyu geliştirmelisin. Anne baba yönlendirecek. Sen bu duyguları onda geliştirirsen, sana muhatap olabilecek bir vaziyette eğitirsen, Bak oğlum bu doğru yol, bu kötü yol. Çünkü Lokman’ın hitabı da ey oğulcağzım derken çok hoş bir hitap sigasıdır bu. Bu hitabın okşayıcılığı kendisini dinletme tesiri yani bu ifadeyi kullanan birisinin karşısındakini kendisini ne denli dinlemeye çağırdığını fark ediyorsunuz.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Şems 8</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Beled 8-10</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-d2fce4d elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="d2fce4d" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-c3dc2ae" data-id="c3dc2ae" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3229255 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="3229255" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4e7e0ba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4e7e0ba" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-549d0d7" data-id="549d0d7" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-71c2d0c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="71c2d0c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Allah’a sakın ortak koşma, anana babana şükret  yani onlara minnettar ol, müteşekkir ol demektir Allah dan sonra.</p><p>Ve sakın onlara kötü davranma. Sıralıyor. Sakın yürürken böbürlenerek yürüme, konuşurken sesini yükseltme, namazı  kıl  çünkü bu işlerin en büyüğündendir. Ondan sonra marufu emret, münkirden alıkoy <span style="color: #008000;">واصبر على ما اسيبك</span> ve sonra bu uğurda sana gelecek, bulaşacak olan bütün meşakkatlere de sabret. Çünkü bu seçtiğin iman yolu basit, kolay bir şekilde elde edilen bir yol değildir. Bir imtihan süreci.</p><p>Baba bu tercihe çocuğu küçükten alıştıracak. Bu tercihte eğitmediğin bir çocuğu</p><p>13-14-15  her neyse tercih etmede zorlanır.</p><p>Şimdi biz çocuğu haram ve helali tercih etmede eğitirken, fıtraten sahip olduğu bir kıskançlık, ehline karşı mahremiyet duyguları annesine, kız kardeşine değil mi? Yakınlarına kendi çocuklarına<strong> Mekkeli bir müşrik Müslüman olacak, ben Müslüman  olurum ama zinadan kendimi alıkoyamam, senin annen, teyzen kız kardeşin var mı? Var. Onlarla yapılsa bu iş? Olmaz diyor. O zaman o da olmaz.</strong></p><p>Ne yapıyor? Fıtraten sahip olduğu o duyguyu yaptırım gücü olarak onun üzerinde kullanıyor. Şimdi çocuğa bu duyguyu vermezsen, yönlendirmede zorlanırsın.</p><p>Anlatıyorum, anlatıyorum en hayırlı yol bu nasıl anlamıyor bunu diyorsun. Cidden nasıl anlamıyor? Fıtratta dediğimiz gibi bakıyordun bir adam fizik mühendisi, dünyanın bir numaralı fizikçisi, astroloğu, zeki akıllı ama aklını kullanamayan birisi. Kibrit çöpünün bile rastgele oluştuğunu kabul etmiyor, ama kocaman bu kainatın tesadüfen oluştuğunu iddia ediyor. Bu tezi savunuyor. Ama kibritin rastgele oluştuğunu anlatmaya çalış ona kabul etmiyor. Neden?</p><p><strong>Aklı izanla beraber hareket etmiyor. Aklı kalbiyle beraber hareket etmiyor.</strong> Anlat şimdi kibrit kendi kendine oluştu de, bir zamanlar ağaçtı kendi kendine kesildi, kendi kendine ölçülüp planyadan geçti, çöp halini aldı, her çöp kendi kendine o kibrit denilen maddeye bandırılıp çıktı sonra onun kutusu da ağaçtı bir zamanlar kendi kendine kağıt oldu desen kabul etmiyor. Israr esten de sana manyak diyecek, peki bu kibritin kendi kendine olduğunu iddia edene manyak dersen, kainatın kendi kendine olduğunu iddia edene ne derler? Onu kabul etmiyor. Neden? <strong>Akıl var ama aklı kullanamıyor. Akıl onu kullanıyor. Akıl, kalp, izan devrede değil.</strong></p><p>İnsan kendisini yakacak olana ateşi bilip elini tutabilir mi? Nasıl cehenneme atar kendini? Anne çocuğunu kibrit çöpüyle yakamaz ama onu tepe taklak cehennem ateşine yuvarlar. Onun için ben akıllıyım iyiyi kötüden ayırt edebiliyorum, bazen isyankarların, fuhuş ehlinin, zina ehlinin, hırsızın, sahtekarın bizim kalbimiz temiz dedikleri gibi. Bu kalp temizliği deterjan ile temizlenen bir şey değil. Değil mi? Bu temiz niyetler ile salih ameller ile temizlenen bir şeydir. Onun için bu tercih duygusunun her çocukta olduğunu bilin takdirin olduğu gibi.</p><p>Seçme hakkı bizim ebedi saadetimizi ve hüsranımızı seçmedir bu çok basit gördüğün şeylerle yıkılır tarumar olur. Çok basit gördüğün şeylerle de imar edersin. Onun için imtihan sürecinde karşılaştığın ve sana imtihan sürecini yaşatan diyelim ki iblis Adem e secde edecekti, yapacağı iş buydu sadece bir kere ona secde etmeyi emreden de yaratan Allah idi. Değil mi? Öyle diyor:</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">مَا مَنَعَكَ أَن تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَىَّ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>“<strong>İki elimle yarattığıma secde etmene ne mani oldu</strong> ?”</p><p>Diyor. Allah bilmediğinden değil ama insanlar görse ki ne eften püften bahaneler getiriyor iblis. Hem de ebedi hüsranına sebep olacak bir şey. Allah itaat et dedi o itaat etmemeyi tercih etti. Nefsini tatmin etmek için neden? Bakarada da dediği gibi:</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰئِكَةِ ٱسْجُدُوا لِءَادَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ</span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><p>“Biz meleklere Adem’e secde etmelerini emrettik. Hepsi secde etti biri imtina etti. “</p><p>İmtina sebebi ne?</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">أَبَىٰ وَٱسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ</span></p><p><span style="color: #008000;">أَبَىٰ</span> imtina etmek onun için biz iblisin küfrüne   “Kufrul İbağa” deriz. İmtina etti kibirlendi ve kafirlerden oldu. Hatta bunu açıklayan bir nasta Allah Resulü diyor ki Müslim de İman bahsinde:</p><p>“Ezan okunduğunda iblis tırıslayarak kaçar diyor. Der ki diyor; yazıklar olsun bana ben secde ile emir olundum secde etmekten imtina ettim ateş benim oldu. Ademoğlu secde ile emir olundu ve Ademoğlu secde etti cennet onun oldu.”</p><p>Düşünün biz bir tek rekatta iki kez secde ediyoruz. Bu sadece yaratanın bir emriydi secde etseydi kurtulurdu.</p><p>Şimdi mukayese din bizim namazdan imtinamız kıyamı, rükusu, secdesi bunların hepsi birer rükündür namazda ve tazimdir. Zikir tazimin en basit örneğini görün diyeli ki bizim her tekbirde el kaldırışımız İbn Ömer den gelen rivayete göre “Her harekete on sevap vardır” diyor.</p><p>Askerlik yapanlar bilir istersen subayın, senden üst bir askerin önünden selam vermeden geç bunu saygısızlık olarak görüyor. Şimdi namaz bütün bu ibadet çeşitleri ile dolu bir namaz dediğimizde kıyam, rüku, secde deyip tahiyyat, teşehhüd falan deyip geçmiyoruz biz neden? Kainatta mevcut olan bütün mahlukatın ibadet çeşitleri bundan kıyam, rüku, secde meleklerin ibadetlerinden<strong> şimdi tercih derken tercihin en büyük noktasını koyuyoruz ona kul olmayı terci etme.</strong></p><p>Şimdi ayette diyor fıtrat derslerinde dediğimiz gibi “<strong>Yerde gökte her şey ona boyun eğmişken kul olmuşken sen mi ona kul olmaktan imtina ediyorsun, sakınıyorsun diyor</strong>.”</p><p>Her şey kul ne görürsen gör. Senin kulluktan imtina etmen garip. Meleklerin kıyamı diyor ya Allah azze ve celle melekleri yaratmıştır onlardan bir kısmı yaratılışlarından kıyamete kadar kıyam halinde ibadettedirler. Bir kısmı rüku halinde ibadettedirler kıyamete kadar. Bir kısmı secde halinde diyor. Ve bunun üçü de bizim ibadetimizde var mı? Namazın dışındaki safları bile meleklerin Rableri katındaki safları gibi neden saf tutmazsınız? Görmüyor muşunuz gökte saf saf  kanat çırparak namaz kılan ki onların namazı budur diyor ayette kuşları örnek veriyor. Her şeyin secdesi var. Yerde gökte ne varsa her şey Allah’ı zikrediyor ve secde ediyor diyor. Onun için biz kulluğu tercih etme yani Allah’a.</p><p>Allah’ın  yarattığı mahluk olmaktan öte onun kulu olmayı tercih etmeliyiz.</p><p>Eğer fıtrat dersinde dediğim gibi bu başlıkla kullan şimdi, “<strong>Tek bir ilaha kul olmaktan yüksünen birçok ilaha kul olmak zorunda kalır.</strong>”</p><p>Eğer bir ilaha kulluğu seçmezsen oda ayartıcımıza değil mi? Bir tek ilaha kul olmaktan insanlar yüksünüyor değil mi? Ağır geliyor. Ama aptal bilmiyor, bir tek ilaha yaratıcıya kul olmaktan yüksünen kendini birçok ilaha kul olmaya mahkum ediyor.</p><p>O zaman kıyamın başkasına, rükün başkasına ,secden başkasına, saygın başkasına değil mi? İtaatin başkasına, onlarca ilah ediniyorsun. Bir tek ilaha kul olmaktan yüksünen, yani eğer tercihini bir tek ilah olarak seçmezsen ister istemez birçok ilaha kul oluyorsun.</p><p><strong>Bir ilaha kulluk mu kolay? Birçok ilaha kulluk mu?</strong> Onun için  tercihimizi  kullanırken şunu iyi bilin biz bahaneleri sağımıza solumuza atsak bile dün dediğimiz gibi atamıyoruz. Onun için çocukluktan çocuklarımıza bu duyguyu geliştirecek eğitimi verip, hassasiyeti kazandırıp, onu kendi kendine tercihe zorlama, bir şeyi yapmaya zorlama. Yani eğiteceksin. Ne yapıyorsun diyelim ki belki bazılarınız şahit buna veyahut benimle devamlı gelen şahit mesela ben torunlarla beraber giderken birisine bir şey vereceğimde onlara veriyordum siz gidin verin. Ney yapıyor bu onları vermeye alıştırıyor. Bu huyu kazandığın zaman çok güzel bir şey ama kaybedersen bir daha kazanmak çok zor çünkü fıtri bir değer. Düşünün öyleleri var ki yani etrafta bu yaşa kadar gördüğümüz ettiğimiz eskiden insanlar garipliklerine rağmen cömerttiler. Fakirdi ama cömertti. Mesela beni dana gütmeye yollayacaklarında ben babaanneme diyorum ki; bana yumurta pişirirsen tereyağı da ekmeğin arasına koyarsan giderim diyordum. Oğlum yumurta yok diyordu babaanne neden yalan söylüyorsun gördüm işte tavukların yumurtladığını ulan oğlum aniden bir misafir gelir ona kırarız diyordu.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Sad 75</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Bakara 34</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3998144 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3998144" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8004f2d" data-id="8004f2d" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-267a83d elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="267a83d" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-04ec4e8 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="04ec4e8" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-285d77b" data-id="285d77b" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-d525d8c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d525d8c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi</span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin</span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/allah-rasulunun-ashabini-terbiyedeki-menheci/"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;">Allah Rasulünün Ashabını Terbiyedeki Menheci</span></a></span><br /></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://tr-tr.facebook.com/ilmedavetdernegiistanbul/">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/fitrat/fitrat-insanin-secme-hakki/">Fıtrat İnsanın Seçme Hakkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8552</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Allah Rasulünün Ashabını Terbiyedeki Menheci</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/allah-rasulunun-ashabini-terbiyedeki-menheci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2022 16:12:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fıtrat]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu Said]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allah Rasulünün Ashabını Terbiyedeki Menheci Ya da yeni bir babı işliyoruzdur. Her şeye rağmen önceki bablarla mevzularla ilişkiyi kurarak kafada, çünkü mevzulardan birisi sohbet konusudur onu anlatırken öbürküler ile de alaka kurma. Mesela bu yaptığımız derslerin hepsinde verilen bilginin yanında terbiyenin de olması gerekiyor. Şunu kafanıza çok iyi yerleştirin terbiyesi olmayan bir bilginin sahibine faydası...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/allah-rasulunun-ashabini-terbiyedeki-menheci/">Allah Rasulünün Ashabını Terbiyedeki Menheci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8543" class="elementor elementor-8543">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-ff6527b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="ff6527b" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-91bbe2b" data-id="91bbe2b" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-d58df9e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d58df9e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>Allah Rasulünün Ashabını Terbiyedeki Menheci</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-b06115e elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="b06115e" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-9b93954" data-id="9b93954" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-9e512f6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9e512f6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Ya da yeni bir babı işliyoruzdur. Her şeye rağmen önceki bablarla mevzularla ilişkiyi kurarak kafada, çünkü mevzulardan birisi sohbet konusudur onu anlatırken öbürküler ile de alaka kurma.</p><p>Mesela bu yaptığımız derslerin hepsinde verilen bilginin yanında terbiyenin de olması gerekiyor. <strong>Şunu kafanıza çok iyi yerleştirin terbiyesi olmayan bir bilginin sahibine faydası yok desen yeridir.</strong> Belki bu sistemlerde liyakat diyorlar ya liyakat senin zihnindeki bilgi kontrolü oda çok basit şeylerdir. İmtihanı geçtin mi bu buna layık derler. Ama terbiye ahlaken örnek olmada hiç onun üzerinde durmazlar. Ancak bu görev yaptığı sürece amiller tarafından onun dosyasına konulan notlar vardır. Hiçbir zaman bunun dışında terbiyeye dönük hiçbir şey gündeme getirmiyorlar. Kaldı ki bu insanlar okuldaki ilkokul anne baba dahil ortaokul, lise hasseten çocuklara verdikleri bir terbiye yok. Çocuklar din düşmanı, ahlaksız, komünist, birbirini öldüren, küfreden, hadi geçtik arkadaşların birbirlerine saygısını hocasına büyüğüne dahi saygı duymayan kimseler. Bunun emaresini yolda sokakta çokça görürsünüz.</p><p>Yaşlı birisi karşıdan karşıya geçmek ister elinde bir şey taşıyordur hiç insanların yardım edelim dediklerini duymazsınız. Otobüse bir vasıtaya biner Türkiye gibi bir ortamda herkes ayakta hiç kimse ona yer vermez. Katiyetle.</p><p>Bir zaman ben İstanbul da Çemberlitaş’a giderken tramvaya bindim, tıklım tıklım dolu hemen hemen genç yaştaki insanlar tabi ben biner binmez ayakta durmaya hazır bindim hiç kimsede hareket yok sadece gariban Anadolu görünümlü genç de değil yaşlı da değil birisi ayağa kalktı hacı amca gel otur dedi. Dedim otur sen yavrum ben ayakta giderim. Olur mu ya? Dedi. Gel otur. Şimdi bu gösteriyor ki bunun anneden, babadan, yaşadığı geldiği ortamdan aldığı bir şeyler var.</p><p>Şimdi bu da Allah Resulünün;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">ومن لم يرحم كبيرنا  فليس منا</span></p><p><strong>“Büyüklerimizi saymayan kimse bizden değildir”</strong> diyor.</p><p>Yani illa gavurdur anlamında değildir bu. <strong>“Ama bizim ahlakımızdan, bizim toplumumuzdan, bizim geleneğimizden değildir.”</strong> Onun için ne öğretirsek öğretelim terbiye beraberinde ama şu da asıl her meselenin terbiyesi olduğu gibi genel bir terbiye ile de geliyorsun. Şimdi mesela ben size diyorum siz biraz daha dinlemeye yatkın olursunuz, küçükler biraz daha fazla, mesela bir küçüğe ben bir şey derken hadi bakalım yap bunu derim ama sana hadi Alparslan yap bakalım. Biraz daha sertleşsem sakınırım neden? İsyan edeceğinden korkarım. Yüz göz oluruz, hiçbir şey yapamam düşünürüm ya zaten bu gibi adam defolup gitse daha hayırlı derim. Hiç uğraşmaya da değmez.</p><p>Böyle olursa bazılarına da normalde denmemesi gerekir aslında o yaştan sonra ama deme zorundaysan da bunun uygulanması çok zordur.</p><p>Çünkü insanlar bunu emir düşünüyor, zorlan yaptırma düşünüyor. Öküz olmasına rağmen ben bu kadar öküz müyüm ya? Diyor. Aslında öküz. Dedirttiriyorsa öküz, bide havalara giriyor ben öküz müyüm de bunu bana diyorsun anlamıyorum lafı takip ettiğiniz zaman genelde insanları bu denli tahlil edebilirsiniz. Yani yapısını, karakterini seçersiniz.</p><p>Onun için eğitimde küçük yaş terbiyede ideal yaştır. Ondan sonra birçok manileri çıkar. Mesela ben neden sana spor yap diyorum? Sana garezim mi var? Yok. Çünkü görünen ileride birçok hastalığa sebep olabildiği gibi hantallaştırır ibadet etmekten zevk almaz vaziyete gelirsin o rahatsızlıkla. Senin ibadetine bile mâni olur. Çocuk bunun anlamaz şimdi ben ceza diyorum hoca ceza vermek için hiç sebebe de ihtiyacı yok, ben bulurum.</p><p>Ama o ceza ona bir spor, hareketliliği mesela Ankara da ki Ubeydullah’a sorun onlar ne yapıyorlardı şu tepelere Zomana da ki tepelerin hepsine inip çıkmışlardır. Ondan sonra diyorlardı ki köye döndüğümüzde Aksaray’a falan döndüklerinde yolda yürüyemiyoruz hocam diyor. Ne yapıyorsunuz? Hep koşasım geliyor diyor. Yani yavaş yürümek gitmiyor. Yapısı o şekilde hareketlendi.</p><p>Onun için aynı şeylerin etrafında ama bunun başlığı;</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-dd924e6 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="dd924e6" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5298942" data-id="5298942" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-d88ee7b elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="d88ee7b" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-b5feb04 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="b5feb04" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-a007239" data-id="a007239" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b62067c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b62067c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>“Allah Rasulü s.a.s’in ashabını terbiyedeki menheci”</strong></p><p>Böyle dedik bunun içinde yaşlılar vardı dimi kadın vardı erkek vardı çocuklar vardı her yaşta her seviyede bilgi seviyesinde insan vardı. Onun terbiyesine tümden muhataptılar. Anlatabildim mi?</p><p>Onun için;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">منهجه صلى الله عليه وسلم في تربية اصحابه على حفظ الجسم وتربية العقل</span></p><h2 style="text-align: left;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Allah Rasulünün Ashabını Cismin Korunmasında Ve Aklın Terbiyesindeki Menheci</strong></span></h2><p><strong>Menhec;</strong> <strong>yöntem, üslup</strong> bunu kasteder. Kadın erkek yaşlı genç, çocuk, kız, oğlan hiç fark etmiyor. Halbuki bu çok önceden mesela terbiye anne babayla yani eğitim denildiği zaman biz şu yaş bu yaş demiyoruz. Ama en azından milat; Milat ne demek? Başlangıç tarihi milattan önceye alıyoruz biz, milattan sonraya değil.</p><p>İnsanın eğitimini milattan önceye alıyoruz. Ha illa bu değil. Anayı babayı işe katmadan çocuktan alıyoruz. Zaten ana baba da eğitimsizse çocuğa verecekleri hiçbir şey yoktur.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">الفقيد لا يؤت الشي</span></p><p><strong>“Kendisinde olmayan ne verir?”</strong></p><p>Hiçbir şey veremez. Mesela biz diyoruz Anadolu da bu atasözü haline gelmiş. Yaramaz, haylaz, ona buna zarar veren çocuklara ne deriz? Besmelesiz. Bu halkın geleneğine yansımış ama aslı hadise dayanır.</p><p style="text-align: right;">2161 &#8211;</p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: &#8221; <span style="color: #0000ff;">لَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا أَرَادَ أَنْ يَأْتِيَ أَهْلَهُ، قَالَ: بِسْمِ اللَّهِ، اللَّهُمَّ جَنِّبْنَا الشَّيْطَانَ</span> وَجَنِّبِ الشَّيْطَانَ مَا رَزَقْتَنَا، ثُمَّ قُدِّرَ أَنْ يَكُونَ بَيْنَهُمَا وَلَدٌ فِي ذَلِكَ لَمْ يَضُرَّهُ شَيْطَانٌ أَبَدًا &#8220;</p><p style="text-align: right;">__________</p><p style="text-align: right;">[حكم الألباني] : صحيح</p><p><strong>“Eşlerinizle birlikte olacağınızda şeytanın şerrinden Allah’a sığının ki şeytan o çocuğa zarar vermesin.”</strong><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>Çocuğu önce korumaya alıyorsun böyle, bu annenin babanın fiili ama besmelesiz peydahlanırsa o çocuktan yaramazlık, haylazlık, insanlara zarar veren bir yapı daha kolay işlevlik görür. Bu mevzuu iki bahistir:</p><p>1-Cismin inşası ve bakımında ashabını terbiye menheci</p><p>2-Aklın terbiyesinde Allah Resulü (s.a.v)’in menheci</p><p>Çünkü aklın terbiyesi derken fıtratta da gördünüz, hep akla hitap ediyor. Göze, kulağa, akıl etmeye. <strong>İnsan aklı, vahşi bir at gibidir. Terbiye etmeden ona binemezsin, gem vuramazsın.</strong></p><p>Önce sağlıklı bir kalp değil mi? Cismen bu ifadeleri kullanıyoruz şimdi. Çünkü cismin inşasında çocuğun büyümesi mesela ilerde gelecek hadislerle de gerçi işareten söyleriz. Bir besmele ile peydahlanması ondan sonra inşasında vücudunun temiz gıdalar, helal gıdalar. Hiçbir hücresi haram ile büyümemeli çocuğun.</p><p>Mesela anneler bile ben haram süt emzirmedim derler. Bu örfümüze oturmuştur değil mi? Ben haram süt emzirmedim. Aç kaldım ama haram süt emzirmedim derler. Bu da gösterir ki hemen anaya, çünkü haram gıda yerse çocuğun günahı ne deriz ama haram gıda ile büyümüştür. Bakımı, bana ne şu armut ağacı gibi büyüsün demiyoruz değil mi? Süt vermiş. Şu anki bir ilmi tespitlerle de açıktır ana sütü çocuğa ömür boyu yetecek gıdayı veren bir besindir. Hâsseten antibiyotik yönü ile ömür boyu vücudun gelişmesinde yetecektir.</p><p>Bu mevzuya gireceğiz çünkü cismin inşası ve bakımında ayriyeten de o cismin sıhhatini koruman gerekir. İleride gelecek bu hem temizlik babında göreceğiz hem de beslenme babında vücudu koruma yönünde.</p><p style="text-align: right;">24 &#8211;</p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ أَحْمَدُ بْنُ بَكَّارٍ الدِّمَشْقِيُّ مِنْ وَلَدِ بُسْرِ بْنِ أَرْطَاةَ صَاحِبِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنِ الْأَوْزَاعِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ، وَأَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «<span style="color: #0000ff;">إِذَا اسْتَيْقَظَ أَحَدُكُمْ مِنَ اللَّيْلِ فَلَا يُدْخِلْ يَدَهُ فِي الْإِنَاءِ حَتَّى يُفْرِغَ عَلَيْهَا مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلَاثًا، فَإِنَّهُ لَا يَدْرِي أَيْنَ بَاتَتْ يَدُهُ</span></p><p><strong>“Sizden biriniz uykudan kalktığında elini hiçbir yere sürmeden yıkasın.”</strong><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Diyor. Veyahut</p><p style="text-align: right;">3728 &#8211;</p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ النُّفَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: «<span style="color: #0000ff;">نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ يُتَنَفَّسَ فِي الْإِنَاءِ، أَوْ يُنْفَخَ فِيهِ</span></p><p style="text-align: right;">__________</p><p style="text-align: right;">[حكم الألباني] : صحيح</p><p><strong>“Sizden biriniz yediği kaba yer içerken üflemesin.”</strong><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a> Diyor.</p><p>Bu şimdi temizlik ile ilgili değil mi? Cismi koruma ile de önemli ama biz bunu sadece bir hadismiş gibi okur geçeriz. <strong>“Uykudan uyandığınızda elinizi hiçbir yere sağa sola vurmadan gidip yıkayın çünkü elinizin nerede gecelediğini bilemezsiniz.”</strong> Diyor.</p><p>Önünü arkanı karıştırmış olabilirsin. Onun için cismin inşası ve bakımında, aklın terbiyesinde <strong>Allah Resulünün menheci dediğimizde bu mevzu iki bahistir diyoruz.</strong></p><p>1-<strong>Cismin inşası ve bakımında ashabı terbiye menheci</strong></p><p>2-<strong>Aklın terbiyesinde Allah Resulünün menheci</strong></p><p>Şimdi akıl vahşi bir at gibidir. Düşünebiliyor musunuz? Vahşi bir at, gem vurulamayan en çok bunu kovboy filmlerinde gösterirlerdi. Çok çok usta kimseler önce onu tutup gem vurmayı, eğer vurdurmaz atar. Önce çıplak bineceksin çünkü üzerine birisini bindirmez o, hiç kimse binmemiştir, huylanır.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Ebu Davud 2161</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Tirmizi Taharet 24</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Ebu Davud 3728</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e7e4f65 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e7e4f65" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-9a28f99" data-id="9a28f99" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-f03e6b1 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="f03e6b1" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-842d399 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="842d399" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-ac236f2" data-id="ac236f2" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-40643dc elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="40643dc" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Akılı da terbiye etmeden binemezsin. Cismin inşa ve besleme ve aklı terbiyede Allah Rasulünün ashabını yani terbiye etmede cisim ve beslenmede ki menheci birinci bahis ;</p><h2><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Nebevi Terbiye</strong></span></h2><p>Cismin inşasını ve bakımının önemi nebevi terbiyede yani Allah Rasulünün menheci derken nebevi terbiyeye baktığın zaman cisme çok önem vermiş, inşasına bakımına. İkinci bahis;</p><h2><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Cismin Bakımında Allah Rasulünün Takip Ettiği Yol</strong></span></h2><p>Nebevi terbiyede cismin inşa ve bakımının önemi. Burada diyoruz ki biz cismin bakımı, sıhhatin muhafazası hasseten çocukları yani çocukların terbiyesinde çünkü otuz yaşından sonra bunu anlayıp yapmaya başlarsan trene yarı yolda binmiş gibi olursun. Veyahut çok güzel döşenmiş bir sofranın yarısı yenmiş vaziyette gelir oturursun. Bu buna benzer. Allah Rasulünün ashabını terbiyede kasıt ettiği budur.</p><p>Tevcihatlarının yani yönlendirmeleri az önceki söylediğim hadis-i şerif yönlendirme değil mi? Yönlendirmedir. Tevcihatlarının büyük bir kısmını da bu yönde yapmıştır. Zira nefis tezkiyesinde, içinden önce dışın cismin bakımı asıldır. Vücudun kabı ve aklın duruluğunu sağlayandır. Düşünün şeker sorunun olsa, tansiyon sorunun olsa, kolesterol sorunun olsa uyur gibisin değil mi? Akıl çalışmaz, aklın duruluğu yoktur orada.</p><p>Onun için en son cümleyi tekrar ediyorum Allah Rasulü (s.a.v)’in ashabını terbiyede kastettiği bu. Tevcihatlarının büyük bir kısmını bu yönde yapmıştır. Zira nefis tezkiyesinde cismin bakımı asıl. Vücudun kabı ve aklın duruluğunu sağlayandır. Yani cismin sıhhatli oluşudur. Çünkü insan nefsi aklı ve cismi arasında kuvvetli bir alaka vardır. Bu üç cüz arasında müşterek bir tesanüd yani dayanışma vardır. Bunların her biri birbirinden etkilenir. Değil mi? Tansiyon olsa devamlı ne olur? Yüksek olduğunda tansiyon kalp atışı kan basıncı fazlalaşır, heyecan gelir. Tansiyon düşünce de başım dönüyor derler yaşlılar.</p><p>Tekrar edeyim çünkü insan nefsi aklı ve cismi arasında kuvvetli bir alaka vardır. Bu üç cüz arasında müşterek bir tesanüd yani dayanışma vardır. Bunların her biri birbirinden etkilenir. Birini diğer ikisinden ayırmak mümkün değildir. Selim bir akıl. Anladınız mı selim bir aklı? Sıhhatli bir cisimde olur. Bazen derler ya sağlam bir kafa sağlam bir cisimde bulunur. Selim bir akıl sıhhatli bir cisimde olur.</p><p>Sıhhat Allah’ın kulları üzerindeki en büyük nimetidir. Kanuni bile <strong>“Cihanda devlet gibi bir nimet yok. Ama sıhhat kadar da hiçbir devletin değeri yoktur.”</strong> Çünkü bu her insanın fıtri babdan baktığımız zaman sıhhatin ne olduğunu anlamayan var mıdır? Değil mi? Yoktur.</p><p>Selim bir akıl sıhhatli bir cisimde olur, sıhhat Allah’ın kulları üzerindeki en büyük nimetidir.</p><p>Allah Rasulu (s.a.v)’in buyurduğu gibi ;</p><p style="text-align: right;">2346 &#8211;</p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مَالِكٍ، وَمَحْمُودُ بْنُ خِدَاشٍ البَغْدَادِيُّ، قَالَا: حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي شُمَيْلَةَ الأَنْصَارِيُّ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مِحْصَنٍ الخَطْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، وَكَانَتْ لَهُ صُحْبَةٌ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «<span style="color: #ff0000;">مَنْ أَصْبَحَ مِنْكُمْ آمِنًا فِي سِرْبِهِ مُعَافًى فِي جَسَدِهِ عِنْدَهُ قُوتُ يَوْمِهِ فَكَأَنَّمَا حِيزَتْ لَهُ الدُّنْيَا</span></p><p><strong>“Allah Resulü sizden her kim vücutça sağlıklı, kalben emin olup yanında gününe yetecek kadar rızkı bulunursa tüm dünya nimetleri onda toplanmış gibidir.”</strong><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>Dikkat ederseniz ne diyor? Sizden her kim vücutça sağlıklı, bir gün kalkarsın felç olmuş olabilirsin. İnme dedikleri şey. Kalben emin olup, bir de yanında gününe yetecek kadar rızkı olursa tüm dünya nimetleri onda toplanmış gibidir.</p><p>Şimdi bu hadisi şerif rastgele söylenmiş bir söz değil. Değil mi? Rastgele söylenmiş bir söz değil. Bunu bir tabip noksan söyler tabip mesela vücutça sağlıklı sözünü diyebilir ama kalben emin olup bu sözü diyemez. İsterse senin kalbin çöp bidonu gibi olsun, gününe yetecek kadar rızkı olsun bunu da bilmez. Bu ne demektir? Lüzumundan fazlasını isteyerek, onu kazanmaya çalışıp kendini helak edebilirsin. Çünkü az önce öğrendiğiniz ayette de;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَمَا خَلَقْتُ ٱلْجِنَّ وَٱلْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُون</span></p><p><strong>“Ben cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım.”</strong><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Diyor.</p><p>Devam eden ayeti kerimede <span style="color: #008000;">مَا أُرِيدُ مِنْهُم</span> onlardan istemiyorum. Buradaki <span style="color: #008000;">هُم</span> zamiri nereye ait? Cin ve insanlara ait. <span style="color: #008000;">مَا أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ</span>  onlardan rızık istemiyorum. <span style="color: #008000;">وَمَا أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ</span> onlardan beni doyurup yedirmelerini de istemiyorum. <span style="color: #008000;">إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلْقُوَّةِ ٱلْمَتِينُ</span> çünkü rızkı veren güç sahibi Allah tır. O ayetle siyak ve sibak olarak düşünsek rızkın ne alakası var? İşte Suud gibi yerde tevhidi öğrenen birisi o ortamın sorunlarına göre yazılan bir eseri mesela bu ayetten sonra, <span style="color: #008000;">وَمَا خَلَقْتُ ٱلْجِنَّ وَٱلْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ</span> ayetinin dışında tevhid dersi yapanların bu ayeti okuduğunu göremezsin. Hemen o ayeti anlatır biter.  Ama siyak ile bir ilişkisi var. Çünkü <span style="color: #008000;">مَا أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ</span> sadece bana ibadet etmeleri için yarattıklarımdan, beni rızıklandırmalarını istemiyorum. Yedirip içirmelerini de istemiyorum. Buna atabildiğimiz tek başlık ne biliyor musunuz? Allah’a kulluğa engel olan en büyük unsur en büyük mâni rızık endişesidir. Mesela başka bir ayeti kerimede Allah;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا  لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا  نَّحْنُ نَرْزُقُكَ</span></p><p><strong>“Ehline (ailene, çoluk çocuğuna, yakınlarına) namazı emret. Sen de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Rızıklandıran biziz.”</strong><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p>Ne alaka? Namaz ile çünkü namaza mâni en önemli sebeplerden birisi rızık endişesidir.</p><p>Arkasından bakıyorsun:</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَلَا تَقْتُلُوا أَوْلَٰدَكُمْ خَشْيَةَ إِمْلَٰقٍ</span></p><p><strong> “Rızık endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin.”</strong><a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a>Diyor.</p><p>Şimdi baktığınızda göreceksiniz büyük, kocaman bir devlet ekonomik zayıflıktan dolayı biz gücümüzü gösteremiyoruz gibi söz eder ekonomik bağımsızlık, endişenin temeli rızık endişesidir.</p><p>Sahabe günlük yiyeceği dahi olmayan, doğru dürüst düşmanla mücadele edecek silahı olmayan kimseler. Ama İran’ı Fars diyarını ve Rum diyarını fethetmişlerdir. O zamanın Rusya’sı ev Amerika’sı.</p><p>Onun için rızk bu rızık risalesinin dersini yaparken dinlediniz mi onu? Ayriyeten bir dinlemeniz gerekir.  Onun için buradaki şu anki verdiğimiz başlıklar bu tahrici Silsiletus Sahiha’da başka kimden var Ebu Derda dan varmış ayriyeten İbn Ömer’den varmış bu rivayet.</p><p>Hadiste geçen <span style="color: #008000;">سِرْبِ</span> nefis demektir. Bir kavle göre topluluk demektir. Bu takdirde maksat kişinin aile ve ev halkıdır. Yani ev halkı ile sıhhattesin. Annen, baban, çoluk çocuğun bir sen değil.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Tirmizi 2346</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Zariyat 56</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Taha 132</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> İsra 31</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-72e3cda elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="72e3cda" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6d27f7f" data-id="6d27f7f" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-e15771d elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="e15771d" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a1f6f84 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a1f6f84" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-c72a070" data-id="c72a070" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-fee9f20 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="fee9f20" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bir kavle göre bu kelime “سَرْبِ” diye okunur ve meslek yol anlamanı ifade eder. Bir başka kavle göre “سَرَبْ” olarak okunabilir ve ev manasında kullanılmıştır. Bu kelime ile ilgili yukarıda verilen bilgi Ali-ul Kari den nakledilmiştir. Tercümede bu kelime karşılığında “قَلْب” kelimesi kullanılıyor yani biz kalp kelimesini kullandık çünkü kamusda سِرْبِ kelimesinin kalp, nefis, yol ve cemaat manalarına geldiği bildirilmiştir.</p><p>Hadiste kişinin düşman tehlikesinden ve korkusundan uzak ve emin olması manası kastedildiğinden iç huzuru gönülce emniyet içinde bulunmak esas alınmalıdır demiş. Hadiste حِيزَتْ çektiğini anlatabilmek için külah gibi bir şey koyun. Fiili hizayet masdarından alınmadır. Hiyazet, toplamak ve birleştirmek demektir.</p><p>Dünyanın en muhteşem eserleri hala ayakta olan büyük medeniyetler yeryüzünün imarıda onunla olmuştur değil mi? Güç ile. Şimdi garip görürsünüz ama Çin seddi hala durur, eski binalar. Şimdiki binalar 50 seneden sonra eski sayılır betonlar bile. Yağmur, don çürütüyor. Gördüğünüz gibi dünyanın en müthiş eserleri hala ayakta olan büyük medeniyetler yeryüzünün imarı da bununla olmuştur.</p><p>Mükellefler Allah’ın kendisine vacip kıldığı şeyleri ancak bununla cisim ile. Cismin sıhhati ve kuvveti hayatın asli esasıdır. Her kim bundan nasip alırsa güzel ve saadetli bir hayatı ikame ederek tevfike yani başarıya Allah’ın inayetine, yardımına mazhar olmuştur.</p><p>Başka bir hadisi şerifte:</p><p style="text-align: right;">4168 &#8211;</p><p style="text-align: right;">عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: &#8221; <span style="color: #ff0000;">الْمُؤْمِنُ الْقَوِيُّ خَيْرٌ وَأَحَبُّ إِلَى اللَّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِ الضَّعِيفِ،</span> <span style="color: #0000ff;">وَفِي كُلٍّ خَيْرٌ احْرِصْ عَلَى مَا يَنْفَعُكَ، وَلَ</span>ا تَعْجِزْ، فَإِنْ غَلَبَكَ أَمْرٌ، فَقُلْ: قَدَرُ اللَّهِ، وَمَا شَاءَ فَعَلَ، وَإِيَّاكَ وَاللَّوْ، فَإِنَّ اللَّوْ، تَفْتَحُ عَمَلَ الشَّيْطَانِ &#8220;</p><p style="text-align: right;">[حكم الألباني]</p><p style="text-align: right;">صحيح</p><p>Ebu Hureyre r.a dan şöyle dedi:</p><p>Allah Resulü (s.a.v) buyurdu ki:</p><p><span style="text-decoration: underline;">“Güçlü, kuvvetli bir mümin Allah’a zayıf bir müminden daha sevgilidir ve daha hayırlıdır. Her ikisinde de hayır vardır. Sana menfaati olan şeylere hırslı ol. Allah dan yardım dile. Faydalı şeyler istemek, Allah dan yardım dilemek konusunda gevşeklik etme. Eğer hoşlanmadığın bir şey sana isabet ederse, başına gelirse keşke deme. Lakin Allah böyle buyurdu dilediğini yaptı de.  Çünkü keşke şeytan vesvesesin şeytan işine kapı açar. (Kadere karşı gelme düşüncesini kalbe sokar.)”</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p>Bunu en başta bulabileceğiniz Müslim de İbn Mace de ve Nesei de.</p><p>Dünya ve ahiret hayatının imarında bazen bunu şöyle deriz; dünya hayatının her saniyesi ahiret hayatının sermayesidir.</p><p>Yani ticaret yapacak insanın ilk sahip olması gereken şey sermayedir. Sermaye ne kadar iyi meblağa da bol miktarda sermayen varsa o kadar rahat güzel iş yaparsın.</p><p>Dünya ve ahiretin imarında sıhhatin ehemmiyeti, önemi, sıhhatin önemiyle beraber sahip olunan gücün sadece zulmün ikamesinde ve dünyanın imarında kullanılmasının tehlikeli ve ahiretin imarının ihmali cismin ve aklın sıhhati korunurken insanların birçoğunun hüsranına sebep olan iki nimetin gafletidir. Yani nimetten gafil ve mahrum olmayı gerektirir.</p><p>Bazen sıhhatli bir cisme ve kala sahip olmasına rağmen bunların hayra kullanılmaması da mevzuu bahis. Yani doğru dürüst bir sıhhat aklı olmayan zarara sebep olmaz. Aksine sıhhatli ve sahih bir akla cisme sahip olduğu halde bunu hayra kullanmayışı da şerdir. Kur’an’ın ve Sünnetin yönlendirmesi;</p><p style="text-align: right;">6412 &#8211;</p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنَا المَكِّيُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ هُوَ ابْنُ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا، قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: &#8220;<span style="color: #0000ff;"> نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ</span>:<span style="color: #ff0000;"> الصِّحَّةُ وَالفَرَاغُ</span> &#8220;</p><p>Abdullah İbn Abbas şöyle dedi ;</p><p>Allah Resulü (s.a.v) buyurdu ki ;</p><p><strong>“İki nimette pek çok insan hüsrana uğramıştır. Sıhhat ve ferağ(boş zaman).”</strong><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><p>Sıhhat var ferağ var yani müsait boş zamanı var. Bu iki nimette insanlar hüsrandadırlar.</p><p>Sıhhat Allah azze ve celle nin kullarına azim bir hibesidir. Bu da ne demek bilir misiniz? Hibe nedir? Karşılık olmadan verilen, lütuf, ihsan edilen şey. Karşılığı yoktur bunun. Hatta Türkiye falan bir yere şu kadar milyon hibe etti diyor ya, geri alınmaz karşılığı beklenilmeyendir. Allah bize verdiğinin hiçbirinin karşılığını beklemiyor, şükürden başka. Oda bizim kulluk vazifemizdir zaten.</p><p>Sıhhat Allah azze ve celle nin kullarına azim bir hibesidir. Dünya ve ahiret saadetini teminde, yani kazanmada sebep kılınmıştır. Gücü ve taakadı nispetinde sorumluluk yüklemiştir. Bunun ile yani Allah’ın lütfettiği sıhhat ile onun emir ve nehiylerini yerine getiriyor değil mi? Sıhhatin olmazsa hacca bile gidemezsin.</p><p>Doğru dürüst sıhhatin olmazsa namazı bile bazı erkanlarını yerine getiremezsin. Binaenaleyh mürebbiyul azim yani en büyük muallim, terbiyeci Allah Resulünü kastediyoruz (s.a.v), ashabını terbiye ederken kadın, erkek, çocuk ayırt etmeden nebevi terbiye menhecinde cismin ve aklın muhafazasını asıl olarak göstermiştir. Önce inşası sonra korumak yani hem sıhhatli bakmak hem de sıhhatini koruma hasta olmaması için, sonra tedavi akabinde yaratılış gayesi olan kulluğun talimi.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Süneni İbn Mace 4168</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Buhari 6412</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3f81931 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3f81931" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-056946e" data-id="056946e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-f9fc2d1 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="f9fc2d1" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-c6a54d7 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="c6a54d7" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-a3f525c" data-id="a3f525c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-9235b47 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9235b47" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/">Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</a></span></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://twitter.com/ilmedavetist?ref_src=twsrc%5Egoogle%7Ctwcamp%5Eserp%7Ctwgr%5Eauthor">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p><p> </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/allah-rasulunun-ashabini-terbiyedeki-menheci/">Allah Rasulünün Ashabını Terbiyedeki Menheci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8543</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Oct 2022 12:33:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ? Biraz geriden başlayacağız. Kainatta yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bu maksat üzere yaratılmış olmasın yani kulluk üzere. Sadece insanoğlu değil yaratılmış ne varsa her şeyin yaratılış gayesi kulluk. Böyle bir cümle kullandığınızda aynı paralellikte kullandığımız daha önceki cümleleri de etrafına toplar. İnsan kainatın merkezindedir dediğimizde hemen...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/">Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8534" class="elementor elementor-8534">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-13a932c elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="13a932c" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b06fa82" data-id="b06fa82" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-2dcff2e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2dcff2e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-23ee46a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="23ee46a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-fd04920" data-id="fd04920" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-0c20ee9" data-id="0c20ee9" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ef4910d elementor-widget elementor-widget-video" data-id="ef4910d" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/ixkjHf6eJDg&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1ad586b" data-id="1ad586b" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-ffbac2a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="ffbac2a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-94bd248" data-id="94bd248" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-64d58a3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="64d58a3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Biraz geriden başlayacağız. <strong>Kainatta yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bu maksat üzere yaratılmış olmasın yani kulluk üzere.</strong> Sadece insanoğlu değil yaratılmış ne varsa her şeyin yaratılış gayesi kulluk.</p><p>Böyle bir cümle kullandığınızda aynı paralellikte kullandığımız daha önceki cümleleri de etrafına toplar. İnsan kainatın merkezindedir dediğimizde hemen etrafını sair yaratılmışlar ile örüyoruz.</p><p>Bunu bizim üzerimizden verilen örnek ile yani insanoğlu kulluk için yaratılmıştır. Hiçbir harekatı, sekenatı yoktur ki kulluk olmasın veyahut kulluğun dışında kalsın. Aynı anda insanın etrafında ne varsa her şeyin yaratılış gayesi bu maksattır yani kulluk üzeredir. Buna sebep dün hafif bir geçiş ile ele aldık ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم ۗ مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p> <strong>Kendi kendilerine Allah’ın gökleri yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak yaratmış ve muayyen bir süreye yani bir ecele kadar, vakte kadar yarattığını hiç düşünmediler mi?</strong></p><p>Bu gösteriyor ki insanoğlu şu ayet inmeden bile şu istenilenleri yapabilecek istidat üzere yaratılmışlardır zaten.</p><p>Allah Resulü nübüvvetini söyleyerek geliyor bedevi, daha öncekileri düşünebilen algılayan  bedevi Allah Resulüne seni yeri göğü hiç yoktan yaratan mı yolladı diyor. Bakın ne ile alaka kuruyor. Muhatabı olan kişinin de onun ile alakası var, bunu soran kişinin de alakası var. Çünkü nübüvvetini kabul edebilmesi için evet o yolladı, garip zaten böyle bir iddiada bulunan yalancı her zaman yalan söylemeye hazırdır değil mi? Nasıl onun yalan söylemeyeceğinden emin ki bedevi böyle bir soru soruyor.</p><p>Bu ihtimal üzere söz edersek daha önceden resul o toplumda tanınmış birisidir. Hiç yalan söylemediğine hepsi şahitlik ettiğinden dolayı emindir yalan söylemeyeceğine dair.</p><p>Ayrıca o toplumda demek ki böyle bir olgu oturmuş yalan söylemek o toplum tarafından zemmedilen bir fiil değil mi? Yalan söylemesi mümkün değil çünkü o toplumdan dışlanırdı, her halükarda nasıl yalan söylerse söylesin.</p><p>Şimdi sizi düşünün, sizin söylediklerinizin, konuştuklarınızın, yaptıklarınızın yüzde doksanın doğru olduğunu düşünelim her söylediğinizi yalan söylemiyorsunuz değil mi? Veyahut yüzde doksan dokuz söyledikleriniz hep doğru olsa iddialarını doğru olsa o yüzde bir kalan yüzde bir sizin yalanınıza şahit olsam ben görsem bir daha size inanmam. Söylediğiniz doğrulardan da şüphe etmem normal değil mi? İnanmam, ve şüphe etmem doğru.</p><p>O zaman biz hassaten buna dikkat ederek ne olursa olsun doğruluk, dürüstlük önce insan olmanın vasfıdır. Eğer insan olarak böyle bir değere sahipsek yalancılığın cirit attığı bu ortamda hakimlerden yalancılar vardır sahtekarlar vardır, siyasilerden yalancı sahtekar vardır, tüccar, ticaret ehlinden sahtekar yalancılar vardır. Hepsi yalancıdır. Ama herkes şahit ister. Neden? Birbirlerine güvenmiyorlar. Halbuki başkasının yalancılığından mağdur olan birisi kendisine yalan söylenildiğinde de rahatsız olan kendisi de başkasına yalan söylüyordur.</p><p>Bu cümleyi büyüklerin anlamadığını düşünüyorum. Sizin de nasıl anlayacağınızı pek merak etmiyorum şuan. Başkasının yalanına göz yuman birisi, başkasının sahtekarlığına göz yuman birisi kendisini yalan söylemeye hazırlıyor demektir. Bu ortam tabii seyrinde böyle gider.</p><p>Onun için<strong> başkasının yalanına, başkasının şerrine katiyetle sükut etmeyin. Sükut ettiğiniz şeye siz de müptela olursunuz</strong>. Ona seyirci kalmayın. Bunun için Allah azze ve celle kendi kendilerine Allah’ın semada yarattığı, yerde yarattığı, bunun ikisinin arasında yarattığı, veyahut bu kainatta yarattıklarını bir hak üzere yaratmışsa önceden yani hiçbir şey abes değil, yaratılmamıştır. Hak üzere ise o yaratığın üzerinde hakikati yaratılış biçimde mülahaza edip, görerek geliyoruz. Çünkü mücerreden bize bakmamızı söylüyor değil mi?</p><p><span style="color: #008000;">فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ</span>  <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Allah’ın rahmet eserlerine bak diyor, deveye bak diyor, göğe bak diyor, yere bak diyor her yere bak diyor. Eğer bakacağımız şeyi ismen zikredip yani yönümüzü bulmak içindir o söz değil mi? Yani semaya bak dediğinde sen her halde şöyle bakacak değilsin ya, yere bak dediğinde oraya bakarsın. Arkasından başka bir kelime zikretmese,</p><p><span style="color: #008000;">وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ</span> <strong>onlar yer yüzüne bakmıyorlar mı nasıl dümdüz kılınmış</strong>. Bir eyleme bakıyorsun ne var orada göze çarpan ne var. İlk akla gelen düzlüğüdür her halde yani sadece bize bak desen ki öyle de diyor arkasından bir de çelişki yaşamayalım yani şuraya baktığında ne görüyorsunuz desem herkes her halde fayans görüyorum diyecek. Yer yüzüne de öyle bakacak. Ama açıklama yaparak,</p><p><span style="color: #008000;">فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ <strong>A</strong></span><strong>llah’ın rahmet eserlerine bakın arkasından</strong></p><p><span style="color: #008000;"> كَيْفَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ</span> <strong>koskocaman yer yüzünü öldürdükten sonra tekrar ona nasıl hayat verdi. Eğer biraz çalıştırıyorsak hayat verdiği şeylere baktığımızda binlercesi var bir şey değil.</strong></p><p> Bu ise düşünemeyen, akıl edemeyen, muhakeme edemeyen veyahut merak duygusunun tamamen öldüğü kimseler olarak hiçbir şey görmüyorlar, görmedikleri de belli.</p><p>Ama dünkü söylediğimiz bir ayette, onlar yer yüzünü hiç gezip dolaşmadılar mı? Gezip dolaşsalardı, gören gözleri, işiten kulakları, akıl eden kalpleri olurdu diyor. Neden bu ayeti biz ilk önce ele aldık? <strong>Yaratılış gayemizin bir hedefi olduğu, sahip olduğumuz duygular ile bunlar ile ilişki kurduğumuz.</strong> <strong>Göz olmasaydı ilk ilişkiyi kuramayız, temas etmesek ilişkiyi kuramayız değil mi? Akabinde de bu değerlerin farkında olmak.</strong> Dünkü geldiğimiz yer o idi. Önce kendinizin değerinin farkına varmanız gerekir burada da diyor ki ;</p><p> <span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُواْ فِىٓ أَنفُسِهِم ۗ</span> <a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a>  <strong>önce kendi kendilerinde</strong></p><p><span style="color: #008000;">وفي أنفسكم أفلا تبصرون</span> <a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> <strong>sizin kendinizde de ibret alacağınız, size öğüt verecek, aklınızı başınıza getirecek çok örnekler var diyor</strong>. Ama biz toptan kendimizin farkında değiliz<strong>. </strong>Bir bütünün farkında olmayan o bütündeki cüzlerin hiçbirisinin de farkında olmaz.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Rum 8</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Rum 50</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Rum 8</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Zariyat 21</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-9db7b19 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="9db7b19" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2cfbdba" data-id="2cfbdba" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-031a656 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="031a656" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-76cce50 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="76cce50" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-f85476a" data-id="f85476a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ce2ca4c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ce2ca4c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Onlar kendi kendilerine düşünmüyorlar mı? yerde gökte yaratılan her şey madem hak, çünkü ayakta oturarak yapanlar da öyle diyor.</p><p><span style="color: #008000;">ما خلقت هذا باطلا</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a>  yere göğe bakarak, arasındakilere bakarak bu sözü koymalısınız yani sizin varlığınızda bir batıllık olmadığı gibi etrafınızda gördüklerinizde de bir batıllık yok. Abeslik yok. O zaman devamlı suphanallah dediğimizde yani noksanlıktan tenzih etmek için. Veyahut Allah’ı ululamak suphanallah diyoruz. O zaman biz din adına öğrendiğimiz ne varsa o öğrendiğimiz şeyi anlayan, bilen hangi maksat ile söylenildiğini düşünen bir kişiliğe sahip olmamız gerekir. Ve bu sefer etrafımızda gezinirken de anlayalım. Şimdi Allah bu sözü, <strong>onlar yer yüzünü hiç gezip dolaşmadılar mı?</strong> G<strong>ezip dolaşsalardı gören gözleri, işiten kulakları akıl eden kalpleri olurdu derken kime diyor bunu? Çünkü baktığı halde görmeyen, işittiği halde dinlemeyene ne diyor? Hayvanlar gibi</strong>. Hayvan dağa salındığında, araziye obaya meraya salındığında hep yerdeki yiyebileceği yeşilliklere bakar, o başka bir şey görmez.</p><p>O zaman bizim varlığımızın farkına varma, ondan sonra onun ile ne yapacağımızı düşünerek ve bunu düşünemeyenler akıl edemeyenler için de ;</p><p><span style="color: #008000;">وَإِنَّ كَثِيرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَاءِ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ</span> rabbine kavuşmayı cidden insanların çoğu rablerine kavuşmayı, ona geri döndürülmeyi inkar ediyorlar.</p><p>Bunun ile kuracağımız bağ ne olur? Yerde gökte ikisi arasında yaratılmışları müşahede bizim ahirete imanımızı da arttırıyor.</p><p><span style="text-decoration: underline;">Hiç aklına getirmeyenlerin yani ölümü ölüm bir yok oluş değil, bir yokluğa gitmiyorsun. Başka bir hayatın başlangıcı. İmtihana tabii tutulduktan, denendikten sınandıktan sonra başka bir hayata geçiş.</span> <span style="text-decoration: underline;">Biz buna ahiret hayatı diyoruz bir yok oluş değil.</span> <strong>Tekrar farklı bir yaratılış çünkü insanoğlu yaratılmış olduğu tabiatı üzere, fıtratı üzere burada tabiat kelimesini fıtrata eş anlamda kullandık</strong>. Çünkü bundan sonra kullanacağımız cümlelerin içerisinde fıtrat veyahut fıtratın yerine tabiatı, eşyanın tabiatı diyoruz bu eşyanın fıtratı mesela yılanın tabiatı desek nedir? Isırıp sokmak. Onun tabiatı yani o fıtri onun için o bir değer ama bizim için o bize zarar veren bir şey. Ama biz bunu akıllı telakki ettiğimizde geçen gün hani su ile akrepten misal verdim ya, veyahut aslanın bir ceylanı parçalamasını ilk bakışta vahşi görürüz ama kendimizi koyun boğazlayıp yerken hiç bunu göz önünde bulundurmayız. Düşünmeyiz bu da öldürme farklı bir biçimde. Aslan ise bıçak taşımıyor tırnakları ile ağzı ile işi bitiriyor.</p><p><strong>O zaman biz kendimizi sair varlıklar ile kıyaslarken her şeyin tabiatına uygun sahip olduğu hasleti onun penceresinden bakarak, onun menfezinden bakarak değerlendirmemiz gerekiyor.</strong> Ama biz insanız biz hep aynı yerden birbirimize bakabiliriz çünkü aynı değerlere sahibiz.</p><p>Çünkü insanoğlu yaratılmış olduğu tabiatı üzere her zaman devamlı gördüğü, işittiği şeylere neden, ne için ifadesi ile onun künhünü mahiyetini araştırır, merak eder. O zaman insanda sahip olduğu bu değerler mesela bakacaksınız şimdi Kurana bize göz verdiğini, kulak verdiğini, iki dudak bir dil verdiğini bir kalp verdiğini devamlı zikrediyor.</p><p>Bu sahip olduğumuz haslet değerlerde kalbe geldiğimizde hepsini şöyle okuduğunuzda müstakil müstakil değerleri yaptıkları işlere dönüktür. Bütün eşyayı görebilmen için değil mi bu olması lazım. Düşünebilmen için akli ehliyetin olması gerekiyor. Tefekkür edebilmen için, bütün bunları değerlendirme merkezi, algılama kendisine ait olan değeri..</p><p>Merak merkezde o zaman merak etme duygusu ölmüş mesela meraka bunun ile bağlı olan bunun ile eş anlamda bir kelime zikredin merak dediğimizde, ilgi zaten ilgiye sebep merak oluşur. Seni çeken bir şey vardır ilgi ve merak edersin. Arkasından neden, nasıl, taacup ettiğin hayret ettiğin şeyler gündeme gelir. O zaman bizde merak duygusu çok unutulmuyor, yanlış noktalarda geliştiriliyor. Mesela tecessüs de bir merak neticesidir. <strong>Tecessüs ne demek? Birisinin ayıbını aramak.</strong> <strong>Dikkat edin birisinin iyiliklerini mi daha çok gündeme getiririz kötülüklerini mi? Şimdi değişir.</strong> Adamı kötülemek istiyorsan hep kötülüklerini, adama aşırı sevgin var ayıbını kapıyorum diye kötülüklerini örtüyorsan, nasihat etmiyorsan ki başta budur. Ayıbını çıkarmama onun kötülüğünü örtme değildir. Bir insan bir yerden geçerken bir evin duvarlarının koruluğun veyahut tahtaların aralığından bakması nedir? Tecessüs. Haramini görme. Karşı tarafında onun gözünü çıkarma hakkı vardır. Merak başına çorap örer. Merak güzel ha buğuz etmek nedir dediğimizde anlayamazsınız, Allah düşmanın buğuz etmek hayırdır, bir ibadet eylemidir vera ve’l bera dandır. Ama bir Müslümana buğuz etmek beladır musibettir. Buğuz etmenin kökünü diyelim neyden gıdalandığını, nemalandığını öğrenmek isterseniz sebepler çok basit şeylerdendir. Şimdi kendimizi bir silkeliyoruz. Veyahut kendimizi tanımaya çalışıyoruz. Yoğun bir gözetim altında tutulursanız hep yaptığınız arızalar gündeme gelirse kendi kendinizi ikna etmeye başlarsınız ben cidden kötü birisiyim. İyi yanlarınız da söylenirse ha benim kötülüğüm söylendiği gibi yanlışlarım iyiliğim de söyleniyor. Biz bir hata yüzünden birisini toptan yok saymayız iyi bir yönü ile de onu alıp herkesin üzerinde iyi bir insan da demeyiz.</p><p>Hatalı insan, insan hatalıdır insan nisyan ile malumdur <strong>insan hata eder. Ha hata etmesi gerekiyor, yanlış yapması gerekiyor, bir kusur işlemesi gerekiyor mutlak neden? Allah’a devamlı tevbe edebilmenin kapısının açık kalması gerekiyor.</strong> Eğer insanlar hiç günah hata işlemez olsalardı Allah günah işleyen bir topluluk yaratır, onlar günah işler Allah’tan tevbe mağfiret talep ederler Allah da onları affederdi.</p><p>Şimdi bunu anladınız değil mi? Fark etmenin istife ettiği unsurlar merak bunlardan birisidir ama dikkat edin merak edin katiyetle tecessüs gibi bir istikamete yönelmeyin, veyahut birilerinin ayıplarını araştırma onu kötüleyebilmek için bunu yapmayın. Peki hem ayıbını görecen susmayacaksın hem de arkadaşını satmayacaksın. Peki hem tecessüs etmeyeceksin hem de ayıbını yaymayacaksın. Yani susmayacaksın. Hepsini bir arada siz becerir misiniz? Mümkün değil ya.</p><p>Ufak bir kötülük yaparsın sana yapıldığında bu sana dokunuyor sen başkasına yaptığında hiçbir şey hissetmiyorsun. Daha biz insan olarak oturmamışız.</p><p>O zaman ilk tanımamız gereken niteliğimiz, sıfatımız kimlik vasıflarımız ne imiş? Kuranda bize insan olarak verdiği vasıflar.</p><h2><strong><span style="color: #000000; font-size: 19px;">Gören, işiten, kalbi olan kalp de bizim hayatımızın merkezindedir.</span></strong></h2><p><strong>Çünkü insan vücudunda bir et parçası vardır ki diyor ;</strong></p><p><span style="color: #008000;">إذا صَلَحَتْ، صَلَحَ الجَسَدُ كُلُّهُ </span> o salah buldu mu, bütün ceset salah bulur. Şimdi senin dilindeki diyelim ki biriniz fuhuş bir söz söylüyor, fuhuş bir söz ne anladınız mı? Fuhuş müstehcen bir söz, münker bir söz desen Allah’ın ve Resulünün sevmediği deriz. Hemen senin nerenin kötülüğüne bakarım önce, bunun neresi bozuk derim? Merkez santral. <strong>O et parçası salah buldu mu bütün ceset salah bulur. O et parçası ifsat a uğradı mı, ifsat oldu mu bütün ceset ifsat olur.</strong> <span style="color: #008000;"><strong>أ</strong>لا وهي القَلْبُ</span> işte o kalptir diyor o et parçası.<strong> Kalp nasıl kirlenir? İşlediği her günah her kötü şey ne olursa olsun günah deriz o günahın cürmü kadar kalpte siyah bir leke yapar.<span style="text-decoration: underline;"> Çoğaldıkça da o siyah leke söz verirsin sözünde durmazsın, arkadaşını ispiyonlarsın, yalan söylersin, tecessüs edersin, yaramazlık yaparsın, zarar verirsin kalp ne oluyor? Kasvet dediğimiz kasavete bürünüyor. Öyle oluyor ki sertleşiyor.</span></strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Ali imran 191</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-38a882b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="38a882b" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8382c2e" data-id="8382c2e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-8970ff4 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="8970ff4" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-5004eb7 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="5004eb7" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-da4ba20" data-id="da4ba20" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-fd28fef elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="fd28fef" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Öyle sertleşiyor ki taştan da daha sert oluyor. Şimdi kalbimizi kontrol altına almadıysak sizin burada dersi dinle dememiz, mesela bugün Cihan abiniz size bir ders yaptı, anaya babaya karşı bizim hissetmemiz gereken duygular. Bu duygu canlı değilse ana ile çocuk arasında iyi bir bağ kurulmadıysa, Anadolu&#8217;da kadınların Allah’ın mesela Kuranı kerimde kendi hukukuna riayetten sonra ana babanın hukuku ve hemen ananın dokuz ay karnında taşıması ve bir de iki sene süt emzirmesini gündeme getirir. Bir bağ var bunda. Anadolu&#8217;da analar çocuklarına kızdıklarında ne derler, yaptırım olarak neyi kullanırlar? Sütüm haram olsun. Çocuğuna bir iftira olsa o zaman çocuğunu ne ile müdafaa eder? Ben ona haram süt emzirmedim der.</p><p>Demek ki bir etkinliği var bunun. Gerçi hoş şimdiki analar bunu da diyemezler gayrı çocuklarına süt vermiyorlar ya. Bu deme hakları da yok. Sütümü haram ederim de diyemez, ben ona helal süt emdirdim de diyemez.</p><p>Yani sana süt olarak içirdiyse Hollanda dan getirdikleri bir mondafonun melezin sütünü içirtmişlerdir o da bir sürü su karıştırarak.</p><p>O zaman biz kendimize dönüp baktığımızda dikkat etmeliyiz. O zaman bizler diyelim çünkü insanoğlu yaratılmış olduğu tabiatı üzere her zaman devamlı gördüğü, işittiği şeylere neden niçin ifadesi ile onun künhünü mahiyetini araştırır. İster istemez sebebini sorar.</p><p>Ama biz bunu katiyetle hikmetçi mantığı ile yani yaklaşım sözünü kullanırız bunu yapmamalıyız. <strong>Bir Avrupalı da eşyanın bu denli mahiyetini araştırır ama o farklı bir şey bulabilmeyi düşünür. Biz önce o şeyin yaratıcısını buluruz.</strong> <strong>Onların yaptığı en büyük hata nedir? Araştırdıkları şeyin yaratıcısını araştırmıyorlar.</strong> Halbuki Kuranın yönlendirdiği yol işareti gibi oku çizmiş, yaratıcıya götürür. Her mahluk halıkın oradaki izidir. Çölde kumda iz belli eden bir yerde bir deve izi görürseniz ne anlarsınız? Oradan deve geçmiş. İspata ihtiyacı var mı bunun? O iz zaten ispatı ama o iz ile öyle hassaslar vardır ki bu deve yüklü, bu deve yüksüz diyebilecek anlayanlar var. Nasıl anlıyor? İzin normalin üstünde derinliğe inmesi. Ha neyi bilemez o deve tek hörgüçlü müydü çift hörgüçlü müydü bilemez. Boz muydu kızıl mıydı bunu bilemez. Ama bir tüyünün düştüğünü görse orada boz bir tüy a bu boz bir deve imiş derler. Devenin erkek mi dişi mi olduğunu anlayabilir mi anlayamaz.</p><p>Halbuki kainatta yaratılmışların üzerindeki bütün izler bir yaratıcının varlığına delalet eder, inkara delalet eden yokluğuna hiçbir eser yok. Ve bunun için küfrün ispatı yoktur diyoruz. Eğer Allah bizi tabiatı müşahedeye yönlendiriyorsa bakmaya görmeye o zaman dikkat edin birbirinize adam olmak istiyorsan insan olmak istiyorsan gez dolaş. Keskin bir göz basiret sahibi olmak istiyorsan gez dolaş. İyi işiten algılayan biri olmak istiyorsan gez dolaş. İyi bir akıl eden kalbe sahip olmak istiyorsan gez dolaş.</p><p>O zaman göreceksiniz ki bu gezmenin dolaşmanın ne denli tavsiye edildiğini mutlak bunun tabi hemen size hitap ettiğim bir şey değil, felsefi dinlerde yani batıl dediğimiz dinlerde eğer onlar geçmişte kendilerine indirilen ilahi bir dinin kalıntısı ise bazen bunu bulmak mümkün. Çünkü gezip dolaşma emredilmişse bakıyorsunuz Brahmilerde, Enduizmde Brahmi diye bir mezhep vardır gezip dolaşmak seyahat ibadettir. Felsefe de buda böyledir. Halbuki bu bizim kitabımızda zikredilmişse biz şimdi gezip dolaşma dediğimizde asalaklık, avarelikten şimdikiler de gezip dolaşmayı bu mevsimde gördüğünüz üç dört ay turistler gelip gider ama o da fena değil Kuranda da azap edilmiş, cezalandırılmış toplulukların yerlerinin gezilip dolaşılması, ibret alınması gerektiğini de söylüyor. Nasıl helak oldu? Şimdi onların binalarına dikkatimizi çeviriyor. Neden binalar acaba? Onları ev yapmış iki bin üç bin beş bin senedir ayakta bizdeki yirmi senelik evlere eski bina diyorlar.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-d5b08d3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="d5b08d3" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-fbd3910" data-id="fbd3910" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-6bd2588 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="6bd2588" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a4ca221 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a4ca221" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b80031c" data-id="b80031c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ade3948 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ade3948" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</a></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.youtube.com/channel/UCy4dEe2x35IsGIkZTgfEkVA">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p><p style="text-align: center;"> </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/onlar-yeryuzunu-gezip-dolasmadilar-mi/">Onlar Yeryüzünü Gezip Dolaşmadılar Mı ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8534</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2022 12:27:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8518</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2 Dünkü sohbette kaldığımız yerden bizim meseleleri telakkimiz meselelere bakış açımız algılamamız çünkü telakkimiz algılamamız ile nasıl algıladığımız ile alakalı. Algılamamız istikametinde insanın kul olduğunun farkına varışlığı vardır. Yani biz bütün bu sohbetlerimizde hedef aldığımız gaye ne imiş? Kul olduğumuzun farkına varmak. Her eylemimizde kul olarak bir kulluk...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8518" class="elementor elementor-8518">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-5479d94 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="5479d94" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-db22002" data-id="db22002" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-c98d5ca elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c98d5ca" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><strong>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a515d93 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a515d93" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-26cc3f8" data-id="26cc3f8" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e80c3dc" data-id="e80c3dc" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b6c0caa elementor-widget elementor-widget-video" data-id="b6c0caa" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/SMZmR_veY7I&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6d8d46d" data-id="6d8d46d" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4169cfd elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4169cfd" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2f4ac1e" data-id="2f4ac1e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-574422b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="574422b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Dünkü sohbette kaldığımız yerden bizim meseleleri telakkimiz meselelere bakış açımız algılamamız çünkü telakkimiz algılamamız ile nasıl algıladığımız ile alakalı.</p><p>Algılamamız istikametinde insanın kul olduğunun farkına varışlığı vardır. Yani biz bütün bu sohbetlerimizde <strong>hedef aldığımız gaye ne imiş?</strong> <strong>Kul olduğumuzun farkına varmak.</strong> <strong>Her eylemimizde kul olarak bir kulluk eyleminin faili olarak bulunduğumuzu fark etme.</strong> Oynarken dahi bir kulluk eylemi üzere olduğumuzu fark etme. Şakalaşırken, dersteki bütün gayemiz kul olduğumuzun farkına varmak. Her hareketimizde madem ki bir kulluk eylemi üzereyiz onun, o fiilin, o hareketin, o tasarrufun bizden rast gele çıkmadığını, boş bir iş angarya olmadığını, onun yaratıcımıza bir kulluk takdimi olduğunu fark etmek, farkına varmak fark ettirmektir.</p><p>Benim vazifem nasıl fark ettirmek ise sizin de vazifeniz fark etmek. Bu farkı yakaladığın an aynı anda arkadaşlarına kendini fark ettirmek istiyorsun ya, ilgi çekmek istiyorsun, becerdiğin bir iş ile arkadaşlarının yanında onlardan farklı olduğunu, mesela bu gün Seydişehir&#8217;den çıkarken küpe mescidinin yanında bir amca gördük, sakallı cübbe sarık öyle havalı havalı yürüyor ki Allah’ın farklı kulu, ama bunu şekle yüklemiş. Şekil ile bunu göstermek istiyor. Eğer şekil ile bir İslam&#8217;ı arz etme, gösterme varsa namaz kılmak bunların en önde geleni beş vakit namazda camide bulunmaktır. Yolda sokakta gezerken tozarken mütevazi, halim selim ahlaklı, insanlara zarar vermeyen. Bence öyle hava atarak hüleyaen gezerken kendini ispat etmeye çalışmaktan öte yolda insanlara eziyet veren bir taş, çöp, pisliği alıp kenara koymak bundan daha hayırlıdır. O kişi o hadisi bildiğini gösteriyor, fiili ile de ispat ediyor. Şimdi buraya bakıyorsun derse oturmuşuz hala derse oturmanın adabını o arkadaşlarınızdan birisi pıs pıs kulağına konuşuyor.</p><p>Pür dikkat konuşan kişiye yoğunlaşırsanız belli ki o dersi algılamaya hazırsınız. Burada da bizim bu derslerdeki maksadımız yani dersin içinde telaffuz etmediğimiz bir cümle ile ne yapmak istiyoruz?</p><h2 style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000; font-size: 19px;">Kul Olduğumuzun Farkına Varmak.</span></strong></h2><p>Ancak kendisinin her halükarda kul olduğunun farkına varamayan kişiler yani bunca eğitimden, dersten, sohbetten sonra bir sene iki sene üçüncü sene buraya gelip gitmiş hala kul olduğunun farkına varmadıysa ya anlatımda bir sorun var, ya da anlamada algılamada bir sorun var. Yani bu ya bende bir sorun olduğunu gösterir ya da sizde bir sorun olduğunu gösterir. Ben anlatamıyorum demektir. Bu sefer ben kendimi gözden geçirmek zorundayım ama şuradaki yazanlar benim yazılarım ise ben size  bir şeyler vermek istiyorum yani bir şeylerin farkına varmanızı istiyorum. Siz de bunun farkına varabilmek için nelere dikkat etmeniz gerektiğine bakmanız gerekir. Ha belki küçüklüğünüze sebep hemen fark etme, hemen o işi düzeltme belki istenilmeyebilir ama düzelmeye doğru gittiği görülmeli değil mi? Geçen seneye nispeten bu sene farklı olmalıydınız? Kim geçen seneye göre bugün farklı, kim geçen seneye göre aynı yerde kalmış, kim geçen seneye göre arka vites yapmış, geriye gitmiş? Ben şimdi bunu bazı gözlemler ile fark ediyorum. Büyüyen diyorum, aynı kalmış, geriye gitmiş arka vites daha önce sahip olduğu değerlerde zayiat var yani erezyon var. Hiç kimse de bunu şuan düşünmüyor çünkü birisi ikaz etmemiş. Bazılarınız geliyor hocam ben diyor yılışık mıyım diyor bu soru doğru yanlış hiç önemli değil bu soruyu sorması da güzel.</p><p>Veyahut ben size desem siz ne kadar orada imtihan sorularının en altında yazmış, ben onu size soru şeklinde şöyle sorsam, kendi kendinize sordunuz mu? Siz bu sohbetleri ne kadar algıladınız, farkına vardınız?  Ve değiştiniz, değiştirdiniz.</p><p>Dünkü birleştirdiğim yerde iki cümleyi bir <strong>neden fıtrat dediğimizde neden kulluk</strong> bugün herhalde biriniz güzel yazmış yani <strong>dünyaya gelirken sahip olduğumuz fıtri değerler bizim ile beraber geliyor tabi ki onlardan konuşacağız.</strong></p><p><strong>Fıtri değerler ile insanın ilişkisi ondan bir parça gibidir</strong> tanır, o uzvun kendisinden olduğunu tanır bunu bilir. Mesela hepinizin küçük kardeşi vardır, bebeğiniz vardır evde. O dünyaya gelir gelmez annesi kucağına alsın hemen annesinin memesini arar bulur, hiç klavuza ihtiyaç yoktur. Kuzular da böyle. Yere düşer düşmez kuzu ne yapar gider annesinin memesine yapışır. Bir klavuz bak meme burada senin yiyeceğin burada demedi. Fıtri değerler ile bizim ilişkimiz ne imiş? Bire bir bizden bir parça gibi ama hala on dört on beş on altı yaşına gelmiş bu fıtri değerler ile ilişkiyi kuramadıysa o kişinin merkezi ile merkezi neresi? Göz ile ilişkisi yoktur gözü ile. Kulağı ile de ilişkisi yoktur. Ağzı ile de ilişkisi yoktur rast gele geldi. Mesela bunu nerede anladınız? Geçen sene Ankaralılardan birisi açlıktan ölüyoruz demişti ya, ben merak ettim kendini çağırdım ya Allah aşkına nasıl açlıktan ölüyorsun yavrum? Ya hocam diyor o an aklıma o geldi diyor. Bu ne demek? Dili ile ilişki yok. Dili şöyle tutup çırpılmış bir yağ gibi ilişki yok. Bir bakın şimdi eliniz ile ilişkiniz var mı, gözünüz ile ilişkiniz var mı, kulağınız ile ilişkiniz var mı? Bütün bunların hepsi yarın aleyhinizde şahitlik yapacak. Aleyhinde yani seni suçlu gösterecek bir şekilde şahitlik yapacak.</p><p><strong>Farkında olmak ne imiş? Elinle bir iş yaparken, o iş hayır mı şer mi? Düşünürken o iş hayır mı şer mi? Yürürken hayra mı gidiyorsun şerre mi gidiyorsun? Yerken haramdan mı helalden mi? Ne için yiyorsun yaramazlık yapmak için mi yiyorsun yoksa hayra vesile olacak bir şey için mi? O zaman ilişkilere dikkat etmek gerekiyor.</strong> İşte bunun farkına vardırmak bütün gayemiz, hedefimiz bu yapacağınız işin farkına varmak.</p><p>Ha bunu anlık temasta iletişim sağlanmayabilir. Temasta iletişim sağlanmayabilir derken hepiniz baktığım kadarı ile bunu anlayabilecek konumdasınız. Ama büyüklerden birisi bunu anlamazsa onu makul karşılarım. O daha çok yıpranmıştır bu değerler yönü ile . internete giriyorsun internet bağınıza bakın diyor bağlı mısınız? İletişime geçmek istiyorsun bağlantı yok. Bu şimdi benim ile sizin aranızda da olabilir. Çok eskilerde internete girmek için yoğun çaba sarf ederdik. Temas etti mi, biraz devam ederdi hızlana da bilirdi. Hala sizle bu teması sağlayamadık yani iletişim kopuyor, değmiyor. Eskiden bir yıldırım düşerdi burada o tel parça parça olurdu bizim görmeyeceğimiz şekilde ve iletişimi zorlaştırırdı. Veyahut iki şey arasında o usb ile bağlantı arasında bir şey olurdu bir dil kalkmış noksan, kendinizi şimdi böyle düşünün ben getirip usb yi takmaya çalışıyorum ama temas yok. Sağlanmıyor, iletişim de kurulamıyor.</p><p>Onun için kuran okuduğunuzda sanki usb yi takıyorsunuz teması sağlıyorsunuz ondan sonra iletişim başlıyor. Fikir alış verişi kuran size düşüncelerini fikirlerini sunmaya başlıyor. Bunu ya birisi aktarır bizim yaptığımız gibi ya da siz almaya başlarsınız.</p><p>Babalarınız çok kötü bir yöntem ile bunu seçiyor. İşte yarpuza gider, bir ay kalırsan sana bir telefon alıcam. Yarpuz hakkında da kötü zannı var onun, sizin hakkınızda da kötü zannı var. Sanki yarpuzda sihirli bir değnek var, çocuğun ensesine dokunur dokunmaz çocuk dört dörtlük adam oluyor. Yok böyle beleş kazanç. Yarpuzun böyle bir niteliği de yok. Ha çocuğun bir telefon ile aldatarak hedefini, gayesini ona yönlendirmek. Niyeti onu kazanmak.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e3d8759 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e3d8759" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-f5e1138" data-id="f5e1138" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-47af1fd elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="47af1fd" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-153120d elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="153120d" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-26a4a2e" data-id="26a4a2e" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b421745 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b421745" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Mesela geçen gün rebi yazdırdı hat dersinde size;</p><p><span style="color: #008000;">إنما الأعمال بالنيات</span>  hadisi diye bir hadis yazdırdı. Ameller niyetlere göre değer alır. Amel ne olursa olsun o amelin üzerinde yani asıl olan niyettir. Herkes Mekke&#8217;den medineye hicret ediyor. Kimin için? Orada diyor ya</p><p><span style="color: #008000;">فمن كانت هجرته إلى الله ورسوله</span> kimin hicreti Allah’a ve resulüne ise,</p><p><span style="color: #008000;">فهجرته إلى الله ورسوله</span> onun hicreti Allah’a ve Resulünedir. Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye gidiş ne içindi? Allah için. Resulüne tabii olmak için. Onun için memleketini, doğup büyüdüğü yurdunu terk ediyor Medine&#8217;ye gidiyor. Bunların içinden birisi, <span style="color: #008000;">محاجر ام قيس</span> dedikleri birisi Müslüman olup Medine&#8217;ye hicret eden bir kadını seviyormuş. O da o kadından ayrılmamak, ulaşabilmek için arkasından o da Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye gidiyor. Görünürde hicret Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye değil mi? Aynı yolu kat ediyor beş yük kilo metre, aynı meşakkate düçar oluyor, değil mi aynı eziyeti meşakkati yorgunluğu çekiyor, Medine&#8217;ye gidiyor. Ama onun kalbinde ne vardı? O Ümmü Kays denilen kadına sahip olmak.</p><p><span style="color: #008000;">ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها أو امرأة ينكحها</span> ya dünyalık ya da nikahlanacağı kadın ise, <span style="color: #008000;">فهجرته إلى ما هاجر إليه</span> ve onun hicreti de hicret ettiğinedir.</p><p>Bir kere siz baştan burada kaldığınız müddet öğreneceğiniz faydalı şeyleri bir telefona satıyorsunuz çünkü sizin gayeniz o telefonu elde etmekti buradaki bilgiyi değil. Babalarınız sizin niyetinizi düzelteceği yerde sizin niyetinizi bozuyor. Ha onun da gönlünde şu var, çocuğu bir şeyler öğrensin bu vesile ile. Ama bu öğrendiğinin hayrı olmaz ona.</p><p>Her sene katkıda bulunduğumuz yönde ziyadelik görülceğine geriye gidiyor. Geçen sene ahlaklı dediğimiz birisi bu sene aynı vaziyette değil.</p><p>Geçen sene amme cüzünün ezberleyip gelmiş, geri gelmiş hepsini unutmuş. Mutlak bunları okumadı değil mi? Namaz da kılmadı sayılır. Veyahut babasından çekindiği için camiiye gitti orada durdu ayakta, çekti geldi.</p><p>Burada derste bu denli lakayıt duran birisi namazda anlattığımız şekli ile duramaz. Dün mü size anlattık namazın yani Müslümanlar nezdindeki önemini. Bizim namazımız bütün yaratılmışların ibadetlerinin cem edildiği eylemdir. Nasıl ki tatlı bir şeyden haz alıyorsunuz, haz alırsınız değil mi tatlı şeylerden. <strong>İmanınızdan da haz almalısınız, bunun farkına varmalısınız. Az önceki fark ettirmekten kasıt iman etmekten haz almalısın.</strong></p><p>Şimdi sizi geçmişteki o kadar küçük böyle yaşı küçük sahabe, insan müminler var ki öyle kıssaları aktarılıyor ki bize yani on iki yaşında on üç yaşında ama adam gibi adam.</p><p>Şimdi böyle birisinden bu gibi sözler, hareketler gördüğümüzde çok şaşırıyoruz maşallah diyoruz. Ama bir bakıyorsun ifrit mi ifrit bizdekiler. Şeytanlığa süper zeka, ama hayra ise hantal ölü bir beyin var. O zaman biz bu fark etmeyi yaptığımız işin farkına varmamız lazım. Ancak kendisinin her halükarda kul olduğunun farkına varamayan kişiler bazı sözlerinin, hareketlerinin, kasıtlarının kulluk eylemi dışında cereyan ettiğini düşünerek, dünkü sözü bu günkünü biraz daha açtık.</p><p>Çünkü bu farkındalığı yakalayamayan birisi kendisinden sudur eden bazı sözlerini hareketlerini kasıtlarının kulluk eylemi dışında tezahür ettiğini cereyan ettiğini düşünerek kulluktan müstağni kaldığını söyleyebiliyor. Bu büyük bir gaflettir. Ayette diyor ki şimdi,</p><p><span style="color: #008000;">أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ  </span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><span style="color: #008000;">[</span>1]</a> <strong>onlar hiç yer yüzünü gezip dolaşmadılar mı diyor.</strong> Şimdi kuranda açtınız bu sayfayı böyle bir ayet ile karşılaştınız, onlar hiç yer yüzünü gezip dolaşmadılar mı dolaşsalardı, tamam mı yani bunu, <span style="color: #008000;">سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ</span> <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> yeryüzünü dolaşın, bu sözün söylendiği ortamı düşünerek bu ayeti anlamaya çalışırsanız, o imkansızlık ile yaya, deve gidemiyorsun yer yüzünü dolaşın diyor. Bulunduğunuz köyü gezin demiyor değil mi? <strong>Gezin dolaşın diyor. Bir şey vurgulamak istiyor. Önce ilahi kelamın mucizesi hikmeti nedir?</strong> Zamanından kıyamete kadar bütün toplumu kendisine muhatap edinen bir söz bu. Herkese bir anlam vermeli. Aynı anlam ama dolu dolu. Birisine yürüyerek gez demek anlamını taşır, hatta eşeğe deveye binerek gez, birisine arabaya binerek belli bir zamanda birisine gemiye binerek gezin, birisine uçağa binin değil mi trene binin gezin. Arkasından eğer gezip dolaşmış olsalardı, okulda sekiz ay müddetince sizi bir kere iki kere bazen pikniğe götürürler değil mi gezin dolaşın diye. O da bir hava değişimi yapasınız diyedir.</p><p><strong>Eğer gezip dolaşsalardı gören gözleri olurdu. İşiten kulakları olurdu. Akleden kalpleri olurdu. Demek ki yer yüzünü gezip dolaşmazsan ne doğru dürüst gören gözlerin olur, ne işiten bir kulağın ne de akleden bir kalbin olur. Bunu okuyarak elde etmiyorsun. Kuranın eğitim sistemi gez, toz.</strong></p><p>Eğer hava biraz daha makul olsaydı daha önce gelenler bilir biz her yemekten sonra araziye çıkıyorduk değil mi? Ha bu kısa mesafe bu da bunun içinde neden? Gören gözlerimize görme kabiliyetini yakalatmak bakmak değil.</p><p>Neden? Bakıyorsun ama görmüyorsun. O zaman bakmadaki maksat ne imiş? Görmek. Duymadaki maksat ne? Algılamak. Sen eşeğin sesini bir aii ile anlarsın ama o bir şeyler anlatıyor. Biz en azından aciz kaldığımız yerde bu yabancı dili biz bilmiyoruz diyoruz.</p><p>Kalp te bu sefer göz görmeyince, kulak algılamayınca, dinlemeyince kalp ne yapmıyor? Akledemiyorsun. Geçen gün size bir cümle kurdum, bu dünyanın kainatın evrenin rast gele yaratıldığını söyleyenler kim? İlk sınıftaki öğretmenimiz, onun kitaplarını okudukları hocalar, profesörler güya fizikçiler, kimyacılar, matematikçiler bu tip adamlar evrenin rast gele yaratıldığını söylüyor. Ama bir kibrit çöpü ile girdiğinde bunun rast gele olamayacağını düşünüyor. Şu yazıyı bir katip yazdı.</p><p>Ha neden, onlar baktıklarında görmeyen ses işitiyorlar algılamayan bir eşek sesi ile kedi sesini, köpek sesini, hayvanların sesini veyahut hareketlerini siz şimdi şu ağaçları böyle görürsünüz bunlarda mesela bizim meyvelerini yediğimiz ağaçlara baktığınızda bunlar da insanlar gibi eşli yaratılmış biliyor musunuz? Erkek dişi. Çiftleştiklerini biliyor musunuz değilse döllenmezler. Bakıyorsunuz bunların döllenmesinde en müesser olan rüzgardır, veyahut hayvanların ayaklarında taşıdıkları polenleridir. Bunlar da öyle bir konum içerisindeler ki hiç kimse sen onun hiç umrunda değilsin. Kendi aleminde.</p><p>O zaman bunu nereye doğru itiyoruz? <strong>Kainatın merkezinde insan vardır derken bir de <em><span style="text-decoration: underline;">insanın varlığını hissetmesi</span></em></strong>, kaç kilo, neredesin veyahut neden oradasın veyahut bu hayat sürecinde nereye doğru gidiyorsun veyahut nereye doğru gitmen gerekir? Yine ayette bize iki noktayı vermiş, hiç yoktan yaratılıp bir menideki nutfe olarak dünyaya geliyorsun, ondan sonra ne yapıyorsun? Bir hayat yürüyüşü var.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Hac 46</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Ankebut 20</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-0fe12a1 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="0fe12a1" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-27025b3" data-id="27025b3" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-e0e60d9 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="e0e60d9" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-ddc0534 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="ddc0534" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-7777349" data-id="7777349" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-c9cba4c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c9cba4c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>gidiyorsun, yolun sonu geldiğin yere geri dönüş gibi. Yani hesap gününe gidiyorsun. Yaratıcının huzuruna, neden? <strong>Seni rast gele yaratmadı, başı boş ta bırakmadı ama sen hep başı boş köpek gibi, eşek gibi, hayvan gibi dolandın.</strong> <strong>Normalde onların da başı boş değil ha.</strong> <span style="text-decoration: underline;">Şu boyunlarında yular görmediğimiz dağda gezen vahşi hayvan boş değil. Bir hayvanı takip edin anne ise yavrularına yiyecek aramaya çıkmıştır. O yiyeceği alır götürür. Hepsinin götürüşü farklıdır, hepsi bir eylem içerisinde. Aslanın kurdun yavrularına götürdüğü başka ha bunlar yerler süt olarak yerler. Kuşları gördünüz mü yavrularına nasıl yem götürürler, yiyecek? Ağzı ile götürüyor sanki yutuyor kursağa yavrunun yanına geldiği zaman çıkarıyor parça parça yumuşatmış şekilde yavruya veriyor.</span> <strong>Hiçbir şey başıboş değil.</strong></p><p><strong>Hepsi bir düzen içerisinde ama düzensiz sizsiniz yani biziz insanlar.</strong> Ne yapar insan? Yer, hemen o kağıdı buraya atar çünkü hayatımızda düzen yok. Biz her şeyi doğduktan sonra öğrenmeye muhtaç varlıklarız. Her şeyi öğrenmenin, çekirdeği var bizde ama biz onun farkında değiliz. Şöyle diyelim bir çok değeri içinde taşıyan ama bu değerin kıymetini bilmeyen. Doğan bir çocuğu alın hiçbir dilden anlamaz değil mi? Ama o çocuk önce ana dilini sonra başka dilleri farklı öğrenebilir. Bunu yapar. Siz biraz gayret gösterseniz burada her gün bu gibi dersler ile hem Türkçeyi düzeltirsiniz hem Arapçayı da öğrenirsiniz. Bak yazıyı da öğrenmeye başladınız ama bir dil öğrenmenin ne demek olduğunu siz bilmiyorsunuz. <strong>Bırak yeni bir dil öğrenmeyi bizim dedelerimiz bize bizim dilimizi unutturmuşlar. Ondan sonra düşman güç buluyor okuma yazmada kullandığımız harfleri almışlar.</strong> Türkler yani bu dünyada bu alemde ilk belki harfi kullananlardır. Uygur harflerine baktığınız zaman Uygur yazısına ilk kullanan topluluktur. Batılılar daha rakamları bilmezken romen rakamlarını biliyor musunuz nedir? Romen rakamlarını gördünüz mü okulda? Sıfır var mıydı? Öküz bir topluluktu sıfırdan ne anlar. Yazı yazar gibi rakam yazıyorlar. Harfler ile simgeliyorlardı onu. <strong>Ama biz sıfırı kullanan bir toplumuz. Harfleri kullanan bir toplumuz.</strong> <strong>Ama bizim dedelerimiz bize okuma yazmayı unutturmuş ondan sonra düşman da bunun fırsatını biliyor harf inkılabı yapıyor hem de haklılığı iddia ede ede. Haklı da.</strong> Senin baban sana senin yazını öğretmediyse. Öbürküsü de okumayı bilmediğin yazıyı kaldırmanın bir sorunu olur mu? <strong>Okumasını bilmediğin yazmasını bilmediğin yazıyı neden benim yazımı kaldırdın diyebilir misin? Sen zaten baştan terk etmişsin onu. Ondan sonra kaldırana laf atacaksın, yok.</strong> Sen o yazıyı öğrenmemişsin o yazı ile yazmıyorsun yüzde doksan dokuz cahil okuma yazma bilmeyen bir topluluk birisi geliyor bu harfleri kaldırıyor kendisince geçerli sebepler ile adama laf edemezsin. Sen zaten kabul etmemişsin bu harfi, tutup kaldırandan şikayetçisin. Yok öyle dava. O zaman biz bu farkındalığı. Onun için bu cümlenin üzerinde hasseten duruyoruz, neden buradasınız? Neden varsınız?</p><h3><span style="color: #000000; font-size: 17px;"><strong>Yaratılış gayemiz kulluk.</strong></span></h3><p>Hiçbir hareketimiz sekenatımız ne olursa olsun kulluktan müstağni olmadığına göre bence varlığımızın farkına varmamız gerekir önce. Öyle ki bunu düşünmek istemeyen insanlar var. Mesela bir kahveye gidin, şöyle merakla bir sorun amca, abi hangi yaşta görüyorsanız burada ne yapıyorsunuz deyin bir ne derler? Onlar vakit geçiriyoruz derler halbuki vakit harcıyoruz dese cümle tam oturur. Çünkü o vakti kullanacağı başka işi yok. Farkına varmak. İşte son cümleyi tutun,</p><p>kendisinin her halükarda kul olduğunun farkına varamayan kişiler bazı sözlerini hareketlerini kasıtlarının kulluk eylemi dışında cereyan ettiğini düşünerek kulluktan müstağni kaldıklarını zannediyorlar. Kainatta, yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bir biz değiliz bu yani <strong>kainatta, yer yüzünde ve gökte hiçbir yaratılmış yoktur ki bu maksat üzere yaratılmış olmasın</strong> ama farkına varmak neyi getiriyor ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم ۗ مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p><strong>Kendi kendilerine Allah’ın gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak olarak, ne anlamda hak? Bir gaye üzere ve muayyen bir süre için ömürle yarattığını hiç düşünmediler mi?</strong></p><p>Zaten şu ağaca baksa birkaç ay her gün gelip baksa kupkuru iken kışın, baharın girişine yakın tomurcuklanıyor, ağaç canlanıyor yaprak açıyor, çiçek açıyor, meyveye duruyor yeşilleniyor meyve vermeye başlıyor. Belli bir dönem ne oluyor eceli bitiyor vakti geliyor. Bunları hiç düşünmediler mi? İşte bu düşünmeyenler ;</p><p><span style="color: #008000;">وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ</span> bunlar rableri ile karşılaşacakları günü inkar eden kimseler diyor. Kabul etmeyenler reddedenler. Çünkü o ağaca baktığın zaman kendini düşün, dünyaya gelmişin büyüyorsun bir süreç yaşıyorsun, ondan sonra meyve veriyorsun yaşlanıyorsun bitiyor oraya gidiyorsun. Onun için sık sık devamlı Allah bize döndürüleceğinizi düşünmüyor musunuz? Sonunda gideceğiniz yer yine orası bunun farkına varmak.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Rum 8</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3878051 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3878051" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-046f8de" data-id="046f8de" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-1bfebe5 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1bfebe5" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin</span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</a></span></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://twitter.com/ilmedavetist?ref_src=twsrc%5Egoogle%7Ctwcamp%5Eserp%7Ctwgr%5Eauthor">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir-2/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8518</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2022 09:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8508</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir Bu başlığı size verildiği gibi alın kafada tutun, hiç değiştirmeyin çünkü böyle bunun üzerinde daha farklı başlıklar üretme, cümle kurma imkanın tanır size çünkü başı belli, nihayeti belli değil istediğini içine alabilirsin. Şimdi mesela buraya alacağımız ister istemez kulluk, onun ile daha çok alakalı olan bir başlık var...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8508" class="elementor elementor-8508">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7f558b5 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7f558b5" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8abb56a" data-id="8abb56a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-520c853 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="520c853" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-536642b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="536642b" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4cb1d3c" data-id="4cb1d3c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1711cb0" data-id="1711cb0" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3fe1bc5 elementor-widget elementor-widget-video" data-id="3fe1bc5" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/bkhDUpHHAg0&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-ebceaaa" data-id="ebceaaa" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-cb58530 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="cb58530" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8cd9f00" data-id="8cd9f00" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-6503df0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6503df0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bu başlığı size verildiği gibi alın kafada tutun, hiç değiştirmeyin çünkü böyle bunun üzerinde daha farklı başlıklar üretme, cümle kurma imkanın tanır size çünkü başı belli, nihayeti belli değil istediğini içine alabilirsin.</p><p>Şimdi mesela buraya alacağımız ister istemez kulluk, onun ile daha çok alakalı olan bir başlık var şimdi buraya koyacağımız, neden fıtrat dediğimizde neden fıtrat eşit, bunun uçtaki açılımı neden kulluk ?</p><p>Şimdi bu cümleyi ilk defa duyacaksınız,</p><h2><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Neden Kulluk ?</strong></span></h2><p><strong>Çünkü fıtratta bahsettiğimiz her şey, her biri zaten kulluk eylemidir.</strong> İlk yaptığımız kulluk tarifinde herhalde onu size Gazi yaptı en son.</p><p>İnsandan düşünce, söz, kasıt ve fiil olarak sudur eden her şeydir diyoruz. Arada şey kelimesini size kısa bir izahını yaptım. Normal Türkçede bizim dilimizde şey, bulamadığımız bir kelimenin yerine kullanılan bir kelime. Yani anlamsız. O an konuşmadaki boşluğu yani cümledeki boşluğu doldurmak için konmuş. Normal resim de olsa ona aksesuar deriz bir mana ifade etmiyor.</p><p>Biz şey derken içini doldura doldura ister bunun müfredini kullanalım şey diyelim ister eşya diyelim ne olursa olsun. Ha eşya kelimesi bizde meta anlamında kullanılmış. Böyle de değildir. Tabi bu yanlış aktarımlar, yanlış anlam yüklemeler esas anlattığımız meselede kullanılmaktan uzaklaşmış gitmiş, anlamını yitirmiş diyebiliriz.</p><p><strong>Neden kulluk ? çünkü yaratılış gayemiz o</strong>. Her zaman, her yerde mesela memleket sathını bir mektep haline getirmek gerekir derken neyi murad ediyoruz biz? Her halükarda eğitimin yaygınlaştırılmasını istiyoruz.</p><p>Eğitim sadece Milli Eğitim Bakanlığının uhtesinde olan bir iş değildir. Her ana baba çocuğunun eğitiminden sorumludur. Çünkü Allah azze ve celle, Kur’an da veyahut Resulüne kullandırttığı kelimelere baktığınız zaman diyelim ki,</p><p><span style="color: #008000;">كُلُّ مَوْلُودٍ يُولَدُ عَلَى الفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ، أَوْ يُنَصِّرَانِهِ</span> devam ederken <strong>her doğan insan fıtrat üzere doğar</strong> anası babası onu hep kullandığımız kelimeyi kullanmayacaksınız, şimdi burada buna münasip anlık bir kelime. <strong>Anası babası onu eğiterek, ya hidayet üzere kalmasını sağlıyor ya da dalalete düşmesini sağlıyor.</strong> Ana baba eğitiyor demektir. Ve ifsat niteliğinde kullanılıyor. Yani menfi olarak, Yahudileştiriyor, Hristiyanlaştırıyor derken Müslim&#8217;deki hadisi şerifte ne diyor? Müslüman ise Müslümanlaştırıyor. Yani eğiten kim imiş? Anne baba.</p><p>Neden fıtrattan konuşuyoruz? Neden kulluktan konuşuyoruz? Çünkü yaratılış gayemiz o. Ondan konuşmayalım da neyden konuşalım? Kulluktan konuşacağız. Alakayı yakaladınız mı? Neden kulluktan ?</p><p>Neden kulluktan kelimesini kullandığımda açılımı yani buradan bir pencere açtık, bir de buradan bakacağız şimdi.</p><p>Aynı şeyleri göreceğiz, ama farklı bir menfezden. Yani şöyle diyelim, gözlük camı değiştirdiğinizi düşünün, hangi renk cam korsanız her şeyi o renkte görürsünüz, ama kırmızı koyarsanız her şeyi kırmızı görürsünüz, bu şekilde değil oradaki onun aldığı tavır, bulunduğu konum ve bir de bizim bu kelimeleri kullanırken nerede nasıl, bunu nerede diyordum size? Öyle olmalı ki biz iman dediğimizde, İslam dediğimizde veyahut tevhid dediğimizde o kelimeyi orada cümlenin içinde hangi anlamda kullandığımızı önce biz bilmeliyiz. Ben bunu bilmezsem hitap ettiğim kimselere hangi anlamda kullandığımı nasıl hissettiririm ben? Hissetmediğin şeyi hissettiremezsin. Buna sebep işte yani ;</p><p><span style="color: #008000;">ان في البيان لسحرا</span> derken hadisi şerifte sözün müessirliği bu yönlüdür yani o an insanın bunu şöyle düşünün, bir meseleyi anlatırken hitap ettiğimiz topluma seçtiğimiz kelime, üslup, ses tonu, vurgulama aynen bir insanı bir çalgı aletindeki tele vurduğu gibidir. Rast gele vurursan karşıdakinde hiçbir yansıma olmaz ama doğru yere dokunduysan yani nota uygunsa ses tonun da, Kuran&#8217;ın en büyük mucizesi bu. Anlamayanın bile yani Arapça bilmeyenin bile iyi bir kari cidden Kuranı bilinçli bir şekilde okusun bir zaman İspanya&#8217;da marketi olan bir Mağrip&#8217;li Müslüman her gün ikindi vakti dükkanının önüne gelip şöyle sekiye oturan bir İspanyol dikkatini çekiyor o da o Mağrip&#8217;li kardeş de o saatlerde kuran dinliyor sesli. Adam iyice öğrenmiş, o saatte içeriden bu ses geliyor. Dikkatini çekiyor birkaç gün takip ediyor, aynı saatte geliyor, oraya oturuyor bu da Kuran açık bu da ufka bakarak bunu dinliyor. Çünkü böyle dönüşünden kulak hareketinden daha iyi duymak istediği bu yaşlılarda belli olur gençlerde pek belli olmaz. Yani nereyi dinlediğine dair oraya hafif bir meğil eğilme hissedersin. Ondan sonra adamın yanına gidiyor bunu görünce neden yaptığını her gün diyor sen aynı şeyi çalıyorsun diyor Kuranı. Anlamıyorum ne dediğini bilmiyorum ama diyor sanki içime böyle bir kemanın sazın falan onun bunun tellerine dokunur gibi dokunduğunu hissediyorum diyor yani ister istemez cazibesini alıyor. Çünkü sözdeki yani beyandaki sihir karşıdakini nüfusa alma bu Kuran&#8217;ın mucizesidir.</p><p>Veyahut Allah’ın dininin anlatan insanların Allah azze ve celle’nin onun diline koyduğu cazibe, güzelliktir. Çünkü Mekkelilerin bile ebu Bekir’in Kuran okuyuşuna, Müslümanların Kuran okuyuşuna karşı gelişlerindeki öncelikli sesli okumasınlar. Çünkü onu sesli dinledikleri zaman ister istemez cazibesine kapılıyorlar. Hitabı bir üstünlük sağlıyor orada.</p><p>Eğitimde biz Milli Eğitimin uhtesinde değil. Eğer Milli Eğitimin uhtesine verirsek adına milli denir. Ha başlığı ne koyarsa koysun dini, milli falan hiç önemli değil o o zaman kendi düşüncesinde, kendi mezkuresinde şeyleri oraya yansıtır. Mesele <strong>Türkiye deki eğitimin bakmayın başında milli olmasına katiyetle milli değildir tamamen yabancıdır. İlk okuldan alın üniversiteye kadar okuttukları her şey Avrupa&#8217;daki eğitimde kullandıkları malzemenin bire bir tercümesidir.</strong></p><p>Biz, her şeyimiz ile orta doğu insanıyız. Ve inanan kimseleriz. Veyahut inananların çocuklarıyız. Neden inananların çocukları dedi? Biz İslam&#8217;ı doğru dürüst yaşamasak bile babalarımız Müslümandı. Onların da geçmişe göre iyi yaşamadıklarını düşünün ama Allah azze ve celle, subhanehu ve teala’nın bu ümmete büyük bir ihsanıdır, inancımızı dinimizi yenileyecek kaynaklarımız bizde sabit gelmiş. Bir hoca yanlış söylese gidip Kurana bakıyoruz, birisi yanlış söz etse gidip hadise bakıyoruz değil mi? Bu sefer bunu bilen kimseleri azaltmışlar. Zaten ilim toptan ortadan kaldırılmıyor, Allah azze ve celle ilim ehlinin ruhunu kabzediyor ortada cahiller kalıyor. O zaman biz bu dengeyi kurmamız için ilim ehlinin yetişmesi gerekiyor. Devamlı geriye dönüp yanlışlarımızı düzeltebilecek kaynağı döndüğümüzde sağımızda solumuzda önümüzde bulabilelim. Hatta biz yaptığımız yanlışın farkına bile varmasak, bu toplum öyle bir toplum. Şuan ki yaşadığı İslam&#8217;ı doğru İslam olarak düşünüyor. Yaptığı yanlışın farkında değil. Bizim kendimizin anlayıp gidip düzeltmeye çalışmamızın yerine biz farkına varmadan bile yaptığımız yanlışları görüp gelip bize ikaz eden, bize tebliğ eden, bize İslam&#8217;ı anlatan yani marufu emreden münkerden alıkoyan bir zümrenin olması gerekiyor.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-6db96bc elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="6db96bc" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-7975de4" data-id="7975de4" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4316868 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="4316868" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-f744969 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="f744969" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e7fa1ea" data-id="e7fa1ea" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-bab0fbb elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bab0fbb" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Onun için eğitimi biz belli bir müesseseye, Milli Eğitime veyahut belli kişilerin inhisarına tekeline bırakmayız.</strong> <strong>Herkesin münferiten teker teker ananın, babanın yakındakilerin hepsinin bunda bir sorumluluğu vardır.</strong> Hatta size anası babası onu Yahudileştirir, Hristiyanlaştırır kısmını anlatırken ne diyoruz biz? Toplumu oluşturan unsur üçtür, ana baba çocuk başka var mı ? o zaman biz anası babası Hristiyanlaştırır derken nasıl anlamalıyız? Evde komşuda etrafta bulunduğun ortam bu topluluktur eğiten. Yani senin Yahudileşmene, Hristiyanlaşmana sebep olan ana baba olduğu gibi bu toplum şuan mesela evdeki çocuğu Hristiyanlaştırmayı, Yahudileştirmeyi fitnenin fesadın yüzdelik bir payı ile tasnif etsen yüzde beştir evde, okulda yüzde kırktır. Akrabalarda yüzde kırktır. Sağda solda yüzde kırktır. Televizyonu medyayı bunu da bunun içine kattığın zaman ananın babanın çocuğu İslam&#8217;dan uzaklaştırması Hristiyanlaştırması veyahut sapık bir akide üzere eğitmesi yüzde beşte kalır. Hatta hiç yoktur. Tutuyor daha çocuğu nerdeyse doğar doğmaz kreşe götürüyor, ana okuluna götürüyor ilk okula götürüyor. Çocuk ana elinde eğitilmiyor. Ha ana elinde eğitilmeyince, baba elinde eğitilmeyince bırakın kültür yönünü insan olarak bile eğitilmiyor. Çünkü burada eğitimde bu çocukları eline verdiği elif diye bir kadın çıkmıştı hatırladınız mı? Kocası askerde iken üç yüz elli kere kocasını aldattığı söylüyor medyada, medyada onu ön sayfadan paylaşıyor. Bu ilk okul öğretmeniydi. Düşünün insan olarak bile eğitemiyor. Bir köpek bile yani cins köpekler hakkında daha çok bunu mevzu bahis ederler çünkü eğitilmiş bir köpek elde edebilmek için katiyetle dört beş aydan önce anasından ayrılmaz o. E çocuğa da mı böyle düşünüyorsun dört beş aylık. Çocuk baliğ olana kadar anasından babasından ayrılmamalıdır.</p><p><strong>Evet neden kulluk dediğimizden bu kısmına girişte eğitim ile bir alaka kurduk biz.</strong> <strong>Eğitim. Neden kulluk, çünkü eğitimde kulluğu öne koyacağız yaratılış gayemiz bu.</strong> Nereye gidersek gidelim, hangi sohbeti yaparsak yapalım yemek yerken bile kulluktan anlatmalıyız. Çünkü yaratılış gayemiz bu. O kadar hırslı bir şekilde gündemimize bunu oturtmamız gerekiyor ki, sorun bu olmalı, konuşman bu olmalı, ilk gündeme gelmesi gereken bu olmalı yani kulluk nasıl kulluk yaparım, kulluk nedir? Benden istenilen nedir kulluk adı altında biz de bütün hayatımızın her safhasını içine alan bir tarif koyduk.</p><p>O da</p><h3><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>İnsandan Düşünce, Söz, Kasıt Ve Fiil Olarak Sudur Eden Her Şeydir.</strong></span></h3><p>Dedik. Bunu senelerce sohbetlerimizde tekrarlaya tekrarlaya geldik. Bir ağ örer gibi, yani arının peteğini örer gibi, öre öre geldik etrafında ve burada da bizim koyduğumuz başlık,</p><p><strong>İnsan oğlunun hayatının her safhası eğitildiğimiz, eğittiğimiz değil mi? Bir eğitilmemiz var bir de eğitmemiz var.</strong> Annemiz babamız bizi eğittiği gibi biz çoluk çocuğumuzu eğiteceğiz. Ondan sonra insanları eğiteceğiz.</p><p><strong>İnsan oğlunun hayatının hiçbir safhası yaratılmış olduğu gaye olan kulluk eylemi ile kuşatılmıştır.</strong> Bu az önceki yaptığımız tarifin başka bir açılımı. Çünkü insanda eylem olarak gündeme taşınan ne varsa değil mi? Tebessümden tut, düşünmekten tut, ağzından çıkan bir kelimeyi tut, kasıt niyetin, el hareketin ayak hareketin ne olursa olsun bunları biz cümleten kulluk eylemi tarifinde ama her birinin anlık eyleminin adı bir anlık sevgi olur değil mi? Bunun etrafında dönen merhamet olur, affetme olabilir değil mi? İnsanlara acıma. Allah Resulüne baktığınız zaman, siz ateşin kenarındasınız düşmek üzeresiniz ben ise sizin eteğinizden tutuyorum düşmeyesiniz diye siz ise benim elime vuruyorsunuz diyor.</p><p>Kaldı ki Allah azze ve celle’nin merhamet ölçülmeyecek şekilde, onun için biz eylemleri imanda anlattığımız zaman, ne diyoruz biz imanın tarifinde kalbi gündeme koyuyoruz, dili gündeme koyuyoruz, azaları bir yetimin ensesini okşamayı, tebessüm, attığımız adımlar hayra dönük ne yaparsak yapalım ameller farklıdır.</p><p>Mesela ilk elde biz devamlı amelleri cevarihin amelleri olarak gündeme getiririz. Kalbi bir tasdik veyahut itikat boyutunda ele alırız. Ama kalbin amellerine geçtiğimiz zaman bu kadar eylemi olması gerekir değil mi? Tevekkül kalbi bir ameldir. El ile yapılan bir şey değildir. Söz ile de bize yeter değildir. Tevekkül kalbi bir ameldir. Allah’a itimat kalbi bir ameldir.</p><p>İnsanlara söz ile güven verdiğinde eğer bu senin eylemin ile amelin ile örtüşmüyorsa sen nesin? Yalancılık yerine üç kağıtçı, hain sıfatını alırsın. Sözünde durmayan insana eylemi ile durmamıştır orada. Ama söz gelimi sözünü tutmadı deriz. Yani söz tutmanın eylemini yapmamıştır, vefa göstermemiştir onun için <strong>insanoğlunun hayatının her safhası yaratılmış olduğu gaye olan kulluk eylemi ile donatılmıştır.</strong> Bu az önceki tarifin farklı bir açılımıdır bu. Bunu şimdi kısa bir paragraf ile yani bir giriş ile açmak istediğimiz zaman başlık ile paragrafa girişi aynıdır yani başlığın tekrarı sayılır o. Hem başlık yani mevzuya giriş kapısıdır bu.</p><p><strong>İnsan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın.</strong> Yukarıdaki kuşatılmış yerine insan<strong> hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın. Benim şu eylemim, elden kalpten nereden sudur ederse etsin bu kulluk değildir. Kulluk anlamının dışında kalması mümkün değildir. Kendini ondan geri tutman mümkün değildir. İstesen de istemesen de.</strong> İlk başta attığımız başlık bu. Sen bu üzere yaratıldın. Tek bir kapı açık bulduk, kullukta muhayyerliğin yok ama ilah seçmede var.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-07a019a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="07a019a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-0f6fab6" data-id="0f6fab6" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-500fc98 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="500fc98" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7a0a951 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7a0a951" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-12ddc87" data-id="12ddc87" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-7cc9747 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7cc9747" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>İlahını kendin seçiyorsun. Kendin ilah ediniyorsun. Biz sana ilahlık dayatan ile ilahlık dayatan ile yani tağut niteliği taşıyan, sana ilahlığını dayatan ile senin ilah seçimin arasındaki tehlikeye işaret ettiğimizde hangisi tehlikelidir? Senin kendi isteğin ile ilah edinmendir. Gördüğünüz gibi biz tehlikeyi tasnif edersek kendi iraden ile edindiğin ilah yöntemi daha tehlikeli. Tasavvuf ehlinin pisliğini biz bunun ile ifade ediyoruz. Çünkü dayatanda bir zorlama vardır. Mazeretin geçerli olabilir. Ama kendi isteğin ile seçtiğin, edindiğin ilahta bu daha tehlikeli boyuttadır. O zaman biz burada insan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın. Neden yukarıdaki ile burada müstağni kalsını biz böyle tercih ettik? Farklı bir şey mi anlatıyor diyebilir dinleyen. Değil. Zaten seni kuşatmış o zaman ondan müstağni kalamazsın. Onu anlatan ek bir kelime, ona ters düşen bir kelime değil.</p><p>Bir hatip konuşurken önce kendisi kullandığı kelimelerin anlamını bilmeli. Sonra hitap ettiği kimselere bunu anlatabilmeli, zemini hazırlamalı. Ondan sonra anlatacağını anlatmaya geçmeli. Yani ağzından rast gele kelimeler çıkıp, ondan sonra da onu düzeltmeye çalışmamalıdır. Konuşmadan evvel bizzat kullanılacak kelimeler seçilmeli ve de yanlış anlamaya sebep olup sonra da telafi etme gibi bir zorluğa düşmemesi için. Yani önceden düzgün cümle kuracak sonra düzeltmeye çalışmayacak.</p><p>Bütün şimdi tekrar açılımı ta önceki tarife de giriyor, <strong>bütün harekat ve sekenatı düşünce ve sözleri, kasıt ve fiilleri ne varsa her halükarda ister istemez yaratıcısına kulluktur.</strong> Şimdi ilk ders ile  birleşen bir yer oldu değil mi? Onu anladıysa çocuk o derste tabi iyi dinlemişse, bu sefer bunun ile puzzle nin parçalarını oturtacak, ikisini beraber düşünecek.</p><p>Hayatımızda hiçbir safha yoktur ki kulluk ile çevrilmemiş olsun. Bundan müstağni kalmak mümkün değil.</p><p>Hani son zamanlarda medyada da çıktı, mahalle baskısı diye bir şey kullanıyorlar ya bak bu baskı ama tatlı bir baskı. Gönle nahoş gelen bir baskı değil, fıtrata uygun bir baskı. Seni senin sahibin ile tanıştırıyor.</p><p>Mesela Muhammed ibn Abdulvahhab’ın da Keşfu Şubuhat’ın başında dediği gibi, ilk şey marifetullah diyor ya <strong>Allah’ı bilmeden öte tanımak. Çünkü burada bilme, tanıma ile iç içe.</strong></p><p>Allah’ın rablığını yaratıcılığını yarattıkları ile tanıyorsun. Sen o müşahede ettiğin binlerce yaratılanın içinden bir tanesin. Sen bir tanesin. O kadar yaratılmışın yaratılış ihtişamını gördükten sonra kendinin de kadrini biliyorsun.</p><p>Ben olsam mesela tasavvufun batıla ilhata kullandığı sözü farklı bir anlam ile yani, <span style="color: #008000;">من عرف نفسه فقد عرف ربه</span>  diyorlar ya bunu Allah göstermesin yani kendi rablığını anlama şeklinde konuşuyorlar ama cidden kendini tanıyan yaratıcısını tanır. Yaratılmışları tanıyan yaratıcıyı tanır. Çünkü yaratılmışlardaki ihtişam seni ona yönlendiriyor, Allah’ın şanını farklı bir şekilde sana göstermek isterken ;</p><p><span style="color: #008000;">ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> <strong>sizin mi yaratılışınız daha muhteşem, ihtişamlı yoksa sen yerin göğün semanın mı yaratılışı diyor. Onun için biz kendimizi tanıdığımızda bizi yaratan gücün ne olduğunu biliyoruz.</strong></p><p>O zaman bu cümleleri düşünmeye başladığınızda<strong>, insan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın.</strong> <strong>Bütün harekat ve sekenatınız yani düşünce ve söz kasıt ve fiiller ne varsa her halükarda ister istemez yaratıcısına kulluktur.</strong> Şimdi ister istemez sözünü tevhid dersinin yine fıtrat derslerinde bir bölümde anlattık. Mesela ben size namazdan örnek  verdim. Namaza baktığınız zaman, kainattaki mevcut bütün varlığın mevcudatın her birinin yaratıcısına kulluk eylemi bizim namaz ibadetimizde toplanmış, bize kulluk eylemi olarak sunulmuş bu bile kadrimizi değerimizi anlamaya yeter. Şimdi bu bile kadrimizi anlamaya yeter yani melekler ile bile bunu kıyaslasak her <span style="text-decoration: underline;">melek bir taife vardır ki meleklerden yaratıldıkları günden kıyamete kadar Allah’a kıyamda ibadet ediyorlar. Yaptıkları iş sadece kıyamda durmak. Bir kısmı da yaratıldıkları günden kıyamete kadar ruku halinde Allah’a ibadet ediyorlar. Bir kısmı da yaratıldıkları günden kıyamete kadar secde halinde Allah’a kulluk ediyorlar. Bu ise bizim namazımızda var mı? Üçünü birden toplamış namazımızda bir kıyam var, bir rüku var, bir secde var.</span> Ha namazın dışında bir ibadet ;</p><p><span style="color: #008000;">ألا تَصُفُّونَ كما تَصُفُّ الملائِكةُ عندَ ربِّها</span> safa bile geliyor, safları meleklerin rableri huzurunda saf tuttukları gibi saf tutmayacak mısınız diyor. Kuşların bile namazından bahsederken saf saf diyor. Tesbih etmeleri, Allah’ı  noksanlıktan tenzih etmeleri, secde etmeleri, hamd etmeleri bütün mahlukatın ibadetini bizim namaz ibadetimizde tekbir ve selam arası, hatta saflar ve temizlik bile.</p><p>Temizlik ibadetteki temizlik, hasseten ibadetteki temizlik ona,</p><p><span style="color: #008000;">الطهور شطر الإيمان</span> temizlik imanın yarısı.</p><p><span style="text-decoration: underline;">Ha biz istemediğimizde bu ibadetleri yapmıyoruz. Namazı terk ettiğimizde ama bakın namazdaki bütün fiilleri teker teker Allah’tan gayrılarına takdim ediyoruz.</span></p><p><span style="text-decoration: underline;">Şimdi askere gidiyorsun subay senden kıyam istiyor, hafif bir yan dön tokadı yersin, tekmeyi yersin. Selam vermeni istiyor.</span> <span style="text-decoration: underline;">Her hareketimizdeki eğilip kalkarken, doğrulurken getirdiğimiz tekmili düşünün sadece onu büyükleme, ululama eylemi. Bunu teker teker başkasına yapıyorsun bak.</span> <span style="text-decoration: underline;">Rükuyu başkasına yaparsın, secdeyi başkasına, kıyamı başkasına, teşekkürü bile yaratıcıya takdiri unutuyorsun, çok basit şeyleri takdir eden akıllı bir görünüm vermeye çalışıyorsun. Bunların hepsi birileri takdim edilir.</span></p><p><strong>Onun için bir tek Allah’a yani namaz kılmaktan, namazı sunmaktan imtina edersen namaz gibi bir ibadeti bile onlarca ilaha takdim eder konuma düşersin.</strong></p><p>Onun için ta başta <span style="color: #993300;"><strong>bir tek ilaha kulluktan yüksünen bir çok ilaha kul olmaya kendisini mahkum eder.</strong></span> <strong>Şimdi siz istediğiniz kadar Allah’a kulluktan kaçın, Allah’a kulluktan kaçıyorsunuz, kulluktan kaçamıyorsunuz. Allah’a kulluktan imtina ediyorsunuz ama kulluktan kaçamıyorsunuz. O hareketiniz var. O fiili bir başkasına takdim ediyorsunuz.</strong> O zaman aptallık değil mi bu? <strong>Madem ki o işten kaçamıyorsak bunu neden Allah için yapar olmayalım.</strong></p><p><strong>Allah’a kulluktan imtina etmemek için yaptığımız her şeyin yani bizden sudur eden harekatımız sekenatımız ne varsa onun bir kulluk eylemi olduğunu bilirsek onu Allah’tan başkasına takdimden kaçarız.</strong> Onu kulluk cümlesinden görmediğimiz için biz Allah’tan gayrına kulluğu takdimimiz çok basit oluyor. Basit bir harekette satıveriyorsun.</p><p>Şimdi düşünün bunu farklı bir boyutta gündeme getirdiğimiz için her halde anlatmaya çalışıyoruz, yakalayamıyorsunuz kadın kadar aptal bir tüccar yoktur derken şöyle bir düşünün şimdi anlattıklarım ile kadının evindeki hizmeti, eşine olan hizmeti bir kulluk eylemi mantığında yapsa ki öyle zaten eşine bir tebessümü bile sadaka. Ondan illa bir teşekkür karşılığı değil, teşekkür bunun sorunu erkeğin. Bir teşekkür ediyor, o günkü yorgunluk her şey bitiyor ama ben bunu rabbim için yaptım dese o evde huzur dolar huzur. Yani iblis’in Adem’e secdesi yanlış düşündüğü için tekebbüre sebep oldu. Halbuki Adem’e secdesi Allah’a itaat duygusu ile olsaydı aynen Abdullah ibn Abbas’ın dediği gibi, i<strong>blisin Adem’e secdesi Allah’a itaatti. Ama o kendinden daha düşük kalitede birisine bu secdeyi yaptığı için gurur sebebi yaptı.</strong> Kadın şimdi bunu çok basit bir teşekküre satıyor. Ama ben bunu Allah için yaptım dese o işin kadri büyüyor mu? Bereket ve huzur getiriyor o eve. Kadının akşamleyin eşi işten geldiğinde onu huzur ile karşılaması nedir? Kadının bir ibadet eylemidir ama Allah’a takdim ettiği bir ibadet o.</p><p>Nasıl ki bizim birbirimize yardımımız Allah içindir değil mi? O bizim minnetimiz altında kalsın bize teşekkür etsin diye değil. Gördüğünüz gibi biz ibadetlerimizi Allah’a kulluğumuzu iddia ede ede Allah’tan başkasına takdim edebiliyoruz. Veya riya bir nevi bundan birisidir. Ama gördüğü nedir riyada küçük şirk olaraktır.</p><p>Evet, binaenaleyh cümlenin devamı yani insan hayatının hiçbir safhası yoktur ki yaratılış gayesi olan kulluktan müstağni kalsın. Bütün harekat ve sekenatı düşünce ve sözleri kasıt ve fiilleri ne varsa her halükarda ister istemez yaratıcısına kulluktur. Binaenaleyh hiçbir şekilde <strong>insan kulluktan müstağni olmayacağı gibi hayatında da hiçbir şey yoktur ki kulluktan bir cüz olmasın</strong>. Çünkü seni kündelemiş. Kündelemeyi anladınız mı? Güreşte kullanılır, bir güreşçi rakibini kündeledi mi işi bitmiştir onun. <strong>Yani zaten kulluk bizi kündelemiş ama bunu iyi bir şekilde burada neden</strong> <strong>Allah’a kulluktan kaçarsanız şeklinde kullanayım ama kulluk bize bir unvan.</strong></p><p>Mesela burada bu çocuklara teçhiz edebileceğiniz şey nedir? Bak, çünkü kulluk bir unvan bize, bir rütbe. Kündelemiş derken dikkatli olman için. Seni devamlı yere çalar. Kulluk diye yapıyorsun ama Allahtan gayrısına zerre kadar ondan nasip ayırıverdin mi işin bitmiştir. Ha bunu anlamazsan tevhidi de anlayamıyorsun. Eğer sevgiyi fıtri bazda anlayamazsan, imani bazda anlayamadıysan sevgiyi tevhidi bazda da mümkün değil gerçekleştirebilirsin.</p><p>Bunun için de senelerce tekrarladığımız cümlelerden birisi ne?</p><p><strong>Selim bir fıtrat olmadan sahih bir imanı gerçekleştirmemiz mümkün değil. Sahih bir iman olmadan da halis bir tevhide sahip olmamız mümkün değildir</strong>. Bu birbiri ile iç içedir. Binaenaleyh diyoruz önceki cümleye atıf yaparak hiçbir şekilde insan kulluktan müstağni olamayacağı gibi hayatında hiçbir şey yoktu ki kulluktan bir cüz olmasın. Zerre kadar bir amelden dahi hesap vereceğiz. Yani zerre miskal de olsa. Hiçbir şekilde kendimizi bir lahza da olsa yani göz açıp kapama kadar bir zaman içinde dahi istesek de istemesek de kendi irademiz ile de olsa irademiz dışında da olsa mutlak kulluk eylemi üzerindeyiz. O anki bulunduğumuz hal bir kulluk eylemi üzeredir. Düşünce ile yönlenir, söz ile yönlenir, bakışlar ile yönlenir, işitme ile yönlenir yürüyerek gideriz değil mi? O an bir kulluk hali üzereyizdir. O zaman işte biz insanı biz sadece bize kulluk yapsın diye yarattık derken her lahzası kulluğa dönüşen bir hayat oluyor. <strong>Bu kulluk, Allah’a takdim edilen bir kulluk oluyor.</strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Naziat 27</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7802e66 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7802e66" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-3400105" data-id="3400105" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-348e1d1 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="348e1d1" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4516e70 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4516e70" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-db31499" data-id="db31499" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-09786ee elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="09786ee" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi</span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin</span> </p><p class="hero-title" style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/">İster İstemez Kulluk</a></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.facebook.com/ilmedavetdernegiistanbul/">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/insan-kulluktan-hic-bir-zaman-mustagni-degildir/">İnsan Kulluktan Hiç Bir Zaman Müstağni Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8508</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İster İstemez Kulluk</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2022 15:03:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8493</guid>

					<description><![CDATA[<p>https://youtu.be/xhtPowdtY_A İster İstemez Kulluk  İkinci ders başlığı olarak yaratılışta tesadüf yok, yaşamda da başıboşluluk yok demiştik. Üçüncü olarak da neden fıtrattan konuşuyoruz ? Geçen derslerde kısa kısa başlıklar ile neden fıtrattan konuştuğumuza dair geçişler yapmıştık. Kime ? ne zaman ? nerede ? nasıl başlarsak başlayalım mutlak fıtrattan başlamamız gerekir. Hatta Allah Resulü sallallahu aleyhi ve...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/">İster İstemez Kulluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8493" class="elementor elementor-8493">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-015b333 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="015b333" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6e238ef" data-id="6e238ef" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-50 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5013332" data-id="5013332" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-dc0e46d elementor-widget elementor-widget-video" data-id="dc0e46d" data-element_type="widget" data-settings="{&quot;youtube_url&quot;:&quot;https:\/\/youtu.be\/xhtPowdtY_A&quot;,&quot;video_type&quot;:&quot;youtube&quot;,&quot;controls&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="video.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-wrapper elementor-open-inline">
			<div class="elementor-video"></div>		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
				<div class="elementor-column elementor-col-25 elementor-top-column elementor-element elementor-element-7124ae5" data-id="7124ae5" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap">
							</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7bac5d3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7bac5d3" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-d6d5403" data-id="d6d5403" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-46a039b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="46a039b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">İster İstemez Kulluk </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-824ec4a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="824ec4a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-c1fcb60" data-id="c1fcb60" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-423ece6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="423ece6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>İkinci ders başlığı olarak yaratılışta tesadüf yok, yaşamda da başıboşluluk yok demiştik. Üçüncü olarak da neden fıtrattan konuşuyoruz ?</p><p>Geçen derslerde kısa kısa başlıklar ile neden fıtrattan konuştuğumuza dair geçişler yapmıştık.</p><p>Kime ? ne zaman ? nerede ? nasıl başlarsak başlayalım mutlak fıtrattan başlamamız gerekir. Hatta Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hasseten Mekkelilere dönük tebliğsinde yani İslam&#8217;ı anlatmasında, vahiy tebliğinde ufak başlıklar halinde geçişler yaparak ,</p><p><span style="color: #008000;">وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ </span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><span style="color: #008000;">[</span>1]</a> eğer onlara kendilerini kimin yarattığını sorsanız,</p><p><span style="color: #008000;">لَيَقُولُنَّ ٱللَّه</span> Allah diyecekler diyor. Yani fıtrata dönük bazı başlıklar zikrediyor. Yoklama yapıyor. Bu mevzuda sorunları var mı şeklinde.</p><p>Allah dedikten sonra, <span style="color: #008000;">فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ</span> peki bütün bunları bilmenize rağmen nasıl saptırılıyorsunuz siz ? yaratıcının Allah olduğunu biliyorsunuz, yeri göğü yaratanın o olduğunu biliyorsunuz ama yaptığınız işler bu inancınıza ters der gibi.</p><p>Şimdi neden üçüncü sıraya koyduğumuzu yani önce <strong>ister istemez kulluk</strong>. <strong>Varlığın rast gele olmadığı.</strong> Var oluşumuz, varlığımız bundan sonraki gelecek bir başlık da “<strong>kainatın merkezinde insan var</strong>” <strong>her şey ona hitap ediyor sanki her şey onun için olmuş, buna sebep biz kainatın merkezinde insan var diyoruz.</strong></p><p>Çünkü insanın etrafında var olan ne varsa her şey onun yaratılmış. Onun için sözünü ilerideki bölümlerde her halde daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.</p><p>İnsanın beslenmesi için, insanın istifade etmesi için, insanın göz zevki için, yani insan ile mutlak bir alakası var. Onun için kainatın merkezinde insan vardır dedik. <strong>İnsan ve kendi varlığı diye bir ara başlık var. </strong>Göreceksiniz. Sonra <strong>insan ve etrafındakiler diyoruz.</strong></p><p><strong>Kainatın merkezinde insan vardır. İnsan ve kendi varlığı, sonra insan ve etrafındakiler diyoruz.</strong></p><p>Mesela yaratılışta tesadüf yoktur derken anlamlarını önce sunuyoruz, daha sonra delilini peş peşe gelecek. Mesela ayette ;</p><p><span style="color: #008000;">أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَٰكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ</span> <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> sizi boş yere, gayesiz, hedefsiz yarattığımızı mı düşünüyorsunuz. Ve bize geri getirilmeyeceğinizi mi zannediyorsunuz ?</p><p><strong>Yani yollanışınız, yaratılışınız, var oluşunuz bir gaye ile olduğu gibi dönüşünüz de bir gayeye sebep.</strong></p><p>Buradaki varlığınız imtihan sürecidir.</p><p><span style="color: #008000;">ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا</span> <a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p>Hayatın ve ölümün yaratılışı bizim imtihan edilmemiz hangimiz daha iyi ameller işleyeceğiz diye bir sınavdan geçirilmemiz içindir. Geri dönüş de rast gele değil çünkü ;</p><p><span style="color: #008000;">أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَٰكُمْ عَبَثًا</span> sizi gayesiz, boş yere mi yarattığımızı düşünüyorsunuz ?</p><p>Hatta akleden insanlardan bahsederken ayakta, oturarak, yan gelmiş yatarak Allah’ı zikredenler yerin ve göğün yaratılışını düşünerek derler ki;</p><p><span style="color: #008000;">رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَٰذَا بَٰطِلًا</span> <a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> bunlar bunu derler ama bir tesadüf olduğunu söyleyenler, diyor ya  <span style="color: #008000;">ذَٰلِكَ ظَنُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۚ</span> <a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> tesadüf yaratıldığını düşünenler küfredenler, inkar edenlerdir. Bu sadece onların bir zannı yani hakikati ifade eden bir söz değil.</p><p>Şimdi toparlana toparlana geliyoruz, arkasından da bu zikrettiğim ayet Muminun suresi 115 numaralı ayet. Arkasından ;</p><p><span style="color: #008000;">أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى</span> <a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a></p><h2 style="text-align: left;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>İnsan Kendinin Yaratıldıktan Sonra Varlığı Sürecince Başı Boş Bırakılacağını mı Zanneder.</strong> </span></h2><p>Yani yularsız, gemsiz, ipsiz bir şekilde istediğin gibi oyna gez, toz bunun için mi yollanıldığını zannediyor ? bu iki ayetin arasında biz o cümleleri kurduk.</p><p>Yaratılışta tesadüf yoktur, yaşamda da başı boşluluk yoktur. Ama sen istediğin gibi at gibi, eşşek gibi, beygir gibi hopla zıpla hiç sorulmayacakmış gibi mesela bu bizim eğitim sürecimizde sağa dönüyorsunuz, ebu Said, gel ne yapıyorsun diyor. Kalkıveriyor bir bakmışsın ebu Said’in kellesi ile karşılaşıyor camın arkasında. Hemen duruyor ne yapıyorsun diyor. Bu belki sizdeki şu duyguyu uyarmak için, dikkat edin zaten yedi yirmi dört takip ediliyorsunuz. Onun farkına varmanız için. Eğer birileri bizim burada sağ edişimiz, sol edişimizi soruyorsa ne yapıyorsun ne ediyorsun diye, bu hayat zaten böyle.</p><p>Hani bir zaman programlar varmış yirmi dört saat gözetleniyorsunuz bu ifadeleri biz yani bizim gözetlenmemiz bu zikredilen zamana münhasır değil. Ölümümüze kadar gözetleniyoruz, takip ediliyoruz, neden ? bu ayette dediği gibi,<span style="color: #008000;"> وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ</span> döndürülmeyeceğinizi mi zannediyorsunuz bize. <strong>Devamlı döneceğin duygusu ile hareket etmemiz gerekir. Yani hesap vereceğiz.</strong> Ne yaptıysak biz birbirimizden gizleyebiliriz, saklayabiliriz ama bizim iki tarafımızdaki bulunan melekler yazıyor. Ne yaptıysan, ne ettiysen, ne düşünüyorsan hepsi kaydediliyor hesabını vereceksin.</p><p>İşte birisi, insan kendisini abes yere yarattığımızı mı zannediyor. Öbürküsü de,<span style="color: #008000;"> آيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى</span> bu dünyaya geldikten sonra başı boş bırakılacağını mı düşünüyor diyor. Geri döneceğiz.</p><p>O zaman yaşam süreci içerisinde bizim her şeyi geri döndürüleceğimiz duygusu ile yapmamız gerektiğiniz siz bıksanız bile eğer ben inancımı bu ayetler üzere bina ettiysem, sizin sorgulanacağınız, geri döndürüleceğiniz hesap vereceğiniz duygusunu canlı tutmam gerekiyor zihninizde.</p><p>Anneniz babanız bunu size devamlı şuur altı değil, meseleye müdrik yani meselenin ne demek olduğunu anlar bir şekilde bunu uyarmamız lazım. Bir refleks şeyinde değil.</p><p>Çünkü bir şeye refleks ile verilen tepki şuur dışıdır biraz. Ama müdrik bir şekilde olursa hesap vereceğin. Tutuyor burada Allah azze ve celle ;</p><p><span style="color: #008000;">أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِىٍّ يُمْنَىٰ</span> <a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a> seni aslına tasavvur olarak döndürerek diyor ki, o meniden insanın rahimlere bıraktığı meniden bir nutfe değil miydi? Yani burada yaratılışında ki ihtişamı bırak varlık olarak zaten bir şey değildin sen. Bu iki ayetin arasına başlığımızı sıkıştırarak böyle etrafında oluşturarak,</p><p>Üçüncü bab’a atladığımızda yani neden fıtrattan konuşuyoruz ? dediğimizde başlığı bu yine geçen derslerde girişler değil, temaslar yaparak yani birincisi düşünürken rahat algılaman için arkasından gelen babı bilirsen</p><p><strong>ister istemez kulluk, yaratılışta tesadüf yok, yaşamda başı boşluluk yok, ondan sonra neden fıtrat.</strong></p><p>Bunun belki münasebetine göre birini öne birisini bir öbürküsünün arkasına alma, öncelikli sonralıklı tertibe koyma gibi bir durum olabilir. Eğer meseleyi iyi anlatacaksa o şekilde birisi önde zikredilmiş birisi arkada pek önemli değil. Eğer meseleyi daha iyi anlatacaksa.</p><p>Neden fıtrat dersini öne aldığımızı geçen derslerde birkaç başlık ile zikrettik. Şuan biriniz on yaşında birinizi otuz bir yaşında kırk yaşında da olsa elli atmış yetmiş yaşında da olsa inanan inanmayan kim olursa olsun şu ders herkes için başa alınması gereken bir ders olduğundan. Bunu anladınız mı ?</p><p>Şöyle diyelim, okuma yazma bilmeyen bir topluluk var ama yaş farkı çok çeşitli. Beş yaşından aynen sizin hat yazı dersinde gördüğünüz gibi altmış yaşında da var ama yazı bilmiyor. Hoca, başlarken herkese elif ten yani hemzeden başlar değil mi? Veyahut harfleri gösterir neden? Ben altmış yaşındayım bunu mu okuyacağım diyemezsin. Beş yaşındakinin işi değil o illa. Okuma yazma bilmeyen herkes oradan başlayacak.</p><p><span style="text-decoration: underline;">Bizim fıtrat derslerinin öne almamızın hedefi de bu. Öyle bir hengame kargaşa yani bilgi kirliliği ses kirliliği, görünüm kirliliği, bilgi kirliliği iç içe girmiş ki, ifadeler çok doğru yani İslam tevhid, iman, akide bu başlıklar muhteşem başlıklar ama bazen içleri yanlış doldurulmuş.</span></p><p><span style="text-decoration: underline;">Bu toplumdaki kirliliğin başlıcası şu, birincisi sanki aynı manaya delalet eden kelimeler gibi zikrediliyor. İslam akidesi diyor, islam tevhid dinidir diyor ama o kadar kargaşa var ki bu karma karışık şeyleri bir bir birbirinden ayırt etme yerine doğru olanı sunarsan vaktini, zamanını, enerjisini onun ile harcarsa öyle de olması gerekiyor çünkü Allah Resulü ümmetinin yetmiş üç fırkaya ayrılcağını söylüyor.</span> Akabinde de diyor ki, yani</p><p><span style="color: #008000;">ستفترق أمتي على ثلاث وسبعين فرقة، كلها في النار إلا واحدة</span> ümmetin yetmiş üç fırkaya ayrılacak tabi bu ümmetin ön kısmı da var. Geçmiş ümmetlerin de parçalandığını. Hepsi ateşte biri müstesna diyor. Yani yetmiş üç fırkaya ayrılacak diyor, bir bir şu şu değil. Toplu kastediyor. Kurtulan da bir tane.</p><p>Şimdi yetmiş iki sapık fırkanın özelliklerini öğrenmeye kalkarsak önce batılı öğrenelim dersek yetmiş iki bölüm ona ayıracağım. Ama biri öğrenmeye kalkarsan çünkü sahabe, arkasından hemen,</p><p><span style="color: #008000;">و ما هي يا رسول الله</span> o bir tanesi hangisidir diyor bak yetmiş ikiyi sormuyor. Çünkü yetmiş iki sapık fırkayı öğreneceğim sonra aradan bir doğru çıkacak. Böyle yapmıyor. O bir fırka hangisidir diyor o bir doğruyu. <strong>Biz şimdi imanda tevhitte, İslam da herkes tevhid diyor.</strong></p><p><strong>Biz tevhid diyoruz, şialar da tevhid diyor, sofiler de tevhid diyor bütün fırkalar tevhid diyor. Şimdi hak bir söz toplumun sapıtmasına sebep olarak kullanılıyor.</strong> Bunu anladınız mı ? doğru bir söz, hak bir söz tevhid yaratıcıyı birlemedir.</p><p>Bunu bile anlatırken zatında birleme diye algılamışlar. Halbuki onun vahdaniyetini kabul etme, dünkü derste dediğimiz gibi her insanın fıtri bir eğilimidir. Firavun bile rabbini inkar etmiyordu. Ediyor muydu? Firavuna gavur diyoruz kafir diyoruz neden ? Allah’ın yani yaratıcıyı inkar ettiğinden değil biz Firavunun küfrüne ne diyoruz? Cuhudi yani bile bile inkar var onda. Aynen Musa’nın da dediği gibi aleyhisselatu ve sellam Kur’an da ;</p><p><span style="color: #008000;">لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ</span> <a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a> sen bunu yeri ve göğü yaratının yaratan rabbin indirdiğini çok iyi biliyorsun diyor.</p><p>Peki firavunun inkarı neydi ? biz ona muğalata diyoruz. Gerçeği yansıtan bir şey değil. İman derslerinde ne diyoruz ? küfrün ispatı yoktur diyoruz. Ha firavun esas içindekini denizde sular üstüne kapanırken ne dedi? Ben işte şimdi beni israil’in ve Musa’nın rabbine inandım. Allah da şimdi mi? Dedi.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Zümer 38</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Müminun 115</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Mülk 2</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Ali imran 191</p><p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Sad 27</p><p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Kıyamet 36</p><p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Kıyamet 37</p><p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> İsra 102</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a9dac88 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a9dac88" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-47d329f" data-id="47d329f" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3d9d258 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="3d9d258" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-d558726 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="d558726" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-cac28a4" data-id="cac28a4" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-07c747e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="07c747e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Firavunu küfre düşüren inkarı değil, bile bile inkarı. Onun için küfrün ispatı yok diyoruz.</p><p>Burada bizim neden fıtrat dersleri dediğimiz dün, daha önceki derslerde de dediğimiz gibi bunun özleştirilmiş başlığı cümle halinde zihinde kalması kolay, ezberlemek kolay, anlamlarını hazmede ede zaman içerisinde aynen sığırların yem yemesini hiç gördünüz mü? Durmadan yer. Toplar sonra ne yapar? Oturur geviş getirir. Ne yapıyor işte o zaman onun tadını almaya başlıyor.</p><p>Şimdi size başlık olarak verince ondan sonra otururken, gezerken, kitap okurken onu düşünmeye başlıyorsun. Neden fıtrattan ?</p><p><strong>Diyoruz ki var olan, görülen dedik. Var olan, var olan şeyin inkarı mümkün değildir.</strong> <strong>Bütün insanlar bunda müşterektirler.</strong> Ha bunun adına bilimsel ne derlerse desinler önemli değil. Var olan şey. Arkasından görünen. <strong>Görülmeyen ile anlaşılması biraz daha zaman alan mesele üzerinde biz durmayız. Bu uslubu da bize öğreten Kuran.</strong> İbrahim aleyhisselam ile birisi münazara ediyor. İbrahim diyor ki benim rabbim öldürür ve diriltir. O gavur ne diyor? Ben de öldürür diriltirim diyor. Yapamazsın edemezsin diye münazaraya girmiyor İbrahim. Ne diyor ? benim rabbim güneşi doğudan doğurur batıdan batırır diyor.</p><p><span style="color: #008000;">فبهت الذي كفر</span> kafir ne yaptı? Kafayı büküyor. Onun için biz görülmeyen üzerinde şeye gitmeyiz. Görülene. Görüleni görmeyen kör olana Allah öyle diyor ya, baktığı halde görmeyen, işittiği halde dinlemeyen, kalpleri olduğu halde akletmeyenlere ne diyor ? kör diyor. Görüneni görmeyen kör ile görülmeyen konuşulmaz.</p><p>O zaman biz var olan ve görülen. Varlığının da inkarı mümkün olmayan. Varlığının da inkarı mümkün olmayan şeylerden konuşacağız.</p><p>Çünkü bizim dinimiz yani İslam iman küfrün ispatı yoktur dedik ama imanın ispatı var. İspat var, itminan var değil mi? Akabinde de ne var? Yakin. Bunun üçünü de İbrahim’in kıssasında aleyhisselatu ve sellam görüyoruz. Üçünü de İbrahim’in kıssasında görüyoruz. Neden ? rububiyet tevhidinde mesela Nuh aleyhisselam’ın kıssasını alsak, uluhiyet tevhidinden bahseder, Muhammed aleyhisselatu ve selam’ın daveti de uluhiyet tevhidi merkezli. Ama İbrahim aleyhiselam’a baktığımız zaman onun daveti kavmi ile rububiyet tevhidi merkezli. İbrahim’in kıssalarını ben ayrıyeten onu 2003’de toplamıştım içerde. İbrahim aleyhisselam’ın hakkındaki bütün kıssaları ayeti, hadisleri çünkü İbrahim bile bizim nebimiz Muhammed aleyhisselatu vesselam için ne diyor ? onda senin için örnekler var diyor. Çünkü İbrahim nebilerin babası olarak kabul edilir. Ondaki örnekler bizim nebimiz için, bizim için de örnektir. Çünkü o yani Allah Resulü İbrahim’in duasıdır. Aynen Musa aleyhiselam’ın da daveti hele hele Musa aleyhiselam’ın davetini bir Firavuna karşı bir daveti var bir de kendi kavmine dönük bir daveti var değil mi ? Rububiyet iddia eden Firavuna karşı bir de kavmine karşı mücadelesi var. Bu iki nebiden bizim alacağımız çok örnekler var.</p><p>Onun için biz neden fıtrattan dediğimizde az önceki kullandığım ifadeyi iyi bilin herkese nerede nasıl neyden başlaman gerekiyorsa gereksin fıtrattan başlayacaksın. Biliyorsa ne ala onu doğru yola ulaştırır. Mesela Allah Resulü geliyor davetinde bedevinin birisi çıkıyor, Muhammed yeri göğü hiç yoktan yaratan mı seni nebi olarak yolladı diyor. Allah Resulünün nübüvvetini kabul etmek için adam sorguluyor. Allah Resulü evet diyor. Ondan sonra o mu sana bunu emretti o mu emretti gidiyor adam.</p><p>Gördüğünüz gibi var olan bilgiler, yeni duyduğun işittiğin bir şeyi kabulde, iman da sana kolaylık, var olan bilgiler yeni öğrendiğin şeyleri kabulde sana klavuzluk eder. Şimdi siz bu vaziyette küçüklükten boş bir kova, sandık gibi gidin on beş yaşında, yirmi yaşında, otuz yaşında İslam&#8217;ı size sunduklarında zihnininiz çakışacak. <strong>Çünkü o kadar olumsuz şeyler dolmuş ki zihne hakkı kabul etmeye yardımcı değil, aksine itici.</strong></p><p><strong>Şüphe yumağı oluşturmuş. Fıtrattan o denli uzaklaşmışsınız, uzaklaşmışız.</strong></p><p>Bil mecburiye yani kabul ettiğimiz şeyler bile eğreti durur bizde. Camiye gider gelir. Altını arayın, neden camiye gider ? pavyona gidemez, bara gidemiyor, sinemaya oraya buraya gidemiyor kötü iş yapamıyor. Yer bulduğu tek yer camiinin kıraathanesinde bir iki yaşlı. Oraya gidip geliyor. Veyahut isyan ile geçen ömrünü tatmin etmek için çok kolay bir pazarlık ile ne yapıyor şimdi? Her kimin son sözü la ilahe illallah olursa cennete girer, doğru bir söz. Bakın bu toplumun, bu sapık <strong>toplumun sapıtmasına en çok sebep olarak kullanılan doğru sözlerdi ha ama yanlış kullanımdan.</strong> İlla yanlış yaparak insanlar sapıklığa düşmüyor. Bazen doğru şey kullanarak da sapıklığa düşüyor.</p><p>Az önceki okuduğum kıssada anladıysanız firavun da sonunda la ilahe illallah diyor değil mi ? ama Allah şimdi mi? Diyor. <strong>O zaman son sözü yani</strong></p><p><span style="color: #008000;">من كان اخر كلامه لااله الا الله دخل الجنه</span>  <strong>hadisini kullanan için ömrün buna muvafık geçmeli.</strong> Şimdi küçükken en temiz anında kötü şeyler yükleniyorsun. İman geldiğinde aha bak bu toplumun hali, güvenmeyeceksin bundan doksanlı seneleri düşün, yetmiş, seksen, doksan yani <strong>İslami mücadelenin gündeme geldiği ortamı düşün, o ortamda mücadele vererek Müslüman olanların şuan İslam&#8217;a zara verir noktaya geldiklerine bir bakın.</strong></p><p>Neden başında doğru başladığı gibi doğru geliştirerek doğru bir süreç gitmiyor ? çünkü son nefes yani <span style="color: #008000;">حسن الخاتمة</span> dediğimiz an bizim için çok önemli.</p><p>Buna da getirdiğimiz delil, fıtrat yani neden fıtrattan konuşuyoruz derken Yasin suresindeki bölümü alıyoruz biz. Diyor ki ;</p><p><span style="color: #008000;">أَوَلَمْ يَرَ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p><strong>İnsan görmezmi ki biz onu bir meniden yarattık. Bir de bakıyorsun bize yaratıcısına yani hasım, düşman olmuş</strong>. <strong>Hem de mücadele eden bir düşman</strong>. Ne garip değil mi ? yaratılmışsın yaratıcını inkar ediyorsun. Varsın, seni var edeni varlığını inkar ediyorsun bu mümkün mü ya ?<strong> var olan bir şeyin inkarı varlığını inkar etmek gibidir ki bu akla münhaldir.</strong> Şimdi Allah devam ediyor ;</p><p><span style="color: #008000;">وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلْقَهُ</span> <strong>kendi yaratılışını unutup bize misaller veriyor, örnekler veriyor.</strong> İnsana bakın. Hani bazen birinize diyorum ki sen kendini çok akıllı zannediyon. İnsan böyle düşünmeden konuşursa, akletmeden konuşuyor. Varlığını inkar ediyor kendini akıllı zannediyor. Kendi yaratılışı unutuyor.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلْقَهُۥ ۖ قَالَ مَن يُحْىِ ٱلْعِظَٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ</span></p><p><strong>Bu kemikler toz toprak olduktan sonra, fosilleştikten sonra kim onlara hayat verecek ? aptalca bir soru.</strong> Kendi varlığı ile kendi yaratılışı unutuyor, o çürümüş fosilleşmiş kemiklere tekrar kim hayat verecek diyor. Bunu ne yapıyor rabbine soruyor. Rabbine soruyor bunu.</p><p>Şimdi Allah, tertibe dikkat edin, Allah azze ve celle de ;</p><p><span style="color: #008000;">قُلْ يُحْيِيهَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ ۖ</span> şimdi bu kemiklere tekrar kim hayat verecek diye sorulduğunda normal bir cevap ne olur ? Allah ben demesi gerekti değil mi? Ama öyle demiyor Allah. Ben deseydi doğru bir cevap olurdu değil mi ? neden ben demiyor da onları <strong>ilk yaratan kim ise ona hayatı verecek olan da odur diyor.</strong> <strong>İnsanı kendi uslubu ile vuruyor.</strong> Sen varsan, seni şu hale kim getirdiyse ona hayatı verecek olan da odur. Bak ben demiyor, <strong>insanı düşünmeye sevk ediyor. Sen varken zaten böyle bir inkar mümkün mü ya ?</strong> ha varlığını inkar etse daha mantıklı olurdu yani yaratılışı inkar etse daha mantıklı olurdu değil mi ? ama inkar etmesi mümkün mü? Çünkü var. Biz neden fıtrattan konuşuyoruz dediğimizde, neden konuşuyor muşuz ? var olan, görünen, inkarı mümkün olmayan şeylerden konuşuyoruz. Ha biz, ben diyelim on yedi yaşımdan beri böyle bir davanın içindeyim yani altmış beşten altmış yediden bu yana de, biz anlatana kadar bazıları ateizm ile boğuştu. Aslında çok mantıksız bir teori ateizm. Ama ateizmi kabul edecek aptalların yoğunlukta olduğu bir toplumda yaşıyorduk. Düşünün. Şimdi bakın deistler, ateizmden deizme geçmiş değiller, inandıkları halde deist olanlar. Belki inandıkları değil Müslüman oldukları halde deist olanlar. Farklı bir karmaşa gündeme geliyor.</p><p>Onun için bizim yani <strong>bu ortamda topluma dini fıkhettirebilmemiz için, dini anlatabilmemiz için her şeyin elimizdeki malzeme olan Allah’ın Kitabı, Resulün sözleri</strong> muhatabımız olan insanlar her halükarda insan değil mi? Herkes aynı fıtri değere sahip. Bu var, eşitsizlik yok. Yani muhatabımız da aynı, hitabımızdaki malzeme olan değerler de aynı, hatip, hitap edecek olanlar da aynı varlıklardır. İnsanlar ile ilişki bunu herkes bilir, yakınlık müşterek değerler ile daha kolaydır. İnsanlar ile ilişki müşterek değerler ile daha kolaydır. İnsanlar ile ilişki, yakınlık müşterek değerler ile. Şimdi ben Amerika da yaşıyorum. Bir Türk görsem ona karşı ilgim nedir ? eskisi gibi bir gemi batsa okyanusta ben bir adaya çıksam yalnız başıma, orda bir insan görsem müşterek değer insan olma. Ben İstanbul&#8217;dayım yarpuzlu birisini gördüm, daha farklı. Akraba birisini gördüm daha başka, iman eden birisi gördüm daha farklı. Yüzlerce Türkün içinde ben bir tane Çinli görsem Müslüman o bana daha yakın çünkü dünyamda insan olarak müşterekiz, o da Müslüman ahirette de onun ile müşterekliğimiz var. Ama inanmayan benim anne babam ile ahirette müşterekliğim yoktur.</p><h2><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Neden fıtrattan derken müşterek değerleri gündeme getirmek için.</strong></span></h2><p><strong>Çünkü o birlikteliği sağlar.</strong> Bazen örnek veriyorum size bir karga ile köpeğin arkadaş olduğunu görmüşler. Allah Allah karga ile köpek nasıl arkadaş olur ? baksalar ki ikisinin de ayağı topal. Topallık onları bir araya getirmiş. Bizim insan olarak çok müşterek değerlerimiz var, mümin olarak çok müşterek değerlerimiz var bizim. ,</p><p>Fıtri değerler de asıl müşterek değerlerimizdir. Onun için biz önce fıtrat derken kastımız bu. Yani var olan, görünen, varlığının inkarı mümkün olmayan değerlerden bahsediyoruz.</p><p>Bazen insan bu müşterek değerleri paylaşmak için çarpışır. Müşterek değerleri için çarpışır. Mesela Avrupa&#8217;nın bize hazırladığı diyelim Müslümanların da aptalca yuttuğu petrol  bizim değerimiz bundan kim istifade ediyor ? Avrupalılar, batılılar, kafirler. Biz değil. Su, mesela ileride bize gösterdikleri yer, hedef orta doğunun gelecekti en büyük felaketi, sorunu su harbi olacaktır. Hem de çok da jeopolitik dediğimiz bir yapıya sahip. Dicle, Fırat bizden çıkıyor, kestiğimizde ondan istifade eden herkes zarar ediyor. Biz Müslümanlardan keseceğiz İsrail’e vereceğiz. Ak parti gelmeden evvel Manavgat çayını satın almışlardı biliyor musunuz Yahudiler.</p><p>Şu yangının çıktığı taa yukarılara kadar sağ sol on kilometrede sanki gasp ediliyordu su havzasını korumak için. <strong>Müşterek değerler için kavga edecek hale geliyor. Ya o değerler kullanıldığı zaman herkese yeter.</strong> Mesela Amerika&#8217;da orta doğu kadar petrol var. Amerika neden çıkarmıyor ? çıkarmıyor ama bizimkini alıyor. İleriye doğru göreceksiniz şimdi Türkiye de burada petrol yok. Ya Kerkük de olur da Türkiye de olmaz mı ? Kerkük&#8217;te olur da Suriye de olmaz mı? Bu mümkün değil. Şimdi en mantıklı yöntemi düşünün Müslümanların gavur Kürtler ile gavur Türklerin sorunu var mı Türkiye de ? yok. Chp ile Hdp. Ama Müslümanların Müslüman Türkler ile Müslüman Kürtler aptal olduğu için. Gavur Araplar ile de gavurların sorunu yok. <strong>Sorun bizim. Biz değerlerimizde buluşacağımız yerde değerlerimizde ayrılıyoruz. Küçükken bu sizin kafanıza girmeli. Bizim müşterek değerimiz İslam, fıtri değerler ve fıtri değerlerdeki bağı güçlendiren İslam.</strong> <strong>Biz İslam ile değer kazanan bir toplumuz. Onun için müşterek değerler insani olarak başlıyor ondan sonra bu fıtri değerler imani değerleri gündeme getiriyor, ondan sonra tevhidi gündeme getirir. Hiç kimsenin yıkamayacağı, kötüye kullanamayacağı değer oluyor.</strong> Ne oluyor şimdi ? biz domates ile hıyarı çakıştırabilir miyiz? Bir araya gelmemeleri için bütün mücadeleyi vermemiz mi gerekir ikisinden salata yapmamız mı ?</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Yasin 77</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-904ad18 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="904ad18" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-3fdfd27" data-id="3fdfd27" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b67c149 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b67c149" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan: Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/tevekkul/tevekkul-3/">Tevekkül</a></span></span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.instagram.com/ilmedavetdernegi/">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/cocuk-egitimi/ister-istemez-kulluk/">İster İstemez Kulluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8493</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tevekkül</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/tevekkul/tevekkul-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2022 11:07:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tevekkül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tevekkül Tevekkül önce imandan bir cüz. Hani “iman 70 küsür şubedir derken en üstün lailaheillallah, en ednası yoldan insanlara eziyet veren&#160; şeylerin giderilmesi” dedik. Buda gösterir ki demiştik iman 70 küsür şube Alası veriliyor ednası arada tevekkül imanın cüzlerinden bir cüzdür. Buna da delil; وَعَلَى ٱللَّهِ فَتَوَكَّلُوا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ “Eğer inanıyorsanız Allah’a tevekkül edin.”[1]...</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/tevekkul/tevekkul-3/">Tevekkül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8481" class="elementor elementor-8481">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e6397e7 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e6397e7" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-3930376" data-id="3930376" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-7282266 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7282266" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">Tevekkül</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-88d7842 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="88d7842" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b4b9749" data-id="b4b9749" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-8e45cd6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8e45cd6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Tevekkül önce imandan bir cüz.</strong> Hani “<strong>iman 70 küsür şubedir derken en üstün lailaheillallah, en ednası yoldan insanlara eziyet veren  şeylerin giderilmesi</strong>” dedik. Buda gösterir ki demiştik iman 70 küsür şube Alası veriliyor ednası arada tevekkül imanın cüzlerinden bir cüzdür. Buna da delil;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَعَلَى ٱللَّهِ فَتَوَكَّلُوا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ</span></p><p><strong>“Eğer inanıyorsanız Allah’a tevekkül edin.”<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></strong></p><p>Buda gösteriyor ki tevekkül imandan bir cüzdür.</p><p>Sadece bu kadarıyla değil tevekkül ayrıca lailaheillallah’ın cüzlerinden birisidir. Çünkü lailaheilallah derken açılımında;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">قُلْ هُوَ رَبِّى لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ</span></p><p><strong>“ De ki: O benim rabbimdir. Ondan başka tevekkül edilecek ilah yoktur.”</strong><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><p>Binaenaleyh ben ona tevekkül ediyorum. Yani bu Allah’ı birlemenin cüzlerinden de bir cüzdür.</p><p>O zaman imandan bir cüzse, tevhid den lailaheilallah’ın açılımında onun bir cüzüyse lailaheilallah diyen kişi bu sözün açılımının birisinin “Allah’tan başka tevekkül edilecek ilah yoktur,  <strong>Allah’tan başka tevekkül edilecek yani güvenilecek, itimat edilecek, bütün işlerinde ona iltica edip sığınacak tek ilah Allah azze ve celledir</strong>. Ayriyeten de bu onu birlemenin cüzlerinden birisiymiş.</p><p>O zaman bunun fıtrattaki yeri neredir diye düşündüğümüzde, ben önce mesela tevekkülü hemen kelime manası ile kökü, türediği kelime, hangi kelimedir müştak olduğu kelime hangisidir demeyi, öğrenmeden evvel fıtraten sahip olduğumuz değerler içerisinde sığınma duygusu, iltica etme duygusu, güvenme, itimat yapamayacağın, beceremeyeceğin işlerini tevdi edeceğin bir vekil çünkü Allah’ı vekil edilirsen tevekkül ancak böyledir. Yani tevekkül gündeme gelirse vekil edinirsin. Aynen bir dava vekili ediniyorsun, dava vekili ne demek? Avukattır. Bu ne demek? Seni mahkemede temsil edecek ve senin  hakkını koruyacak. Onun için Allah azze ve celle <span style="color: #008000;">نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِير</span> derken o cidden bizim için en güzel vekil.<span style="color: #008000;"> حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ</span></p><h2 style="text-align: center;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>O Bana Vekil Olarak Yeter.</strong> </span></h2><p>Onu vekil tayin ettik mi, ona itimat edip güvendiğimizde o bize yeter. O zaman fıtratımızda tevekkül, sığınma, itimat etme dediğimiz duyguların yeri nere? Hangi konumlarda kendisini gösterir yani ihtiyaç duyarız ona?</p><p>Tevekkül her insanoğlunun aczinin, aczi ne demek insanın acizliği? <strong>Taakatının, gücünün yetmediği, önüne geçemediği tedavisi olmayan bir hastalık gibi. Biçare kaldığında, çaresiz kaldığı yerde aczinin neyidir? Tezahür ettiği yerdir. O zaman mutlak güvenecek bir şeyler arar.</strong> Aczinin, çaresizliğinin tezahür ettiği yerde o ihtiyacı giderecek güce güvenmesi, olan fıtri bir ihtiyaçtır. O an sığınacak bir şeye ihtiyaç duyar.</p><p>Mesela eğitilmiş, eğitimli toplumlarda mesela Mekkeliler gemiye binip, denize açılıp, fırtınaya yakalandıklarında denizin ortasında sığınma kurtulma diye olayları ne kadar sıfıra inmiştir? SOS vardır şimdi gemiler öyle bir tehlike karşısında SOS verir, yani yardım çağrısı yapar telsizle sinyallerle. En yakın gemi ona gelir. Bunun olmadığı yeri düşünün. Yetişemeyecekleri yeri düşünün, o an çaresizliklerini hissettiklerinde sadece Allah’a güveniyorlar. Mekkeliler bunu beceriyordu. Her ne kadar karaya çıktıklarında aynı şirke devam etmiş olsalar bile. Sıkıntılar bazen iyidir.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Maide 23</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Rad 30</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-df22769 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="df22769" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-0e9af6b" data-id="0e9af6b" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-a9134e4 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="a9134e4" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-c370195 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="c370195" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-3cfa74a" data-id="3cfa74a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3e27295 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3e27295" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bunun içindir ki İman ve değerlerinden imandan ve imanın değerlerinden cahil olan yani bilgilenmemiş kimseler, herhangi bir sıkıntıya düştüklerinde, hastalık gibi bir derde düçar olduklarında, rızık sıkıntısında, bir şeyden korktuklarında güvenecekleri bir sığınak ararlar. Bu herkesin başına gelir, herkes de bu ihtiyacı hisseder yerine göre.</p><p>Mesela öyle bir eğitim uygulanması gerekir ki bir çocuk bile böyle korktuğunda, yani sıkıntıda kaldığında, darda kaldığında, birisi döveceğinde, ağzından ilk çıkacak söz nedir? Anne, baba diye bağırır. Halbuki çocuk yönlendirilirse, <strong>küçük yaşta Allah’a sığınması gerektiği öğretilirse çocuk buna alışır ve çocuk bu mevzuda eğitilir.</strong> Ama insanoğlu anne baba demez sadece ne der bir yeri acıdığında? Anaaam der. Bunu der bunda da bir sorun yok neden? Kendisini koruyanın, himaye edenin devamlı annesi olduğunu düşündüğü için. Halbuki çocuğa küçük yaşta vermen gereken şey annen de aciz kalır. O kime sığınıyor? Allah’a. Ve sığınması gerekeni anlatmak gerekiyor. İşte bir şeylerden korktuklarında güvenecekleri sığınak ararlar. Cahili toplumlarda taş, ağaç, boncuk, yatır gibi takdis ettikleri şeyler edinirler. Mesela bizim yandaki komşunun kapısında bir zaman kaplumbağa kabuğu vardı, çakır dikeni var, nazar boncuğu var neden? Birisinin kendisine zarar vermesinden korktuğu için. Göz değmesinden, haset etmesinden, bir bela ve musibeti def etmek için onları asıyor. Bu imandan mahrum, imanın değerlerinden mahrum kalmış kişilerin yaptığı işlerdir. Şimdi düşün sen ona örnek göstersen o <strong>nazar boncuğunu alıp çekiçle kırsan, o otu yaksan, kaplumbağa kabuğunu kırıp yaksan, kendilerini kurtarabilirler mi?</strong> Kur’an da verilen örnek bu;</p><p>“<strong>Sizin şu yalvarıp yakardıklarınız, kendilerini bile koruyamamaktadırlar. Nasıl ki kendisine sığınılanı korusun?</strong>”</p><p><strong>Bu bilgiler yani fıtrata hitap eden bilgiler. Çocuğa şimdi muska asıyor, o muskayı al ayağının altında taşla ez kendisini koruyamadığını çocuğa gösterebilirsin. O zaman bu seni de korumaz.</strong> Eğer çocuğuna bir dua, Allah’a yalvarıp yakarmakla kurulabileceğini öğretirsen, en basit bir dua bu kendi dilinde de olsa “Allah’ım yardım et” dese buna yönlendirsen çocuk daha küçükten bu denli müşkülatlı belalara düçar olmaz. Kocaman kocaman adamlar bile ancak kendileri ikaz edildikleri zaman taşın, ağacın kendilerini bile koruyamadıklarını. Yani İbrahim’in o topluma anlatmak istediği kırıp döktüğü putları kırdığı aleti en büyüklerine asınca bunu sen mi yaptın? Denildiğinde neden bunlara sormuyorsunuz? İşitmezler, cevap da vermezler, kendilerini bile koruyamamışlar. Doğru muhakeme böyle olması gerekir. <strong>O zaman çocuğa yani selim bir akıl üzere onu terbiye etmek gerekir ki, çocuk büyüdüğünde de istikametli düşünebilsin.</strong> Onun için buna sebep burada parantez olarak girmek istediğim bir şey; şunu bilin 20-30-40’a gelmiş bir adamı eğitmektense, hemen üzerinde emeğinizin neticesini görmeseniz bile bir çocuğa vereceğiniz bu bilgiler, hayatının herhangi bir safhasında o çocukta etkisini gösterecektir. Küçükten ona işlediğiniz bu bilgiler aynen kaligrafi dedikleri bir teknik bilim var ne biliyor musunuz? Yazı. Bunu nasıl yaparlardı biliyor musunuz? Klişeler vardır ya harflerin klişeleri yazı şeklinde bir kenara dizersin onu ondan sonra o cihazın bir ucu iğne gibidir burada harflerin içinde gezer aynı anda bunu gezdirirken o da gezer şimdi buradaki uç elmas uçlu kazır metali, gezdiği yerde o taraftan aynı harfleri yazar ondan sonra bu okunur. <strong>Çocuğun zihnine küçük yaştaki verdiğiniz bilgiler, hemen neticesini göstermese bile hayatının bir safhasında bu bilgiler etkisini gösterir.</strong></p><p>Onun için tevekkülü bu yaşta 30-40-50’ye gelmiş bir insana anlatana kadar, bunu çocuğa çok rahat anlatırız. Kaligrafi yazı tipinde çocuğun zihnine bu yazılıyor. Çocuk bunu okuyacağı çağa gelecek veyahut o okuyuşu seslendirilerek çocuğun kulağına fısıldanacak. Kendi kendine bunu mırıldandığını görürsünüz. O kendi etkisini gösterecektir.</p><p><strong>Cahili toplumlar taş, ağaç, boncuk, yatır gibi takdis ettikleri şeyleri kendi kendilerine takdis edip, değerlendirdikleri şeyler.</strong> Cidden mukaddes olan şeyler değildir. Öyle biri olsa düşünün Allah göstermesin, Allah Resulünün bile halasını, kızını kurtaramıyorsa o hali ile benim yarın size faydam olmaz diyorsa kim kimi kurtarabilir? Hiç kimse kimseyi katiyetle kurtaramaz.</p><p>İnsanoğlunun güvendiği, itimat ettiği, ihtiyaçlarını giderdiği bir gücün varlığını bilerek önce bunu bilmeli değil mi? Bu işleri kimin telafi edip kimin telafi edeceğini bilmesi küçük yaşta. Bir sıkıntıda Allah’a yalvar Allah’a güven Allah dan kork, Allah’a itaat et, Allah’ı sev, gibi tembih niteliğindeki ifadeler tembihi anlıyor musunuz ne demek? Yani ikaz, uyarı mahiyetindeki sözler. Allah dan kork, Allah’ı sev, sadece ona güven, ona itimat etmelisin, ona yalvar, ondan iste gibi sözler bunlar tembih ifade eden sözlerdir. Uyarı sözleridir. Bunula çocuklar telkin altı diyelim rahat anlayın yani İslam karşıtlarının bu son zamanda mahalle baskısı diye kullandıkları bir ifade var ya ne anlama gelir bu? Bizim geçmişimizde de bu var ne diyor? Birisine kırk gün deli de o deli olur.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-ebf93c0 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="ebf93c0" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-be3714d" data-id="be3714d" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-9145a9d elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="9145a9d" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-df2686a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="df2686a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-7ceb846" data-id="7ceb846" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-69ad68c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="69ad68c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Buna şuur altı telkin denilir. Hatta bir anne baba bile çocuğuna beceriksizsin, beceriksizsin, beceriksizsin birileri ile kıyaslayarak bunu yaptığı zaman çok yanlış yönlendirmelere sebep olabiliyor. Bu şimdi belli bir yaştan sonra ama küçükken çocuğa Türkçeyi öğretirken bile bu kelimler tembih ifadeleri hatırlatılsa, devamlı söylenseydi, işitmeleri sağlansaydı inan bir gün gelecek hiç anlamadığını düşünün bu ne demek diye sana soracak. <strong>Allah dan nasıl korkulur? diye sorma ihtiyacı duyacaktır.</strong> Onun için insanoğlunun güvendiği, itimat ettiği, ihtiyaçlarını giderdiği bir gücün varlığını bilerek, ona iman ederek, tevekkülle teslimiyeti, ihlasla tek bir ilah olarak onu birlemesi yakinini vicdanındaki azmi güçlendirecektir. O denli olacak ki çocuk, mesela devamlı çocuğunun istediğini yapan, çocuğunu koruyan, tehlikelere karşı onu müdaafa eden babaya karşı bir güven duygusu gelişmiş midir?  Bu vardır. İşte biz bunun önce Allah’a yönlendirmemiz gerekiyor. Çocuk çünkü bu güveni sığınmayı nerde hissederse ona karşı güveni artar. O zaman devamlı Allah’a bunu yönlendirdiğimizde küçücük çocuğa yakini işlemek kadar kolay bir iş yoktur. Büyük insana bak yakini işlemek on sene alırsa, küçük bir çocuğa daha kolaydır bu. O zaman insanoğlunun güvendiği, itimat ettiği, <strong>ihtiyaçlarını giderdiği bir gücün varlığını bilerek, ona iman ederek, tevekkülle teslimiyeti ihlasla tek bir ilah olarak onu birlemesi yakininin yani imanı yakini mertebede olur. Yakin nedir? Şüphe, tereddütleri izale etmiştir bu. Vicdanındaki azmi güçlendirecektir.</strong> Yani o bana yeter. Düşünün İbrahim’i ateşe atarlarken ateşin ona…</p><h2 style="text-align: center;"><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Tevekkül Tek Başına İmanın Ve Tevhidin Şartıdır. Her İnsanın Fıtri Bir Lazımıdır.</strong></span></h2><p>Şimdi tevekkül tek başına imanın ve tevhidin şartıdır her insanın fıtri bir lazımıdır. Şimdi tevekkül tek başına imanın ve tevhidin şartı derken sair ne kadar amelle ilişkisi var mesela harpte tevekkül dedik harp imandan bir cüz müdür? Allah yolunda cihat evet. Harpte tevekkül ne? Lazımı. <strong>Tevekkül olmazsa korku hakim olur. Tevekkül korkuyu da giderir.</strong> Çünkü güveni temin ederken, korku giderir ve güveni hiçbir şekilde, sahabeyi düşünün huneyn harbinde, iman da en üst mertebeye çıkmış insanlar Allah Resulünün vefatından biraz önce hemen adamları çoğalınca bu çoklukla bizi kimse mağlup edemez dediler Allah’a itimatları ne oldu? Arızalandı. Ama düşünmediler, esbaba tevessül meşru olarak bize vacip kılınan bir şey. <strong>Esbaba tevessül Allah’a tevekkülü zedelememeli.</strong> Burada tevekkül tek başına imanın ve tevhidin şartı. Hatta istişarede tevekkül, evlilikte de. Şimdi sana esbaba tevessül hakkı veriyor mu? Veriyor. Ondan sonra ne diyor?</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">مَنْ تَزَوَّجَ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ نِصْفَ الْإِيمَانِ، فَلْيَتَّقِ اللَّهَ عما الْبَاقِي»</span></p><p>“Evlenen imanının yarısını tamamlar. Geri kalanından da Allah dan korksun.</p><p>Demek ki evlilik iman dan. İmanın yarısı tamamlanıyor. Ne anlama gelir? Evlenmekle, Allah’a isyana düşebileceğin aksiyle Allah’a kulluğunu eda edebileceğin birçok şeyle alakalı yarısıyla Demek ki evlilik seni birçok isyandan kötülükten, münkerden koruyor. Hem de yarısı diyor buna. Geri kalan yarısından da Allah’tan kork. O zaman evlilik ne için gerekli? Ha belki evliliğe teşvik için şehevi bir duygu olmasaydı hiç kimse evlenmek istemez, haram korkusu olmasa yine insanlar evlenmek istemez biliyor musun? Bunu rast gele hayvanlar gibi telafi etseydi haramlılık helallilik diye bir şey olmasaydı yine evlenmezdi değil mi? ne ihtiyacı vardı ki? Yani sebepler bizi dalalete götüren şeyler değil, hakka yaklaşmayı sağlayan veyahut imtihanla aramızda bir perde diyebilirsiniz. O zaman evlilikte bir tevekkül var. ha çocuğun hayırlı bir çocuk olmasında dua, yalvarıp yakarma yapılması gereken hatta besmelesiz peydahlamama bile buna konmuş. Ama buna rağmen Allah’a hidayeti için ne yapman gerekiyor? Tevekkül etmen gerekiyor.<strong> Tevekkül tek başına imandan, tevhit den bir cüz olmasına rağmen bir çok amelle iç içedir tevekkül.</strong></p><p><strong><span style="text-decoration: underline;">Tevekkül tek başına imanın ve tevhidin şartı, her insanın fıtri bir lazımıdır. Her insan tabiatı gereği acizlik ve ihtiyaç anında sığınacağı, hacetini giderecek bir mercii’e (mercii, sığınak demektir yani nasıl ki iltica sığınma, merci sığınılan yer anlamında.) ihtiyaç duyar. Niyazını işiten, istediğini veren, günahlarını bağışlayan, açlığını gideren , hastalığına şifa veren, fakirliğini gideren bir zengin, zelilliğini izale eden bir aziz hülasatu-l kelam kulluğunu takdim edecek bir hak mabud arar.</span></strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-2795c99 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="2795c99" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b39bebf" data-id="b39bebf" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b504a7e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b504a7e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi </span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/sunnetin-vahiy-olusu/"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;">Sünnetin Vahiy Oluşu</span></span></a></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.youtube.com/channel/UCy4dEe2x35IsGIkZTgfEkVA">Bizleri Takip Edin</a></span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/tevekkul/tevekkul-3/">Tevekkül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8481</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sünnetin Vahiy Oluşu</title>
		<link>https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/sunnetin-vahiy-olusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2022 13:38:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Said]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilmedavetdernegi.org/?p=8470</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sünnetin Vahiy Oluşu  Bu günkü sohbetimizin mevzusu, buradaki arkadaşların istekleri üzere sünnetin vahiy olduğu hakkında bir şeyler söylemem talep edildi. Tabi bu mevzuyu senelerdir bulunduğumuz ortamda konumumuza göre münasebetine binaen devamlı işledik. Bu işlemenin akabinde yani böyle bir dersin tekrarının akabinde tabi ki muhakkak hepsi olmasa da ana hatları ile bazı temel esasların anlaşıldığı kanaatindeyim....</p>
<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/sunnetin-vahiy-olusu/">Sünnetin Vahiy Oluşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8470" class="elementor elementor-8470">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-807bf27 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="807bf27" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-ee1b557" data-id="ee1b557" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-438baf1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="438baf1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;">Sünnetin Vahiy Oluşu </p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-e914f65 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="e914f65" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-86a7805" data-id="86a7805" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4ed354a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4ed354a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bu günkü sohbetimizin mevzusu, buradaki arkadaşların istekleri üzere <strong>sünnetin vahiy olduğu</strong> hakkında bir şeyler söylemem talep edildi. Tabi bu mevzuyu senelerdir bulunduğumuz ortamda konumumuza göre münasebetine binaen devamlı işledik. Bu işlemenin akabinde yani böyle bir dersin tekrarının akabinde tabi ki muhakkak hepsi olmasa da ana hatları ile bazı temel esasların anlaşıldığı kanaatindeyim.</p><p> Bu istek geçmişteki yapılan derslerin anlaşılamamasından değil belki içimizden daha çok insanın birkaç kişinin değil bu meseleyi rahatlıkla etrafındaki insanlara anlatabilmeleri, bu mevzudaki gelen şüphe ve tereddütleri def edebilmeleri için herhalde tekrarında hayır görüldü.</p><p>Hiçbir zaman kuran ve sünnetten olan hele kuran ve sünneti dava edinmiş kimseler için hiçbir zaman kuran ve sünnetin tekrarı bizi bıktırmaz, bizi usandırmaz. Aksine tekrarı daha önce anlayamadığımız veyahut hususiyeti üzerine dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız bazı noktaları daha iyi anlama fırsatı verebiliyor.</p><p>Onun için devamlı bu dersi sık sık yapan birisini tekrarı bıktırmıyorsa dinleyenleri de bıktırmaması gerekir.</p><p>Binaenaleyh sünnetin vahiy olduğu mevzusunda yani Allah’ın bize din olarak verdiği <strong>İslam&#8217;ın iki temel asıl kaynağı vardır ki biz buna Kuran Sünnet diyoruz. Bunun ikisi de vahye yani Allah’ın vahyine, ona dayanan esaslar üzere bina edilmiştir.</strong></p><p>İnsanoğlu anlayamadığı, kavrayamadığı, yakalayamadığı bazı meseleleri eğer o meseleler ilahi bir dayanağa mesned, dayanıyor ise doğrudan doğruya ben bunu kabul etmiyorum, inkar ediyorum dememiştir. Onu teviller ile kendi anlayışına göre anlamsız kılma veyahut ona tabii olmak gibi bir mecburiyetinin olmadığını söylemiştir. Bunu geçmişte bu ümmetin evvelinde, sadrında bazı taifeler her ne kadar bizim birden bire anlayamayacağımız bir cümle terkibi ile ifade etmiş olsa yani Kuran’ın lafızlarının sübütu katidir. <strong>Yani Kuran&#8217;ın lafızlarının Allah dan vahiy olduğunda hiçbir şüphe yoktur, bunların tespiti katidir diyor. ama bu lafızların delalet ettiği mananın sübutu kati değildir yani o ayetlerin lafızların delalet ettiği, anlatmak istediği şeyin katiyeti, illa buna delalet ediyor dememiz için sabit değil yani kati değildir diyorlar.</strong></p><p>Bu nedir? Allah azze ve celle Kuranı indirmiştir onun kitabı olduğunu kabul ederiz ama muhteviyatı ile sübutu kati olmadığı için delalet ettiği anlamlar ha illa öyle amel etmek zorunda değiliz, herkes istediği gibi anlayabilir demek istemişlerdir.</p><p>Bu sözü Kuran üzerinde söyledikten sonra Allah Resulüne dayanan vahyin ikinci kısmı olan sünnet hakkında tabi ki bundan daha cürretkarhane sözler sarf edecekleri bir gerçek yani kaçınılmazdır. O zaman biz şunu tespit edelim yani anlayalım bu ümmetin evvelinden zamanımıza kadar Sünnetin vahiy olduğunda bu ümmetin icması vardır. Yani Kuran&#8217;dan gelen nasların delaletinde, anlaşılmasında <strong>bu ümmet icma ile ittifak etmiştir ki Sünnet vahiydir.</strong></p><p>İşte biz icmayı bu şekilde kabul ederiz. İcma Kuranın Sünnetin dışında bir şey değil. bilakis Kuranın ve Sünnetin delalet ettiği lafızların aynı şekilde anlaşılmasında bu ümmetin ekserisi ittifak etmiş ise biz buna ümmetin icması diyoruz. Kuranın Sünnetin dışında hareket ederek bu ümmet bunun böyle olduğunu kabul etmiştir demek anlamı taşımaz. Kurana dayalı, Sünnete dayalı Sünnetin vahiy olduğunda delalet eden naslar istikametinde bu ümmetin anlayışının bir noktada ittifak etmesidir.</p><p>Sadece bu mevzuda çok marjinal diyebileceğim yani çok basit bir tabakanın, zümrenin yan çizmesi mevzu bahistir ki biz buna geçmişten zamanımıza kadar bu taifeye, bu düşünceye sahip olanlara farklı isimler vererek yani mutezile denilmiştir, aklaniyyun yani akıl ile hareket edenler demişizdir. Bunlara her ne kadar aynı ifadeler ile gündeme gelmese bile Şiaları katmışızdır çünkü Allah Resulünden, sahabenin umumundan gelen nakilleri tenkit edebilmek için sahabenin tümünü tekfir etmiş, bunlardan gelen bizim nazarımızda kabul değildir deyip ancak kendilerinden olduğu bilinene Şia adı altında, ehli beyt adı altında zikredilen taifenin naklettiği bizim için muteberdir diyerek farklı bir şekilde onlar da mutezilenin menhecine uymuşlardır.</p><p>Ondan sonraki gelen zaman içerisinde ise kısmen de olsa ama rahatlıkla kendi içtihatlarına Kuran ve Sünnete dayanmayan ilim ehli dediği kimselerin sözlerine geçerlilik kazandırmak için bazı ifadeleri mutezileden alarak asıl olarak onlar da bir şeyler söylemeye kalkmışlar. Ha sahabeyi tekfir etmemişler, tamamen saf dışı etmemişler ama bazı sahabeler fakih değildir, fakih olmadığı için onların nakilleri bizim için hiçbir şey ifade etmez, <strong>biz fakih olan sahabelerden alırız diyerek ha cidden kendilerinin onlardan delil alabileceğini, söyleyebildiği sahabeye dahi Sünnette birçok meselede ters düşmüşlerdir.</strong></p><p>Mesela ibn Mesut radıyallahu anhu onların nezdinde fakih sahabelerdir ve ibn Mesut ömrünün sonlarını küfe de geçirmiştir. Belli bir mezhebin lideri konumundaki insanlar da o beldede ikamet etmişlerdir. Binaenaleyh bizim mezhebimizdeki birçok görüş ve kavil ibn Mesut, Enes bin Malik’e bu gibi sahabelere dayanır demişlerdir. İyi bir hadis malumatı olan gitsin Enes radıyallahu anhudan, ibn Mesut radıyallahuanhu dan gelen nakilleri toplasın, bunu söyleyen o taifenin mezhebindeki içtihat, görüşler ile karşılaştırsın yüzde sekseninde o sahabelere muhalefet etmişlerdir. Bu da gösteriyor ki o insanlar bunları kullanarak cidden bunlar mesela <strong>ibn Mesut ilim daarcığı olarak nitelendirilen bir sahabedir. Sahabe topluluğu içerisinde fıkhi bilgisi ile bilinen birisidir. Onun bu yönünü kötüye kullanarak biz ibn mesut gibi fakih sahabeden alırız diyorlar</strong>. Ama bakıyorsunuz ki ibn Mesut muksirun dediğimiz yani çok hadis nakleden taifedendir. Ha o rivayetlerine bakın yüzde sekseninde ters düşmüşlerdir. Enes radıyallahu anhu da muksirun, Allah Resulünden çokça hadis rivayet edenlerdendir. Onun rivayetlerinin de yüzde seksenine ters düşmüşlerdir. Ayşe radıyallahuanha da fakihe birisiydi, ilmi olan birisiydi ha küfe ehli değildi ama ona da ters düşmüşlerdir. İbn Abbas radıyallahu anhu sahabenin hem fukahadan yani fakihlerinde kabul edildiği gibi tefsir ilminde yani şeyhul müfessirin, hiberul ümme yani bu ümmetin en bilgilisi denilen birisi olmasına rağmen onun rivayetlerinin de yüzde seksenine ters düşmüşlerdir. O zaman bu söz doğru bir söz olarak kullanılmamıştır. Bilakis hakikaten <strong>fakih olan sahabeler kullanılarak yani istismar edilerek sair sahabelerin hepsinin sözlerini saf dışı edebilmek için, geçersiz kılmak için kullanılan bir malzeme niteliği taşır.</strong></p><p>Bunlarda bunu böyle kullanmışlardır veyahut haberi ahad katiyetle akidede delil olmaz diyerek reddetmişlerdir. Biraz daha ileri gitmişleridir haberi ahad hiçbir şekilde delil olmaz diyerek reddetmişlerdir. Halbuki bu haberi ahad dedikleri hadislere bakın ibn Mesut rivayet etmiştir, Enes rivayet etmiştir, Ayşe rivayet etmiştir, ibn Ömer rivayet etmiştir yani fakih diyebileceğimiz sahabelerdendir. O zaman hani fakih olan sahabelerin rivayetleri kabul edilirdi, sadece fakih olmayan sahabeler reddedilirdi. Bunlar devamlı söyledikleri sözü bir sonraki gelen söz ile sınırı aşarak, saf dışı ederek böylece ilerleye gelmişlerdir hatta o denli ifrata kaçan bir ifade kullanılmıştır ki cidden ifrada kaçmış şeni bir ifade, kötü bir ifade, çirkin bir ifadedir. <strong>Mezhebindeki kaideyi ve ölçüleri Kuran ve Sünnetin süzgeci gibi öne iterek bizim mezhebimizdeki varılan içtihat neticesi sonuç, asıl olandır. Kuran ve Sünnetten buna ters düşen bir şey varsa mutlak o ya zayıftır veyahut da tevil edilir demiştir. Bu da kuran ve sünneti saf dışı etmenin en çirkin bir şeklidir</strong> yani kendi usul ve kaideleri Kuran ve Sünnetin süzgeci olmuştur, kendileri nazarında kabul gördüğünü düşündüğü naslar doğrudur, öbür kendi hevalarına uyanlar tabi öbürküler ise eğer hadis ise zayıftır sahih değildir. Kuran ise tevil edilir demişlerdir. Bunu da yine mutezileden geçmişteki onların dedeleri konumundaki veyahut selefleri konumundaki insanların, <strong>eğer nakil ile akıl birbirine ters düşerse nakil kenara itilir akıl öne alınır. Ve nakil tevil edilir yani aklımıza uyduğu bir biçimde o tevil edilir yani izah edilir, anlatılır, böyle olmadığı söylenilir diyerek bunu da onlardan alarak gelmişlerdir.</strong> Ve zamanımızda da bazı ilim ehlinin ifade ettiği gibi, <span style="color: #008000;">  افراخ المعتزلة</span> yani mutezile kırıntıları dediğimiz mutezilenin torunları dediğimiz, onların halefleri dediğimiz kimselerin onların nezdinde zamanımızda mealcilik adı altına gündeme gelmiştir. Hadis inkarcılığı adı altında gündeme gelmiştir. Medresetu’l aklaniye dediğimiz yani akılcılık medresesinin ürünleri olarak gündeme gelmiştir yani hadisi, geçmiştekilerin pisliklerini toplayarak toptan inkar etme gibi yani Kuranın dışında biz hiçbir şeyi kabul etmiyoruz yani Kuranı asıl kabul etmişler güya yüceltiyorlar, kuranın bir bastona, koltuk değneğine ihtiyacı yoktur, Kuran bundan münezzehtir kuran vahiydir bizim için her şey budur diyerek bu sefer toptan bütün onların kullandığı argümanları, malzemeleri kullanarak Sünneti saf dışı edebilmenin, Kuranı istedikleri gibi tevil etmenin yolunu daha da akılcılığın hakim olduğu, akılcılığın hakim olduğu diyeyim sahibini dahi kullanan akıl diyelim. Sahibinin kullandığı akıl değil. sahibini kullanan akıl çünkü onu da kullanan şeytan olması hasebi ile hatta bazı mefsede diyebileceğimiz ümmeti toptan ifsad eden bazı görüşleri anlatırken size şöyle bir ifade şekli kullanıyoruz, bu taife şunu akledebilecek kadar zeki değil. ama böyle ifsat edici, fitne çıkaran bir şeyi bunlar söylüyorsa kendiliğinden değil şeytan onlara vahyetmiştir. Mutlak şeytanın yardımı vardır diyoruz çünkü bunu kullanacak kadar zeki ve akıllı değillerdir. <strong>Aklın sahibini kullandığı kimseler onlara göre hevalarına uygun çünkü akıl tek başına eğer süvari olmuş sen üzerine binilen bir binek olmuşsan akıl seni kendisine bağlı olan hevan, arzun, isteklerin yani Kuran ve Sünnete, vahye ters düşen istikamette seni yönlendirmiştir ve bunu da ekseriyetle başarır.</strong></p><p>Tabi ki bizim yine menhecimiz nasıl ki onların takip ettikleri yol ve uslüp geçmişteki seleflerine tabii olmak ile gündeme geliyorsa bizim de bu gibi desiselere, fitnelere, vahyi yok sayacak nitelikteki bir çürümeye mutlak bizim selefimizin de takip ettiği yolu biz takip etme yolundayız. Her ne kadar bazı ifadeler değiştirilerek gündeme gelmiş ise de bu ifadelerin arkasındaki asıl kastın, maksadın deşifre ederek, ifşa ederek bu ümmete bunu yeniden <strong>Kuranı Sünneti ihya eden ki bunun asrımızdaki başında gelen önderlerden ilki mutlak şeyh Elbani rahimehullah’dır. Rabbim kendisine merhameti ile muamele etsin.</strong></p><p>Ve bu insan gelmekte bunu takip eden insanlar daha sair bunun yanında zikredebileceğimiz ilim ehli insanlar gelmiştir. Tabi ki bu düşünceler Kuran ve Sünnette vahye ters olan bu düşünceler maalesef geçmişteki bizim hatta ekseriyetle devamlı Kuran, Sünnet çizgisinde kalmaya çalışmış insanların bazı yumuşaklık adı altında kullandıkları argümanlar da bunlara destek vermiştir.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-22c12d7 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="22c12d7" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-038e08d" data-id="038e08d" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b642d34 elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="b642d34" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1a915f6 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1a915f6" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2fb2070" data-id="2fb2070" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-0275866 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0275866" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bunları desteklemiştir. Bunu ne olduğunu az sonraki ifade edeceğim cümlelerde kendiniz rahatlıkla tespit edeceksiniz. Şimdi eğer Allah Resulünün Sünnetine bir hücum varsa mutlak iyi bilinmelidir ki onların inkar ettikleri değil, kabul ettikleri aslı öncelikli kullanarak inkar ettikleri ikinci kısmın ispatını birinci ile yapma zorundayız. Yani onlar eğer Sünneti inkar ediyorlarsa onların üslubu seyrinde hareket etmemek gerekir. Ki Kuranda bu uslüp vardır. Mesela İbrahim aleyhisselam ile bakara suresinde münakaşa eden birisinin kıssası zikredilir,</p><p>İbrahim aleyhisselam diyor ki benim rabbim yaşatır ve öldürür diyor. o da diyor ki ben de yaşatır ve öldürürüm diyor. bize nakledilenlerdeki önemli değil naklin keyfiyeti ben de öldürür ve diriltirim diyor. yani bu demektir ki güya idama mahkum olan birisini affediyor, hür olan birisini alıp öldürüyor. Bak birisini yaşatıyorum birisini öldürüyorum şeklinde. İbrahim aleyhisselam bunu yapamazsın diye bir mücadele yoluna girmiyor hemen benim rabbim güneşi doğudan doğuruyor, batıdan batırıyor diyor. o zaman kafir başını eğiyor yani</p><p><span style="color: #008000;">فَبُهِتَ ٱلَّذِى كَفَرَ</span> kafir kafasını eğdi diyor. yani teslim oldu diyor.</p><p>Onların inkar ettiği şey ile başlarsak mücadele daha uzun, veyahut ispatta zorlanacak kimseler çıkabilir. O zaman kestirmeden ha madem Kurana inanıyorsunuz o zaman Kuranın sübutu hakkında onunla mücadele kapısı kapanır. Çünkü Kuranın lafızlarının kati olduğuna inanıyor. O zaman onun delalet ettiği mana üzerinde durarak ki Kuran buna yeterli. Ve kafidir. Başka hiçbir delile ihtiyaç duymadan yani Sünnetin vahiy olduğu, Muhammed aleyhisselatu vesselam’a imanın, ittibanın, ona tabi olmak onu örnek almaktan onun emirlerine Allah’ın emirlerine uyar gibi itaat etme, ispatta kuran yeterli bir kaynaktır bizim için. Eğer iyi bir Kuran okuyucusu isek.</p><p>O zaman kuranda vahyi ele aldığımızda Muhammed aleyhisselatu vesselam’ı Kuran ve bununla beraber vahye dildiği zikredilen bir şeylerin de beraber indirildiğini içeren ayetler ile herhalde başlamak gerekir, çünkü selef bunu böyle yapmıştır. Bizdeki değişen kısmı nedir? İfadeleri kendi dilimizde kullanmak, bu toplumun anlayabileceği bir ifade sadeliği içerisinde ele almak gerekir. Bunun için Allah azze ve celle Kuranı kerimde nisa suresinde,</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَأَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُن تَعْلَمُ ۚ وَكَانَ فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p><p style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000; font-size: 19px;">Allah yani </span></strong></p><h2 style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000; font-size: 19px;">o Allah ki sana Kitabı ve hikmeti indirdi.</span></strong></h2><p>Münakaşa üslubundaki kıvraklığa herkes sahip olamayabilir. Binaenaleyh okuduğumuz naslar üzerinde onlar ile ittifak ettiğimiz şeyler var ise katiyetle onların münakaşasına girmemek gerekir uzatmamak için. Yani sana kitabı indiren o dediğimizde kitaptan maksat nedir diye hiç sorma ihtiyacımız yoktur çünkü o da bunun kuran olduğunu kabul edecek. Ama bu kitabın kuran olduğunu ispattaki kullandığımız uslubu mutlak ikinci kısımda indirildiği kuran ile beraber indirildiği söylenen şey için de kullanabiliriz. O zaman bunu sizin bilmenizde yarar var. Ama illa her sohbette kullanmanız gerekmiyor. Burada sana derken buradaki muhatap olan kimdir? Allah Resulüdür. Sana kitabı indiren o diyip marifeli indirmişse <strong>bundan kasıt Kurandır. <span style="color: #008000;">وَٱلْحِكْمَةَ</span> sana kitabı ve hikmeti indiren odur.</strong> Yani Allah azze ve celledir. Sana kitabı ve hikmeti indirdi. Burada kitapta bir ittifak mevzu bahis olduğu için buradaki kitabın Kuran olduğunu nasıl anladın diye sormaya ihtiyaç duymayabiliriz ekseriyetle ve geçeriz. O zaman biz hikmetin üzerinde dururuz ama hikmetin illa manasını öncelikli söylemeden. Önce o şunu kabul etmeli, kuran ile beraber bir de hikmet denilen bir şeyin indirilmesidir. Sana kitabı ve hikmeti indiren Allah&#8217;tır. Bunlar ile bunun ikisi ile <span style="color: #008000;">وَعَلَّمَكَ</span> sana öğretti</p><p><span style="color: #008000;">مَا لَمْ تَكُن تَعْلَمُ</span> daha önce bilmediğin şeyleri öğretti. Orada bazı yani kuranda zikredilen bazı kelimeler vardır ki diyelim ki kitap, farklı yerlerde bazı nebiler ile beraber zikredilmişse bundan kasıt Tevrat olabilir, İncil de olabilir, Zebur da olabilir yani oradaki konumuna göre kitaba bu anlamı yükleriz. Eğer Muhammed aleyhisselatu vesselam ile beraber zikredilen bir kitap mevzu bahisse bundan hele birde marifeli yani <span style="color: #008000;">الكتاب</span> şeklinde gelmişse bunun kuran olduğunda bir tereddüt yoktur. Burada görüldüğü gibi <span style="color: #008000;">الحكم</span>ة dediğimiz kelime de marifeli geliyor. Kuranın başka yerlerindeki bahsedilen hikmet ile alakalı değil. çünkü başka yerde, Allah her kime hikmet verdiyse yani birisine hikmet verildiyse ona hayırdan çok şey verilmiştir  diyor. yani hikmet burada başkaları ile beraber zikredilen, verilen bir şey olarak telaffuz ediliyor ama buradaki hikmet Muhammed’e verilen hikmetten kastediliyor. <strong>O zaman bu kelimeyi de Muhammed’e indirilen hikmet, Kuran ile beraber indirilen hikmet diye bunlara has bir ifadeyi kullanma zorundayız.</strong> Yani açılabilecek ki bizim bu sohbet seyrimiz içerisinde mutlak şeytan da onun aklına bazı desiseli, şüpheli ve tereddütlü sözler getirecek. Onun bunu düşünmesine fırsat vermeden biz Muhammed&#8217;e Kuran ile beraber aleyhisselatu vesselam indirilen hikmetten bahsediyoruz.</p><p>İşte bu ikisi ile <span style="color: #008000;">وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُن تَعْلَم</span> <strong>sana daha önce bilmediklerini öğretti.</strong> İşte bunun içindir ki<span style="color: #008000;"> وَكَانَ فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا</span> şüphesiz Allah’ın sana lütfu ihsanı çok büyüktür diyor.</p><p>gördüğünüz gibi burada hikmetin kuran ile beraber indirilen bir şey olduğunu zikrediyoruz ama hikmete herkesin anlayabileceği eş anlamlı, müteradif anlamlı kelimesini kullanmadan devam edeceğiz. Ve de buradaki kasıt şudur, muhatabımıza o sözü söylettirmek. Biz anlaşılır şekli ile eş anlamlı müteradif olan ismi zikretmeyeceğiz, bunu muhatabımıza zikrettirmeye telaffuz ettirmeye çalışacağız.</p><p>Ve devam ederek o zaman biz hikmet kelimesinin daha Kuranda başka yerlerde nasıl ne şekilde geldiğini anlamak veyahut ispat etmeye çalışacağız. Allah azze ve celle kuranı kerimde Ahzap suresinde ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَٱذْكُرْنَ مَا يُتْلَىٰ فِى بُيُوتِكُنَّ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱلْحِكْمَةِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ لَطِيفًا خَبِيرًا</span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><h3><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Ey Peygamber Hanımları, Evlerinizde Allah&#8217;ın Ayetlerinden Ve Hikmetten Okunanlara Kulak Verin, Düşünün Diyor.</strong></span></h3><p>ey peygamber hanımları evlerinizde çünkü Allah Resulünün hanımlarının her birisinin kendisine has bir odası yani evi vardı. Her gün illa birisinin evinde değil farklı günlerde bir başka eşinin evinde olabiliyordu. Veyahut gündüz hepsi bir yerde toplu da olabiliyordu. Evlerinizde derken hepsini teker teker kastediyor. İlla Ayşe’nin evini odasını değil radıyallahuanha.</p><p>Ey peygamber hanımları evlerinizde Allah’ın ayetlerinden yukarıda Allah&#8217;ın ayetlerinin içeriği olduğu kitabı tek kelime ile zikrediyor yani kitabı indiren kuranı indiren o diyor. burada kitabı cüzleri ile ifade ediyor. Çünkü Kuranın içeriği ayetlerdir.</p><p>Ey peygamber hanımları evlerinizde Allah’ın ayetlerinden okunan ve hikmetten okunanlara kulak verin diyor. hikmeti yine aynen zikrediyor burada. Demek ki kitap ile indirilen hikmet kitap cüzleri ile ifade ediliyor, <strong>Allah’ın ayetleri diyor. okunduğunu, onun ile beraber okunan hikmetler. Anlatılan hikmetler ki ileride göreceksiniz öğretilen hikmetten bahsediyor.</strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Nisa 113</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Ahzap 34</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-451ca27 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="451ca27" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-26b6d4c" data-id="26b6d4c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-bef3c2a elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="bef3c2a" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-c18d3c2 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="c18d3c2" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-ee14bf2" data-id="ee14bf2" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-0e9c680 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0e9c680" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Ey peygamber hanımları evlerinizde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetten okunanları hatırlayın, düşünün, kulak verin. Allah her şeyin iç yüzünü hakkı ile bilendir yani ve haberdar olandır diyor.</p><p><span style="text-decoration: underline;">görülüyor ki hikmet, Kuran ile beraber indirilen o hikmet aynı anda Allah’ın ayetleri ile peygamber aleyhisselatu vesselam’ın bulunduğu meclislerde yani eşlerinin evlerinde Allah Resulünün gününün çoğunu geçirdiği veyahut kısmen geçirdiği hanımlarının evlerinde Kuran ile beraber, Allah’ın ayetleri ile beraber okunuyormuş.</span></p><p> <span style="color: #008000;">وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ</span> Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini düşünün, hatırlayın.   <span style="color: #008000;">وَمَآ أَنزَلَ</span> <span style="color: #008000;">عَلَيْكُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِۦ ۚ</span> <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a>  <strong>Allah’ın kitaptan ve hikmetten indirdiklerine, size onlar ile öğüt verdiği kitaba ve hikmeti bu nimeti hatırlayın ve şükredin</strong>.  <span style="color: #008000;">وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ </span>   ondan korkun.</p><p><span style="color: #008000;">وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ</span> bilin ki Allah her şeyi hakkı ile bilendir. İyi bilin ki Allah her şeyi hakkı ile bilendir. Bu ayette de gösteriyor ki Kuran ile beraber hikmetle de Allah onlara vaaz ediyor, nasihat ediyor. Demek ki Allah Resulü vaazında, nasihatlarında öğüt verdiği şeylerden kitap ve hikmet zikrediliyor. Yani burada hikmet de öğüt malzemesi olarak kullanılıyor.</p><p>Devam eden başka bir ayeti kerimede ;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوْحَىٰٓ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلْحِكْمَةِ ۗ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلْقَىٰ فِى جَهَنَّمَ مَلُومًا مَّدْحُورًا</span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p><p>İşte bunlar sana rabbinin yani rabbinin sana hikmetlerinden vahyettiği yani Allah ile birlikte başka bir ilah edinme. Sonra kınanmış ve haktan uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın. Diyor.</p><p>Bu da gösteriyor ki hikmet burada tek başına zikrediliyor. Neden tek başına zikrediliyor? Ve bu sefer kuran dikkat ederseniz tek başına kendisini açmayan bir kitap, nas ve delil olarak kalıyor. Neden? Allah Resulünün sohbetlerine baktığınızda bir  saatlik, iki saatlik, üç saatlik, dört saatlik, beş saatlik sohbeti içerisinde kurandan on tane ayet zikrediyor ise, o ayetleri açıklayan yüzlerce söz zikrediyor. Bu da ne anlama geliyor? O kitabın hikmetini kendisine o indirilen o hikmet ile beraber açıklıyor. Bu neyi gösteriyor?<strong> Demek ki hikmet kendisinden öncekini indirileni yani Kitabı diyelim veyahut Kuranı diyelim açıklama niteliğinde kullanılıyor.</strong></p><p><span style="color: #008000;">كَمَآ أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ</span> aynen size de kendinizden bir resul yolladığımız gibi,</p><p style="text-align: left;"><span style="color: #008000;">يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ</span><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p><p>Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size kitabı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi size öğreten bir Resul yolladık diyor.</p><p>Demek ki bu kitap Allah’ın ayetleri, <strong>Kuran ve hikmet devamlı öğretiliyormuş. Ne için? Sizi daha önceki bulaştığınız tevhide zıt düşen pisliklerden arındırmak içindir yani temizlemek için.</strong> Hem geçmişteki irtikap ettiklerimiz pislikler bununla temizleniyor ve hem de size yine bunlar ile birçok şeyi öğrettiği gibi bunu açıklayarak da bir şey açıklaması ile öğretiyor.<strong> O zaman demek ki Kuran yani kitap ve hikmet bize bir şeyler öğretilendir beraberinde.</strong></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">هُوَ ٱلَّذِى بَعَثَ فِى ٱلْأُمِّيِّۦنَ رَسُولًا مِّنْهُمْ</span><a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p><p>Ümmilerden, kendilerinden olan bir Resul yollayan odur.</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِهِ</span></p><p>Onlara Allah’ın ayetlerini okuyor. Böylelikle onları tezkiye ediyor. <span style="color: #008000;">وَيُزَكِّيهِمْ</span></p><p><span style="color: #008000;">وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ</span>  onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor. Görüldüğü gibi devamlı kitap ile beraber, Allah’ın ayetleri ile beraber Allah’ın kitabı ne için kullanılmış ise aynen hikmet de kullanılıyor. Yani indiren o, okunan bunun ikisi, ikisi ile tezkiye ediyor, bilmediklerini öğretiyor ve ikisi ile nasihat veriyor. Yani nasihat ediyor, öğüt veriyor. Ve devamlı bunun ikisi gündemde.</p><p><span style="color: #008000;">وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلُ لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ</span> bundan evvel yani Kuran hikmet indirilmeden evvel onlar zaten açık bir sapıklık, dalalet üzereydiler diyor. bu neyi gösterir nasıl ki geçmişteki dalaletimizden bizi uzaklaştırıp tezkiye etmek, temizlemek için kitap ve hikmet kullanılmış ise mutlak bunların ikisinden birisini terk de aynı anlamı taşır. Çünkü burada belki biz az önce bir ayet zikrettim, sadece bir kelime ile geçiştirdim. Onu orada bu anlamı teyit eden Sünneti zikretmeden geçtim. Burada da aynı üslubu kullandık. Ama bunu içinizden bilmeniz gerekir ki siz sesli okuyarak ona kullanmadan mesela burada diyor ki hadisi şerifte;</p><p>  <span style="color: #008000;">تركت فيكم أمرين</span> <a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> <strong>size iki şey bıraktım. Yine iki şeyden bahsediyor.</strong></p><p><span style="color: #008000;">لن تضلوا ما تمسكتم بهما</span> <strong>onun ikisine yapıştığınız müddetçe katiyetle sapıtmazsınız diyor.</strong> <span style="color: #008000;">كِتَابَ اللَّهِ وَسُنَّةَ نَبِيِّهِ</span> <strong>benim kitabım ve Sünnetim diyor.</strong> bu gösteriyor ki Kurana yapıştığınızda sapıtmazsınız demiyor bunun ikisine yapıştığınız müddetçe sapıtmazsınız diyor. neden? <strong>Burada hikmete bedel Sünneti kullandı.</strong> Bu gösteriyor ki burada Sünnet kelimesi hikmet ile eş anlam taşıyor, müteradif kelimedir. İkisine birden yapıştığınızda elbette sapıtmazsınız yani yan çizmezsiniz, dalalete düşmezsiniz diyor. bu neyi gösterir? İkisi de birbirinden müstağni değildir. Yani müstakillen Kurana yapıştığını söyleyen, Kuran bize yeter diyen, düşünün Kuran bize yeter sözünü Ömer kullanıyor, Ayşe de kullanıyor ama zamanımızda aynı kelimeleri kullanan aynı şeyi anlatmak için bunu kullanmıyorlar. Çünkü Kuranın anlatımını tamamlayan anlamını tamamlayan kuranı beyan eden ikinci kısmı zikretmediğiniz müddetçe kuranın sadece lafızlarına muhatapsınız. Ondan sonra onun açıklanan kısmına değil. ve yine burada Allah azze ve celle başka bir ayeti kerimede, kıyamet suresinde de söylediği gibi;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ</span></p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ</span><a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a></p><p>Vahiy geldiğinde, Cibril vahiy getirdiğinde, Cibril kuranı okurken gelen vahyi Muhammed aleyhisselama okurken Allah Resulü onu çabuk çabuk tekrar edermiş ezberleyebilmek için. Bunu yapınca Allah azze ve celle yolladığımız vahyi <strong>Cibril okurken senin tekrarlamana hiç ihtiyaç yok acele etmene.</strong> <strong>Onu senin göğsünde, ezberinde toplamak, okunan bir kitap haline getirmek bizim işimiz diyor.</strong> <strong>sen sadece Cibril okurken sen onu arkasından takip et, okuyuşunu takip et diyor.</strong><span style="color: #008000;"> ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ</span> <span style="color: #993300;"><strong>sonra onu açıklamak bizim üzerimizedir diyor.</strong></span></p><p>Bu neyi gösteriyor demek ki önce inen Kuranın lafızları. Arkasından inen ne? Hikmet. O lafızları açıklayan kısım. Çünkü onu açıklamak da bize düşer. Yani sana açıklattıracak olan da biziz diyor. açıklanmamış bir kitaba muhatap olduğunuzda neden mesela mutezile <strong>Kuranın lafızlarının sübutu kati diyor, lafızların delalet ettiği mananın sübutu kati değil diyor.</strong> <strong>cidden Sünneti saf dışı edersen Kuran böyle olur.</strong> <strong>Sen lafızlarının vahiy olduğuna inanırsın ama delalet ettiği manayı anlayamıyorsun. Senin nazarında kati değil</strong>. ve bunu birçok sahabe de böyle yanlış anlayabilmiş Sünnete müracat etmeden. O zaman Allah Resulünün ikinci kısım olan, vahyin ikinci kısmı olan indirilen Resule açıklattırılan ayetleri açıklayan burada hikmet ve Sünnet olarak zikredilmektedir. Bunu yaşam olarak yirmi dört saatlik hayatımızın serpiştirilmiş her yüzünde görürsünüz ki bir beş vakit namazı düşünün eğer şu beş vakit namazı geçmişten bize yani bu ümmetin evvelinden zamanımıza kıyamete kadar da devam edecek olan ve zayi olmayacak olan namaz gibi bir ibadeti düşünün kurandan ben öğrenmek istiyorum deseniz namazı, namazın yüzde ikisini dahi öğrenme fırsatı bulamazsınız. Hatta lafızlarda bazı tereddütler, anlayamayacağınız böyle de mi denildi, bunu mu demek istiyor diye anlayamayacağınız ifadeler var. Onun için asgari bazda en aşağı bazda size zikrettim, yüzde ikisini bulamazsınız onu anlayabilmek için sünnet olan yüzde doksan sekize ihtiyacınız vardır. O zaman yüzde ikilik açıklanmamış bir bütünü sünnetsiz muhatap edindiğinizde kendinize cidden anlayamayacağınız yerler olacaktır. <strong>O zaman dersiniz ki ama bunu şeytan kendi lehinde kullandırarak telaffuz ettiriyor yani lafızların delalet ettiği mana kati değildir diyor. tabi Sünnet saf dışı olursa katiyetliğini kaybedecektir.</strong></p><p><strong>Onun için ben size iki şey bırakıyorum bunun ikisine sımsıkı yapıştığınız müddetçe katiyetle dalalete düşmezsiniz diyor.</strong> tabi burada biz sünnet olan bizim anlayışımızı destekleyen yani ümmetin tümünün anlayışı olduğunu düşündüğümüz kısmı biraz daha sonra zikrederiz, illa zikretme ihtiyacı duymayabiliriz ama bizim bilmemiz gerekir belki sohbetin en sonlarında bak Sünnet de bu mevzuda ne diyor diye bir açıklama getirebiliriz. Bu ikiliyi zikrederken, mikdat bin madib kerb’ den gelen bir nakilde Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki ;</p><p><span style="color: #008000;">أَلَا إِنِّي أُوتِيتُ الْكِتَابَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ </span><a href="#_ftn7" name="_ftnref7"><span style="color: #008000;">[</span>7]</a> <strong>bana Kuran ile beraber bir de onun misli, aynısı verildi diyor.</strong></p><p><strong>Sünnette gösteriyor ki Allah Resulüne Kuran ile beraber, kitap ile beraber bir başka şey daha verilmiş. Onun misli, aynısı bir şey daha verildi diyor.</strong></p><p>Yukarıda devamlı kitap hikmet, kitap hikmet okunan, öğretilen onlar ile nasihat edilen öğüt verilen şey ve bu sefer<strong> Sünnette size iki şey bıraktım ve Kuran ile beraber bana ikinci şey verildi derken</strong> kasıt, bundan murat bu anlama gelmektedir.</p><p>O zaman bunu illa doğrudan doğruya dile getirebileceğimiz şekilde bize düşen tamamen bize muhalif olarak gördüğümüz insanlara verilen bir reddiye kısmı yoktur bunun. Şimdi düşünün bu indirilen Kitap ve hikmetin genel ifadeler ile gündeme geldiği yerler de vardır. Mesela Allah azze ve celle Resulüne diyor ki;</p><p><span style="color: #008000;">ٱتَّبِعْ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ۖ</span> <a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a> <strong>rabbinden sana vahyedilene uy. Rabbinden sana vahyedilene tabii ol.</strong></p><p>Bu ne anlama gelir? Önce düşünelim. Vahyedilen derken herhalde indirilene uy yani Muhammed rabbinden sana indirilene uy veyahut,</p><p><span style="color: #008000;">يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ۖ</span> <a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a> <strong>ey Resul rabbinden sana indirileni tebliğ et.</strong> <span style="color: #008000;">بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ</span> <strong>ey mMuhammed rabbinden sana indirilen, bakın Kurana sana vahyedilen, indirilen sözleri aynen her yerde eş anlamda kullanılmıştır.</strong> Yani sana vahyedilen derken indirileni kastediyor. Sana vahyedilene tabii ol. <span style="color: #008000;">ٱتَّبِعْ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ</span> rabbinden sana vahyedilene uy derken, rabbinden sana indirilen eğer tafsilatı vahyedilende bulamazsanız, indirilende bulursunuz. İndirilen ne idi? Kuran, kitap ve hikmetti. <strong>Muhammed sana indirilen kitaba ve hikmete uy. Muhammed sana indirileni tebliğ et yani sana indirilen vahyedilen Kuranı ve hikmeti tebliğ et.</strong> Bu az önceki ayet ile yani okunan ayetler, öğretilen ayetler derken şimdi tebliğ et derken öğret anlamı taşımaz mı? <span style="color: #008000;">يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ</span> dediğinde ey Muhammed rabbinden sana indirileni tebliğ et, onlar ile insanları eğit, onlar ile insanlara öğüt ver, onlar ile insanları tezkiye et, pisliklerden temizle derken bunun ilk muhatabı olan Muhammed aleyhisselatu vesselama bile katiyetle ve katiyetle insanlara öğrettiğinin ne olması gerektiğini söylüyor? İnsanlara öğrettiğin vahiyden başka bir şey olmamalı. İnsanlara tebliğ ettiğin vahiyden başka bir şey olmamalı. Senin evinde okunan bu indirilen vahyin dışında bir şey olmamalı. <strong>Yani Allah Resulü dahi kendisine vahyedileni öğretmek ile tebliğ etmek ile ona uymak ile mükelleftir.</strong></p><p>Burada şimdi bir nokta koyun, büyük bir parantez açın. Yani paranteze girişi koyun ama kapatmayın. Bu ne anlama gelir? <strong>Hangi öğüt ve nasihat, hangi din adına öğretilen bir şey varsa Allah adına öğretiliyorsa bunların ya Kuranda ya da Sünnetten olması gerekir.</strong> Onun dışında, onun ikisinin dışında hiçbir şey tebliğ edilmemeli. Çünkü Muhammed sana indirileni tebliğ et diyor. sana vahyedilene tabii ol. Sana vahyedilen ile insanları eğit veyahut öğüt ver diyor onlara. Eğer Resul bile bununla emredilmiş ise insanlar din adına öğrettiklerinin onlar Kuran ve Sünnetten olmasına dikkat etmek zorundadırlar. Onun dışında hiçbir şeyi rengiyle ilişki kurduğu, ondaki olan bir harfin öbürkünde olan aynı harf olması hasebi ile benzerlik ihtas etmeye çalışmamak gerekir. Ben Kurandan bir ayet okurum onda zikredilen bir harf vardır. Kötü çirkin sözler söylerim onda da aynı harfler olabilir mi? Bu harfler birbirine benzeşiyor diyerek buda bundandır denir mi? İşte Kuran&#8217;dan olmayan sözleri bazı bu denli benzerlikler ile ha bu da bundandır diyerek onu dinden sayıp onu Kuran ve Sünnetten sayıp din adına insanlara öğretilmemesi gerekir. Çünkü ihtiva ettiği içerik olarak oradaki zikredilen anlam mutlak Kuran ve Sünnetten olmalı yani vahyedilen olmalıdır. Onun dışındakiler yani bu ikisi derken eğer size iki şey bıraktım bunun ikisine sımsıkı yapışırsanız mutlak sapıtmazsınız derken bu ikisinin dışına çıktınız mı sapıtırsınız demektir. Ha çıktığınız kadar sapıtırsınız. Çıktığınız öyle bir şey vardır ki geçmişte yaptığınızı da iptal eder gider. Geçersiz kılar. Ha öyle dışarı çıktığınız bir şey vardır ki sizin imanınızdan bir cüz götürür ama her halükarda sizden bir şeyler götürüyor. Ya parça parça götürür ya toptan götürür. Ya bir tek şeyde sınırı aşarsınız ki kaldı ki bizim bu mevzuda geçmişime baktığınızda en önemli olarak biz itikadi eğilimdeki bilgilerimize bakarız. Ha bunda bile insanlar itikadi mezhepler diye bir ayırıma gitmişler, ayırmışlardır. İtikadi meselelerdeki sorunlar büyük sorunlardır. Bizi tehdit eden sorunlardır. Kaldı ki ayetteki kullanılan ifade, sana indirileni tebliğ et. <strong>İrili, ufaklı, büyük küçük ne varsa hiç önemli değil din adına konuştuğun her şey hele kulluk adına iman adına tevhid adına konuştuğun her şey mutlak Kuran ve Sünnete dayandırılmış olmalı.</strong> <strong>Haram ve helal olarak konuştuğun her şey Kuran ve Sünnete dayandırılmalı. Onun dışına çıktığınız andan itibaren ne kadar çıkıyorsak o kadar sapıtırız.</strong> Bu sapıtma belki bizi bir cüzde helak eder yani o cüzden sorumluyuz, imandan bir parça gider. Onunla belki azabı haketmiş oluruz. Ha belki öyle bir cüzden yine bir cüzden inhiraf ederiz ama o bizim sair amellerimiz toptan iptal etmeye yeterli olur. Eğer asıl olarak Kitaptan, Sünnetten sapma, yan çizmek gibi bir sorun olduğu zaman bu daha büyüktür. Bu daha tehlikelidir çünkü her meselede Kitap ve Sünnetin dışında doğrudan doğruya demesek bile indirilen vahyin bir tahrif edilmesi vardır. İndirilen vahyin tevil yolu ile haram ve helal edilmesi vardır. İndirilen vahyin ibadet şekillerini kendilerine göre tahsis etme vardır. Yani hem tutarsın helal olan bir şeyi helal kılarsın hem de onu bir ibadet usülü haline getirirsin aynen Hristiyanlarda olduğu gibi. Ruhbanlık nedir? Evlenmeyi haram kılmaktır değil mi. Ayrıyeten evlenmeyi haram kıldıkları gibi ruhbanlığı bir ibadet şekli olarak yaşamaya başlamışlardır. Burada iki sorun vardır, onun için tek inhiraf ettiğimiz bir meselede birçok sorunu irtikab edebiliriz ve onunla beraber cidden sapıtacak, haktan inhiraf edicek, haramı helal kılacak hatta ibadet ihdas eden Allah diyor, o ruhbanlığı kendilerine biz emretmedik. Kendilerine haram kıldılar bizde yürüyün dedik. Onu da eda etmekten aciz kaldılar. Neden ?  kendiler yapması rağmen onu onu eda etmekten aciz kaldılar. Neden? İnsan tabiatına zıt olduğu için. Sen tabiata zıt, fıtrata zıt yaratılış şekline zıt olan bir şeyi ibadet olarak takdir edersen mutlak onda aciz kalacaksındır yani başaramayacaksındır. Kendi kendine ihdas ettiğin şey senin başına bir bela doğurabiliyor.</p><p>Onun için katiyetle asıl kuran ve sünnetten olduğu müddetçe ibn Mesut’un da dediği gibi, bidatteki içtihat bidatte içtihat etmekse Sünnetteki iktisat daha hayırlıdır diyor. neyi kastediyor? Sünnetteki eda edemediğin, dindeki eda edemediğin bazı şeyler senin için kusurdur ama bu Sünnette bir şeyler ihtas etmekten daha evladır. <strong>Bunu anladınız mı ne demek? Dinde yeni şeyler uydurmaktansa dinde yapamadığın bazı şeyler suç olmasına rağmen daha hayırldır.</strong> <strong>Yani dinde bidat ihtas etmektense bazı kusur sahibi olman, bazı şeyleri yapamaman daha hayırlıdır.</strong> <strong>Çünkü yapamaman sana ait bir kusur olarak kalıyor.</strong></p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Bakara 231</p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> İsra 39</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Bakara 151</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Cuma 2</p><p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> İmam malik muvatta 1594</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #ff0000;">-1594</span></p><p style="text-align: right;">وحدثني عن مالك انه بلغه ان رسول الله صلى الله عليه و سلم قال :<span style="color: #ff0000;">تركت فيكم أمرين</span> لن تضلوا ما تمسكتم بهما كتاب الله وسنة نبيه</p><p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Kıyamet 16-19</p><p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Ahmed’in müsnedi 17174</p><p style="text-align: right;">حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا حَرِيزٌ، عَنْ (3) عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَوْفٍ الْجُرَشِيِّ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ مَعْدِي كَرِبَ الْكِنْدِيِّ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: &#8221; أَلَا إِنِّي <span style="color: #ff0000;">أُوتِيتُ الْكِتَابَ وَمِثْلَهُ</span> مَعَهُ، أَلَا إِنِّي أُوتِيتُ الْقُرْآنَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ، أَلَا يُوشِكُ رَجُلٌ يَنْثَنِي شَبْعَانًا (4) عَلَى أَرِيكَتِهِ يَقُولُ: عَلَيْكُمْ بِالْقُرْآنِ، فَمَا وَجَدْتُمْ فِيهِ مِنْ حَلَالٍ فَأَحِلُّوهُ، وَمَا وَجَدْتُمْ فِيهِ مِنْ</p><p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> Enam 106</p><p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> Maide 64</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-8693d7b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="8693d7b" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6d9409c" data-id="6d9409c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-bda4f8d elementor-widget elementor-widget-spacer" data-id="bda4f8d" data-element_type="widget" data-widget_type="spacer.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<div class="elementor-spacer">
			<div class="elementor-spacer-inner"></div>
		</div>
						</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10f1f24 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10f1f24" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2f8ced7" data-id="2f8ced7" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b75fffa elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b75fffa" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Ama ihdas ettiğin şey senden sonra da birçok insanın din olarak kabul edip, dinden olmamasına rağmen din olarak kabul edip amel edeceği şeyler olabiliyor.</strong> Öyle ise bütün gücümüz ile Kuranı Sünneti, kitabı ve hikmeti bizim malzememiz olmaktan, dini öğrenme malzemesi olmaktan çıkaran, yan çizdiren en masumane zikredilen sözler dahi en masum kimseden çıkmış da olsa katiyetle onlara itibar etmemek yani onlara değer vermemekle başlar.</p><p>Eğer biz bu asılları yakalamış isek ne cidden İslam&#8217;a düşmanlık için inkar furyası ile gelenler olsun, nede bizzat kitap ve sünneti ittiba ettiğini söylediği halde alimlerin sözlerini Allah’ın Kitabı, Resulünün Sünnetinden daha fazla önem verip, onlar bizden daha iyi anlıyorlar diyerek bu şekilde de yapmış olsalar bundan sakınmamız gerekiyor.</p><p>Onun dışındaki bütün tereddütler inan sadece selin, yağmur sularının, dere kenarlarına, su yataklarının kenarlarına ittiği çöp, saman çöpü gibi yığınlardır ki bunlara biz reddetmede reddiye vermekte, onlara itiraz etmekte katiyetle hiç de zorlanmayız. Tek ki asıllar yakalansın.</p><p><strong>Bence bir hadis inkarcısından gelen tehlike bizim içimizde çok masumane Resulün sözlerini saf etmek ondan daha az bir tehlike değildir. Daha büyük bir tehlikedir.</strong> Şeytan o ortamda geçerli olan uslübu mutlak gündeme getiriyor. Onu malzeme ediniyor. Onu mevzu bahis ediniyor. Ve burada da genellilikle şöyle düşünün, Kuran okumanın önüne geçme hadis okumanın önüne geçme ne anlam taşır? Hata etmemek için, büyük yanlışlar yapmamak için Kuran okumamalısın sen birisine sorarak öğrenmelisin. Yanlış yapmamak için hadis okumamalısın bununla Sünneti hadisi okumanın önüne geçme inan öbürkülerin inkarından daha tehlikelidir. Öbürküler biraz daha rahat inkar ettiklerini açıkça sergileyebiliyorlar. Yani açık olan bir düşmana karşı takınacağın tavır ve tedbir daha net ve kolay olur. Ama gizliden bu sözlerin geçerliliğini kazandırma ise büyük tehlikeler arz eder. Çünkü kendini onun sözlerinin karşısında tehlikede olduğunu hissetmezsin. Tehlikede olduğunu anladığın an ona karşı tedbir alırsın. Tehlike olmadığı gördüğün, düşündüğün yerde katiyetle bir tedbir alma gibi ihtiyaç hissi duymuyorsun.</p><p>O zaman eğer vahye karşı, vahyin bu denli telkinine karşı sahabeler hakkında zikredilen şöyle bir başlık vardır,</p><h2><span style="color: #000000; font-size: 19px;"><strong>Vahyin Karşısında Sahabenin Durumu Neydi?</strong> </span></h2><p>Veyahut sahabenin vahyi telakkide öğrenmede işittiğinde kabul, kabul ettiği ile hemen amele ve onun dışında hiçbir şeyi geçerli görmeme de sahabenin tavrı, yapmış olduğu iş, ve takındığı tavır. Ve hemen amele intikali herhalde bizim için örnek olabilecek en net sergilenen bir tatbiktir. Yani fiili bir canlı bir açıklamadır.</p><p>Sahabeye baktığınızda babası da olsa vahye ters düşenin sözünü almıyor. Kişisel görüş ile vahye dayanan görüşü ayırt ediyor. Ey Allah’ın Resulü bu senin görüşün mü yoksa vahiy mi diyor. bunu soruyor.</p><p><span style="color: #008000;">لِتَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِمَآ أَرَىٰكَ ٱللَّهُ ۚ</span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> onların arasında Allahın sana gösterdiği gibi hükmet, gördüğün gibi demiyor. Resul bile kendi görüşü ile amel edemezdi.</p><p>Onun sünneti hadisleri dediğimiz şeyler kendisine gösterilen şeylerdi.</p><p>Binaenaleyh ona da sana vahyedelene, indirilene ittiba et, uy sözü bundan dolayı söyleniyor idi. Bence münakaşanın teferruatına girmekten öte mutlak bizim vahyin karşısında, <strong>Kuran ve Sünnetin karşısında onları kabul, onları öğrenme, onları doğru öğrenme ve onları doğru tatbike intikal ettirme mutlak sahabenin hayatına serpestirilmiş örnekler ile mümkündür.</strong> O zaman kuranı öğrenirken sünneti öğrenirken mutlak sahabe ne olmalı? Öğrendiğimiz şeylerin tatbikinde onların tatbiki bunun içindir ki Allah azze ve celle kuranı kerimde;</p><p style="text-align: right;"><span style="color: #008000;">وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا</span></p><p>Her kim hüda, doğru yol, Kuran açıklandıktan sonra müminlerin yolundan saparak Resule ters düşerse yani sahabenin yolundan yan çizerek o yola ters düşerek Resule muhalefet ederse onları döndüğü, saptıkları yolda bırakırız. Ve sonra onları alır ateşe atarız. Orası ne kötü gidilecek yerdir. <span style="color: #800000;"><strong>O zaman Kuran öğrenelim, Sünneti öğrenelim ama doğru anladığımızı, doğru yaşadığımızı sahabenin hayatı ile örneklendirme zorundayız.</strong></span></p><p><strong>Öyle bir örneklendirme ki sahabenin de Resule uyduğu müddetçe onların sözlerinin alındığı. Eğer Allah Resulünün sözüne uymuyorsa babası da olsa onun sözünün alınamayacağı</strong> yani iki zıt kutuptan ortada nedir tezatların ahengini yakalayabilmendir. Bunu devamlı dediğimiz gibi <strong>onlara ne kadar ittibaya muhtaçsak, onları örnek almaya muhtaçsak o zaman onları Resule ters düşen sözleri bile bizim için bir şey ifade etmiyor</strong>. O zaman onlara uymayı sınırında tutarak, Resule ters düşen hareketlerine de uyma değil. orada durmayı bilmek. Ha orada bize örnek olacak bir başka sahabenin örnekliğini hayatımıza yansıtmak istiyorsak mutlak <strong>Kuranı ve Sünneti öğrenirken bu dini ondan, birinci elden öğrenen insanların hayatlarını da öğrenme zorundayız.</strong> Yani sahabe vahyi nasıl telakki etti? Vahyi nasıl öğrendiler? Vahyi nasıl yaşadılar ve vahyi kendilerinden sonrakilere nasıl aktardılar. Eğer ilim ehline ondan sonra bir söz düşerse sahabeden sonra düşmektedir.</p><p>Bu mevzuda söyleyebileceğimiz bu kadar. Tabi ki değil. ama devamlı meseleleri ana hatları ile yakalamışsak ondan sonraki gelen bütün itiraz, tereddüt, şüphe ve yani müşkülatlar buna devamlı çarparak geri gidecektir. Bizde makes bulmayacaktır. Falan şöyle dedi kafamız karıştı gibi söz söylenmeyecektir. Ha senden ters dönecektir ama anlatamadığın, ifade edemediğin, birisine aktaramadığın yerde durmaklığın da tabi ki mevzu bahis. <strong>Ha biz bunları amel etmek için öğreniyoruz. Bize zıt düşen insanlara illa cevap niteliğinde öğrenmiyoruz.</strong> Bunlar Kuran ve Sünnettin karşısında, vahyin karşısında nasıl bir kabul, nasıl bir anlama, nasıl bir uygulama sonra onu nasıl insanlara aktarma ki bunun hepsini biz sahabede net bir şekilde görebiliriz. Ve ilim ehlinin vazifesi de bize bunları aktarmaktır. Ve sahabe mutlak Resulü anlamak için Resulün anlattıklarını yakalayabilmek için sahabe bize en uç noktada gösteriliyor. Yani imanda dahi örnek olarak onlar gösteriliyor. Bırakın imanın amelleri hakkında da tabi ki onlar örnektir.</p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Nisa 105</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a2358b8 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a2358b8" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4e00677" data-id="4e00677" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-9472b16 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9472b16" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Ebu Said &#8211; El Yarbuzi</span></p><p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Yazan : Ankaralı Mehmet Şahin </span></p><p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff; text-decoration: underline;" href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/sahabenin-tezkiyesi-ve-kuranin-beyani-vahiydir/">Sahabenin Tezkiyesi Ve Kuranın Beyanı Vahiydir</a></span></p><p style="text-align: center;"><a href="https://twitter.com/ilmedavetist?ref_src=twsrc%5Egoogle%7Ctwcamp%5Eserp%7Ctwgr%5Eauthor"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;">Bizleri Takip Edin</span></span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.ilmedavetdernegi.org/makaleler/ebu-said/sunnetin-vahiy-olusu/">Sünnetin Vahiy Oluşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilmedavetdernegi.org"></a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8470</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
