Ramazan ayının manevi iklimini taçlandıran en önemli ibadetlerden biri olan teravih namazı, her yıl müminler için büyük bir huzur kaynağı olmaktadır. Bu mübarek ay yaklaşırken pek çok kişi “Teravih namazı farz mıdır?” sorusunun cevabını merak etmekte ve bu ibadetin dini hükmünü araştırmaktadır. Rasulullah (s.a.v) sünnetiyle sabit olan bu namazın hükmü, “Teravih namazı kaç rekat?” tartışmalarıyla birlikte İslam fıkhında önemli bir yere sahiptir. Bu makalemizde, teravihin kaç rekat kılındığını hadisler ışığında merak ettiğiniz tüm detayları bir araya getirdik.
Hadisler ışığında Teravih namazı kaç rekat?
Ebu Seleme bin Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşi Aişe (Radiyallahu Anha)’ya Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Ramazan da namazı nasıl diye sordum. Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan da ve Ramazan’ın gayrında namazını on bir rekât üzere ziyade etmezdi! Önce dört rekât kılardı. Onların güzelliği ve uzunluğundan sorma. Sonra dört rekât daha kılardı. (Yani 8 rekât teravih namazı kılardı.) Onların da güzelliği ve uzunluğundan sorma. Sonra üç rekât (vitir namazı) kılardı…”
(Malik 1/120/9, Buhari 1866, Müslim 738/125)
Teravih Namazı Farz Mıdır?
عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: صَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَسَلَّمَ فِي شَهْرِ رَمَضَانَ ثَمَانِ رَكَعَاتٍ وَأَوْتَرَ , فَلَمَّا كَانَتِ الْقَابِلَةُ اجْتَمَعْنَا فِي الْمَسْجِدِ وَرَجَوْنَا أَنْ يَخْرُجَ , فَلَمْ نَزَلْ فِيهِ حَتَّى أَصْبَحْنَا , ثُمَّ دَخَلْنَا , فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ , اجْتَمَعْنَا الْبَارِحَةَ فِي الْمَسْجِدِ , وَرَجَوْنَا أَنْ تُصَلِّيَ بِنَا , فَقَالَ: إِنِّي خَشِيتُ أَنْ يُكْتَبَ عَلَيْكُمْ
[ رواه الطبراني في معجم الصغير : 525 ]
[ حكم الألباني : حسن ]
Cabir ibn Abdullah r.a şöyle demiştir: Allah Resulü s.a.v bize Ramazan ayının gecesinde sekiz rekat namaz ve vitir kıldırdı. Ertesi akşam Allah Rasulu s.a.v’in bize yine namaz kıldırması ümidiyle mescitte toplandık. Sabah oluncaya kadar orada bekledik , sonra çıktık. Yeniden girdiğimizde , Ey Allah’ın Rasulu biz dün mescidde toplandık ve senin bize namaz kıldırmanı ümit ettik dedik. Bunun üzerine Allah Resulü s.a.v şöyle buyurdu: “Bu namazın üzerinize farz kılınmasından korktum.”
[ Taberani El-Mucemus-Sağir: 525], [ El-Elbani : Hasen ]
Kuran Okurken Başkalarını Rahatsız Etmemek?
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ قَالَ : اعْتَكَفَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي الْمَسْجِدِ فَسَمِعَهُمْ يَجْهَرُونَ بِالْقِرَاءَةِ، فَكَشَفَ السِّتْرَ وَقَالَ : ” أَلَا إِنَّ كُلَّكُمْ مُنَاجٍ رَبَّهُ، فَلَا يُؤْذِيَنَّ بَعْضُكُمْ بَعْضًا، وَلَا يَرْفَعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ فِي الْقِرَاءَةِ “. أَوْ قَالَ : ” فِي الصَّلَاةِ “.
“Dikkat edin! Hepiniz Rabbinize münacat ediyorsunuz (dua ve ibadetle ona sesleniyorsunuz). Birbirinizi (sesinizle) rahatsız etmeyin. Okurken sesinizi birbirinize karşı yükseltmeyin.” (Ebu Davud, Salat, 315(1332); Nesai, Sehiv, 82)
