Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Davanızın kıymetini bilin ve birbirinize sahip çıkın

Değerli kardeşlerim … ! Öncelikle Rabbimize hamdu senalar olsun ki ; yine bizlere böyle muhteşem bir havayı teneffüs etmek için yan yana gelme fırsatı ihsan eyledi. 

Rabbim bizlere bu zaman dilimini bereketli kılsın diyorum ve sizlerle paylaşmayı düşündüğüm mevzuya geçmek istiyorum.

Değerli kardeşlerim … ! bu sohbetimde inşaallah sizlerle paylaşmayı düşündüğüm mevzu, Allah’u Teala’nın bizlere ihsan ettiği bu eşsiz nimeti olan Kur’an ve Sünnet davasının değerini bilmek, bu davayı beraberce paylaştığımız kimselere karşı tavrımız nasıl olmalıdır, bunları dile getirmek  ve bu konudaki  üzerimize düşen görev ve sorumluluklar nelerdir onlardan bahsetmek istiyorum.

1 – Allah’a bol bol hamdetmek ve şükretmek :

Ey Hidayet bulmuş Müslüman … ! Unutmaki senin her şeyden önce yapman gereken şey, Rabbinin bu eşsiz nimeti olan hidayete mazhar olduğun için O’na bol bol hamdetmen ve şükretmendir.

Bu yolun başlangıcında senin yapacağın ilk şey bu olmalıdır… Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, unutmaki  sana binlerce, hatta milyonlarca insanın içerisinden seçilerek hidayet verilmiştir… Bunu asla unutma ve bunun değerini bil.

         Bak Rabbimiz kerim kitabında ne buyurur :

“ Topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Ayrılmayın, parçalanmayın. Ve Allah’ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz bir zamanlar birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizi birleştirdi de bu nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Keza siz, tam ateş çukurunun kenarındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size Ayetlerini böyle açıklar. “  Ali İmran : 103.Ay

Rabbimizin buyurduğu gibi, hepimiz bir zamanlar farklı farklı bozuk akide içerisindeydik … Ahlakımız farklı farklı idi … Kalplerimiz birbirine muhalif haldeydi… Ama Allah’u azze ve  Celle bizleri hidayetiyle şereflendirdi… Bize değer verdi ve bizi ateş çukurunun kenarından kurtardı.

“ … Ömer r.a’nun güzel bir sözünde buyurduğu gibi : Biz çok zelil bir kavim idik. Allah’u Azze ve Celle bizi islam’la aziz kıldı – şereflendirdi – Eğer biz izzeti islam’dan başka bir yerde ararsak, Allah bizi yine zelil kılar. “

Hakim İman : 1 / 62

Öyleyse basiretli bir Müslüman geçmişini unutmamalı, ondan ibret almalı ve kendisine ihsan edilen bu hidayet nimeti karşısında nankör olmamalıdır.

İnanın bu gerçekten çok önemli bir nimettir kardeşler… Nasıl olmasın ki … ? Çünkü bir çok cahil insanın ve inananın inandığı gibi artık inanmıyoruz … Onların amel ettiği gibi artık amel etmiyoruz…

Çünkü bizler artık inancımızda olsun, amellerimizde olsun, metod ve menhecimizde olsun, Ahlaki değerlerimizde olsun Kur’an’a ve Sünnete  göre hareket etmeye gayret gösteriyoruz… İşte hidayetin sağladığı en büyük değer ve en büyük fark budur.

İnanın bundan mahrum kalanlar, islami yaşantılarında perişanlık içerisindedirler… Çünkü körü körüne hareket ettiklerinden dolayı akidelerinde olsun, amellerinde olsun ve hatta ahlaki değerlerinde olsun birçok problemler yaşamaktadırlar.

Öyleyse bu konuda gerçekten Allah’a bol bol hamdetmemiz ve şükretmemiz gerekir… Ki, bize hidayet vererek bu yolu şuurlu ve basiretli bir şekilde yaşamamızı sağladı … Ve yine O’na bol bol şükretmemiz gerekir ki bizlere, bu dinin ancak Kitap ve Sünnet çizgisinde yaşanacağı anlayışını vermiştir…

Her halukarda da O’na hamdolsun ve şükrolsun …

2 – Birbirimizin değerini bilmeli ve sahip çıkmalıyız … 

Değerli kardeşlerim … ! Bu konuda ikinci olarak yapacağımız şey, birbirimizin değerini bilmeli ve birbirimize her konuda sahip çıkmalıyız.

Bildiğiniz gibi bu din’de inananları birbirine bağlayan ve onları kardeş yapan tek şey iman bağıdır… Eğer iman etmiş ve bu imanımızda da Allah’a ortak koşmayan muvahhidler isek, aynı değere sahip olan bizlerin mutlaka birbirine sahip çıkmaları gerekir… Çünkü bizim bizden başka dostumuz yoktur … En yakınlarımız bile bizi sapık görüyor.

    Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

                                                                          إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ  

“ Ancak  iman edenler  kardeştirler ……… ”    Hucurat : 10.Ay

Ey Müslüman … ! unutmaki iman bağı – diğer bir ifadeyle – iman kardeşliği, bağların en kuvvetlisi, kalp ilişkilerinin en metini ve ruhi bağlantıların en yücesidir.  
  
Allah’u Azze ve Celle ; dili, ırkı, rengi, soyu, sopu ve cinsi ne olursa olsun, insanlardan ancak iman edenlerin kardeş olacağını zikretmiştir.

Ve bu kardeşliğin ayakta durması için de, birbirimize kenetlenmemizi ve birbirimize sahip çıkmamızı emretmiştir.

         Peki nasıl birbirimize sahip çıkacağız veya nasıl birbirimize kenetleneceğiz… ?

A = Birbirimizi seveceğiz …

Ey Müslüman … ! 
unutmaki birbirimize sahip çıkmanın ve kardeşliğin en belirgin özelliği, birbirimizi sevmemiz,  sevmenin gerekleri ne ise o şekilde birbirimize davranmamız ve sevdiğimizi de birbirimize haber vermemizdir.

“ … Ebu Hureyre r.a dan. Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : ” Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Bir birinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız da bir birinizi seveceğiniz bir ibadeti size haber vereyim mi ? Aranızda selamı yayınız “  )

Müslim : 1/54 Ebu Davud : 5/5193  Tirmizi : 4/2828 İbni Mace : 1/68

“ … Ömer İbnu’l Hattab r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : ” Allah’ın kulları arasında öyle kimseler var ki, kendileri peygamberlerden ve şehitlerden olmadıkları halde Allah indindeki derecelerinden dolayı kıyamet gününde Peygamberler de şehitler de kendilerine gıpta edecekler. Sahabe :
– Ey Allah’ın resulü ! onlar kimlerdir ? bize haber ver dediler. Resulullah  :
– Onlar, akrabalık bağı bulunmadığı ve aralarında mallar alıp vermedikleri halde Allah için bir birlerini sevenlerdir. Onların yüzleri nur’dur. İnsanların korku içerisinde oldukları o gün, onlar korkmayacak ve yine insanların üzülecekleri o mahşer gününde, onlar asla mahzun olmayacaklardır. Ve şu Ayeti kerimeyi okudu 

“  İyi bilin ki  Allah’ın dostlarına korku yoktur. Onlar mahzun olacak ta değillerdir. “   
Ebu Davud : 4.c.3527.n

“ … el-Mikdam ibn Ma’dikerib r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Sizden biriniz kardeşini severse bu sevgisini ona bildirsin. “

Ebu Davud : 5 / 5124.n – Tirmizi : 4 / 2502.n

“ … Enes r.a dan. Dedi ki : Resulullah s.a.v’in yanında bir zat oturuyordu. Ona başka bir zat rastladı ve şöyle dedi :
– Ey Allah’ın resulü ! ben şu zatı seviyorum. Resulullah s.a.v o kimseye dedi ki :
– Kendisini sevdiğini ona bildirdin mi ? . Adam :
– Hayır bildirmedim, dedi. Resulullah s.a.v :
– Ona bildir, buyurdular. O kimse arkadaşına yetişti ve :
– Ben seni Allah için seviyorum, dedi. O zat da :
– Beni kendisi için sevdiğin Allah’ta seni sevsin, dedi. 

Ebu Davud : 5 / 5125.n 

Eğer aynı değerlere iman eden kardeşler isek, bu hadislerde haber verildiği gibi birbirimizi sevmeliyiz ve bu sevgimizi de birbirimize haber vermeliyiz.

B = Hiçbir hatanın bizi birbirimizden ayırmasına müsaade etmeyeceğiz …

Ey Müslüman … ! şunu asla unutma ki inananları bir araya getiren tek değer Tevhid olduğu gibi, onları birbirinden ayıracak olan tek şey de tevhidin zıddı olan şirk olmalıdır.

Bunun haricinde hiçbir – olumlu veya olumsuz – değer inanaları birleştiremez veya ayıramaz.

İşte bundan dolayıdır ki, Hiçbir hatanın bizi birbirimizden ayırmasına müsaade etmeyeceğiz …

= Efenim bunlar kıyası reddediyor veya bunlar kabul ediyor, bunlar bizden değil …
= Bunlar rukudan sonra elleri bağlıyor, şunlar ise bağlamıyor bunlar bizden değil, menheçleri farklı …
= Bunlar secdelerde ellerini kaldırmıyor ama onlar kaldırıyor, bunlardan uzak durun …
= Bunlar sakallarını azadediyor diğerleri kesiyor, bunlarla beraber hareket edilmez …
= Bunlar şalvar giyiniyor, ama onlar pantolon giyiyor, bunlar yaramaz adamlar…
Gibi – bilerek veya bilmeyerek – işlenen gerek ictihat hataları ve gerekse başka hatalar asla tevhid ehli bir müslümanı diğer tevhid ehli bir müslümandan ayırmamalıdır…

“ …  Allah Rasulü s.a.v bir hadislerinde şöyle buyurur : İki kimseden birinin ilk işlediği günah, – veya hata – eğer  bunların arasını ayırmışs ise, bu ikisi Allah için, yahut İslam için bir birlerini sevmiş değillerdir. “ 

Buhari Edebü’l Müfred : 1.c.401.n

Çünkü iman bağı, birinin işlediği bir günahtan veya  yapabileceği bir hatadan dolayı hemen kopabilecek çürük bir bağ değildir.

Tevhid ehli kimselerin arasında – az önceki bahsi edilen – ufak tefek sorunlar da olmuş olsa, bunları olgun bir Müslüman gibi konuşmalı ve bu gibi konularda anlaşamasalar bile, bunlar asla onları birbirinden ayırmamalıdır…

Bu ve emsali konuları en azından içtihad hatası olarak kabul edip, birbirimize dua etmeliyiz… Hal çaresi olarak ayrı ayrı hareket içerisine girmemeliyiz…

Değilse Rabbimizin şu tehdidi kapsamına gireriz Allah korusun ;

وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَـئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

“ Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ihtilafa düşenler gibi olmayın. İşte böyleleri için büyük bir azab vardır. ”   Ali İmran : 105.Ay

C – Zalimde olsa mazlum da olsa birbirimize yardım edeceğiz ve birbirimizin elinden tutacağız …

Unutmayınız ki kardeşliğin ve birbirimize sahip çıkmanın gereklerinden birisi de, Zalimde olsa mazlum da olsa müslümanın elinden tutmak ve ona yardımcı olmaktır. 

“ … Enes r.a’dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Zalim de olsa mazlum da olsa, kardeşine yardım et. Sahabiler :

– Ya Rasulallah ! şu mazlum olan kimseye yardım edebiliriz. Fakat zalime nasıl yardım edilir ? diye sordular. Resulullah sav : Zalimin iki elinden tutarsın, – yani, onun zulmünü engellemek için ona mani olursun – . “

                                                                                                              Buhari : 5.c.2262.s

“ … Abdullah ibni Ömer r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Müslüman müslümanın kardeşidir. Müslüman müslümana zulm etmez. Müslüman müslümanı tehlikeye atmaz ve onu tehlikeli durumda yardımsız bırakmaz. Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah’ta onun bir ihtiyacını giderir. Her kim bir müslümanın gamını ve kederini gidererek onu sevindirirse, Allah’ta buna mukabil o kimsenin kıyamet günü gamını ve kederini gidererek onu sevindirir. Her kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah’ta kıyamet günü o kimsenin ayıbını örter. “

Buhari : 5.c.2262.s – Müslüm  : 8.c.2580.n

Ç – Cemaatce hareket etmeliyiz … 

Değerli kardeşlerim … ! unutmayalımki bu davanın sağlıklı bir şekilde ayakta durması, gelişmesi ve genişlemesi için, aynı inanç ve ameli değerlere sahip olan bizlerin el ele olması ve  cemaatçe yaşaması gerekir. 

Çünkü Allah Resulü s.a.v’in fırkayı Naciye hadisinin son kısmında zikrettiği gibi ; ” O kurtulacak olan taife cemaattir.”  

Unutmayınız ki cemaat olayı, bütün beşeriyetin üzerinde önemle durduğu mühim bir olaydır. Bunun içindir ki hangi sistem veya hangi ideoloji olursa olsun, cemaat olayına büyük önem vermişlerdir. Yani her zaman yan yana gelmeye, beraberce hareket etmeye, maddi ve manevi her konuda birbirlerine destek olmaya çok önem vermişlerdir.
Bu konunun ehemmiyetini kavrayan tüm dava erleri şunu çok iyi idrak etmeleri gerekir ki ; Fertlerin ulaşamadığı ve tahsil edemediği bir çok hayra haseneta, ancak cemaatle ulaşılır. Ve bir çok hayır ve hasenat da, beraberce hareket ederek tahsil edilir.

Hatta bundan dolayıdır ki toplumumuzda , “ bir elin nesi var iki elin sesi var “ ifadesiyle,  birlik ve beraberliğin önemi her zaman anlatılmıştır.

Öyleyse şuurlu ve basiretli Müslümanlar bu husustaki sorumluluklarını asla göz ardı etmemelidirler… Cemaatce yaşamak neyi gerektiriyor ise ona uygun bir hayat yaşamak zorundayız.

Ve unutmayınız ki bu olay, bir müslümana her zaman sevap kazandıran önemli bir vesile olduğu gibi, onu kötülüklerden koruyacak olan ciddi bir kalkandır da.

Bunun içindir ki Allah resulü s.a.v : yedullahe ala’l cemaa … Allah’ın eli cemaatin üzerindedir, buyurduğu gibi, yedullahe ma’al cemaa … Allah’ın eli cemaatle beraberdir, ifadesiyle cemaatce yaşamanın ne kadar önemli olduğunu anlatmıştır.

                                            Es Sünne : 81.n – Tirmizi : 4.c.2255.2256.n

“… Ömer İbnu’l Hattab r.a’dan ; Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Sizin üzerinize cemaati iltizam vardır. Cemaate yapışın onu iltizam edin. Fırkalaşmadan, bölünmeden sakının. Şeytan tek kişiyle beraberdir, iki kişiden daha uzaktır…”   Tirmizi : 4.c.2254.n – el Kenz : 8.c.207.n

Bu hadis neyi anlatıyor ? … Bu hadis de bizlere, bir Müslüman cemaatine ne kadar bağlı kalır ve ne kadar cemaatce yaşamaya değer verirse şeytan o kimseden o derecede uzak olur demektir.

“ … Ömer r.a’dan. Resulullah s.a.v buyurdu ki : ….. Her kim cennetin en güzel yerini arzu ediyorsa cemaati iltizam etsin ve ona yapışsın … ”

Tirmizi : 4.c.2254.n

D – Maddi ve manevi olarak birbirimize yardımcı olacağız …

Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki kardeşce yaşamanın ve birbirimize sahip çıkmanın gereklerinden birisi de,  maddi ve manevi olarak biribirimize destek olmaktır.

Bu anlamda birbirimize yapacağımız yardım – ki bu ister maddi ister manevi olsun – asla karşılıksız kalmayacaktır.

 Rabbimiz Allah’u Azze ve Celle bir Ayeti celilesinde şöyle buyurmaktadır :

“ Sevdiğiniz şeylerden – Allah yolunda – harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız mutlaka Allah onu bilir. ”  Ali İmran  : 92.Ay

“ Unutmayın ki, verdiğiniz her hayır kendiniz içindir. Çünkü yalnız Allah’ın rızasını kazanmak için veriyoryorsunuz. Verdiğiniz her hayır size tastamam verilir ve hiç hakkınız yenmez. ”   Bakara :  272.Ay

Yüce Rabbimiz yine aynı anlamda kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

“ Kim güzel bir işe aracı olursa, onun da o işten bir payı olur … ”   Nisa : 85.Ay 

“ Allah resulü s.a.v ise şöyle buyurur : Hayra vesile olan, hayrı işleyen gibidir ”

Tirmizi : 4.2808.n

Bu ve emsali Ayet ve hadisler, kardeşine her ne şekilde olursa olsun yardımcı olanın,asla karşılıksız bırakılmayacağını anlatmaktadır… Öyleyse birbirimize bu anlamda da sahip çıkmak zorundayız.

E – Birbirimize değer vermeliyiz …

Değerli kardeşlerim … ! birbirimize sahip çıkmanın gereklerinden birisi de, birbirimize değer vereceğiz ve asla birbirimizi hakir görmeyeceğiz… Unutmayınız ki bu da kardeşliğin olmazsa olmazlarından birisidir.

“ … Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : ” Müslüman, müslümanın kardeşidir. Onu hakîr görmez, ona yardım etmemezlik etmez, onu tehlikeye atmaz. Bir kimsenin müslüman kardeşini hakîr görmesi, kendisine kötülük olarak yeter. Müslümanın, müslümana her şeyi haramdır ; Kanı, malı ve ırzı. ”

Müslim : 8.c.2564.n

F – Birbirimizle fuzuli tartışma ve cedele girmeyeceğiz

Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki sağlıklı bir şekilde cemaatleşmenin, kardeşliğin ve verimli bir hizmetin gereklerinden birisi de, fuzuli tartışma ve cedelleşmelerden uzak durmaktır…

Çünkü bu şekildeki hissi ve nefsi tavırların, kardeşce ve cemaatce yaşamaya birçok zararları dokunmaktadır.

Basiretli bir Müslüman, fuzuli cedelleşmelerin inananlar arasında kin ve nefrete vesile olacağını ve ayrıyeten inananları dalalete sürükleyen en etkili sebeblerden birisinin de bu tip tartışmalar olduğunu asla aklından çıkarmaz.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da bizlere örnek ve önder olan Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır :

“ … Bir kavim hidayete erdikten sonra, cedelleşmeye girmedikçe dalalete düşmez. “

İbni Mace : 1.c. 48.n

“ … Ebu Umame r.a’dan gelen bir hadislerinde ise Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Haklı olduğu halde tartışmayı bırakan kimseye cennetin kenarında bir köşk vardır …… “

Ebu Davud : 5.c.4800.n – el Albani Silsiletü’s Sahiha  : 1.c.  273.n

“ … Ömer bin Abdulaziz r.h şöyle der : Kim dinini munakaşalara hedef kılarsa, çok – kanaat – değiştirir. “

Darimi : 1.c.310.n 

Öyleyse dini meselelerde hissi ve nefsi davranışlardan, kavgadan, gürültüden ve cedelleşmelerden uzak durmamız gerekir.

Ve tabiî ki bu, birbirimize nasihat etmeyeceğimiz anlamına gelmez. Müslüman, müslüman kardeşinin bu anlamda da elinden tutmalıdır… Üstünlük taslamadan kardeşine hakkı tavsiye etmelidir…  Ona tevazu göstermelidir … Onu ayıplamadan nasihat etmelidir … Kınamadan doğruyu ona tarif etmelidir… 

G – Birbirimize nasihat eden kimseler olmalıyız …

Çünkü birbirimize sahip çıkmanın gereklerinden birisi de, Kardeşce nasihatleşmektir. Sorun ne olursa olsun, Müslüman her şeyden önce nasihat yolunu seçmelidir.

         Rabbimiz bu konuda kerim kitabında şöyle buyurur :

“ Asra andolsun ki insan, ziyandadır. Ancak iman edip salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır. “   Asr : 1-2-3.Ay

“ Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Çünkü – birbirinize – iyiliği emreder ve kötülüklerden de menedersiniz …… “   Ali İmran : 110.Ay

“ Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velisidirler. Onlar iyiliği emreder, kötülükten de sakındırırlar …  “  Tevbe : 71.Ay

H – Birbirimize karşı kin, haset, buğz etmemeliyiz …

Değerli kardeşlerim … ! birbirimize sahip çıkmanın en önemli vesilelerinden birisi de ; birbirimize kin, haset, buğz etmememizdir.

“… Ebu Hureyre r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : ” Bir birinizle alakayı koparmayın, bir birinize küsmeyin, bir birinize buğzetmeyin, bir birinize hased etmeyin. Ey Allah’ın kulları ! Allah’ın size emrettiği şekilde kardeşler olunuz. “

                                                                                    Müslim : 8.c.2563/30

“ … Zübeyr r.a anlatıyor : ” Resûlullah s.a.v buyurdular ki : ” Sizden önceki ümmetlerin hastalığı size de  sirayet etti : Bu ise, hased ve buğzdur. Bu kazıyıcıdır. Bilesiniz ; kazıyıcı derken saçı kazır demiyorum. O dini kazıyıcıdır. Nefsimi   elinde tutan Zât’a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Birbirinizi sevmeye yardımcı olacak şeyi size haber vereyim mi ; Aranızda selâmı yaygınlaştırın.”

Tirmizi : 4 / 2628

I – Birbirimizin ayıbını, kusurunu araştıran kimseler değil, örten kimseler olmalıyız …

Kardeşliğin gereklerinden birisi de ; karşı tarafta ayıp, kusur, hata, eksik araştırmaktan ziyade, görülen ayıp ve kusurları örtüp saklamaktır.

“ Ey iman edenler ! Zannın bir çoğundan kaçının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Ve bir birinizin kusurlarını da araştırmayın… ”  Hucurat : 12.Ay

“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Sizleri zandan sakındırırım. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır. Bir birinizin eksiğini ve kusurunu görmeğe ve işitmeğe uğraşmayınız, birbirinizin hususi ve mahrem hayatını da araştırmayınız ……“

Buhari : 13.c.6046.s – Müslim : 8.c. 2563.n

“ … Muaviye r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Eğer sen insanların ayıplarını araştırmaya kalkarsan, onları ifsad eder veya ifsad etmeğe ramak kalırsın. “

Ebu Davud : 5.c.4888.n – E.Müfred : 1.c .248.n – Hakim : 4.C.378.S

 “ … Diğer bir hadislerinde ise : Ne mutlu kendi kusuru, alemin kusurlarından kendisini alakoyana. “ 

Buluğu’l Meram : 4.c.412.s … Bezar iyi bir isnad’la

“ … Abdullah İbn Ömer r.a dan.Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdu : “ …… Her kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah’ta onun kıyamet gününde ayıbını örter. “ 

                                                                                         Buhari : 5.c.2262.s

Evet, gerçekten de ne mutlu o insanlara ki, başkalarının ayıp ve kusurlarını araştırmaktan ziyade, kendi ayıp ve kusurları ile uğraşırlar. Başkalarının açığını aramaktan ziyade, kendi açıklarını kapatmaya çalışırlar… İşte kardeşliğin gereği budur.

İ – Birbirimiz hakkında kötü zanlarda bulunmamalı ve Oturduğumuz yerlerde birbirimizin gıybetini yapan insanlar olmamalıyız …

Ey Müslüman … ! eğer kardeş isek, Birbirimiz hakkında kötü zanlarda bulunmamalıyız … birbirimizden laf alıp  taşımamalıyız … Oturduğumuz yerlerde birbirimizin gıybetini yapan insanlar olmamalıyız …

Unutma ki gıybet etmek, dedikodu yapmak ve laf taşımak bir utançtır ve sonu ateştir. Dedikoduculuk yapan ve laf taşıyan kimse asla sevilmez. Ölümü çirkin bir şekilde olur. İnsanlar ondan nefret eder ve bu tip kimselerin ayıpları kusurları çok olur…

Rabbimiz olan Allah’u Teâlâ şu kavliyle bu çirkin işten inananları sakındırmış ve tiksindirmiştir :  

“ Ey iman edenler ! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin ayıbını kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizin arkasından gıybetini  yapmasın. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hiç hoşlanır mı ? İşte bundan tiksindiniz demi. O halde Allah’dan korkun. Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul edendir, merhamet sahibidir. “    Hucurat : 12 .Ay

“ … Esma binti Yezid r.a dan. Allah Rasulü s.a.v şöyle dedi :
– Size en hayırlı olanınızı bildireyim mi ? . Sahabeler :
– Evet bildir, dediler. Peygamber s.a.v buyurdular ki :
– O kimselerdir ki, görüldükleri zaman Allah anılır. Ve yine :
– Size en şerli olanlarınızı haber vereyim mi ? Buyurdu. Sahabeler :
– Evet dediler. Resulullah s.a.v buyurdular ki :
– Koğuculuk yapıp dolaşanlar,dostların arasını bozanlar ve bir birlerinden ayrı kalmakla fesadı isteyenlerdir. “

Ahmed : 6 / 459. 27052 – İbni Mace : 10. 4119.n – E.Müfred : 1.323.n – S.Sahiha : 1446.n

“ … Abdullah ibn Ömer r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Ey dilleriyle Müslüman olduğunu söyleyipte, imanın kalbine girmediği topluluklar ! Müslümanların gıybetini etmeyin. Onların ayıplarını ve gizli kusurlarını araştırmayın. Kim bir müslümanın kusurunu araştırırsa, Allah’ta o kimsenin kusurlarını araştırır. O, kimin kusurunu araştırırsa, evinin içinde olsa dahi onu rezil eder. “

Ebu Davud : 5.c.4880.n – Sahihu’l Cami’ : 7862

J – Birbirimizin ihtiyacına koşan, derdiyle dertlenen kimseler olmalıyız …

 Değerli kardeşlerim … ! birbirimize sahip çıktığımızın en belirgin özelliklerinden birisi de, neşemize kederimize ortak olmak … dertlerimize derman olmak … birbirimizin ihtiyacına koşmaktır …

“ … Abdullah İbn Ömer’den gelen bir hadislerinde Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : “  … Her kim bir Müslüman kardeşinin hacetini yerine getirirse, Allah’ta onun hacetini yerine getirir. Her kim bir müslümanın kederini giderip onu rahatlatırsa, Allah’ta onun kıyamet gününün kederlerinden bir kederini giderip onu rahatlatır …  “

                                                                                        Buhari : 5.c.2262.s

“ … Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Bütün Müslümanlar bir tek kimse gibidir. O müslümanın gözü ağrıdığı zaman diğer bütün azalar hastalanır, başı ağrıdığı zaman yine diğer bütün azalar hastalanır. “

                                                                                      Müslim : 8.c.2586/67.n

K – Kardeşinin olmadığı yerde onu savunan ve hakkını koruyan kimseler olmalıyız … 

Kardeşliğin gereklerinden birisi de, müslümanın olmadığı yerde onu savunmak ve onun hakkını  korumaktır.

“ … Esma binti Zeyd r.anha dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Kim bulunmadığı bir yerde din kardeşinin namusuna ve iffetine dil uzatıldığında onu savunur ise, cehennem ateşinden o kimseyi korumak Allah’ın üzerine bir hak olur. “

Camiu’s Sağir :  3.c.3639.n – Ahmed : 6/461

“ … Cabir bin Abdullah r.a’dan. Allah Resulü s.a.v şöyle buyurdu : Kim hürmeti düşecek, şerefinden noksanlık olacak bir yerde müslümana yardımcı olmaz, onu yalnız bırakırsa Allah’da kendisinden yardım istediği bir yerde onu yalnız bırakır. Kim şerefinden kaybedeceği, saygısının azalacağı bir yerde müslümana yardımcı olursa, yardımını istediği bir yerde Allah’da  ona yardımcı olur. “

Ahmed : 4 / 30 – Ebu Davud : 5.c.4884.n – S. Camiu’s Sağir : 5690.n

         Ben bu konuda sözü daha fazla uzatmadan son olarak diyorum ki ;

Ey değerli kardeşlerim … !
 eğer gerçekten aynı davanın erleri ve aynı değerlere inanan kimseler isek, baştan beri anlatmaya çalıştığımız görevlerimizin yanı sıra ;

=  Birbirimize nazik ve yumuşak davranmalıyız …
=  Birbirimize her zaman güler yüz göstermeliyiz …
= Nefret ettirici, rahatsız edici, kızdırıcı tutumlardan uzak durmalıyız… 
= Kendimiz için sevdiğimiz bir şeyi kardeşimiz için de sevmeliyiz …
=  Birbirimizin hastasını ziyaret etmeli, cenazesine katılmalı ve davetine de icabet etmeliyiz …
=  Birbirimiz için dua etmeliyiz …
= Birbirimizle alay etmemeli ve hoşlanmayacağımız lakaplar birbirimize takmamalıyız …
= Birbirimiz hakkında hüsnü zan beslemeli ve kötü zanlarda bulunmamalıyız …
= Kardeşlerimize karşı alçak gönüllü, onlara üstünlük taslamayan, onları hakir görmeyen ve kalplerini kırmayan kimseler olmalıyız …

Hulasa değerli kardeşlerim … !
 eğer Tevhid ehli Müslümanlar isek, her halimizle diğer bütün Tevhid ehli Müslüman kardeşlerimize sahip çıkmalı, onların elinden tutmalı ve onlarla beraber bu yolda yürümeliyiz.

Allah’u Azze ve Celle’den niyazım ;  bizlere, herkesin imreneceği bir kardeşliği tesis etmemizi nasibeylesin.

                                                                                     Amin

 Tacuddin el Bayburdi