Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Müslümanın Peygamberine karşı ödevleri

Değerli Müslümanlar … ! şüphesiz ki müslümanım diyen bir kimsenin Rasulullah s.a.v’e karşı yerine getirmesi gereken bir çok ödevleri vardır.

Rasulullah s.a.v’in, dini tebliğ ederken sadık oluşunu, risaletinin sıhhatini ve onu tasdik etmenin vucubiyetini bilme mecburiyetindeyiz … Ki bu, Muhammeder Rasulullah’ın anlamıdır…  Bu bilgi onu tasdik etmemizi, ona itaat ederek Allah’a kulluk etmemizi ve haber verdiği her şeye iman etmemizi gerektirir… Bu mevzuda Müslüman olduğunu söyleyen kimselere düşen görev ; delilleri ile anlatmaya çalışacağımız hususlara iman eden, onları hayatına geçiren ve anlatılanları tatbik eden kimsedir…


Allah’ın son Rasulü olan Muhammed Mustafaya karşı en önemli ödevimiz ;


1 – Ona iman etmekle memuruz :


Allah’u Teala kendisine, meleklerine, kitaplarına, kadere ve ahiret gününe iman etmemizi emrettiği gibi, Rasulullah s.a.v’e iman etmemizi de emretmiştir.


Rabbimiz bu konuda kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :


“ Ey iman edenler ! Allah’a ve Rasulüne….. iman edin….. “  
Nisa : 136.Ay.

“ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun, Onun Rasulüne iman edin ki size rahmetinden iki kat ecir versin….. “  
Hadid : 28.Ay.

“ Allah’a ve ümmi Rasulüne iman edin. Ki 0 da zaten Allah’a ve onun Ayet’lerine iman etmektedir. O –  peygambere –  uyun ki doğru yolu bulasınız. “   
A’raf : 158.Ay.

“ Kim Allah’a ve Rasulüne iman etmezse bilsin ki biz, kafirler için alevli bir ateş hazırladık. “    
Fetih : 13.Ay.

2 – Emirlerine uymak ve nehyettiği şeylerden de sakınmakla memuruz :


Değerli Müslümanlar … ! şüphesiz ki Rasulullah’a iman, onun getirdiği şeylerin tasdik edilmesini ve gereyince de amel edilmesini gerektirir.


Çünkü imanın aslı : Kalbin yakini ve bir şeyin sahihliğine kişinin mutmain olmasıdır. Sonra bilerek ve inanarak dille söylemek, ardından da onun gereği amelleri tatbik etmektir. 

فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

“ … O’nun emrine muhalefet edenler, kendilerine bir fitnenin gelmesinden veya acı bir azaba uğramaktan sakınsınlar. ” Nur : 63.Ay.

“ … Ebu Hureyre r.a dan ; dedi ki : Rasulullah s.a.v’i şöyle buyururken dinledim : Size neyi yasakladıysam ondan uzak durunuz, size neyi emretti isem ondan da gücünüz yettiğini yapınız. Şüphe yok ki sizden öncekileri helak eden şey, çok  soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleridir. ”  Buhari : 15.c.7151.s  


“ … İbn Ömer r.a dan ; Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ben kıyametin önünde kılıçla gönderildim. Benim rızkım mızrağımın gölgesinde kılındı. Zillet ve cizye ödemek, emrime muhalefet edenler üzerine kılındı…… ”   BUHARİ : 6 .C.2733.S


“ … Abdullah İbn Ömer r.a dan ; Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Her işin bir canlı dönemi vardır. Her canlılığında bir sukunet dönemi vardır. Benim sünnetimde sükun bulan hidayete ermiştir, sünnetimden başka şeyde sükun bulan kişi de helak olmuştur. ”   CAMİU’S-SAĞİR : 2.C.1352.N


“ … Ebu Hureyre r.a’dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Allah‘tan başka ilah olmadığına şahadet edip, bana ve benim getirdiğim şeylere iman edinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum…….”   MÜSLİM : 1.C. 21 / 34


Unutulmamalıdır ki Rasulullah s.a.v’e itaat, Ona iman etmenin en önemli alametlerindendir. Çünkü kişi Onun doğruluğunu tasdik ederse, “ bu Allah’tandır “ diye haber verdiği şeylerle amel etmesi kesinleşir.


Kim bu hususlarda inadederek veya küçümseyerek Ona muhalefet ederse, Onun risaletine şahadet getirmemiş olur. Velev ki diliyle şehadet de bulunsun.


 Allah’u Azze ve Celel Kur’anın bir çok Ayetinde, Rasulüne itaat etmemizi emrediyor.

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً

“ Andolsunki Allah ın Rasulünde sizin için, Allah’ı ve Ahiret gününü umar olanlar ve Allah’ı çok zikreden kimseler için pek güzel bir örnek vardır. “   AHZAB : 21.AY.

وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ  فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ  فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ  إِنَّ اللَّهَ  شَدِيدُ الْعِقَابِ

“ ….. Rasul size neyi verdiyse, onu alın ; sizi neden nehyetti ise, ondan da sakının. Allah’tan korkun, şüphesiz Allah’ın azabı çok   çetindir.”   Haşr : 7.Ay.

“ Allah’ın davetçisine icabet edin ve ona iman edin ki Allah, sizin için günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi o acı azaptan korusun. “   
Ahkaf : 31.Ay.

يَا  أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا  اتَّقُوا اللَّهَ  “وَآمِنُوا  بِرَسُ ولِهِ  يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِ و َيَجْعَل  لَّكُمْ نُوراً تَمْشُونَ بِهِ  وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللَّهُ  غَفُورٌ  رَّحِيم

“ Ey iman edenler, Allah’tan sakınıp korkun ve O’nun elçisine iman edin ki size kendi rahmetinden iki kat – güzel karşılık – versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. “    Hadid : 28.Ay.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُواْ أَنَّ

اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُون

“ Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Rasûlü’ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O’na götürülüp toplanacaksınız. “   Enfal : 24.Ay.                                                                             

 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُو

“ Ey iman edenler, Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin. ”   Enfal : 20.Ay.

“ De ki : ” Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun – peygamberin – sorumluluğu kendisine  yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.”    
Nur : 54.Ay.

“ Allah ve Rasûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü’min bir erkek ve mü’min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resûlü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. “    
Ahzab : 36.Ay.

Allah u Azze ve Celle bu ve bununla eş manalı daha bir çok Ayet’i kerimesinde Resulüne imanı, itaatı ve onun getirdiklerine ittibayı açıkça emretmektedir.


Ayrıyeten bu Ayetlerde Rasulünün davetine uyanların doğru yolu bulacaklarını ve kurtuluşa ereceklerini de bildirmiştir.

“ … Ebu Hureyre r.a dan gelen bir hadislerinde ise Allah Rasulü s.a.v  şöyle buyurmaktadır : Yüz çeviren kimsenin dışında bütün insanlar cennete girecektir. Sahabeler dediler ki : Ya Rasulallah ! kimler nasıl yüz çevirir ?. Rasulullah s.a.v buyurdu ki :  Bana itaat eden kişi cennete girer. Bana isyan eden kişi de yüz çevirmiş olur. “  Buhari : 7280 – Ter : 7143

3 – Rasulullah s.a.v’i malımızla, canımızla sevmekle memuruz :

Değerli Müslümanlar … ! şüphesiz ki Allah Rasulü s.a.v’e imanın gereklerinden birisi de ; onu malımızla, canımızla candan sevmektir.


Rabbimiz bu konuda da şöyle buyurmaktadır :

“ De ki : Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, kazandığınız mallar, kesata uğramaktan korktuğunuz ticaretiniz, hoşlandığınız meskenler, size Allah’tan, Rasulünden ve onun yolunda cihat etmekten daha sevgili ise, o halde Allah’ın emri  gelinceye kadar bekleyin ….. “    Tevbe : 24.Ay.

“ … Enes r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Üç haslet kimde bulunursa imanın tadını bulur. Allah ve Rasulü kendisine başkalarından daha sevgili olmak, sevdiklerini yalnız Allah için sevmek ve Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra, ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi yine küfre dönmekten hoşlanmamak.“     
Buhari : 15 –Ter : 175 – Müslim : 43 / 67

“ … Enes r.a dedi ki : Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Hiç biriniz ben kendisine çocuğundan, babasından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz. “   
Buhari : 15 – Ter :170 – Müslim : 44 / 70

“ … Abdullah b. Hişam r.a şöyle demiştir : Biz Nebi s.a.v ile beraber bulunuyorduk. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Ömer b. Hattab’ın elinden tutmuş bir haldeydi. Ömer ona : Ya Rasulullah, sen bana nefsimden başka her şeyden daha sevimlisin ! dedi. Nebi  s.a.v ona :

Hayır ! Nefsim elinde olan Zat‘a yemin ederim ki, ben sana nefsinden daha sevgili olmadıkça – iman etmiş olamazsın – buyurdu. Bunun üzerine Ömer : Allah’a yemin ederim ki şu anda sen bana nefsimden daha sevgilisin, dedi. Nebi s.a.v de : İşte şimdi oldu ya Ömer, buyurdu. “   
Buhari : 6632 – Ter : 6518

4 – Rasulullah s.a.v’e layık olduğu saygıyı göstermek ve Sünneti seniyesini savunmakla memuruz :

“ Allah’a ve Rasulüne iman ediniz. O resulü destekleyiniz ve ona saygı gösteriniz.“  Fetih : 9.Ay.

“ Ey iman edenler Allah’ın ve Rasulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi Peygamber’in sesinin üstüne çıkarmayın, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayınız ; yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider. Allah Rasulünün huzurunda seslerini kısanlar, öyle kimselerdir ki Allah onların kalplerini imtihan etmiştir. Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır. “   
Hucurat : 1-2-3.Ay.

Görüldüğü gibi zikri geçen bu Ayet’lerde Allah’u nebisinin önüne geçmeyi yasaklamış ve bunu kendi önüne geçme olarak kabul etmiştir. Hatta Onun huzurunda yüksek sesle konuşulmasına izin vermeyerek bu fiili yapanları { … amelleriniz boşa gider … } diye tehdit etmiştir.


“ Rasulün çağırmasını, aranızda birinizin diğerini çağırmasıyla bir tutmayın… “  
Nur : 63.Ay. 

5 – Rasulullah s.a.v’i dini her konuda hakem yapmakla memuruz :


Değerli Müslümanlar … ! Rasulullah s.a.v’e iman etmenin gereklerinden birisi de, ihtilaf anında onun hakemliğine baş vurup, onun koyduğu hükümlere itiraz etmeden tam bir teslimiyet göstermektir…


Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

 أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ  يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُواْ  بِمَا  أُنزِلَ  إِلَيْكَ وَمَا  أُنزِلَ  مِن قَبْلِكَ يُر ِيدُو نَ  أَن  يَتَحَاكَمُواْ إِلَى الطَّاغُوتِ  وَقَدْ أُمِرُواْ  أَن  يَكْفُرُواْ  بِهِ  وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُضِلَّهُمْ ضَلاَلاً بَعِيداً

“ Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi ? Bunlar, tağut’un önünde muhakeme olmayı istemektedirler ; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. “    Nisa : 60.Ay.

فَإِن  تَنَازَ عْتُمْ  فِي شَيْءٍ  فَرُدُّوهُ  إِلَى اللّهِ  وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ  تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً

“ ……… Eğer bir mevzuda ihtilafa düşerseniz ; Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz onu, Allah’a ve Rasulüne havale edin. Bu daha iyi ve sonuç itibariyle de daha güzeldir.  Nisa : 59.Ay.

فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيماً

“ Hayır Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymadan, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. “  Nisa : 65.Ay.

إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

“ Aralarında hükmetmesi için, Allah’a ve elçisine çağrıldıkları zaman  mü’min olanların sözü : ” İşittik ve itaat ettik ” demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır. ”  Nur : 51.Ay.

Değerli kardeşlerim … ! bu ve emsali delillerden hareketle bu ümmet şu konuda ittifak etmişlerdir ki ; Rasulullah s.a.v’in vefatından sonra ihtilaf anında ona muracaat, onun sahih Sünnetine başvurmak anlamındadır.


Allah’u Azze ve Celle bizlere, her konuda olduğu gibi Rasullere iman konusunda da hakka ittiba eden kullarından olmamızı nasip eylesin.

Ve hasetsen Muhammed mustafaya iman hususunda bizlere şuurlu ve basiretli  iman ehli olmamızı nasip eylesin.

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                              Tacuddin el Bayburdi