Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Tevbe Alınmaz Tevbe edilir

Değerli kardeşlerim … ! İslam adına yapılan ve uydurulan o kadar çirkin şeyler var ki, inanın onları burada anlatmaya kalksak ne zamanımız yeter ve ne de sayfamız yeterli olur… Bunlardan bir tanesi de ; Tasavvufcu kesim arasında şeyhlerden  “ Tevbe alma “  inancıdır…

Bu arkadaşlarımız veya büyük ağabeylerimiz de diyebiliriz, iyi niyetle böyle bir şeye kalkıştıkları gibi etrafındaki insanlara da ; haydin tevbe alalım, haydin sizi tevbe almaya götürelim, hatta masraflarınız bizden olsun, yeterki siz tevbe almaya gelin, şeklinde telkinlerde bulunarak güzel bir şey yaptıklarına inanmaktadırlar…

Bunların tevbe alma olayı ise ; etrafındaki insanları alıp şeyh efendilerinin yanına götürmeleri,  onun elini eteğini öpmesini ve şeyh efendinin verdiği talimatlar doğrultusunda dinlerini – körü körüne – yaşamalarını sağlamalarıdır…  

Yani anlayacağınız ; giden kimselerin eline oralarda küçücük bir kağıt parçası içinde şu kadar şunu yapacaksın, bu kadar sayıda zikir çekeceksin, şeyhini hergün rabıta edeceksin şeklinde – islam’da olmayan – bir takım uyduruk şeyler sunmaları ve tarif edilen bu kalıbın dışına da çıkmamalarını sağlamalarıdır yaptıkları iş… İşte bunun adına “ tevbe alma “ diyorlar…   

Halbuki – konunun başlığı olarak da ifade ettiğimiz gibi – tevbe alınmaz, tevbe edilir. Diğer bir ifadeyle ; İslamda bu şekilde  Tevbe alma olayı yoktur.

Çünkü kulun tevbe edeceği merci, günahını affedeceği mercidir… Ve bu da Allah’tır. Ki zaten Ayeti Celilelerinde Rabbimiz şöyle buyurur :  

“ … Tevbem Allah’a dır. “   Rad : 30.Ay.

” … Rabbinizden bağışlanma isteyin, sonra da O’na tevbe edin…. ”  Hud : 52.Ay.

“ Ey iman edenler … ! Samimi bir Tevbe ile Allah’a yönelin. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter …… ”  Tahrim : 8.Ay.

Bu ve emsali Ayetlerde anlatıldığı gibi, kul tevbe için sadece ve sadece Allah’a yönelmesi gerekir… Dolayısıyle ( tekrar etmekte fayda vardır ) Tevbe almaya gidilmez, Tevbe edilir… Bununla beraber Tevbe etmek için illa birilerinin yanına da gidilmez…

Tevbe ; Kulun günahını, kimsenin olmadığı bir köşeye çekilerek Rabbine el açması, pişman olduğunu söylemesi, O’na yalvarıp yakarması, affetmesi için ağlaması ve bir daha o günaha dönmemesi için söz vermesiyle olur…  

Değilse adamın kalkıpta bir yerlere gitmesi,  günahını açığa çıkararak onu birilerine anlatması ve  itiraf etmesi islama uygun olmadığı gibi, bu şekilde bir günah çıkarma olayı da ancak Hristiyanlarda vardır… Çünkü onlar günahlarını birbirlerine açar ve affedilmesi için belirli mercilere ( Papazlara-Rahiblere ) giderler … İfadelerim biraz ağır olacak ama, bizim tasavvuf kesiminin yaptığı bu Tevbe alma işi tipkı onların işine benziyor…

Halbuki bu konuda günahkar bir müslümanın yapacağı iş ; 
Rahman ve Rahim olan Allah’ın önünde eğilmesi … Günahından dolayı Pişman olması … O’nun kapısına yanaşması ve  eşiğine yüz sürerek ;

“ Allah’ım Sana döndüm “ … “ Ey Rabbim ! … Pişman oldum ! “ … “ Tevbemi kabul et ! … Günahlarımı bağışla !… Hatamı yok say !… “ demesidir.

Ve yine  ; “  Ey Allah’ım ! eğer beni kapından kovarsan, bana kim kapı açar ki … ? “ Sen bana acımaz isen, bana kim acır ki … ?  “ Sen beni affetmez isen, beni kim affeder ki … ? ” “ Eğer beni kendinden uzaklaştırır isen, beni sana kim yaklaştırır ki … ? ” demesidir…

Ey Allah’ın kulları … ! Unutmayın ki bu kapı ümitsizlik kapısı değildir… Allah’a şirk koşanlar ve O’na küfredenler dahi bu kapıya gitmiştir… Zina’ya düşenler bu kapıya gitmiştir… İçki içenler bu kapıya gitmiştir… Uyuşturucu kullananlar bu kapıya gitmiştir… Akrabalık bağlarını koparanlar bu kapıya gitmiştir… Namazını terk edenler bu kapıya gitmiştir… Anne ve babasına kötü davrananlar bu kapıya gitmiştir… Faiz ve rüşvet yiyenler bu kapıya gitmiştir… Hırsızlık ve yankesicilik yapanlar da bu kapıya gitmiştir…

Hulasa, her türlü günaha dalanlar bu kapıya koşmuşlardır… Çünkü bu konuda O’nun kapısından başka bir kapı asla yoktur … Allah’a dönen herkese ne mutlu…

Öyleyse ey aciz kul … ! günahını sadece ve sadece Allah’a arzet, O’na yönel ve O’na Tevbe et … Çünkü O’ndan başka günahları bağışlayacak kimse yoktur…

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                                                                          Tacuddin  el Bayburdi