Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Allah kendisine şirk koşanları bağışlamaz ahkamı Dünya ahkamı değil ahiret ahkamıdır

Değerli kardeşlerim … ! şunu asla unutmayınız ki, Din adına inanalar arasında göze çarpan sıkıntıların bir çoğu, Ayet ve Hadisleri diğer Ayet ve hadislerden bağımsız bir şekilde ele alıp onları anlamaya çalışmalarından kaynaklanmaktadır.

Bu konuda yanlış anlaşılan ve anlatılan Ayetlerden birisi de, Nisa suresi 48 ve aynı anlamda olan Nisa suresi 116. Ayetleridir.

Rabbimiz bu Ayeti Celilelerinde buyurur ki :

إِنَّ اللّهَ لاَ يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَلِكَ لِمَن يَشَاءُ وَمَن يُشْرِكْ بِاللّهِ فَقَدِ افْتَرَى إِثْماً عَظِيماً

“ Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun haricindeki günahları ise, dilerse bağışlar, dilerse bağışlamaz. Allah’a ortak koşan gerçekten büyük bir günah işlemiştir. “

                                                                                               Nisa : 48 – 116.ay

 İnananlardan bir çoğu  – ki genede tekfirde aşırılık yapanlardır bunlar – bu Ayetleri ele alır ve bu Ayetlerin sanki dünya için geçerli olduğunu anlatarak, kimin şirki varsa bunun kesinlikle bağışlanmayacağını anlatmaya başlar.

Halbuki konunun başlığında da belirttiğimiz gibi, bu Ayetler ahiret için geçerlidir. Yani ; kim bilinçli bir şekilde Allah’a ortak koşar ve bu hal üzere ölür giderse, Allah o kimseyi ahirette asla bağışlamayacaktır…

Ayetleri bu şekliyle anlamak için fazla zorlanmaya bile gerek yoktur. Çünkü Allah’u Teala hesap günü insanları karşısına alıp, günahlarını bağışlayıp bağışlamayacağını orada belirtecektir… Dolayısıyla – az önce de ifade ettiğimiz gibi – insanlardan her kim bilinçli bir şekilde Allah’a ortak koşar ve bu halinden de tevbe etmeden O’nun huzuruna çıkarsa, Allah bu kimseyi asla bağışlamayacaktır.

Ama bir çok zavallının sandığı gibi, eğer bu Ayetler burada – yani dünya da – geçerli olsaydı hiç birimiz kurtulamazdık. Çünkü her birimizin cahiliye döneminde – bilerek veya bilmeyerek – işlediği şirk ve küfrü vardı. Hatta sahabeden de bir çoğu kurtulamazdı. Çünkü onlardan da bir çoğu bir zamanlar şirk ve küfür içerisinde idiler… Ama tevbe edip islama teslim oldular, hallerini düzelttiler ve neticede de bildiğiniz gibi Cennetle müjdelendiler.

Öyleyse bu Ayetleri düzgün anlamalıyız ve başkalarına da düzgün anlatmalıyız…

         Bu Ayetler gösteriyor ki kıyamet günü insanlar, 

Birinci sınıf olarak ; Hiç bağışlanmayacak olan ebedi cehennemlikler. Bunlar Allah’a Şirk koşmuş ve o hal üzere gitmiş olanlardır… Ki Allah Rasulü s.a.v’in hadisi bunu açıkca anlatmaktadır.

“ … Ebu’d-Derda r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : ” Müşrik olarak ölen bir kimsenin günahı affedilmez …. “  

Ebu Davud : 5.c.4270.n

İkinci sınıf ; Şirk ve küfür olmayan günahlardan dolayı Allah’ın huzuruna çıkacak olanlar… Bunlar da cezasını çekmek için cehenneme girip  çıkacak olanlar.

Üçüncü sınıf  ise ; Günahları bağışlanıp, cehenneme hiç girmeyecek olanlardır.

         Değerli kardeşlerim … ! şunu asla unutmayınız ki ; bütün günahlarla ilgili bağışlanıp bağışlanmama olayı ahiret ile ilgilidir… Onun içindir ki dünyada hiç kimseye “ Allah senin günahını asla bağışlamaz “ denilmez.

         Hatta günahlar konusunda – ki bu hangi günah olursa olsun – Allah’tan ümidin kesilmesi Kur’an ve Sünnet’te şiddetle kınanmıştır… Çünkü tevbe kapısı her zaman açıktır.

         Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

“ ……. Şüphesiz ki Allah, çokça tevbe edenleri sever ve temizlenenleri sever.”

                                                                                                          Bakara : 222.Ay.

“ Allah’a tevbe edip  O’ndan bağışlanma dilemezler mi ? Çünkü Allah ; çokça bağışlayıcı, çokca merhamet edicidir.”

  Maide : 74.Ay.

“ Tevbe ederek, iman edip salih amel işleyen kimseye gelince ; o kimse, kurtuluşa erenler arasında olmayı umabilir. “

  Kasas : 67.Ay. 

         Özellikle bu son Ayete dikkat ederseniz eğer, kul şirk ve küfür içerisinde dahi olsa, tevbe edip kendisini düzeltebilir… Bu da demektir ki, Allah şirk ve küfür içerisinde olan bir kulunu dahi, eğer tevbe eder islama girer ve kendisini düzeltirse bağışlar.

“ … Bir hadisi kutsi de şöyle buyrulur : “ …… Ey kullarım ! Sizler gece gündüz günah işleyenlersiniz. Ben ise bütün günahları mağfiret edenim. Öyleyse benden mağfiret dileyin ki sizin günahlarınızı bağışlayayım. “

Müslim : 8.c.2577.n

{ … İbni Ömer r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu demiştir : Allah kulun tevbesini, ğarğara haline – yani can boğaza – varmadıkça kabul eder. }

 Tirmizi : 6.c.3765.n – İbni Mace : 10.c.4253.n

{ … Safvan bin Assal r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu demiştir : Şüphesiz, güneşin battığı yer tarafında yetmiş yıllık mesafe genişliğinde açılmış bir kapı vardır. Güneş o kapı tarafından – geri – doğuncaya kadar o kapı tevbe için daima açık olacaktır. Güneş o kapı tarafından doğunca, daha önce iman etmiş olmayan veya imanında bir hayır kazanmış olmayan hiçbir kimseye o gün imanı fayda vermeyecektir. }

                                                                                   İbni Mace : 10.c.4070.n

“… Ebu Hureyre r.a dan gelen bir hadislerinde Rasulullah sav buyurdular ki : Her kim güneş battığı yerden doğmadan evvel tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. ”

Müslim : 8.c.2703.n 

         Allah Teâlâ ; kendisine en büyük şirki ve  isyanı sergileyerek ; ” İsa Allah’ın oğludur “ diyenleri dahi tevbe’ye çağırmıştır :

{ “ Allah, üçün üçüncüsüdür “ diyenler elbette kafir olmuşlardır.Oysa yalnız tek bir ilah vardır, O’ndan başka ilah yoktur. Bu dediklerinden vazgeçmezlerse elbette onlardan inkar edenlere acı bir azap dokunacaktır. Hala Allah’a tevbe edip O’ndan bağışlanma dilemezler mi ? Allah ; çokca bağışlayan ve çokca merhamet edendir. }

  Maide : 73 – 74.Ay.

Rabbimiz yine buyuruyor ki :

“ ……… Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin ; zira kafirlerden başkası Allah’tan ümidini kesmez. “

Yusuf : 87 – Hicr : 56.Ay. 

         Ey insan … ! unutmaki bu kapı ümitsizlik kapısı değildir. Allah’a şirk koşanlar ve O’na küfredenler dahi bu kapıya gitmiş, tevbe etmiş, hallerini düzeltmiş ve neticede cennetle müjdelenmişlerdir…

         Öyleyse bu konuda sözü daha fazla uzatmaya gerek yoktur… Kul hangi günah içerisinde olursa olsun – ister şirk, ister küfür … ister bilerek ister se bilmeyerek işlediği günah olsun – , eğer pişman olup bunlardan tevbe eder, samimi bir şekilde rabbine yönelir ve kendisini düzeltirse, şüphesiz ki Allah’ı bağışlayıcı olarak bulacaktır.

” … Allah Rasulü s.a.v bir hadislerinde : İslam kendisinden önce bütün günahları siler, buyurmuştur. “

Müslim : 1.c.121.n

” … Allah Rasulü s.a.v yine bir hadislerinde şöyle buyurur : Kim İslam’a girer ve islamını güzelleştirirse, geçmişinden geleceğinden hesaba çekilmez. Kim de islama girer ve islamını güzelleştirmez ise, geçmişinden de geleceğinden de hesaba çekilir. ” 

Müslim : 1.c.120.n

Kulunun her türlü günahını affeden merhametli rabbimize hamdolsun…

                                        Tacuddin el Bayburdi