Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Kadın sesi mutlak anlamda haram değildir

Kadın sesi mutlak anlamda haram değildir

Kadınlarla ilgili söylenen yanlış ifadelerden birisi de ; onun sesinin mutlak anlamda haram oluşu, hususudur. Halbuki kadının sesi mutlak anlamda haramdır sözü, batıl bir sözdür. Çünkü az sonra delillerde de ifade edileceği gibi, İslam onlara dinlerini öğrenmeleri için şartlara uygun olarak dışarı çıkmalarına ve ilim ehline soru sormalarına müsaade etmiştir. Bununla beraber, kendileri ilim irfan sahipleri ise, onlara soru sorulmasını ve onların da karşı tarafa cevaplar vermesini  İslam caiz görmüştür.

         Rabbimiz bu konuda  şöyle buyurmaktadır :

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ إِلَّا أَن يُؤْذَنَ لَكُمْ إِلَى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِرِينَ إِنَاهُ وَلَكِنْ إِذَا دُعِيتُمْ فَادْخُلُوا فَإِذَا طَعِمْتُمْ فَانتَشِرُوا وَلَا مُسْتَأْنِسِينَ لِحَدِيثٍ إِنَّ ذَلِكُمْ كَانَ يُؤْذِي النَّبِيَّ فَيَسْتَحْيِي مِنكُمْ وَاللَّهُ لَا يَسْتَحْيِي مِنَ الْحَقِّ وَإِذَا سَأَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعاً فَاسْأَلُوهُنَّ مِن وَرَاء حِجَابٍ ذَلِكُمْ أَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ وَمَا كَانَ لَكُمْ أَن تُؤْذُوا رَسُولَ اللَّهِ وَلَا أَن تَنكِحُوا أَزْوَاجَهُ مِن بَعْدِهِ أَبَداً إِنَّ ذَلِكُمْ كَانَ عِندَ اللَّهِ عَظِيماً   

“ Ey inananlar ! Peygamberin evine vakitli vakitsiz yada yemeğe çağrılmadıkça girmeyin. Çağrıldığınızda girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet etmek için de girmeyin. Çünkü bu tutumunuz, peygambere eziyet vermekte, o ise sizden utanmaktadır. Ama Allah gerçeği söylemekten utanmaz. Ayrıca onun hanımlarından bir şey soracağınızda da, perde arkasından sorun. Böyle davranmanız, sizin ve onların gönülleri için daha emindir. Allah Rasulüne eziyet etmeye hakkınız yoktur. Ondan sonra zevcelerini de ebediyyen nikah edemezsiniz. Bunu yapmanız Allah katında çok büyük bir günah olur. ” 

Ahzab : 53.Ay

İşte bu Ayeti celile, kadının sesinin mutlak anlamda haram olduğunu söyleyenlere bir reddiyedir. Onlara perde arkasından – veya tesettürlü bir haldeyken – soru sorulabileceği ve onların da cevap verebileceği bu Ayetin açık mesajlarındandır. Ki zaten hadislerde de görüleceği gibi ; gerek Resulullah s.a.v’in hanımlarına ve gerekse başka hanımlara sorular sorulmuş ve onlarada karşı tarafa cevaplar vermişlerdir.

Ama bununla beraber elbetteki kadının sesinin haram kılındığı noktalar da vardır. Kadının – insanları eğlendirmek için – şarkı türkü söylemesi, karşı cinsi ile işveli, cilveli, edalı ve yılışık bir şekilde konuşması haramdır.

Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

“ Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz ; eğer sakınıyorsanız, artık sözü edalı bir şekilde söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin. “ 

Ahzab : 32.Ay

{ … Ebu Said el-Hudri r.a diyor ki ; bir kadın geldi, Rasulullah’a şöyle sordu : Ya Rasulullah, erkekler seni dinliyor. Erkekler sana bizden çok geliyor. Bizim için de bir gün tayin et de, gelelim bize  Allah’ın sana öğrettiklerinden öğretesin. 0 da : “ falan gün toplanın, falan yerde olun.” dedi. Kadınlar toplandılar ve Rasulullah s.a.v de geldi onlara Allah’ın vahyinden öğretti……” }

Buhari : 16.c.7194.s

{ … Ebu Said El-Hudri r.a şöyle diyor : Rasulullah s.a.v Kurban bayramına çıktı. Müsallaya geldi ve kadınların yanına geçti. Onlara : “ Ey kadınlar cemaatı : Tasaddukta bulunun zira ; cehennem ehlinin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.” “ Niçin ya Rasulullah ? ” dediler. Dedi ki : “ Çok lanet okumanız ve kocanıza nankörlük etmenizden. Dininiz ve aklınız eksik olmanıza rağmen, sizin kadar dirayetli bir erkeğin aklını çelen kimse görülmedi.” Dediler ki : “ Din ve aklımızda hangi nok sanlık var ? ” Buyurdu ki : “ Kadının şahitliği, erkeğin yarı şahitliği değil mi ? ” Evet dediler… “ İşte bu aklınızın eksikliğindendir. Hayız halinde namazı ve orucu terketmiyor musunuz ? ” Evet dediler. “ İşte bu da kadının dinindeki noksanlıktır,” buyurdu. }

Buhari : 1.c.402.s

Bu ve emsali delillerde de görüldüğü üzere kadının, ilim öğreneceği kimselerin yanına giderek onlara soru sormasının caiz olduğunu göstermektedir. Ama tabi ki bunun halvet şeklinde olmaması gerekir. Yani yanında birisinin olması veya kendisine soru soracağı alimin, hocanın yanında birilerinin olması gerekir.

Bununla beraber bu yönlü dini meseleleri sormada ayıp da aranmaz. Çünkü sahabe kadınları da böyle yaparlardı.

“ … Aişe r.a şöyle der : Ensar kadınları ne hoştur : Dinlerini öğrenmekden utanma bahanesiyle çekinmezler.”

Müslim : 1.c.332/61.n

{ … Ümmü Seleme r.anha şunu söylüyor : “ Ümmü Süleym Nebi s.a.v’e gelerek. Ey Allah’ın Rasulü Cenab-ı Hak gerçeği söylemekten utanmaz. Kadın rüyada ihtilam olsa gusül gerekir mi ? ” Rasulullah s.a.v : “ Suyu gördüyse, evet “ dedi. Ümmü Seleme : “ Ya Rasulullah, kadın ihtilam olur mu ? “ deyince, Rasulullah s.a.v :  “ elin toprağa gelsin, niçin çocuğu ona benziyor ki ? “, dedi. }

Buhari : 1/239 – Müslim : 1.c.313.n

{ … Enes’ten gelen rivayet de ise ; Ümmü Süleym Rasulullah s.a.v’e geldi. Aişe de yanındayken sordu : Kadının rüyası azar mı ? Erkeğin gördüğü şeyi o da görür mu ?. Aişe de ; Ey Ümmü Süleym, kadınları rezil ettin, elin toprağa gelsin, dedi ve böyle bir şey gördüğün zaman, guslet buyurdu. }

Müslim : 1.c.310 – 311.n

{ … Aişe r.anha  dedi ki :  Ebu Süfyan’ın  karısı, Utbe kızı Hind geldi ve : “ Ya Rasulullah ; Ebu Süfyan cimri bir adamdır. Bana ve çocuklarıma yeterli nafaka vermiyor. Habersiz ne alırsam odur. Bundan ötürü vebal var mı bana ” diye sordu. Resulullah s.a.v de :  Onun malından sana ve çocuklarına yetecek kadar alabilirsin, buyurdu. }

Müslim : 5.c.1714.n

İşte bütün bu zikri geçen Ayet ve hadislerden anlaşılıyor ki kadının dini ile alakalı – ister itikadi meseleler olsun, ister ameli ve ahlaki meseleler olsun – onları gidip araştırmasında, öğrenmesinde ve bu konuda konuşmasında bir sakınca yoktur… Dolayısıyla “ kadın sesi mutlak anlamda haramdır “ sözü, boş ve batıl bir sözdür…

Öyleyse şuurlu ve basiretli birMüslüman dilini ; şu helaldir bu haramdır konusunda çok dikkatli kullanması gerekir. Çünkü Allah’u Azze ve Celle’yi kızdıran şeylerden birisi de, O’nun helalini haram, haram kıldığını da helal yapmaktır.

Rabbimiz bu hususlarda bizleri açık bir ifadeyle uyarmaktadır :

“ Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü “ şu helaldır, şu haramdır “ demeyin. Sonra Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar. “   Nahl : 116.Ay

                                                  Vel hamdu lillahi rabbil alemin  

                Tacuddin el Bayburdi