Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+09 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Allah yolunda infak

Allah yolunda infak

Değerli kardeşlerim … ! hiç şüpesiz ki Allah yolunda ve uğrunda yapılan bütün çalışmalar, ahireti kazanmak için en güzel vesileler ve en güzel yatırımlardır… Bunlardan  bir  taneside  bu paylaşım serisinde üzerinde  durmaya çalışacağım “ Allah yolunda infak “ infak konusudur.

Mevzuya başlamadan önce Rabbimden niyazım ; bu konuyu sizlere güzelce anlatabilmek için bana kudret ve kuvvet, sizler için de güzel bir anlayış ihsan eylesin.

Değerli kardeşlerim …! Rabbimiz bir Ayeti celilesinde şöyle buyurmakta :

“ Sevdiğiniz şeylerden  – Allah yolunda –  harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız mutlaka Allah onu bilir .  “

                          ALİ  İMRAN  : 92 

        Rabbimizin bu Ayeti celilesinde ifade buyurduğu gibi ; çok çok sevdiğimiz, uğrunda çalışıp yorulduğumuz ve sayıp sayıp da biryerlerde biriktirdiğimiz  malımız  mülkümüzle Allah yolunda  bir şeyler  yapmadığımız sürece asla iyiliğe    erişemeyiz.  

        Rabbimiz  yine şöyle buyuruyor :

“ Allah yolunda mallarınızı harcayın. Kendi  ellerinizle kedinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin çünkü Allah iylik edenleri sever. “

                                                             BAKARA : 195

        Bu Ayet hakkında  Huzeyfe r.a şöyle demektedir :  “ Allah  yolunda mallarınızı harcayın  ve  kendinizi tehlikeye atmayın Ayeti ;   nafakayı  – yani  Allah yolunda  mal  harcamayı –   terk  hakkında inmiştir. “

BUHARİ : 9.C.4210.S – EBU DAVUD : 3.C.2512.N

        Değerli  kardeşler … !  Ayeti  kerimeyi  nuzul  sebebiyle beraber  ele aldığımız zaman Bizlere verilen mesaj  şudur ;

“ Bir  kimse iman  ettiğini  söyleyipte  mal mülk  biriktirerek  onlarla  meşkul olup, onlardan  Allah yolunda  gerektiği  yerde  infak etmez ise,  bu mal ve mülk o kişi için büyük bir tehlike demektir. Yani kişinin kendi  elleriyle  hazırlamış olduğu tehlikedir bu. “

Allah  Rasulü  s.a.v’in de bir hadisi şeriflerinde  buyurduğu  gibi  :

“ Her  ümmetin  bir fitnesi vardır benim ümmetimin fitnesi de maldır. “   TİRMİZİ : 4.2439.N 

        Ve  yine  bir  hadislerinde ;

“ … Allah  Rasülü  s.a.v. şöyle  buyurmaktadır :  Bu  dünya malı  yeşil ot gibi çekicidir  tatlıdır. Bu dünya malını hakkıyla kazanan  ve onu Allah yolunda  yetimlere,  fakirler  tahsis eden  zengin Müslüman  ne hayırlı kişidir. Dünya malını hak yoldan  kazanmayan kişi de,  daima  yiyen ve bir türlü doymayan obur gibidir. Kıyamet günü bu mal kendi sahibinin  cimriliğine şahid olacaktır. “   BUHARİ : 6.2682.S

        Hadisi şerifte de  anlatıldığı gibi ; bu  dünya malı  yeşil ot gibi çekicidir,  tatlıdır.O malıhelal yollardan  kazanarak, fakirlerin hakkı olan zekatı ve sadaka olarak hayır yollarında harcarsak, o malın Allah katında övülmüş ve bereketli kılacağını anlatmıştır… Ama  haksızlıkla ve  haram yollarla toplanan dünya malı ise, bereketsiz ve şerli bir mal-mülk olarak kabul edilmiştir. Böyle bir mal-mülk ise, sahibine faydası olmayan ve ancak ona zarar getirecek olan bir mal-mülk olacağı anlatılmıştır.

        Öyley ise  Tevhid ehli bir müslümanın  her konuda olduğu gibi bu konuda da uyanık davranıp  ahirete yönelik hayırlı ve yararlı işler yapması gerekir. Yani ; kazancını helal yollardan temin etmeye çalışması ve o kazancın hakkı olan zekatı ve sadakayı da ifa etmesi gerekir.

        Ey Müslüman … ! Unutmayalım ki cimrilik çok kötü bir hastalıktır. Onun içindir ki İslam cimriliği asla sevmez ve Cimri insandan da asla hoşlanmaz. 

((( … CİMRİ OLMAYIN … İSLAM CİMRİLİĞİ SEVMEZ … )))

Ey müslüman … ! hayat sermayen henüz elinde iken, gücün nisbetinde infak et, cimri olma … Çünkü Allah cimri insanları asla sevmez …

        Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

“ Allah’ın kereminden kendilerine verdiğine cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Hayır bilakis o, kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, Kıyamet günü onların boyunlarına dolandırılacaktır…… “

                                                                                          ALİ İMRAN : 180

“ Cimriler var ya cimriler. Bunlar öyle insanlardır ki, cimrilik ederler ve insanlarada cimriliği emrederler. Onlar, Allah’ın bol hazinesinden kendilerine verdiğini gizlerler. Bizde o nankörlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.“

                                                                                                     NİSA : 37

“ İşte sizler. Allah yolunda harcamaya çalışıyorsunuz, Ama içinizden bazıları cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse o ancak kendisine cimrilik eder. Allah zengindir sizlerse fakirsiniz. Eğer yüzçevirecek olursanız, Yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar. “

                                                                                                     MUHAMMED : 38

        Allah’u Azze ve Celle’nin bu sözlerinden sonra, Allah Rasulü s.a.v’in de sık sık Allah’a sığındığı ve ümmetinin de  kendisinden Allah’a  sığınmalarını emrettiği hususlardan bir tanesi de  cimriliktir.  Buhari’nin bir rivayetinde Allah Rasulü s.a.v’in şöyle dua ettiği bildirilmektedir :

“  Allah’ım cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım…. “

                                 BUHARİ : 14.C.6311.S – EBU DAVUD : 4.C.3972.N

        Müslimin bir rivayetinde  ise Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurur :

“ Cimrilikten sakınınız. Çünkü cimrilik sizden evvelkileri helak emiş, onları, kendi kanlarını  dökmelerine sevk etmiş ve kendilerine haram olan şeyleri de helal saydırmıştır “

                                                            MÜSLİM : 8.2578.N

“ … Allah Rasulü s.a.v yine şöyle buyurmaktadır : Üç şey insanı helaka sürükleyen şeylendendir.

A –  İtaat edilen cimrilik.
B –  Dizginlenemeyip peşi sıra gidilen heva ve arzular.
C –  Kişinin kendini beğenmesi. “

BEYHAKİ : ŞUABUL İMAN.BAB.2. – EL-ALBANİ.S.SAHİHA : 1802.N

“ … Ebu Hureyre r.a’dan. Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdu :  İnsanda bulunan en şerli şey, aşırı cimrilikle  beraber olan şiddetli korkaklıktır. “

                                            MÜSNED : 2/302.N – EBU DAVUD : 3.C.2511.N 

“ … Allah  Rasulü s.a.v seleme  oğullarına : Büyüğünüz kimdir ? diye, sordu.  Seleme  oğulları :

– Cedd  b. Kayıs’tır.  Fakat cimri ve korkaktır, dediler. Bunun üzerine Allah Rasulü s.a.v :
– Cimrilikten  daha korkunç hangi hastalık vardır ki, buyurdular. “

                                           TABERANİ M.SAĞİR : 1.218.N

“ … Ebu Bekir kızı Esma şöyle demiştir :  Peygamber s.a.v bana : Kesenin ağzını iple boğma, senin üzerine de kesenin  ipi boğulur, buyurdular. “

                                               BUHARİ : 3.C.1358.S 

Diğer  bir  rivayette ise :

 Malını sayıp zabtetme, Allah’ta sana  niğmetlerini sayıp zabteter, buyurmuştur. ”  BUHARİ : 3.C.1358.S

        Diğer bir rivayette :  Sakın çömlekte para saklama ! saklarsan Allah’ta sana karşı niğmetlerini saklayıp tutar. Gücün yettiği kadar az da olsa  sadaka ver, buyurmuştur. 

                                           BUHARİ : 3.C.1359.S

Allah Rasulü s.a.v yine bir hadisleride şöyle buyurmaktadır : Kulların kendisinde  sabaha erdiği her bir günde muhakkak ki iki melek iner. Bu iki melekten biri :
– Ya Allah ! infak ediciye bir bedel ver, der. Diğeri de :
– Ya Allah  cimri ve tutucu olana telef ver, diye beddua eder.

                                    BUHARİ : 3.C.1365.S 

     Allah Rasulü s.a.v yine şöyle buyurdu :  “ İki haslet vardır ki müminde  bir araya gelmez . Kötü ahlak ve cimrilik. “

                       TİRMİZİ : 1962 – HİLYE : 2./389 – K.ZÜHD : 2.C.1384.N   

“ … Ukbe bin Amir Radiyallahu Anh şöyle dedi : Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Selem : Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilinceye kadar her kez, sadakasının gölgesinde olacaktır’ buyurdu.”

İbni Hibban 3310, İbni Huzeyme 2431, Hakim 1517, Ahmed bin Hanbel 17335

Evet değerli kardeşlerim … ! Kur’an ve sünnet’te daha nice naslar var ki bunlar, cömertliği ve vermeyi emrediyor, aksi olan cimriliği, sıkı elliliği ve bu konudaki korkaklığı da zemmediyor… Öyleyse henüz hayat sermayesi elimizde iken bu konuda uyanık olmalıyız.                       

((( … HESAP   GÜNÜ   GELMEDEN   ÖNCE   İNFAK  EDİN … )))

            Ey Müslüman … ! Henüz hayat sermayen elinde iken, yarım hurmayla dahi olsa nefsini ateşten satın almaya bak … Çünkü her nefsin pişman olacağı o kıyamet günü mutlaka gelecek ve her nefis kazandığını önünde bulacaktır … Kullarına annelerinden daha merhametli olan Rabbimiz, hesap günü gelmezden önce infak etmeye teşfik ediyor…

Rabimiz kerim kitabında şöyle buyuruyor :

“ Ey insanlar ! Ne alış verişin ne dostluğun ve nede şefatin olmadığı o hesap günü gelmezden önce size verilen rızıktan Allah için harcayın… “

                                                                                          BAKARA  : 254

“  İman eden kullarıma söyle de, içinde ne fidyenin  ve nede dostluğun artık geçerli olmadığı o gün gelmeden önce namazı kılsınlar  ve bizim kendilerine rızık olarak verdiklerimizden de gizli ve açık infak etsinler. “

                                                                                                          İBRAHİM : 31

“ İçinizden herhangi birine ölüm gelmezden ve “ Rabbim ! Beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de, sadaka verip iyi kimselerden olsaydım “ demeden önce size verdiğimiz rızıktan Allah için harcayın. “

                                                                                       MÜNAFİKUN : 10.AY

“ Mallarını gece gündüz, gizli ve açık, Allah yolunda verenlerin mukafatı, Rableri yanındadır. Onlara  korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de. “

                                                                                         BAKARA : 274.AY

“ Unutmayın ki, verdiğiniz her hayır kendiniz içindir. Çünkü yalnız Allah’ın rızasını kazanmak için veriyoryorsunuz. Verdiğiniz her hayır size tastamam verilir ve hiç hakkınız yenmez. “

                                                                                         BAKARA :  272.AY

“ … Adiy ibn Hatim r.a dan. Dedi ki : Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Sizden her bir kişi ile kıyamet gününde Rabbi muhakkkakki konuşacak ve onunla kendisi arasında tercüman da bulunmayacaktır. Sonra o kişi sağ tarafına bakacak ve ancak taktim ettiği şeyi görecektir. Sonra sol yanına bakacak ve ancak taktim ettiği şeyi görecektir. Sonra yüzünün doğrultusuna bakacak ve kendisini ateş karşılayacaktır. Rasulullah s.a.v tekrar buyurdu ki : Her kim ki yarım hurmayla dahi olsa, yüzünü cehennem ateşinden korumaya çalışsın.  “

TİRMİZİ : 4.C.2592 – BUHARİ : 3.C.1343

“ … Ebu zerr  r.a şöyle demiştir : ben medinenin Harre mevkiinde Peygamber s.a.v’in beraberinde yürüyordum. Uhud dağı bizim karşımıza çıkınca, Peygamber s.a.v : “ Ya Eba zerr “ diye seslendi. Ben Lebbeyke  ya Rasulullah ! dedim. Rasulullah  s.a.v : Benim yanımda şu uhud dağı kadar altın olup da ondan benim yanımda bir dinar altın bulunduğu halde üzerimden üç gün geçmesi beni sevindirmez. Ancak borç için hazırlamakta olduğum miktar altın müstesnadır.  Beni sevindiren, ancak o kadar çok altını Allah’ın kulları arasında şöyle şöyle ve şöyle verip dağıtmamdır, buyurup sağına soluna ve arkasına eliyle verme işarati yaptı. Sonra yürüdü ve yine buyurdular ki : Malları çok olanlar kıyamet gününde  sevapları az olanlardır, ancak sağına soluna ve arkasına şöyle, şöyle ve şöyle verip hayır yollarına harcayanlar müstesnadır. Bu cömert insanlar da ne kadar azdırlar. “

                                             BUHARİ : 14.C.6381.S

“ … Ebu Hureyre r.a’dan. Şöyle dedi Peygamber s.a.v’e bir kimse geldi ve : Ya Rasulallah ! ecir ve sevap yönünden hangi sadaka daha büyüktür ? dedi. Rasulullah s.a.v : senin sıhatli olduğun, son derece cimri bulunduğun, fakirlikten korkar ve zenginliği de emel edinir bulunduğun halde verdiğin sadakadır. Sakın can boğaza ulaşıp bu malım fulan içindir şu malım fulan kimse içindir deyinceye ve bunlarda mirasçıların oluncaya kadar sadakanı geriye bırakma, buyurdu. “   BUHARİ : 3.C.1345. s            

(( … İNFAK EDERKEN RİYA’DAN – GÖSTERİŞTEN –  UZAK  DURUN … ))

        Değerli Müslüman … ! unutmaki İslam, her konuda olduğu gibi bu konuda da riya ve gösterişten uzak durulmasını emretmiştir… Hatta riya ve gösterişi şirk’ten, ihlas ve samimiyeti ise Tevhid’ten saymıştır… Dolayısıyla infak konusunda biz Müslümanlara emredilen, bu amelin sadece ve sadece Allah rızası için yapılması ve ona riya’nın bulaştırılmamasıdır…  

        Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

“ Ey iyman edenler ! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp insanlara gösteriş için malını harcayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakma ve eziyet etmekle  heder etmeyin. O gösteriş yapanın hali ;   üzerinde toprak bulunan kayanın hali gibidir. Nasıl ki şiddetli bir yağmur isabet ettiğinde onu sadece katı bir taş halinde bırakır, o riyakarlık yapanlar da kazandıklarından hiçbir şey ede edemezler… “ 

BAKARA : 264.AY

“ Hayır namına ne infak ederseniz bu kendiniz içindir. Zaten yalnız Allah rızasını kazanmak için infak ederseniz. Riya ve gösteriş yapmadığınız için verdiğiniz her hayır tam olarak size ödenir ve siz asla haksızlığa uğratılmazsınız. “

                                                                                               BAKARA : 272.AY

“ … Rasulullah s.a.v şöyle dedi : Allah’ım riya ve gösterişten sana sığınırım. “  

                                                                          TEBERANİ.M.SAĞIR : 1.C.217.N

“ … Mahmut ibnu Lebid r.a’dan.  Rasulullah  s.a.v şöyle buyurdu :  sizin için en çok korktuğum küçük şirktir. sahabeler dediler ki : küçük şirk nedir ya Resulallah ? Allah Rasulü s.a.v : “ o riyadır “ ,  buyurdu. 

                                                                                              AHMED : 428

“ … Amr ibn Murre’den. O şöyle dedi : Biz Ebu ubeydenin yanın da oturuyorduk, bu arada riyadan söz edildi. Ebu Zeyd denilen bir adam dediki :  Abdullah ibn Amır’dan işittim ki, Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur : Kim ameli ile insanlara gösteriş yapmak isterse, Allah’u Teala onu yarattıklarından kulak sahip olanlara duyurur ve onu küçültür, horlar. “

                                            AHMED MÜSNED – İBN KESİR : 15.C.8689.S.

        Ey Müslüman … ! unutmayasın ki Allah Rasulü s.a.v başka bir hadisi şeriflerinde ; harcamalarında  riyakarlık yapanları cehennemle korkutmaktadır …   

“ … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : “ … Kıyamet günü aleyhinde ilk önce  hüküm olunacak insanlardan biriside şudur ; Allah’ın kendisine  nimetlerini bollattığı ve her çeşit maldan ihsan eylediği kimsedir. Bu insan Alllah’ın huzuruna getirilir. Allah’u azze ve celle  ona nimetlerini hatırlatır.  O da bu nimetleri hatırlayıp itiraf eder. Allah’u azze ve celle ona “ bu nimetler içinde ne yaptın “  diye sorar. O kul der ki : hakkında infak edilmesini istediğin hiç bir yol bırakmadan bütün bu yollarda senin rızan için  infak eyledim. Allah’u azze ve celle : “ yalan söyledin ! “  bilakis sen bu infak ve harcamaları “ o cömert bir  kimsedir “ denilmesi için yaptın ve bu da senin için söylenildi, buyurur. Sonra bu kimse için emir buyrulurda o kimse yüzü üzerine sürüklenerek cehenneme atılır. “

                                                                                MÜSLÜM : 6.C.1905.N.   

        Öyleyse ey Müslüman … !  her konuda olduğu gibi bu konuda da uyanık ol ve infakını ve diğer yönlü her harcamanı sadece ve sadece Allah için yap, sadece O’nun rızasını düşün ve o ibadetine sakın riya bulaştırma…

((( … İNFAK  MALI  NOKSANLAŞTIRMAZ  BİLAKİS   ARTIRIR … )))

        Ey Müslüman … ! unutmaki şeytanın Allah yolunda kendisini korkuttuğu birçok mesele vardır… Bunlardan bir tanesi de ; malın mülkün noksanlaşır diye infak konusunda da insanı korkutmasıdır. Ama unutmaki Şeytan her ne kadar  insanı korkutsada, infak hiç bir zaman malı noksanlaştırmaz bilakis onu artırır.

Rabbimiz kerim kitabında, şeytanın bu konuda insanları korkuttuğunu şöyle anlatmaktadır :

“ Allah  yolunda harcayamasanız diye Şeytan sizi fakirlikle korkutur  ve size çirkin şeyleri yapmayı emreder. “

                                                                                          BAKARA : 268.AY

        Rabbimiz diğer Ayetlerinde ise, infak edenleri şöyle över ve verdikleri şeylerin ise mallarını asla eksiltmeyeceğini bilakis onu artıracağını söyler :

“ Siz Allah için ne verirseniz Allah onun yerine başkasını verir O, rızık verenlerin en hayırlısıdır…… “

                                                                                                      SEBE : 39.AY

“ Mallarını Allah yolunda harcayanların  durumu, her başağında yüz dane olmak üzere yedi başak veren bir danenin durumu gibidir. Allah dilediğine  kat kat verir. Allah’ın lutfu geniştir ve o dilediğine verir. “

                                                                                         BAKARA : 261.AY

“ Allah  faizi  mahfeder  sadakaları ise artırır. Allah hiçbir günahkar nankörü sevmez. ”  BAKARA : 276.AY 

… Ey Allah’ın kulu … !

….. Eğer değerli şeylere talibsen,

……. Allah’a takdim ettiğin şeylerin değerli olmasına gayret göster.

……… Bil ki, değersiz şeylerle yüksek mevkiler elde edilemez,

………… Ucuz kahramanlıklarla da pahalı şeyler asla satın alınamaz…   

İNFAK ETTİĞİN ŞEYE SAKIN GERİ DÖNME … VE … ONU SAKIN BAŞA  KALKMA … 

        İnfak konusunda şeytanın inananlara musallat olduğu çirkin hususlardan birisi de ; infak edilen şeye geri dönme veya infak edilen şeyi başa kakma olayıdır…

        Rabbimiz konuyla ilgili Ayetlerinde şöyle buyurmaktadır :

“ Ey iyman edenler ! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp insanlara gösteriş için malını harcayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakma ve eziyet etmekle  heder etmeyin. O gösteriş yapanın hali ;   üzerinde toprak bulunan kayanın hali gibidir. Nasıl ki şiddetli bir yağmur isabet ettiğinde onu sadece katı bir taş halinde bırakır, o riyakarlık yapanlar da kazandıklarından hiçbir şey ede edemezler… “ BAKARA : 264.AY

“ Malarını Allah yolunda infak edip de sonra infak ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin mükafatı rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar asla mahzun da olacak  değillerdir. 

                                                                                           BAKARA : 262.AY.

        Zikri geçen Ayetlerde de açıkça haber verildiği gibi, verilen sadakanın arkasından yapılan başa kakma veya eziyet etme, o sadakanın boşa gideceğine ve ondan asla sevap kazanılmayacağına sebebtir …   

        Değerli kardeşlerim … ! gerçektende bu fiil, – yani verilen sadakayı başa kakma, veya ona geri dönme olayı –   bir Müslüman için çok çirkin bir harekettir. Çirkin olduğu kadarda basit ve aşağılık bir fiildir… Nasıl olmasın ki … ? Çünkü bunda  Allah’ın rızası değil, insanların teveccühü, kendisini medhu sena etmeleri ve insanlar arasında teşekküre şayan görülmek için bir gayret vardır… İşte bundan dolayıdırki  ;

“ … Allah Rasülü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Üç sınıf insan vardır ki kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları temize çıkarmaz ve onlar için elim bir azab vardır. Bunlar ; verdiğini başa kakan, Elbisesini kibirle yerde sürüyen ve Malını yalan yeminle satan kimselerdir. “

MÜSLÜM : 1.C.106.N. – E.DAVUD : 4.C.4087.N 

“ … İbn Abbas r.a’dan. O şöyle demiştir :  Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur : Sadakasından geri dönen kişinin sıfatı, kusan sonra da bu kusmuğuna dönüp onu yiyen kimse gibidir. “

                                                                                      MÜSLÜM : 5.1622.N

“ … Ebu hureyre r.a’dan. Dedi ki : Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Cennetin kokusu beşyüz yıllık mesafeden duyulur. Ama buna rağmen yaptığı iyliği başa kakan, içki müptelası olan ve anne ve babasına karşı gelen kimse buna rağmen cennetin kokusunu alamaz. “                                                                         

                                        TABERANİ.M.SAĞIR : 1C.283.N – M.EVSAT : 5.493.4945

BOL BOL SADAKA VERİN … ÇÜNKÜ SADAKALARINIZ  GÜNAHLARINIZA  KEFARETTİR … 

        Değerli Müslümanlar … ! unutmayınızki İslamın özlü kaidelerinden bir tanesi de ; “ … yapılan iylikler kötülükleri siler … “ kuralıdır…

        Kur’an ve Sünnet’in bu konudaki mesajı şudur :

“ Onlar  rablerinin yüzünü  arzu ederek sabrederler, Namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık harcarlar. Kötülüğü de iylikle savarlar… “

                                                                                                RAD : 22.AY

“ Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel. Eğer onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu sizin için daha iyidir ve sizin günahlarınızdan bir kısmını da kapatır. Allah  yaptıklarınızı duyar. “

                                                                                           BAKARA : 271.AY.

“ Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namazkıl çünkü iyilikler kötülükleri siler… “

                                                                                                 HUD : 114.AY.

“ O’ndan – yani Allah’tan – en çok korunan ( cehennemden ) uzak tutulur. O  kimse ki ; malını Allah yolunda vererek arınır ve yücelir. “

                                                                                              LEYL : 17.18.AY.

“ … Abdullah ibn Mes’ud ra’dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu :  Kul haram bir mal kazanırda ondan harcamada bulunursa, bu onun için bereketlendirilmez. O maldan sadaka olarak verse, ondan kabul olunmaz,  bu şekildeki arkasında bıraktığı mal, ancak onun cehennem azığı olur. Muhakkak ki  Allah  kötüyü kötüyle silmez, fakat  kötüyü iyilikle siler. “

AHMED  MÜSNED – İBN KESİR : 8.C.3995.S

“ … Kab ibn Ucre ra’dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyudular :  Ey Ucre’nin oğlu Ka’b ! ( unutmaki ) namaz bürhandır, oruç muhkem bir kalkandır,  sadaka da suyun ateşi söndürdüğü gibi kusurları söndürür. “

                                                                                       TİRMİZİ : 1.C.609.N

“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Nerede olursan ol Allah’tan kork ve işlediğin kötülüğün ardından hemen bir iyilik yap ki,  o iyilik kötülüğü silsin. “

TİRMİZİ : – TABERANİ.M.SAĞIR : –  AHMED : 5.153 – HAKİM : 1 / 153 – EL ALBANİ SAHİHU CAMİU’S SAĞIR : 1.86.N.96.

        Öyleyse basiretli bir Müslüman iyilikleri çoğaltarak günahlarının silinmesine gayret etmelidir …

((( … İNFAKIN   HAYIRLISI   GİZLİ   OLANIDIR … )))

Değerli kardeşlerim … !  Rabbimizin üzerimize farz kıldığı şeyleri açıktan yapmamız, nafile olan ibadetlerimizi ise gizli tutmamız İslamın kuralıdır… Dolayısıyla Allah yolundaki yapacağımız farz olmayan sadaka ve infaklarımızı ne kadar gizli tutarsak o kadar faydalı olur …

Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor :

“ Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel. Eğer onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu sizin için daha iyidir ve sizin günahlarınızdan bir kısmını da kapatır. Allah  yaptıklarınızı duyar. “

                                                                                           BAKARA : 271.AY.

“ … Ebu  Hureyre ra’dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Allah kendi gölgesinden başka gölge bulunmadığı bir günde yedi sınıf insanı gölgelendirecektir… bunlardan biri de ;  sağ elinin verdiğini sol elin duymadığı kişidir. “

BUHARİ : 2.C.693.S – TİRMİZİ : 4.C.2500.N

((( … İNFAK DA  MALLARIN  KÖTÜ  OLANI  SEÇİLMEMELİDİR … )))

        İnfak konusunda arızalı  uygulamalardan bir tanesi de ; inananların gerek zekat verirken ve gerekse nafile tasaddukta bulunurlarken, malların en çirkin ve en işe yaramaz olanlarını seçip vermeleridir…

        Allah azze ve celle  bu çirkin tavrı Kerim kitabında şöyle tenkit etmektedir :

“ Ey inananlar ! kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkardığımız nimetlerin  iyilerinden Allah için verin.  Kendiniz göz yummadan alamayacağınız  kötü şeyleri sadaka vermeye kalkışmayın. “

                                                                                         BAKARA : 267.AY.

“ Sevdiğiniz şeylerden Allah için hacamadıkça asla iyiliğe eremessiniz. Ne harcarsanız mutlaka Allah onu bilir. “

ALİ İMRAN : 92.AY

Sohbetime son vermeden önce Rabbimden niyazım ; bizleri korkaklıktan ve cimrilikten uzak kılsın… Bizlere kendi yolunda infak etmeyi sevdirsin … Verirken mallarımızın işe yaramayanlarını seçtirmesin … Ve bu konuda bizleri riya ve gösterişten de uzak eylesin …

Amin

          Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                               Tacuddin el Bayburdi