Bazı ayetlerde şeytana kulluk ile ilgili meseleden bahsediliyor:
اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَؕ اِنّٖٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ اَلٖيمٍ
Hud 26. ‘Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size (gelecek olan) acı bir günün azabından korkarım’ (dedi).
اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَنٖٓي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبٖينٌۙ
Yâsîn 60. Ey Âdemoğlulları! ‘Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık düşmanınızdır.’ diye size emretmedim mi?”
يَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَؕ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِيًّا
Meryem 44. Ey babacığım! Şeytana ibadet etme. Çünkü şeytan, Rahman’a karşı isyan etti.
اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهٖٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَرٖيدًاۙ
Nisâ 117 Onlar, Allah’ı bırakıp da birtakım dişi (ismi verilenlere) dua ederler. (Gerçekte) onların dua ettiği inatçı şeytandan başkası değildir.
Şimdi burada dört ayet zikrettik size, ne anlamamız gerekiyor bunlardan? Hani biz önceki derslerimizde ibadeti anlattık ya, Allah’a ibadetten bahsettik, birde
Allah’tan gayrısına yapılan ibadetten bahsettik. İşte Allah’tan gayrısına yapılan ibadetlerin tamamı aslında öyle veya böyle hepsinde şeytanın bir payı vardır.
Aslında İbrahim(a.s)’ın babası, ortada bir şeytan varda, ona gidip ruku veya secde etmiyordu. Aslında paganist bir toplum, yani yontulmuş putları var ve onlara
tazimde bulunuyorlar, ama babasına sakın şeytana ibadet etme diyor. Ama işte o yapmış olduğu eylem dolaylı yoldan şeytana bir ibadettir. O yüzden gerek bizden sudur etsin, gerek başkalarından sudur etsin, Allah’ın emretmediği şekilde davranışlarda bulunan herkeste şeytanın bir payı vardır. Yani şeytana giden artı bir puan vardır.
Şöyle bir örnek vermiştik: bir kişi içki içse, hani 24 saat ibadet edecektik ya, o zaman o kişi burada bir problem yaşıyor o içki eylemiyle, peki bu içki içme eylemi Allah’a yapılan bir ibadet olmadığına göre, geriye ne kalıyor o zaman, genel olarak şeytana ibadet kapsamı içerisinde değerlendiriliyor.
Tabi, bunu anlattıktan sonra zihinlerde bir şeyin canlanacağını biliyoruz. Bizim bunu doğru anlamamız, bizi Mürcieden ve Haricilerden ayrı kılacak. Bu iki taife sapık taife. Ehli sünnetten kopmuşlardır. Mürcie, iman ve amelin arasını ayırıyor. Hariciler ise, günahları küfür olarak sayıyorlar, yani insanları alel ıtlak tekfir ediyorlar. İşlemiş oldukları günahlarından dolayı.
Her Allahtan Gayrısına Yapılan İbadetin Şirk Olmadığı
Ehli sünnet vel cemaatte günah kavramı içerisinde 3 ayrım var. Nedir onlar; küçük günah, büyük günah ve en büyük günah. İslam insanların Rab’lerine yapmış olduğu hataları bu üç aşamada değerlendiriyor. Sizin Allah’a asi olduğunuz şey ya küçük günahtır, ya büyük günahtır, yada sizi dinden çıkartan küfür ve şirk dediğimiz en büyük günahtır. Biz bunları sırasıyla örneklendireceğiz.
En büyük günahtan başlıyoruz, küfür ve şirk dediğimiz, insana cenneti haram kılan, cehennemi helal kılan günah olan şirk ve küfür eyleminden bahsediyoruz.
قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبّٖي وَلَٓا اُشْرِكُ بِهٖٓ اَحَداً
Hiç kimseyi O’na ortak etmem kısmındaki ortak etmem dediği yer dua eylemi. Bakınız, Allah’tan gayrısına dua etmek şirktir ve insanı İslam’dan çıkartan bir şirktir. Buna kim karar veriyor? Allah.
وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونٖٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْؕ اِنَّ الَّذٖينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتٖي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرٖينَࣖ
Mü’min: 60 “Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.”
Ayeti inceleyelim: İmanın şubelerinden bir tanesi de duadır. Bu seferde ibadet kelimesi geçti, ibadet mi genel? Dua mı genel? İbadet genel, dua ondan bir cuz. O zaman buradaki ibadet kelimesine imanın hangi cüzünü koyalım? Buradaki ibadet kelimesi nereye döner? Dua eylemine döner.
Demek ki burada Allah’a dua etmemek, Allah’ın dışındaki varlığa dua etmek cehenneme girmesine sebep oluyor.
Dua ile ilgili 100’e yakın ayet var. Allah’ın en çok değer verdiği ibadetlerden bir tanesi. Bu da karşılığında falsosu olanların şirk diye nitelendirildiği bir ibadettir. O yüzden dua ibadetini Allah’a has kılmamız gerekiyor. Şimdi bunun gibi başka örneklerde var ama biz bunlar ile yetineceğiz vakit darlığından dolayı.
Biz şimdi neye örnek verdik? En büyük günaha, İslam dininden çıkaran günaha örnek verdik. Buda aslında büyük bir günah, ama diğer büyük günahlardan farkı var. Diğer büyük günahlar insanı dinden çıkarmıyor.
Bakın şimdi o rivayet geliyor:
Ebu Zer’den naklen: Ben bir keresinde Nebiyi (s.a.v.) ziyarete geldim; O, üzerinde
beyaz bir elbise olduğu hâlde uyuyordu. (Döndüm) sonra yine geldim. Bu defa uyanmıştı. Nebi şöyle buyurdu:
“Lâ ilahe illellah diyen, sonra da bu inanç üzere ölen hiçbir insan yoktur ki Cennete girmesin. Bunu Cebrail böyle müjdeledi”. – “Ey Allah Resulu, zina etse, hırsızlık da yapsa da mı?” – “Evet, zina da etse, hırsızlık da yapsa”.
Ben tekrar aynı soruyu sordum, aynı cevabı verdi. Üçüncü defa aynı soruyu sorunca
“Evet, zina da etse, hırsızlık da yapsa Cennete gidecektir. Hem de Ebu Zer’in burnu yere sürtse dahi…”
Ebû Abdillah el-Buhârî: Rasulullah’ın söylediği bu “Lâ ilahe illallâh diyen her kul…” sözü, ancak ölüm sırasında yahut daha önceden günahlardan tövbe edip bunlara pişman olduğu ve “La ilahe illallâh” dediği zaman mağfiret olunur da cennete girdirilir, dedi. (Buhari 5827)
Burada büyük günahlardan bahsediliyor, bir insan zina işlediğinde küfür ve şirk eyleminde mi bulunuyor yoksa büyük bir günah mı işliyor? Büyük günah işliyor. Peki zina eden birisi İslam dininden çıkıyor mu? hayır. Neden? Büyük günah çünkü bu.
Büyük günahlarda Allah bunları gerek had cezası uygulandığında o kişiyi temizliyor, gerekse tövbe ettiğinde bu günahları temizleyebiliyor. Hatta, bunların hiçbirini dünyada yapmasa dahi, kıyamet gününde amelleri tartıldığı zaman, eğer zina amelini tartıda kaldıracak bir sevabı varsa yine bundan kurtulabiliyor. Şeytanın burada da bir payı var, dua eylemini Allah’tan başkasına yaptırdığı gibi. Ama din, şari, Allah bazı günahları affedilecek olanlardan değerlendirmiş, bazılarını büyük günah olarak değerlendirmiş, bazılarını da affetmeyeceği günahlar olarak değerlendirmiştir.
Küçük Günahlar
اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَٓائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَرٖيمًا
Nisa 31. Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.
Şimdi, büyük günahlar ve küçük günahlar ifadesini görüyoruz burada. Küçük günahları affettiren şey burada, büyük günahlardan kaçınılması. Hani hocalar sürekli söylüyorlar ya bir ramazan oruçlu geçirilirse diğer ramazanla olan aradaki günahlar bağışlanıyor. Arefe orucu, hem geçmiş senenin hem gelecek senenin. Muharrem orucu da böyle. İki cuma namazı. Bunlar şeytanın bizden aldığı paylar, ama bunlar küçük paylar. Yani bunlar küçük günahlar. İslam dini şeytanın bu paylarını kısımlara ayırmıştır. Aslında buda bizim için bir rahmettir. Neden? Allah kendisine yapılan her günahı affetmeye de bilirdi. Buda onun rahmetinin genişliğidir.
Sayılamayacak kadar Allah’ın mağfiretini hayatımızın içerisinde görüyoruz. Buda yine Rahmeti gazabını geçen bir rabbimizin olmasından kaynaklanıyor. Allah’a hamd olsun ki sadece ve sadece o büyük günahlar içerisinde en büyük günah dediğimiz şey çok az. Küfür ve şirki buluyoruz orada. İşte biz bizden sudur eden bu tip hadiselerde hepsini aynı kategoriye koyamıyoruz. Kişinin işlemiş olduğu günaha göre edinmiş olduğu bir cürüm var.
Hatta Resulullah döneminde zina suçunu itiraf eden kadın, taşlanarak öldürüldükten sonra Resulullah onun hakkında kötü konuşan sahabesine diyor ki: “Eğer bu kadının tövbesi Medine günahkarlarına dağıtılsa, onlara yetişirdi.” Sen bir insanın ölüm karşısında günahını affettirmeye çalışmasını basit bir şey mi sanıyorsun diyor. Dolayısıyla bir zina suçunun dahi had cezasından sonra affedilebildiğini görüyoruz.
