Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Kur’anı anlamada Sünnetin yeri ve önemi

Değerli Müslüman … ! şunu unutmaki Sünnet’siz bir Kur’an anlayışı asla mümkün değildir… Onu eline almadığın sürece ne Kur’anı hakkıyla anlayabilirisin ve ne de sıratı mustakimi hakkıyla yaşayabilirisin…

Öyleyse gel beraber “ Kur’anı anlamada sünnet’in görevleri “ nedir, bunu inşaAllah öğrenelim…

Bu konuda öğrenmemiz gereken en ciddi mesele ;  ” Umumen Kur’an’ı tefsir etme görevinin ” sünnet’in işi olduğudur.

Bu umumu cüz’lere ayırarak izah edecek olursak, birinci olarak diyoruz ki sünnet :

1 – Kur’anın mücmelini izah eder :

Yani, sünnet Kur’an’da mücmel olarak zikredilen hükümlerin ya amel keyfiyetlerini, ya sebeplerini, ya şartlarını, ya da manilerîni açıklar.

Mesela namazların vakitlerini, nasıl ve ne şekilide kılınması gerektiğini. Zekatla alakalı nisabı ve hangi mallardan zekat verilip hangisinden verilmeyeceğini. Orucun hükümlerini, onunla ilgili Kur’an’da bulunmayan izah edici hususları, taharet ve onunla ilgili konuları, hac ve menasiklerini, kurbanla alakalı bilgileri, avlanma konusunu. Nikah, talak ve bunlarla alakalı ayrıntılı bilgileri, cinayetler ve kısas gibi vesaire hususları tafsilatlı bir şekilde sünnet izah etmektedir… Çünkü bu meselelerle alakalı Kur’an’da tafsilatlı bir şekilde tarif bulamazsınız… Kur’an sadece :

  قُل لِّعِبَادِيَ الَّذِينَ آمَنُواْ يُقِيمُواْ الصَّلاَةَ 

“ İman eden kullarıma de ki namaz kılsınlar …“ İbrahim : 31.Ay 

der ve bu konunun tafsilatından bahsetmez…

“ … Zekat verin … “ der, konunun tafsilatından bahsetmez.

“ Hac bilinen aylardadır… “ der, bunun hangi aylarda olduğunu zikretmez.

Hulasa, daha birçok konu var ki bunlar Kur’an’da mücmel olarak zikredilmiş, ama bunların tafsilatlı izahları ise sünnetle yapılmıştır…

2 – Sünnet, Kur’anın umumi olan hükmünü tahsis eder :

Sünnet’in Kur’an’ın umumunu tahsisine gelince, bu da bilindiği gibi, Kur’an’da umumi olarak bir şey zikredilir, sünnet ise bundan bazısını tahsis ederek istisna kılar. Örneğin Kur’an umum olarak ölü etini haram kılmıştır.  

” Allah size ölü etini, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilenleri haram kılmıştır … ”   Nahl : 115.Ay

Sünnet ise, umumen haram kılınan bu hükümden, denizin ölüsünü ve çekirge ölüsünü bundan müstesna kılarak helalliğini tahsîs etmiştir.

{ … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular : Size iki ölü helal kılındı. Bunlar balık ve çekirge’dir… }   

İbni Mace : 9.c.3314.n

Kur’an yine, umumen yukarıda zikredilen ayet’i kerimede de görüldüğü gibi kan’ı haram kılmıştır.

Sünnet ise, Kur’an’ın umumen haram kıldığı bu kan’dan karaciğeri ve dalak’ı müstesna kılarak, Kur’an’ın bu konudaki umumunu tahsis etmiştir.

{ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : ” … İki kan sizlere helal kılındı. Bunlar karaciğer ve dalak’tır. }

İbni Mace : 9.c.3314.n

Yine aynı bab’tan olmak üzere Kur’anı kerim, nikah altına alınacakların haram olanlarını bildirdiği halde :

“… Bunların dışındakiler size helal kılındı … “ Nisa : 24.Ay diyerek, Sünnet ise Ayet’i kerimedeki kendileri ile evlenilmesi haram olanların dışında, ” Kadın, Hala ve teyzesi ile birlikte nikah altına alınamaz. “ Müslim : 4.c.1408.n 

hükmüyle, Kur’an’ın zikri geçen bu umum hükmünden bunları istisna kılarak tahsis etmiştir. Yani bunları da haram kılmıştır…

Yine üçüncü olarak sünnet’in görevlerinden bir diğeri de :

3 – Sünnet, Kur’anın mutlak ifadelerini takyid eder :

Sünnet’in Kur’an’ın mutlak ifadelerini takyidine gelince, bu da Kur’an’da zikredilen bazı ifadelerin sınırını tesbit manasınadır… Aynen şu ayet’i kerimede zikredildiği gibi :

” Erkek ve kadın hırsızın, İrtikab ettikileri suça karşılık bir ceza ve Allah’tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin … “   Maide : 38.Ay

Bu Ayet’i kerimede Allah’u azze ve Celle hırsızın elinin kesilmesini ferman buyurmuştur… Dolayısıyle, bu Ayet’i kerimeye göre her çalınan şey için mutlak elin kesilmesi gerekmektedir …Yani, değersiz bir kalemi çalanın eli kesilmesi gerektiği gibi, bir ekmek veya bir meyve çalanın da eli kesilmesi gerekir bu Ayet’i kerimeye göre…

Konuyla ilgili diğer bir husus ise, arapçada bilindiği gibi ” yed ” parmak ucundan omuza kadar olan kısmın adıdır… Ayete göre ” yed’ini kesin ” ifadesiyle bu uygulamanın omuzdan yapılması gerekmektedir…

Oysa ki sünnet, bu konuda bir sınır tayin ve tesbit ederek, birinci olarak demiştir ki, elin kesilmesi için çalınan malın değeri çeyrek dinar ve fazlası değerinde olmalıdır.

{ … Aişe r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v dinarın dört’de biri ve daha fazla kıymette bir mal çaldığı zaman hırsızın elini keser idi . }

Müslim : 5.c.1684.n

İkinci olarak demiştir ki :

{ … Ne meyvede ne de hurma çiçeğinde el kesme yoktur .  }

Tirmizi : 3.c.1475.n

Ve üçüncü olorak yine bir kayıt getirerek :

{ … Elin bilekten kesileceğini …  }  zikretmiştir.

Buhari : 14.c.6650.s

Hulasa, daha bir çok misalleriyle sünnet, Gerek Kur’an’ın mücmelini beyan etmede olsun, Gerek Kur’an’ın umum hükümlerini  tahsis etmede olsun ve gerekse Kur’an’ın mutlak ifadelerini takyîd etmede olsun, tek söz sahibidir.

4 – Sünnet,   Kur’anın dışında hüküm koyar :

Değerli kareşlerim … !
 Sünnet’in buraya kadar zikretmiş olduğumuz yetkilerinin dışında ayrıyeten yine önemli bir yetkisi daha var ki o da ; Kur’an’dan ayrı hüküm koyma yetkisine sahiptir… Yani, Kur’an nasıl hüküm koyarsa sünnet’te aynı şekilde hüküm koyma selahiyetine sahiptir.

Tabi ki her ne kadar, ” Sünnet Kur’an’dan Ayrı hüküm koyma selahiyetine sâhiptir ” de desek, bilindiği gibi bu yine Allah’ın hüküm koyması demektir… Çünkü Kur’an ve Sünnet ikilisi vahye dayalı olduğu için, bu iki kaynaktaki hükümler, Allah’ın hükümleridir… 

         Rabbimiz bir Ayet’i celilesinde şöyle buyurmaktadır :

                                                                                            إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ لِلّهِ 

“ …… Hüküm yalnız Allah’ındır ……”   En’am : 57.Ay

Dolayısıyla, Kur’an’da ve Sünnet’te karşınıza çıkan ne kadar hüküm varsa, bunlar Allah’ın koyduğu hükümlerdir…

Sünnet’in Kur’an’dan ayrı hüküm koyma selahiyetine sahib olduğunu haber veren Ayet’lerden bir tanesi  şu ayet’i kerimedir :

“ Allah ve Rasulü bir şeye hükmettikleri zaman gerek mü’min olan bir erkek ve gerekse Mü’min olan bir kadının bu şeyi seçmede muhayyerlikleri yoktur. Kim Allah’a ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur “

Ahzab : 36.Ay

Ve böylece Allah Rasulü s.a.v – yani sünneti seniye – ; Öylen namazının dört rekat oluş hükmünü, ikindi’nin dört rekat oluş hükmünü, akşamın üç, sabahın da iki rekat oluş hükmünü Kur’an’ın haricinde sabit kılmıştır…

Bununla  beraber  yine  sünnet , evli  olupda  zina eden kadın ve erkeğe ” Recm “ hükmünü, Kur’an nikah altına alınmaları yasak olanları açıkladığı halde sünnet, bunların haricinde ; ” Kadın, halası ve teyzesinle beraber nikahlanamaz “ hükmünü, “ Ehli eşek etinin haram “ oluş hükmünü “ Yırtıcı hayvanların etinin haram “ oluş hükmünü koymuştur…

Bununla beraber yine Kur’an, ölü etinin haram olduğunu beyan ettiği halde sünnet, “ Deniz ve çekirge ölüsünün helal olduğu hükmünü “ koymuştu…

5 – Sünnet, helal ve haram koyma yetkisine sahiptir : 

Değerli kareşlerim … ! Biraz önceki zikredilen delillerinde ifadesinden anlaşıldığı gibi yine sünnet’in çok önemli bir yetkisinin varlığı daha ortaya çıkmaktadır ki o da ; Kur’an’ın haricinde helal ve haram koyma yetkisine sahip olduğudur…

Yani, nasıl ki Kur’an helal ve haram koyma yetkisine sahipse, aynen sünneti seniye de helal ve haram koyma yetkisine sahiptir.

Rabbimiz şu ayet’i kerimeleri Sünnet’in, Kur’an’dan ayrı helal ve haram koyma yetkisine sahip olduğunu bizlere haber vermektedir :

” …… Allah’ın ve Rasulü’nün haram kıldığını haram saymayanlarla mukatele edin… ”  Tevbe : 29.Ay

Allah’u Azze ve Celle yine bir Ayet’i Celilesinde şöyle buyurmaktadır :

” … O Rasul ki, onlara iyiliği emreden ve kötlükten de nehyeder. Onlara iyi ve temiz olan şeyleri helal, kötü ve pis olan şeyleri de haram kılar… ” A’raf : 157.Ay 

İşte bu Ayet’i kerimeler, sünnetin de helal ve haram kılma yetkisine sahip olduğunu bizlere anlatmaktadır … Allah Rasulü s.a.v’in şu hadisi şerifleri bu konuyla ilgili net delillerdendir :

{ … Allah Rasulü s.a.v’ bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : ” Sakın, süslü koltuğuna yaslanmış birine benim hadislerimden birisi okunur da o kişi vaziyetini hiç bozmadan ” sizlerle bizim aramızda Allah’ın kitabı vardır. Dolayısıyla biz, onda haram olarak bulduğumuz şeyleri haram sayar, helal olarak bulduğumuz şeyleri de helal sayarız ” der vaziyette karşıma çıkmasın. Dikkat edin ! Rasulullah’ın haram kıldığı aynen Allah’ın haram kıldığı gibidir. }

Tirmizi : 4.c.2801.n – İbni mace : 1.c.12.n

         Yine bir hadisi şeriflerinde Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır :

{ … Dikkat edin ! bana Kur’an ve onunla beraber bir misli verildi. Dikkat ! yakında karnı tok, koltuğunda rahatça oturan bir kimse şöyle der : Sadece şu Kur’an’a sıkı sıkıya sarılın.Onda helal olarak bulduğunuz şeyi helal sayın,haram olarak bulduğunuz şeyi de haram sayın. Dikkat edin ! size ehli eşeklerin eti helal değildir. Yırtıcı hayvanlardan parçalayıcı dişi olanların eti size helal değildir. Kendileri ile aranızda anlaşma bulunan kimselerin kaybettiği şeyleri almanız size helal değildir…… }

Ebu Davud : 5.c.4604.n

         Yani, bunlar Kur’an’da zikredilmediği halde sizlere haram olan şeylerdir.

Allah Rasulü s.a.v’in şu hadisi şerifleride yine aynı hususu teyid eden delillerdendir : 

{ … Hasan bin Ali r.a’dan. Şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Tebuk gazvesinin olduğu gün minbere çıktı. Allah’a hamd ve senadan sonra şöyle buyurdu : “ Ey insanlar ! unutmayın ki ben, ancak Allah’ın size emrettiklerini emrediyor ve nehyettiklerini nehyediyorum ………”  }

Beyhaki Sünen : 7 / 76 – Taberani Mu’cemu’l Kebir :

         Allah Rasulü s.a.v bu ifadeleri ile bizlere şu mesajı veriyor ;

“ Unutmayın ki benim sizlere emrettiğim şeyler Allah’ın emrettiği şeylerdir. Ve yine benim sizlere nehyettiğim – yani haram kıldığım – şeyler de Allah’ın nehyettiği ve haram kıldığı şeylerdir. Ben kendiliğimden helal ve haram koyma yetkisine sahip değilim. “

Hulasa değerli kardeşlerim, bu delillerden ve izahlarından da anlaşılacağı gibi sünnet, Kur’an’ın haricinde bir çok helal ve haramlar vazetmiştir…

Konumuza son vermeden önce yeniden şu hassas noktalara değinir isek, sanırım faideli olacaktır ; 

A – Sünnetsiz sağlıklı bir Kur’an anlayışı asla mümkün değildir.
B – Sünnet’de aynen Kur’an gibi vahy ürünüdür.
C – Sünnet Kur’anın mücmelini izah eder.
D – Sünnet Kur’anın umumi olan hükmünü tahsis eder.
E – Sünnet, Kur’anın mutlak ifadelerini takyid eder.
F – Sünnet, Kur’anın dışında hüküm koyar.
G – Sünnet, helal ve haram koyma yetkisine sahiptir.

Allah’u Azze ve Celle bizlere Sünneti seniyeyi hakkıyla anlayan, kavrayan ve ona uygun bir hayat yaşayan kullar olmamızı nasip eylesin.

Ve yine bizlere hakkı hak bilip ona ittiba etmeyi ve batılı da batıl bilip ondan uzak durmayı nasip eylesin.

                                    Vel hamdu lillahi rabbil alemin                                                                     

                                                                     Tacuddin el Bayburdi