Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Mirac hak ama o geceyi kutlamak batıldır

Değerli Müslümanlar … ! bilindiği üzere Mirac gecesi Recep ayının yirmi yedinci gecesidir… Bu gece Allah Rasulü s.a.v’in semalara yükseltildiği gecedir. Ki, onun Miraca çıktığı hususunda ehl’i sünnet arasında herhangi bir ihtilaf yoktur. Ve basiretli hiçbir Müslüman da buna itiraz etmemiştir… 

Rabbimiz bu konuda şöyle buyurur :

سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِّنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ

“ Kulu Muhammedi, geceleyin, Mescid’i haram’dan, kendisine bazı Ayet-lerimizi göstermek için, etrafını mubarek kıldığımız Mescid’i Aksa’ya götüren Allah, her türlü noksanlıklardan münezzehtir. Her şeyi hakkıyla işiten hakkıyla gören O’dur. “  İsra : 1.Ay

وَلَقَدْ رَآهُ نَزْلَةً أُخْرَى {13} عِندَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى {14} عِندَهَا جَنَّةُ الْمَأْوَى {15} إِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشَى {16} مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغَى {17} لَقَدْ رَأَى مِنْ آيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرَى {81}

“ Andolsun, – Muhammed – onu ( yani Cibrili ) bir de diğer inişte görmüştü. Sidretü’l-Münteha’nın yanında. Ki Cennetü’l-Me’va onun yanındadır. Sidreyi örten örtmekte iken, Göz kayıp-şaşmadı ve ( sınırı ) aşmadı. Andolsun, o, – Muhammed –  Rabbinin en büyük Ayetlerinden olanı gördü. “  Necm : 13-14-15-16-17-18.Ay

Zikri geçen bu Ayetler, Allah Rasulü s.a.v’in semalara yükseltildiğini anlatan açık ve net delillerden birisidir… Çünkü Cennetü’l-Me’va ve Sidreti’l münteha semalardadır… Allah Rasulü s.a.v, “ …. Rabbinin en büyük Ayet’lerinden olan … “ bu iki yeri Mirac’ta görmüştür…

“ … Allah Rasulü s.a.v ise uzunca zikredilen Mirac hadisinin bir bölümünde şöyle buyurur :  

“ … Bana Burak getirildi. Ben de ona bindim. Beytu’l-Makdis’e gelinceye kadar bu Burak beni taşıdı … “

“ …. Sonra Cebrail beni dünya semasına çıkardı … “

“ … Sonra ikinci semaya çıktık… Sonra üçüncü semaya çıktık… Sonra dördüncü semaya çıktık… Sonra beşinci semaya çıktık… Sonra altıncı semaya çıktık… Sonra yedinci semaya çıktık… “

“ … İbrahim aleyhisellam’ı gördüm. Beytu’l-Ma’mur’a dayanmış idi. Oraya bir günde yetmişbin melek giriyor ve bir daha ona dönmüyorlardı. ”

“ Sonra ben Sidretu’l-Münteha’ya kadar götürüldüm. Yapraklarının fillerin kulaklarını andırdığını, meyvelerinin ise büyük testiler gibi olduklarını gördüm. Orayı Allah’ın emri ile bürüyen, bürüyünce değişiverdi. O kadar güzel idi ki, Allah’ın yarattığı hiçbir kul onun güzelliğini anlatamaz … “

Buhari : 8.c.3635.s – Müslim : 1.c.162.n

Ayet ve Hadislerin ortaklaşa haber verdiği ve Miracın semalara yükselerek gerçekleştiğini kanıtlayan en açık delil şu ifadelerdir ; “ … Cennetü’l-Me’va ve Sidreti’l münteha semalarda oluşu ve Allah Rasulü s.a.v’in de bunları miraçta görmesidir… “

“ … Enes İbni Malik r.a’dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Bana miraca çıkarıldığım gece ateşten makaslarla dudakları kesilmiş bir takım insanlar gösterildi. Ben :
– Ya Cebrail !  bunlar kimdir ? diye sordum. Cebrail a.s :
–  Bunlar senin ümmetinden insanlara iyiliği emredip te kendisini unutan, Kitabı  okuyup  ta bildikleri ile amel etmeyen hatiplerdir,dedi. “

Ahmed : 3 / 120-11801.N – S.Sahiha : 1.525.N

Bu ve bununla eş anlamlı Ayet ve hadisleri çoğaltabiliriz… Ki zaten bu konuda tevatür derecesinde sahih nakiller mevcuttur… Bu deliller, Allah Rasulü s.a.v’in miraca çıkarıldığını anlatan açık ve net delillerdir… 

Ki zaten – biraz önce de ifade edildiği gibi – konunun bu kısmıyla alakalı ehl’i sünnet arasında bir sıkıntı yoktur… Sıkıntı ; bu gecenin kutlanmasıyla alakalı sıkıntıdır…

Çünkü Allah Rasulü s.a.v miraca çıktıktan sonra, seneye o gece için ne bir kutlama yapmış ve ne de ashabına böyle bir şey yapmaları için emir vermiştir. Hatta onun vefatından sonra dahi sahabe böyle bir kutlama yapmamıştır…

Halbuki biz biliyoruz ki en hayırlı nesil sahabe toplumudur. Bununla beraber bizler için örnek gösterilen topluluk ta yine bahsi edilen toplumdur …

Ve yine inanıyoruz ki onlar hayrı bizden önce isteyen, ona bizden önce koşan ve Allah Rasulü s.a.v’e bizden daha fazla değer veren insanlardı …

Aynı şekilde yine biliyoruz ki bu insanlar dinleri hususunda en çok gayret sarfeden, Allah ve Rasulünün emirlerine harfiyen uyan ve dinden olmayan şeylerden de en fazla uzak duran kimselerdi…

 İşte onlardan – ilim dağarcığı denilen – birisinin bu anlamda güzel sözleri :

Abdullah ibn Mes’ud r.a :

“ … Sizden kim bir sünnet izleyecek olursa, ölmüş olanların sünnetini takip etsin. çünkü hayatta olanın fitneye düşmeyeceğinden emin olamazsınız. Sözünü ettiğim bu ölmüş kimseler ise Muhammed sav’in ashabıdır. Onlar bu ümmetin en faziletlileri, en iyi kalplileri, en derin bilgilileri ve yapmacığa saparak kendilerini külfetlere sokmaktan en uzak olanlarıydı. Bunlar Allah’ın, peygamberine arkadaş olmaları ve dinini dimdik ayakta tutmaları için seçtiği bir topluluktu. Onların faziletlerini bilip kabul ediniz ve onların izlerinden gidiniz. Elinizden geldiği kadar onların ahlakları ile ahlakınız ve onların dinlerine sarıldıkları gibi siz de dininize sarılınız. Çünkü onlar dosdoğru hidayet üzere idiler. 

Ebu Nuaym Hilye : 1.305 – el Albani İrva : 2445

Öyleyse bu konuda söylenecek en güzel söz ; Onların yapmadığı şeyi bizde yapmamalıyız… Çünkü onlar böyle bir gece kutlamadılar. Çünkü onlar, bu tip gece  ve gündüzlerde “ meded ya Rasulallah “ diye bağırıp çağırmadılar… Çünkü onlar, İslami birçok emir ve nehyleri ihlal edip de sadece bu tip gecelerde kurtlarını dökmediler…

Unutmayalım ki bu tip geceler – iyi niyetle de olsa – en fazla Allah’a ortak koşulan gecelerdir.

Çünkü bu gecelerde “ medet ya Rasullallah “ diyerek Allah’tan başkasından imdat – meded –  istenen gecelerdir.

Allah şahit bu geceler, “ yetiş ya Rasulallah “ diyerek Allah’tan başkasının yardıma çağrıldığı özel gecelerdir.

Bu tip geceler, Allah’ın kitabının dahi o kadar huşulu okunmadığı, ama sonradan uydurulan Mevlidlerin okunduğu, ağlandığı, sızlandığı  gecelerdir.

İnanın bu  gecelerde, insanların farz ibadetlerini dahi bu kadar huşulu yapmadıkları, bid’at ibadetlere önem verdikleri  gecelerdir… Ve yine bu geceler, din’de olmayan senelik kaza namazlarının kılındığı  gecelerdir.

Hulasa bu geceler, Camilerimizin en fazla dolup taştığı geceler ve bu geceler inanın Tevhid ehlini en fazla üzen batıl kutlama geceleridir..

Değerli Müslümanlar … ! Unutmayınız ki sünnete uygun olmayan bu geceler insana asla fayda sağlamaz… Bakınız bu kutlama ile ilgili ilim ehlinden bazıları neler diyor :

Sünnet ve Bid’atler kitabının yazarı, recep ayındaki bid’atler bölümünde şunları söyler :

” Mi’rac kıssasını okuyup recep ayının yirmi yedinci gecesini kutlamak ve bazı insanların bu geceye has bazı zikir ye ibadette bulunmaları bid’attır. Recep, Şa’ban ve Ramazan aylarında okunan dualar bid’at ve uydurmadır, şayet bunlarda bir hayır olmuş olsaydı bizden öncekiler bunda bizleri geçerlerdi. İsra, Mi’rac ve mezkur ayın ihyasına dair hiç bir delil kaim olmamıştır “

Şukayri, Es-Sunenu ve ‘l- Mubtedi’at s.143

Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyyede Recep ayının yirmi yedinci gecesi ile ilgili olan namaz hakkında şöyle der :

” Muteber alimlerin belirttiği gibi ; İslam alimlerin ittifakıyla bu, ( namaz ) meşru bir namaz değildir. Bu ancak cahil ve bid’atçı kimseden sudur eder. “

Şukayri, Es-Sunenu ve’l – Mubtede’at s.143

Öyleyse sözü daha fazla uzatmadan şu soruları kendimize soralım ve bunun üzerinde de ciddi bir şekilde kafa yoralım ; 

1 = Allah Rasulü s.a.v neden miraca çıkıp geldikten sonra, seneye bu olayı kutlamadı  … ?

2 = Sahabe neden Allah Rasulü s.a.v hayatta iken böyle bir kutlama yapmadılar  … ?

3 = Ve yine Sahabe, Allah Rasulü s.a.v’in vaftından sonra neden böyle bir kutlama yapmadılar  … ?

4 = Değerli selefimiz olan sahabe neden böyle bir kutlama yapmadı ve etrafındakilere de bu geceyi kutlamaları için nasihat etmediler … ?

5 = Ve en önemlisi ; bugün Miraç kutlamaları yapan kimseler, yoksa Allah Rasulü s.a.v’i değerli sahabe ve onlardan sonra gelen selefimizden daha mı çok seviyorlar ki … ?

… Anlayana azın faydası çoktur,
        …… Anlamayana da çokun faydası yoktur.

                                                           Tacuddin  el Bayburdi