Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Muhammed Mustafa’ya imanın keyfiyeti .1

Değerli kardeşlerim … ! bilindiği gibi cennete giden yol, bir çok iman esasları ile beraber Peygamberlere iman etmekten geçer. Bundan dolayıdır ki Allah’u azze ve celle kitaplarının bir çok yerinde kullarına ; gönderdiğim Peygamberlere iman edin, davetlerine icabet edin ve onlar arasında herhangi bir ayırım da yapmayın diye emirler vazetmiştir …

Rabbimiz bu konuda kerim kitabında şöyle buyurur :

لَّيْسَ الْبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلَـكِنَّ الْبِرَّ مَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَالْمَلآئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيِّينَ وَآتَى الْمَالَ عَلَى حُبِّهِ ذَوِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَالسَّآئِلِينَ وَفِي الرِّقَابِ وَأَقَامَ الصَّلاةَ وَآتَى الزَّكَاةَ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَاهَدُواْ وَالصَّابِرِينَ فِي الْبَأْسَاء والضَّرَّاء وَحِينَ الْبَأْسِ أُولَـئِكَ الَّذِينَ صَدَقُوا وَأُولَـئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ                                                 

“ Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden ; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere ( özgürlükleri için ) veren ; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. “     Bakara : 177.Ay.

“ Ey iman edenler, Allah’a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır. “  
Nisa : 136.Ay. 

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللّهِ وَمَلآئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُواْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

“ Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de. Tümü, Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı. “O’nun elçileri arasında hiç birini (diğerinden) ayırdetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana’dır” dediler. “    Bakara : 285.Ay.

Ayeti Celilelerde de anlatıldığı gibi peygamberlere iman bütüncül ve umumi olmalıdır. Yani bu konudaki istenilen iman, bütün peygamberleri kapsamalıdır. Ayırım – tefrik – ve ihtilaf içermemelidir. Onlara indirilenlerin tümüne iman edilmelidir. Şayet onların bir kısmına veya onlara indirilenlerin bir bölümüne iman edip diğer kısmını inkar ederse bir kimse kafir olur.

Yahudilerden, Hristiyanlardan ve Sabilerden Allah’ın hükümlerini tebdil ederek küfre düşenlerin durumu böyle olmuştur.

Bunlardan kimileri peygamberler arasında tefrik – yani ayırım – yaparak küfre düşmüşlerdir. Kimileri kitaplar arsında tefrik yaparak küfre düşmüşlerdir. Kimileri de peygamberleri Allah’ın oğlu kabul ettiklerinden dolayı küfre düşmüşleridir…

Nitekim yüce rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

وَلَمَّا جَاءهُمْ كِتَابٌ مِّنْ عِندِ اللّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ وَكَانُواْ مِن قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَمَّا جَاءهُم مَّا عَرَفُواْ كَفَرُواْ بِهِ فَلَعْنَةُ اللَّه عَلَى الْكَافِرِينَ 

بِئْسَمَا اشْتَرَوْاْ بِهِ أَنفُسَهُمْ أَن يَكْفُرُواْ بِمَا أنَزَلَ اللّهُ بَغْياً أَن يُنَزِّلُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ عَلَى مَن يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ فَبَآؤُواْ بِغَضَبٍ عَلَى غَضَبٍ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ مُّهِينٌ 

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ آمِنُواْ بِمَا أَنزَلَ اللّهُ قَالُواْ نُؤْمِنُ بِمَا أُنزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرونَ بِمَا وَرَاءهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقاً لِّمَا مَعَهُمْ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ أَنبِيَاءَ اللّهِ مِن قَبْلُ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

“ Allah katından yanlarında olan ( Tevrat ) ı doğrulayan bir Kitap geldiği zaman, – ki bundan önce inkâr edenlere karşı fetih istiyorlardı – işte bilip – tanıdıkları gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın laneti kafirlerin üzerinedir. “ 

“ Allah’ın kullarından, dilediğine kendi fazlından ( peygamberliği ve kitabı ) indirmesini ‘ kıskanarak ve hakka baş kaldırarak ‘ Allah’ın indirdiklerini tanımamakla, nefislerini ne kötü şeye karşılık sattılar. Böylelikle gazab üstüne gazaba uğradılar. Kafirler için alçaltıcı bir azab vardır. “ 

“ Onlara : ” Allah’ın indirdiklerine iman edin ” denildiğinde : ” Biz, bize indirilene iman ederiz ” derler ve ondan sonra olan ( Kur’an ) ı inkâr ederler. Oysa o ( Kur’an ), yanlarındakini ( Kitabı ) doğrulayan bir gerçektir. ( Onlara ) De ki : ” Eğer inanıyor idiyseniz, daha önce ne diye Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz ? ”   Bakara : 89 – 90 – 91.Ay.

Halbu ki Allah’u Azze ve Celle Rasulleri ancak kendilerine iman edilmesi ve tabi olunması için göndermiştir. Rabbimizin bir ayeti celilesinde buyurduğu gibi :

وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللّهِ ………”      

“ Biz her peygamberi Allah’ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka  bir şeyle göndermedik…… ”   Nisa : 64.Ay.

Çünkü Rasullerin gönderildiği ortamda din dejenere edilmiş, insanlar din diye heva ve arzularına göre belirledikleri bir hayat sistemi yaşamakta idiler.

Dolayısıyla her gönderilen Rasul, dinin tahrif edilen yerlerini tashih  etmekle ve teferruatta da bazı değişiklikler yapmakla görevlendirilmişlerdir.

Hal böyle olunca her gelen Rasul muhakkakki kendisine tabi olunmayı gerekli kılmıştır.

Konuyla alakalı Ayetlerde rabbimiz şöyle buyurmakta :

 …………” لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجاً”…….

“ …Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir menhec belirledik … “  Maide : 48.Ay. 

لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْأَمْرِ وَادْعُ إِلَى رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَى هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

“ Biz her ümmete tabi olacakları bir ibadet tarzı ( bir Mensek ) tayin ettik, onlar bu konu da seninle niza etmesinler.  Sen, Rabbine çağır. Şüphesiz ki sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin. “   Hacc : 67.Ay.

Ayetlerin açık ifadelerinden de anlaşıldığı gibi rabbimiz c.c her ümmete kendisine itaat ve ibadet konusunda farklı farklı şeriatler ve bir de menheç belirlemiştir.

Yani temelleri aynı olmakla beraber, her ümmet Allah’ın emrettiği farklı şekillerle Allah’ı tevhid etmekle emrolunmuşlardır.

Hasseten son zikredilen Ayet’i celiledeki   ‘‘ … bu konu da seninle niza etmesinler sen rabbine davet et şüphesiz sen doğru bir yol üzerindesin … ’’  ifadesi çok önemlidir ki şuna delalet etmektedir :

Önceden Allah’a itaat konusunda uygulanan ibadet şekli ve şemali nasıl ve ne şekilde olursa olsun, eğer bir Rasul rabbine davet için gönderilmiş ise, artık onunla asla niza edilmez, ona karşı çıkılmaz ve onun getirdiği ve tarif ettiği şeylere tabi olunur.

Hulasa Allah’ın kulları arasında, onları müjdeleyici, uyarıcı ve hakka davet edici olarak göndermiş olduğu bütün Rasullere ve getirmiş olduklarına iman etmek şarttır.

Kim onların çağrısına kulak verip uymuş ise, mutluluğa ermiştir. Kimde onlara karşı çıkmış ve getirdiklerinden yan çizmiş ise, o da pişman ve perişan olmuş demektir.

Değerli kardeşlerim … !
 bilindiği gibi Allah’u Teala bütün Peygamberleri Tevhid dini İslam’a davet için göndermiştir … Davetine icabet edenleri Cennetle müjdelemiş, etmeyenleri ise Cehennemi ile cezalandıracağını söylemiştir …

Çağrısına icabet ettiğimiz zaman kurtuluşa ereceğimiz en son Peygamberi ise şüphesiz ki Muhammed Mustafa’dır.

Allah’u Teala bu konuda şöyle buyurmaktadır :

مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيماً

“ Muhammed, sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir ; ancak o, Allah’ın Rasûlü ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi bilendir. “   Ahzab : 40.Ay.
MUHAMMED  S.A.V’İN  DAVETİ UMUMİDİR …

Değerli kardeşlerim … ! 
bilindiği gibi önceki Rasul ve nebiler hassetsen kendi kavimlerine gönderilen nebi ve Rasullerdi. Ama Muhammed Mustafa s.a.v, bütün insanlığa gönderilen bir Peygamberdir. Onun davetinin umumi oluşundan dolayıdır ki, kıyamete kadar istisnasız her insan için önder ve örnektir.

Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :    

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا كَافَّةً لِّلنَّاسِ بَشِيراً وَنَذِيراً وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

“ Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. “    Sebe : 28.Ay.

قُلْ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنِّي رَسُولُ اللّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعاً   

“ De ki : ” Ey insanlar, ben Allah’ın sizin hepinize birden gönderdiği bir elçisiyim …… “   A’raf : 158.Ay.

“ … 
Cabir ibn Abdillah el Ensari r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v buyurdu ki : Benden evvel hiç kimseye verilmedik beş şey bana verilmiştir. Her Peygamber hasetsen kendi kavmine gönderilirken ben, kırmızı siyah bütün insanlara gönderildim …… “   Buhari : 1.c.429.s – Müslim : 2.c.521.n

MUHAMMED  S.A.V  CİNLERİN  DE  PEYGAMBERİDİR …


Değerli kardeşlerim … ! 
Muhammed Mustafa s.a.v bütün insanların peygamberi olduğu gibi Cin’lerin de peygamberidir. Yani Cinler de Muhammed Mustafa’ya iman etmek ve getirdiklerine ittiba göstermek zorundadır.

Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

“ Hani cinlerden bir grubu, Kur’an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki : ” Kulak verin ; ” sonra bitirilince kendi kavimlerine  uyarıcılar olarak geri döndüler. “  
Ahkaf : 29.Ay.

“ Dediler ki : ” Ey kavmimiz, gerçekten biz, Musa’dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik ; hakka ve doğru olan yola yöneltip iletmektedir. ”   
Ahkaf : 30.Ay.

” Ey kavmimiz, Allah’ın davetcisine icabet edin ve O’na iman edin ki Allah, günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acı bir azabtan korusun. ”   
Ahkaf : 31.Ay.

” Kim Allah’ın davetcisine icabet etmezse, artık o, yeryüzünde Allah’ı aciz bırakacak değildir ve onun O’ndan başka dostu da yoktur. İşte böyleleri, apaçık bir sapıklık içindedirler. ”  
Ahkaf : 32.Ay.

“ De ki : Cinlerden bir grubun Kur’an dinleyip de sonra şöyle dedikleri bana vahyolundu  : – Doğrusu biz, ( büyük ) hayranlık uyandıran bir Kur’an dinledik. “


” O  Kur’an, gerçeğe ve doğruya iletiyor. Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız. ”   
Cin : 1 – 2.Ay.

EHL’İ  KİTABIN  MUHAMMED  S.A.V’E  UYMA  ZORUNLULUĞU …


Değerli kardeşlerim … ! 
bir önceki bab’ta zikredilen Ayetlerin umum ifadelerinde de anlaşıldığı gibi, Muhammed Mustafa s.a.v bütün insanlara peygamber olarak gönderilmiştir. Dolayısıyla ehl’i kitapta bu umum hitabın içerisinde olduğu gibi, hususi ifadelerle de Muhammed Mustafa’ya iman etmeleri ve getirdiklerine uymaları emredilmiştir … 

İşte Rabbimiz olan Allah’ın bu konudaki mesajı :

يَا أَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلَى فَتْرَةٍ مِّنَ الرُّسُلِ أَن تَقُولُواْ مَا جَاءنَا مِن بَشِيرٍ وَلاَ نَذِيرٍ فَقَدْ جَاءكُم بَشِيرٌ وَنَذِيرٌ وَاللّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ 

“ Ey Kitap Ehli, peygamberlerin  arası kesildiği bir sırada size elçimiz – Muhammed – geldi. Gerçekleri size açıklıyor ki, – yarın kıyamet günü –  ” Bize müjdeleyici ve bir uyarıcı  gelmedi ” demeyesiniz.  İşte size müjdeleyici ve uyarıcı – bir peygamber – geldi.  Allah her şeye hakkıyla kadirdir. “  Maide : 19.Ay.

“ Onlar ki, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de ( geleceğini ) yazılı buldukları o ümmi  elçiye uyarlar. O peygamber ki, onlara  iyiliği emreder, kötülükden de nehyeder, onlara temiz şeyleri helal, murdar şeyleri de haram kılar. Onların ağır yüklerini ve üzerlerindeki zincirleri kırıp atar. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler ; işte kurtuluşa erenler bunlardır. “   
A’raf : 157.Ay.

“ Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah’a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah’ın elçisi ve kelimesidir. O Meryem’e yöneltmiş bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve elçisine inanın ;  Allah ” üçtür ” demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O’nundur. Vekil olarak Allah yeter. “   
Nisa : 171.Ay.

“ Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan da vazgeçen elçimiz size geldi. Ayrıca size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap da geldi. “


“ Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları kendi  izniyle  karanlıklardan  nura  çıkarır. Onları  dosdoğru yola iletir. “   
Maide : 15 – 16.Ay.

“ Ey kendilerine kitap verilenler ! birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil’i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir. “  
Nisa : 47.Ay.

“ – Ey kitap ehli ! – Yanınızda olan ( Tevrat ) ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime ( Kur’an’a ) iman edin ; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi de az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun. “  
Bakara : 41.Ay.

“ …
 Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki bu ümmetten Yahudi, Hıristiyan veya herhangi bir kimse beni duyup da benim getirdiklerime îman etmeden ölürse, o kimse ateş ehlindendir. “   Müslim : 1 / 153.n – Ahmed : 2 / 350- 8397.n

“ … Abdullah İbn Mes’ud r.a dan. O şöyle dedi : Rasulullah s.a.v’e bir adam geldi ve şöyle dedi :
– Ey Allah’ın Rasulü ! ben, Hıristiyanlardan incile tam bağlı bir adam aynı şekilde Yahudilerden de Tevrat’a son derece bağlı bir adam gördüm ki, bunlar Allah’a ve kendi peygamberlerine inanıyorlar, fakat sana tabi olmuyorlar. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v şöyle dedi :
– Yahudi ve Hırıstiyanlardan bir kimse benim davetimi duyduğu halde, bana tabi olmazsa gideceği yer cehennem olur. “   Dare Kutni : İfrad


“ …
 Selman r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Kim beni duymadan İsa’nın dini üzere ölürse o, hayır üzeredir. Amma her kim bu gün beni duyduğu halde bana iman etmez ise, muhakkak ki o helak olmuştur. “

İbn Cerir et’Taberi : Camiu’l beyan fi’t Tefsirül Kur’an : 1 / 256

“ … Ebu Burdete’bnu Ebi Musa babasından takrir etti. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : ecirleri kendilerine ikişer kez verilen üç kişi vardır. Kitap ehlinden bir kimse kendi peygamberine iman eder, sonra Muhammed’e erişir, ona da iman eder, ona tabi olur ve onu tasdik ederse, işte bu kimsenin iki ecri vardır. Köle olmuş bir kul hem Allah’u Teala’nın hakkını, hem de efendisinin hakkını yerli yerinde eda ederse işte onun için de iki ecir vardır. Cariyesi olan her hangi bir kimse cariyesine gıda verir ve onu beslemeyi güzel yapar, sonra onu edeplendirir ve terbiyesini de güzel yapar, daha sonra onu hürriyete kavuşturur ve onunla evlenirse, işte onun için de iki ecir vardır. “    Müslim : 1.c.154.n

HAYATTA  OLAN  BİR  PEYGAMBER DAHİ  OLSA  MUHAMMED  S.A.V’E  UYMAK ZORUNDADIR …


Değerli kardeşlerim … ! 
bırakın herhangi bir insanı, şayet hayatta olan bir peygamber dahi olsa, Muhammed s.a.v’e iman etmek ve ona uymak zorundadır… Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

وَإِذْ أَخَذَ اللّهُ  مِيثَاقَ النَّبِيِّيْنَ لَمَا  آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ  وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءكُمْ  رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ  لِّمَا  مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ  بِهِ وَلَتَنصُرُنَّهُ  قَالَ أَأَقْرَرْتُمْ  وَأَخَذْتُمْ  عَلَى ذَلِكُمْ إِصْرِي قَالُواْ أَقْرَرْنَا قَالَ فَاشْهَدُواْ وَأَنَاْ مَعَكُم مِّنَ الشَّاهِدِينَ  

“ Allah, Peygamberlerden şöyle bir söz almıştı : “ Size Kitap ve Hikmet verdim. Sonra da yanınızda bulunanı tasdik eden bir Peygamber geldi mi, ona mutlaka iman edecek ve yardımda bulunacaksınız. İkrar ettiniz ve  bu  ağır  yükümü  kabul  ettiniz  mi ? “  buyurduğunda – peygamberler – ‘ ikrar ettik ’ demişler, bunun üzerine Allah’ta : O halde şahit olunuz. Bende sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim buyurmuştu. “   Ali İmran : 81.Ay.

“ … 
Abdullah oğlu Cabir r.a rivayet ediyor ki ; Hattabın oğlu Ömer r.a Tevrat’ın bir nushası ile, Allah Rasulü s.a.v’e gelerek dedi ki ;
– Ey Allah’ın Rasulu, işte bu Tevratın bir nushasıdır. 0 ise buna sukut etti. Ömer’de okumaya başlamıştı, ama buna karşı Allah Rasulü s.a.v’in yüzü kızarıyordu. Ebu Bekr dedi ki Ömer’e ;  annesiz kalasın, Allah Rasulü s.a.v’in yüzündeki kızgınlığı görmüyor musun ? Ömer Allah Rasulu’nün yüzünü o halde görünce şöyle dedi ; Allah ve Rasulünün gadabından Allaha sığınırım. – Ey Allah’ın resulü biz –  Rab olarak Allah’dan, din olarak İslam’dan, nebi olarakta Muhammed s.a.v den razı olduk. – neden kızdınız ki –  Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular ; Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki ; Eğer Masa a.s çıkagelseydi ve beni bırakıpta ona uymuş olsaydınız, – doğru yoldan sapıtmış olurdunuz. Eğer o hayatta olup benim  peygamberliğime  ulaşsaydı bana tabi olurdu.   –  Diğer bir rivayette ise  – “ Eğer Musa  hayatta olsaydı ancak bana tabi olmakta çare bulurdu. “

 Ahmed : 3/387-388 Abdurrezzak : 10152 -19209 İbni Ebi Asım es Sünne : 1/27  


konunun devamı ikinci bölümde …