Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Örnek ve Önder Allah Rasulü

Bilindiği gibi bütün Peygamberler, şirk ve küfür bataklığında yüzen cahil, sapık ve zalim insanları hidayete çağırmak üzere Allah’u Azze ve Celle tarafından gönderilmiştir.

Bu Peygamberler ki, Rableri tarafından her türlü şirk, küfür ve dalaletten uzak tutulmuş, heva ve arzularına göre hareket etmekten de korunmuştur.

Bununla beraber, Allah c.c onları ahlak bakımından insanların en faziletlileri olarak seçmiş, hikmet ve yumuşaklık konusunda da onları örnek ve önder kimseler kılmıştır.

Dolayısıyla her konuda mükemmel olan bu insanlardan Nübüvveti zedeleyici en ufak bir şey sudur etmemiştir… Neden ?

Çünkü, Allah’ın dinini yaşama hususunda insanların kendilerini örnek ve önder edineceklerinden dolayıdır.

Rabbimiz kerim kitabında bütün Rasullerin gönderiliş gayesinin, ancak ve ancak kendilerine itaat edilmeleri için olduğunu anlatmaktadır :   

  وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللّهِ 

“ Biz hiçbir Resulü Allah ın izniyle kendisine itaat edilmekten başka bir amaçla göndermedik ………“   Nisa : 64.Ay

Allah’u Teala’nın, Peygamberleri aracılığı ile Kullarından istediği tek şey ise, o anki Rasulün gösterdiği şekilde Allah’a kulluk etmeleri ve bu konuda hiçbir şeyi O’na ortak koşmamalarıdır… Bu kulluk bazen ;

“ la ilahe illallah İbrahim Resulullah “  …. şeklinde olmuştur…  Bazen ;
“ la ilahe illallah Nuh Resulullah “        …. şeklinde olmuştur…  Bazen ;
“ la ilahe illallah İsa Resulullah “  ……….. şeklinde olmuştur…  Bazen ;
“ la ilahe illallah Musa Resulullah “  ……. şeklinde olmuştur… ve en son olarak da,
“ la ilahe illallah Muhammedun Resulullah “  şeklinde son bulmuştur…

Rabbimiz Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır :

مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيماً

“ Muhammed  sizin  adamlarınızdan  herhangi birinin babası değildir, fakat o, Allah’ın Rasulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. “  Ahzab : 40.Ay

                                                                                                                           وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا

“ Eğer  ona  itaat  ederseniz  doğru yolu bulursunuz  “  Nur : 54.Ay

Muhammed Mustafa da, diğer peygamberlerde olduğu gibi kendisine kulak verip çağrısına icabet edenleri Cennet’le müjdelemiş, davetinden yan çizip uzaklaşanları da Cehennem’le korkutmuştur… Dolayısiyla ;

= Kim Allah’ı sevdiğini iddia ediyorsa … 
= Kim cennet ve cemalullaha nail olmayı arzuluyorsa… 
= Kim Allah’ın dinini hakkıyla yaşamak istiyorsa …
= Kim ihtilaflardan kurtulmak istiyorsa …
= Kim birlik ve beraberliyi arzu ediyorsa …

Allah Rasulü s.a.v’in hayatını kendisine ölçü kabul ederek okuduğu, dinlediği, izlediği ve gördüğü dini her meseleyi ona havale edip, ona uygun olanı almalı, olmayanı ise terk etmelidir…

Çünkü Allah’u Teala Muhammed Mustafa’yı kendisine uyulsun diye göndermiştir :

 وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللّهِ    

“ Biz hiçbir Resulü Allah’ın izniyle itaat edilmekten başka bir amaçla göndermedik…… “  Nisa : 64.Ay 

 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُو

“ Ey iman edenler, Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Sakın  işitip dururken, ondan yüz çevirmeyin. “  Enfal : 20.Ay


Öyleyse sen, senin için gönderilen Rasulü bırakıpta kimseye itaat edemezsin. Kimsenin sözünü – dolaylı yönden de olsa – Rasulün sözüne takdim edemezsin… Onun sözlerini işittiğin halde ondan asla yüz ceviremezsin …

Çünkü Allah’u Teala, Rasulüne uymayı emretmiştir :

 لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً

“  Andolsunki Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’ı ve Ahiret gününü umar olanlar ve Allah’ı çok zikreden kimseler için pek güzel bir örnek vardır. “

  Ahzab : 21.Ay 

وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ  فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ  فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ  إِنَّ اللَّهَ  شَدِيدُ الْعِقَابِ

“ ………. Resul size neyi verdiyse, onu alın ; sizi neden nehyetti ise, ondan da sakının. ( bu konuda ) Allah’tan korkun, şüphesiz Allah ın azabı çok çetindir. “

Haşr : 7.Ay

Çünkü Allah’u Teala, Rasulüne itaat edenlerin ancak doğru yolu bulacağını haber vermiştir :

وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا

“ …. Eğer  ona  itaat  ederseniz  doğru yolu bulursunuz …. “ Nur : 54.Ay

Dolayısıyla unutma ki Muhammed Mustafa’nın getirdiklerine uymadığın sürece asla doğru yolu bulmazsın…  

Çünkü Allah’u Teala, Rasulüne itaat edenlere merhamet edeceğini haber veriyor :   

يَا  أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا  اتَّقُوا اللَّهَ  “وَآمِنُوا  بِرَسُ ولِهِ  يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِ و َيَجْعَل لَّكُمْ نُوراً تَمْشُونَ بِهِ  وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللَّهُ  غَفُورٌ  رَّحِي

“ Ey iman edenler, Allah’tan sakınıp korkun ve O’nun elçisine iman edin, ki size kendi rahmetinden iki kat ( güzel karşılık ) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. “  Hadid : 28.Ay

Görüldüğü gibi Allah’u Teala, Rasulüne itaat edenlere merhamet edeceğini, onları bağışlayacağını ve yollarını da nur’lu kılacağını haber vermektedir… Öyleyse bu fırsatı değerlendir, sakın ona asi olma…

Çünkü Allah’u Teala, Rasulüne itaati kendisine itaat, ona isyanı ise kendisine isyan kabul etmiştir :

مَّنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَاللّهَ

“ Kim Rasule itaat ederseo aslında Allah’a itaat etmiş olur “ Nisa : 80.Ay

                                                                            إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ

“ Gerçek olan şudur ki, sana beyat edenler, aslında Allah’a beyat etmişlerdir … “  Fetih : 10.Ay

“ … Ebu Hureyre r.a dan. Dedi ki : Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Bana itaat eden Allah’a itaat etmiştir. Bana karşı gelip isyan eden de, Allah’a isyan etmiştir ……”

                                                         Buhari : 15.c.6986.s – Müslim : 6.c.1829.n

Öyleyse isyan etmeyin. Allah’a itaat edin, O yüce zatı sevin ve bu sevginizi de Rasulüne itaatla isbat edin.

Çünkü Allah’u Teala, kendisini sevmenin isbatını Rasulüne itaat etmeye bağlamıştır :

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

“ Deki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafur dur, Rahim’dir. ”  Ali İmran : 31.Ay

Bu Ayetin mesajına göre, Allah’ı sevmenin isbatı, O’nun Rasulüne itaat etmektir. Başka bir ifadeyle ; bir kimse Allah’ı sevdiğini iddia ettiği halde, O’nun göndermiş olduğu Resulünün yolunda değilse, ona ittiba etmiyorsa, onun metoduna ve menhecine uymuyorsa, ihtilafa düştüğü her meselede Allah Rasulünü kendisine hakem tayin etmiyorsa, bu kimse – Allah’ı seviyorum – sözünde yalancıdır…  

Çünkü Allah’u Teala, ihtilaf anında Rasulünün hakem tayin edilmesini emretmiştir :

فَإِن  تَنَازَ عْتُمْ  فِي شَيْءٍ  فَرُدُّوهُ  إِلَى اللّهِ  وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ  تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً

“ ……. Eğer bir mevzuda ihtilafa düşerseniz ; Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz onu, Allah’a ve Rasulüne havale edin. Bu daha iyi ve sonuç itibariyle de daha güzeldir. “   Nisa : 59.Ay  

فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيماً

“ Hayır … ! Rabbine yemin olsun ki onlar, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp  sonra  da  senin  verdiğin  hükme,  içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam anlamıyla teslim olmadıkça, iman etmiş sayılmazlar. “   Nisa : 65.Ay

Rabbimizin bu ve emsali Ayetleri gösteriyor ki, Müslüman ihtilaf anında – mezhebinin ve meşrebinin hakemliğine değil – Resulün hakemliğine koşmalıdır… İmamının veya üstadının hakemliğine değil, Allah Rasulü s.a.v’in hakemliğine koşmalıdır… Bu ister dinin usulüne ait meselelerde olsun, ister furuuna dair meselelerde olsun, ihtilafa düşülen her husus Allah’ın Resulüne havale edilmelidir.

Allah’u Teala ;  “ Eğer Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz böyle yapın “ buyurarak, meselenin önemini ve bu şekildeki hareketin Allah’a ve Ahiret gününe imanın iktizasından olduğunu beyan etmektedir.

Ve yine Rabbimiz, kendi mukaddes zatına yeminle buyuruyor ki ; bütün işlerde Rasul hakem tayin edilmedikçe hiçbir fert iman etmiş olamaz. Çünkü onun vahye dayalı olarak verdiği hükümler, gizli ve açık, içten ve dıştan her zaman bağlanılması vacip olan gerçeklerdir… Bundan dolayıdır ki Allah’u Azze ve Celle :

“ Sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan o hükme teslimiyet göstermedikce iman etmiş olmazlar. “

buyurmaktadır…Öyleyse basiretli bir Müslüman, Allah Rasulü s.a.v’in her emrine itaat etmeli ve onun emrini bir başkasının sözünden dolayı – çeşitli te’villerle de olsa – asla terk etmemelidir… 

Çünkü Allah’u Teala, Rasulünün emrine muhalefet edenlerin dünyada başlarına bir fitnenin gelip çatacağını, ahirette ise elim bir azaba uğrayacaklarını bildirmektedir :

Kardeşler şunu asla unutmayınız ki ;  hayırlı şeylerle meşkuliyet insanın güzel şeylerle karşılaşmasına vesile olacağı gibi, kötü ve çirkin şeylerle meşkul olmakta, insanın bir takım fitne ve musibetlerle karşılaşmasına vesile olur.

Başka bir ifadeyle ; Allah’a ve Rasulüne itaat etmek, güzelliklerin celbine vesile olacağı gibi, muhalefet edip isyan etmekte, musibet ve belaların celbine vesile olur… Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

“ …… Onun emrine muhalefet edenler, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakınsınlar. “ 

 Nur : 63.Ay

“ … Ebu Hureyre r.a dan ; dedi ki : Rasulullah s.a.v’i şöyle buyururken dinledim : Size neyi yasakladıysam ondan uzak durunuz, size neyi emretti isem onu da gücünüzün yettiği kadar yapınız. Şüphe yok ki sizden öncekileri helak eden şey, çok  soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleridir. “

                                                                                                     Buhari : 15.c.7151.s 

” … Selemetu’bnu’l Ekva r.a şöyle dedi : Bir gün Allah Rasulü s.a.v’in yanında biri sol eliyle yemek yedi. Rasulullah s.a.v ona : sağ elinle ye, buyurdu. O adam : ben sağ elimle yiyemiyorum, dedi.  Allah Rasulü s.a.v :Yiyemez olasın, dedi ve beddua etti. Çünkü o zatın sağ eliyle yemesine kibiri mani olmuştu. Ravi diyor ki ; Ve bu adam artık o elini ağzına kaldıramaz oldu. “

Müslim : 6.c.2021.n 

“ … İbn Ömer r.a dan ; Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ben kıyametin önünde kılıçla gönderildim. Benim rızkım mızrağımın gölgesinde kılındı. Zillet ve cizye ödemek, emrime muhalefet edenler üzerine kılındı……. “

                                                                                                       Buhari : 6.C.2733.s

Bu ve emsali delillerin ortaya koyduğu mesaj gayet açık ve nettir. O da ; Allah Rasulü s.a.v’in emrine, yoluna, metoduna, menhecine bilerek muhalefet etmek, insanın başına bir takım musibet  ve belaların gelmesine sebeb olur.

Öyleyse asla kibirlenmeyin, O büyük zatın önünde eğilin ve gönderdiği Resulüne itaat edin.

Çünkü Allah’u Teala, Rasulünün emirlerine bile bile muhalefet edenlerin amellerinin iptal edileceğini haber vermektedir :

Ey Müslüman … ! şunu asla unutma ki ;  İyilikler nasıl ki kötülükleri siliyor ise, kötülükler de aynen iyilikleri siler.

Başka bir ifadeyle ; Allah’a ve Rasulüne itaat etmek nasılki günahların affına sebeb oluyor ise, muhalefet edip isyan etmekte aynen amellerin iptaline sebep olmaktadır…

Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوا َعْمَالَكُمْ

 Ey İman edenler ! Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin ve amellerinizi iptal etmeyin. “  Muhammed : 33.Ay 

يَا  أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَرْفَعُوا  أَصْوَاتَكُمْ  فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ  وَلَا  تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَن تَحْبَطَ أَعْمَالُكُمْ  وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

“ Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin ; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider. “   Hucurat : 2.Ay. 

Bu ve emsali Ayet ve Hadislerin mesajından da anlaşıldığı gibi, Allah Rasulü s.a.v bir şeyi emrettiği zaman, artık hiçbir müslümanın ona muhalefet etmesi, görüşünü ve kanaatini onun hükmüne tercih etmesi, veyahutta bir başkasının görüşünü ve içtihadını – çeşitli tevillerle de  olsa – ona tercih etmesi asla mümkün değildir.

Müslüman olmak ; kendi düşünce, davranış ve seçme özgürlüğünü Allah ve Rasulüne teslim etmek demektir. Hiçbir akıllı insan, iki zıt davranışı birleştirmeye kalkışmaz. Yani :

“… Müslüman olmak veya müslümansa Müslüman kalmak isteyen bir kimse, mutlaka Allah ve Rasulünün Kur’an ve sünnetteki emir ve yasaklarına boyun eğmek zorundadır. Boyun eğmeğe tenezzül etmeyen kimse ise, Müslüman olmadığını kabul etmelidir. Çünkü İslam teslimiyet ister, Müslüman da zaten teslim olan demektir…”

Öyleyse ey Müslüman … ! heva ve hevesine uyup başka yolları adımlama. Muhammed s.a.v’in yolunda yürü … Nefsinin özgürlüğünü terk et islama köle ol.

Çünkü Allah’u Teala, Rasulünün yolunda yürümeyenlerin, yarın kıyamet günü rezil ve perişan olacaklarını haber vermektedir :

Rabbimiz kerim kitabında, böyle bir akibeti boylamamaları için kullarını dünyada uyardığı gibi, kıyamet gününde de nasıl rezil ve rüsvay olacaklarını bizlere şöyle haber vermektedir :

“ Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki : ” Eyvahlar olsun bize, keşke Allah’a  itaat etseydik ve keşke Rasûl’e itaat etseydik.” “ Ve yine dediler ki : ” Rabbimiz, gerçekten biz, beylerimize, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik te, onlar bizi yoldan saptırdılar.” 

” Rabbimiz, onlara azabtan iki katını ver ve büyük bir lanet ile onları lanetle. “  Ahzab : 66.67.68.Ay 

“ O gün – Allah’a ve Rasulüne itaat etmediği için kendi nefsine – zulmeden kimse ellerini ısırarak şöyle der : ” Ahhh keşke peygamberle beraber bir yol edinmiş olsaydım. Yazıklar olsun bana, ne olurdu falanı filanı kendime dost edinmeseydim. Çünkü o, bana gelen – Kur’an ve Sünnet – zikrinden beni saptırdı. Zaten şeytan insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakandır . “    Furkan : 27.28.29.Ay.

Ey Müslüman … ! şunu asla unutmaki Allah Rasulü s.a.v’in yolunda yürümeyen, onun metod ve menhecini kendisine metod ve menhec edinmeyen, Allah’ın dinini onun ve ashabının anladığı ve yaşadığı gibi anlayıp yaşamayan, kıyamet gününde büyük bir pişmanlık içerisinde olacaklardır. 

Öyleyse … ! artık bu anlatılanlara kulak vererek, elinde olan hayat sermayeni güzel kullanmaya çalış… Ardına koşacağın davanın hak olması için uğraş … Din adına simsarlık yapanlara dikkat et ve kimlerin sözüne itibar edileceğini güzel öğren … Çünkü – az önceki Ayeti celilede de ifade edildiği gibi – seni ne beyler, ne ağalar, ne üstadlar, ne şeyhler, ne ağabeyler, ne de peşine takıldığın kimseler asla kurtaramaz.

Rabbim bizlere, Rasulünün yolunda hakkıyla yürüyen kullarından olmamızı nasibeylesin.

Amin 

                                   Vel hamdu lillahi rabbil alemin 

                                Tacuddin el Bayburdi