Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Soru Cevap Tevhid inancı

Değerli Müslüman …!  Şüphesizki öğrenmenin ve öğretmenin bir çok yolları vardır… Bunlardan bir tanesi, sevimlisi ve en kolay olanı da ; soru cevap şeklindeki olanıdır…. Bu metodu Allah Rasulü s.a.v’in hayatında da görmekteyiz.

Ben inanıyorumki cehaletin katmerleştiği şu ortamda böyle bir metod en verimli ve en kestirme yollardan birisidir… Dolayısıyla Rabbimden faideli kılmasını dileyerek, inananların şu an en önemli ihtiyaçları olan Tevhid  akidesine dair bilgileri sizlere soru cevap şeklinde sunmak istiyorum 

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru  … 1 …  İnsanlığın yaratılış gayesi nedir … ? Bunu deliller çerçevesinde bizlere izah eder misiniz …?

Cevap … 1 …  İnsanlığın yaratılış gayesi ; sadece ve sadece Allah’a kulluk etmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır…Allah’a ortak koşmadan ibadet etmenin diğer adı ise Tevhid’tir.

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 2 …    Tevhid ne demektir .. ? bunun tarifini yapar mısınız …?

Cevap … 2 … Lugavi olarak TEVHİD : Tef’il vezninde bir nesneyi bir kılmak manasındadır…

Istılahi – yani şer’i – olarak tarifi ise TEVHİD : Allah’u Azze ve Celle’yi Rububiyetinde, isim ve sıfatlarında ve Uluhiyetinde birlemek demektir… Bunun diğer bir tarifi ise ; Allah’u Azze ve Celleyi fiillerinde ve fiillerimizde birlemek demektir …

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 3 … Daha güzel anlamamız açısından bu konuyu delilleri ile beraber zikredebilir misiniz … ?

Cevap … 3 …  Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır.

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

“ Ben, Cinleri ve İnsanları sadece bana ibadet etmeleri için yarattım.”   

Zariyat : 56.Ay


Diğer bir ayeti Celilesinde ise :                                 

…… وَاعْبُدُواْ اللّهَ وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئاً   

“ Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın ”   Nisa : 36.Ay

İşte bu iki Ayeti kerime bize, insanlığın Tevhid içir yaratıldığını açıkça haber vermektedir…

Birinci Ayeti kerime de, insanoğlunun sadece Allah’a ibadet etmeleri için yaratıldığını, ikinci Ayeti Kerimede ise, ibadetlerinde hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmamaları istenmiştir kullardan…

Dolayısıyla bu iki Ayeti celile yan yana geldiğinde manası şudur : ” Ben Cin’leri ve İnsanları sadece ve sadece beni tevhid etsinler diye yarattım “

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 4 …  Tevhidin kısımları veya cüzleri var mıdır … ? Varsa bunları   sayar mısınız ?

Cevap … 4 … Tevhid üç kısımdır ; Rububiyet tevhidi … İsim ve sıfatlar tevhidi… Uluhiyet tevhidi…

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 5 …  Rububiyet tevhidi ne demektir … ?

Cevap … 5 … Rububiyet Tevhidi :  Allah’u Azze ve Celle’nin Rabb’lığı ve Rabbaniyeti ile alakalı mes’eleleri ihata eden bir tevhid dalıdır…

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 6 … Rububiyet Tevhidine ait olan birkaç şey sayabilir misiniz … ? … Yani neler Rububiyet Tevhidine girer … ?

Cevap … 6 … Rububiyet Tevhidine ait olan hususlardan bir kaçı şunlardır :

=  Yerleri ve gökleri yaratanın Allah olduğunu kabul ve itiraf etmek, Onun rububiyeti ile alakalı bir inançtır.

= Öldüren ve diriltenin Allah olduğunu kabul ve itiraf etmek, O’nun rububiyeti ile alakalı bir inançtır.

= Yerden ve gökten mahlukatı rızıklandıranın Allah olduğunu kabul ve itiraf etmek, O’nun rubububiyeti ile alakalı bir inançtır.

=  Yağmuru yağdıranın Allah olduğunu kabul ve itiraf etmek, O’nun rububiyeti ile alakalı bir inançtır.

 (((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 7 … İsim ve sıfatlar tevhidi ne demektir … ?

Cevap … 7 … İsim ve sıfatlar Tevhidi, isminden de anlaşıldığı gibi yüce Rabbimizin isim ve sıfatları ile alakalı bir bölümdür…

Yani, Allah’u Teala’nın gerek kerim kitabında ve gerekse Nebisi Muhammed s.a.v’in tertemiz sünnetini seniyesinde kendisine mahsus zikretmiş olduğu isimleri ve sıfatları ile alakalı bir Tevhid dalıdır…

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 8 … Uluhiyet tevhidi ne demektir …? Bunun tarifini yapar mısınız … ?

Cevap … 8 … Uluhiyet tevhidi, ibadetlerle alakalı bir tevhid bölümüdür.

Tevhidin bu bölümü ; Yapılan bütün ibadetlerin hiçbir ortak tanımadan ve hiçbir şeye bir pay, bir nasip ayırmadan o ibadetin yalnız ve yalnız Allah için yapılmasını anlatan bir Tevhid dalıdır.

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 9 … Tevhid nasıl gerçekleştirilir … ? Veya da Tevhidi gerçekleştirmek için takip edilmesi gereken yol, yordam, yöntem veya en önemli kurallar nelerdir … ? Bunu izah eder misiniz … ?

Cevap … 9 … Bu soru, şimdiye kadar sorulan soruların içinde en önemli bir soru olduğundan dolayı, cevapları İnşaAllah dikkatli bir şekilde dinlenmesi veya okunması gerekir…

Tevhidi gerçekleştirmeyi hedefleyen bir kul, mutlaka şu önemli kuralı kafasına yazması ve ona uygun hareket etmesi gerekir … Bu önemli kural ise, İsbat ve Nefy kuralıdır… Unutulmamalıdır ki bu kural anlaşılmadığı ve ona uygun hareket edilmediği sürece bir kul asla Muvahhid olamaz …

(((((((((((((((((   …….   ))))))))))))))))) 

Soru … 10 … İsbat ve nefy kuralı ne demektir … ? Bunu izah eder misiniz … ?

Cevap … 10 … İsbat ve nefy kuralı şu demektir ; Allah için isbat edilen bir şeyin mahlukatından da nefyedilmesidir…

Az önce de dediğimiz gibi, T
evhidi gerçekleştirmek isteyen bir kul, bu konunun olmazsa olmaz kuralı olan  İsbat ve Nefy “  kaidesini çok iyi bilmesi ve ona uygun hareket etmesi gerekir… Taki Rabbi olan Allah’ın üzerindeki hakkı olan Tevhidi hakkıyla yerine getirmiş olsun…

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 11 …   Bu kuralı daha güzel anlamak için, konuyla alakalı bir iki misal vererek bunu izah edebilir misiniz … ?

Cevap … 11 … Bunun anlaşılması için en güzel örnek şudur ; Bir kulun “ Allah yaratıcıdır “ sözünü kullanması ve buna inanması, mevzunun isbat yönüdür … O’ndan başka da asla herhangi bir yaratıcı yoktur sözü ve inancı da bu olayın nefy yönüdür…

Burada ; “ Allah yaratıcıdır “ sözü ve inancı ile, “Allah’tan başka asla herhangi bir yaratıcı yoktur sözü ve inancı bir birinden çok ayrı şeylerdir.

“ Allah yaratıcıdır ” sözü ve inancında isbat, “ Allah’tan başka asla herhangi bir yaratıcı yoktur ” sözü ve inancın da ise isbat ve nefy biraradadır…

Bu aynen ; Tevhid’in kısa ve öz ifadesi olan “ la ilahe illallah “  cümlesindeki gibidir….Yani, “Allah ilah’tır” sözü ve inancının delaleti ile, “Allah’tan başka ilah yoktur” sözü ve inancının delaleti bir birinden çok ayrı şeylerdir…

Çünkü, Allah ilah’tır sözü, Allah’tan başka ilahları reddetmez. Halbuki “ la ilahe illallah “  ifadesi, ilahlığı sadece ve sadece Allah’a has kılıp, O’nun dışındaki ilahları da reddeder…

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 12 …  Rububiyet konusunda Tevhidi nasıl gerçekleştirebiliriz … ? … Bunu bir iki misalle anlatır mısınız … ?

Cevap … 12 …  Bir kulun Rububiyet konusunda Tevhidi gerçekleştirebilmesi için, biraz önceki bahsini ettiğimiz İsbat ve Nefy kaidesi çerçevesinde hareket etmesi gerekir…

Bu konuda birkaç misal verecek olur isek :

= Allah’ın öldüren ve dirilten olduğunu kabul edip, O’ndan başka hiç bir varlığın da öldürme ve diriltme gücüne sahip olmadığını kabul etmek, O’nu bu konuda Tevhid etmek demektir.

= Kainatı idare edenin Allah olduğunu kabul edip, O’ndan başka hiçbir yaratığın da idarede en ufak bir tasarrufunun olmadığına inanmak, Allah’ı bu konuda tevhid etmek demektir.

= Gökten yağmuru ve karı yağdıranın Allah’u Azze ve Celle olduğunu kabul edip, bu hususta hiçbir kimsenin kar ve yağmur yağdırma gücüne sahip olmadığına inanmak, O’nu bu konuda birlemek  – yani tevhid – demektir.

 (((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 13 … İsim ve sıfatlar konusunda bir kul Tevhidi nasıl gerçekleştirebilir, bunu bir iki misalle anlatır mısınız … ?

Cevap … 13 … Bir kulun İsim ve sıfatlar konusunda da Tevhidi gerçekleştirebilmesi için, yine az önceki bahsini ettiğimiz İsbat ve Nefy kaidesi çerçevesinde hareket etmesi gerekir…

Tevhidin bu bölümü ile alakalı takip edilmesi gereken yol ise, Allah’ın yüce kitabı Kur’anda ve Rasulünün sünneti seniyesinde bizzat kendisini isimlendirdiği isimlerle isimlendirmek, vasıflandırdığı sıfatlarla da vasıflandırmaktır…

 Başka bir ifadeyle ; Yüce Rabbimizin – isim ve sıfatları ile alakalı – kendisi hakkında isbat ettiğinin kabul edilmesi, nefyettiğinin de reddedilmesidir…

Bu konuda da birkaç misal verecek olur isek Örneğin ;

= Allah’u Azze ve Celle’nin istiva sıfatını kabul etmek ve bunu mahlukatın istivasına benzetmemektir… İşte bu, O’nu konu da Tevhid etmek demektir.

= Allah’u Azze ve Celle’nin Gözü ve görme sıfatını kabullenmek ve bu sıfatının da hiçbir mahlukatın sıfatına benzemediğine inanmak, O’nu bu konu da tevhid etmek demektir.

= Allah’u Azze ve Celle’nin el sıfatını kabul etmek ve bunu mahlukatın  eline benzetmemek, O’nu bu konu da tevhid etmek demektir…

(((((((((((((((((   …….   ))))))))))))))))) 

Soru … 14 … İsim ve sıfatlar konusunda isbat ve nefy kuralını anlatan en açık delil hangisidir … ?

Cevap … 14 … İsim ve sıfatlar konusunda isbat ve nefy kuralını anlatan en açık delil şudur :

لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ  

“… Onun mislisi gibi hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir ”  Şura : 11.Ay

“ O’nun mislisi gibi hiçbir şey yoktur ” sözünde teşbih ve benzerliği reddetme vardır …  ” O, işitendir, görendir ” sözünde ise ilhad ve ta’tili reddetme vardır…

Bu kuralı daha açık ve anlaşılır bir şekilde şöyle de ifadelendirebiliriz ;

“ Bir kul, Allah’u Teala’nın ” O işitendir, görendir ” sözüyle, Rabbinin işiten ve gören olduğunu kabul etmesi, “ O’nun mislisi gibi hiçbir şey yoktur ” sözü gereyi de Allah’u Teala’nın işitme ve görmesinin hiçbir şeye benzemediğini kabul etmesi gerekir… İşte bir kulun İsim ve Sıfatlarla alakalı takip edeceği en önemli kuralı bu olmalıdır…

Değerli kardeşlerim … ! 
Unutmayınız ki bu ümmetin selefi ve önde gelen güzide imamları, Allah’u Teala’yı herhangi bir şeye benzetmekten kaçınarak, tahrif ve ta’tile sapmadan Allah’ın kendisi için isbat ettiği isim ve sıfatları olduğu gibi kabul etmişler, kendisi hakkında nefyettiği şeyleri de inkara sapmadan reddetmişlerdir.

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

ALLAH’I NASIL TANIYABİLİR  VE O’NU İSİM VE SIFATLARI KONUSUNDA NASIL TEVHİD EDEBİLİRİZ ?

Soru … 15 … Allah’u Tealayı İsim ve sıfatları ile tanımamızı kendisi mi emretmiştir … ?   Çünkü bu gibi mevzuları çevremizde dile getirdiğimiz zaman, bu konuların açılmamasını ve bu hususların fuzuli şeyler olduğunu söyleyen kimseler vardır…

Cevap … 15 … Ey Müslüman şunu asla unutma ki, yüce Allah kendisinin gereği gibi tanınmasını istemiş ve bunu emretmiştir… Şüphesiz ki Allah’u Teala’yı tanımanın en güzel yolu da, ancak O’nun isim ve sıfatlarını bilmekle olur…

Rabbimiz kerim kitabında en güzel isim ve sıfatların kendisinin olduğunu söylemiş, onların  güzelce öğrenilmesini istemiş ve İsim ve sıfatları konusunda eğriliğe sapanları da şöyle kınamıştır : 

وَلِلّهِ الأَسْمَاء الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا وَذَرُواْ الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي أَسْمَآئِهِ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُواْ يَعْمَلُو

“ En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na onlarla dua edin ve O’nun isimleri hakkında eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını çekeceklerdir. ”  A’raf : 180.Ay.

وَ مَا  قَدَرُوا اللَّهَ  حَقَّ  قَدْرِهِ  وَالْأَرْضُ  جَمِيعاً  قَبْضَتُهُ  يَوْمَ الْقِيَامَةِ  وَالسَّماوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ

“ Onlar Allah’ı gereği gibi bilemediler. Halbuki kıyamet günü yer tamamen O’nun avucu içindedir. Göklerde sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir. ”   Zümer : 67.Ay.

Görüldüğü gibi burada, Allah’ı gereği gibi tanıyamama, O’nun kadrini kıymetini bilememe, Allah’a ortak koşanların vasfı olduğu anlatıldığı gibi, Allah’ın isim ve sıfatları hakkında ilhad’a  – yani eğriliğe – sapanlar da kınanmış ve bunun cezasını çekecekleri bildirilmiştir… Bu da gösteriyor ki ; Allah’u Teala kendisinin gereği gibi tanınmasını istiyor…

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 16 … Allah’u Teala’nın İsim ve sıfatlarından bazılarını delilleriyle beraber zikredebilir misiniz … ?  

Cevap … 16 … Yüce Allah’ın birçok isim ve sıfatları vardır… Bunlardan bazıları şunlardır :

1 – Allah’u Azze ve Celle’nin HAYAT sıfatı :

“ Allah ki O’ndan başka ilah yoktur, daima diri ve yaratıklarını koruyup yöneticidir… “  A’li İmran : 2.Ay.

2 – Allah’u Azze ve Celle’nin NEFİS sıfatı :


“ ….. – İsa şöyle demişti – Sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben senin nefsinde olanı bilmem. Çünkü gaybı bilen yalnız Sensin. “  
  Maide : 116.Ay.

“ Seni kendi nefsim için seçtim. “     Taha : 41.Ay.

3 – Allah’u Azze ve Celle’nin VECH ( yüz ) sıfatı :

“ Yalnız Rabb’inin celal ve ikranı sahibi yüzü baki kalacaktır. “  Rahman : 27.Ay.

4 – Allah’u Azze ve Celle’nin İRADE sıfatı :

“ O’nun işi, bir şeyin olmasını istedimi – irade etti mi – ona sadece “ ol “ der, o da hemen oluverir. “  
   Yasin : 82.Ay.

5 – Allah’u Azze ve Celle’nin AYN ( göz ) sıfatı :

“ Ey Musa gözümün önümde büyüyesin diye senin üzerine benden sevgi koydum …..”   Taha : 38.Ay.

“ Daveti reddedilmiş olan Nuh’a bir mükafat olmak üzere verdiğimiz gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. “     
Kamer : 14.Ay.

6 – Allah’u Azze ve Celle’nin KELAM  ( konuşma ) sıfatı :


“ ….. Allah Musa ile konuşmuştu. “ 
   Nisa : 196.Ay.

“ Musa, tayin ettiğimiz vakitte bizimle buluşmaya gelince, Rabbi onunla konuştu … “  
A’raf : 143.Ay.

7 – Allah’u Azze ve Celle’nin SEMİ’ ( işitme ) sıfatı :


“ O’na benzer hiçbir şey yoktur. 0 işitendir görendir. “
   Şura : 11.Ay.

“ Doğrusu Allah işiticidir …… “    Hacc : 61.Ay.

“ Allah fakir, biz ise zenginiz, diyenlerin sözlerini and olsun ki Allah işitti … “

 Ali İmran : 181.Ay.

8 – Allah’u Azze ve Celle’nin HUBB ( sevme ) sıfatı :

“ …. O onları sever, onlar da O Allah’ı severler…… “
    Maide : 54.Ay.

9 – Allah’u Azze ve Celle’nin YED ( el ) sıfatı :


“ Rabb’in ona dedi ki : “ Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir. Büyüklük mü tasladın yoksa yücelerden mi oldu ? “ 
Sa’d : 75.Ay.

“ Yahudiler : “ Allah’ın eli bağlıdır “ dediler. Kendi elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır Allah’ın iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. “    
Maide : 64.Ay.

10 – Allah’u Azze ve Celle’nin KADEM ( ayak ) sıfatı :


“ … Fakat cehennem dolmak bilmez. Nihayet Allah ayağını onun üzerine kor, o da yetişir, yetişir der. İşte o zaman cehennem dolar ve bazısı bazısına büzülür…“

Buhari : 4849 – 4785 – Müslim : 2846 / 35-36-37-38

11 – Allah’u Azze ve Celle’nin MECİ ( geliş ) sıfatı :

“ Onlar buluttan gölgeler içinde Allah’ın ve meleklerin gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar  ? “
    Bakara : 210.Ay.

“ İman etmek için meleklerin gelmesini, ya da Rabb’inin gelmesini, ya da Rabb’inin bazı Ayet’lerinin gelmesini mi bekliyorlar ? … “  
En’am : 158.Ay.

“ Hayır, yer tümüyle parça parça olduğu ve meleklerin saf saf dizilip Rabb’in geldiği zaman ; o gün cehennem getirilir ve insan yaptıklarını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası olur ki  “   
Fecr : 21 – 22 – 23.Ay.

12 – Allah’u Azze ve Celle’nin NUZUL  ( iniş ) sıfatı :


“ …
 Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu : Gecenin son üçte biri kaldığı zaman Rabbimiz tebareke ve teala, her gece dünya semasına iner ve : Kim bana dua ederse onun duasına icabet ederim… Benden kim bir hacetini isterse onun hacetini veririm… Benden kim mağfiret dilerse onu mağfiret ederim, buyurur. “

Buhari : 1145 –Ter : 1094 – Müslim : 758 / 168 – Malik : 1 / 214 – Ahmed : 2 / 487 – Ebu Davud : 1315 – İbn Ebi Asım : 492 – es-Sünne – Beyhaki  : 3 / 2 – Nesei : 480 – Amelil-Yevm – İbni Mace : 1366 – Tirmizi : 446 – İbni Hibban : 920

13 – Allah’u Azze ve Celle’nin Arşa İSTİVA sıfatı :


 Rahman – olan Allah – arşa istiva etti. “   Taha : 5 – A’raf : 54 – Yunus : 3 – Ra’d : 2 – Furkan : 59 – Secde : 4 –  Hadid : 4
” … Ebu Hureyre r.a dan. şöyle dedi : Nebi s.a.v şöyle dedi : Allah’u Azze ve Celle mahlukâtı yarattıktan sonra, yanında bulunan kitaba şöyle yazdı : rahmetim gadabımı geçmiştir. Bu kitap arşın üstünde Allah’ın yanındadır. ”  

Buhari : 6.c.2985.s – 16.c.7425 – 7426.s – Ahmed : 2 / 258

{ … Ebu Zerr r.a dan, şöyle dedi : Bir gün tam güneşin batacağı esnada Rasulullah s.a.v ile beraber mescid’de bulunuyordum. Bana hitaben : Biliyormusun bu güneş nereye gidiyor, Ya Eba Zerr, dedi : Ben : Allah ve Rasulü en iyi bilendir Ya Rasulallah, dedim : Devam ederek dedi ki : Muhakkak ki o Arşın altında Rabbisinin önünde secde etmeye gidiyor. }

Buhari : 4802 – Müslim : 1.C.159.N – İbnu Mende : 1012 – Ahmed : 5 / 152 

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 17 … Allah’u Teala’nın İsim ve sıfatları gibi,  kullarında aynı kelimelerle ifade edilen isim ve sıfatları var … Bu şekildeki bir isim benzerliğini nasıl anlamamız gerekir … ? … Bunu izah ederseniz memnun oluruz …  

Cevap … 17 …  Bu konuda meseleyi anlamaktan aciz kalan kimselerin içerisine düştüğü hataların en büyüğü, Allah ile kulları arasındaki isim benzerliğinin, müsemmada da benzerlik kabul edileceğinden dolayı, bazı sıfatları kabule yanaşmamalarıdır… Böylece yağmurdan kaçayım derken doluya tutulmuşlardır…

Yani ; “ eğer zikredilen bu sıfatları Allah için var sayarsak, O’nu mahlukata benzetmiş oluruz ” mantığından hareketle, Allah için isbat edilmiş bir çok sıfatı ya inkar etmişlerdir, yada te’vile kalkışmışlardır.

Halbu ki “ isimlerdeki müştereklik, müsemmadaki müşterekliği gerektirmez ”

1 = Biz Allah’u Azze ve Celle’nin “ ALİM ” sıfatını kabul ettiğimiz gibi kullarından da alim olanların varlığını kabul ediyoruz…

 Çünkü Rabbimiz bu sıfatı kendisi için zikrettiği gibi, kulları için de zikreder.

وهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ  

“ O, her şeyi bilendir  “En’am : 101

Ayetiyle kendi  “ ALİM ” sıfatını zikretmiş…

“….. Biz onu alim bir erkek evlatla müjdeledik ”  Zariyat : 28

Ayetiyle de kullarının da “ ALİM ” sıfatı olduğunu zikretmiştir.

Ama hiç şüphe yok ki, Allah’u Teala’nın Alimliği ile İbrahim Peygambere müjdelenen İshak a.s’ın alim’liği bir değildir… Allah’u Azze ve Celle’nin ilmi bütün noksanlıklardan münezzeh bir ilim, İshak’ın ilmi ise bir çok noksanlıklarla dolu olan bir ilimdir…

2 =
 Ve yine, Allah’u Teala’nın şevkat ve merhamet sıfatının olduğuna inandığımız gibi, kullarının da şevkat ve merhamet sıfatının olduğunu kabul ederiz … Rabbimiz yine :

                              إِنَّهُ بِهِمْ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ  …… “

“ … O, onlara  karşı  çok  şevkatli, çok  merhametlidir. ”   Tevbe : 117.Ay.

Ayetiyle kendi şevkat ve merhamet sıfatını zikretmiştir.

لَقَدْ جَاءكُمْ  رَسُولٌ  مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ  مَا عَنِتُّمْ  حَرِيصٌ عَلَيْكُم  بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

“ Andolsunki, içinizden size öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir ; size düşkün, mü’minlere karşı şevkatli ve merhametlidir.”

  Tevbe : 128.Ay.

Ayetiyle de, kullarının şevkat ve merhamet sıfatlarının olduğunu zikretmiştir… Şimdi  burada  da  elbetteki  şuurlu  ve basiretli bir inananın anlaması gereken ; Yüce yaratıcının şevkat ve merhametiyle, O’nun kullarının şevkat ve merhametinin aynı olmadığıdır.

Allah Rasulü s.a.v’in bir hadisi şeriflerinde buyurduğu gibi :

“ Allah’u Teala rahmetini yüz parçaya böldü ve doksan dokuzsunu yanında tutup, bir parçasının yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça sebebiyle bütün yaratıklar birbirine merhamet ederler…. ” 
  

Buhari : 13.c.5997.s

Bu açık delil gösteriyor ki, Allah’ın sıfatları ile kullarının sıfatları birbirinden çok farklıdır. Müşterek olan, sadece isim benzerliğidir.

3 = Rabbimiz Allah’u Azze ve Celle yine kerim kitabında kendi nefsini işitir ve görür sıfatlarıyla vasıflandırmıştır :

                                                                                            إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ

“…… Şüphesiz ki Allah, işitendir. Görendir. ”   Lokman : 28.Ay.

Bununla beraber, kullarının da işitir ve görür olduklarını zikreder :  

“ Biz insanı, halden hale geçirdiğimiz karışık bir nutfeden yarattık ve onu şitici ve görücü yaptık. ” 
 İnsan : 2.Ay.

4 = Allah’u Teala kendi nefsini “ HAYAT ” sıfatıyla vasıflandırarak ;

 Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur, daima diri ve kendi zatıyla her şeyi ayakta tutarlr. “A’li İmran : 2.Ay.

buyurmuş ve kulları hakkında da :

“ Her hayat sahibi şeyi sudan yarattık ….. ” 
 Enbiya : 30.Ay.

buyurarak, onların da “ HAYAT ” sahibi olduklarını bildirmiştir.

5 = Rabbimiz yine kendisi hakkında İSTİVA sıfatından bahseder … Yani Arşının üzerinde olduğunu, oraya yüceldiğini, yükseldiğini ve kurulduğunu anlatır…

الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَ

“ Rahman – olan Allah – Arş’a istiva etmiştir. ”

      Taha : 5 – A’raf : 54 –Secde : 4 – Rad : 2 – Yunus : 3 – Furkan : 59 – Hadid : 4

Allah’u Teala kendisi hakkında istiva sıfatını zikrettiği gibi, mahlukatının da aynı sıfatı olduğunu haber vermiştir :    

   وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ … 

“ Gemi cudi üzerine İSTİVA etti – yükseldi, yerleşti, kuruldu – ”  Hud : 44.Ay.

                                                                                         “ ……    لِتَسْتَوُوا عَلَى ظُهُورِهِ

“ …. Hayvanlar yarattı ki Sırtlarına İSTİVA edesiniz diye. – yani sırtlarına  yerleşesiniz, oturasınız ve kurulasınız –  diye … ”   Zuhruf : 12 – 13.Ay.

Hulasa, Rabbimizin burada zikretmediğimiz daha bir çok isim ve sıfatları var ki, bunlar kendisi için isbat edildiği gibi, kulları içinde zikredilmiştir…

Ama biraz önce de ifade ettiğimiz gibi, bu benzerlik sadece ve sadece isim yönüyle bir benzerliktir, müsemma yönüyle değildir… Çünkü müsemma yönüyle kulların sıfatları,  Allah’ın sıfatlarından çok çok başkadır…

Daha doğrusu, Allah’u Teala’nın sıfatlarının eşi ve benzeri olmadığı gibi, bütün kusur ve noksanlıklardan da beridir, münezzehtir … Ama kulların ki öyle değildir… Onlar her konuda noksandırlar, acizdirler, cılızdırlar.

Öyleyse isim ve sıfatlar konusunda söylenmesi gereken en güzel söz ;

“ Eğer bir kul, İsim ve Sıfatlar konusunda Tevhidi gerçekleştirmek istiyorsa, Şanı yüce Rabbimizin gerek Kur’an’da ve gerekse sahih Sünnet’te haber verdiği isim ve sıfatlarına iman edip, onları tahrif’ten, te’vilden, ta’til’den, teşbih’ten, tekyif’ten ve temsil’den uzak bir anlayışla kabul etmesi gerekir “


taki, bu konuda Allah’ın üzerindeki hakkını yerine getirebilsin…

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 18 … Az önceki bölümde Allah’u Teala’nın İsim ve sıfatları ile alakalı kaçınmamız gereken ifadelerden bahsettiniz …. tahrif, te’vil, ta’til gibi … ifadeler … Bunların anlamlarını izah eder misiniz … ? 

Cevap … 18 …  Bir önceki bölümde de dediğimiz gibi bir Müslüman İsim ve sıfatlar konusunda tahrif’ten, te’vilden, ta’til’den, teşbih’ten, tekyif’ten ve temsil’den uzak durması gerekir … Bu kelimelerin anlamları ise ;

TE’VİL …  : Sözü çevirme, söze ayrı mana vermeye kalkışma,yorumlama ve kullanılan ifadeleri zahiri manasından çıkarma…
TEŞBİH … : Benzetmek, benzetilmek, vasvetmek, bir vasıfta saymak…
TAHRİF … : Harflerin yerini değiştirmek, bozmak, ibarenin manasını değiştirmek,başka tarafa meylettirmek.
TA’TİL … : Bir şeyin veya kavramın içerisini boşaltmak ve terk etmek demektir.
TEKYİF … : Keyfiyetini belirtmek, niteliğini ve niceliğini anlatmak.
İSTİVA  … : Oturma, yerleşme, kurulma, karar kılma.
İLHAD … : Eğilme, eğriliğe sapma.
İSBAT … : Olumlu, anlatılanı olduğu gibi kabul etme.
NEFY … : Olumsuz, reddetmek, kabul etmemek.
MÜSEMMA … :  İsimlendirilen şey.
TEMSİL … : Bir şeye örnek.

ULUHİYET TEVHİDİ KONUSUNDA … BİR KUL NASIL MUVAHHİD OLABİLİR … ? 

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 19 … Bir kul Uluhiyet Tevhidini nasıl gerçekleştirebilir, bunu bir iki misalle anlatır mısınız … ?

Cevap … 19 …  Değerli Müslüman … ! unutmaki bu konuda bir kulun  Tevhidi gerçekleştirebilmesi için, önceki bölümlerde bahsini ettiğimiz gibi aynen İsbat ve Nefy  kaidesi çerçevesinde hareket etmesi gerekir…

Bu konuda ki kural ise şudur : 
Yapılan bütün ibadetleri hiçbir ortak tanımadan ve hiçbir şeye bir pay, bir nasip ayırmadan o ibadeti yalnız ve yalnız Allah için yapmaktır…

Örneğin ; sadece ve sadece Allah için Namaz kılınır, Hacc yapılır, Oruç tutulur ve Zekat verilir… O’ndan başkasına ibadet edilemeyeceği gibi, O’ndan başkasının rızası aranarak ta asla ibadet edilmez … Bununla beraber bu ibadetleri gerçekleştirirken hiç kimseye bir pay, bir nasip ayrılmamalı …

(((((((((((((((((   …….   )))))))))))))))))

Soru … 20 … Bu konuya delil olan birkaç Ayet ve Hadis zikredebilir misiniz … ?

Cevap … 20 … Bu konunun en açık ve net delillerinden bazıları şunlardır :

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

  قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ  

“ De ki : ” Şüphesiz ki benim Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir. “    En’am : 162.Ay.

Bu Ayeti celilenin açık mesajından da anlaşıldığı gibi, bir kulun Muvahhid olabilmesi için, bütün ibadetlerini sadece ve sadece Allah için yapması ve hiç kimseye o ibadetten bir pay, bir nasip ayırmamasıdır…

Rabbimiz kerim kitabında yine şöyle buyurur :

وَاسْأَلْ مَنْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رُّسُلِنَا أَجَعَلْنَا مِن دُونِ الرَّحْمَنِ آلِهَةً يُعْبَدُونَ

“ – Ey Muhammed – Senden önce gönderdiğimiz Rasullere sor bakalım, Rahman olan – Allah’tan –  başka  kendisine ibadet edilecek ilahlar meşru kılmışmıyız ? “  Zuhruf : 45.Ay.

Allah’u Teala bu sorunun cevabını başka bir Ayeti celilesinde şöyle veriyor :   

وَمَا أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِي إِلَيْهِ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنَا فَاعْبُدُونِ

“ – Ey Muhammed – Senden önce hiçbir Peygamber göndermedik ki ona “ benden başka ilah yoktur ; bu itibarla bana ibadet edin ” diye vahyetmiş olmayayım. ”   Enbiya : 25.Ay

Bu Ayetlerden de anlaşıldığı gibi, tüm ibadetler gerçek ilah olan Allah’a yapılır… Çünkü ; “ la ma’bude bi hakkin illallah “ … “ Allah’tan başka kendisine hakkıyla ibadet edilecek bir ma’bud yoktur “

Rabbimiz yine şöyle buyurur                                            

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُواْ اللّهَ وَاجْتَنِبُواْ الطَّاغُوتَ “……

“ Biz her ümmete, yalnız Allah’a ibadet edin, Tağut’tan da sakının diye bir Peygamber  göndermişizdir……… “    Nahl : 36.Ay.

“ … Allah Rasulü s.a.v ise bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Kıyamete yakın kılıçla gönderildim. Ta ki, ortağı olmayan tek Allah’a ibadet edilsin. Rızkım, mızrağımın gölgesinde kılındı. Emrime karşı gelenler için ise zillet ve aşağılık vardır. Her kim bir kavme benzerse, o onlardandır. ” 

Ahmed : 2.50.92

Hulasa bu ve emsali delillerde anlatıldığı gibi, Rabbini Uluhiyet konusunda Tevhid etmek isteyen bir kul ;

“ İbadet adı altında her ne var ise, onu sadece ve sadece Allah’a takdim edecek ve O’na hiçbir şeyi de ortak koşmayacaktır … “


Çünkü bu, Allah’ın kulları üzerindeki en büyük hakkıdır …

“ … 
Allah Rasulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :
– Ey Muaz ! Bilir misin Allah’ın kulları üzerindeki hakkı nedir ?  dedim ki :
– Allah ve Rasulü en iyi bilendir. Rasulullah s.a.v buyurdular ki :
– Allah’ın kulları üzerindeki hakkı ; O’na hiçbir şeyi ortak koşmadan ibadet etmeleridir. “

Buhari : 6.c.2690.s – Tirmizi : 4.c.2781.n

Ve bu konuda Allah Rasulü s.a.v’in bir müjdesi var ki, o da ; Kullar Allah’a hakkıyla ibadet eder ve Tevhidi gerçekleştirirler ise, Allah’ın onlara azab etmeyeceğidir…

“  … Muaz r.a dedi ki : Allah Rasulü s.a.v  şöyle buyurdu : ……
– Ey Muaz ! Bilir misin kullar Tevhidi gerçekleştirdikten sonra Allah’ın  üzerindeki hakkları nedir ?  dedim ki :
– Allah ve Rasulü en iyi bilendir. Rasulullah s.a.v buyurdular ki :
– Allah’ın onlara azap etmemesidir. ”    

Buhari : 6.c.2690.s – Tirmizi : 4.c.2781.n

Rabbim bizlere her konuda Allah’ı Tevhid eden Muvahhid kullar olmamızı nasibeylesin…

                         Amin

                 Ve’l hamdu lillahi rabbil alemin 

                               Tacuddin el Bayburdi