Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Sünneti Vahy kabul etmeyen bir kimse Rasulü Allah’a ortak koşmuş olur

Ey inandığını söyleyenler… ! Şunu asla unutmayınız ki ; Sünneti kabul edipte onun vahy olduğunu kabul etmeyen bir kimse, Rasulullah s.a.v’i Allah’tan başka kanun koyucu, hüküm koyucu, helal ve haram koyucu ve Allah’a ait olan bu dinin, ibadet şekil ve şemalini belirleyici biri olarak kabul etmiş olur… Ki Allah korusun bu, Allah’tan başka ilah edinmek olur… Ve bu cürmün adı da şirktir…

Sünneti – hadisleri – kabul veya reddederken aklına göre hareket edip, ona uyanı kabul eden, uymayanı ise reddeden kimse ise, aklına uluhiyet makamı tanımış ve onu ilah edinmiş olur … Ki, bu cürmün adı da şirk’tir … 

Kur’an bana yeter deyipte sünneti inkar eden kimse ise, Allah’ın indirdiği şeriatın bir kısmını kabul eden bir kısmını da inkar eden kafir bir kimse olur …

Ey inandığını söyleyenler … ! eğer gerçekten sağlıklı bir Din yaşamak istiyorsan, aşağıda zikredeceğimiz bab başlıklarını kafana güzelce yaz ve altındaki bilgilere göre hareket et.

1 = ALLAH’IN  KULLARINA  İNDİRDİĞİ  KİTAP  VE  SÜNNETTİR

Değerli kardeşlerim … !
 şunu asla unutmayınız ki, Allah’ın yüce tevhid dini olan islam, her devirde insanlara iki kaynaktan gelmektedir… Bunların  birincisi  Allah’ın  kitabı, ikincisi ise O’nun elçilerinin sünnetidir…

Bunlar et ve tırnak gibi birbirlerinden ayrılmayan iki unsurdur… Bunların birini diğerinden ayırdığınız zaman ne dinin gerçek manası anlaşılabilir, ne de sıratı mutsakim bulunabilir.

Allah’ın Muhammed ümmeti için indirdiği kaynak da iki’dir… Bunların birinin adı Kur’an, diğerinin adı ise Sünnet’tir … Rabbimiz bunu kerim kitabında isimlendirirken şöyle buyurur…  

  وَأَنزَلَ اللّهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُ وَكَانَ فَضْلُ اللّهِ عَلَيْكَ عَظِيماً

“ … Allah sana Kitabı ve Hikmeti indirdi. Ve bununla sana bilmediğin şeyleri öğretti. Allah’ın senin üzerindeki fazlu keremi çok büyüktür. “  Nisa: 113.Ay.

“… AllahRasulü s.a.v de bu konuda şöyle buyuruyor  :  Dikkat edin ! Bana Kur’an ve  bir de misli verildi … “ 

Ebu Davud : 5.c.4604.n

2 = RASULÜN DİN ADINA KONUŞMALARI VAHYE DAYALIDIR

Bakınız Allah’u Azze ve Celle Kerim kitabında ne buyuruyor :

وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى   إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى

” O kendi hevasından konuşmaz. Onun konuşmaları kendisine ilka edilen vahy’den başka bir şey değildir “   Necm : 3.4.Ay

Bu Ayeti kerime açıkça ifade ediyorki Rasulullah s.a.v’in şeriatla alakalı bütün konuşmaları vahye dayalıdır… Çünkü O, kendi heva ve arzusundan şeriatla ilgili bir şeyler konuşma yetkisine sahip değildir… O ne hüküm koyabilir, ne helal ve haram kılabilir ve ne de islama ait bir meseleye sınır çizebilir… O sadece Rabbinden aldığını ümmetine öğretir.

3 = RASULÜN  DİN ADINA  UYGULAMALARI  VAHYE  DAYALIDIR

          Rabbimiz yine şöyle buyurmaktadır :

 إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَى إِلَيَّ  

“… – Ey Rasulüm sen onlara de ki – Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ” 

Ahkaf : 9.Ay

Bu Ayeti kerimeye dikkat ederseniz eğer burada da , Rasulullah s.a.v’in din’le alakalı bütün tabi olduğu uygulamalar aynı şekilde vahye dayalı olduğu anlatılmaktadır…

        Dolayısiyle şimdi sormak gerekir … Sünnet nasıl vahy olmasın ki … ?

Hem ” Bu dinin şâri’si Allah’u Azze ve Celle’dir ” diyeceğiz … Hem ” Hüküm yalnız Allah’ındır diğeceğiz … Hem ” Allah’tan başka farz koyan olamaz “ diyeceğiz …  Hem ” Allah’tan başka helal ve haram sınırları hiç kimse çizemez “ diyeceğiz … Hem de kalkıp bu konuda Allah’ın Rasulünü hüküm koyucu, helal ve haram kılan,  Sabah namazını iki, öğlen namazını dört, ikindi namazını dört, akşam namazının üç rekat oluşunu ve hemde bunların farz olduğunu kendi başına belirlediğine inanacağız … !!

SunhanAllah … Bu çok korkunç bir tezat olur… Sizce Rasul bunları kendiliğinden mi farz kıldı dersiniz… ? … El Cevap … ?  Hayır …

         Bakınız bu konuda Allah’u Azze ve Celle ne buyuruyor :

 إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا أَرَاكَ اللّهُ 

“  Hakikat biz sana bu kitabı hak olarak indirdik ki , insanlar arasında  Allah’ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin … “   Nisa : 105.Ay.

Bu Ayeti celile, Kur’anın nasıl pratize edileceğini Allah’ın emrettiğini … Diğer bir ifadeyle, Kur’anda zikredilen ameli hükümlerin nasıl ve ne şekilde uygulanacağını, Allah’ın Rasulüne gösterdiği şeyler olduğunu açıkca anlatmaktadır … 

4 = ALLAH RASULÜ S.A.V KENDİSİNE İNEN VAHY İLE NAMAZLARIN REKAT SAYILARINI BELİRLEMİŞTİR

“… Bakınız AllahRasulü s.a.v de bu konuda ne buyuruyor  : Dikkat edin ! Bana Kur’an ve bir de misli verildi … ” 

Ebu Davud : 5.c.4604.n

“ … İbnu Abbas r.a şöyle dedi : “… Allah’u Teala öğle, ikindi, yatsı namazlarının hazar da dört, sefer halinde iki, harp halinde de bir rekat kılınmasını Nebi s.a.v’in diliyle farz kılmıştır…”

Müslim : 2.c.687.n – İbni Mace : 3.c.1068.n – Ebu Davud : 2.c.1198.1247.n 

5 = SÜNNETİN VAHY OLDUĞUNU ANALATAN AÇIK HADİSLER

“ … Rasulullah s.a.v bir hutbesinde şöyle buyurdular : … Allah bana vahyetti ki ; bir birinize karşı mütevazi ve alçak gönüllü olun. Hiç kimse bir başkasına karşı övünmesin… ” 

Müslim : 8.c.2865- 64.n

” … Ata İbnu ebi Rebah şöyle dedi : Bana safvan İbnu ebi Ya’la İbnu Umeyye şöyle haber verdi : Ya’la, keşke ben Rasulullah’ı, üzerine vahy indirildiği sırada bir görseydim, der dururdu.

Nihayet Peygamber s.a.v Cirane’de bulunduğu zaman, üzerinde bir kumaş kendisini gölgelendirmiş ve yanında da sahabilerinden bir takım insanlar bulunduğu sırada, güzel koku sürünmüş bir kimse yanına çıkageldi ve : Ya Rasulullah ! güzel koku suründükten sonra bir cübbe içinde Umre için İhrama giren kimse hakkında ne dersiniz ? diye sordu. Peygamber, bir müddet baktı. akabinde kendisine vahy geldi. Bunun üzerine Umer, Ya’la’ya ” gel ” diye işaret etti. Ya’la geldi ve başını, peygamberi örtmekte olan örtünün içine soktu, Peygamber’i yüzü kızarmış, uyuyan kimsenin gidip gelen nefesi gibi horulduyor vaziyette gördü. Peygamber’in hali bir müddet böyle devam etti. Sonra peygamberden bu hal sıyrıldı. Bunun üzerine Peygamber s.a.v : Biraz önce umreden bana sual soran kimse nerede ? diye sordu.Hemen o suali soran kimse arandı ve bulunup peygamber s.a.v in yanına getirildi. Peygamber : “ Sendeki kokuya gelince, onu üç kere yıka, üzerindeki cübbeye gelince, onu da çıkar, sonra haccın da yapmakta olduğun fiileri Umrede de yap ” buyurdu. 

Buhari : 11.c. 5079.s

“… İbnu Ömer r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v zamanında, sahabilerden birtakım insanlar rüya görürlerdi de, bu rüyalarını Rasulullah s.a.v’e anlatırlardı. Rasulullah s.a.v de o rüyalar hakkında Allah’ın dilediği tabirleri söylerdi … ”  

Buhari : 15.c.6899.s

“… Zeyd İbn Sabit r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Hudeybiye’de geceleyin yağmış olan yağmurdan sonra bizlere sabah namazını  kıldırdı. Namazdan selam verince yüzünü cemaate göndürdü ve :

“ Bilir misiniz, Rabbiniz ne buyurdu ? diye sordu. Dediler ki : Allah ve Rasulü en iyi bilendir. Rasulullah dedi ki: Allah’u Azze ve Celle buyurdu ki : Kullarımdan kimi bana mü’min, kimi de kafir olarak sabah etti. Her kim Allah’ın fadlı ve rahmetiyle üzerimize yağmur yağdı dediyse işte o bana iman etmiş, yıldıza iman etmemiştir. Her kim de üzerimize yıldız sebebiyle yağmur yağdı dediyse işte o, bana iman etmemiş, yıldıza iman etmiştir. “

                                                                                                       Müslim : 1.c.71.n

6 = VAHY GELMEDEN ÖNCE ALLAH RASULÜ S.A.V’DE DİĞER İNSANLAR GİBİYDİ

Değerli kardeşlerim … ! 
şu bir gerçektir ki, Allah’u Teala Muhammed Mustafaya vayh etmeden önce, o da dini meselelerde diğer insanlar gibi bir şey bilmiyordu… Rabbimiz bu konuda Peygamberine buyururyor ki :

“ … – Ey Muhammed biz sana vahyetmezden önce – Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun … “  Şura : 52.Ay

“…. Rasulullah s.a.v de bu konuda şöyle buyurdular : ” Bana vahy olunmayan mes’elelerde ben de sizin gibiyim  ” 

Mişkatu’l Mesabih : 1.c.51.69

“…  Zeyd bin Harise r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : ” Bana Cibril ilk vahiy getirdiğinde Abdesti ve namazı talim ettirdi. “

Ahmed : 4 / 161 – 17026.n – Camiu’s Sağir : 1.c.48.n

“ … Hallad b. es-Saib el-Ensari babasından rivayet ederek şöyle dedi : Rasulullah s.a.v buyurdu ki : Bana Cebrail a.s geldi. Ashabıma ve beraberim de bulunanlara tahlil veya telbiye – ikisinden birini kastediyor – getirirken seslerini yükseltmelerini kendilerine emretmemi bana emretti, buyurdu.”

Ebu Davud : 1814 – Nesei : 5/162 – Tirmizi : 820 – İbni Mace : 2922 – Malik :  1/334 Dare Kutni : 2/238 – Beyhaki :  9010 – Beğavi :  1867

Bu ve emsali delilleri çoğaltmak mümkündür… Bu delillerde de açıkca görüldüğü üzere Allah Rasulü s.a.v Din’le alakalı bütün meselelerde vahye tabi olmuştur.

                  Vel hamdu lillahi rabbil alemin


                                                       Tacuddin el Bayburdi