Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Tevhidin değeri ve kula sağladığı faydalar

Değerli kardeşlerim … ! Tevhidin inananların hayatındaki öneminden dolayı bu sohbet serisinde inşaallah onun değerinden ve kula sağladığı faydalarından bahsetmeye çalışacağız… Rabbim bu sohbet serisini hayırlara vesile kılsın ve bizlere de güzel bir anlayış versin…

Şüphesiz ki Tevhidin değerini anlatan yüzlerce Ayet ve hadis mevcuttur. Bunlardan bir tanesinde şöyle buyrulur : 


“ … Ebu Said el Hudri r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdularki : Musa rabbine dedi ki : “ ya rabbi ! bana seni hatırlayıp dua edebileceğim bir şey öğret “ Allah’u azze ve celle ona şöyle buyurdular : “ ey Musa ! “ La ilahe illallah ” de. Musa dedi ki : “ ey rabbim bunu kulların zaten diyorlar “ Bunun üzerine Allah’u azze ve celle ona şöyle buyurdular : “ ey Musa ! yedi gökler ve içerisinde bulunanlar ile yedi yerler bir kefeye konsa, La ilahe illallah ağır gelir. “

 HAKİM : 1 / 528 – İBNİ HİBBAN : MEVARİDU’Z ZAMAN 19 / 2324 

Bunun anlamı, değeri, kıymeti ve ağırlığı elbette ki kuru kuruya söylenen bir söz değildir…  Bunun anlamı ; manasını bilerek ve yaşayarak ortaya konan tevhidin, yerlerden ve göklerden daha değerli ve daha ağır olduğudur.

1 – Tevhid, insanlığın yaradılış gayesidir : 


Değerli kardeşlerim … ! unutmaynız ki tevhid insanlığın yaradılış ve bu aleme gönderiliş gayesidir. Bunu defalarca sair tevhid derslerinde anlatmaya çalışmıştık.


Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır.

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

 “ Ben, Cinleri ve İnsanları sadece bana ibadet etmeleri için yarattım ” ZARİYAT: 56.AY. 

Diğer bir ayeti Celilesinde ise                   

  وَاعْبُدُواْ اللّهَ وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئاً    

 “ Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın ”    NİSA : 36.AY.

Bu iki Ayeti kerime bize, insanlığın sadece ve sadece tevhid için yaratıldığını açıkça haber vermektedir.

Birinci ayeti kerime de, insanoğlunun sadece Allah’a ibadet etmeleri için yaratıldığını, ikinci Ayeti Kerimede ise insanoğlundan, ibadetlerinde hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmaması istenmiştir … İşte bunun adı tevhid’tir kardeşlerim. Yani bu iki Ayeti celilenin ortaya koyduğu anlam :

“ Vema halaktu’l cinne ve inse illa liyuvahhidun “

 “ Ben, Cin’leri, İnsanları sadece ve sadece beni tevhid etsinler diye yarattım “

2 – Tevhid, Allah’ın kulları üzerindeki en büyük hakkıdır :  

Değerli kardeşlerim … ! Ve yine unutmayalım ki Tevhid, Allah’ın kulları üzerindeki en büyük hakkıdır  


” … Muaz İbn Cebel r.a dan, şöyle demiştir : Ben bir seferde peygamberin bindiği Ufeyr denilen bir eşek üstünde  Peygamberin terkisinde idim. Peygamber  s.a.v bana  :
– Ya Muaz ! Allah’ın kulları üzerindeki hakkı  ve kulların  da  Allah  üzerinde  ki hakkı nedir bilir misin ? Diye sordu. Ben de :
– Bunu Allah ve Rasulü en iyi bilendir, dedim. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu :
– Allah’ın  kulları üzerindeki hakkı O’na ibadet edip ve hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır. Kulların Allah üzerindeki hakkı da, kendisine ortak koşmayan kimselere azap etmemesidir… ” 

BUHARİ : 6.C.2690.S – TİRMİZİ : 4.C.2781.N 

Allah Rasulü s.a.v’in bu açık ifadesinden de anlaşıldığı gibi Allah’ın kulları üzerindeki en büyük hakkı, O’nu tevhid etmeleridir…Yani gerek Rububiyetinde, gerek Uluhiyetinde ve gerekse İsim ve Sıfatlarında O’nu birlemeleridir …

3 – Tevhid, Rasullerin gönderiliş gayesidir : 


Değerli kardeşlerim … ! Unutmayalım ki Tevhid, Rasullerin gönderiliş gayesi ve Allah’u Azze ve Celle’nin ne öncekiler ve ne de sonrakiler için kendisinden başkasını din olarak kabul etmediği islam’ın temelidir.


O, Kerim kitabında şöyle buyurmaktadır  :

وَاسْأَلْ مَنْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رُّسُلِنَا أَجَعَلْنَا مِن دُونِ الرَّحْمَنِ آلِهَةً يُعْبَدُونَ

 “ Senden önce gönderdiğimiz resüllere sor bakalım, Rahman  olan – Allah’tan – başka  kendisine ibadet edilecek ilahlar meşru kılmışmıyız… ? ”  ZUHRUF : 45.AY.

Ve Allah’u Teala Ayetin cevabını kendisi vererek buyuruyor ki :


“ Senden önce hiçbir Rasul göndermedik ki ona “ benden başka ilah yoktur ; bu itibarla bana ibadet edin” diye vahyetmiş olmalıyım. ”   ENBİYA : 25.AY. 

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُواْ اللّهَ وَاجْتَنِبُواْ الطَّاغُوتَ “……

“ Biz her ümmete, yalnız Allah’a ibadet edin, tağut’tan da sakının diye bir Peygamber  göndermişizdir …… ”  NAHL : 36.AY.

Görüldüğü gibi bütün Peygamberlerin daveti ; Sadece ve sadece Allah’a ibadet edilmesi ve O’na hiçbir şeyin ortak koşulmaması, içindir…


4 – Tevhid, Nebi ve Rasullerin ilk davetidir : 


Değerli kardeşlerim … ! bütün Rasullerin daveti, ibadetin aslı esası ve amellerin kabul sebebi olan tevhide olmuştur… Onların tümü de kavimlerini tek olan Allah’a kulluğa davet etmişler ve  bu meselede ittifak etmişlerdir.

Rabbimiz bu konuyu kerim kitabında bizlere şöyle açıklar : 

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُواْ اللّهَ وَاجْتَنِبُواْ الطَّاغُوتَ “……

“ Biz her ümmete, yalnız Allah’a ibadet edin, tağut’tan da sakının diye bir Peygamber  göndermişizdir….. “   NAHL : 36.AY.

“ And olsun biz, Nuh’u kavmine gönderdik. Ey kavmim Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka  bir ilahınız yoktur….. dedi. “    
MU’MİNUN : 23

“ Semud – kavmine – de kardeşleri Salih’i gönderdik. O da kavmine dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka  bir ilahınız yoktur. “  
HUD : 61

“ Ad – kavmine – de kardeşleri Hud’u gönderdik, dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin Ondan başka sizin için hiçbir ilah yoktur. “  
HUD : 50

“ Medyene de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin Ondan başka sizin için bir ilah yoktur. “    
HUD : 84

İşte zikri geçen bu Ayetlerde görüldüğü gibi bütün resuller kavimlerine ; 


“ Ey kavmim ! Allah’a kulluk edin sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. “ 
mesajıyla gelmişlerdir.

Onların en faziletlisi ve sonuncusu olan Muhammed s.a.v’de aynı ifadeleri kullanarak ümmetine şöyle hitabetmiştir : 


“ De ki : Ben ancak bir uyarıcıyım. Tek ve kahredici Allah’tan başka ilah yoktur. “ 
  SAD : 65

“ … Allah Rasulü s.a.v’in de bir hadislarinde buyurduğu gibi : “ …….. Bütün peygamberler kardeştirler ve dinleri de birdir. “

BUHARİ : 7.c.3260.s – MÜSLİM :

5 – Tevhid, amellerin kabul sebebidir : 

Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki kendisiyle tevhidin gerçekleştirilmediği hiçbir ameli Allah’u azze ve celle kabul etmez… Onun içindir ki bu konuda şu kuralı kafanıza güzelce yazmalısınız :


“ Yapılan bütün ibadetler, hiçbir ortak tanımadan ve hiçbir şeye bir pay, bir nasip ayırmadan, o ibadetin yalnız ve yalnız Allah için yapılmalıdır … ”


Ameller ancak ve ancak bu minval üzere yapılırsa kabul görecektir. Çünkü tevhidi çizgide olmayan hiçbir kimsenin amelleri kabul olmayacaktır.


Rabbimiz bu konuda şöyle buyurur :


“ Gerçekten sana ve senden öncekilere şöyle vahy olundu : Eğer ( sen bile ) Allah’a ortak koşarsan, muhakkak amelin boşa gider. Ve elbette hüsrana uğrayanlardan olursun. “   
ZÜMER : 65

“ Kim küfrederse ( ya’ni iman’ın mucibi olan amelleri yapmaz kâfir olursa ) bütün yaptıkları batıl olmuştur : Ve o, Âhirette hüsrana uğrayanlardandır. “   
MAİDE : 5

Bu ve amsali delilleri çoğaltmak mümkündür… Bu delillerde anlatıldığı gibi, Tevhidi çizgide olmayan bir kimsenin ameli kabul görmez… Dolayısıyla konu başlığında da ifade edildiği  gibi, “ Tevhid, amellerin kabul sebebidir “ 

Allah’u Azze ve Celler bizlere ; her amelimizde kendisini birleyen kullarından olmamızı nasibeylesin …


6 – Tevhid, kılıçların sıyrılma sebebidir : 


“ … İbnu Ömer r.a’dan şöyle dedi : Rasûlullah s.a.v buyurdu ki : Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet, namazı kılana, zekâtı eda edinceye kadar insanlarla muharebe etmek bana emrolundu, Onlar bunları yapınca kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Ancak islâm’ın hakkı mukabili olmak müstesna, insanların (sair ve gizli işlerinden dolayı olan) hesabları da Allah’a âiddir. “   

BUHARİ : 25  – MÜSLİM : 22 

“ … Enes îbnu Mâlik r.a’dan, şöyle dedi : Rasûlullah s.a.v buyurdu ki : Ben insanlarla Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet edinceye, bizim Kıblemize dönünceye, bizim kestiğimizi yeyinceye ve bizim namazımızı kılıncaya kadar savaşmaklığım bana emredildi. Bunları yaptıkları takdirde canları ve mallan bize haram olur. Ancak ( islâm’ın hakkı müstesna ) ve Müslümanların, lehte veya aleyhde sahib oldukları bütün hukuka sahib olurlar. “

 Ebu Dâvud : 2641 – Tirmizi : 2611 – Ahmed : 2/161/269  

“ … Allah Rasulü s.a.v ise bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Kıyamete yakın kılıçla gönderildim. Ta ki , ortağı olmayan tek Allah’a ibadet edilsin. Rızkım, mızrağımın gölgesinde kılındı. Emrine karşı gelenler için ise zillet ve aşağılık vardır. Her kim bir kavme benzerse, o onlardandır ” 

Ahmed : 2.50.92

7 – Tevhid, ilk öğrenilmesi ve ilk öğretilmesi gereken ilimdir :

Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki ilimlerin başında ilk gelen Tevhid ilmidir. Kul, önce bunu bilmeli ve bunu öğrenmelidir… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :


“ Bil ki Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. ”   MUHAMMED : 19


” … Allah Rasulü s.a.v ise bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Kim La ilahe illallahın manasını bilerek ölürse cennete girer. “   

MÜSLİM : 1.C.26.N

Değerli kardeşlerim … ! ve yine bilmemiz gereken en önemli hususlardan birisi de, muhatabımıza ilk anlatacağımız şey Tevhid olmalıdır. 

Çünkü Allah Rasulü s.a.v muhataplarına ilk anlattığı şey tevhid olduğu gibi, davetçi olarak gönderdiği kimselere de, muhataplarına ilk önce tevhidi anlatmalarını öğretmiştir… Bunu en açık ve net bir şekilde muaz hadisinde görmekteyiz.


“ … İbn Abbâs r.a şöyle demiştir : Rasûlullah s.a.v Muâz ibn Cebel’i Yemen’e vâlî gönderdiği zamân, ona şöyle talimat verdi : ” Ey Muâz, sen Kitâb Ehli olan bir kavim üzerine vâlî gidiyorsun. Oraya vardığında ilk vazifen Yemenlileri yüce Allah’ı birleyip Tevhid etmelerine çağırmak olsun…“   

Buhari : 16.c.7247.s

Öyleyse hiç unutmayalım ki ; evvel emirde ilk öğreneceğimiz şey Tevhid olacağı gibi, etrafımızdaki insanlara anlatacağımız ilk şey de yine Tevhid olmalıdır … 

8 – Tevhid, yeryüzünün hakimi olma sebebidir : 


Değerli kardeşlerim … ! şunu asla unutmayınız ki Tevhid, korkuların emniyete çevrilme sebebi olduğu gibi, yeryüzünün de hakimi olma vesilesidir… Yani ; eğer inandığını söyleyenler Allah’a hakkıyla ibadet eder ve O’nu her konuda tevhid ederler se, Allah onları – belli bir mıntıkanın da değil – yeryüzünün hakimi kılar … 


Rabbimiz bu konuda kerim kitabında şöyle buyurur : 


“ Allah, içinizden iman edenlere ve salih ameller işleyenlere   va’detmiştir : Onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. – Bunu hak eden o – kimseler ki, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır. “    
Nur : 55

Bununla beraber şu hassas nokta da asla unutulmamalıdır ki ; eğer  Müslümanlar bugün zillet içerisinde, Kafirlerin boyunduruğu altında ve   yeryüzünün de hakimi konumunda değil iseler, bu demektir ki onlar, Allah’ın kendilerinden istediği Tevhidi gerçekleştiren ve bu çizgide yan yana gelen kimseler değillerdir … 


Çünkü eğer öyle olmuş olsaydılar, Allah mutlaka vadinde ( sözünde ) durur, korkularını emniyete çevirir ve onları yeryüzünün hakimi kılardı …  


9 – Tevhid, günahların affedilme sebebidir : 


“… Abdullah bin Amr bin el-Âs r.a’dan. Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu : 
Kıyamet günü bütün yaratıkların duyacağı biçimde ümmetimden bir adam çağırılır ve ona – günahlarının yazılı olduğu – doksan dokuz sicil – yâni büyük defter açılıp – yayılır. Her defter gözün görebildiği saha kadar uzundur. Sonra Allah Azze ve Celle o kula :
– Bu sicillerde yazılı günahlar dan bir şey inkâr eder misin ? buyurur. Kul : Hayır, ya Kabbi, der. sonra Allah ona :
– Kulların sevablarını ve günahlarını kaydedip tutan yazıcı melekler sanahaksızlık ettiler mi ? buyurur. Sonra yine Allah Azze ve Celle:
– Şu kadar günahlarına karşılık bir iyiliğin – hayrın var mı ? diye sorar. Bunun üzerine adam büyük bir korkuya kapılarak telaşından :
– Hayır hiç bir iyi amelim yok, diyecek. Sonra Allah Azze ve Celle :
– Bilâkis vardır. Şüphesiz katımızda senin bir takım iyi amellerin bulunur ve şüphesiz bu gün sana hiç bir zulüm yoktur, buyurur. Sonra o adam için bir yaprak kâğıt çıkarılır ki onda ” Eşhedü ellâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu  “ bulunur. Allah Rasulü s.a.v buyurdular ki :  Adam : Yâ Rabbi, şu koskoca büyük defterler yanında bu kağıt nedir ki ? der. Allah ona :
– Şüphesiz, sana zulüm edilmiyecek, buyurur. Sonra siciller – yâni günahlarının yazıh olduğu büyük defterler – terazinin bir kefesine konulur. Şehâdet kelimesinin yazılı olduğu kâğıd da terazinin diğer kefesine konulur ve tartılır. Büyük defterler hafif gelir ve o kağıt parçası ağır gelir.

Ravilerden Muhammed bin Yahya dedi ki : Bıtâka, kâğıt parçasıdır. Mısır halkı kâğıda Bıtâka derler. ” 

AHMED : 2 / 213.22 – İBNİ MACE : 10.C.43OO.N – TİRMİZİ İMAN : 17 

“ … Ebu Hureyre r.a dan ; Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Pazartesi ve perşenbe günlerinde cennet kapıları açılır da, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayan her bir mü’minin günahları mağfiret olunur. Ancak kendisi ile din kardeşi arasında kin ve düşmanlık bulunan kimse bu mağfiretten müstesna tutulur. O iki kişi hakkında ;  bir birleriyle barışıncaya kadar bu iki kişiyi mağfiretten geri tutun, geri tutun , geri tutun denilir. “  

 Müslim : 8.C.2565.

10 – Tevhid, Cennetin anahtarı ve onun kapılarını açan tek vesiledir :

“ … Ebu Eyyub r.a’dan, şöyle dedi : Rasulullah s.a.v’e biri geldi ve : “ Beni cennete yaklaştıracak ve ateşten uzaklaştıracak olan bir işe bana kılavuzluk eyle ki ben de o işi yapayım “ dedi. Rasûlullah s.a.v buyurdu ki : Kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayarak Allah’a ibadet edersin, namazı kılarsın, zekatı verirsin ve sana akrabalığı olanlara iyilik ekler durursun. O zat dönüp gidince Rasulullah s.a.v tekrar buyurdu ki : Bu adam emrolunduğu şeylere iyi tutunursa cennete girmiştir. “

  Müslim : 1.c.13/14.n

“ … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Her kim, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığını bilerek ölürse cennete girer. “  

 Müslim : 1.C.26.n

“ … Rasulullah s.a.v Muaz ibni Cebel’i Yemene vali olarak gönderirken : Ey Muaz ! Yemene vardığında yanına kitap ehli kimseler gelip sana muhakkak “ cennetin anahtarı nedir ? “ diye soru soracaklar. Sen onlara cevaben de ki : La ilahe illallah cümlesidir. Lakin bu tevhid kelimesi, Cennetin dişsiz anahtarıdır. Eğer cennetin kapısı önüne dişli anahtarla gelinirse o kapı açılır, değilse açılmaz, de. “   

Buhari : Tarih – Beyhaki : Sünen – Ebu Nuaym : Hilye  

“ …  Vehb İbni Münebbih’e ; La ilahe illallah  cennetin anahtarı değil midir ?  denildi. Vehb : Evet, anahtarıdır ; Lakin bu anahtarın muhakkakki kendisine mahsus bir takım dişleri vardır. Eğer cennetin kapısı önüne dişleri olan bir anahtarla gelinirsen o kapı sana açılır, değilse açılmaz, dedi “   

Buhari :3.C.1174.s

Öyleyse kim cennet ve cemalullah istiyorsa, Allah’a hakkıyla ibadet etsin ve ibadetlerinde de O’na hiçbir şeyi ortak koşmasın …

11 – Tevhid, Cehennemden kurtuluş vesilesidir : 


Ey Müslüman … ! unutmaki günahlarından dolayı cehennemi boylayacak kafir, müşrik ve munafıklar olacağı gibi, Müslümanlardan da oraya girecek olanlar olucaktır … Ama kafir, müşrik ve munafıklar orada ebedi kalıp tevhid ehl’i muvahhidler gühanlarının cezasını çekip çıkacaklardır…


Yani, Tevhidin o kadar büyük hatırı var ki Allah indinde, onun hatırına cennete sokacaktır kulunu … 


“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdu ki : “ … Nihayet Allah’u Teala, kulları arasında kazayı icra edipte sırf rahmetinden dolayı ateş  ehlinden  dilediklerini oradan çıkarmayı irade ettiğinde Meleklere ; İlahi rahmete nail olanlardan Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamış La İlahe İllallah diyenleri cehennemden çıkarsınlar diye ferman buyuracaktır. Melekler de bu kimseleri secde izlerinden tanıyarak ateşten çıkaracaklardır. Çünkü Allah Adem oğlundan secde izlerini yemeği ateşe haram kılmıştır … “

Buhari : 14.C.6472.s – Müslim :  1.C. 182. n 

Rabbimden niyazım ; bizleri cehenneminin tadına bakmadan, günahlarımızı bağışlayıp direk cennetine koysun …  Amin …

12 – Tevhid, kulu aziz ve şerefli kılan en güzel vesiledir : 


Ey Müslüman … ! unutmaki insanı hem dünyada hem de ahirette aziz ve şerefli kılan en güzel değer, Tevhid’tir… 

Diğer bir ifadeyle ; insanı şerefli ve izzetli kılan tek şey, kulun Allah’a bağlılığı, O’na itaati ve ibadetleriyle O’nu birlemesidir … 

Kim böyle yaparsa işte izzet ve şeref sahibi odur … Dolayısıyle İslami yaşantısı Tevhidi çizgide olmayanın ne izzetinden ne de şerefinden bahsetmek mümkün değildir …  


Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır : 


” Kim izzet ve şeref istiyor sa, bilsin ki, izzet ve şeref Allah’ındır … ”   
Fatır : 10

“ … Ebu Muğîre’nin… Temim ed-Dârî r.a dan rivayetine göre o, Allah Rasûlü s.a.v’i şöyle buyururken işitmiş : Muhakkak bu iş, ( yani İslam ) gece ve gündüzün ulaştığı her yere ulaşacaktır. Allah Teâlâ azizin izzeti veya zelilin zilleti ile bu dinini girdirmediği köy, kasaba ve şehir bırakmayacaktır. Öyle bir izzet ki Allah onunla İslâm’ı azız kılacak ; öyle bir zillet ki Allah bununla küfrü zelîl edecektir. “

Te­mim ed-Dârî yine şöyle diyor : Muhakkak ben bunu ehl-i beytimde ( yani akrabalarımda ) gördüm. Onlardan Müslüman olanlara hayır, şeref ve izzet isabet etti. Onlardan kâfir olanlar ise zillet, bayağılık, rezillik ve cizyeye dûçâr kaldılar.

İbni Kesir : 7.c.3465.s – Ahmed  – Darimi 

“ … Ömer r.a şöyle buyurdular : Biz çok zelil bir kavim idik. Allah’u azze ve celle bizi Tevhid dini İslam’la aziz kıldı. Biz izzeti ne zaman Allah’ın bizi aziz kıldığı yerden başkasında ararsak, Allah bizi yine  zelil kılar. “

 Ebu Nuaym Hilye : 1 / 49 – Hakim : İman. 1 / 62 

13 – Tevhid, insanın can ve mal güvenliğidir : 

Değerli kardeşlerim … ! unutmayalım ki Tevhid, insanın canını malını emniyette kılan en önemli ve en değerli bir vesiledir. 


Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :


“ Haram aylar çıkınca o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayıp hapsedin, geçit yerlerini tutun. Eğer tevbe edip namaz kılar ve zekatlarını verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. “   
Tevbe : 5

“ … Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Her kim “ Allah’tan başka ilah yoktur “ der ve O’ndan başka ibadet edilen şeyleri de reddederse, o kimsenin malı canı haram olur. – yani o kimseye dokunulmaz – gizli işlerinin hesabı da Allah’a aittir. “  

Müslim : 1.C.8.N

“ … Bize Atâ ibn Yezîd tahdîs etti. Ona da Ubeydullah ibn Adiyy tahdîs etti. Ona da Zuhre oğulları’nın yeminli dostu olan el-Mıkdâd ibn Amr el-Kindî tahdîs etmiştir. Bu zât, Bedir’de Peygam­ber s.a.v ile beraber hazır bulunmuştu; o şöyle demiştir : Bir kerresinde ben Rasulullah s.a.v’e :
— Yâ Rasûlallah ! Ben bir kâfirle karşılaşsam, onunla vuruşsak da o benim elimi kılıcı ile vurup koparsa, sonra benden kaçıp bir ağaca sığınsa da ” Ben Allah için müslümân oldum ” Lâ ilahe illallah ” dese, onu bu tevhîd kelimesini söyledikten sonra öldürebilir miyim ? dedim. Rasûlullah :
— ” Hayır sen onu öldürme  … ! ” buyurdu.
— Yâ Rasûlallah ! O benim iki elimden birisini kesti kopardı da, tevhîd kelimesini elimi kopardıktan sonra söyledi, ben onu öldürebi­lir miyim ? dedim. Rasûlullah : 
— ” Sakın onu öldürme ! Eğer öldürürsen o senin onu öldürmez­den evvelki vaziyetindedir !   Sen de onun söylediği tevhîd kelimesini söylemezden evvelki vaziyetindesin ( çünkü senin kanın kısas ile mübâh olmuştur ) ” buyurdu … “

  Buhari : 14.C.6716.S

“ … Bize Ebû Zabyân tahdîs edip şöyle dedi : Ben Usâme ibn Zeyd ibn Hârise r.a’dan işittim, o tahdîs ederek şöyle dedi : Rasulullah s.a.v bizi Cuheyne kabilesinden el-Huraka boyu üzerine cihâda göndermişti. Bizler sabah vakti o kavme baskın yaptık ve onları boz­guna uğrattık. Ben, Ensâr’dan bir adamla beraber onlardan bir kim­seye kavuştuk. Biz onu kuşatıp yakalayınca ” Lâ ilahe ille’llâh ” dedi. Bu tevhîd sözü üzerine Ensârî arkadaşım ondan kendini çekti. Fakat ben mızrağımı ona sapladım ve onu öldürdüm. Medine’ye geldiği­mizde bu hâdise Peygamber’e ulaştı da bana :
— ” Yâ Usâme ! Sen o adamı ‘ Lâ ilahe ille’llâhu ‘ demesinin ar­dından niçin öldürdün ? ” buyurdu. Ben :
— Yâ Rasûlallah ! O bu sözü ancak ölümden korktuğu için söy­lemiştir, dedim.  Rasûlullah :
— ” Sen onu “ la ilahe illallah “ demesinin ardından niçin öldür­dün ? ” buyurdu ve bu soruyu bana karşı devamlı tekrar ediyordu. Nihayet ben :
— Keski bu günden önce müslümân olmayaydım ! diye tememnî ettim. “

Buhari : 14.C.6720.S    
14 – Tevhid, kulu Allah’a yaklaştıran en önemli vesiledir : 

Değerli kardeşlerim … ! Tevhid’in kula sağladığı en önemli faydalardan biri de ; onu Allah’a yaklaştırmasıdır. 
Rabbimiz kitabında şöyle buyurur :

     فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَداً 

“ … Kim Rabbi’yle – O’nun razı olacağı şekilde – karşılaşmayı arzu ediyorsa Salih amel işlesin ve ibadetlerinde de Rabbi’sine ortak koşmasın …. “ Kehf : 110

Değerli kardeşlerim … ! işte burada insanı rabbine yaklaştıracak en güzel ve en mükemmel vesileden bahsedilmektedir… Ve o da ; Tevhid’tir. 


Yani, insanın Allah’a takdim ettiği ibadetlerinde hiçbir şeye bir pay, bir nasip ayırmadan, onu sadece ve sadece Allah için yapması, kendisini Allah’a yaklaştıracak en güzel bir vesiledir… Bundan daha güzel bir vesile düşünülemez.


Rabbimiz yine bir Ayeti celilesinde şöyle buyurur :


“ ….. Ey insanlar ! sizi bize yaklaştaracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır. Ancak iman eden ve Salih amel işleyen kimseler için durum böyle değildir. Onlar için, yaptıklarına karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet odalarında güven içindedirler ….. ”   
Sebe : 37

Değerli kardeşlerim … !  bu Ayeti celilede de yine görüldüğü gibi Rabbimiz açık ve net ifadelerle, kullarını kendisine yaklaştıracak olan iki önemli vesileden bahsetmektedir… Bu da onların, imanları ve Salih amelleridir …  


Salih amel de bilindiği gibi ; şirksiz – şaibesiz tertemiz bir amel demektir. Diğer bir ifadeyle ; Tevhidi çizgide olan Salih ve sahih bir amel demektir.


Değerli kardeşlerim … ! şüphesizki tevhidin değerini ve kula sağladığı faydaları anlatan daha bir çok Ayet ve Hadisler vardır… Ben burada sadece ve sadece çok önemli olanlarından yaklaşık 14 bölüme değindim… Umarım bununla Tevhidin değerini ve kula sağladığı faydaları, en azından ana hatlarıyla anlamışızdır… Sohbetime son vermeden önce rabbimden niyazım ;

Bizleri Tevhidi hakkıyla anlayan, kavrayan, ona uygun amel eden, onun hatırını her şeyin üzerinde tutan ve onu başkalarına anlatan basiretli kullarından eylesin.
 

Amin

                                                   Tacuddin el Bayburdi