Sabah namazının sünnetinin güneşin doğuşundan sonra kılına bilineceğinin delilleri:
Sabah namazının sünnetinin güneşin doğuşundan sonra kılınmasına dair delilleri zikretmeden önce, her namazın bir vakti olduğunu beyan eden ayeti kerimeyi hatırlayalım. Rabbimiz ayeti kerimede
Her Namazın Kendine Ait Bir Vakti Vardır
اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ كِتَاباً مَوْقُوتاً
“Şüphesiz ki namaz müminler üzerine vakitleri belirlenmiş bir farzdır.” (Nisa 103)
Ancak her namazın vakti olmasına rağmen kişinin kılması gereken bir namazı unutması veya gayr-ı ihtiyari olarak uyuması sebebiyle kaçırdığı bir namaz olması mümkündür. Uyuyan veya unutana gelince kalem ondan kaldırılmıştır. Aişe (rh) rivayet edilen bir hadisi şerifte Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır.
Kalem Üç Kişiden Kaldırıldı
رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلَاثَةٍ عَنِ النَّائِمِ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ، وَعَنِ الصَّبِيِّ حَتَّى يَحْتَلِمَ، وَعَنِ الْمَجْنُونِ حَتَّى يَعْقِلَ
“Kalem üç kişiden kaldırılmıştır. Uyuyan kişiden uyanıncaya kadar, çocuk ihtilam olana kadar ve mecnun kişi aklı gelene kadar” Ebu Davud 4403
Kılması Gereken Namazı Unutan ve Uyuduğu İçin Namazın Vaktini Kaçıran Kişi ne Yapar ?
Bir diğer hadisi şerifte ise unutan veya uyuyan kişinin uyandığı veya hatırladığı zaman namazını kılması emredilmektedir.
من نَسِيَ صَلَاةً فَلْيُصَلِّ إِذَا ذَكَرَهَا، لَا كَفَّارَةَ لَهَا إِلَّا ذَلِكَ:
“Her kim kılması gereken bir namazı unutursa hatırladığı zaman hemen onu kılsın. Bunun ondan başka bir kefareti yoktur.” (Buhari 572)
Yine bir hadisi şerifte Rasulullah (s.a.v.)
فمن نام عن صلاة فليصلها إذا استيقظ، ومن نسي صلاة فليصل إذا ذكر
“Her kim namazdan uyuya kalırsa (uyuduğu için kılamamış olursa) uyandığına kılsın. Unutursa hatırladığında kılsın.” Buyurmuştur. (Ebu Ya’la Musned 1/ 58- Şeyh Elbani / Sahiha 396)
Rasulullah (s.a.v) Sabah Namazını Namazı Güneşin Doğuşundan Sonra Kıldığının Delili
Rasulullah (s.a.v) Ashabı ile Beraber Yolculuk Esnasında Sabah Namazını Vakti Uyuduğu İçin Namazı Güneşin Doğuşundan Sonra Kıldıklarının Delili
Resûlullah (s.a.v) Hayber gazasından döndüğü vakit bir gece yürümüş nihayet uyku basarak istirahat vermiş ve Bilâl’e :
‘Sen bizim için geceyi gözet’ buyurmuştu. Bilâl, kendisine takdir edildiği kadar nafile namaz kılmış, Resûlullah (s.a.v) ile ashabı uyumuşlar. Sabah yaklaşınca Bilâl fecrin doğacağı tarafa doğru dönerek hayvanına dayanmış ve hayvanına dayalı olduğu hâlde uyuya kalmış.
Tâ güneş yüzlerine vuruncaya kadar ne Resûlullah (s.a.v) ne Bilâl, ne de sahâbeden hiçbiri uyanmamışlar. Neticede ilk uyanan Resûlullah (s.a.v) olmuş.
Ve: ‘ Ey Bilal!’ diye seslenmiş. Bilâl: ‘Anam babam sana feda olsun Yâ Resûlâllah! Senin nefsini tutan Allah; benim de nefsimi de tuttu’ dedi.
Resûlüllah (s.a.v) : ‘Develeri çekin!’ emrini verdi. Ashâb, biraz develerini çekerek ilerlediler. Sonra Rasulullah (s.a.v) abdest aldı ve Bilâl’e namaz için kamet getirmesini emretti. Müteakiben ashabına sabah namazını kıldırdı. Namazı kaza edince şöyle buyurmuşlar: ‘Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman kılsın! Çünkü Allah, ‘Beni zikretmek için namaz kıl’ buyurdu demiştir. (Muslim / Mescid 680)
Kılınmamış Olan Sabah Namazının Sünnetinin de Sabah Güneşin Doğuşundan Sonra Kılınabileceğinin Delili
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ لَمْ يُصَلِّ رَكْعَتَيِ الفَجْرِ فَلْيُصَلِّهِمَا بَعْدَ مَا تَطْلُعُ الشَّمْسُ
Ebu Hureyre (r.a)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır : “Her kim sabah namazının iki rekatını kılmamış ise güneş doğduktan sonra onu kılsın.” (Tirmizi 423 Sahih)
عَنْ قَيْسِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ: «رَأَى رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَجُلًا يُصَلِّي بَعْدَ صَلَاةِ الصُّبْحِ رَكْعَتَيْنِ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَلَاةُ الصُّبْحِ رَكْعَتَانِ، فَقَالَ الرَّجُلُ: إِنِّي لَمْ أَكُنْ صَلَّيْتُ الرَّكْعَتَيْنِ اللَّتَيْنِ قَبْلَهُمَا، فَصَلَّيْتُهُمَا الْآنَ، فَسَكَتَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
…Kays b. Amr’den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.) sabah namazından sonra iki rekat (namaz) kılmakta olan bir adam gördü. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v), “Sabah namazı iki rekattır” buyurdu. Adam: Ben iki rekat (farz)dan önceki iki rekat (sünnet)i kılmamıştım, şimdi onları kılıyorum, diye cevap verdi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.) sukut etti.”
Ebu Davud’un şarihlerinden olan Hattâbî’nin beyânına göre farz namazından önce kılınması gereken iki rekatı kaçıran kişinin, güneş doğmadan önce bu iki rekatı kılması gerektiği ve sabah namazından sonra güneş doğana kadar namaz kılmanın yasak olmasının, kişinin kendi başına başlatıp bitireceği bir nafile namaz için geçerli olduğudur; bu durum, sebebe dayalı bir namaz için geçerli değildir.
İnsanlar, sabah namazının iki rekatını kaza etme zamanı konusunda farklı görüşlere sahiptir. İbn Ömer’den şöyle rivayet edilmiştir: ‘Onu sabah namazından sonra kılmalıdır.’ Ataa, Taavus ve İbn Cerîc de bu görüştedir.
Görüldüğü üzere kişi uykusundan geç uyanır ve sabah namazının önce farzını kılması gerekirse, sabahın sünnetini farzından sonra, güneş doğmadan önce kılabilir.
Veya güneşin doğup kerahat vaktinin çıkmasından sonraya bırakabilir.
Allah en doğrusunu bilendir.
