Namazın kılınış şekli ile alakalı ihtilaflar ulema arasında asırlardır devam edegelen ihtilaf nev’indendir. Muhakkak ki bu ihtilafların sebebi, ihtilaf edilen meselelerin vahiy ile açıklanmaması değildir. Bilakis Rasulullah (s.a.v)’ın namazının sıfatı, naslarda sarahaten haber verilmiştir. Ancak alimlerin bazı naslara ulaşamamış olması, yine alimlerin ulaşmış oldukları aynı hadisin sıhhati hakkındaki ihtilafları veya aynı hadis üzerinden çıkarılan farklı fıkıhlar ihtilaflara sebep olmuştur. İki secde arasında elleri kaldırmakla alakalı meselenin de ihtilaflı hale gelmesi başlıca bu sebeplere mebnidir.
Namazda Parmağı Hareket Ettirme Eylemi Teşehhüte Hasredilmiştir
Bizler namaz kılan kişinin şehadet parmağını hareket ettireceği yerin teşehhüt ile kayıtlandırıldığına inanıyoruz. Bu konudaki delil ise şöyledir:
عَنْ وَائِلٍ الْحَضْرَمِىِّ أَنَّهُ رَأَى النَّبِىَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ صَلَّى …فَلَمَّا قَعَدَ يَتَشَهَّدُ وَضَعَ فَخِذَهُ الْيُمْنَى عَلَى الْيُسْرَى وَوَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى وَأَشَارَ بِأُصْبُعِهِ السَّبَّابَةِ وَحَلَّقَ بِالْوُسْطَى.
Asım bin Kuleyb, babasının, şöyle haber verdiğini nakletti. Vail bin Hurc (r.a.) Allah Resulünü (s.a.v.) … Tahiyyatı okumak için oturduğunda, sağ baldırını sol baldırı üzerine koydu, sağ elini de {sağ dizi üzerine} koydu. Başparmak ile orta parmağı halka yaptı şehadet parmağı ile de işâret ediyordu.
Bu konuda Şeyh Muhammed Ebu Said el-Yarbuzi (rhm) “Kitap Sünnete Göre Namaz” İsimli eserinde şöyle demektedir:
“Tahiyyatı okumak için oturduğunda” Bu ifade gösteriyor ki parmak işareti, tahıyyatı okuma, sadece ikinci rekatte oturuş ve ya dördüncü ve ya son oturuşta okunur. Binaenaleyh parmak işareti de bu oturuşlarda olur. Ara oturuşlar yani iki secde arası tahıyyat oturuşu değildir. Binâenaleyh parmak işareti bu ara oturuşlarda yapılmaz .”
Şeyh’in bu ifadeleri üzerine bazıları sanki Vail’in hadisine şaz diyen ilk ve tek kişinin Ebu Said el-Yarbuzi olduğunu ima eder gibi bir şeyler karalamışlardır. Oysaki malum rivayetin şaz olduğunu söyleyenler arasında muteber alimler vardır. Onların kavilleri aşağıda zikredilecektir ama öncelikle iki secde arasında eller kaldırılır diyenlerin istidlal ettikleri hadisi nakledelim.
Secde Arasındaki Oturuşta Parmağın Hareket Ettirileceğine Dair Nakledilen Rivayet Şazdır
حدثنا عبد الله حدثني أبي حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَبَّرَ فَرَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ كَبَّرَ يَعْنِي اسْتَفْتَحَ الصَّلَاةَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ كَبَّرَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ رَكَعَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ وَسَجَدَ فَوَضَعَ يَدَيْهِ حَذْوَ أُذُنَيْهِ ثُمَّ جَلَسَ فَافْتَرَشَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى ثُمَّ وَضَعَ يَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى رُكْبَتِهِ الْيُسْرَى وَوَضَعَ ذِرَاعَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى ثُمَّ أَشَارَ بِسَبَّابَتِهِ وَوَضَعَ الْإِبْهَامَ عَلَى الْوُسْطَى وَقَبَضَ سَائِرَ أَصَابِعِهِ ثُمَّ سَجَدَ فَكَانَتْ يَدَاهُ حِذَاءَ أُذُنَيْهِ
Abdullah b. Ahmed – babası Ahmed b. Hanbel (4/317) – Abdurrazzak – Sufyan – Asım b. Kuleyb – babası – Vail b. Hucr radıyallahu anh isnadıyla: Nebi (s.a.v)’i tekbir aldığında – yani namaza başlangıç tekbirinde – ellerini kaldırırken gördüm. Sonra rükû ettiğinde ellerini kaldırdı, sonra semiallahu limen hamideh dediğinde ellerini kaldırdı ve secde etti. Ellerini kulaklarının hizasında tuttu. Sonra sol ayağını yayarak oturdu ve sol elini sol dizine, sağ dirseğini sağ dizinin üzerine koydu. İşaret parmağı ile işaret etti, başparmağını orta parmağının üzerine koyarak diğer parmaklarıyla halka yaptı. Sonra secde etti. Elleri kulakları hizasındaydı.”1
Secde arasında parmağı hareket ettirmeye dair nakledilen rivayetlere gelince ; muhaddisler şöyle demektedirler:
Şeyh Elbani (rhm):
وقد جزم الألباني رحمه الله بضعف رواية وائل بن حجر رضي الله عنه في تحريك السبابة بين السجدتين ، وأن الصحيح تحريكها في التشهد .
Şeyh Elbani (rhm) Vail bin Hücr’unn (r.a) iki secde arasında işaret parmağını hareket ettirmesi ile ilgili rivayetin zayıf olduğunu, doğru olanın teşehhüdde hareket ettirmek olduğunu kesin bir şekilde belirtmiştir.2
Şeyh Abdulaziz İbn Baz (rhm)
قال الشيخ بن باز رحمه الله : السنة في التشهد، أما بين السجدتين يضعهما على فخذيه، أو على ركبتيه، هذه رواية وفي صحتها نظر؛ لأنها مخالفة للأحاديث الصحيحة
Şeyh Bin Baz (rhm) bir ses kaydında şöyle der:
“Sünnet olan teşehhüdde (parmak hareketi)’dir, iki secde arasında ise ellerini uyluklarına veya dizlerine koyar. Bu rivayet ise doğruluğu şüphe vardır; çünkü sahih hadislere aykırıdır.”
Şeyh Bekir Ebu Zeyd (rhm)
قال الشيخ بكر بن عبد الله أبو زيد رحمه الله تعالى:
ولم يصرح بمشروعية الإِشارة بين السجدتين أَحد من علماء السلف، وَلَمْ تُعْقد أَي ترجمة على مقتضاها، وعمل المسلمين المتوارث على عدم الإِشارة والتحريك بين
Şeyh Bekir bin Abdullah Ebu Zeyd (rhm) şöyle dedi:
“Selef alimlerinden hiçbiri iki secde arasında işaret etmenin meşruiyetinden açıkça bahsetmemiştir ve bu konuda herhangi bir başlık oluşturulmamıştır. Müslümanların nesilden nesile aktarılan uygulaması, iki secde arasında işaret etmemek ve parmak hareketi yapmamak üzerinedir.”3
Şeyh Meşhur ibn Hasan Al-u Selman (rhm) / Şeyh Elbani’nin Talebesi
قال الشيخ مشهور بن حسن ال سلمان:
ذهب إلى تحريك الأصبع بين السجدتين بعض المعاصرين من العلماء وقد ورد في حديث أخرجه عبد الرازق في المصنف برقم 2522 ، ومن طريقه أحمد في المسند
“Muasır alimlerden bazıları iki secde arasında parmak hareketini uygun görmüşlerdir. Bu konuda Abdürrezzak’ın Musannef’inde 2522 numaralı hadiste, onun yoluyla Ahmed’in Müsned’inde 4/317’de, Taberani’nin el-Kebir’inde 22/34’te Sevri’den, o da Asım bin Küleyb’den, o da Şaşi’den, o da babasından, o da Vail bin Hucr el-Hadrami’den (r.a) rivayet edilen, Resûlullah’ın(s.a.v) namaz kılınışını anlatan hadiste şöyle geçmektedir:
‘Secde etti ve ellerini kulaklarının hizasına koydu, sonra oturdu ve sol ayağını yaydı, sonra sol elini sol dizinin üzerine, sağ kolunu da sağ uyluğunun üzerine koydu, sonra işaret parmağıyla işaret etti, sonra secde etti.’
Bu hadiste Abdürrezzak, birçok raviye muhalefet etmiştir. O, hadisi rivayet etmiş ve işaret parmağının hareketinden bahsetmiş ancak hareketin yerini belirtmemiştir.
Fakat bağlam, bu hareketin ikinci secdeden sonra olduğunu gösteriyor. İbn Uyeyne, Şu’be, Ebu’l-Ahvas, Ebu Avane, Züheyr bin Muaviye ve Musa bin Ebi Kesir ise bu hareketin teşehhütten sonra olduğunu açıkça belirtmişlerdir. Özetle, iki secde arasında işaret parmağını hareket ettirmek şazdır. Abdürrezzak şaz kalmış ve diğerlerine muhalefet etmiştir. Bu nedenle iki secde arasında işaret parmağıyla işaret etmek meşru değildir; bu sadece Asım bin Kuleyb’in Vail bin Hucr hadisinde rivayet ettiği gibi teşehhütten sonra yapılır.”
وبتتبعنا لكلام ابن القيم في الجلوس بين السجدتين من خلال كتبه الأخرى لم نجده يذكر الإشارة فيه، وإنما ذكر ذلك حال التشهدين الأول والأخير، قال في كتاب (الصلاة وحكم تاركها 1/242): فإذا جلس في التشهد الأول مفترشا كما يجلس بين السجدتين ويضع يده اليسرى على ركبته اليسرى واليمنى على فخذه اليمنى وأشار بإصبعه السبابة ووضع إبهامه على إصبعه الوسطى كهيئة الحلقة وجعل بصرة إلى موضع إشارته وكان يرفع إصبعه السبابة ويحنيها قليلا يوحد بها ربه عز وجل.
كما قال في زاد المعاد في موضع آخر (1/242): فإذا جلس للتشهد وضع يده اليسرى على فخذه اليسرى ووضع يده اليمنى على فخذه اليمنى وأشار بإصبعه السبابة وكان لا ينصبها نصبا ولا ينيمها بل يحنيها شيئا ويحركها شيئا كما تقدم في حديث وائل بن حجر.
فمما تقدم يتضح أن ابن القيم لم ينص في كلامه على أن الجلوس بين السجدتين يكون فيه الإشارة بالإصبع، ولا نعلم أحدا من الأئمة المتقدمين قال بذلك، وأما تحريكها في هذا الموضع
İbn Kayyim’in, secdeler arasındaki oturuş hakkında diğer kitaplarında yaptığı açıklamaları incelediğimizde, bu oturuşta(secde arasındaki oturuşta) parmak ile işaret etmeyi zikretmediğini görüyoruz. Ancak, bunu birinci ve son teşehhütte (oturuşta) zikretmiştir.
“Es-Salâh ve Hukmu Tarikiha” (1/242) adlı kitabında şöyle demektedir:
“Birinci teşehhütte secdeler arasındaki oturuş gibi iftirâş (sol ayağı yatırıp üzerine oturma) yaparak oturur, sol elini sol dizinin üzerine, sağ elini ise sağ uyluğunun üzerine koyar ve işaret parmağıyla işaret eder. Başparmağını orta parmağıyla halka şeklinde yapar, bakışlarını işaret ettiği yere yöneltir ve işaret parmağını kaldırıp hafifçe eğer, onunla Rabbini tevhid eder.”
Ayrıca, “Zâdü’l-Meâd” (1/242) adlı eserinde başka bir yerde şöyle demektedir:
“Teşehhüt için oturduğunda, sol elini sol uyluğunun üzerine, sağ elini de sağ uyluğunun üzerine koyar ve işaret parmağıyla işaret ederdi. Parmağını dik olarak kaldırmaz, tamamen de yatırmaz, biraz eğer ve Vâil bin Hucr hadisinde geçtiği gibi hafifçe hareket ettirirdi.”
Yukarıdaki ifadelerden açıkça anlaşılmaktadır ki, İbn Kayyim secdeler arasındaki oturuşta parmak ile işaret etmeyi açıkça belirtmemiştir. Ayrıca, önceki dönem âlimlerinden herhangi birinin de böyle bir şey söylediğini bilmiyoruz. Bu durumda, bu oturuşta parmağı hareket ettirme uygulamasına dair bir delil bulunmamaktadır.”
Binaenaleyh namazda şehadet parmağının hareket ettirilmesi, teşehhüt ile kayıtlıdır. Yani her oturuşta değil, teşehhütteki oturuşta yapılması sünnettir.
