| |

Elinde (Yeme veya İçme) Kap Varken Ezanı Duyan Kişi

Elinde (Yeme veya İçme) Kap Varken Ezanı Duyan Kişi

Elinde (Yeme veya İçme) Kap Varken Ezanı Duyan Kişi İhtiyacını Gidermeden Bırakmasın” Hadisinin Sıhhati

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu : 

‫إذا سمع أحدكم النداء والإناء على يده فلا يضعه حتى يقضي حاجته منه‫

“Biriniz ezanı duyduğunda ve elinde bir kap varken, onu bırakmasın, ta ki ondan ihtiyacını giderene kadar.1” Hadisi

Mezkur hadis hakkında ihtilafları üç kısma ayırmak mümkündür.

  • Hadisin Sahih Olduğunu İddia Edenler
  • Hadisin Zayıf Olduğunu Söyleyenler
  • Hadisin Sahih Olduğunu Söyleyenlerin Hadisin Fıkhındaki İhtilafları

Biz ise hadisin zayıf olduğuna kail olanlara karşı bu hadisin sahih olduğunu söyleyen muhaddislerin kavillerini ve delillerini nakledeceğiz inşallah.

Elinde (Yeme veya İçme) Kap Varken Ezanı Duyan Kişi Hadisi Hakkında Alimlerin Hükmü

Şeyh Elbani (Rhm) Hükmü

Şeyh Elbani (rhm) Silsiletu’s Sahiha isimli eseri 1394 de şöyle demektedir :
Ebu Muhammed el-Cevheri “el-Fevâid el-Muntaka” da (1 / 2), el-Hakim (1 / 426), el-Beyhaki (4 / 218) ve Ahmed (2 / 423 ve 510) şu isnatla rivayet etmiştir:
Hammâd bin Selame, Muhammed bin Amr’dan, o da Ebu Seleme’den, o da Ebu Hureyre’den, o da Resulullah (s.a.v.)’den şöyle rivayet etti: Hadisini zikretti. El-Hakim şöyle demiştir: “Bu hadis, Müslim’in şartlarına uygun olarak sahihtir.” ve Zehebi de ona muvafakat etmiştir.
Ancak bu konuda şüphe vardır, çünkü Muhammed bin Amr’dan sadece Müslim, başka raviyle birlikte nakletmiştir. Bu yüzden hadis, hasen kabul edilir.

Evet, bu hadis sadece Muhammed bin Amr’a ait değildir. Hammâd bin Selame de aynı şekilde şöyle demiştir: Ammar bin Ebi Ammar’dan, o da Ebu Hureyre’den, o da Resulullah (s.a.v.)’den bu hadisi rivayet etmiştir. Ayrıca şöyle bir ekleme yapmıştır: “

“Müezzin ezanı, fecrin beydana çıktığın zaman okunurdu.”2
Ben derim ki: Bu isnad, Müslim’in şartlarına uygun olarak sahihtir. Bu hadisin birçok delili vardır:

Ben derim ki: Bu isnat, Müslim’in şartlarına uygun olarak sahihtir. Bu hadisin birçok delili vardır:
1 – Güçlü bir mürsel delili, Hammâd bin Selame’nin Yûnus’dan, o da Hasan’dan, o da Resulullah (s.a.v.)’den naklettiği rivayetle, aynı hadisin geçtiği bir diğer rivayettir. Ahmed (2/423) bu rivayeti, ilk rivayetle birlikte nakletmiştir.
2 – Diğer bir delil mevsulen, Hüseyin bin Vâkıd’ın Ebu Galib’den, o da Ebu Umame’den rivayet ettiği hadistir:

‫أقيمت الصلاة والإناء في يد عمر، قال: أشربها يا رسول الله؟ قال: نعم، فشربها‫

Namaz için kamet getirildiği zaman, Ömer’in elinde bir kap vardı. O da: ‘Ya Resulullah, bunu içeyim mi?’ dedi. Resulullah (s.a.v.) ‘Evet, iç’ diye cevap verdi. O da içti3 Bu rivayeti İbn Cerir (3 / 527 / 3017) iki farklı isnatla nakletmiştir ve bu isnat hasen kabul edilmiştir.

3 – İbn Lahi’a (Luheya) da Ebu Zübeyr’den rivayet etmiştir:

‫وروى ابن لهيعة عن أبي الزبير قال: ” سألت جابر عن الرجل يريد الصيام والإناء على يده ليشرب منه، فيسمع النداء؟ قال جابر: كنا نتحدث أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: ليشرب‫

“Câbir’e, oruç tutmaya niyet eden bir kişinin, elinde içmek için bir kap varken ezanı duyması durumunda ne yapması gerektiğini sordum. Câbir: ‘Biz, Nebi (s.a.v.)’in şöyle dediğini konuşurduk: ‘İçsin.’ diye cevap verdi.” Bu rivayeti Ahmed (3 / 348) şöyle nakletmiştir: “Musa, İbn Lahi’a’dan rivayet etti.”

Ben derim ki: Bu isnat, deliller açısından sorunsuzdur. Ve Vâlîd bin Muslim, İbn Lahi’a’dan rivayetle onu takip etmiştir. Bu rivayet, Ebu Hüseyn el-Kelâbi tarafından “Ebû’l-Abbâs Tâhir bin Muhammed’in nüshasında” da aktarılmıştır. Ravilere gelince, bunlar Müslim’in sahih hadislerinin ravileri olup, yalnızca İbn Lahi’a, hafızasında zayıflık olan biridir. Hâkim, “el-Macmû‘”da (3 / 153) şöyle demiştir: “Ahmed rivayet etmiştir ve isnadı hasendir.”

‫أتيت النبي صلى الله عليه وسلم أوذنه لصلاة الفجر، وهو يريد الصيام، فدعا بإناء فشرب، ثم ناولني فشربت، ثم خرجنا إلى الصلاة‫

Ben, sabah namazı için Nebi (s.a.v.)’yi ezan okumaya çağırdım. O oruç tutmaya niyetliydi. Sonra bir kap getirtti ve içti, ardından bana da verdi, ben de içtim. Sonra namaz için çıktık.4” Bu rivayet İbn Cerir (3018 ve 3019) ve Ahmed (6 / 12) tarafından aktarılmıştır ve ravileri, şeylerin (İmam Buhari ve Müslim’in) ravileri olup, bu isnad doğru kabul edilir, yalnızca Ebu İshâk es-Sebî’î’nin hafızasında karışıklık olduğu, ve hadisinde tedlis olduğu biliniyor. Fakat bu hadis, Câfer bin Berkân’ın Şedâd bin Mevsâ, o da İyâz bin Amr’ın (r.a.) kölesinden rivayet ettiği benzer bir hadisle güçlenmektedir. Bu rivayet de Ahmed (6 / 13) tarafından aktarılmıştır.

5 – Mutî’ bin Râşid şöyle demiştir:

‫‫وروى مطيع بن راشد: حدثني توبة العنبري أنه سمع أنس بن مالك قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: ” أنظر من في المسجد فادعه، فدخلت – يعني

“Mutiy’ ibn Raşid, Tûbe el-Anberî bana, Enes bin Mâlik’ten şu hadisi rivayet ettiğini söyledi: ‘Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘Mescide bak, kim varsa çağır.’ Ben de mescide girdim ve orada Ebu Bekir ve Ömer’i gördüm. Onları çağırıp, onlara bir şey getirdim ve önlerine koydum, onlar yedi, sonra çıktılar sonra Rasulullah onlarla namaza durdu ve sabah namazını kıldırdı.5‘ Bu rivayet el-Bazzâr (No. 993) “Keşfu’l Estar”da geçmektedir ve şöyle denilmiştir: “Tûbe’nin Enes’ten rivayet ettiği bir başka hadis dışında bilinen başka rivayeti yoktur. Bu hadisi de sadece Mutî’ nakletmiştir.” Hafız İbn Hacer, “Zevâid” kitabında (s. 106) şöyle demiştir: “Bu isnad hasendir.”

Ben derim ki: Aynı şekilde, Heysemi / el-Macmû‘”da (3 / 152) da aynı görüşü belirtmiştir.

6 – Kays bin Erbâ’î, Zuhayr bin Ebi Sabit el-‘Amâ’dan, o da Temîm bin İyâd’dan, o da İbn Ömer’den şöyle rivayet etmiştir:

‫‫كان علقمة بن علاثة عند رسول الله صلى الله عليه وسلم، فجاء بلال يؤذنه بالصلاة، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: رويدا يا بلال! يتسحر علقمة، و

Alkame bin Alâse, Resulullah (s.a.v.)’in yanında iken, Bilâl ezan okumaya geldi. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘Yavaş ol, ey Bilâl! Alkame sahur yapıyor, o başında sahur yapıyor.’

Bu rivayet, el-Tayâlisî (No. 885 – sıralama) ve el-Taberânî’nin el-Kebîr adlı eserinde yer almaktadır, aynı şekilde el-Macmû‘da (3 / 153) da yer almıştır. Orada şöyle denilmektedir: ‘Kays bin Rebi’yi, Şu’be ve Sufyan es-Savrî doğrulamışlardır, fakat hakkında bazı eleştiriler vardır.'”

Ben derim ki: Bu hadis, deliller açısından hasendir, çünkü ravisi güvenilir bir şahsiyettir, ancak hafızasında zayıflık olabilir. Eğer rivayet ettiği hadis, güvenilir ravilerle örtüşüyorsa, o zaman hadisi kabul etmek mümkündür. Bununla ilgili olarak, Şebbîb’in Garkada el-Bârikî’den rivayet ettiği şu hadisi de örnek olarak verebiliriz:

‫‫تسحرنا مع علي بن أبي طالب رضي الله عنه، فلما فرغنا من السحور أمر المؤذن فأقام الصلاة

“Biz, Ali bin Ebi Tâlib (r.a.) ile birlikte sahur yedik. Sahurdan sonra, müezzin namaz için kamet getirdi.”

“Bu rivayet, el-Tahâvî’nin Şerh el-Ma’ânî (1 / 106) adlı eserinde ve el-Muhlis’in el-Favâid el-Muntaqâ adlı eserinde (8 / 11 / 1) geçmektedir. Ravilere gelince, bunlar güvenilir kişiler olup, ancak Habbân bin Hâris hakkında bazı görüşler vardır. İbn Ebi Hâtim (1 / 2 / 269) bu raviyi zikretmiş fakat hakkında herhangi bir tenkit veya takdirde bulunmamıştır. İbn Habbân ise onu el-Thuqat adlı eserinde (1 / 27) zikretmiştir.”

Şeyh Elbani (rhm)’in sözleri burada bitti.

Görüldüğü üzere hadis Şeyh’in de dediği gibi Muslim’in şartına göre sahihtir. Ayrıca Şeyh Elbani (rhm) Sahih el-Camius’ Sagir ve’z Ziyade 706 da da tashih etmiştir.

Şeyh Mukbil (Rhm) Hükmü

Şeyh Mukbil b. Hâdi el-Vâdi’î

‫‫الجامع الصحيح مما ليس في الصحيحين

“Sahihayn (Buhari ve Muslim) da Olmayan Sahih Hadisler” isimli eserinde Savm / 8 de “Bu hadis hasendir” demiştir. Ayrıca yine” Zahirinde İlletli Göründüğü Halde Sahih Olan Hadisler” isimli çalışmasına da bakılabilir.

Şeyh Şuayb El- Arnavuti (Rhm)

Mezkur hadisi İmam Ahmed Musnedin’de tahric etmiştir. Müsned’in muasır muhakkiklerinden olan Şeyh el-Arnavuti ise 10629 hadisi tahsin etmiştir.

Aynı şekilde Ebu Davud tahkikinde şöyle demektedir.

‫‫وأخرجه أحمد في “مسنده ” (9474) و (10629)، والطبراني في “تفسيره” (3015)، والدارقطني في “سننه” (2182)، والحاكم في “المستدرك” 1/ 203، والبيه

Ahmed / Musned 9474 ve 10629 – Taberani / Tefsir 3015 – Darekutni / Sunen 2182 – Hakim / Mustedrek 1 / 203 – Beyhaki / Kubra 4 / 218 Hmmad ibn Seleme tariki ile tahric etmişlerdir.

وقال الدارقطني: هذا حديث حسن. وصححه الحاكم على شرط مسلم. وأخرجه أحمد (10630)، والطبري 2/ 175، والحاكم 1/ 203، وابن حزم في “المحلى” 6/ 232، واليهقي 4/ 218 من طريقين عن حماد بن سلمة، ‫‫عن عمّار ابن أبي عمّار، عن أبي هريرة. وإسناده صحيح

Darekutni dedi ki : “Bu hadis hasendir. Hakim, Muslim’in şartına göre sahihlemiştir. Ahmed 10630 – Taberi 2/175 – Hakiöm 1/ 203 – İbn Hazm / Muhalla 6 / 232 – Beyhaki 4 / 218 Hammad ibn Seleme be Ammar ibn Ebi Ammar tariki ile Ebu Hureyre’den rivayet etmişlerdir. İsnadı sahihtir.” demiştir.

Mezkur hadisi (Elinde (Yeme veya İçme) Kap Varken Ezanı Duyan Kişi) tashih ettiği halde ismini zikretmediğimiz muhaddisler de vardır. Bizler şimdilik bu kadarı ile iktifa ediyoruz.

Hulasa hadis sahihtir. Hadisin fıkhi yönünün yeri ise burası değildir.


  1. Ebu Davud 1 / 549 ↩︎
  2. Ahmed (2 / 510), İbn Cerir ve el-Beyhaki de nakletmiştir. ↩︎
  3. İbn Cerir (3 / 527 / 3017) ↩︎
  4. İbn Cerir (3018 ve 3019) ve Ahmed (6 / 12) ↩︎
  5. el-Bazzâr (No. 993) ↩︎

Similar Posts