Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

İlmin değeri ve ona olan ihtiyacımız

Öncelikle Rabbimize hamdu senalar olsun ki ; yine bizlere böyle muhteşem bir havayı teneffüs etmek için bir araya gelme fırsatı verdi.

Rabbim bizlere bu zaman dilimini bereketli kılsın diyor ve sizlerle paylaşmayı düşündüğüm mevzuya geçmek istiyorum.

Değerli kardeşlerim … ! bu gün sizlerle paylaşmayı düşündüğüm konu, “ ilmin önemi ve ona olan ihtiyacımız “ başlığı altında olacaktır.

Mevzumuza başlamadan önce Rabbimden niyazım bu konuyu sizlere güzelce ifade edebilmem için bana yardım ve sizlere de güzel bir anlayış ihsan etsin.

Muhterem kardeşlerim … ! Bilindiği gibi insanlığın yaratılış gayesi ve islamın tek amacı, Allah’u Azze ve Celle’ye kulluktur…  Onlar bunun için yaratıldı… Resuller bunun için geldi ve kitaplar da bunun için indirildi.

Allah’a hakkıyla kulluğun gerçekleşmesi için de, ilim ve eğitime ihtiyaç vardır. Çünkü Allah’a takdim edilecek olan bir kulluğun ilimsiz olması, ondan yoksun kalması mümkün değildir…

İlim elde edilmediği sürece, Allah’a kulluğun keyfiyeti hakkıyla bilinmez… Yani O’nun nasıl bir kulluk istediği, nelerden razı olduğu ve nelerden hoşnut olmadığı asla anlaşılmaz.

Düşünün ; ilimsiz olarak kendisine bağlanılar bir inançtan – akideden insana fayda gelir mi ? … İlimsiz olarak söylenen bir söz veya yapılan bir amelden insana hayır gelir mi ?.   el Cevap : …. Asla gelmez.

Bu, körü körüne bağlanılan bir itikad, körü körüne söylenen bir söz ve körü körüne yapılan bir amel olmaktan öteye geçmeyecektir… Ve bu da – zamanımızdaki arzı endam eden şekliyle – manevi açıdan kulların başına birçok musibet ve belalar açacaktır. İslam ise bunu asla sevmez. Onun istediği ilimli, bilinçli ve şuurlu bir şekilde harekettir.

İşte bundan dolayıdır ki bu sohbetimizde, kendisi olmadan ne dünyada ve ne de ahirette kurtuluş ve mutluluğun elde edilmesi inkansız olan tevhid dini islamı öğrenmek ve onu sağlıklı bir şekilde yaşamak için en önemli vesile olan ilmi, onun bu konudaki önemini ve ona ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlatmaya çalışacağız…

Değerli kardeşlerim … ! İlmin, İslam’da yüce bir makamı ve büyük bir mevkisi vardır… Çünkü o, insana Rabbine kulluğu öğreten en şerefli ve en yüksek vesiledir… Allah’ı hakkıyla tanımak ve O’na hakkıyla kulluk etmek ancak ilim sayesinde mümkündür. İlmi olmayanlar Allah’ı hakkıyla tanıyamazlar, O’nun kadrini kıymetini asla bilemezler.

İLİM  ÖĞRENMEK  İNSANIN  ÜZERİRİNE  FARZDIR

Öyleyse peşinen kabul etmemiz gerekir ki, ilim öğrenmek üzerimize farz bir görevdir.

“ Araçlar maksadlarının hükmünü alırlar “ kaide ve kuralı gereği, nasıl ki kulluk insanın üzerine vacip olan bir şey ise, aynen de o kulluğu yerine getirmeye vesile olan şeyleri öğrenmek te o kulun üzerine vaciptir. Yani ; “ vacibi tamamlayan şey de vaciptir “

        Bunun içindir ki Allah Rasulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde :

قَالَ رَسُول اللّه صَلى اللّه عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: طلب العلم فريضة عَلَى كُلّ مسل                               
” … İlim öğrenmek, – kadın ve erkek –  bütün Müslümanların üzerine farzdır.”İBNİ MACE : 1.C.224.N – C.SAHİH : 3808.N – MİŞKAT : 218.N  

{ … Ebu’d Derda r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ey insanlar ilim öğreniniz ! İlim ancak talim ile kazanılır… Kim hayrı araştırırsa ona verilir. Kim de şerden sakınırsa ondan korunur. }

BUHARİ TALİK : 1.C.228.S – C.SAĞİR : 2.C.1417.N

{ … Ebu Said el Hudri r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : İlim talebeden topluluklar size geleceklerdir. Sizler onları gördüğünüz zaman onlara : “ Ey rasulullah’ın tavsiye ettiği cemaat ! merhaba, merhaba sizlere “ deyiniz ve onları razı ediniz. – Yani onlara ilim öğretiniz – “  İBNİ MACE : 1.C.247.N

İLMİN  VE  İLİM  SAHİPLERİNİN  DEĞERİ

Değerli Müslümanlar … ! unutmayalım ki İlim ve onun gereyince amel, insanın Allah katında değerini yükseltir ve kendisine büyük faydalar sağlar… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

“ … Allah sizden iman edenlerle kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir ….. ”   MÜCADELE : 11.AY.

“ Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti ; melekler ve ilim sahipleri de O’ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan Allah’tan başka ilah yoktur.”   ALİ İMRAN : 18.AY.

Görüldüğü gibi Yüce Allah bu Ayetlerde önce zatıyla başlıyor, ikinci olarak melekleri ve üçüncü sırada da ilim sahiplerini zikrediyor. Şeref olarak, üstünlük olarak, değer ve asalet olarak bu onlara yeter.

        İşte ilim sahiplerini ve ilmi öven birkaç Ayet’i celile daha :

“ … De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ? …. “  ZÜMER : 9.AY.

Evet bilenle bilmeyenin durumu asla bir değildir. Bu aynen aydınlık ile karanlık gibidir… Gece ile gündüz gibidir … Körle gören gibidir.

Unutmayın ki bilenin bilgisi, elinde ışık gibidir, ona yol gösterir, onun yolunu aydınlatır ve yolda tökezlemeden yürümesini sağlar.

        Rabbimiz yine buyuruyor : 

“ Bu misalleri insanlara anlatıyoruz ; ama onları ilmi olanlardan başkası düşünüp anlayamaz. “    ANKEBUT : 43.AY.

Ey Allah’ın kulları … ! unutmayalım ki bu yolda her kimin niyeti ve ciddiyeti sağlam olursa, Allah ona anlayış ihsan eder ve onu asla yardımsız bırakmaz.

Öyleyse samimi bir şekilde dininizi öğrenin ve öğrendiklerinizle amel edin, zira bu size Allah’tan hakkıyla  korkmayı sağlayacaktır… Çünkü Rabbimiz kerim kitabında ;

“ Kulları içerisinde Allah’tan hakkıyla ancak alimler korkar.“  FATIR : 28.AY.

{ … Nebi sallallahu aleyhi ve sellem de söyle buyurur : ” Kim ilim aramak üzere bir yola koyulursa Allah da buna karşılık, ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler ilim tahsil edenlerden memnun olduklarından dolayı kanatlarını – o ilim tahsil edenlerin üzerlerine – indirirler… }

TİRMİZİ : 4.C.2822.N – EBU DAVUD : 4C.3641.N – İBNİ MACE : 1.C.223.N

{ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Dünya mel’undur, onun içerisindekiler de. Ancak, Allah’ın zikri, ilim sahipleri ve ilim tahsil edenler müstesna. }

 TİRMİZİ : 4.C.2424.N – C.SAĞİR : 2.C.2199.N

{ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : “ … Alimin abide üstünlüğü, Ayın sair yıldızlara karşı üstünlüğü gibidir. Alimler peygamberlerin varisleridirler…}   TİRMİZİ : 4.C.2822.N

{ … Resulullah s.a.v yine şöyle buyurdu : “ …Alimin abide üstünlüğü, benim sizin en aşağı mertebede olanınıza karşı üstünlüğüm gibidir.… }  TİRMİZİ : 4.C.2825.N

Şeref, övünç ve değer olarak bu derece ve bu güzel rütbe, ilim sahiplerine ve ilim öğrenen insanlara yeter. Zira peygamberlik rütbesi üstünde hiçbir rütbe yoktur. Dolayısiyle bu rütbenin varisinin şerefi üstünde de hiçbir şeref yoktur.

Değerli kardeşlerim … ! bu konuda Allah Rasulü s.a.v’in mektebinde eğitim görmüş değerli sahabi Muaz ibn Cebel’in şu güzel sözleri, her müslümanın kafasına yazacağı mükemmel sözlerdir.

{ … Muaz ibn Cebel r.a şöyle der : Ey insanlar ! ilim öğreniniz. Allah için ilim öğrenmek, ilahi haşyeti kazandırır. İlim taleb etmek ibadettir, müzakeresi tesbih, ondan bahsetmek – onu başkalarına anlatmak – cihad’tır. Bilmeyene öğretilmesi sadaka, ehline verilmesi ilahi yakınlıktır. O, yalnızlıkta bir dost, kimsesiz yerde bir arkadaş, dini işlerde bir yol gösterici, darlık ve genişlikte bir yardımcı, işler karıştığı zaman güzel bir danışman, akrabalar yanında sadık bir yakın ve cennet yolunun ışığıdır.

Allah, ilim sayesinde nice milletleri yüceltir. Onları kendilerine uyulan hidayet rehberleri ve hayırda izleri takip edilen fazilet önderleri yapar. Melekler onların – kendi aralarındaki – dostluğuna imrenir ve kanatlarıyla üzerlerine sürünüp onları mesh ederler. Yaş kuru her şey, hatta denizdeki balıklar ve diğer hayvanlar, gökteki yıldızlar ilim ehli için istiğfar ederler.

Ve şunu asla unutmayın ki ; Allah’a kulluk ancak ilimle olur. Onunla ancak Allah tevhid edilir ve onunla ancak Allah yüceltilir. Onun sayesinde ancak takva sahibi olunur. Akraba hukuku onunla gözetilir. Helal ve haram ancak onunla tanınır.

Ve yine şunu da unutmayın ki ; Önce ilim onun ardından amel gelir. Bahtiyar olanlar ona sahip olanlar, bedbaht olanlar ise, ondan mahrum kalanlardır. }

EBU NUAYM HİLYE : 1 / 239 – CAMİU’L BEYANİ’L İLM : 1 / 70

Bu zikredilen delillerden açıkça anlaşılıyor ki, Allah için ilimle meşkul olmak ;  uğraşların en güzelidir.
= Onunla yapılan ibadetler, ibadetlerin en sağlamı ve en sahihidir.
= Onun için yapılan yolculuklar, yolculukların en güzelidir.
= Onun öğretilmesi için yapılan mücadele, mücadelelerin en güzelidir.
= Onunla yaptığınız ameller, kalbinize huzur verir.
= Veee rehberlerin en güzeli de ilim’dir.

Değerli kardeşler … ! ilim ; namaz, oruç, tesbih, dua ve benzeri bedeni nafile ibadetlerden daha üstündür. Çünkü ilmin faydası, sahibiyle birlikte diğer insanları da kapsar. Oysa nafile ibadetler, sahibiyle sınırlıdırlar.

Bütün ibadetler öncelikle ilme muhtaç ve ona bağlıdırlar. Ama ilim onlara bağlı değildir. Bununla beraber ilmin eseri, sahibinin ölümünden sonra da bakidir. Ama bedeni nafile ibadetler, sahibinin ölümüyle kesiliverirler.

Ve en önemlisi de, ilmin baki kalmasında dinin ihyası ve onun yüce değerlerinin korunması söz konusudur.

Değerli Müslümanlar … ! şunu asla unutmamamız gerekir ki, ilmi ve onu öğrenmeye çalışanların faziletiyle alakalı bütün bu söylenenler, ancak ve ancak taleb ettiği o ilimle Allah’ın hoşnutluğunu arayanlar içindir.

O’na yakın olmayı ve O’nun cennetini ve cemalullahını amaçlayan muttaki, erdemli ve öğrendiği o ilimle amel eden kimseler içindir…

Örneğin her birimiz farklı farklı beldelerden onlarca, yüzlerce ve hatta daha fazla km yol katederek buralara kadar geldik. Ve eğer niyetimiz – ciddiyetimiz –  gerçekten Allah için ilim ise, bu söylenen değerli ifadeler aynen bizim için de geçerlidir.

Değilse sanmayınki bu güzel sözler, gayri islami bir niyetle gelenler … bağlılarının ve öğrencilerinin teveccühünü kazanmak için çırpınanlar … Oturdukları meclislerde üstünlüğü yakalamak için uğraşanlar … ve sefihlerle tartışmak için ilim öğrenenlen için söylenmiş sözler değildir.

Unutmayalım ki bu şekildeki gayri islami bir niyetle Alimlik yapanlar, ilim taleb edenler ve ilim öğrenilsin diye meclisler ayarlayanlar, Allah resulü s.a.v’in şu ifadelerine muhataptırlar :

{ … Ebu Hureyre r.a dan. O şöyle dedi : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Kim kendisi ile Allah’ın rızası aranan ilimlerden bir ilmi, dünya malından bir şey elde etmek için öğrenirse, kıyamet gününde cennetin kokusunu alamaz. ” EBU DAVUD  : 4.C.3664.N – İBNİ  MACE    : 1.C.  252.N – DARİMİ : 1.C.263.N

{ … Cabir İbni Abdullah r.a dan. Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Alimlere karşı övünmek, sefihlerle tartışmak ve meclislerin seçkin köşelerinde yer almak için ilim öğrenmeyiniz. Kim böyle yaparsa ona ateş vardır, ona ateş vardır. ”   İBNİ MACE : 1.C.254.N

{ … Ka’b İbni Malik r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Kim ilmi alimlerle çekişmek, sefihlerle cedelleşmek ve insanların teveccühünü kazanmak için talebederse, Allah onu ateşe sokar. “  TİRMİZİ  : 4.C.2792.N

Değerli Müslümanlar … ! 
şüphesizki bu sözler, bu konudaki niyetimizi ve ciddiyetimizi dizayn etmek için çok önemli nasihatlardir.

Meselenin olumsuz yönüyle alakalı söylenen bu sözleri hafızamıza güzelce yazmakla beraber, eğer ilim öğrenme yolundaki bu uğraşımızda … Bu yolculuğumuzda … ve … bu harcamalarımızda  samimiysek, ciddiysek bizleri sevindirecek ve mutlu kılacak şu sözleri de asla unutmamamız gerekir :

1 – Kim ilim aramak üzere bir yola koyulursa Allah da buna karşılık, ona cennete giden yolu kolaylaştırır.

TİRMİZİ : 4 / 2822 – EBU DAVUD : 4 / 3641 – İBNİ MACE : 1 / 223

2 – Melekler ve bütün canlılar ilim tahsil etmek için koşuşanlardan memnun olur ve onlara dua ve istiğfarda bulunurlar.

TİRMİZİ : 4 / 2822 – EBU DAVUD : 4 / 3641 – İBNİ MACE : 1 / 223

3 – İnsanlar ilim sahiplerine gıpta ederler – onları haklı olarak kıskanırlar – Çünkü bu, gerçekten kıskanılacak bir durumdur.   BUHARİ : 1.C.233.S

4 – İlmiyle amil olup onu başkalarına anlatanın Allah yüzünü nurlandırır. Onların yüzleri gerek dünyada ve gerekse ahirette nurludur.

TİRMİZİ : 4.C.2795.N – DARİMİ : 1.C.234.N

5 –  İlmiyle amil olup onu başkalarına öğretenlerin amel defterleri öldükten sonra bile kapanmayacaktır.  İBNİ MACE : 1 / 241

İLİM  ELDE  ETMEK  İÇİN  VESİLELER

Değerli Müslümanlar … ! 
biraz önce de ifade ettiğimiz gibi, ilim öğrenmek üzerimize farz olan bir görevdir. Dolayısıyle “ vacibi tamamlayan şey de vacip’tir “ kaidesinden hareketle, unutmayınız ki, onu elde etmek için kullanılması gereken vesilelerde üzerimize farz olan bir görevdir.

        Bu vesilelerden ana hatlarıyla bahsedecek olursak birinci olarak ;

A  –   Allah’a dua ederek O’ndan hayırlı ilimler istemek.

” ….. Rabbim benim ilmimi artır ! de ”  TAHA : 114.Ay

{ … Ümmü Seleme r.a dan.O şöyle dedi : Resulullah s.a.v sabah namazından sonra şöyle dua ederdi : Allah’ım ben senden temiz rızık, faydalı ilim ve kabul edilmiş amel istiyorum. }    TABERANİ. M.SAĞİR : 2.C.509.N

{ … Usame Bin Zeyd, Muhammed İbnu Munkedir’in Cabir b. Abdullah’tan, onun da Resulullah s.a.v’den şöyle dediğini rivayet ederler : Allah’ım senden hayırlı ilim diler ve yararı olmayan ilimden de sana sığınırım. ”   ABD İBNİ HUMEYD : 1535.N

{ … 
Cabir b. Abdullah r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah’tan hayırlı ilim dileyin ve yararı olmayan ilimden de Allah’a sığının. }  ABD İBN HUMEYD  : 1093.N – İBNİ  MACE : 10.C.3843.N

B –  İlim meclislerine iştirak etmek. Sohbet dinlemek.

“ … Ebu Hureyre r.a’dan : Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Her kim kendisinde ilim arayacağı bir yola giderse, Allah ona cennetin yolunu kolaylaştırır. Herhangi bir topluluk Allah’ın evlerinden bir evde toplanıpta, Allah’ın kitabını tilavet ederler ve onu aralarında karşılıklı okuyup ders yaparlarsa muhakkak üzerlerine sekinet iner. Kendilerini rahmet kaplar. Melekler onların etrafını çepeçevre ihata edip kuşatırlar. Allah’ta onları yanında bulunan – melekler – içinde anar. – unutmayın ki – ameli eksik olanı, nesebi, amel sahiplerinin mertebesine kavuşturamaz. “MÜSLİM.8.C.2699.N

“ … Enes bin Malik r.a’dan : Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Cennet bahçelerine uğradığınız zaman oralarda yayılınız ! Sahabe sordular :
– Cennet bahçeleri nerelerdir ?. Allah resulü s.a.v :
– Zikir halkalarıdır, buyurdular. “    TİRMİZİ : 6 / 3739.N

“…  Abdullah ibn Abbâs’tan ; o da Ömer ibn Hattâb’dan haber Verdi : Ömer r.a şöyle demiştir : Ensâr’dan bir komşum ile beraber Benû Umeyye ibn Zeyd yur­dunda oturuyor idim. Bu yurd, Medine’nin Avâlî denilen yüksek semtindedir. – Bir şey öğrenmek ümîdiyle – Rasûlullah’ın yanına nevbetleşe inerdik. Bir gün o iner, bir gün ben inerdim. Ben indiğim zaman o gün vahy ve sâireye dâir ne duyarsam, haberini komşuma getirirdim. O da indiği zaman böyle yapardı…… “    BUHARİ : 1.C.247.S

C – Dinimizi öğreneceğimiz Kitap, risale, cd, bant, gibi vesileleri elde etmek ve onları okumak, dinlemek.

D  –    Anlayamadığımız meseleleri ehline sormak.

  فَاسْأَلُواْ أَهْلَ الذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ   

“ … Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun. “    NAHL : 43.Ay

E  –  Resulullah s.a.v’in dediği gibi ; elimizden faydalanarak yazmak, çizmek, not almak.

“ … Ebu Hureyre r.a dan. Dedi ki : Ensardan bir adam Peygamberin meclisinde oturur, ondan hadis dinler ve hoşuna giderdi. Fakat ezberleyemezdi. Resulullah s.a.v’e bu durumdan yakındı ve :

– Ya Rasulallah ! senden hadis dinliyorum, hoşuma gidiyor fakat ezberleyemiyorum, dedi. Bunun üzerine Allah resulü s.a.v :
– Elinden istifade et, diyerek yazmaya işaret etti. “

TİRMİZİ : 4.C.2803.N – AHMED : 2 / 12 – 192 – BEYHAKİ MEDHAL : 418 / 9 – HATİBUL BAĞDADİ TAKYİDUL İLİM : 67.S

“ … Rafi bin el Hadic r.a dan. O şöyle dedi : Ben Allah Rasulü s.a.v’e :

– Ya Rasulallah ! biz senden çok şeyler işitiyoruz ; onları yazalım mı ? diye sordum. Resulullah s.a.v : Yazınız, sakıncası yoktur, buyurdular. “  SUYUTİ TEDRİBU’R RAVİ : 286.S

CAHİLLİĞİN  GETİRİDİĞİ  PROBLEMLER

Değerli kardeşlerim … ! unutmayalım ki din adına neşet eden her türlü müsibet ve belanın kaynağı cahilliktir. Cehalet öyle ciddi bir problemdir ki, inanın cahillerin dahi kendisini kabullenmediği çirkin bir şeydir. Cahillik, rabbimizin kerim kitabında haber verdiği gibi, Musa a.s’ın kendisinden Allah’a sığındığı bir şeydir… Çünkü o kavmine :

“ … Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım “  demişti. Bakara : 67  “

Hulasa değerli kardeşlerim … ! ilimden yoksun kalan cahil kimseler her şeyden önce ; 

1 –  Bozuk bir akideye sahip olurlar.
2 –  Sünnete uygun olmayan yalan-yanlış amellerle uğraşırlar.
3 – Haksız olmalarına rağmen fuzuli tartışmalar yaparak bilmeden batılı savunurlar.
4 – Bilgisizce fetvalar vererek insanların sapıtmalarına sebeb olurlar.
5 – Bilgisizce Allah’a ve Rasulüne iftira ederler.
6 – Allah’ın kendilerinden buğzetmesine sebeb olurlar.

“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Allah şu sınıf insanlara buğzeder ;
A – Çok gülen insana.
B – Çok yemek yiyen insana.
C – Çarşıda pazarda bağırıp çağıran insana.
D – Geceleri bir ölü gibi yatıp uyuyan, gündüzleri de uyuşuk eşek gibi dolaşan insana.
E – Dünya işlerini iyi bilipde ahiret işlerinden habersiz olan insana. “

EBU NUAYM HİLYE – İBNİ HİBBAN – TERĞİB VE TERHİB – CAMİU’S SAĞİR : 1/ 1065.N – EL ALBANİ :  “ HASEN “ DER

Rabbimden niyazım bizlere, sadece ve sadece kendi rızası için ilim öğrenmemizi ve öğrendiğimiz ilmin mucibince de amel etmemizi nasib eylesin.

                                                               Amin

                                          Tacuddin el Bayburdi