Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+09 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

İmamlar Mezheb kurmadı Kitaba ve Sünnete davet etti

İmamlar Mezheb kurmadı Kitaba ve Sünnete davet etti

Değerli kardeşlerim … ! Şunu asla unutmayınız ki ; imamlar – Allah kendilerinden razı olsun – bu cahil toplumun sandığı gibi Mezhep kurmadılar … Onlar insanlara ; bizleri mutlaka taklit edin, bizim mezhebimize uyun, sakın bizim görüşlerimizden ve ictihatlarımızdan ayrılmayın diye de bir söz söylememişlerdir… Aksine onlardan her biri güçleri nisbetinde insanlara Kur’anı ve Sünneti anlatmış, etrafındaki inananları aynı noktaya çağırmış değerli ilim ehli insanlardı…

İşte, kendilerine Kitap ve Sünnet’ten deliller getirildiği halde, onları görmemezlikten gelen ve çeşitli te’villerle onları geri plana itmeye çalışan bir çok zavallının ensesine bir şamar gibi inen bu imamların güzel sözleri …

Gelin hep beraber bu değerli insanların güzel sözlerini okuyalım… Okuyalım bakalım ki, bu cahil insanların dediği ve zannettiği gibi imamlar insanları mezheb ve meşreplere mi davet etmişler, yoksa Kur’ana ve Sünnete’mi davet etmişler … Ve yine okuyalım bakalım ki bu imamlar, Allah Rasulü s.a.v’den bir hadis geldiği zaman, “ onu bırakın da bizim içtihadlarımıza tabi olun mu “, demişler…

EBU HANİFE R.H :

1 – Hadis sahih ise işte benim mezhebim odur…

2 – Nereden aldığımızı bilmedikçe hiç kimseye bizim görüşümüz ile amel etmesi helal değildir…

3 – Allah’ın Kitabına ve Rasulünün Sünnetine ters düşen bir söz söylediğim zaman benim görüşünü terkedin…

İbn abidin el – Haşiye 1.c.63 – Fullani İkazul Himem 50. say.

İMAM MALİK R.H :

1 – Ben bir beşerim, hatada ederim isabet de ederim. Sizler benim görüş ve içtihadlarıma bakın, Allah’ın Kitabına ve Rasulünün Sünnetine uyanı alın, uymayanı ise bırakın.

2 – Peygamberin dışında insanların sözleri alınır da reddedilir de.

İbnu Abdil Ber el-Cami : 2.91 – İbn Hazm el-İhkam : 6. c .149

İMAM ŞAFİİ R .H :

1 – Bir kimse için Peygamber s.a.v den nakledilen bir sünnetin açıkça belirlenmesi halinde, onu bir başkasının sözünden dolayı terk etmenin helal olmadığı hususunda müslümanlar ittifak halindedirler..

2 – Kitabımda Peygamber s.a.v’in sünnetine aykırı bir şey bulursanız Peygamber s.a,v’in sözünü alınız, benim sözümü terkediniz – diğer bir rivayete ise – Sünnete uyunuz, başka birinin sözüne itibar etmeyiniz….

3 – Hadis sahih ise benim mezhebim odur…

4 – Peygamber s.a.v’den nakledilen her hadis benden duymamış bile olsanız o, benim görüşümdür..

İbn Ebi Hatim : 93.94.S – Fullani İkazul Himem : 147 S

AHMED İBN HANBEL R.H :

1 – Beni taklit etme, malik’i, Şafii’yi, Evzai’yi ve Sevri’yi de taklit etme. Sende onların aldığı kaynaktan al….

2 – Evzai ‘nin, Malik’ in, Ebu Hanife’nin sözlerinin hepsi şahsi bir görüşten ibaret olup bence hepsi eşittir. Delil ancak hadislerdir.

İbn Abdir Berr : El-Cami : 2.I49 – İbn Kayyum el-İlam : 2.0.302

Değerli kardeşim … ! bu güzide imamların değerli sözlerinden de anlaşıldığı gibi durumu, konumu, ilmi irfanı ne olursa olsun hiç bir insanın sözü, Allah Rasulü s.a.v’in sözüne – dolaylı yönden de olsa – asla tercih edilemez… Söyleyeni ve yapanı kim olursa olsun, Allah Rasulü’nün sözüne ve uygulamasına ters düşen bütün söz ve davranışlar batıldır…

el-Albani’nin de dediği gibi : cehaleti başlarına bela olup da bu bataklığın içerisine saplanıp kalanların üzerlerindeki tuhaf şeylerden bir diğeri de : Ölçüleri, mezheb ve meşrepleri olup, Kitabı ve Sünneti bu süzgeçten geçirmeleridir… Dolayısıyle bu kötü ve kör taassupları yüzünden mezheb ve meşreplerine ters düşen ne kadar hadis varsa, onlardan uzak durmaktadırlar.

Çünkü onlara göre sünnete uymanın manası, İmam ve gurup liderini kötülemek, Sünnet’e ters düşse bile mezhep ve gurup liderine uymanın manası da ona saygı göstermek ve onu yüceltmektir. Bu sebeple onlar, kendi mezhep ve meşrep imamlarını kötülemek ihtimalinden kurtulmak için onları taklit etmekte ve Rasulün sünnetini de almamakta ısrar etmektedirler. Bunlar bu çirkin kuruntuları sebebiyle, yağmurdan kaçarken doluya tutulmaktadırlar.

Bu düşünce sahiplerine şöyle bir soru sorulabilir :

“… Bir kimseye uymak eğer uyulana saygı göstermeğe, ona ters düşmekte onu kötülemeye delalet ediyorsa, peki siz nasıl olur da Peygamber s.a.v’in sünnetine aykırı hareket etmeyi kendiniz için caiz görüp, – sünnete uymayı terk ederek – , Rasule terş düşen bir mes’elede gurup liderinize uyarsınız ? … Oysa 0 insanlar günahlardan korunmuş ve hatadan masum birileri de değillerdir. 0 insanları kötülemek veya onlara ters düşmek üstelik küfür de değildir. Eğer onlara karşı ters görüş beyan etmek, onları kötülemek manasına geliyor ise, peki Peygamberin sünnetine ters görüş beyan etmek hangi manaya gelir ? Elbetteki bunun manası küfürdür… “

el Albani Sıfatu’s salatu’n Nebi : Mukaddime

Öyleyse ey Müslüman uyanık ol ve Din adına sözüne değer vereceğin şahsiyeti iyi tanı … Bu şahsiyet öyle biri olmalı ki, onun sözlerini kabul ettiğin zaman iman ehli olasın, reddedtiğin zaman da küfür ehli olasın…Şüphesizki bu konuda hiçbir izaha ihtiyaç duymadan kabul edeceğimiz şahsiyet, Allah Rasulü s.a.v’dir … Çünkü onun sözlerini kabul eden iman ehli olur, reddeden ise küfür ehli olur … Hiç kimsenin sözü – kabul edildiği zaman – insanı ne iman ehli yapar, nede reddedildiği zaman insanı küfür ehli yapar …

Ne yazık ki bugün müslümanların hali birçok konuda perişandır … Bu halde oluşlarının tek sebebi ise, şuursuz ve basiretsiz bir şekilde dinlerini körü körüne yaşamaya çalıştıklarından dolayıdır …

Onların bu konuda delilsiz körü körüne hareket etmeleri, mezhep ve meşreplerine karşı aşırı güven ve taassuplarından dolayıdır …  Onların bu cahilce tutumları, ister istemez birçok ihtilaflara ve parçalanmalara sebeb olmuştur … Ve işin en korkunç yönü ise, açıkca gördükleri çelişkili meselelere rahmet kılıfı geçirmeleridir …

Acaba aklı selim olan bir müslümanın söyleyeceği ve yapacağı bir şey midir bunların söylediği ve uyguladığı şeyler … ?

Birbirine zıt birçok çelişkili konular içerisinde yüzüp de, İhtilafa rahmet gözüyle bakan bu zavallılara, peki ittifak nedir ? diye bir soru sorulacak olsa acaba ne cevap verirler di …

Tabii ki ne diyecekleri, tezgahlarına malzeme olarak kullandıkları batıl sözlerden bellidir… Ve o sözler de ;

= Ümmetin ihtilafı rahmettir 

= Bu gibi birbirine ters gördüğünüz şeyler, bu ümmet için bir kolaylık ve bir genişliktir

= Allah Rasulü s.a.v öyle de demiş böyle de demiş, öyle de yapmış böyle de yapmış

İhtilafı ve bu çirkin ayrılıkları rahmet telakki ederek, uydurdukları bu gibi batıl sözlere Rasulullah s.a.v’i patent seçenlere, yine onun şu sözleri ile cevap vermek yerinde olması gerekir sanırım :

“… Kim kasten benim üzerime yalan uydurursa cehennemdeki oturacağı yerine hazırlansın…. “   Müslim : 8.c.1718.n

Çünkü o hadis denilen şey Rasulullah s.a.v üzerine uydurulan bir sözdür… Umarız ki bu sözü şimdiye kadar bilinçsizce söylediklerinin farkında olur ve bundan sonra artık o sözü kullanmazlar …

Allah’u Azze ve Celle bizlere, hakkı hak bilen ve ona ittiba eden kullarından olmamızı nasip eylesin…

Ve yine bizlere, batılı batıl bilip ondan da uzak duran kullarından olmamızı nasip eylesin.

                        Amin

Ve’l hamdu lillahi rabbil alemin

                             Tacuddin el Bayburdi