İslam kardeşliğini ayakta tutma yolları

Bilindiği gibi bu din’de inananları bir birlerine bağlayan ve onları kardeş yapan tek şey iman bağıdır… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

                                                                       (     ………   إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ  )

“ Ancak  inananlar  kardeştiR … ” Hucurat : 10. Ay

Ey Müslüman ! unutmaki iman bağı – diğer bir ifadeyle – iman kardeşliği, bağların en kuvvetlisi, kalp ilişkilerinin en metini ve ruhi bağlantıların en yücesidir.   

Allah’u Azze ve Celle ; dili, ırkı, rengi, soyu, sopu ve cinsi ne olursa olsun, insanlardan ancak iman edenlerin kardeş olacağını zikretmiş ve bu kardeşliğin pekişmesi ve ayakta durması için de aralarına bir çok haklar koymuştur.

İşte Allah’u Azze ve Celle ; kardeşliğin pekişmesi, onun ayakta durması ve  sağlıklı bir yapılanmanın meydana gelmesi için inanan bir kimsenin diğer inanan kardeşlerine karşı sorumluluğu nedir, onlara karşı tavrı nasıl olmalı ve kardeşlerinin üzerindeki hakkı nedir, bunları bizlere kitabın ve sünnetin tertemiz sayfalarında şöyle anlatmaktadır.

1 – Öncelikle bir Müslüman geçmişini unutup nankör olmamalı :

Bilindiği gibi her insanın, iman etmeden önce iğrenç bir yaşantısı vardı. Bu, bazımızda az bazımız da çok olabilir. Öyleyse basiretli bir Müslüman o iğrenç geçmişini asla unutmamalı ve kendisine ihsan edilen hidayet karşısında da nankör olmamalıdır.

İğrenç geçmiş ifadesi sakın size ağır gelmesin. Çünkü tevhidi bir hayatın olmadığı her geçmiş, iğrenç bir hayattır.

        Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

“ Topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Ayrılmayın, parçalanmayın. Ve Allah’ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz bir zamanlar birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizi birleştirdi de bu nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Keza siz, tam ateş çukurunun kenarındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. “  Ali İmran : 103.Ay

“ … Ömer r.a şöyle buyurmaktadır : Biz çok zelil bir kavim idik. Allah’u Azze ve Celle bizi islam’la aziz kıldı – şereflendirdi – Eğer biz izzeti islam’dan başka bir yerde ararsak, Allah bizi yine zelil kılar. “  Hakim : İman : 1 / 62

Öyleyse Müslüman geçmişini unutmamalı, ondan ibret almalı ve kendisine ihsan edilen hidayet karşısında da nankör olmamalıdır.

Bununla beraber ; Allah’ın bizlere nasibettiği İslam kardeşliğinin pekişmesi ve onun dimdik ayakta durması için de aramızdaki hukukun ne olduğunu bilmeli ve ona uygun hareket etmeliyiz.

2 – Birbirimizi sevmeli ve sevdiğimizi birbirimize haber vermeliyiz :

Ey Müslüman … ! unutmaki kardeşliğin hakkı, onun pekişmesi ve dimdik ayakta durması için en önemli vesilelerden biri ; Birbirimizi sevmemiz ve sevdiğimizi de birbirimize haber vermemizdir.

“ … Ebu Hureyre r.a dan gelen bir rivayette Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : ” Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki,iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Bir birinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız da bir birinizi seveceğiniz bir ibadeti size haber vereyim mi ? Aranızda selamı yayınız “  )

MÜSLİM  :  1 / 54 – EBU DAVUD : 5 / 5193 – TİRMİZİ  : 4 / 2828 – İBNİ MACE : 1 / 68

“ … Ömer İbnu’l Hattab r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : ” Allah’ın kulları arasında öyle kimseler var ki, kendileri peygamberlerden ve şehitlerden olmadıkları halde Allah indindeki derecelerinden dolayı kıyamet gününde Peygamberler de şehitler de kendilerine gıpta edecekler. Sahabe :

– Ey Allah’ın resulü ! onlar kimlerdir ? bize haber ver dediler. Resulullah  :

– Onlar, aralarında akrabalık bağı bulunmadığı, aralarında mallar alıp vermedikleri halde Allah için bir birlerini sevenlerdir. Onların yüzleri nur’dur. İnsanların korku içerisinde oldukları o gün, onlar korkmayacaklardır. İnsanların üzülecekleri o gün de, onlar üzülmeyecek-lerdir. Ve şu Ayeti kerimeyi okudu :

                                          خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ أَلا إِنَّ أَوْلِيَاء اللّهِ لاَ

“ İyi bilin ki Allah’ın dostlarına korku yoktur. Onlar mahzun olacak ta değillerdir. “

                                                                                                EBU DAVUD : 4.C.3527.N

“ … el-Mikdam ibn Ma’dikerib r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Sizden biriniz kardeşini severse bu sevgisini ona bildirsin. “

EBU DAVUD : 5 / 5124.N – TİRMİZİ : 4 / 2502.N

“ … Enes r.a dan. Dedi ki : Resulullah s.a.v’in yanında bir zat oturuyordu. Ona başka bir zat rastladı ve şöyle dedi :
– Ey Allah’ın resulü ! ben şu zatı seviyorum. Resulullah s.a.v ona şöyle buyurdular :
– Kendisini sevdiğini ona bildirdin mi ? . Adam :
– Hayır bildirmedim, dedi. Resulullah s.a.v :
– Ona bildir, buyurdular. O kimse arkadaşına yetişti ve :
– Ben seni Allah için seviyorum, dedi. O zat da :
– Beni kendisi için sevdiğin Allah’ta seni sevsin, dedi. 

EBU DAVUD : 5 / 5125.N

3 – Birbirimizi hakir görmemeli ve birbirimize değer vermeliyiz :

Kardeşliği pekiştiren ve onu ayakta tutan önemli vesilelerden birisi de ;   Birbirimizi hakir görmememiz ve birbirimize değer vermemizdir.

“ … Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : ” Müslüman, müslümanın kardeşidir. Onu hakîr görmez, ona yardım etmemezlik etmez, onu tehlikeye atmaz. Bir kimsenin müslüman kardeşini hakîr görmesi, kendisine kötülük olarak yeter. Müslümanın, müslümana her şeyi haramdır : Kanını akıtmak, malını gaspetmek ve ırzına tecâvüz etmek. ”

                                                                                                             MÜSLİM : 8.C.2564.N

4 – Zalimde olsa mazlum da olsa birbirimize yardım etmeli ve birbirimizin elinden tutmalıyız :

“ … Enes r.a’dan. Şöyle demiştir : Resulullah s.a.v buyurdular ki : Kardeşine, zalim de olsa mazlum da olsa yardım et. Sahabiler :
– Ya Rasulallah ! şu mazlum olan kimseye yardım edebiliriz. Fakat zalime nasıl yardım edilir ? diye sordular. Resulullah sav :
– Zalimin iki elinden tutarsın, – yani, onun zulmünü engellemek için iki elini de tutarsın. }

                                                                                                              BUHARİ : 5.C.2262.S

{ … Abdullah ibni Ömer r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurmuşlardır : Müslüman müslümanın kardeşidir. Müslüman müslümana zulm etmez. Müslüman müslümanı tehlikeye atmaz ve onu tehlikeli durumda yardımsız bırakmaz. Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah’ta onun bir ihtiyacını giderir. Her kim bir müslümanın gamını ve kederini gidererek onu sevindirirse, Allah’ta buna mukabil o kimsenin kıyamet günü gamını ve kederini gidererek onu sevindirir. Her kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah’ta kıyamet günü o kimsenin ayıbını örter. }

BUHARİ  : 5.C.2262.S – MÜSLİM  : 8.C.2580.N

5 – Birbirimizi sık sık ziyaret etmeliyiz :

Değerli kardeşim … ! unutmaki müslümanın ziyaretleşmesi kalplerin ülfetinde, inananların birbirlerine yaklaşmasında ve kaynaşmalarında en etkili bir vesiledir. Onun için bu değerli tavrı kardeşinden esirgeme ve onu sık sık ziyaret et.

“ … Ebu Hureyre r.a dan ; Resulullah s.a.v buyurdular ki : Bir adam başka bir köyde bulunan din kardeşini ziyaret etmek için yola çıktı. 

Allah’u Azze ve Celle o kimsenin geçeceği yol üzerine bir melek oturttu. O zat meleğin yanından geçerken, melek :
– Nereye gitmek istiyorsun ? diye sordu. O zat :
– Şu beldede bulunan bir kardeşimi ziyaret etmek istiyorum dedi. Melek :
– Senin ondan elde etmek istediğin bir menfaatin var mı ? Dedi. O zat :
– Hayır yoktur. Benim onu Allah için sevmemden başka bir şeyim yoktur, dedi. Melek ona  şöyle dedi :
– Ben Allah’ın, sana şu haberi iletmek için yolladığı elçisiyim : ”….. Sen o kimseyi Allah için sevdiğin gibi, muhakkak Allah’ta seni sevmiştir…”

MÜSLİM : 8.C.2567.N

6 – Birbirimizi, işlediğimiz hatalardan dolayı terk etmemeliyiz :

Basiretli bir Müslüman, işlediği bir günahından veya bir hatasından dolayı kardeşini terk etmez, ona sırt çevirmez, ona buğzetmez ve ona küsmez.

Çünkü iman bağı, birinin yapabileceği bir hatadan dolayı hemen kopabilecek çürük bir bağ değildir. Bundan dolayıdır ki, Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurur :

“  İki kimseden birinin ilk işlediği günah, bunların arasını ayırmışsa, bu ikisi Allah için, yahut İslam için bir birlerini sevmiş değillerdir. “ 

AHMED : BUHARİ EDEBÜ’L MÜFRED : 1.C.401.N

7 – Birbirimize haset, buğz etmemeliyiz ve kin tutmamalıyız :  

Kardeşliğin pekişmesi ve onun dimdik ayakta durmasını sağlayan önemli vesilelerden bir diğeri de ; birbirimize haset, buğz etmemek ve birbirimize kin tutmamaktır.  

“… Ebu Hureyre r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : ” Bir birinizle alakayı koparmayın, bir birinize küsmeyin, bir birinize buğzetmeyin, bir birinize hased etmeyin. Ey Allah’ın kulları ! Allah’ın size emrettiği şekilde kardeşler olunuz. ”  MÜSLİM : 8.C.2563/30

“ … Zübeyr r.a anlatıyor : ” Resûlullah s.a.v buyurdular ki : ” Sizden önceki ümmetlerin hastalığı size de  sirayet etti : Bu ise, hased ve buğzdur. Bu kazıyıcıdır. Bilesiniz ; kazıyıcı derken saçı kazır demiyorum. O dini kazıyıcıdır. Nefsimi   elinde tutan Zât’a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe  cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Birbirinizi sevmeye yardımcı olacak şeyi size haber vereyim mi : Aranızda selâmı yaygınlaştırın.”

TİRMİZİ : 4 / 2628

“ … Ebu Hureyre r.a anlatıyor : ” Resûlulah s.a.v buyurdular ki : ” Hasedden kaçının. Çünkü o, ateşin odunu – râvi  dedi ki : Veya kuru otu – yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları yer tüketir.”

EBU DAVUD : 4903

“ … Enes r.a anlatıyor : ” Resûlulah s.a.v buyurdular ki : ” Hased hasenatı yer tüketir, tıpkı ateşin odunu yiyip tükettiği gibi. Sadaka  da hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürmesi gibi.”   İBNİ MACE :

8 – Yaptığımız hatlardan dolayı birbirimizi terk eden değil, birbirimize nasihat eden kimseler olmalıyız :

Kardeşliğin pekişmesi ve onun dimdik ayakta durmasını sağlayan önemli vesilelerden bir diğeri de ; birbirimizde gördüğümüz hatalardan dolayı kardeşini terk eden değil ona nasihat eden kimse olmamızdır… Rabbimiz bu konuda kerim kitabında şöyle buyurur :

“ Asra andolsun ki insan, ziyandadır. Ancak iman edip salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır. “    Asr : 1-2-3.Ay

“ Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Çünkü iyiliği  emreder ve kötülüklerden de menedersiniz …  “ Ali İmran : 110.Ay

“ Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velileridirler. Onlar iyiliği emreder, kötülükten de sakındırırlar…….  “   Tevbe : 71.Ay

9 – Birbirimize küsmemeliyiz, kırılmamalıyız. Küssek ve kırılsak bile bu dargınlık süresini üç günden fazla uzatmamalıyız :

“ … Ebu Hureyre r.a’dan; Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : ” Bir birinizle alakayı koparmayın, bir birinize küsmeyin, bir birinize buğzetmeyin, bir birinize hased etmeyin. Ey Allah’ın kulları ! Allah’ın size emrettiği şekilde kardeşler olunuz “ 

                                                                                     MÜSLİM : 8.C.2563/30

“ …  Resulullah s.a.v yine şöyle buyurdular : Zandan sakınınız, çünkü zan sözlerin en yalanıdır, İnsanların ayıplarını araştırmayın, casusluk yapmayın, rekabet etmeyin, hasetleşmeyin, bir birinize buğzetmeyin, bir birinize küsmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. “                 

BUHARİ : 13.C.6046.S – MÜSLİM : 8.C.2563.N

Bununla beraber İslam, insan nefsinin tabiatından sarfı nazar etmemiş, kızgınlık ve zayıflık anında duyguların deyişebileceğini hesaba katarak öfke ve kızgınlığının dinmesi için ona bir müddet tanımıştır. Ki, bu müddet zarfında öfke ve kızgınlığı geçsin.

Fakat bu müddet geçtikten sonra her ikisininde sulh için barışmaya yanaşmalarını emretmiş ve dargın durmalarını yasaklamıştır.

“… Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Bir müslümanın din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helal olmaz. Bir araya geldiklerinde bu yüz çevirir öteki yüz çevirir. Halbuki en hayırlısı selamı ilk verendir. ” 

 BUHARİ : 13.C.6055.S – MÜSLİM : 8.C.2560.N – E. DAVUD: 5.C.4911.N

Allah resulü s.a.v’in bu açık ve net uyarısına kulak veren bir Müslüman, sebep ne olursa olsun din kardeşinden uzak durmaya sabrademez. Bilakis onunla barışmaya ve selam vermeğe gayret eder. Çünkü en hayırlıları selamı ilk verenleridir. Öteki de selama cevap verirse her ikiside barışma sevabını alır. Eğer selama cevap vermezse selam veren dargınlık ve ayrılık günahından kurtulur. Selamı kabul etmeyen, diğerinin de aynı zamanda günahını yüklenir. Çünkü ;

“ … Aişe  r.a dan  gelen  bir hadiste  Allah resulü s.a.v şöyle  buyurmaktadır  : Bir müslümanın diğer bir müslümana üç günden fazla dargın durması helal olmaz. Rast geldiğinde ona üç defa selam verir de, selam verilen selama karşılık vermezse onun vebali ile geri dönmüş olur “

                                                                                  EBU  DAVUD : 5.C.4913.N

Hissi ve nefsi davranarak dargınlık müddetini uzatmak, günahın artmasına ve ateşe girilmesine vesile olur.

“ … Ebu Hureyre r.a’dan gelen bir hadislerinde Allah resulü s.a.v şöyle buyur-maktadır : “ Kim mü’min kardeşine bir sene dargın durursa, bu onun kanını dökmek gibidir.  “

EBU DAVUD : 5.C.4915.N – E . MÜFRED  : 1.C. 404.N

“ … Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Hiçbir müslümanın diğer Müslüman kardeşine üç günden fazla dargın durması helal olmaz. Kim üç günden fazla dargın durur ve bu haldeyken ölürse ateşe girer. “

                                                                                                EBU DAVUD : 5.C.4914.N

10 – Birbirimizin ayıbını, kusurunu araştıran kimseler olmamalıyız :

“ Ey iman edenler ! Zannın bir çoğundan kaçının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Ve bir birinizin kusurlarını da araştırmayın……..”

                                                                                                                                                  HUCURAT . 12

“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Sizleri zandan sakındırırım. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır. Bir birinizin eksiğini ve kusurunu görmeğe ve işitmeğe uğraşmayınız, birbirinizin hususi ve mahrem hayatını da araştırmayınız ………… “

BUHARİ : 13.C.6046.S – MÜSLİM : 8.C. 2563.N

“ … Muaviye r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Eğer sen insanların ayıplarını araştırmaya kalkarsan, onları ifsad eder veya ifsad etmeğe ramak kalırsın. “

EBU DAVUD : 5.C. 4888.N – E.MÜFRED : 1.C . 248.N – HAKİM : 4.C . 378.S

“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : “  Ne mutlu kendi kusuru, alemin kusurlarından kendisini alakoyana. “ 

BEZZAR : İYİ BİR İSNAD’LA – BULUĞUL MERAM: 4.C.412.S

Evet, gerçekten de ne mutlu o insanlara ki, başkalarının ayıp ve kusurlarını araştırmaktan ziyade, kendi ayıp ve kusurları ile uğraşırlar. Başkalarının açığını aramaktan ziyade, kendi açıklarını kapatmaya çalışırlar.

11 – Birbirimizin ayıbını, kusurunu bağışlayan kimseler olmalıyız :

Birbirimizin ayıbını kusurunu araştırmaktan ziyade, ayıp ve kusurları bağışlayan kimseler olmalıyız.

“ O takva sahibi kimseler ki ; ….. öfke ve kinlerini yenen, insanların kusurlarını bağışlayan kimselerdir. Allah iyilik edenleri sever. “

                                                                                                                    ALİ İMRAN : 134

“ … Abdullah İbn Ömer’den gelen bir hadislerinde Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : “ …… Her kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah’ta onun kıyamet gününde ayıbını örter. “ 

                                                                                          BUHARİ : 5.C.2262.S

Unutmayalım ki, eğer bir Müslüman Allah için kardeşini affediyor, ona alçak gönüllülük gösteriyor ise, bu sadece o müslümanın Allah indindeki makam ve mevkisinin yükselmesi demektir.

“ … Ebu Hureyre r.a dan. Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : ” …… Allah, affeden bir kulun ancak izzet ve şerefini artırır. Her kim Allah için alçak gönüllülük gösterirse, Allah muhakkakki o kimsenin derecesini yükseltir. “ 

                                                                                                                             MÜSLİM : 8.C.2588.N

12 – Birbirimizin ihtiyacına koşan, derdiyle dertlenen kimseler olmalıyız :

Kardeşliğin pekişmesi ve onun dimdik ayakta durmasını sağlayan önemli vesilelerden bir diğeri de ; birbirimizin ihtiyacına koşmamız, dertlerimize ortak olmamız ve neşemizi de paylaşmamızdır.

“ … Abdullah İbn Ömer’den gelen bir hadislerinde Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : “  ………. Her kim bir Müslüman kardeşinin hacetini yerine getirirse, Allah’ta onun hacetini yerine getirir. Her kim bir müslümanın kederini giderip onu rahatlatırsa, Allah’ta onun kıyamet gününün kederlerinden bir kederini giderip onu rahatlatır…….. “

                                                                                           BUHARİ: 5.C.2262.S

“ … Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Bütün Müslümanlar bir tek kimse gibidir. O müslümanın gözü ağrıdığı zaman diğer bütün azalar hastalanır, başı ağrıdığı zaman yine diğer bütün azalar hastalanır. “

                                                                                      MÜSLİM : 8.C.2586 / 67.N

13 – Birbirimizin arasını açacak şeylerden kaçınmalıyız :

Ey Müslüman … ! unutmaki kardeşliğin tesisi ve ayakta kalması için en önemli vesilelerden birisi de, birbirimizin arasını açacak şeylere dikkat etmemiz ve onlardan uzak durmamızdır.

“ … Esma binti Yezid r.a dan gelen bir rivayet te ise, Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır :
– Size en hayırlı olanınızı bildireyim mi ?  .  Sahabeler :
– Evet bildir,dediler. Peygamber s.a.v buyurdular ki :
– O kimselerdir ki, görüldükleri zaman Allah anılır. Ve yine :
– Size en şerli olanlarınızı haber vereyim mi? Buyurdu . Sahabeler :
– Evet dediler. Resulullah s.a.v buyurdular ki :
– Koğuculuk yapıp dolaşanlar, dostların arasını bozanlar ve bir birlerinden ayrı kalmakla fesadı isteyenlerdir. “

AHMED : 6/459.N.27052 – İBN MACE : 10.C.4119.N – S.SAHİHA : 1646.N – E.MÜFRED : 1.C.323. N

14 – Birbirimize maddi ve manevi yardımda bulunmalıyız :

Kardeşliği pekiştiren ve onu ayakta tutan en önemli vesilelerden birisi de ;  Birbirimize maddi ve manevi yardımda bulunmamızdır.

“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurur : “ … Ey Allah’ın kulları kardeşler olunuz. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve ona yardımdan da elini çekmez …… “

                                                                                         MÜSLİM : 8.C.2564.N

 15 – Kardeşinin olmadığı yerde onu savunan ve hakkını koruyan olmalıyız

Kardeşliği pekiştiren ve onu ayakta tutan en önemli vesilelerden birisi de ; müslümanın olmadığı yerde onu savunmak ve onun hakkını  korumaktır.

“ … 
Esma binti Zeyd r.anha dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Kim bulunmadığı bir yerde din kardeşinin namusuna ve iffetine dil uzatıldığında onu savunur ise, cehennem ateşinden o kimseyi korumak Allah’ın üzerine bir hak olur. “

CAMİU’S SAĞİR :  3.C.3639.N – AHMED : 6 / 461 

“ … Cabir bin Abdullah ve Talha bin Sehl’den rivayet edildiğine göre Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmuşlardır : Kim hürmeti düşecek, şerefinden noksanlık olacak bir yerde müslümana yardımcı olmaz, onu yalnız bırakırsa Allah’da kendisinden yardım istediği bir yerde onu yalnız bırakır. Kim şerefinden kaybedeceği, saygısının azalacağı bir yerde müslümana yardımcı olursa, yardımını istediği bir yerde Allah’da  ona yardımcı olur. “

AHMED : 4 / 30 – EBU  DAVUD : 5.C.4884.N – S. CAMİU’S SAĞİR : 5690.N

16 – Birbirimize nazik ve yumuşak davranmalıyız :

Değerli kardeşlerim … ! kardeşliğin en önemli görevlerinden birisi de ; inananların birbirlerine karşı nazik ve kibar davranmalarıdır.

Bu konuda bizler için örnek ve önder olan Allah resûlü s.a.v’in güzel sözleri,   nazik ve yumuşak  olmanın ne derece güzel bir şey olduğunu  bizlere açıkca anlatmaktadır.

“ … Resulullah s.a.v şöyle buyurmaktadır : Yumuşaklıktan mahrum olan, hayrın tamamındanda mahrum olur. ”    MÜSLİM : 8.C.2592.N            

“… Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Yumuşaklık herhangi bir şeyde bulunursa onu muhakkak ki ziynetlendirip güzelleştirir. Ama neyden de sökülüp alınırsa, onu muhakkak ki çirkinleştirip kötüleştirir. ”   MÜSLİM : 8.2594.N             

        Ve yine bir hadislerinde :

“ … Allah resûlü s.a.v şöyle buyururlar : Muhakkak ki Allah, her hususta rıfk ve yumuşaklık ile muamele etmeyi sever. ” 

BUHARİ : 13.6014.S – MÜSLİM.8.C.2593.N  

Evet değerli kardeşlerim, gerçekten de kardeşliğin pekiştirilmesi ve onun dim dik ayakta durması için nazik ve yumuşak davranmak oldukça önemli bir ahlaki değerdir.

Şuurlu ve basiretli bir müslüman, nefret ettirici, rahatsız edici ve kızdırıcı tutumlardan uzak durmalıdır.  

17 – Kendimiz için sevdiğimiz bir şeyi kardeşimiz için de sevmeliyiz :           

 … Allah resûlü s.a.v şöyle buyururlar : Hiçbiriniz, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe îmân etmiş olmazsınız . “

                                                                                                                           MÜSLİM : 1.C.45.N

18 – Birbirimizin hastasını ziyaret etmeli, cenazesine katılmalı ve davetine de icabet etmeliyiz :   

 “ … Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mü’minin mü’min üzerinde altı hakkı vardır : Hastalandığı zaman onu ziyaret etmek, öldüğü zaman cenazesine iştirak etmek, davet ettiği zaman davetine icabet etmek, karşılaştığında ona selam vermek, aksırdığı zaman onu teşmit etmek ve önünden ve arkasından onun iyiliğini istemek. “

BUHARİ : 3.C.1176.S – TİRMİZİ  : 4.C.2880.N

“ … İbni Ömer r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Davet olunduğunuz zaman davete icabet ediniz. “

                                                                                                     MÜSLİM : 4.C.1429 / 99.N

“ … Allah resûlü s.a.v şöyle buyurdu : Allah’u Teala buyurdular ki : Benim için birbirlerini ziyâret edenlere muhabbetim vâcip olmuştur. ”  AHMED   : HAKİM 

19 – Birbirimiz için dua etmeliyiz :                                                                                  

“ Onlardan sonra gelenler derler ki : Rabbimiz bizi ve bizden önceki inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde onlara karşı bir kin bırakma ! Rabbimiz muhakkak ki sen çok şevkatli, çok merhametlisin. “

                                                                                                                      HAŞR : 10.AY.

“ … Ebu’d Derda r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : Bir kimse Din kardeşinin gıyabında dua ederse, Melekler şöyle der : “ kabul et ya rabb “ Ve yine, “ ey dua eden bir misli de sana “ derler. “

MÜSLİM  :  8.C.2732.N – EBU DAVUD : 2.C.1534.N

20 – Birbirimizle alay etmemeliyiz ve birbirimize hoşlanmayacağımız lakaplar takmamalıyız :

“ Ey îmân edenler ! Bir topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin. Olur ki alay edilen topluluk, alay eden topluluktan daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Olur ki alay edilen kadınlar, alay eden kadınlardan daha hayırlıdırlar. Birbirinizi ayıpla-mayın, birbirinizi kötü lakapla çağırmayın. Îmân ettikten sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir. Kim de – birbirleriyle alay etmekten, birbirlerini ayıplamaktan ve birbirlerini kötü lakaplarla çağırmaktan – tevbe etmezse, işte onlar nefislerine zulmedenlerdir. “

                                                                                                    HUCURAT : 11 

21 – Birbirimiz hakkında hüsnü zan beslemeli ve kötü zanlarda bulunmamalıyız :

“ Ey îmân edenler !  zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı, günahtır …. ”   HUCURAT : 12 .AY. 

“ … Allah resûlü s.a.v şöyle buyurdu : Zandan sakınınız, çünkü zan sözlerin en yalanıdır, İnsanların ayıplarını araştırmayın, casusluk yapmayın, rekabet etmeyin, hasetleşmeyin, bir birinize buğzetmeyin, bir birinize küsmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeşler olunuz. “

BUHARİ : 13.C.6046.S – MÜSLİM : 8.C.2563.N

Hulasa değerli kardeşler … ! Müslüman her hali ile Müslüman olmalıdır. Onun bu konudaki kardeşlerine karşı kimliği :

Kardeşlerini Allah için sever, onlara buğz etmez, Zalim de olsa mazlum da olsa onlara yardım eder ve ellerinden tutar. Onların kederleri ile kederlenir, dertleri ile dertlenir. Onların gıybetini yapmaz, onlara zulmetmez, onların kusur ve ayıplarını araştırmaz. Onlara yumuşak davranır ve kabalık etmez.

Onlara karşı güler yüzlüdür, alçak gönüllüdür. Onlara üstünlük taslamaz, onları hakir görmez ve kalplerini kırmaz. Onlara küsmez, çirkin söz söylemez ve onları üzmez.

Onlarla alay etmez, onlara hoşlanmayacakları lakaplar takmaz, haklarında hüsnü zan da bulunur.

Onlara dua eder, hastalandıklarında  ziyaretlerine gider, cenazelerine katılır ve davetlerine icabet eder.

İşte basiretli bir müslümanın kardeşliği pekiştirecek ve onu ayakta tutacak ahlaki değerleri ve din kardeşlerine karşı görevleri bunlardır.

Samimi bir Müslümanın, bunların aksine bir davranış içerisine girmesi mümkün değildir.

Allah’u Azze ve Celle bizlere ;  herkesin imreneceği bir kardeşliği tesis etmemizi nasibeylesin.

                                            Amin

                       Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                        Tacuddin el Bayburdi