Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Ölüyü kefenleme keyfiyeti

“ … Ebu Rafi r.a dan. Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur : Her kim bir müslümanı yıkar da onun halini gizlerse, Allah ona kırk kere mağfiret buyurur. Ve her kim onun için bir kabir kazar da onun üstünü örterse o kimseye o ölüyü kıyamet gününe kadar bir meskene yerleştirmiş gibi ecir verilir. Her kim öleni kefenlerse Allah kıyamet gününde ona cennetin ince ve kalın ipeklerinden giydirecektir.”

Hakim : I, 354, 362 – Beyhaki : III, 395 – Asbahani et-Terğib : 235/1

“ … Habbab b. el-Eret r.a dan. O dedi ki : Rasûlullah s.a.v ile birlikte Allah yolunda Allah’ın rızasını arayarak hicret ettik. Bundan ötürü ecrimizi verecek olan Allah’tır. Bizden herhangi bir kimse kendi ecrinden hiçbir şey yemeden geçip gitti. Bunlardan birisi de Mus’ab b. Umeyr’dir. Uhud günü öldürüldü. Çizgili bir kumaş dışında ona ait hiçbir şey bulunmadı. ( Bir rivayette : … Hiçbir şey bırakmadı ). Onun başının üzerinden koyduğumuz vakit ayakları dışarıda kalırdı. Ayaklarının üzerinden koyduğumuz vakit başı dışarıda kalırdı. Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu : Onunla başından itibaren onu örtünüz. ( Bir rivayette onunla başını örtünüz ) ve ayakları üzerine izhir otunu koyunuz. Kimimizin de mahsulleri olgunlaştı, meyve verecek hale geldi. İşte o da o meyveleri toplamaktadır.”

Buhari : III, 110 – Müslim : III, 48 – İbnu’l-Carut, el-Münteka : 260 – Tirmizi : IV, 357 – Nesai : I, 269 – Beyhaki : III, 401 – Ahmed : VI, 395

“ … Cabir b. Abdullah r.a dan. Peygamber s.a.v bir gün bir hutbe irade etti. Ashabından ruhu kabzedilen ve kefeni yeterince uzun olmayan bir kefen ile kefenlenip geceleyin mezara gömülen bir adamdan sözetti. Peygamber s.a.v kişinin namazı kılınmadan geceleyin kabre konulmasını – insanın bu işe mecbur kalması hali dışında – yasakladı ve Peygamber s.a.v şöyle buyurdu : Sizden herhangi bir kimse kardeşini kefenlediği vakit kefenini [ eğer gücü yeterse ] olabildiğince güzel yapsın.”

Müslim : III, 50 – İbnu’l-Carut : 268 – Ebu Davud : II, 62 – Ahmed : III, 295, 329

“ … Harise b. Mudarrib’den. O şöyle demiştir : Habbab’ın yanına girdim. [ Karın bölgesinde ] yedi yere dağlama yaptırmıştı. Dedi ki : Şâyet Rasûlullah s.a.v’i : Sizden kimse ölümü temenni etmesin.” buyururken dinlememiş olsaydım, hiç şüphesiz ben ölümü temenni edecektim. Kendimi Rasûlullah s.a.v ile birlikte tek bir dirhem sahibi dahi değilken gördüm. Şu anda ise evimin bir tarafında kırkbin dirhem vardır. Sonra ona kefeni getirildi. Onu görünce ağladı ve şöyle dedi : Fakat Hamza’nın siyah beyaz çizgili bir cübbeden başka bir kefeni bulunamamıştı. Bu cübbesi baştarafından konulduğu vakit ayaklarını örtmez, ayakları tarafından konulduğu vakit başını örtmezdi. Ayakları üzerine izhir otu konuldu. “

Ahmed : VI, 395

“ … Enes r.a’dan o şöyle dedi : Uhud günü Rasûlullah s.a.v Hamza b. Abdu’l-Muttalib’in yanından geçti. Burnu kesilmiş, organları parçalanmıştı. Bunun üzerine şöyle buyurdu : Şâyet Safiye [ kendi kalbinde ] bundan dolayı rahatsız olmayacak olsaydı [ leş yiyen kuşlar onu yesin diye ] öylece bırakırdım ta ki yüce Allah onu kuşların ve yırtıcı hayvanların karınlarından biraraya getirip haşredinceye kadar. Sonra onu çizgili bir kumaş ile kefenledi. Bununla başını örttüğü zaman ayakları görünür, ayakları tarafından örtündüğü zaman başı görünür [ idi ]. Bu sebeble baş tarafını örttü. Onun dışında şehidlerden hiçbir kimsenin namazını kılmadı ve şöyle buyurdu : Bugün ben sizin için bir şahidim. [ Enes dedi ki : Öldürülenler çoktu. Kefen yapılacak kumaşlar ise azdı. Yine dedi ki : ] Üç ya da iki kişi bir kabirde konuluyordu. Peygamber : Hangileri Kur’ân’ı daha çok biliyor diye soruyor ve o lahdde öne geçiriliyordu. Tek bir en ile iki ya da üç kişiyi kefenledi.”

Ebu Davud : II, 59 – Tirmizi : II, 138-139 – Hakim : I, 365-366 – Beyhaki : IV, 10 – Ahmed : III, 128 – Taberani el-Kebir, I, 7 ve II, 2 – Ebu Nuaym, el-Hilye : IX, 26

Şehidin kefeni elbisesidir

“ … Peygamber s.a.v Uhud’da öldürülenler hakkında şöyle buyurmuştur : Onları elbiseleri ile sarıp sarmalayınız.”

Ahmed : V, 431 –  Nesai : I, 282

İhramlı kimse öldüğü ihram bezi ile kefenlenir

“ … Amr b. Dinar’dan, o İbn Cübeyr’den, o İbn Abbas’tan iki rivayet yoluyla nakletmişlerdir. Peygamber s.a.v devesinin düşürüp, boynunu kırdığı ihramlı kimse hakkında şunları söylemiştir : “……. Onu [ ihram için giydiği ] iki bez ile kefenleyiniz…..”

  Taberani  el-Mucemu’l-Kebir ( k. 165/2 )’de.

Beyaz kefen kullanmanın güzelliği

“ … İbn Abbas’tan. Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur : Beyaz elbiseler giyiniz. Çünkü onlar sizin elbiselerinizin en hayırlılarıdır. Ölülerinizi de onunla kefen-leyiniz.”

Ebu Davud : II, 176 – Tirmizi : II, 132 – İbn Mace : I, 449 – Beyhaki : III, 245 – Ahmed : 3426

Ölüyü çizgili kumaşla kefenlemek

“ … Vehb b. Münebbih, Cabir’den. Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur : Sizden herhangi birisi ölür de bir imkan bulursa çizgili bir bez ile kefenlensin.”

Ebu Davud : II, 61 – Beyhaki : III / 403

“ … Ebu’z-Zübeyr’den, o Cabir’den. Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur :  Her kim bir genişlik bulursa, çizgili bir bez ile kefenlensin.”

Ahmed : III, 319    

Kefenin üç parça olması

“ … Aişe r.anha şöyle demiştir : Rasûlullah s.a.v pamuktan oldukça beyaz Yemen dokuması üç bez ile kefenlendi. Bunlar arasında kamiys  gömlek te, sarık da yoktu. [ Bunların içine özel bir şekilde yerleştirildi. ] “

Hadisi Kütüb-ü Sitte, İbnu’l-Carut 259, Beyhaki III, 399, Ahmed VI, 40, 93, 118, 132, 165, 192, 203, 221, 231, 264

Tacuddin el Bayburdi