Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Mekkelilerin çirkin akidesi

Değerli Müslümanlar … ! şüphesiz ki yeryüzünde cahiliye toplumları hiçbir zaman eksik olmamıştır… Ve kıyamete kadar da olmayacaktır. Bunlar gerek inanç yönünden, gerek amel yönünden ve gerekse ahlak yönünden çok çirkin yaşantıları olan toplumlardır…  

Unutmayalım ki insanı değersiz kılan, onu şirk ve küfre düşüren en çirkin arıza, kişinin inancı ve akidesi hususundaki arızasıdır… Onun içindir ki Akide hususunda cahiliye dönemini çok güzel tanımamız gerekir …

Çünkü şirk ve küfre düşmemenin en güzel yollarından birisi de, cahiliye dönemini iyi tanımaktan geçer… Öyleyse sözü daha fazla uzatmadan gelin hep beraber cahiliye dönemindeki o çirkinlikleri ve aşırılıkları öğrenmeye çalışalım…

Öğrenmeye çalışalım ki, insan nelere inanırsa Allah’a şirk koşar, neler yaparsa küfre düşer, bunlardan haberimiz olsun … 

1 = Salih kimseleri Allah ile kendi aralarında vesile edinmeleri
Değerli kardeşlerim … ! Cahiliye döneminin en çirkin arızalarının başta geleni, yakınlık kazanmak amacıyla Allah ile kendi aralarına vasıta edinmeleriydi.

        Rabbimiz bu hususu kerim kitabında şöyle zikreder :

أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ وَالَّذِينَ  اتَّخَذُوا مِن  دُونِهِ  أَوْلِيَاء مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللَّهِ  زُلْفَى  إِنَّاللَّهَ يَحْكُمُ  بَيْنَهُمْ  فِي مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ  إِنَّ اللَّهَ  لَا يَهْدِي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ 

“ İyi bilin ki, hadis din Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinerek : ” biz bunlara, sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz ” Diyenlere gelince : Şüphesiz Ki Allah, onlar arasında, ayrılığa düştük-leri şeyde hükmünü verecektir. Allah, yalancı, kafir kimseyi doğru yola iletmez ”

Zümer : 3.Ay 

        Yine bir Ayet’i celilesinde şöyle buyurur rabbimiz : 

   فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِ اللَّهِ قُرْبَاناً آلِهَةً   

“ Halbuki Allah yanında O’na yakınlaştırıcı diye edindikleri ilahlar kendilerine yardım etselerdi Ya !………”   Ahkaf : 28.Ay

İşte cahiliye döneminin en çirkin arızalarından biri buydu. Yani Allah ile kendi aralarına vasıta koymalarıydı. İşte bu noktadan hareketle diyoruz ki ; eğer bugün tasavvuf ehli bu gerçeği bilmiş olsalardı, cahileyi dönemindeki o çirkin arıza içerisinde yüzmezlerdi.

2 = Allah’tan gayri şeylerden yardım beklemeleri   

Değerli kardeşlerim … ! cahiliye döneminin en çirkin arızalarından birisi de, Allah’tan gayri şeylerden yardım istemeleriydi.  

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

“ Belki yardım olunurlar diye, Allah’tan başka ilahlar edindiler. Onlar kendilerine yardım edemezler. Tersine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir. ”   Yasin : 74.75.Ay

“ Allah’ı bırakıp ta kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir. Oysa onlar ölüdürler, bunların yalvardıklarından habersizdirler. ”   Ahkaf : 5.Ay

Halbuki bir kimse hem Allah’tan hem de bir başka şeyden – ki, bu kim olursa olsun veya makamı mevkisi ne olursa olsun – yardım beklerse veya isterse Allah’a ortak koşmuştur. Ne yazıkki cahiliyenin bu yönünü bilmeyenler,  din adına bugün kabir ve türbelerden rahatlıkla yardım istemektedirler.

3 = Allah katında kendilerine Şefaatçiler edinmeleri  

Değerli kardeşlerim … ! hemen hemen bütün cahiliye dönemlerinin ve hasetsen günümüz cahiliyesinin en çirkin arızalarından birisi de, kabir ve türbelerde yatan – Salih kabul ettikleri –  kimselerin kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanmalarıdır. 

        Rabbimiz bu hususta da şöyle buyurmaktadır :

وَيَعْبُدُونَ  مِن  دُونِ اللّهِ  مَا  لاَ  يَضُرُّهُمْ  وَ لاَ  يَنفَعُهُمْ  وَيَقُولُونَ هَـؤُلاء شُفَعَاؤُنَاعِندَ اللّهِ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللّهَ بِمَا لاَ يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلاَ فِي الأَرْضِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ 

“ Onlar, Allah’ı bırakıp kendilerine ne fayda ve ne de zarar veremeyen şeylere ibadet ediyorlar ve : ” bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir.” diyorlar. Onlara deki : ” Allah’ın göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi  Allah’a haber veriyorsunuz ? ” O, anların koştukları ortaklardan uzak ve yüce’dir. ”  Yunus : 18.Ay

“ Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler ? De ki : onlar hiçbir şeye güçleri yetmeyen ve düşünmeyen şeyler olsalar bile mi ? ”  Zümer : 43.Ay

İşte cahiliyenin çirkin problemlerinden biri de buydu. Oysaki bu şekildeki bir şefaat anlayışı, Kur’an’ın ve Sünnetin batıl gördüğü bir şefaat anlayışıdır. Çünkü ; Allah’ın kimden hoşnut olup, ona şefaat etme izni vereceğini kimse bilemez. Bununla beraber, kime şefaat edilmesi için izin verileceğini de kimse bilemez. Dolayısıyla bu konudaki takip edilmesi gereken en sağlıklı yol ; Rabbimizin kerim kitabında buyurduğu gibi :

1 –  “ Bütün şefaat  – yetkisi  –  Allah’ın elindedir ”  Zümer : 4.Ay

2 –  “ O’nun izni olmadan hiç kimse şefaat edemez….”  Yunus : 3.Ay 

3 – “ O’nun, şefaat için izin vereceği kimseler, sözünden hoşlandığı kimseler olacaktır.”  Taha : 109.Ay

4 – “ Kendilerine şefaat etme yetkisi verilen kimseler, Allah’ın izin verip tarif ettiği kimselere şefaat edeceklerdir.”  

Enbiya : 28.Ay – Buhari : 14.c.6465.s – Müslim : 1.c.193.n

4 = İlahlaştırdıkları şeyleri aşırı bir şekilde sevmeleri 

Mekkelilerin çirkin arızalarından bir diğeri de, araya vasıta koydukları o kimseleri ; Allah’ı sever gibi sevmeleridir. Allah’u  Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır :

وَمِنَ النَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ اللّهِ أَندَاداً يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّهِ وَالَّذِينَ آمَنُواْ أَشَدُّ حُبّاً لِّلّهِ وَلَوْ يَرَى الَّذِينَ  ظَلَمُواْ  إِذْ  يَرَوْنَ الْعَذَابَ  أَنَّ الْقُوَّةَ لِلّهِ  جَمِيعاً وَأَنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعَذَابِ 

“ İnsanlardan kimi, Allah’tan başka eşler tutar ve Allah’ı sever gibi onları severler. Hakkıyla iman eden kimseler ise, en çok Allah’ı severler O şirk koşanlar azabı gördükleri zaman bütün güç ve kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok çetin olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi.”  

Bakara : 165.Ay

Rabbimizinde bildirdiği gibi Mekkeliler, Allah’ı sever gibi araya vasıta koydukları kimseleri seviyorlardı. Yani onlara ta’zim de bulunup aşırı bir şekilde itaat ediyorlardı. Çünkü sevmenin isbatı itaattir.

Halbu ki Allah’a hakkıyla iman eden tevhid ehli kimseler en çok Allah’ı sever, O’na gönülden bağlanır ve O’nun emirlerine itaat ederler. Çünkü Rabbimiz, kendisini sevmenin isbatını itaate bağlamıştır.

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

“ De ki : Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana tabi olun ki Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın ……. “   Ali İmran : 31.Ay

5 = Onlar için kurban kesmeleri  

Mekkelilerin şirklerine vesile olan arızalarından birisi de, kabir ve türbelerde yatan o kimseler için kurban kesmeleridir. Rabbimiz bu konu da şöyle buyurmaktadır :

 وَ جَعَلُواْ لِلّهِ  مِمِّا  ذَرَأَ مِنَ الْحَر ْثِ  وَا لأَنْعَامِ  نَصِيباً فَقَا لُواْ هَـذَا  لِلّهِ بِزَعْمِهِمْ وَهَـذَا لِشُرَكَآئِنَا  فَمَا كَانَ  لِشُر َكَآئِهِمْ  فَلاَ يَصِلُ  إِلَى اللّهِ  وَمَا  كَانَ  لِلّهِ  فَهُوَ يَصِلُ إِلَى شُرَكَآئِهِمْ سَاء مَا يَحْكُمُونَ

“ Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan Allah’a pay ayırdılar. Zanlarınca : “ Bu Allah’a bu da ortaklarımıza” dediler. Ortakları için ayrılan Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar. ” En’am : 136.Ay

İbn Kesir
 r.h’ın haber verdiğine göre, Abdurrahman İbn Zeyd İbn Elsem tefsirinde şöyle der : Allah için ayırmış olduklarından her kestiklerini, Allah’ın ismi ile birlikte diğer ilahlarının ismini de anmadıkça kat’iyyen onu yemezlerdi. İlahlar için ayırdıklarına ise, o ilahın ismiyle birlite Allah’ın ismini anmazlardı…”

                                                                                             İbni Kesir : 6.c.2839.s

“ … Enes r.a’dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu :  İslam’da kabir yanında hayvan kesmek yoktur.”

“ Abdurrezzak şöyle dedi : – Cahiliye döneminde – kabirlerin yanında sığır veya koyun kurban ederlerdi ” 

Ebu Davud : 3222.n – Abdurrezzak : 6690

Görüldüğü gibi bu hususta da Mekkeliler haddi aşmış, kabir ve türbelere adaklar adamış ve oralarda kurbanlar kesmişlerdir. Halbu ki Allah’ın Resülü s.a.v şöyle buyurmuşlardır:

“ Allah’tan başkası için kurban kesen kimseye Allah lanet etmiştir “ 

Müslim : 6.c.1978.n

6 = Allah’tan başkası adına yemin etmeleri 
Mekkelilerin çirkin arızalarından birisi de,  Allah’tan başka ilahlaştırdıkları kimseler adına yemin etmeleridir.

“ … Sa’d bin Ubade r.a dan. İbni Ömer, bir adamın “ Kabe hakkı için hayır “dediğini işitince şöyle dedi : ” Allah’dan başkası adına yemin edilmez “ benRasulullah s.a.v’den işittim şöyle buyurmuşlardır : ” Allah’dan başkası adına yemin eden kafir ya da müşrik olmuştur.”

Tirmizi : 3.c.1574.n – Ahmed : 2 / 125 – Hakim : 1 / 65 – Beğavi Şerhü’s Sünne : 10 / 7

“ … Sa’d ibni Ebi Vakkâs radıyallahu anh şunu rivayet eder : ” Bazı konuları konuşuyorduk. Ben, cahiliyyeden yeni dönmüştüm. Lât ve Uzza adına yemin ettim. Rasulullah s.a.v’in sahabileri bana şöyle dedi : ” Ne kötü söz söyledin. Rasulullah s.a.v’e git ve O’na bunu haber ver. Çünkü biz senin kafir olduğunu görüyoruz “ Ben de Rasulullah s.a.v’e gittim ve durumu ona haber verdim. Bana şöyle dedi : ” Üç kez, ” Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike lehu – Yani, Allah’dan başka ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur ” de, Üç kere şeytan’dan Allah’a sığın ve sol tarafına üç kez tükür ve bir daha da bunu yapma. “

Nesei Sünen : 

( … Rasulullah s.a.v şöyle buyurmaktadır : Kim yemin eder ve yemininde  Lat ve Uzza hakkı için derse hemen, La İlahe İllallah  desin. )

                                                                              Buhari : 10.c.4806.s

“ Yinebir hadis de : Rasulullah s.a.v şöyle buyurur : “ Aziz ve Celil olan Allah sizleri babalarınızla yemin etmenizden nehyeder. “

Müslim : 5.c.1646.n

Bu ve emsali deliller, Mekkelilerin Lat ve Uzza adına yemin ettiklerinin açık kanıtlarıdır. Halbu ki İslam, Allah’tan başkası adına yapılan yemini ŞİRK kabul etmiştir…

( … Allah Rasülü s.a.v yine şöyle buyurur : Her kim Allah’tan başkası adına yemin ederse, kafir veya müşrik olur. )

Tirmizi : 3.c.1574.n – Ahmed : 2.125

Yine bir Hadisi Şeriflerinde : “ Allah’tan başkası adına yemin eden şirke düşer ” buyrulmuştur. ) 

Ahmed Müsned : 1 / 47

Bu hususta tevhid ehli kimselere düşen, yeminlerinde Allah’ın adını zikretmesi ve Allah’tan başkası adına yemin etmemesidir. Yemin şekli ise :

“… VALLAHİ …”  “ …  BİLLAHİ … ”  “ … TALLAHİ … ” dir.

Neml : 49.Ay – Yusuf : 91.Ay – En’am : 23.Ay

7 = Birşeylerin uğurlu veya uğursuz olacağına inanmaları 

Cahiliye döneminin en çirkin inançlarından birisi de, bazı günleri ve ayları, kuş ötmelerini uğursuz sayarlar, uğurlu ve uğursuz sayılan şeylere göre de hareket ederlerdi.  

“ … Ukbe b. Amr r.a dan. Nebi s.a.v şöyle buyurmuşlardır : Kim uğur getirsin diye bir şey takınırsa, Allah onun işini tamamlamasın. Kim kendisini korusun diye bir şey taşırsa, Allah onu korumasın. “

Ahmed : 4 / 154. 16951.n – Hakim : 4 / 216 – İbni Kesir : 8.c.4147.s

“ … Nebi s.a.v şöyle buyurmuşlardır : Kim uğur getirsin veya işim rast gelsin diye bir şey takınırsa, Allah’a şirk koşmuştur. “

Ahmed Müsned : 4/156.310 – 16969.n – İbni Hibban : 1413.n – Hakim : 4/417 – el Albani Silsiletü’s Sahiha : 492.n

“ … Nebi s.a.v şöyle buyurmuşlardır : ” Advâ – yani, hastalığın kendi kendine bulaşması -, uğursuzluk, hâmme – yani,ölünün kemiklerinin kuşa dönüşmesi – ve Safer  – ayının haram aylardan olması –  diye bir şey  yoktur…….”

                                                                            Buhari : 12.c.5777.s

“ … İbni Mes’ud r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Uğursuzluğa inanmak şirktir. Uğursuzluğa inanmak şirktir. Hepimizin içinden böyle bir şey geçer. Ancak Allah kendisine güvenmekle bunu giderir “

Ebu Davud : 4.c.3910.n – İbni Mace : 9.c.3538.n – Ahmed : 1 / 389 – 3679.n

Değerli kardeşlerim … ! şüphesiz ki Allah resulü s.a.v bu sözleri duvarlara, ağaçlara söylemiyordu. Bununla beraber bu ifadeleri boşuna dile getirmiyordu. Bu çirkin inancın yanlışlığını, birileri kafalarından silsin diye anlatıyordu.

8 = Allah ve sen sözünü kullanmaları  

Cahiliye döneminin çirkin şeylerinden birisi de ; Yaratıcı ile yaratılanı eşit kılan ” Allah ve sen dilersen ” … ” Benim için Allah’dan ve senden başkası yok ” … “Allah’a ve sana güvendim ” “ Sen olmasaydın şöyle olacaktı “ … “ Az daha geç kalsaydık ölecekti “ veya “ Az daha erken getirseydiniz kurtulacaktı “ gibi veya buna benzer anlamlardaki sözler kullanmaktı. İslam, bu gibi sözleri şirk lafızlar olarak kabul etmiş ve bu  manada sözler sarfetmekten de inananları sakındırmıştır. 

“ … İbni Abbas r.a dan. Bir adam Nebi s.a.v’e şöyle dedi : ” Allah ve sen dilersen ” Bunun üzerine Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: ” Beni Allah’a ortak mı koştun ? Bilakis ” sadece Allah dilerse ” de.”

                                Ahmed Müsned : 1 / 283 – 2557.n – Ebu Davud : 5.c.4980.n

“ … İbni Abbas r.a diyor ki : Allah’a denk tutmak şirktir ve bu şirk karanlık bir gecede, kara bir taşın üstündeki karıncanın kıpırdamasından daha gizlidir. Şöyle ki, senin : “ Allah ve hayatın hakkı için “ yahut “ Allah ve hayatım hakkı için “deyişin : “ Şu köpekcik olmasaydı veya şu ördekler olmasaydı mutlaka hırsız girerdi “ demen, bir kimsenin arkadaşına : “ Allah ve sen dilediniz de bu iş oldu “ veya “ Allah ve filan adam olmasaydı “ demesi hep şirk olan hususlardır. Sakın Allah ile beraber bir başkasını zikretme. “

 Mecmau’z Zevaid : 4 / 177 – Mervezi Müsned : 89.S.17.n – el Albani İrva : 2562

9 = Irkçılık yapmaları

Cahiliye döneminin çirkin işlerinden birisi de kavmiyetçilik – ırkçılık – yapmalarıydı… Allah Teala kerim kitabında böylelerini kınamış ve haklarında şu hükmü indirmiştir :

“ Ey insanlar ! Şüphesiz Biz sizi birbirinizi tanıyasınız diye  bir erkek ve bir kadından yarattık, sizi şubeler ve kabileler kıldık. Hakikatte Allah indinde en şerefliniz takvaca en üstün olanınızdır. ”  Hucurat : 13.Ay

“ … Utey ibni Damre demiştir ki, babamın yanında cahiliye dönemindeki kavmiyet iddiasında bulunan bir adam gördüm. Babam ona kapalı – yani kinaye yoluyla – değil de, açıkça sövdü. Bunun üzerine arkadaşları babama baktılar. Babam dedi ki, bu süzümden hoşlanmadınız demi ? Ve daha sonra : 
– Ben bu hususta asla kimseden korkmam, dedi. Çünkü ben peygamber s.a.v’in şöyle buyurduğunu işittim : 
– Cahiliyetin kavmiyet iddiasını yapana açıkça sövünüz, ona kapalı sövmeyiniz. “

Edebu’l Müfred : 2.c. 963.n

{ … Ebu Zerr r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Bak ey Eba Zerr ; şüphesiz ki sen takva ile üstün olma durumun hariç, kırmızı ve siyah insanlardan hayırlı değilsin. }

İbni Kesir : 13.c.7421.s

“ … Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki ; ” Kim babalarıyla iftihar  ederek  izzetini  izhar  ederse  ona  babasının  şeyini ısırttırın – açıkça sövün – . Ve ona kapalı söylemeyin.”

Ahmed : 5 / 136  –  İbni Hibban : 3153 – Nesai : 5 / 272 – Taberani : 1/199 – Mişkat : 4902 – Mecmauz Zevaid : 3 / 3 – Elbani Sahiha : 269 – Begavi Şerhus Süne : 4/99 –  Camius Sagir : 633

“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdu ki ; Her kim itaatten çıkar ve topluluktan ayrılır da bu hal üzere ölürse o kişi cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Her kim akibetin hayır mı şer mi olduğu belli olmayan bir dava yolunda körü körüne açılmış bir sancak altında mukatele eder, sırf soyu için öfkelenir, yahut sırf soy sop davasına çağırır, yahut kuru kuru bir kavmiyet ve asabiyet davasına yardım eder ve bu yolda öldürülürse, işte böylesinin ölümü tam bir cahiliyet ölümüdür.

Her kim ümmetimin mü’minlerine karşı işlediği cinayetlere aldırmaz, ukubetinin vebalinden korkmaz ve hiçbir ahid sahibinin ahdini de vefa etmez bir halde iyisini kötüsünü ayırt etmeksizin herkesi vurarak ümmetime karşı huruc ederse, işte o benden değildir, ben de ondan değilimdir. “

Müslim : 6.c.1848.n

“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdu ki ; Toplumlar ya cehennem tuğlaları olmuş babaları ile iftihar etmeye son verecekler yada Allah’ın nezdinde burnuyla necaseti yuvarlayan böcekten daha alçak olacaklardır. Şüphesiz Allah azze ve celle sizden Cahiliyye’nin kibrini ve babalarıyla iftiharını gidermiştir. Ancak o, takva sahibi mümin veya yalancı ve şakidir. Tüm insanlar Ademoğullarıdır, Adem de topraktan yaratılmıştır.”

Ebu Davud : 5.c.5116.n – Tirmizi : 3955 – Ahmed : 2/361 :  Beyhaki : 10/232 – Begavi Mesabih : 3807 – Mişkat : 4899 – Tergib : 3/575 – İbni Teymiyye İktizaus Sıratı Mustakim : S.93

Unutmayalım ki kişinin kendi şahsını ve kavmini övmesi, sevmesi, koruması insanı imandan uzaklaştıran etkili bir zehirdir. 

Rabbimizden niyazımız ; bizlere tevhid akidesini istenildiği manada öğrenmemizi ve ona uygun bir hayat yaşamamızı nasip eylesin.

                                                                                                 Amin

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                          Tacuddin el Bayburdi