Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Rukye yolu ile tedavi konusu

Rukye : Okuyarak veya dua ederek tedavi olma şeklidir…Diğer bir ifade şekliyle;hastanın üzerine, gerek kendisi gerekse bir başkası okuyup hafifçe üfleyerek veya ağrıyan yerin üzerine elini koyarak okuyup orayı mesh ederek tedavi şeklidir …

Rukye, Şirkten ve Allah Teâlâ’dan başkasından yardım dilemek gibi şeylerden uzak, Kur’an ve Sahih duâlardan olursa dînen meşrû ve Allah’ın izniyle de faydalıdır… 

1 = Meşru bir şekilde rukye yapmanın caizliği

“ …. Avf ibni el-Eşcai şöyle dedi : Biz cahiliye devrinde rukye yapardık. Mütekaben biz : Ya Rasulallah ! bunun hakkında ne buyurursun ? diye sorduk.  Rasulullah  s.a.v  buyurdu  ki : Rukyelerinizi  bana  arz ediniz  – yani nasıl yaptığınızı bana söyleyiniz – Rukye yapmada şirk olmadığı sürece bir beis yoktur. “

Müslim : 7.c.2200.n – Ebu Davud : 4.c.3886.n

“ … Cabir radıyallahu anh anlatıyor : ” Rasûlullah s.a.v Beni Amr İbni Hazm’a yılana karşı rukye yapma ruhsatı tanıdı. Biz Rasûlullah s.a.v ile birkilkte otururken bizden bir kimseyi akrep soktu. Bir adam : ” Ey Allah’ın Rasûlü, buna rukye yapayım mı ? ” diye sordu. Rasulullah s.a.v : ” Sizden kim kardeşine faydalı olabilecekse hemen olsun ” buyurdular.”

Müslim : 7.c.2198 – 2199.n

“ … Enes radıyallahu anh anlatıyor : ” Rasûlullah s.a.v bize, zehire karşı, göz değmesine karşı, yaralara karşı rukye yapmamıza ruhsat tanıdı.”

Müslim : 7.c.2196.n – Tirmizi Tıbb : 15/2057

2 = Humma hastalığı ve bütün ağrılara yapılan rukye şekli 

“ … İbnu Abbas r.a anlatıyor : ” Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm, hummâ’ya ve bütün ağrılara karşı şu duayı okumamızı öğretmişti :

” Bismillahi’l-Kebiri eûzü billâhi’l-Azimi min kulli ırkın na’arın ve min şerri harri’n nâr.”

” Yüce Allah’ın adıyla, kanla kabaran her bir damardan ve ateş harâretinin şerrinden büyük Allah’a sığınırım. “

 Tirmizi Tıbb : 26/2076

“ … Ali radıyallahu anh anlatıyor : ” Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hastaya geldiği veya kendisine bir hasta getirildiği zaman şu duayı okurdu : Ey insanların Rabbi, acıyı gider, şifa ver, sen Şafisin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Senden, hastalıktan eser kalmayan şifa istiyoruz.”

Tirmizi Da’avat : 122/3560. Ayrıyeten Aişe r.anha’dan Buhari  Tıbb : 39

“ … Ebu Sa’id el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor : ” Cibril a.s Rasûlullah s.a.v’in yanına geldi ve :

” Ey Muhammed, hasta mısın ? diye sordu. ” Evet ” cevabını alınca, Cibril aleyhisselam şu duayı okudu :

” Bismillahi erkîke, min külli dâin yü’zîke ve min şerri külli nefsin ev aynin hâdisin. Allahu yeşfike, bismillahi erkîke. “

“ Seni Allah’ın adıyla, sana eza veren bütün hastalıklara karşı, bütün kötü nefis ve hasedci gözlere karşı sana okuyorum. Allah sana şifa versin, ben Allah’ın adıyla sana dua ediyorum. “

Müslim Selam : 40/2186 –  Tirmizi Cenaiz : 4/972

“ … Osman İbnu Ebi’l-As r.a anlatıyor : ” Rasûlullah s.a.v’e müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana : ” Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku ” buyurdu. Dua şu idi : Üç kere : ” Bismillah ” tan sonra yedi kere,

” Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru.”

“ Allah’ın ismiyle ! bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah’ın izzet ve kudretine sığınıyorum. “

Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teâla hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım.”

Müslim : 7.c.2202 – Ebu Davud : 4.c.3891 – Tirmizi : 2081.n

3 = Nazar için tedavi şekli 

“ … Aişe r.anha anlatıyor : “ Gözü değene abdest alması emredilir, onun abdest suyu alınır, bununla göz değmesine uğrayan kimse yıkanırdı.”

Ebu Davud : 4.c.3880.n

“ … Ebu Sâ’id el-Hudri r.a anlatıyor :  ” Rasûlullah s.a.v cinlerden ve insanın göz – değmesinden – çeşitli dualar okuyarak – Allah’a sığınırdı. Muavvizeteyn  – yani Nas ve Felak sureleri – nazil olunca bu iki sureyi esas aldı, diğerlerini terketti. “

Tirmizi : 3.c.2135.n – İbnu Mace : 9.c.3511.n 

“ … Âişe r.anha’dan rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir : Nebi s.a.v vefât ettiği hastalığında kendi üzerine Muavvizât’i okuyup üflerdi. Hastalığı şiddetlenince, Muavvizât’ı ben okuyup üzerine üflüyor ve bereketinden dolayı onun elleriyle de kendisinin üzerini mesh ediyordum. “

Buhârî : 10/205-5741  – Müslim : 2196

Muavvizât : İhlas, Felak ve Nas sûreleridir.

“ … İbnu Abbas r.a anlatıyor : Rasûlullah s.a.v buyurdular ki : Göz değmesi haktır. Eğer kaderin önüne geçecek bir şey olsaydı, göz değmesi geçerdi. Yıkanmanız taleb edilirse yıkanıverin. “

Müslim :  7.c.2188.n – Tirmizi Tıbb 19/2063

“ …  Muhammed İbnu Ebi Ümame İbni Sehl İbni Hanif, babasından şunları işittiğini anlatmıştır : ” Babam Sehl radıyallahu anh ( Cuhfe yakınlarındaki ) Harrâr nam mevkide yıkandı. Üzerindeki cübbeyi çıkardı. Bu sırada Amir İbnu Rebi’a ona bakıyordu. Sehl, bembeyaz bir tene, güzel görünüşlü bir cilde sahipti. Amir : ” Ne bu günkü bir manzarayı, ne de böylesine ancak çadıra çekilmiş bâkirede bulunabilen bir cildi hiç görmedim ” dedi. Sehl daha orada iken hummaya yakalandı ve rahatsızlığı şiddet peyda etti – ve yere yıkıldı -. Durum Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a haber verildi ve : ” Başını kaldıramıyor ” dendi. Halbuki Sehl orduya kaydedilmişti. ” Ya Rasûlullah o, sizinle gelemez Vallahi başını bile kaldıramıyor ! ” dediler. Aleyhissalatu vesselam : Onunla ilgili olarak herhangi bir kimseyi ittiham ediyor musunuz ?, diye sordu. ” Amir İbnu Rebi’a var ” dediler. Rasûlullah, onu çağırtıp kendisine kızdı ve :

” Sizden biri niye kardeşini öldürüyor ? Niye bir Bârekallah !, demedin ? Onun için abdest al ! ” buyurdu. Bunun üzerine Amir yüzünü, ellerini, kollarını, dizlerini ve ayaklarının etrafını ve izârının içini bir kaba yıkadı. Sonra, bir adam bu suyu onun – yani Sehl’in – üzerine arkasından döktü ; derken o ânında iyileşti.”

Muvatta Ayn : 1/2/938

4 = Yılan ve akrep sokmasına karşı rukye 

“ … Ebu Hureyre r.a anlatıyor : Bir adamı akrep sokmuştu. O gece acıdan uyuyamadı. Rasulullah s.a.v’e : Falancayı akrep soktu, bu yüzden geceleyin hiç uyuyamadı” diye haber verilmişti. Şöyle buyurdular : Akşamleyin şu duayı okusaydı ya:

“ Eûzu bikelimâtillahi’t-tâmmâti min şerri mâ halaka ” … “ Yarattıklarının şerrinden Allah’ın mükemmel kelimelerine sığınırım “ … eğer böyle yapsaydı akrebin sokması sabaha kadar ona zarar vermezdi. “

“ … Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor : ” Biz,  bir seferdeydik. Bir yerde konakladık. Yanımıza bir cariye gelip :  ” Obamızın efendisi Selim’i bir zehirli soktu. Onunla meşgul olacak erkekler de şu anda yoklar. sizde rukye yapan biri var mı ? ” dedi. Bunun üzerine bizden rukye hususunda mahâretini bilmediğimiz bir adam kalkıp onunla gitti ve adama okuyuverdi. Adam iyileşti. Kendisine otuz koyun verdiler. Bize sütünden içirdi. Ona : ” Yahu sen rukye bilir miydin ? ” dedik. ” Hayır, ben sadece Fatiha okuyarak rukye yaptım ” dedi. Biz kendisine ” Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a sormadan – bu verdiklerine – dokunma ! ” dedik. Medine’ye gelince, durumu ona söyledik. Allah Rasulü s.a.v :

Fatiha’nın rukye olduğunu – tedavi maksadıyla okunacağını – sana kim söyledi ? dedi ve verdikleri koyunları paylaşın, bana da bir hisse ayırın ! ” buyurdular.”

Buhari Tıbb : 39/323 İcare 16 Fedailu’l-Kur’an/9 –  Müslim selam : 66/2201- Ebu Davud Tıbb : 19/3900 – Tirmizi Tıbb : 20/2064/2065
 

                                                        Tacuddin el Bayburdi