Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+09 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Buhari ve Müslimden Din öğrenilir mi ?

Buhari ve Müslimden Din öğrenilir mi ?

SORU … : Hocam müsadenizle size bir soru sormak istiyorum. Sorum şu ; bir Müslüman direk olarak bildiğimiz güvenilir şu hadis kaynaklarından olan Buhari ve Müslimi eline alarak onları okuyabilir mi … ?  Veya onlardan dinini öğrenebilir mi, onları anlayabilir mi … ? Çünkü bu anlamda etrafımızda söylenen şu tip sözler var ; Bir Müslüman direk olarak Buhari’yi ve Müslimi eline alarak onlardan dinini anlayamaz, öğrenemez ve yaşayamaz. Mutlaka alimlere ihtiyaç var ve ancak alimlerin izahları ile bu tür kitaplar anlaşılır ve yaşanır. Veya da fıkıh olmadan bu iş olmaz, gibi sözler.

CEVAP … : 
Değerli kardeşim, öncelikle bu tip sözler kime aitse, ben onların sağlıklı bir ilme, metoda ve menhece sahip olduklarına pek inanmıyorum. Çünkü sağlıklı bir ilme sahip olan kimseler, Buhari’yi ve Müslimi elinize alarak din öğrenemezsiniz, ifadesini asla kullanmazlar. Bu tür sözler, insanları sünnetten uzaklaştıran cahilce sözlerdir.

Hatta aklıma gelmişken şunu da ilave etmek isterim ki, benim de bu konuda duyduğun çok çirkin sözlerden birisi de ; “ Ben Buhari’yi ve Müslimi okuyupta şirk koşan bir çok kimse tanırım “ sözleridir.

Unutmayalım ki bu tip sözler, Umum manada Kur’an ve Sünnetle taban tabana zıt sözlerdir. Ve bu tür çirkin sözlerin bir çok cihetten de reddiyesi vardır.

1 – Öncelikle eğer “ alimlersiz bu hadis kitapları anlaşılmaz “ sözünü bilinçli bir şekilde söylemiş olsalardı, Buhari’nin ve Müslimin de birer alim olduğunu asla unutmazlardı.

2 – Bu konuda yine gözden kaçırdıkları çok önemli bir nokta da ; “ her şeyden önce Buhari ve Müslime güvenimizi sağlayan ve bu iki kaynağın sahihliğini söyleyen zaten alimlerdir – yani ilim ehli kimselerdir… “  Bu demektir ki, bizler ilim ehline itibar eden, onları seven ve onların tarif ettiği doğruları almaya çalışan kimseleriz. Dolayısıyla Buhari ve Müslimi okumamız, ilim ehlinin tavsiyesi iledir…

3 – “ Hadislerin bir fıkhı vardır, onun için herkes onlardan fıkhedemez “ sözleri de batıl bir sözdür, çünkü Buhari, muhaddis olduğu kadar da harika bir fakih’tir… Aynı şekilde Müslim de öyle.   Buhari ve Müslimi bu anlamda eğer ele alırsanız şunu açıkca göreceksinizdir ki ; kitaplarındaki bab başlıkları harika bir fıkhı – yani ince bir anlayışı ve kavrayışı – sergilemektedir.

4 – Bilindiği gibi Allah Rasulü s.a.v’in ağzından çok sayıda rivayetler vardır ki onlarda ; Benden velev ki bir Ayet veya bir hadis de olsa alın, anlatın, aktarın buyurmaktadır. Örneğin :

“ … Abdullah ibn Mes’ud r.a dan. Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular : Allah, benim sözümü dinleyip de belleyen, sonra da onu işitmeyene ulaştıran kimsenin yüzünü ağartsın. Çünkü nice taşıyıcı kimseler vardır ki, fakih değildir. Onlar kendinden daha fakih olan kimselere bu bilgiyi götürürler. ”

İbni Mace : 1.c.232.n – Ebu Davud : 4.c.3660.n

Şimdi o garip sözleri sarfedenlere sormak gerekir ; Allah Rasulü s.a.v bu sözleri söylerken, biz nasıl olurda Buhari ve Müslimi ele alıp okuyamayız veya onların içindeki hadisleri birbirimize nakledemeyiz ki … ?

5 – Bununla beraber bildiğiniz gibi Kur’an da bizlere buyrulan emirlerden biri de, Rasule itaattir. Ve bu ümmet toptan inanıyor ki Rasule itaat, onun sünnetinedir. Yani sahih hadislerinedir.

Peki yine sormak gerekmez mi ; ümmetin sahihliği hususunda ittifak ettiği hadis kitapları olan Buhari ve Müslimi elimize nasıl alamayız .. ? Onları neden okuyamayız ki .. ?

6 – Ve yine bilinen bir gerçektir ki Allah’u Teala kerim kitabında ihtilaf anında Allah’a ve Rasulüne – yani kitaba ve sünnete – gidilmesini emreder… Ve bu emir de Ayetin baş tarafında zikredildiği gibi ; “ Ey iman edenler “ ifadesiyle, inanan herkesedir.

فَإِن  تَنَازَ عْتُمْ  فِي شَيْءٍ  فَرُدُّوهُ  إِلَى اللّهِ  وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ  تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً

“ … Eğer bir mevzuda ihtilafa düşerseniz ; Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz onu, Allah’a ve Resulüne havale edin. Bu daha iyi ve sonuç itibariyle de daha güzeldir. “  Nisa : 59.Ay 

فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيماً

“ Hayır ! Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. “  Nisa : 65.Ay

Peki yine sormak gerekmez mi bu kimselere ; aramızda ihtilaf ettiğimiz meseleleri Ayetlere ve hadislere götürmemiz bizlere emredilirken, biz nasıl olurda Rasulün sahih hadislerini içerisinde bulunduran Buhari ve Müslimi elimize alıpta okuyamayız ki … ? Biz nasıl onları  anlayamayız ki .. ?  Yoksa Allah’u Teala bizleri anlayamayacağımız şeylere mi havale ediyor. Veya da O’nun biricik Rasulü, bizlere anlayamayacağımız sözler mi söylemiş .. ? Eğer öyleyse bu bir çelişki olmaz mı .. ? 

7 – Ve yine biliyoruz ki sahabe bile kendi aralarında Allah Rasulü s.a.v’in sünnetine önem veriyor, birbirlerine onun sözlerini – yani hadislerini – anlatıyor ve ihtilaf anında da yine Rasulün sünnetine koşuyorlardı.

“ … İbni Ömer radıyallahu anhu’ya : ” Ey Ebu Abdurrahman ! Biz korku namazı ile hazarda kılınan namazı Kur’an da bulduğumuz halde, sefer namazını onda bulamıyoruz.” Denilince ;

” Biz hiçbir şey bilmezken, Allah bize Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemi gönderdi. Biz ancak onun yaptığını yapıyoruz “ buyurdu. 

Malik : sefer : 7 – İbni Mace : 1066 – Abdurrezzak : 4276 – Ahmed : 2/148 – Nesai : taksiru salat : 1 – Hakim : 1/258 – İbnu Huzeyme : 2/72 – Beyhaki : 3/136

“ … İbnu Abbas r.a sünnete karşı ebu Bekr ve Ömer ra’nun sözleri ile karşı çıkana şöyle demiştir : Bu gidişle semadan başınıza taş yağmasından korkarım. Ben size resulullah dedi diyorum, siz ise bana ebu Bekr dedi, Ömer dedi, diyorsunuz. “

Abdurrezzak  – Camiu’l beyani’l ilm : 2\196  – El Fakih : 1/145 

“ … İbn Abbas r.a şöyle dedi :  “ Rasulullah şöyle dedi, falan ise şöyle dedi “ demenizden dolayı cezalandırılmaktan veya yere batırılmaktan korkmuyor musunuz. 

                                                                                        Darimi : 1/437.n

Şimdi bu manzara karşısında Allah aşkına nasıl Buhari ve Müslimi ele alarak Rasulullah s.a.v’in hadislerini okuyamayayız ki … ?

Sahabe bile Rasulün hadislerini araştırırken, onlara önem verirken ve Rasulün sözü varken başka sözlere iltifat etmezlerken, biz nasıl olur da Allah Rasulünün sahih hadislerini içinde barındıran ve ümmetin sahih dediği Buhari ve Müslimi elimize alıp ta okuyamayız ki … ? nasıl onları anlayamayız ki .. ?

8 – Ve geliyorum ; “ Ben Buhari’yi ve Müslimi okuyupta şirk koşan bir çok kimse tanırım “ sözlerine.

Bu konuda da ancak şunu diyebilirim ki ; ben senelerdir Buhari ve Müslimi okuyorum. Bununla beraber eşime dostuma ve yanıma gelen kardeşlerime de  Buhari ve Müslimi okumalarını tavsiye ediyorum… Dolayısıyla ben daha Buhari ve Müslimi okuyupta Allah’a şirk koşan birini görmedim elhamdulillah. Hatta – bırakın şirk koşmayı – onlar Buhari ve Müslimi okudukça hayatlarında ne kadar şirk ve küfür varsa, bu okuyuşları onların yavaş yavaş bu çirkin işlerden kurtulmalarına vesile olmaktadır…

Sözün özü ; söylenen bu tip sözlere asla itibar etmeyin çünkü bu tür sözler batıl ve tutarsız sözlerdir. Basiretli bir Müslüman sünnete – yani sahih hadislere – sarılmalıdır…

Ve tabi ki bununla beraber ; bu kitapları okurken de, elbette anlayamadığımız, bize kapalı kalan, veya birilerine sormamız gereken birtakım şeyler olabilir, bu mümkündür… Ama bu demek değildir ki, bu kitapları sakın elinize almayın, bunları okumayın, çünkü onlardan asla bir şey anlayamazsınız…

Rasulün sözünden anlamayan bir kimse, bilmem ki başka kimin sözünden anlar ki …  !!!

…… Anlayana azın faydası çoktur …
………. Anlamayana da çokun faydası yoktur …

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                       Tacuddin el Bayburdi