Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Tasavvufun Vahy ve İlham konusunda batıl inancı

Değerli Müslümanlar … ! Şunu rahatlıkla ve bütün samimiyetimle söyleyebilirim ki, tasavvuf ve onun getirdiği inanç ve ameller, geçmişte olduğu gibi zamanımızda da binlerce inananın itikadını ve amelini  bozmuş ve onların üzerinde – geçmiş cahiliye dönemlerinde bile görülmemiş –  çok çirkin sonuçlar doğurmuştur… Bunların en çirkinlerinden birisi de, Vahy ve İlham konusudur.

Şeytan ve avanelerinin hilesine aldanmış kimseler, aynen Peygamber s.a.v’e Allah’tan nasıl vahy geliyor ise  kendilerine de aynı şekilde vahy veya ilham geldiğini söyleyerek, bu konuda adeta Nübüvvet sistemine rakip çıkmışlardır…

Bu kimseler yazdıkları kitaplarında, islamın getirmiş olduğu vahiy sistemini açıkça ihlal etmişler ve kendilerine yöneltilecek eleştirilerin önüne geçmek için de, sözlerinin kendilerine ait olmaktan ziyade gökten inen vahy veya ilham olduğunu rahatlıkla söylemişlerdir… Daha açık bir ifadeyle ; Bu kimseler kitaplarının Allah tarafından yazdırıldığını anlatmaya çalışmışlardır …

Ne yazık ki bu insanlar, inananların parmakla gösterdiği ve hatta bunların Allah dostu kimseler olduğuna inandığı kimselerdir… Gelin hep beraber bu konuda yolda saparak batıla düşmüş kimselerin sözlerine kulak verelim…

İBN ARABİ : “ Rasulullah’ı rüyamda gördüm. Bu kitabi – yani Fususu’l, Hikemi – yazmamı benden istedi. Bende yazdım. Bu kitap, nefis arzularının münezzeh ve içine fesat karışmamış olan en kutsi makamdan indirilmiştir. Ben ancak bana ilham olunan şeyi yazdım. Size söylediklerimiz O’ndan bizedir. Bizim size verdiklerimiz ise, bizden sizedir…”

FİSUSU‘L – HİKEM

MEVLANA : Mevlana’da aynı şekil de Mesnevisinin Kur’an’ın sahip olduğu özelliklere sahip olduğunu ve onun da Allah tarafından geldiğini şu ifadeleriyle açıkça sergilemektedir.

“ … Şüphe yok ki mesnevi gönüllere şifadır, hüzünleri giderir, Kur’anı apaçık bir hale koyar, rızıkların bolluğuna sebep olur, huyları guzelleştirir, Şanları yüce, özleri hayırlı katiplerin elleriyle yazılmıştır. Temiz kişilerden başkalarının dokunmasına müsade etmezler. Mesnevi Alemlerin Rabbinden inmedir. Batıl ne önünden gelebilir, ne de ardından.Tanrı onu korur ve gözetir…“

MESNEVİ : MUKADDİME : VII.S

SAİDİ NURSİ : “… Saidi Nursi’de aynı kervana katılmış, oda risalelerinin ilham’la yazıldığını, kendisine gayb’den haberler ve yardım geldiğini açıkça risalelerinde zikretmektedir. Bir iki misal :

“… Ey Said, sen zamanın Abdulkadiri ol, ihlası tam kazan, fakrinle beraber maişetini düşünme, insanlardan minnet olma, ismin ” SAİD ” olduğu gibi maişette de mes’ud olacaksın. Muhabbetimde sadık olduğundan ve ihlasa çalıştığından,Hulusi gibi muhlis talebeler ve yardımcılar Süleyman,Bekir gibi sadık hizmetkarlar ve Sabrı tam takdir edici ve ciddi müştak talebeler size verilmiş ….”

SİKKEYİ TASDİKİ GAYBİ : 123. S.

“ … Risaleyi Nur bir mucize durumundadır. Onda öyle parçalar vardır ki, kimisini 6 saatte, kimisini 2 saatte atte,kimisini 1 saatte, hatta kimisini 10 dakikada yazıp meydana getiremiyorum… Ve 6 saatte yazılmış olan otuzuncu sözü ben de, en yeterli dindar fiiozollan da çalışsak 6 günde yazamayız…Ve kimse de yazamaz … “

 BEDİU’Z ZAMAN CEVAP VERİYOR RİSALESİ : 122

“ … Ama, onda – yani risalelerde – yazılı olanlar Kur’an’ın malıdır, Allah tandır.. ”

S.NURSİ : HİZMET REHBERİ : 92.S.

“… Risale’i nur, bu çağda, bu tarihde bir urvetu’l uska – yani kopmayan kulptur – , Kopmaz bir zincirdir, Bir Allah ipidir. Bu Allah’ın ipine elini atıp tutunan kurtulur…. “

HİZMET REHBERİ : 31.S – MEYVE RİSALESİ : 150 .S

İSKENDER EVRENESOĞLU : Günümüz cahillerinden aynı şekilde Allah’tan kendisine vahy geldiğini zırvalayanlardan biri de, İskender evrenesoğludur. Bu şahsiyetin zırvaları ile alakalı delil sunmaya gerek duyulmayacaka kadar millet kendisi tanımaktadır.

Hulasa, bu ve bunlar gibi daha nice tasavvuf önderliği yapan insanlar varki bunlar, kendilerine Allah’tan vahy ve ilham geldiğini açıkca söylemişler ve kitaplarının Allah tarafından yazıldığını ifade etmişlerdir… Bu konuda daha doyurucu deliller arayan ve isteyenler, bu insanların kitaplarına bakabilirler…

Değerli kardeşlerim … !
 unutmayınız ki bu iddialar ve bu saçmalıklar,  şeytanın ilhamına, vesvesesine, ayrıyeten heva ve arzularını ilahlaştırmış kimselerin şahsi yorum ve anlayışlarına dayanan çirkin saçmalıklardır…  

Halbuki Allah’ın Kitabı ve Rasulü’nün Sünneti bu şekildeki bir inancın batıl olduğunu anlatmış ve Allah Rasulünden başka hiç kimseye de ne vahy ve nede ilham gelmeyeceğini bildirmiştir… Gelin hep beraber bu konudaki Kur’anın ve sünnetin mesajlarına kulak verelim.

Rabbimiz Allah’u Azze ve celle şöyle buyurmaktadır :

“ Gaybı bilen 0’dur. Bilgisini kimseye göstermez. Ancak razı olduğu elçilerine gösterir. Çünkü onların önlerine ve arkalarına gözetleyiciler koymuştur. “  Cin : 26-27.Ay.

{ … Enes ibni Malik r.a’dan. Rasulullah s. a.v şöyle buyurdu : Artık risalet ve nübüvvet sona ermiştir. Benden sonra ne Resul ve ne de nebi gelmeyecektir…}    Tirmizi : 4.c.2374.n – Ebu Ya’la

{ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s. a.v şöyle buyurdu :  Muhakkak ki sizden önce gelip geçen ümmetler içinde kendilerine haber ilham olunan kimseler bulunurdu. Eğer ümmetim içinde de bunlardan bir kimse olacak olsaydı, muhakkak Ömer olurdu. }   Buhari : 7.c.3445.s 

{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v den işittim 0 şöyle buyuruyordu : Mübeşşirattan başka nübüvvetten ilham alacak bir şey kalmadı. Sahabiler : Mübeşşirat nedir ya Resulallah ? diye sordular. Al lah Resulü s.a.v : O, salih rüyadır, buyurdu. }     Buhari : 15.c.6863.s 

{ … Abdullah bin Utbe bin Mes’ud’un, Ömer r.a’nun şöyle dediğini rivayet etmiştir : “ Rasulullah s.a.v devrinde bazı kimseler vahy ile yakalanırlardı. Zamanımızd artık vahy kesilmiştir. Şimdi ise biz sadece yaptıklarınızdan bize zahir olanlar sebebiyle sizleri yakalarız. Bize kimin hayır hali zahir 0luyorsa, biz onu emin kılar, kendimize de yaklaştırırız. Onun gizli işlerinden bir şeyi araştırmak bize düşmez, gizli işlerinde onu Allah hesaba çekecektir.Her kimin de bize şerri zahir olursa, biz onu ne emin kılarız ne de tastik ederiz, velevki gizli işlerinin güzel olduğunu söylesede. }

Buhari Halku ef’ali’l ibad : 416. n – Hatib Kifaye : 306.n

{ … Amır bin Dinar’ dan : Adamın biri Ömer r.a’ ya : Cenabu Allah’ın sana ilham ettiği şekilde hükmet ” dedi. Ömer r.a ise : Sus, İlham ancak  Peygambere  mahsustur  , dedi “

el Kenz : 5.c.241.n

Değerli kardeşlerim … ! bu ve bununla eş anlamlı delilleri çoğaltmak mümkündür… Bu delillerin bizlere mesajı şudur ; “ basiretli bir müslümanın bu konudaki inancı ve imanı, Allah’ın Rasulü hariç bu ümmetten hiç kimseye ne vahy ve ne de ilham’ın asla gelmeyeceğidir… Dolayısıyla şuurlu bir Müslüman bu konuda kendisini Kur’ana ve Sünnete göre dizayn etmek zorundadır.

ŞEYTAN DOSTLARINA VAHYEDER … İLHAM EDER …

Değerli kardeşlerim … !
 eğer bu konuda gerçekten birtakım sesler duyuluyorsa veya duyduklarını iddia eden kimseler varsa unutmayınız ki bu, şeytan ve avanelerinin insanları aldatmak ve onların bu konuda inançlarını bozmak için fısıldamalarıdır… Bu konuyu daha güzel anlamak için aşağıda zikredeceğim rivayetleri dikkatlice okumanız yeterlidir.

{ … İbn Ebu Hatim, İkrimeden rivayet eder ve der ki, o şöyle demiştir : Muhtara vardım, beni misafir etti. O kadar ki, neredeyse benim geceleyin kalacağım yeri bile temin edecekti. Bana : “ İnsanların yanına çık ve onlarla konuş ” dedi. Çıktım ve bu arada bir adam gelerek : Vahy konusunda ne dersin ? diye bana soru sordu. Ben : ”  Vahy iki çeşittir. AIlah’u Azze ve Celle :

” Biz sana bu Kur’anı vahyetmekle …” Yunus : 3  Ayet’iyle Rasule indirdiği vahy’den sözetmiş ve :

“ … İnsan ve cin şeytanlardan kimileri, kimilerini aldatmak için bir birlerine cazip sözler vahyederler…” En’am : 112  Ayet’iyle de, Şeytanların bir birlerine vahy edişinden söz etmiştir ” dedim. Hemen üzerime yürüyüp beni yakalamak istediler… Ben de : “ Size ne oluyor ? ben sizin soru sorulanınız ve misafirinizim, dedikten sonra beni bıraktılar. “

“ … Abdullah İbn Ömer, Muhtarın kendisine vahy geldiği haberini alınca şöyle dedi : Allah’u Azze ve Celle doğru söylemiştir. Çünkü O :

“… Doğrusu şeytanlar, kendi dostlarına vahyederler … ” En’am :121  … ve “ … İnsan ve Cin şeytanlardan kimi, kimini aldatmak için birbirlerine cazip  ve yaldızlı sözler vahyederler…“ En’am : 112  … buyurur.

Yani “ onlardan kimisi kimisine süslü, cazibeli ve cahillerden duyanların aldanacağı sözler söyler ” demiştir.”

İbni Kesir : 6.c.2799.s

Bu ve emsali delillerde de anlatıldığı gibi, eğer birileri kendilerine veya sevdikleri özel insanlara vahy veya ilham geldiğini iddia ediyorsalar bu, Rahmani değil şeytanidir… Yani cinni şeytanların o insanlara musallat olup, onlarla uğraşmalarıdır … 

Rabbimden niyazım ; her konuda olduğu gibi bu konuda da bizlere, Kur’an ve Sünnet çiçgisinde hareket eden kullarından olmamızı nasib eylesin…

Ve ayrıyeten öğrenmiş olduğumuz bu hakikatleri de başkalarına anlatan ve aktaran mücadeleci kullarından olmamızı nasib eylesin…

                                                                          Amin

                                 Tacuddin  el Bayburdi