Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Beraat Kandili diye bir kutlama var mı ?

Değerli kardeşlerim …  ! dün olduğu gibi bugün de İslam aleminin başına bela olan en çirkin arızalardan birisi de, din adına icadedilen yeniliklerdir. Yani bid’atlerdir. İnananların birçoğunun, gerek akideleri ile alakalı olsun ve gerekse amelleri ile alakalı olsun sıkı sıkıya bağlanmış oldukları bu çirkin şeyler o kadar yaygınlaşmış ki, inanın  hiçbir bölge ve – hemen hemen – hiçbir insan bundan kendisini kurtaramamış sanki.

İşte bu çirkin manzaradan dolayıdır ki bu paylaşımımda siz değerli kardeşlerime  Müslümanlar arasında yaygın olan Bid’at kutlamalardan biri olan Beraat kandili konusunu anlatmak istedim… Allah’u Azze ve Celle’den niyazım, bu paylaşımımı hayırlara vesile kılmasıdır.

BERAAT KANDİLİ 

Bilindiği gibi Beraat Kandili Şaban ayının ortasında olan geceye denilmektedir. Müslümanlar bu geceyi kutlama hususunda camilere koşarlar ve korkunç kalabalıklar oluştururlar…

Ve tabiî ki cehaletimizden dolayı da, bu gecenin fazileti hakkında sahih olmayan bir takım rivayetleri kendimize delil kabul etmişizdir… Ben bu geceyi kutlamaya çalışan Müslüman kardeşlerime bu konudaki hadislerin sahih olmadığını ve böyle bir kutlamayı ne Rasul döneminde ve ne de sahabe döneminde kimsenin yapmadığını anlatmak istiyorum. 

“ … Ali r.a’dan Allah Rasulu s.a.v şunu demiştir : ” Şaban ayının ortasında olan gece olunca, gecesini ihya eden gündüzünü de oruçlu geçirsin…… “

İbn Mace : 4.c.1388.n – Beyhaki, Fedailu’l-Evkat : 24 – Şuabu’l-İman : 3542 – İbnu’l-Cevzi, El-ilelu’l- Mutenahiye : 2 / 71

İmam Busiri şöyle der : ” Bu rivayetin senedinde İbnu Ebi Sebure vardır. Asıl ismi, Ebu Bekr İbn Abdillah İbn Muhammed İbn Ebi Seburedir. İmam Ahmed İbn Hanbel ve Yahya İbn Ma’in ; bu adamın hadis uyduran bir kimse olduğunu söylediler.”

Busiri, age c.2s.10

Hadisi İbni Mace de yerinde okursanız, orda denilir ki : Zevaidde şöyle denilmiştir : İsnadı zayıftır.  Çünkü ravi İbnu Ebi Sebure zayıftır. İmam Ahmed İbn Hanbel ve Yahya İbn Ma’in ; bu adam mevzu hadis rivayet eder demişlerdir.”

     İbn Mace : 4.c.1388.n

Diğer bir rivayet ise şöyledir :

“ … Ebu Musa el-Eş’ari r.a’dan Nebi s.a.v şöyle demiştir : ” Şaban’ın ortasında bulunan gecede Allah’u Teala mahlûkatına nazar eder. Müşrik ile cimri müstesna olmak üzere bütün mahlukatını affeder. “

Busayri :  Misbahu’z- Zucace fi Zevaidi – İbn Mace :  c.2 s. 10

İmam Busiri der ki : ” Ebu Musa’ya ait hadisin senedi zayıftır. Bu da Abdullah bin ebi Lehi’a’nın zayıf oluşundandır. Birde Velid bin Müslim’in tedlis yapması söz konusudur.

Busayri age c.2 s.11 

Yine başka bir rivayette de şöyledir :

“ … Aişe r.anha’dan ; Nebi s.a.v şöyle demiştir : Bu gecede Adem oğlundan her doğacak ve ölecek olan yazılır. Ve yine bu gecede onların amelleri yükselir ve rızıkları iner “.

İmam Beyhaki, Ed-Da’avatu’l-Kebir el yazma – EbuŞame el-Baisu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi s. 35

Aişe r.anha’nın Ebu Musa’nın rivayetine benzeyen başka bir hadisi daha vardır.   İmam Beyhaki, iki rivayeti de Da’avat’ul-Kebir kitabında tahric ettikten sonra şöyle der :

” Bu hadisin isnadında ve öncekinde de meçhul olan kimseler vardır. Diğeri birine inzimam edilince biraz kuvvet kazanır.”

 İmam Beyhaki, Ed-Da ‘vatu’l-Kebir ( el yazma )

Bid’at İle İlgili eserinde bu rivayetleri zikreden Ebu Şame akabinde şunları söyler :

“ Bu rivayetlerde hususi bir namazın beyanı yoktur. Ancak bu gecenin faziletini belirtmektedir. Geceyi ihya etmek ise bütün senenin gecelerinde olduğu gibi müstehabtır. Mahzur ve münker olan şey, bazı geceleri hususi bir keyfiyette hususi bir namazla tahsis etmek, Cuma, Bayram ve Teravih gibi ve bunu da islam’ın şiarından olan mezkur ibadetler gibi izhar etmektir.

Ebu Şame el-Baişsu Ala inkari’l-Bida’i ve’l-Havadisi s. 35

Hulasa bu konuyla ilgili rivayetlerin hiç biriside sahih değildir… Dolayısıyla Sahih olmayan rivayetlerle de güzel şeyler asla elde edilemez.

BERAAT  KANDİLİNDE  KILINAN  NAMAZ

Allame Ali ibn İbrahim bu namaz hakkında şöyle der : “ Şaban ayının ortasında geceleyin kılmak üzere ihdas edilen, on’ar defa ihlas suresi okumak suretiyle cemaatle kılınan, kendisine Cuma ve Bayram namazlarından daha fazla önem verilen yüz rek’atlık elfiye namazına gelince, hakkında  sadece ve sadece ya zayıf ya da uydurma haber ve eser gelmiştir. Kut’ul-Kulub ve Ihyau Ulumu’d-Din sahiplerinin zikretmesine veya Salebi tefsirin kadir gecesi olduğunu söylemesine aldanma.’

Muhammed Tahir Bin Ali el-Hindi, Tezkiratil- Mevduat : s.45 

Hafız İraki Şöyle der : Beraat namazı hakkındaki hadis batıldır

Şukayri, Es-Sunenu ve’l-Mubtede’at s. 144

İbnu’l-Cevzi‘de : Şüphesiz bu hadis uydurma ” demektedir’

İbnu’l-Cevzİ, el-Mevdu’at  : c.2 s. 127

Şeyhu’l-İslam ibnu Teymiyye de buna benzer söz söylemiştir.

İktidau’s-Sıtatu’l-Mustakim : c. 2 s. 632,639 

BU  NAMAZIN  ÇIKIŞ  TARİHİ

İmam Tartuşi şöyle anlatır : ” Bana Ebu Muhammed el-Makdisi haber vererek dedi ki: Bu, bizde ilk olarak 448 h. senesinin evvelinde ihdas edilmiştir. Nablus şehrinde İbnu Ebi’l-Hamra adıyla tanınan birisi Beyt’ül-Makdis’e geldi Güzel tilaveti vardı, kalktı ve Mescidi Aksa’da Şaban ayının ortasında ( 15’inde ) bulunan gecede namaz kıldı arkadan ona birisi uydu ondan sonra bir başkası daha sonra bir diğeri eklendi, neticede namazı bitirinceye kadar kalabalık bir cemaat oldu. Gelecek sene yine geldi ve arkasında birçok insan bu namazı kıldı. Mescide bu yayıldı. Böylelikle Mescidi Aksa’da ve insanlarının evlerinde bu namaz intişar etti. Daha sonra bir sünnetmiş gibi günümüze kadar bu namaz devam edegeldi.

Tartuşi, EI-Havadisu ve’l-Bida’u : s. 132

Nitekim aynı şekilde bu gecenin İhyası için de camilerde mevlitler okunmakta, bir takım aslı astarı olmayan nidalar ve kasideler dile getirilmektedir.

Şüphesik ki bu ve bunun emsali batıl uygulamaların tek sebebi, inananların Kur’ana ve sünnete vukufiyetlerinin azlığı, sahabe hayatını tanımamaları ve işin en kötüsü dinlerini körü körüne yaşamalarıdır.

Tabiî ki şeytan da hazır fırsat bu cahillere amellerini süslü ve meşru göstererek, onların doğru işler yaptıklarını zannettirmesidir. Çünkü Allah’ın zikrine göz yumanlara – yani kuranı ve sünneti okumayanlara – şeytanlar arkadaşlık yaparlar ve onların yaptıklarını kendilerine süslü ve doğru götserirler. Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :

 “ Kim o rahmanın zikrine – yani Kur’an’a ve Sünnet’e – göz yumarsa, biz ona şeytanı musallat ederiz de artık o onun ayrılmaz arkadaşı olur. 0 şeytanlar onları doğru yoldan çıkardıkları halde, onlar hala kendilerinin doğru yolda olduklarını zannederler. “   Zuhruf : 36.37.Ay.

Değerli Müslümanlar … ! Belki bu küçücük çalışmamıza bazı müslümanlar kızabilirler, burada anlatılanlara belki karşı da gelebilirler veya da bu tip çalışmalarımızla onların hayırlarına mani olduğumuzu da zannedebilirler.

Ama unutulmamalıdır ki biz bu tür çalışmalarımızla ne birilerini kızdırmak istiyoruz, ne onları karşımıza almayı murad ediyoruz ve ne de onların hayırlarına mani olmayı kasdediyoruz …

Bilakiz biz bu tür çalışmalarımızla, Müslüman kardeşlerimizin iyi niyetle de olsa yaptıkları bazı yanlışlıkları düzeltmelerini, kendisinden sevap kazanılacak bir amelin ancak ve ancak sünnete uygun ameller olduğunu hatirlatmayı ve ona uygun ameller yapmalarını istiyoruz…

Çünkü sohbetimizin içerisinde de geçtiği üzere, yapılan bir amel eğer sünnete uygun değilse, o amel kabul görmeyecektir.

        Peygamberimiz s.a.v şöyle buyurmaktadır :

  مَنْ أَحْدَثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ 

“ Kim bu işimizde – yani bu dinimizde – onda olmayan bir şey icad ederse, o şey reddolunur “

Müslim : 5.C.1718.N – Dare Kutni : 3.C.4454.N

Ben sözü daha fazla uzatmadan cenabı Haktan niyazım ; Bize imanın şartlarına uygun iman etmeyi ve o inancı bizlere sevmeyi nasibeylesin… Bize Küfrü, şirki, Fıskı, isyanı, Bid’atı ve bütün kötü amelleri çirkin göstersin… Bize,  kendisine karşı günah işlememizi engelleyecek bir korku versin… Bize, Cennete ulaştıracak amelleri yapmamızı nasibeylesin.

Ve yine bize, hakkı hak bilip ona ittiba etmeyi, batılı da batıl görüp ondan ictinab etmeyi nasibeylesin.                                                          

                                                                    Amin

                                   Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                                                            Tacuddin el Bayburdi