Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Cemaatle Teravih Namazı Bid’at midir ?

1 = Farz olur korkusuyla Teravihin cemaatle ve camide kılınmasını Allah resulü’nün terketmesi.

” … Rasûlullah s.a.v bir kaç gece cemaatle teravih namazı kıldıktan sonra artık mescide çıkmadı. Cemaat ise mescidde bu namaz için yine toplanmışlardı. Allah resulü onların  yanına çıktı ve şöyle buyurdu :  

– Yaptığınızı gördüğüm şu işi tanıyıp beğendim. Lâkin ey insanlar, siz – bu namazı – evlerinizde kılınız. Çünkü farz olanı müstesna, insanın namazının en faziletlisi kendi evinde kıldığı namazdır. “

Buhari : 2.c.747.s

2 = Ebu Bekr ve Ömer zamanında Teravihin cemaatle kılınması.

” … Ebu Hureyre r.a şöyle der :  “ … Resulullah s.a.v vefat etti ve Ramazan namazı işi evlerde kılınmak üzere cari idi. Sonra Ebu Bekr’in hilafeti zamanı ile kısmen Ömer r.a’nun hilafeti zamanında da bu iş yine aynı hal üzere devam etti. “

Müslim : 2.c.759/174.n

Ömer r.a devlet başkanlığı sırasında teravih namazı kılmadaki dağınıklığı görünce, bunu önlemek için cemaati bir imam arkasında  toplayıp tekrar cemaatla kılmanın daha hoş olacağını arkadaşlarına söylemiş ve ashabın ileri gelen hafızlarından U’bey İbn’i Kâ’bı imam tayin ederek teravih namazının cemaatla kılınmasını başlatmıştır. 

Ömer r.a halkın dini bir vecd ile namaz kıldıklarını görünce “ bu ne güzel bir adet oldu” diye de sevincini belirtmiştir.

Buhari : 4.c.1864.s

“ … İmam Malik’in Muvattasında, Muhammed bin Yusuf’dan, es-Saib bin Yezid’in şöyle dediği nakledilir : Ömer bin el Hattab, Ubey ibn Ka’b ve Temim ed Dari’ye cemaate on bir rekat namaz kıldırmalarını emretti. İmam yüzlerce Ayet okuyordu. Öyle ki biz kıyamın uzun oluşu sebebiyle bastonlara dayanmak zorunda kalmıştık. Namazdan da ancak şafak sökerken çıkıyorduk. “

Malik Muvatta : Beyhaki Süneni Kübra : 2 / 496

3 = Ömer r.a’nun “ bu ne güzel bir adet oldu ” sözü ile alakalı bir izah.

Değerli kardeşlerim … ! birtakım müslümanlar Ömer r.a’nun bu sözünden hareketle, bid’atı haseneye güya delil getirmye çalışmaktadırlar. Halbu ki bu yaklaşım batıl bir yaklaşım ve anlayıştır. Çünkü Teravih namazı bilindiği gibi Resulullah s.a.v zamanında vardı ve birkaç gece de olsa bizzat Resulullah s.a.v’in beraberinde bu namaz cemaatla kılınmıştı.

Dolayısıyla Ömer r.a  dinde  olmayan  bir şeyi dine sokmamıştı. – Ki zaten Bid’atın şer’i anlamı budur – .  Ömer r.a nun “ bu ne güzel bir bid’at oldu ” sözündeki  bid’at ifadesi dinde olmayanı dine sokma  anlamında  değildir. Bu ifade ; kelimenin luğat manasındaki kullanılan “ yenilik “ anlamındadır.

Yani ; “ cemaatla kılınmasının yeniden gündeme getirilmesi ne kadar güzel oldu “ anlamındadır. Bunun da bir sakıncası yoktur. Çünkü Peygamber s.a.v farz olabilir endişesiyle bu ibadetin cemaatla kılınmasını terk etmiştir. Onun ahirete irtihalinden sonra artık böyle bir endişe de kalmamıştı.

Dolayısıyla Teravih namazının tekrar cemaatla  kılınması Allah’u Teala’nın maksadına da aykırı değildi. Nitekim Ali r.a da bu namazı teşvik etmiş ve :

“ Ömer mescidlerimizi teravihin feyziyle nurlandırdığı gibi Allah’da Ömer’in kabrini öyle nurlandırsın ”  diye ona dua ederek bu konudaki memnuniyetini belirtmiştir.
 

                                                                         Tacuddin El Bayburdi