Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Dünya ve Ahiret için mutluluk vesileleri … 1

Değerli kardeşlerim … ! Öncelikle Rabbimize hamdu senalar olsun ki ; yine bizlere böyle muhteşem bir havayı teneffüs etmek için yan yana gelme fırsatı ihsan eyledi.

Rabbim bizlere bu zaman dilimini bereketli kılsın diyorum ve sizlerle paylaşmayı düşündüğüm mevzuya geçmek istiyorum.

Değerli kardeşlerim … ! bu gün sizlerle paylaşmayı düşündüğüm ders konusu, Dünya ve ahiret  mutluluğu için maddi ve manevi vesileler.

Hepinizinde bildiği gibi huzur ve mutluluk denilen olay, bütün insanların arzu ettiği ve ona ulaşmak için gayret gösterdikleri bir şeydir.

Yani ; dinleri, ırkları, meslekleri, makam ve mevkileri ne olursa olsun, huzur ve mutluluk bütün insanların istediğ ve arzuladığı bir gayedir.

Ama ne yazık ki insanların hemen hemen kısmı azamı, bu güzelliği yakalamak için  nelerin vesile olduğu hususunda gafildirler.

İşte bundan dolayıdır ki ben bu sohbetimde siz değerli kardeşlerime, insanların büyük bir kısmının ihtiyacı olan, mutluluk vesilelerinden bahsetmeye çalışacağım.

Rabbimden niyazım ; bu mevzuyu sizlerere güzel bir şekilde izah edebilmem için bana kudret ve kuvvet, sizler için de güzel bir anlayış ihsan eylesin.

1 – ŞAİBESİZ  BİR  İMANA  SAHİBİ  OLMAK 

Değerli kardeşlerim … !
 bilindiği gibi huzur ve mutluluğun kaynağı kalptir… Eğer kalp huzurlu ise azalarda da huzurlu şeyler sudur edecektir… Bu konuda anlatmaya çalışacağımız vesileler ise kalbi etkileyen ve tetikleyen etkenlerdir.

İşte onlardan en önemlisi ve en başta geleni, şaibesiz bir imana sahip olmaktır… Yani insanın dünya ve ahiret mutluğu için özellikle ve öncelikle şirksiz bir iman sahibi olması gerekir… 

Unutmayınız ki imanına zulüm bulaştırmadan – yani şirk koşmadan – hayat yaşayanların kalpleri huzurlu olur, yüzleri nurlu olur … Dünyada bir takım sıkıntılarla imtihan dahi olsalar, onların gönülleri rahattır. Çünkü imtihan edildiklerini anlar ve buna sabrederler.

Ama Allah’a şirk koşanların hayatı böyle değildir. Onlar hep sıkıntı içerisinde ve kalpleri de asla huzurlu değildir… Ahiretleri ise malum. Onlar orada rezil rüsvay olacaklardır.

Rabbimiz Allah’u Teala kendisine şirk koşanları şöyle anlatıyor.

“ ………. Kim Allah’a şirk koşarsa ; bu kimse tıpkı gökten düşüp te kuşların kaptığı ve­ya rüzgârın uçuruma attığı bir şeye benzer. “    Hac : 31.Ay

İşte Allah’a şirk koşanların hali bu. Onlar, rüzgarın önünde sürüklenen çer-çöp gibidirler… Onlar heva ve heveslerinin esiri olduğu gibi, akidesi ve ahlakı bozuk kimselerin de yemi olmuşlardır.

İşte böylelerinin mutlu ve huzurlu olması mümkün değildir.. Onları bazen zahiren mutlu da görseniz, inanın bu geçici ve yapmacıktır.

Ama şaibesiz iman sahibi muvahhidlerin hayatı böyle değildir. Onlar – az önce de ifade ettiğim gibi – mutludurlar, huzurludurlar.

Bakınız Rabbimiz böyle kulları için ne buyuruyor :

“ Allah’a iman edip ve O’na sarılanları Allah, Rahmetine ve hidayet yoluna iletecektir. “    Nisa : 175.Ay

Bu Ayeti celilede anlatıldığı gibi ; şaibesiz bir şekilde iman edenler, Allah’ın kendilerine merhamet ettiği kimselerdir… Allah’ın merhamet ettiği kimseler ise, gerek dünyada gerekse ahirette huzurlu ve mutlu olan kimselerdir.

İbn Kayyim  – Allah kendisinden razı olsun  – bu konuda şöyle der :

“ Kalpte öyle bir boşluk vardır ki, o boşluğu ancak Allah’a yönelmek doldurabilir. Ve onda öyle bir ıssızlık vardır ki, onu ancak Allah’a iman etmenin lezzeti giderebilir. Yine onda öyle bir hüzün vardır ki, onu ancak Allah’ı bilmenin – ve birlemenin – kazandıracağı sevinç ve gerçek bir ihlas giderebilir “

Değerli Müslümanlar … !  İbni Kayyımın da dediği gibi ; tevhid inancının ve bu inanç doğrultusunda kulun yaşantısının, insanın içerisinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulup huzur ve mutluluğa kavuşmasında büyük bir rolü vardır.

Müslümanların bu açık gerçeği görebilmeleri için, Allah Rasûlü ve onun etrafındaki inananların yaşantılarına bakmaları yeterlidir.

Onların hayatlarına baktığınız zaman, maddeten en fakirlerinin bile çok mutlu ve huzurlu olduğunu görürsünüz. İşte bunun en büyük nedeni Allah’a hakkıyla iman etmeleridir.  

Onların yolunu takip eden güzide insanların hayatlarında da bunu rahatlıkla görebilirsiniz.

Allah’a imanı ve takvasından dolayı huzuru ve mutluluğu yakalayan  Şeyhul İslam İbn Teymiyenin şu güzel sözlerine bir bakın :

” … Dünyada öyle bir cennet vardır, ki o cennete giremeyen âhiret cennetine giremez … “

Her şeyin Allah’ın elinde olduğuna inanan ve kadere rıza gösteren   İbn-i Teymiye’nin hapishanedeki kullandığı şu güzel ifadelere bir bakın :

” Düşmanlarım bana ne yapabilirler ki ! ? Benim cennetim ve bahçem kalbimdedir. Ben bu cennet ve bahçemle yola çıktım. Onlar beni asla bırakmazlar. Hapsedilmem halvetim – yani Rabbimle baş başa kalmam – öldürülmem şahâdet, yurdumdan çıkartılmam  ise seyahatimdir. “

Görüyor musunuz, Allah’a hakkıyla iman edenlerin hallerini ve hayat anlayışlarını … ? 

Elbetteki bu değeri yakalayan bir insanda her zaman kalp Huzuru olur … Mutluluk olur … Esenlik olur …

Öyleyse bu konuda sözü daha fazla uzatmaya gerek yoktur. Kim dünya ve ahireti için mutluluk istiyorsa, bu konuda çaba göstermeli,   uğraşmalı ve yorulmalıdır… Çünkü kul bu yolda ne kadar yorulursa rütbesi, değeri ve derecesi o kadar yükselecektir.

Bununla beraber değeri ve derecesi ne kadar yükselirse, kalbi de o derece huzurlu ve hayatı da o derece mutlu olacaktır.

Rabbim bizleri bu dereceyi ve bu değeri elde eden mutlu ve huzurlu kullarından eylesin. 

2 – SALİH  AMEL  SAHİBİ  OLMAK 

Değerli kardeşlerim … ! unutmayınız ki insanın dünya ve ahiret mutluğu için kendisine önem verip sarılacağı vesilelerden birisi de, Salih amellerdir… Salih amel de bildiğiniz gibi ; Allah için olan ve sünnete uygun yapılandır.

Rabbimiz bu konuda da şöyle buyurur :

“ Asra andolsun ki insan ziyan içerisindedir. Ancak iman edip Salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesna. “  Asr : 1-2-3.Ay

Rabbimiz yine şöyle buyurur :

” Erkek veya kadın, mümin olarak kim salih amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını da elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.”   Nahl : 97.Ay

Bu ve emsali Ayeti Celilelerde anlatıldığı gibi, Salih ameller işleyenler dünyada da ahirette de güzel hayat sahibi olacak olanlardır.

Allah’u Azze ve Celle bizlere Kur’an ve Sünnet ışığında Salih ameller işlememizi nasibeylesin. 

3 – KADERE  RIZA  GÖSTERİP  SABRETMEK 

Değerli kardeşlerim … ! mutlu ve huzurlu bir hayat için en önemli vesilelerden bir tanesi de, kişinin kaza ve kadere iman etmesi, ona rıza göstermesi ve bu konuda sabretmesidir.

Yani “ Her şeyin Allah’ın izni ile gerçekleştiğine inanması, O’nun izni olmadan hiç kimsenin bir başkasına zerre kadar ne bir faydasının ve ne de bir zararının asla dokunmayacağına “ inanmasıdır “

        Rabbimiz kerim kitabında buyuruyor ki :

“ Allah sana bir zarar dokundurursa, o zararı yine kendisinden başka kaldıracak kimse yoktur. Eğer sana bir hayır dokundurursa, – ona da mani olacak kimse yoktur – Çünkü O, her şeye kadirdir. “   En’am : 17.Ay

{ … İbni Abbas r.a dan. Dedi ki : Bir gün Resulullah s.a.v’in arkasında idim. Bana dedi ki : Ey delikanlı ! Sana birkaç kelime öğreteceğim – bunları iyi belle – : “ Allah’ın emir ve yasaklarını gözet ki, Allah’ta seni gözetsin. Allah’ın emir ve yasaklarını muhafaza et ki, O’nu karşında bulasın. İsteyeceğin zaman Allah’tan iste. Yardım taleb edeceğin zaman, Allah’tan yardım taleb et. Bilmiş ol ki, bütün ümmet, her hangi bir hususta sana fayda vermek için bir araya gelmiş olsalar, ancak Allah’ın senin için takdir ettiği hususta sana yararlı olabilirler. Aynı şekilde yine, sana her hangi bir hususta zarar vermek için bir araya gelmiş olsalar, ancak Allah’ın senin aleyhinde takdir ettiği bir hususta sana zarar verebilirler. Artık kalemler kalkmış sayfalar dürülmüştür. }

                                                          Tirmizi  : 4.c.2635.n – Ahmed : 1 / 303-307

Değerli kardeşlerim … ! hepinizinde şahit olduğu gibi insanoğlu bu dünyada bir çok belalara, sıkıntılara ve üzücü olaylara maruz kalmaktadır… Unutmayalımki bu bela ve sıkıntıların üstesinden ancak sağlam bir kader inancı gelebilir. Zira şuurlu ve basiretli bir Müslüman, Allah’ın kendisi için tayin ettiği kadere razı olan ve kendisine isabet eden zorluklar karşısında da sabırlı davranandır… Çünkü mutlu olmanın yolu budur.

{ … Enes r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mukafatın büyüklüğü, belanın büyüklüğüne bağlıdır. Allah bir kavmi severse onları imtihan eder ; rıza gösteren rıza bulur, kızgınlık gösteren de kızgınlık bulur. }

Tirmizi :  4.c.2507.n – İbni Mace  : 10.c.4031.n

Bununla beraber yine şuurlu ve basiretli bir Müslüman, kendisine bir nimet verildiği zaman da rabbine şükreden kimse olmalıdır. İşte Müminin bu inancı ona kalp huzuru ve hayat mutluluğu verir.

{ … Suheyb r.a dedi ki : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mü’minin işine hayret ederim ! Çünkü onun her işinde hayır vardır. Bu mü’minden başkası için geçerli değildir. Ona bir iyilik isabet eder, o buna şükreder bu onun için bir hayır olur. Ona bir darlık ve sıkıntı isabet eder, o buna sabreder bu da onun için bir hayır olur. ”  Müslim : 8.c.2999.n  

İbn Kayyim  r.h  bu konuda da şöyle der :

“ Kalpte öyle bir boşluk vardır ki, o boşluğu ancak Allah’a hakkıyla yönelmek, O’nun emir ve yasaklarına rıza göstermek ve mahşer gününe kadar O’nun kaza ve kaderine sabretmek doldurabilir. “

Hulasa, mutlu ve huzurlu bir hayat için en önemli vesilelerden bir tanesi de, kişinin kaza ve kadere iman etmesi, ona rıza göstermesi ve bu konuda sabretmesidir.

Rabbim cümlemizi kadere rıza gösteren, basiretli kullarından eylesin. 

4 – ALLAH’A  TEVEKKÜL  ETMEK

Değerli kardeşlerim … ! insanı mutlu ve huzurlu kılan vesilelerin en güzellerinden birisi de, kişinin Allah’a tevekkül etmesidir.

TEVEKÜL : KulunAllah’u teâlâ’ya itimad etmesi, O’na güvenmesi, O’nun her şeye kadir olduğuna inanması ve kulunun bütün işlerini göreceğine kefil olduğuna canı gönülden inanması ve O’na bağlanması anlamındadır… Dolayısıyle kim bu anlamda Allah’u Teala’ya Tevekkül ederse, kalbi huzurlu hayatı da mutlu olur.

          Allah’u Teâlâ şöyle buyurmaktadır :

“ … Her kim Allah’a tevekkül ederse O kendisine yeter… “   Talak : 3.Ay 

“ Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. ”  Âl-i İmran : 159.Ay

“ Şayet mü’minler iseniz Allah’a tevekkül edin ! “  Maide : 23.Ay

“ … Ömer r.a dan :Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : “ Şayet sizler Allah’a hakkıyla tevekkül etseniz, kuşları rızıklandırdığı gibi size de rızıklandırır. Gördüğünüz gibi onlar, aç karınla giderler ve tok karınla dönerler.”

İbni Mace : 10.c.4164.n – Tirmizi : 4.c.2447.n – Ahmed :

Hulasa, kulunkendisine itimad ettiği, bağlandığı, güvendiği, her şeye kadir olduğuna inandığı ve istediğinde kulunun bütün işlerini görebilecek kudret ve kuvvete sahip olduğuna inandığı bir Rabbi var ve   bu anlamda da O’na yöneliyor ve güveniyorsa, bu, o kulun mutlu ve huzurlu olması için en harika bir vesiledir.   

Rabbim cümlemizi, kendisine hakkıyla tevekkül eden basiretli kullarından olmamızı nasibeylesin. 

5 – ALLAH’TAN  GAFİL  OLMAYIP … O’NU  BOL  BOL  ZİKRETMEK

Değerli kardeşlerim … ! huzur ve mutluluğu yakalamak için en güzel vesilelerden bir diğeri de, kişinin Allah’tan gafil olmaması ve O’nu bol bol zikretmesidir.

          Allah’u Teala bu konuda şöyle buyurmaktadır :

“ … İşte onlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikri ile mutmain olanlardır. Şunu iyi bilin ki kalpler ancak Allah’ın zikri ile mutmain olur…”   Rad : 28.Ay  

Ayeti celilede anlatıldığı gibi kalp huzuru için en güzel vesile Allah’ı zikir’dir… Kalbiniz huzurlu ise, unutmayınız ki hayatınızda mutlu ve huzurlu demektir…

Rabbimiz yine şöyle buyurur : 

“ Kötülüklerden temizlenen, Rabbi’nin ismini zikreden ve namazı kılan felaha ermiştir…. “  A’la : 14-15.Ay  

Rabbimizin bu Ayeti celilesinde de haber verdiği gibi, Allah’ın ismini anıp O’nu zikretmek, kalplerin refahı ve falahı için en önemli bir vesiledir… İşte böyle davrananların hayatı mutlu, huzurlu ve neşeli olur…

Unutmayınız ki Allah’ı zikretmeyen bir kimse kendisini boşlukta hisseder. O kişi ne yaparsa yapsın bunalımdan, sıkıntılardan ve tersliklerden bir türlü kurtulamaz. Çünkü Rabbimiz Allah’u Teâlâ bu kimseler için de şöyle buyurmaktadır :

” Her kim Allah’ın zikrinden yüz çevirirse onun için dar bir geçim vardır. – yani gerek dünya hayatında ve gerekse kabir hayatında o kimse için can sıkıcı bir hayat vardır – Kıyamet gününde de onu kör olarak haşrederiz.”    Taha : 124.Ay

“ … Allah’ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya ; işte Allah bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır…“   Ahzab : 35.Ay

“ … Ebu Musa el-Eşari r.a’dan : Peygamber s.a.v şöyle buyurdu : Rabbi’ni zikreden kimse ile zikretmeyen kimsenin misali diri ile ölü gibidir. “

                                                             Buhari : 14.c.6344.s

Evet değerli kardeşlerim … ! Unutmayınız ki hakkıyla iman eden bir insan Allah’ı zikretmekten alacağı lezzeti hiçbir şeyden alamaz.

Hasan Basrî r.h bu konuda şöyle der : ” Lezzeti şu şeylerde arayınız : namaz, Allah’ı zikir ve Kur’an okumak. Bunları yaptığınızda lezzet bulduysanız buldunuz, bulamadıysanız   biliniz ki kapı kapalıdır. “

Öyleyse kim kalbinin huzur içerisinde olmasını ve hayatının da mutlu geçmesini istiyorsa Allah’u Teala’yı bol bol zikretsin.

Rabbim bizlere, kendisini Kur’an ve Sünnet çizgisinde bol bol zikretmeyi nasip eylesin.

6 – SAĞLIK VE KANAAT SAHİBİ OLMAK 

Değerli kardeşlerim … ! şunu asla unutmayınız ki, insanı mutlu ve huzurlu kılan en güzel ve en önemli vesilelerden ikisi de sağlık ve kanaat sahibi olmaktır… Çünkü bunların tam tersi olan şeyler insanı huzursuz eder… Sağlığı yerinde olmayanın ibadeti bile farklıdır… Elindekilerine kanaat etmeyen de her zaman sıkıntılıdır.

“ … İbni Abbas r.a’dan. Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdu : Sağlık ve boş vakit, insanlardan bir çoğunun aldandığı iki önemli nimettir. “

Buhari : 14.c.6354.s

Unutmayınız ki sağlığın ve kanaatin olmadığı yerde malın, mülkün, servetin çokluğu hiçbir fayda sağlamaz… Sağlasa bile bunlar geçici ve kısa ömürlü olurlar.

Zira kalbin aradığı bu geçici zevk ve zenginlikler değildir… Kalp yaratanını arar, O’nunla huzur bulur ve O’nun verdiklerine kanaat ederse ancak mutlu olur… Kalpte var olan bu boşluğu sadece ve sadece Allah’a teslimiyet ve rıza doldurur.

Bu boşluğu başka şeylerle doldurmaya çalışmak boşuna bir gayret olup, sahibine pişmanlık ve sıkıntıdan başka bir şey kazandırmaz.

“ … Ubeydullah bin Mihsan el-Ensari r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Sizden vücutça sağlıklı olan, emniyet ve güven içinde bulunan ve o günkü yiyeceğine de sahip olan kimse, sanki dünya kendisine verilmiş gibidir. “

İbni Mace : 10.c.4141.n

“ … Rasulullah s.a.v şöyle dedi : Allah’ın emrine boyun eğen, yaşayacak kadar rızkı bulunan ve Allah tarafından kanaat sahibi kılınan kimse kurtuluşa ermiştir. “

Tirmizi : 4.c.2452.n

“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ne mutlu islama hidayet edilipde rızkı geçimine yetecek kadar olan ve kanaat eden kimseye. “

Tirmizi : 4.c.2453.n

“ … İbni Abbas r.a’dan gelen bir hadisi şerifte Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Şu beş şey gelmezden önce, beş şeyi ganimet bilin :

A – İhtiyarlıktan önce gençliği ganimet bilin.
B – Hastalıktan önce sağlığı ganimet bilin .
C – Fakirlikten önce zenginliği ganimet bilin.
D – Meşkuliyetten önce boş vakti ganimet bilin .
E – Ve ölmeden önce hayatı ganimet bilin . “

Camiu’s Sağir : 1.c.698.n – Kitabu’z Zühd : 1.c. 17.s

Bu ve emsali hadisi şeriflerde anlatıldığı gibi sağlık ve kanaat,  huzur ve mutluluk için çok önemli iki ganimet ve iki nimettir.

Dolayısıyla insan sağlığına çok dikkat etmeli ve hastalanmadan önce onun kıymeti bilmelidir… Bununla beraber, Allah’ın kendisine ihsan ettiği nimetlere de kanaat etmeli ve başkalarının elindekine imrenmemelidir.

Allah’u Teala bizlere sağlığına dikkat eden, her konuda kanaat sahibi olan ve başkalarının elindekine imrenmeyen – gönlü zengin – basiretli kullarından olmamızı nasibeylesin. 

7 – GENİŞ  BİR  EVE … VE … İYİ  BİR  KOMŞUYA  SAHİB OLMAK 

Değerli kardeşlerim … ! insanı mutlu ve huzurlu kılan en önemli vesilelerden bir diğeri de ; geniş bir eve ve iyi bir komşuya sahib olmaktır.

Unutmayalımki geniş bir ev ve hayırlı bir komşu, insana devamlı rahatlık ve güven verir.

İnsanın kendisine ait bir evi olmasa bile, kiraladığı evin genişliği, güzelliği, hele hele o evinin etrafındaki komşularının hayırlı insanlar oluşu, huzurlu ve mutlu bir yaşam için gerçekten çok önemli iki vesiledir.

Unutmayın ki hayırlı komşu – sana olan bu yakınlığı sebebiyle –  daima senin için doğruyu, hakkı ve hayırlı olanı tavsiye edecek, seni kötülüklerden korumaya çalışacak ve evinde olmadığın zaman da, senin evini koruyacak kimsedir.

İşte bu yüzdendir ki Peygamberimiz s.a.v bir çok hadisi şeriflerinde gerek geniş bir evin güzelliğinden ve gerekse hayırlı bir komşu edinmenin güzelliklerinden çok ca bahsetmiştir.

“ … Sa’d bin ebi Vakkas r.a dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Dört şey mutluluktandır : Saliha kadın, geniş bir ev, güzel bir binek ve hayırlı bir komşu. “

İbni Hibban : 1232- Mevarid – S.Sahiha : 1/282.N

“ … Aişe r.a’dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Cibril hiç durmadan komşu hakkına riayet edilmesi için bana vasiyet ederdi. Hatta ben, – bu vasiyetin çokluğundan dolayı – Cibril’in komşuyu komşuya mirascı yapacağını zannettim “

Buhari : 13.c.6006.s – Tirmizi : 3.c.2007.n – Müslim : 8.c.2624. n – İbni Mace : 9.c.3673.n

Allah’ın yüce dini olan İslam, komşu hukuku üzerinde o kadar durmuş ve ona o kadar ehemmiyet vermiştir ki, bu meseleyi Allah’a ve ahiret gününe iman etmenin ve cennete girmenin vesilelerinden saymıştır.

“ … Peygamber s.a.v bir gün üç defa üst üste ; “ vallahi iman etmiş olamaz “ “ vallahi iman etmiş olamaz “ “ vallahi iman etmiş olamaz “ buyurdular. Dediler ki : Ya Rasulallah ! kim iman etmiş olamaz ?.. Rasulullah s.a.v : Komşusu zulmünden ve şerrinden emin olmayan kimsedir, buyurdular. “

Buhari : 13.c.6008.s

“ … Enes r.a’dan, Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, hiç kimse kendisi için istediğini komşusu için de istemedikçe iman etmiş olamaz . “

Müslim : 1.c.45/72.n

“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kimse komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kimse ya hayır söylesin ya da sussun. “

Buhari : 13.c.6009.s – Müslim : 5.c. 342.s – İbni Mace : 9.c.3672.n

“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah katında arkadaşların en iyisi arkadaşına karşı en iyi olanı, Allah katında komşuların en iyisi de, komşusuna karşı en iyi olanıdır. “

Tirmizi : 3.c.2009.n

“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Komşusu kötülüklerinden emin olmayan kimse cennete giremez. “

Müslim : 1.c.46.n – Edebü’l Müfred : 1.c.121.n

“ … Ebu Hureyre r.a.’dan. Rasulullah s.a.v’e dediler ki : Ya Rasulallah ! falanca kadın geceyi ibadetle geçirir, gündüzleri oruç tutar, çalışır ve sadaka verir, ama bir de dili ile komşularına eziyet eder. Rasulullah s.a.v : O kadında hayır yoktur. O cehennemliktir, buyurdular. Sahabe tekrar : Falanca kadın ise, farz namazları kılar, yağı alınmış peynirleri sadaka verir ve hiç kimseye de eziyet etmez, dediler. Resulullah s.a.v : Bu kadın cennet ehlindendir, buyurdular. “

Edebü’l Müfred : 1.c.119.n – Hakim : 7305

Değerli kardeşlerim … ! gördüğünüz gibi İslam komşu hukukuna çok önem vermiş ve bu konuda çok titiz davranmıştır.

Öyleyse mutlu olmanız ve komşularınızın da mutlu olmasını istiyorsanız onlara iyi davranın… Onlarla iyi geçinin …  Komşularınızın hak ve hukukuna riayet edin.   

Bu konuda söylenmesi gereken en güzel söz ; basiretli bir Müslüman gerek ev alırken ve gerek ev kiralarken bu konuya çok dikkat etmelidir. Toplumumuzda denildiği gibi ; ” ev alma komşu al ” sözünü asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Rabbim cümle müslümanlara geniş ve rahat bir ev bununla beraber hayırlı komşular nasibeylesin…  Amin 

konunun devamı ikinci bölümde