Kadının Evinden Çıkmasına Müssade Edilen Hususlar

Ey Müslüman kardeşim … ! unutmaki kadın açısından ev,  koruyucu bir kale ve onun istikrar yeridir. Huzur ve sukun mahallidir. En güzel örtüsüdür. Oraya bağlı kalmalı, ayrılmamalı, zaruret olmadıkça da dışarıya çıkmamalıdır. Eğer çıkacaksa da bu çıkışı meşru ölçüler çerçevesinde olmalıdır. Çünkü bu ortamda ancak bu şekilde koruyabilir kendi şerefini ve toplumunun şerefini.

Bunların hepsi onun hayrı içindir… Ama bütün bu tedbirlerine rağmen, İslam kadını kıskıvrak bağlayan bir tutum da göstermez. Yani ona hapis muamelelesi yapmaz…

Ona bazı hallerde dışarıya çıkma izni vermiştir. Mesela müslümanların müşterek toplantılarına katılmak için ruhsat tanımıştır. Örneğin cami’ye gitmek için ona izin vermiştir.

1 – KADININ  CAMİ’YE  GİTMESİ


Kadınlara, camiye gitmek, erkekler gibi cemaata katılıp faziletinden nasip almak için müsaade edilmiştir. Ama normal elbiseleri, süslenmek ve kokusuz olması şartıyla.

{ … İbni Ömer r.a der ki : Rasulullah s.a.v buyurdular ki : kadınları mescidden haz almaktan alıkoymayın. Yani sizden buna izin isterlerse. }

Başka rivayette ise : “ Allah’ın kullarını Allah’ın mescidinden menetmeyin.”… Diğer bir rivayette ise :  “ karılarınız sizden geceleyin mescide çıkmak için izin isterlerse, izin verin.”

Buhari : 2/492.

Hafız İbni Hacer diyor ki ; “ kadınlara namaz için izin verilmesi gecenin örtücü almasındandır. Açıktır ki ; bu işte istek kadınlardan, izin ise kocadan gelecektir. Ayrıca bu izin, onlara ulaşacak kötülükten emin olmayada bağlıdır.

Buna dayanarak da, birçok islam alimi kadının mescide çıkmasını uygun görmemiştir. Sebep de, günün fesadı, rezaletin ve fitnenin yaygınlaşmış olmasıdır.

İşte bu yüzdendir ki Aişe r.anha şöyle der : “ Eğer Rasulullah, şu kadınların neler yaptığını görseydi onları mescidden menederdi. Tıpkı Ben-i İsrailin kadınlarının menedildiği gibi. “

Ahmed : 2/438 – Ebu Davud : 1.c. 565.N

Şüphesiz ki Aişe annemizin bu sözleri söylediği zaman, sahabe devriydi. Yani din henür tazeliğini yitirmemiş devirdi. 

Şimdi düşünelim …  Acaba Allah Rasulü s.a.v ve biricik hanımı günümüzde yaşasa idi ne derdi ? … Hele hele şu dişiliğini ve fıtratını bozmuş, fitne ve fesada gömülmüş kadını görseydi ne derdi ?

“ … Ebu Said el-Ensari r.a dan. Rasulullah s.a.v mescidin dışında   kadın, erkek birbirine karıştığını görünce onlara şöyle dedi : Geri çekilin. Çünkü sizin yolu ortalama hakkınız yok. Yolun kenarından gitmelisiniz. Bunun üzerine,kadınlar duvar diplerinden gider ve elbiseleri sürtülüp takılırdı. “

Ebu Davud : 5.c.5272.n 

{ … Ali r.a da Küfelilere, kadınları çarşılara çıktığı için : “ karılarınızın çıkıp gezmesinden utanmıyor musunuz ?.. Çünkü ben, karılarınızın yabancı kafir erkeklere karıştığını öğrendim.”

Ahmed bin Ahmed Zevaidi – Müsned : 1118

Ali r.a nun bu sözü, gerçekten dehşet verici bir söz… Yani görülüyor ki, erkek o gün karısına sokağa çıkma izni veriyor. Hemde zaruret yokken.

İşte bu, hayanın kaybolup, erkekliğin gittiğini gösterir. Unutmayalımki haya imandandır. Bu da kaybolursa iş felakettir.

Öyleyse ey Müslüman bu çirkin durumlardan sakın. Karını kızını başıboş bırakma … Deyyus olmaktan sakın … Cennete girmekten mahrum kalırsın sonra … Çünkü çoğunluk bu düşük sıfata bürünmüş günümüzde …  

{ … Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurmaktadır :  Üç sınıf insan cennete giremez ve Allah onların yüzlerine de bakmaz : Birincisi ; Ana ve Babasına haksızlık eden kimse. İkincisi ; erkeklere benzer şekilde salınıp gezen pervasız kadın. Üçüncüsü ise ;   Deyyus – yani hanımını kızını kıskanmayan – ”

Diğer bir rivayette ise : “ Karısının ahlaksızlığına razı olan deyyus “ buyrulmaktadır. }

Ahmed : 2/69 – 168 – Nesei :

2 – BAYRAM  NAMAZI  İÇİN  ÇIKMASI

İslam, bayram namazları için de kadına musallaya çıkma izni vermiştir. Buradaki gaye ; kadınların da Müslümanların davetini ve bereketini algılaması ve onların dualarına iştirak etmesi içindir… Hatta bu konuda henüz büluğ çağına ermemiş, ermiş  ve hayızlı kadınların dahi bayram günlerinde musallaya çıkmaları istenmiştir.

{ … Ümmü Atiye r.anha dedi ki : Rasulullah s.a.v bize kurban ve fıtr bayramlarında henüz kocaya varmamış taze kızları, perde ehli hanımları musallaya çıkarmamızı emretti. Yalnız hayızlı kadınların namaz yerinden uzak durmalarını istedi. Dedim ki Ya Rasulullah ; birimizin cilbabı yoksa ne yapacak ? .. Resulullah s.a.v buyurdu ki :   kardeşinden cilbab istesin onu giysin.  }

Buhari : 2.c.930 – 937.S – Müslim : 3.c.890.N

3 – TEDAVİ  VE  EŞLERİNE  HİZMET  İÇİN  CİHADA ÇIKMALARI

İslam, celb-i maslahat ve def-i mefsedet ilkesine dayandığına göre ; kadına da Allah yolunda cihad ta erkeklere katılma iznini, su taşıma, yemek hazırlama, yaralıları tedavi etme, ölüleri taşıma ve kocalarına hizmet etme gibi iş ve yardımlar için izin vermiştir. Yoksa erkeklerle birlikte düşmanla çarpışma izni değildir bu. Tabi ki düşman kendisine saldırırsa, o da nefsini müdafa edecektir.

{ … Enes r.a dan : Rasulullah s.a.v Ümmü Süleym ve bazı Ensar kadınlarıyla gaza ediyordu. Sırf su getirip, yaralıları tedavi etmeleri için. }

  Müslim : 12/138.

{ … Ümmü Atiyye r.a da şunu rivayet etti : “ Rasulullah s.a.v ile birlikte gazveye çıktım. Yedi kişiydik. Onlar hayvanlarıyla geride kaldılar ve onlara yemek yaptılar. Yaralıları tedavi edip, devamlı hastaları da takviye ettiler. “ }

  İbni Mace : 2856.n 

{ … Rabia binti Ma’ver r.anha dedi ki : “ Biz gazada su getirir yaralı tedavi ederdik. Bir rivayette de ; halka su verir, hizmet eder, ölü ve yaralıları Medine’ye taşırdık.” }

Buhari :

İşte bu ve emsali hadislerde anlatıldığı gibi, kadın halka yemek hazırlama, su ulaştırma, yaralı tedavi etme ve ölüleri nakil gibi durumlarda cihada katılabilir. Tabiki bütün bunlar zaruret cinsinden olan şeylerdir…  Zaruret ise mahzurlu şeyi mübah kılar.

Şevkani der ki : Bu Ümmü Atiyye hadisinde zaruret halinde kadının yabancı erkeği tedavisinin cevazına delil vardır. 

Nevevi, yukarda geçen Enes hadisini şerhederken diyor ki ; “ Burada kadının savaşa katılması vardır. O ortamda su getirme,yaralıları tedavi etme gibi konularda müsaade edilmiştir … “

Şerhu Müslim : 12/188

Hasılı kelam, demek ki bu maksatla kadının cihad ortamına çıkışına izin vardır. Nübüvvet çağındaki uygulama bize bunu anlatıyor… Biz tekrar cahiliye dönemine döndüğümüze göre, öyleyse müslümanlar tekrar dinine dönünce, sular mecrasını bulunca, bis de bu ruhsata ; hoş geldin deriz…

Ama herkesin bildiği şu durumda ve ortamda  müslümanın bunu iddia etmesi yanlış olur. Esas budur. Fakat düşmanın müslüman ülkeyi işgal etmesi halinde, cihad herkese farzı ayn olur, kadın da buna dahil… Bu ise “ nefis müdafası ” türüne girer ki ; bunda tartışma yoktur.

” … Ümmü Süleym’in Hüneyn günü bir hançer elde ettiği ve o elindeyken de Ebu Talha’nın onu görüp, ya Rasulullah ! İşte Ümmü Süleym, elinde hançer demesi üzerine, Rasulullah s.a.v ona : “ bu hançer ne ? ” diye sorar. 0 da :  Aldım ki, müşriklerden bana yaklaşan olursa karnına saplayayım, dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v güldü,”

Müslim : 5.C.1809.N

4 – KADININ  HACC  VE  UMRE  İÇİN  ÇIKMASI

Allah haccı erkeklere ömürde bir farz kılıp, ona teş vik etmiş, çokça hacc yapmalarını istemiş, fısk ve cidalsız yapılırsa, anasından doğmuş gibi günahsız dö neceğini bildirmiş ve makbul haccın mükafatının cennet olduğunu müjdelemiştir :

“ Hacc ve umreyi sürdürün. Çünkü fakirlik ve günahı yok eder. Tıpkı ateşin, altun, gümüş ve demirin pasını yokettiği gibi. ”

Ahmed : 2/484

Kadına da aynı şeyleri denk olarak bildirmiştir. Hatta Hacc ve umrenin onlar için cihad olduğunu eklemiştir. Tabi ki yanında mahremi bulunacaktır. Yoksa ona hacc için de, umre için de veya başka bir sefer için de izni yoktur.  Mahrem yerine arkadaşı bile olsa yine izin ve rilmez.

{ … 
İbni Abbas r.a dan. Rasulullah s.a.v halka şöyle hitab etti :  “ Kadın bir erkekle, yanın da mahremi bulunmadan halvet edemez. Sefere de mahremsiz çıkamaz.” Birisi kalkıp : “ Ya Rasulullah ! Benim karım Hacc için yola çıktı,bense falanca gazveye yazıldım,” deyince, Resulullah s.a.v :  “ öyleyse hemen yola çık ve hanımınla birlikte hacc et ” buyurdu. }  

Buhari : 4.C.1744.S – 6.C.2803.n

5 – KENDİ  ARALARINDAKİ  DÜĞÜN-DERNEK- NİŞAN  İÇİN  ÇIKMASI

Kadınların, nişan, düğün ve şenlik için çıkmasına da müsaade edilmiştir. Bu konuyla ilgili bir çok hadisler varid olmuştur.

{ … Aişe r.a dan : Rasulullah s.a.v benimle evlendiğinde ; anam beni getirip eve koydu. 0 sırada Ensar kadınları : “ Hayır ve bereket üzere ol. Ve kuşun hayırlı  uçsun,” dediler. }

Yine Aişe validemiz buyurur : “ Bir kadın Ensar’dan biriyle evlenmişti. Rasulullah s.a.v ona :  Ya Aişe, şarkıcınız yok mu ? Ensar şarkıyı sever de…” buyurmuştur.

{ … Enes r.a dan : Rasulullah, kadın ve çocukların düğünden geldiğini gördü. Ayağa kalktı ve : “ Allah bilir siz bana insanların en sevimlisisiniz ” buyurdu ve bunu üç kere tekrar etti. }

Buhari : 8/114 – 115

Bu ve emsali delillerde de görüldüğü gibi kadınların düğün, dernek, nişan gibi yerlere gitmesine engel yoktur…Bu kendi evinde de olabilir, başka din kardeşlerinin evlerinde de olabilir. Tabi ki burada başka bir tehlikenin olmaması gerekir.

Ancak bilinen bir gerçektir ki, günümüz düğün merasimlerinde, düğün salonlarında,düğün alaylarında kadının bulunmasına cevaz verecek müslümanın çıkacağını zannetmiyorum… Çünkü bu düğün ve dernekler karmakarışıktır… Ve buralarda bir sürü haramlar işlenmektedir… Öyle ise bu konuda söylenecek en güzel söz ; kadınların ve kızların bu gibi merasimlere katılmalarında bir çok sakıncalar sözkonusudur…Ama islama uygun düğünlere gitmeasinde bir engel yoktur.

Bu konuda bilinmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi de ; müsaade edilen bu gibi düğün ve derneklerde, dile getirilen sözler ve nağmeler çirkin söz ve nağmeler olmamalıdır…Yani hanımların buralarda eğlenmek için dile getirdikleri nağmeler, şarkılar ve türküler islama ters sözler içermemelidir.

{ … Halid el Medeni isimli Ebu’l Husayn r.a dan,o şöyle dedi : Biz bir aşüre günü Medine de idik.Cariyeler def çalıp mağme ile sözler söylüyorlardı. Biz er-Rubeyyi binti Muaavviz’in yanına girdikte cariyelerin durumunu ona anlattık. Kendisi bize şöyle anlattı : Ben gelin olduğum kuşluk vaktinde Peygamber s.a.v evlenme törenime gelerek odama girdi. O sırada iki kızcaız def çalgısı eşliğinde nağme ile söz söylüyor ve bedir savaşında şehid edilen babalarımın menkibelerini anıyorlardı. Bu kızcağızların söyledikleri sözler arasında ; “ içimizde yarın ne olacağını bilen bir peygamber de var “ diyorlardı. Bunun Allah resulü s.a.v : Bu söze gelince,işte bunu söylemeyin. Çünkü yarın ne olacağını Allah’tan başka hiç kimse bilemez, buyurdu. }

Buhari : 8.c.3748.S – İbni Mace : 5.c.1897.N – Tirmizi : 2.c.1096.N – Ahmed : 6/359 – 360 – Beyhaki : 7/288 – 289

6 – DİNİNİ  ÖĞRENMEK  İÇİN  DIŞARIYA  ÇIKMASI 

Değerli Müslümanlar … !
 bilindiği gibi ilim öğrenmek kadın erkek herkesin üzerine farz olan bir görevdir…

{ … Enes İbn Malik r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : İlim öğrenmek kadın ve erkek her müslümanın üzerine farzdır. }

İbni Mace : 1.c.224.N –  Mişkat : 218.N – Camiu’s Sahih : 3808.N

Çünkü İlim bir nur, cehalet ise karanlıktır… Alimle cahil arasındaki fark, ölüyle diri, yerle gök arasındaki fark gibidir… Kadın da, bu konuda erkek gibi sorumlu olduğuna göre, onun da cahil kalmaması gerekir… O da islami ilimler elde etmek için biryerlere gitmesi lazımdır…Dolayısiyle dinini öğrenme ve bunun gereği için kadının dışarı çıkmasına musade edilmiştir.

{ … Ebu Said el-Hudri r.a diyor ki ; bir kadın geldi, Rasulullah’a şöyle sordu : Ya Rasulullah, erkekler seni dinliyor. Erkekler sana bizden çok geliyor. Bizim için de bir gün tayin et de, gelelim bize  Allah’ın sana öğret-tiklerinden öğretesin. 0 da : “ falan gün toplanın, falan yerde olun.” Dedi. Toplandılar ve Rasulullah s.a.v geldi. Allah’ın vahyinden onlara öğretti……” }

Buhari : 16.c.7194.S

Demek ki kadınların ilim ve nasihat ortamlarına katılmasında bir mani yoktur. Ama kadın erkek karışık olmaması şartıyla… Cemaat namazlarında olduğu gibi erkeklerin arkasında ve uzağında olabilirler. Alimin de onlara gitmesi, özel olarak talim, zikir ve nasihat yapması ; onlarla konuşması, onların sorularını cevaplaması, dinini caizdir.

{ … İbni Abbas r.a dan … Rasulullah s.a.v sonra yanında Bilal’le   Kadınların bulunduğu tarafa geldi onlara nasihat edip bazı hatırlatmalarda bulundu ve sadaka vermelerin emretti. Kadınlar da küpe ve yüzüklerini Bilal’e attılar. Bilal de eteğine devşirdi… }

Buhari : 2.c.934.S

{ … Ebu Said El-Hudri r.a şöyle diyor : Rasulullah s.a.v Kurban bayramına çıktı. Müsallaya geldi ve kadınların yanına geçti. Onlara : “ Ey kadınlar cemaatı : Tasaddukta bulunun zira ; cehennem ehlinin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.” “ Niçin ya Rasülullah ? ” dediler. Dedi ki : “ Çok lanet okumanız ve kocanıza nankörlük etmenizden. Dininiz ve aklınız eksik olmanıza rağmen, sizin kadar dirayetli bir erkeğin aklını çelen kimse görülmedi.” Dediler ki : “ Din ve aklımızda hangi nok sanlık var ? ” Buyurdu ki : “ Kadının şahitliği, erkeğin yarı şahitliği değil mi ? ” Evet dediler… “ İşte bu aklınızın eksikliğindendir. Hayız halinde namazı ve orucu terketmiyor musunuz ? ” Evet dediler. “ İşte bu da kadının dinindeki noksanlıktır,” buyurdu. }

Buhari : 1.c.402.S

Bu ve emsali deliller kadının, müfti ve alimin yanına giderek onlara soru sormasının caiz olduğunu göstermektedir… Ama bunu halvet şeklinde olmaması gerekir… Yani yanında birisinin olması veya kendisine soru soracağı alimin,hocanın yanında birilerinin olması gerekir.

Bu yönlü dini meseleleri sormada ayıp da aranmaz. Çünkü sahabe kadınları da böyle yaparlardı…

{ … Aişe r.anha şöyle der :“ Ensar kadınları ne hoştur : Dinlerini öğrenmekden utanma bahanesiyle çekinmezler.” }

Müslim : 1.c.332/61.N 

{ … Ümmü Seleme r.anha şunu söylüyor : “ Ümmü Süleym Nebi s.a.v’e gelerek. Ey Allah’ın Rasulü Cenab-ı Hak gerçeği söylemekten utanmaz. Kadın rüyada ihtilam olsa gusül gerekir mi ? ” Rasulullah s.a.v : “ Suyu gördüyse, evet “ dedi. Ümmü Seleme : “ Ya Rasulullah, kadın ihtilam olur mu ? “ deyince, Rasulullah s.a.v :  elin toprağa bastın, niçin çocuğu ona benziyor ki ? dedi. }

Buhari : 1/239 – Müslim : 1.c.313.n 

{ … Enes’ten gelen rivayet de ise ; Ümmü Süleym Rasulullah s.a.v’e geldi. Aişe de yanındayken sordu : Kadının rüyası azar mı ? Erkeğin gördüğü şeyi o da görür mu ? .. Aişe de ; Ey Ümmü Süleym, kadınları rezil ettin, elin toprağa değsin, dedi ve böyle bir şey gördüğün zaman, guslet buyurdu. }

Müslim : 1.c.310 – 311.N

{ … Aişe r.anha  dedi ki :  Ebu Süfyan’ın  karısı, Utbe kızı Hind geldi ve : “ Ya Rasulullah ; Ebu Süfyan cimri bir adamdır. Bana ve çocuklarıma yeterli nafaka vermiyor. Habersiz ne alırsam odur. Bundan ötürü vebal var mı bana ” diye sordu. Resulullah s.a.v de :  Onun malından sana ve çocuklarına yetecek kadar alabilirsin, buyurdu. }

Müslim : 5.c.1714.N

İşte bütün bu hadislerden anlaşılıyor ki kadının dini ile alakalı ister itikadi meseleleri olsun, ister ameli konuları olsun gidip öğrenmesinde bir sakınca yoktur.

Çünkü o da kendisini Rabbisine yaklaştıracak şeyleri öğrenmekle, helalı ve haramı bilmekle, nelerin faiz olduğunu ve olacağını  anlamakla mükellef olan birisidir.

Ve tabiki sürekli dile getirdiğimiz gibi ;  Evden çıkınca, nelere dikkat edeceğini, nelere uyacağını bilmesi ve onlara uygun hareket etmesi gerekir.

Bu şartlara uymadığı sürece çıkış izni de kalkar. Ama bütün bunlara rağmen dinlemez çıkarsa ; unutmasın ki asi ve günahkar olması bir yana ; ahlakın bozulmasına ve toplumun ifsad olmasına en büyük vesile olacaktır. Rabbim bütün Müslümanların kadınını ve kızını bu yönlü fitne ve fesada vesile olmaktan uzak eylesin.

Amin

                                                               Tacuddin el Bayburdi