Pazariçi, Ordu Cd. No:306, 34240 Gaziosmanpaşa/İstanbul
+90 (0534) 625 48 49
ilmedavetdernegi@gmail.com

Saliha bir hanımın görevleri

Değerli Müslümanlar … ! unutmayalım ki ; sağlıklı bir yuvanın kurulmasında ve onun dimdik ayakta kalmasında en önemli vesilelerden bir tanesi  saliha bir eş ve onun tavırlarıdır.

Yani dindar, kocasına karşı saygılı, sevgili, kendisine bir şey emredildiğinde ona itaat eden ve yüzüne bakıldığında neşe ve sürur veren bir eş, mutlu ve huzurlu bir yuvanın temel taşıdır.


Takva sahibi olgun müslüman bir hanım, eşine her zaman sevgi duyan, hayatında hiç bir gam ve keder yokmuş gibi mutlu davranan ve eşinin mutlu ve memnun olmasını her zaman arzu eden birisi olmalıdır.


Kocasına daima sevindirici ve güzel sözler kullanan, nazik ifadelerle ona hitap eden birisi olmalıdır. Kocasını yaralayacak, ona sıkıntı verecek ve zihnini bulandıracak sözlerden uzak durmalıdır.


Şuurlu bir hanım eşine daima güzel haberleri nakleder, üzüntü verici haberleri mümkün mertebe eşinden uzak tutar. Hatta illa ve illa da söylenmesi gereken haberleri , kocasının musait zamanına erteler. Yani, kocasının o an gönlünü bulandıracak bir haberi ondan uzak tutar. Bu tavır, olgun bir kadının taşıdığı güzel edasına ve zeki oluşuna delalet eden bir tavırdır.


Bunu başarmak gerçekten zor bir iştir ama bu, kocasını seven, ona saygı duyan faziletli hanımlara pek te zor gelmez.


“ … Ebu Hureyre r.a anlatıyor : ” Allah resulü s.a.v’e soruldu ki : Ey Allah’ın Resulü ! hangi kadın daha hayırlıdır ? . Resulullah s.a.v : 
Kocası kendisine bakınca onu sürura garkeden, kendisine bir şey emredince itaat eden nefis ve malında, kocasının  hoşuna  gitmeyen  şeyle  ona muhalefet etmeyen kadın !  diye cevap verdi. “

                                                                  Nesâi, Nikâh 14.6,68

A – Kadın, erkeğinin sözünü dinlemeli ve ona itaat etmeli :

Tevhidi anlayan, şuurlu, basiretli bir hanım, kocasının idareciliğini kabul edip ve ona itaat eden kimse olmalıdır.

{  Allah, insanları  birbirinden  üstün  kıldığı sebeple ve – erkekler – mallarından – kadınların ihtiyaçlarına harcayıp – infak ettiklerinden dolayı erkekler kadınlar üzerinde idarecidirler…. }  Nisa : 34.Ay

“ … Ebu Hureyre r.a anlatıyor : ” Resulullah s.a.v buyurdular ki :
 Şayet  ben  bir  insanın  başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim. ” 

Tirmizi : 2 / 1168 – Ahmed : 6 / 76 

“ … Aişe radıyallahu anha anlatıyor : ” Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki : ” Eğer bir kimsenin bir başkasına secde etmesini emretseydim, kadına, kocasına secde etmesini emrederdimve eğer bir erkek karısına kırmızı bir dağdan siyah bir dağa ve siyah bir dağdan kırmızı bir dağa taş taşımayı emretseydi, uygun olan, kadının bu emri, yerine, getirmesidir.)

İbni Mace : 5 / 1852 Hadisin altı çizili mavi olan kısmı zayıftır.

“ … Abdullah İbnu Ebi Evfa radıyallahu anh anlatıyor: ” Muaz r.a Şam’dan dönünce Resulullah aleyhissalatu vesselam’a secde etmişti. Aleyhissalatu vesselam hayretle : ” Ey Muaz ! Bu da ne ? “ dedi. O açıkladı : ” Şam’a gitmiştim, onların reislerine ve patriklerine secde ettiklerine rastladım. İçimden, aynı şeyi size yapmak arzusu geçti.” Aleyhissalatu vesselam, bunun üzerine : ” Bunu yapmayın ! Zira, şayet ben, bir kimseye, Allah’tan başkasına secde etmeyi emretseydim, kadına kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammed’in nefsi elinde olan Zat-ı Zülcelal’e yemin ederim ki, bir kadın, kocasının hakkını eda etmedikçe Rabbinin hakkını da eda edemez. Kadın ( deve sırtındaki ) semere binmiş iken kocası nefsini talep edecek olsa, kadın bu isteğe mani olamaz. “

İbni Mace : 5 / 1853 – İbni Hibban : 5 / 1390 – Taberani Kebir : 20 / 52 – el Albani İrva : 7 / 57 

“ … Ebu  Hureyre r.a  anlatıyor : “ Resulullah  s.a.v buyurdular ki : ” Nefsim   elinde  olan Zât-ı Zülcelâl’e  yemin  ederim ki, bir erkek hanımını  yatağa  davet  ettiğinde  kadın  imtina  edip  gelmezse, kocası  ondan râzı oluncaya kadar semada olan melekler ona ğadab ederler. ”

Bir başka rivâyette şöyle denmiştir : ” Erkek, kadınını yatağına çağırır, kadın da gelmeye yanaşmaz, erkek öfkelenmiş olarak sabahlarsa, melekler  sabaha  kadar – bir rivayette yatağa gelinceye kadar – kadına lânet okurlar.”

Bir  başka  rivâyette ise : ” Kadın küskünlükle kocasının yatağından ayrı olarak sabahlarsa, melekler onu lânet ederler” denmiştir. 

Buhari, Nikâh 85, Bed’ü’l-Halk 6  – Müslim, Nikâh 120 –  122 -1436 Ebu  Dâvud :  Nikâh :  41, 2141

” … Muaz İbni Cebel r.a dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Dünya’da herhangi bir kadın kocasına eziyet verdiğinde, o koca için cennette bulunan hurisi şöyle çağrıda bulunur :
– Ey kadın ! Allah seni öldürsün, ona eziyet etme. O senin yanında misafirdir. Nerede ise yakında senden ayrılıp bize gelecektir. “

Tirmizi : İbni Mace :

“ … Ebu Hureyre r.a anlatıyor : ” Allah resulü s.a.v’e soruldu ki : Ey Allah’ın Resulü ! hangi kadın daha hayırlıdır ? . Resulullah s.a.v : Kocası bakınca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve malında, kocasının  hoşuna  gitmeyen  şeyle  ona muhalefet etmeyen kadın !  diye cevap verdi. “

                                                                                Nesâi, Nikâh 14.6,68

“ … Ebu Sa’id r.a anlatıyor : ” Safvân İbnu Muattâl r.a’ın  hanımı, yanında Safvân da bulunduğu bir anda Resulullah s.a.v’e gelerek : ” Ey Allah’ın Resulü, namaz  kıldığım  zaman  kocam  beni  dövüyor, oruç tuttuğum zaman da orucumu bozduruyor, güneş doğuncaya kadar  da  sabah namazı kılmıyor ! ” dedi. Resulullah s.a.v hanımının bu söyledikleri hakkında Safvân’a sordu. Safvân :

” Ey Allah’ın Resulü  ” Namaz  kıldığım zaman dövüyor ” sözüne gelince, o zaman bir rekatte uzun iki süre okuyor. Halbuki ben bunu yasakladım ” dedi.   Resulullah kadına : ” İnsanlara tek surenin okunması yeterlidir ” buyurdu. Safvân devam etti : ” Oruç tuttuğum zaman bozduruyor ” sözüne gelince, ” Hanımım oruç tutup  duruyor.  Ben gencim,  hiç sabredemiyorum.” dedi. Allah resulü s.a.v : ” Bir kadın kocasının izni olmadan nafile oruç tutamaz ” buyurdular. Safvân devamla : ” Güneş  doğuncaya  kadar  sabah  namazı  kılmadığım  sözüne  gelince, biz gece çalışan bir âileyiz, bunu  herkes biliyor. Sabaha yakın yatınca  güneş doğuncaya  kadar uyanamıyoruz ” diye açıklama yaptı. Allah resulü s.a.v : “ Ey Safvân, uyanınca namazını kıl “ buyurdular.”

Mişkatu’l Mesabih :  3269.N – Ebu Davud : 3 / 2459 – Mişkatu’l Mesabih : 3269 

“ … Ebu  Hureyre  r.a  dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Bir  kadın  beş vakit namazını kılar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse istediği kapıdan cennete girer. “ 

Ahmed : 1 / 191 – 1664 – Taberani evsat : 2 / 169 – el Albani Zifaf : 95.s 

“ … Aişe r.a şöyle buyurdular : Genç bir kız Allah’ın resulüne  geldi ve :
– Ey Allah’ın resulü ! ben gördüğün gibi genç bir kızım. Çok kimseler tarafından istenmekteyim, fakat evlenmekten kaçınıyorum. Acaba kadının boynunda kocanın hakkı nedir ? Resulullah s.a.v buyurdular ki :

– Eğer kocanın tepesinden ayağına kadar bütün bedeni iltihap ve irinler içinde kalsa, hanımı da o iltihap ve irinleri diliyle silse ve yalasa, yine de ona karşı şükrünü – yani onun hakkını – eda etmiş olamaz. Genç kız :

– O halde ben evlenmeyeyim mi ? dedi. Allah resulü s.a.v :
– Evet, evlen. Zira evlenmek, evlenmemekten daha hayırlıdır, buyurdular. “

İbni ebi Şeybe Musannef : 17118.n – Hakim : sahih bir senedle Ebu Hureyre’den

“ … İbni Abbas r.a dan. Dedi ki : Haysem kabilesinden bir kadın Allah resulü s.a.v’in yanına gelip dedi ki :

– Ben kocası olmayan bir kadınım. Evlenmek istiyorum. Acaba eşinin boynunda kocasının hakkı nedir ?. Allah resulü s.a.v buyurdular ki :

– Kocanın eşinin üzerindeki haklarından birisi ; kocası onun nefsini istediği zaman, o devenin sırtında olsa dahi kocasının isteğine cevap vermesidir. Kocanın eşinin üzerindeki haklarından birisi de ; kocanın izni olmaksızın onun evinden herhangi bir şeyi başkasına vermemesidir. Eğer kocanın izni alınmadan onun evinden başkasına bir şey verirse günahı onun boynuna, ecir ise kocaya yazılır. Kocanın haklarından birisi de ; kocanın izni olmaksızın eşinin nafile oruc tutmamasıdır. Eğer kocanın izni olmadan nafile oruc tutarsa boşu boşuna acıkmış ve susamış olur. Ve kendisinden de o oruc kabul edilmez. Ve birde kadın kocasının izni olmadan evinden dışarıya çıkarsa, geriye dönünceye ve tevbe edinceye kadar melekler ona lanet okurlar. “

                                                  Beyhaki : İbni Ömer r.a’dan 

B – Erkek, kadının ya cenneti ya da cehennemidir : 

“ … Ümmü Seleme  r.anha anlatıyor : ” Resulullah  s.a.v buyurdular ki : Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer. “

Tirmizi : 2 / 1170 – İbni Mace : 5 / 1845 

{ … Abdullah b. Mıhsan halasından şöyle dediğini tahdis etti : Rasulullah s.a.v’in yanına girdim, Rasulullah bazı ihtiyaçlar için kalktı ve o ihtiyaçları yerine getirdi. Sonra Rasulullah s.a.v bana : Sen koca sahibi bir kimse misin ? buyurdu. Ben : Evet dedim. Rasulullah : Ona nasıl – davranmakta – sın ? buyurdu. Ben : Aciz olup yerine getiremediğim işler hariç onun isteklerini yerine getirmekten imtina etmiyorum dedim. Rasulullah s.a.v : Ondan nerede olduğuna iyi bak ! Çünkü kocan senin ya cennetin yahut da ateşindir, buyurdu. }

İbni Ebi Şeybe : 7 / 47 – Ahmed : 4 / 341 – Nesei : 76 – İşretün nisa – Albani S:285-Zifaf

C – Kadın kocasından izinsiz nafile oruc tutmamalı : 

{ … Ebu Said el-Hudri r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v kocalarının izni olmadan kadınların – nafile – oruç tutmalarını yasaldadı. }

İbni Mace : 1762 – Ebu Davud : 2459 – İbni Hibban : 956-Mevarid – Hakim : 1594 – Ahmed Müsned : 11759 – Albani : 7/64-65-İrva

D – Çocuklarına karşı merhametli ve adil davranmalı :


İslam, anneden çocuklarını yakın bir sevgi ve alâka ile büyütmesini talab etmektedir. Bu konuda Allah’ın rızasını garantilemek için yetiştirilecek olan çocuklara İhsanda bulunmak, ihtiyaçlarını görmek, onlara infak etmek, onların maddî mânevî sıkıntılarına sabretmek, onları yedirmek, içirmek ve giydirmek, terbiyelerini güzel yapmak, zamanı gelince onları hayırlı kimselerle evlendirmek, himâye etmek, merhametli davranmak, kefilleri olmak, onlarla hoş ve güzel sohbet yapmak gerekir.

“ … Aişe r. anhâ anlatıyor : ” Yanıma bir kadın girdi. Beraberinde iki kız çocuğu da vardı. Bir şeyler istedi. Aksi gibi yanımda bir hurmadan başka bir şey yoktu. Onu verdim. Kadın aldı ve ikiye bölerek kızlarına taksim etti. Kendine pay ayırmadı. Çıkıp gittiler. Arkadan Resûlullah s.a.v içeri girdi. Durumu ona anlattım. Dedi ki : Kim bu şekilde kızlarla imtihan edilir o da onlara iyi davranırsa, kızlar, onun için, ateşe karşı perde olurlar. “

Buhârî, Zekât : 10, Edeb: 19 –  Müslim, Birr : 147, 2629 – Tirmizî, Birr : 13, 1916

“ … Aişe r.anha dan yapılan bir başka rivayette, ” Yanında bulunan üç hurmayı dilenci kadına verir. Kadın, ikisini çocuklara birer tane verir, üçüncüsünü kendisi yiyeceği sırada çocuklar onu da isterler. Anne kadın, kendine ayırdığı bu üçüncüyü ağzına atmaktan vazgeçer. İkiye bölüp, çocuklara yarımşar verir. Aişe r.anhâ vak’ayı Peygamber s.a.v’e anlatınca : Allah bu hurma sebebiyle ona cenneti vâcib kıldı,” yahut “Allah bu hurma sebebiyle onu cehennemden âzad etti “ buyurur. “

Müslim, Birr : 147, 2630.n

“ … Sehl İbnu Sa’d r.a anlatıyor : Resûlullah s.a.v buyurdu ki : Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz ” Orta parmağı ile baş Parmağını yan yana getirip aralarını açıp kapayarak işaret eti. “

Buhârî, Talak : 14, Edeb: 24 – Tirmizî, Birr : 14, 1919 – Ebu Dâvud  5150

                         Tacuddin el Bayburdi